<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>KobiEfor Aylık Sanayi Ekonomi Dergisi</title>
    <link>https://kobi-efor.com.tr</link>
    <description>Rekabetin Akıl Gücü -  KobiEfor Aylık Sanayi Ekonomi Dergisi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://kobi-efor.com.tr/rss/kapak" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 17 Apr 2026 21:21:29 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://kobi-efor.com.tr/rss/kapak"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekonomi, kadın girişimciliğine desteklerle büyüyor]]></title>
      <link>https://kobi-efor.com.tr/ekonomi-kadin-girisimciligine-desteklerle-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kobi-efor.com.tr/ekonomi-kadin-girisimciligine-desteklerle-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye girişimcilik ekosisteminin yapıtaşlarından kadın girişimciliği; ekonomik büyüme, istihdam ve toplumsal kalkınma açısından stratejik bir öneme sahip. Türkiye’de kadın girişimcilerin sayısı artmakla birlikte finansmana erişim, mentorluk ve iş ağlarına katılım gibi alanlarda önemli engeller devam ediyor. Bakanlıklar, kamu kurumları, özel sektör ve STK’lar; KOSGEB, TOSYÖV, TÜBİTAK, KGF, TOBB, KAGİDER gibi destek mekanizmalarıyla kadın girişimciliğini güçlendirmeye çalışıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıklar, kamu kurumları, özel sektör ve STK’lar; KOSGEB, TOSYÖV, TÜBİTAK, KGF, TOBB, KAGİDER gibi destek mekanizmalarıyla kadın girişimciliğini güçlendirmeye çalışıyor. Ancak daha etkili sonuçlar için finansal desteklere erişimin kolaylaştırılması, mentorluk ağlarının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir iş modellerinin teşvik edilmesi gerekiyor.<br />
Türkiye’deki ekonominin belkemiği girişim ekosisteminin önemli oyuncularından biri de kadın girişimciler. Kadın girişimciliği; kadınların kendi işini kurma, yönetme ve büyütme süreçlerini kapsıyor. Salt ekonomik bir faaliyet değil; toplumsal cinsiyet eşitliği, istihdam, gelir dağılımı ve sosyal dönüşüm açısından da yüksek etkisi olan bir alan. Araştırmalar ve uluslararası raporlar, kadın girişimciliğinin artırılmasının ekonomik büyümeyi hızlandırdığı, istihdam yarattığı ve toplumsal refaha olumlu katkı sunduğunu gösteriyor. Türkiye’de kadın girişimciliğinin hâlihazırdaki oranı artış gösterse de kadın girişimciler; finansmana erişim, eğitim/mentorluk, ağlara dahil olma gibi yapısal zorluklarla karşılaşıyor.<br />
Türkiye girişimcilik ekosisteminde kadın girişimciliğinin güçlenmesi hem ekonomik büyüme hem de toplumsal adalet açısından kritik ve stratejik önemde. Türkiye’de hem kamu hem özel sektör ve STK’lar bu yönde kapsamlı destekler sunuyor; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, KOSGEB, TOSYÖV, TÜBİTAK, KGF (Kredi Garanti Fonu), TOBB, KAGİDER, bankalar gibi aktörlerin programları kadınların finansmana erişimini, kapasite gelişimini ve pazara erişimini kolaylaştırıyor. Ancak daha etkili sonuçlar için başvuru kolaylığı, teminat mekanizmalarının güçlendirilmesi, mentorluk ağlarının yaygınlaştırılması ve sürdürülebilirlik odaklı yatırım modellerinin teşvik edilmesi gerekiyor. Uzmanlar, bu adımlar atıldığında Türkiye girişimcilik ekosisteminin önemli oyuncularından kadın girişimciliğinin hem iş dünyasını hem de toplumun genel refahını olumlu yönde dönüştüreceğini söylüyor.<br />
<br />
<img alt="Yalcin Sonmez Osb Odulu S" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/10/yalcin-sonmez-osb-odulu-s.jpg" width="1280" /><strong>KobiEfor İmtiyaz Sahibi Dr. Nurdan Sönmez’in kadın girişimcilik ekosistemine katkısı</strong><br />
Dergimiz KobiEfor’un Onursal Başkanı ve Kocaeli Alikahya OSB Kurucu Başkanı Yalçın Sönmez’in vefatının ardından Yalçın Sönmez ile birlikte KobiEfor’un Kurucusu olan ve uzun yıllar Dergimiz’in Genel Koordinatörlük görevini başarıyla yürüten Dr. Nurdan Sönmez, bir kadın girişimci olarak derginin yönetimini 2024 yılının Temmuz ayında devraldı. Kadın girişimci olarak KobiEfor Dergisi’nin altyapı ve üstyapısını geliştiren projelerin yanı sıra KobiEfor İmtiyaz Sahibi Dr. Nurdan Sönmez, girişimcilik ekosistemini destekleyen ve Yalçın Sönmez’in anısını yaşatmak amacıyla 2 önemli projeyi hayata geçirdi: Yalçın Sönmez OSB Ödülü ve Yalçın Sönmez Girişimcilik Ödülleri. Ödüller, KobiEfor çözüm ortaklığıyla; 3 büyük uluslararası ve ulusal girişimcilik, teknoloji ve ekonomi platformunda verildi.<br />
65 başvurunun yapıldığı Yalçın Sönmez Girişimcilik Ödülleri kapsamında finale kalan 30 girişimci; Ankara’da 6-7 Mayıs’ta, Girişim’23’te jüri tarafından değerlendirildi. “Kadın Girişimci”, “Genç Girişimci” ve “Geleceğin Genç Girişimcileri” olmak üzere 3 kategoride verilen toplamda 225 bin TL’lik Yalçın Sönmez Girişimcilik Ödülleri ile birlikte; 21 girişimci 28 iş fikriyle ödüllerin sahibi oldu, bazı girişimciler birçok farklı ödülü aynı iş fikriyle almaya hak kazandı. 165 başvurunun yapıldığı Yalçın Sönmez Girişimcilik Ödülleri kapsamında finale kalan 30 girişimci; Ankara’da 6-7 Mayıs’ta, Girişim’23’te jüri tarafından değerlendirildi. “Kadın Girişimci”, “Genç Girişimci” ve “Geleceğin Genç Girişimcileri” olmak üzere 3 kategoride verilen toplamda 225 bin TL’lik Yalçın Sönmez Girişimcilik Ödülleri ile birlikte; 21 girişimci 28 iş fikriyle ödüllerin sahibi oldu, bazı girişimciler birçok farklı ödülü aynı iş fikriyle almaya hak kazandı.<br />
İstanbul’da 7-8 Mayıs 2025’te gerçekleştirilen 28. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde; Yalçın Sönmez OSB Ödülü, KobiEfor İmtiyaz Sahibi Dr. Nurdan Sönmez ve İşinsanı Öncücan Sönmez tarafından Gebze Güzeller OSB Yönetim Kurulu Başkanı Adem Ceylan’a takdim edildi. Yalçın Sönmez OSB Ödülü; OSB’ler konusunda öncülük ve liderlik yapan duayen Yalçın Sönmez’in anısını yaşatmayı ve bu alanda mücadele veren öncü ve lider insanlar ile OSB’lerin; Türkiye ekonomisindeki rolüne ve katkısına vurgu yapmayı amaçladı. Yalçın Sönmez Girişimcilik Ödülleri’ni kazananlara ödülleri ise; Ankara’da 14 Mayıs’ta düzenlenen XX. Ulusal, I. Uluslararası KOBİ Zirvesi’nde; Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Çoştu, TOSYÖV Yönetim Kurulu Başkanı Nezih Kuleyin ve Dr. Nurdan Sönmez tarafından; “Genç Girişimci” kategorisinde IAS Systems (IAS İleri Teknolojiler A.Ş.) Kurucu Ortağı Serhan Gürbüz’e, Geleceğin Genç Girişimcileri” kategorisinde Indufy Endüstriyel Dijital Dönüşüm Sistemleri Kurucu Ortakları; Ali Tamer Şensoy, Selçuk Vural ve Halis Ebrar Cengiz’e, “Kadın Girişimci” kategorisinde; Melsa Yazılım Teknoloji ve İnavosyon Kurucusu Melsan Zehra Yılmaz’a verildi. Girişimcilik ve inovasyonun ortak potansiyelini kadın ve genç girişimcilerle buluşturmayı hedefleyen Yalçın Sönmez Girişimcilik Ödülleri, kolektif etkiyle inovatif girişim ekosistemini güçlendirmeyi ve yenilikçi çözümler üreten bireylerin yetişmesine katkı sağlamayı amaçlıyor.<br />
Yalçın Sönmez Girişimcilik Ödülleri’nde Kadın Girişimci kategorisini kazanan Melsan Zehra Yılmaz, sonrasında Güvenilir Ürün Platformu tarafından verilen Feed the Future Startup-Teknoloji Ödülü’nü de kazandı.<br />
<br />
<strong>Kadın girişimciliğinin ekonomiye katkısı</strong><br />
<strong>•İstihdam yaratımı:</strong> Kadın girişimciler yeni iş alanları açıyor; mikro ölçekli işletmelerden KOBİ’lere kadar istihdam sağlıyor.<br />
<strong>•Gelir dağılımı ve kapsayıcılık:</strong> Kadınların ekonomik katılımı hanehalkı gelirlerini artırıyor ve yoksulluk riskini azaltıyor.<br />
<strong>•İnovasyon ve sektör çeşitliliği:</strong> Kadın girişimciler; sosyal girişimcilikten dijital girişimlere kadar geniş spektrumda yenilik getiriyor. Uluslararası kurumlar da cinsiyet eşitliğinin ekonomik faydalarını vurguluyor. Örneğin; Dünya Bankası, cinsiyet uçurumunun kapatılmasının küresel GSYH üzerinde önemli pozitif etkileri olacağını raporluyor.<br />
<strong>Kaynak:</strong> TÜİK İşgücü İstatistikleri, 15+ yaş<br />
<br />
<strong>Türkiye’de kadın girişimciliği</strong><br />
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, ‘Kadın Girişimcilerimizle Güçlü Yarınlara’ başlıklı, kadın girişimciliğini destekleyen eğitim, araştırma, finansal destek ve mentörlük çalışmalarını tek bir platformda toplayan, girişimci olmak için gerekli bilgilerin bir araya toplandığı https://www.kadingirisimci.gov.tr/ sitesini hayata geçirdi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı arasında; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından kadın girişimciliğinin geliştirilmesi ile kadınların gelir getirici faaliyetlerde bulunmalarının kolaylaştırılmasına yönelik iş birliği protokolü ile TÜBİTAK’la Bilimsel Araştırma-Geliştirme, Yenilik ve Bilimsel Etkinlik İş Birliği protokolü 30 Ocak 2024’te, Ankara’da imzalandı. Programda; ‘Kadın Girişimcilerimizle Güçlü Yarınlara’ başlıklı https://www.kadingirisimci.gov.tr/ sitesi de tanıtıldı.<br />
www.kadingirisimci.gov.tr web sitesinde yer alan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre; 2002’de kadınların işgücüne katılım oranı %27.9’dan 2024’te %36.8’e yükselirken; aynı dönem için kadın istihdam oranı %25.3’ten %32.5’e çıkmış ve kayıtdışı çalışan kadın oranı ise %72.5’ten %32.9’a geriledi.<br />
www.kadingirisimci.gov.tr web sitesinde işgücü piyasasında kadınların güçlenmesi ve kadınların işgücüne katılımlarının artırılmasının Türkiye’nin temel öncelikleri arasında yer aldığı vurgulanıyor.<br />
Kadınların sahip oldukları bilgi, beceri ve deneyimlerini yansıtabilecekleri en etkili alanlardan birisinin girişimcilik olduğundan hareketle; onların üretken hale getirilmesi ve girişimci olmaları yönünde desteklenmesinin önemine değinilen web sitesinde; Türkiye’de 2002 yılında %13.1 olan kadın girişimci (işveren ve kendi hesabına çalışan) oranının 2024 yılında %18.2’ye yükseldiği de ifade ediliyor.<br />
<br />
<strong>Kadın girişimciliğinin sorunlarına çözüm önerileri</strong><br />
•Erişim &amp; bilgi eksikliği: Başvuru süreçleri karmaşık; rehberlik merkezleri ve STK işbirlikleriyle çözülmeli.<br />
•Teminat/kredi erişimi: KGF ve Hazine destekli kefalet paketlerinin bilinirliği artırılmalı.<br />
•İş ağı ve görünürlük eksikliği: TOBB, KAGİDER gibi mekanizmalarla yerel görünürlük desteklenmeli.<br />
•Başvuru süreçlerinin dijitalleştirilmesi ve tek portal üzerinden erişim (tek başvuru noktası) sağlanmalı.<br />
•KGF teminat limitlerinin ve kadın paketlerinin sürekliliği sağlanmalı ve genişletilmeli.<br />
•Yerel kadın girişimci merkezleri (mentorluk + hızlı hibeler + ofis altyapısı) oluşturulmalı.<br />
•Banka-fintek (fintech) iş birlikleri ile dijital mikro-kredi çözümleri yaygınlaştırılmalı.<br />
<br />
<strong>Türkiye’nin temel politika dokümanlarında kadın girişimciliği</strong><br />
Türkiye’nin temel politika dokümanlarında kadın girişimciliği ve kadın istihdamı alanında önemli hedef ve tedbirler yer alıyor.<br />
12. Kalkınma Planı’nda (2024-2028); 2028 yılı sonuna kadar kadın işgücüne katılım oranının %40.1’e, kadın istihdam oranının %36.2’ye yükseltilmesi hedefleniyor. Planda kadın girişimciliği alanında yer alan tedbirler şöyle:<br />
•Kırsalda kadın girişimciliğinin ve teknoloji okuryazarlığının artırılması, kadınlara yönelik sosyal alanların oluşturulması, bakım hizmetlerinin kaliteli, ekonomik ve erişilebilir olarak sunulması, tarım işçisi olarak çalışan kadınların ücretli ve kayıtlı hale getirilmesi için çalışmalar yürütülecektir.<br />
•Kadınların işgücüne katılımlarını artıracak girişimcilik, finansal ve dijital okuryazarlık, kooperatifçilik gibi alanlardaki programlar kapsamları genişletilerek yaygınlaştırılacaktır.<br />
Bununla birlikte, 2025-2027 Orta Vadeli Program’da (OVP); "Girişim şirketlerinin nitelikli personel istihdam etmeleri kolaylaştırılacak, başta kadınlar olmak üzere girişimcilik programları yaygınlaştırılacaktır” hedefi yer alıyor.<br />
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan “Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı”nda; kadınların ekonomik konumlarının güçlenmesi, kadın girişimciliğinin desteklenmesi, iş ve aile yaşamının uzlaştırılması konularına öncelikli politika alanı olarak yer verildi. 2024-2028 dönemini kapsayacak şekilde yeni “Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı” oluşturuldu.<br />
<br />
<strong>DESTEKLER VE TEŞVİKLER</strong><br />
<br />
<strong>AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI</strong><br />
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğinde yürütülen “Kadınların Kooperatifler Yoluyla Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında kadın kooperatiflerinin daha iyi ağ oluşturmalarına yardımcı olması ve bu sürece önemli katkı sağlaması amacıyla kadın kooperatiflerinin çalışma alanlarını ve iletişim bilgilerini içeren bir web portal oluşturuldu. Kadın Kooperatifleri Ağı Portalı’na şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://www.kadinkoop.org/<br />
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş birliğinde, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Sabancı Vakfı tarafından yürütülen “Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi” kapsamında oluşturulan dijital portalda bulunan Fırsatlar Haritasında iş, staj, eğitim ve girişim destekleri yer alıyor. Portal’ın linki ise şöyle:<br />
https://geleceginikurangenckadinlar.org/<br />
<br />
<strong>Türkiye’nin Girişimci Kadınları</strong><br />
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Hepsiburada işbirliğinde kadın girişimcilerin ve kadın kooperatiflerinin e-ticaret ile büyümelerini ve e-ihracat ile global pazarlara açılmalarını sağlamak amacıyla kadın girişimcilere ve kadın kooperatiflerine farklılaştırılmış avantajlı koşullarla destek sağlanıyor. Konuya ilişkin ayrıntılı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://www.hepsiburada.com/staticpage/224306451888579<br />
<br />
<strong>SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI</strong><br />
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından girişimcilere yönelik çok yönlü destekler hayata geçirilmiş olup ayrıntılı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://www.sanayi.gov.tr/destek-ve-tesvikler/yatirim-tesvik-sistemleri<br />
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Destek ve Teşvikler / Yatırım Teşvik Sistemleri başlığı altında “Yatırım Teşvik Uygulamaları”nı şöyle sıralıyor:<br />
Yatırım Teşvik Sistemi, Proje Bazlı Teşvik Sistemi, Faiz veya Kar Payı Desteği Uygulaması İçin Aracı Kurumlarla İmzalanan Protokol, Faiz veya Kar Payı Desteği Protokolünü İmzalayan Aracı Kurumların Listesi, Elektronik Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Bilgi Sisteminde (E-TUYS) Düzenlenmeyen Yatırım Teşvik Belgesi İçin Tamamlama Vize Evrakları, Yatırım Teşvik Belgesi ile İlgili İşlemlerde Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarından Alınacak Belgeler ile İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı Aranmayacak Yatırım Konuları, Elektronik Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Bilgi Sistemi (E-TUYS),<br />
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı liderliğinde kurulan ilgili kurum ve kuruluşlarının destek ve teşvikleri hakkında ayrıntılı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://www.yatirimadestek.gov.tr/<br />
www.yatırımadestek.gov.tr web adresinde “Teşvik Robotu”, “Yerel Kalkınma Hamlesi Yatırım Programı”, “Tedarik Zinciri Yerlileştirme”, “Küresel Girişimcilik Etkinliklerine Katılım Çağrısı” , “Yatırım Fırsatları”, “Yatırımcı Sözlüğü” ve “Güncel Destek Duyuruları” başlıkları altında destek ve teşvikler hakkında daha detaylı bilgilere ulaşmak mümkün. ‘Güncel Destek Duyuruları’nda; Kalkınma Ajansları’ndan TÜBİTAK’a, KOSGEB’den, TKDK’ya, İŞKUR’a kadar birçok kurum ve kuruluşun güncel destekleri, teşvikleri ve çağrıları yer alıyor.<br />
<br />
<strong>Kalkınma Ajansları</strong><br />
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Kalkınma Ajansları tarafından kadınların işgücü piyasasına katılımını artırmak amacıyla gerçekleştirilen projelere destek veriliyor. Konuya ilişkin ayrıntılı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://ka.gov.tr/destekler?q=kalk%C4%B1nma%20ajanslar%C4%B1<br />
<br />
<strong>Anadoludakiler</strong><br />
Topraklarımızın tarımsal bereketi, mutfak kültürümüzün kilerleri dolduran birikimi, zanaatkarlarımızın becerilerinin çeşitliliği ve zenginliğini hikayeler ile görünür kılarak, girişimciler ve kooperatifler için yenilikçi girişim fırsatlarını ortaya çıkarmak, yerel ve bölgesel kalkınmayı desteklemek amacıyla Anadolu’dakiler dijital platformu, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü (KAGM) tarafından hayata geçirildi. Detaylı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://anadoludakiler.org/<br />
<br />
<strong>KOSGEB</strong><br />
KOSGEB girişimcilere ve KOBİ’lere destek sağlayan bir kurum olup bazı destek programlarında kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık uygulanıyor. Bu çerçevede; KOSGEB Girişimci Destek Programı kapsamında belirlenen destek tutarlarına ek olarak kadın girişimciler için daha fazla (geri ödemeli/geri ödemesiz) destek ödemesi yapılıyor. Konuya ilişkin ayrıntılı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://www.kosgeb.gov.tr/site/tr/genel/destekdetay/1231/girisimci-destek-programi<br />
<br />
<strong>KOSGEB Girişimci Destek Programı</strong><br />
<strong>Destek Unsurları:</strong><br />
<strong>İş Kurma Desteği</strong><br />
Kuruluş Desteği: Gerçek Kişi İşletme: 10.000 TL<br />
Sermaye Şirketi İşletme: 20.000 TL<br />
Personel Giderleri Desteği: İşletmenin vergi mükellefiyetinin devam etmesi şartıyla iş kurma desteği başlangıç tarihinden itibaren 1’inci yıl birinci dönem, 2’nci yıl ikinci dönem ve 3’üncü yıl üçüncü dönem olmak üzere; işletmede çalışan personelin tahakkuk eden prim gün sayılarının toplamı 360 ve üzeri olduğu her bir dönem için 1 aylık brüt asgari ücretin işverene toplam maliyet tutarı kadar destek sağlanır.<br />
Destek Oranı: %100 Geri Ödemesiz<br />
Destek Süresi: 36 ay<br />
Girişimcinin genç, kadın, engelli, gazi veya birinci derecede şehit yakını olması durumunda kuruluş desteğine 10.000 TL ilave edilir.<br />
<br />
<strong>İş Geliştirme Desteği</strong><br />
Destek Unsuru:<br />
Personel Giderleri Desteği<br />
Makine Teçhizat ve Kalıp Giderleri Desteği<br />
<br />
<strong>Yazılım Giderleri Desteği</strong><br />
Hizmet Alım Giderleri Desteği (eğitim, danışmanlık ve yönderlik, belgelendirme, test ve analiz, pazarlama, tasarım, sınai mülkiyet hakları giderleri)<br />
<strong>Destek Tutarı:</strong> 1.500.000 TL<br />
<strong>Destek Oranı:</strong> %80 (Geri Ödemeli)<br />
<strong>Proje Süresi:</strong> 36 ay<br />
Girişimcinin genç, kadın, engelli, gazi veya birinci derecede şehit yakını olması durumunda destek üst limitine 150.000.-TL ilave edilir.<br />
<br />
<strong>Kredi Garanti Fonu (KGF)</strong><br />
Kadın yönetici bulunan işletmelere destek sağlanarak kadınların iş hayatına daha fazla katılımını sağlamak amacıyla TURWIB Programı yürütülüyor. Konuya ilişkin ayrıntılı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://kgf.com.tr/index.php/tr/urunlerimiz/hazine-destekli-kefaletler/aktif-destek-paketleri-2025/turwib-programi-destek-paketi<br />
<br />
<strong>TURWIB Programı Destek Paketi</strong><br />
<strong>Kefalet için kullanılan kaynak: Hazine Fonu</strong><br />
İlgili finans kuruluşları / kurum: Akbank, Denizbank A.Ş., QNB Finansbank, TEB, Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.<br />
<strong>Ürün Vadesi:</strong> İşletme kredilerinde azami 12 ay ödemesiz dönem dahil azami 60 ay<br />
Yatırım kredilerinde azami 36 ay ödemesiz dönem dahil azami 120 ay<br />
Kefalet limiti ve kefalet oranları:<br />
<strong>Kullandırılabilecek kredi ürünleri:</strong> Nakit kredi / Gayrinakit kredi<br />
<strong>Ücret ve komisyon:</strong> KGF, verdiği kefaletler karşılığında yararlanıcılardan her bir kefalet kullandırımı için bir defaya mahsus ve peşin olarak kefalet tutarının %1’i oranında banka aracılığıyla komisyon tahsil eder. Yapılandırma durumunda yararlanıcılardan, kefalet bakiyesi üzerinden %1 oranında banka aracılığıyla peşin olarak komisyon tahsil edilir.<br />
<br />
<strong>Özel şartlar</strong><br />
•TURWIB programı uygulamasının koşulları gereği, %49 ve üzerinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ait olan kurumların ortaklığına sahip firmalara kredi kullandırılamayacaktır.<br />
•TURWIB programı kapsamında sadece KOBİ ölçekli firmalara kredi kullandırımı yapılabilecektir.<br />
<br />
<strong>TİCARET BAKANLIĞI</strong><br />
Ticaret Bakanlığı tarafından kadın ve genç girişimcilerin ihracata yönlendirilmesi ve ihracattan aldığı payın artırılması için destek mekanizmaları uygulanıyor ve ayrıntılı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://ticaret.gov.tr/destekler<br />
www.ticaret.gov.tr.destekler web sitesinde; İhracat Destekleri, E-İhracat Destekleri, Hizmet Sektörü Destekleri, Yurt Dışı Teknik Müşavirlik Destekleri, Kolay İhracat Platformu, Ticaret Bakanlığı Destek Yönetim Sistemi (DYS) başlıkları altında destekler ve teşvikler hakkında daha detaylı bilgilere ulaşmak mümkün.<br />
Ticaret Bakanlığı tarafından, daha fazla kadın girişimci firmasının kurumsal kapasitesinin geliştirilerek ihracat süreçlerine entegre edilmesi, ihtiyaç duydukları iletişim ağını oluşturmaları ve ihracat süreçlerine entegre edilmeleri amacıyla Bakanlık tarafından “W2W-Ulusal Kadın İhracatçı Network Platformu” da oluşturuldu. Konuya ilişkin ayrıntılı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://w2w.ticaret.gov.tr/<br />
Ticaret Bakanlığı Esnaf, Sanatkârlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatiflerine yönelik eğitim, girişimcilik ve danışmanlık destekleri ile birlikte KOOP-DES Programı (Kooperatiflerin Desteklenmesi Programı) kapsamında hibe desteği de sağlıyor. Konuya ilişkin ayrıntılı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://ticaret.gov.tr/kooperatifcilik/koop-des<br />
<br />
<strong>ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI ve HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI</strong><br />
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın https://www.csgb.gov.tr/cgm/projeler/ linkinde Çalışma Hayatında Kadının Güçlendirilmesine Yönelik Projeler ana başlığı altında Çalışma Hayatında Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesi, Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Duyarlı İstihdam Politikalarının Desteklenmesi Projesi, Cinsiyet Eşitliği Odağında Geleceğin İnsana Yakışır İşleri Yaklaşımının Desteklenmesi Projesi, Kadın İstihdamının Desteklenmesi için Büyükanne Projesi başlıkları yer alıyor.<br />
<br />
<strong>Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)</strong><br />
<strong>Kayıtlı Kadın İstihdamının Desteklenmesi (WOMEN-UP 2) Projesi</strong><br />
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yürütülen Kayıtlı Kadın İstihdamının Desteklenmesi (WOMEN-UP 2) Projesi kapsamında Ankara, İstanbul, Aydın ve Samsun illerinde faaliyet gösteren 2.100 kadın işverene, istihdam edeceği yeni bir kadın işçi için (2.100 kadın işçi) 8 ay hibe desteği sağlanıyor. Projeye ilişkin detaylı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://www.sgkkadinistihdaminindesteklenmesi.org/<br />
WOMEN-UP 2 Projesi, Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından ortaklaşa finanse edilen ve SGK tarafından yürütülen bir mali destek uygulaması.<br />
Kadın işverenlere istihdam edeceği yeni bir kadın işçi için 8 ay boyunca net asgâri ücret tutarına kadar destek sağlanıyor. Women-Up 2 hibe başvuruları başladı.<br />
<br />
<strong>Genç Girişimci Teşviki</strong><br />
18-29 yaş aralığında olup 01.06.2018 tarihinden itibaren ilk defa işyeri açan gerçek kişilerin asgari ücret alt sınırı üzerinden hesaplanan 4-1/b kapsamındaki sigorta primleri, 1 yıl süreyle Hazine ve Maliye Bakanlığınca karşılanıyor. Teşvik’e ilişkin detaylara şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://destekal.sgk.gov.tr/#/destek/17<br />
Adi ortaklıklar ve şahıs şirket ortaklıklarında sadece bir ortak bu teşvikten yararlanabiliyor.<br />
Teşvik tutarı (SPEK Tabanı x %34.75):<br />
Günlük: 301.23 TL<br />
Aylık: 9.036,91 TL<br />
<br />
<strong>İŞKUR-Türkiye İş Kurumu</strong><br />
Kayıtlı kadın istihdamının artırılması amacıyla mesleki eğitim, teşvik ve hibe gibi destekler veren kamu kurumları tarafından kadınlara yönelik sunulan tüm hizmetlerin tek noktadan ulaşılacağı “İş Pozitif” Platformu oluşturuldu. Detaylı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://ispozitif.iskur.gov.tr/<br />
<br />
<strong>İş Pozitif’te kimler var?</strong><br />
•Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı<br />
•Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı<br />
•Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı<br />
•İçişleri Bakanlığı<br />
•Ticaret Bakanlığı<br />
•Gençlik ve Spor Bakanlığı<br />
•Tarım ve Orman Bakanlığı<br />
•Milli Eğitim Bakanlığı<br />
İş Pozitif’ten kimler faydalanabilir?<br />
•Kamu Kurum ve kuruluşları<br />
•81 ilde yaşayan “Kadınlar”<br />
•İŞKUR’a kayıtlı olan “Kadın İşsizler”<br />
•Sanayi ve Ticaret Odaları<br />
•Sivil Toplum Kuruluşları<br />
•Özel Sektör Kuruluşları<br />
•Kadın Kooperatifleri<br />
<br />
<strong>İş Pozitif’te neler var?</strong><br />
•İstihdam<br />
•Mesleki Eğitim<br />
•Mali Destek<br />
•Hibe<br />
•İstihdam Teşvikleri<br />
•Mesleki Yeterlilik Belgelendirmesi<br />
•İhracat<br />
•Ortaklık<br />
•İş Birliği<br />
•Bilgilendirme ve Danışmanlık<br />
<br />
<strong>İş Pozitif’te hangi fırsatlar var?</strong><br />
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı<br />
•AB Mali Destekleri<br />
•İŞKUR İstihdam Destekleri<br />
•İŞKUR Danışmanlık Destekleri<br />
•Kadın İstihdamı İçin Pozitif Ayrımcılık Projesi<br />
<br />
<strong>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı</strong><br />
•KOSGEB Girişimcilik Mali Destekleri<br />
•Kalkınma İdareleri Mali Destekleri<br />
•Kalkınma Ajansları Mali Destekleri<br />
•TÜBİTAK Mali Destekleri<br />
•Yatırım Destekleri<br />
<br />
<strong>Tarım ve Orman Bakanlığı</strong><br />
•Tarımsal ve Kırsal Kalkınma<br />
•Hayvancılık Mali Destekleri<br />
<br />
<strong>Milli Eğitim Bakanlığı</strong><br />
•Mesleki Eğitim Destekleri<br />
<br />
<strong>Ticaret Bakanlığı</strong><br />
•Kooperatif Destekleri<br />
•İhracat Destekleri<br />
<br />
<strong>Engelsiz İŞKUR</strong><br />
Engelsiz İŞKUR Platformu; engeli olan bireylerin istihdama katılması yolunda desteklenmesi ve engelli birey istihdam etmek isteyen işverenler için tek bir platform üzerinden İŞKUR hizmetlerine ve diğer birçok hizmete erişim imkanı ve bilgi sağlamak için oluşturuldu. Detaylı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://engelsiz.iskur.gov.tr/<br />
www.engelsiz.iskur.gov.tr web adresinde platformun faaliyetleri şu başlıklar altında özetleniyor: Engelsiz İşgücü Uyum Programı, Aday Havuz Sistemi, Engelli İş Koçluğu, Engelli Hibe Desteği Projeleri, Geleceğin Mesleklerinde İşbaşı Eğitim Programı, İş Kulüpleri, İŞKUR Gençlik Programı, İşgücü Uyum Programı, İşbaşı Eğitim Programları (İEP), Kadın İstihdamında Ayrımcılık Projesi (KİPAP), Kariyer Günleri, Mesleki Eğitim Kursları, MEB ile İş Birliği, Meslek Tanıtım Günleri, Nitelikli İşgücü Yetiştirme Programı (NİYEP), Sanal İstihdam Fuarı, Staj Portalı, Toplum Yararına Programlar (TYP), Toplu İş Görüşmesi, Üniversitelerle İş Birliği, Üretim Sürecine Katılım Programı (ÜSKAP).<br />
www.engelsiz.iskur.gov.tr web adresinde platformun Hibe Projeleri şu başlıklar altında sıralanıyor:<br />
<br />
•Engelli Kendi İşini Kurma Hibe Desteği<br />
•Engelli Mesleki Eğitim ve Rehabilitasyon Projeleri<br />
•Engellinin İstihdamını Sağlayacak Destek Teknolojilerine İlişkin Projeler<br />
•Engellinin İşe Yerleştirilmesi, İşe ve İşyerine Uyumunun Sağlanmasına Yönelik Projeler<br />
<br />
<strong>TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI</strong><br />
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, kırsal alanda yaşayan kadın girişimcilere ve kadın kooperatiflerine yönelik eğitim, girişimcilik, danışmanlık ve proje desteği sağlanmaktadır. Konuya ilişkin ayrıntılı bilgiye aşağıdaki linkten ulaşılması mümkündür:<br />
https://www.tarimorman.gov.tr/Konular/Tarimsal-Destekler<br />
www.tarimorman.gov.tr/Konular/Tarimsal-Destekler web sitesinde “Tarımsal Destekler” başlığı altında Alan Bazlı Destekler (Bitkisel Üretim Yapan Küçük Aile İşletmesi Desteği, Fındık Alan Bazlı Gelir ve Alternatif Ürün Desteği, İyi Tarım Uygulamaları Desteği, Organik Tarım Desteği, Toprak Analizi Desteği), Biyolojik ve Biyoteknik Mücadele (Açık Alanda Paket Toplamı, Örtüaltı Paket Toplamı), Diğer Tarımsal Amaçlı Destekler (ÇATAK Desteği, Geleneksel Zeytin Bahçelerinin Rehabilitasyonu Desteği, Sertifikalı Fidan Üretim Desteği, Sertifikalı Fidan/Fide ve Standart Fidan Kullanım Desteği, Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Desteği, Yurtiçi Sertifikalı Tohum Kullanım Desteği, Yurtiçi Sertifikalı Tohum Üretim Desteği, Fark Ödemesi Destekleri), Hayvancılık Desteklemeleri; Arıcılık (Arıcılık Desteklemesi, Bombus Arısı, Atık Desteği), Büyükbaş Hayvancılık Desteklemeleri, Çiğ Süt Desteği, Damızlık Ana Arı Desteklemesi, GAP-DAP-KOP-DOKAP Hibe Desteği), Hayvan Genetik Kaynakları (Arı Koruma, Büyükbaş Koruma, Damızlığa Ayrılan Manda Yavrusu Desteği, Damızlık Erkek Materyal (Koç ve Teke), Halk Elinde Küçükbaş Hayvan Islahı Elit Sürü, Halk Elinde Küçükbaş Hayvan Islahı Taban Sürü, Halk Elinde Manda Islahı, Küçükbaş Koruma, Sığır Pedirgili Koruma) Hayvan Hastalığı Tazminatı Desteği, Hayvancılığın Geliştirilmesi (Hayvansal Üretimin Artırılması) Projesi, İpek Böceği (Yaş Koza) Desteklemesi, Küçükbaş Hayvancılık Desteklemeleri, Su Ürünleri, Sürü Yöneticisi İstihdam Desteği, Süt Primi, Tiftik Üretim, Yem Bitkileri.<br />
<br />
<strong>TKDK-Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu</strong><br />
TKDK tarafından, Avrupa Birliği Katılım Öncesi Kırsal Kalkınma Aracı (IPARD) kapsamında proje destekleri sağlıyor. Konuya ilişkin ayrıntılı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://www.tkdk.gov.tr/<br />
www.tkdk.gov.tr web sitesinde Destekler başlığı altında; Yatırım Konuları (Tarımsal İşletmelerin Fiziki Varlıklarına Yönelik Yatırımlar; süt üreten tarımsal işletmeler, kırmızı et üreten tarımsal işletmeler, kanatlı et üreten tarımsal işletmeler ve yumurta üreten tarımsal işletmeler; Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanmasıyla İlgili Fiziki Varlıklara Yönelik Yatırımlar, Tarım-Çevre İklim ve Organik Tarım Tedbiri(201), LEADER Yaklaşımı Yerel Kalkınma Stratejilerinin Uygulanması (202), Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme (302)), Desteklerle İlgili Diğer Bilgiler (Başvuru Çağrı İlanları, Başvuru Çağrı Rehberleri, İmzalanan Sözleşmeler, Fesih Edilen Sözleşmeler, Sözleşme Sona Erme Listeleri, AB Standartları Rehberler, Uyarıcı Levhalar, Protokol İmzalayan Bankalar, Ücretsiz Proje Hazırlanması İçin İşbirliği Protokolü İmzalanan Kuruluşlar, TSE Belgeli Danışman Firma Listesi) ile Başvuru ve Sözleşme İşlemleri (Online Başvuru, LEADER Online Başvuru, Sözleşme İşlemleri, Yeni Uygun Harcama Talep Formu) yer alıyor.<br />
www.tkdk.gov.tr web adresinde verilen bilgiye göre IPARD 10. Başvuru Çağrı İlanı: Çağrı, TKDK 2021-2027 IPARD Programı (IPARD III Dönemi) kapsamında yatırım yapmak isteyen işletmeler tarafından destek almak üzere yapılacak başvuruları kapsıyor.<br />
Programın kaynağı: Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye Cumhuriyeti eş finansmanından oluşturulan IPARD Program Fonu.<br />
<strong>Başvuru yapılacak iller:</strong> 81 ilden başvuru yapılabilecek.<br />
Desteklenecek tedbirler ve destek bütçesi: “Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması ile İlgili Fiziki Varlıklara Yönelik Yatırımlar” tedbirinden yapım işi, makine-ekipman, hizmet ve görünürlük alımları desteğine ilişkin başvurular kabul edilecek.<br />
<strong>Online Proje Başvuru Sistemi:</strong> 24.12.2025 saat 18:00’de kapatılacak.<br />
<strong>Başvuruların son teslim tarihi:</strong> 29.12.2025 saat 18:00<br />
<strong>Yatırım süreleri:</strong> Yatırım süreleri yapım işi içermeyen yatırımlarda en fazla 9 (dokuz) ay, yapım işi içeren yatırımlarda en fazla 18 (on sekiz) ay.<br />
<br />
<strong>BANKALAR</strong><br />
Bankacılık sektörü, toplumsal kalkınmanın ve ekonomik büyümenin sağlanmasına önemli katkılar sağlayacak kadın girişimciliğini farklılaştırılmış finansman kaynaklarıyla ve bankacılık işlemlerinde ücret muafiyetleri gibi finansal kolaylıklarla destekliyor. Konuya ilişkin ayrıntılı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://www.tbb.org.tr/bankalarin-kadin-girisimciligine-ozel-faaliyetleri<br />
<br />
<strong>Bankaların Kadın Girişimciliğine Özel Faaliyetleri</strong><br />
Bankacılık sektörü kadın girişimciliğini geliştirecek; özel avantajlı finansman imkanları, bankacılık işlemlerinde ücret muafiyetleri gibi finansal destekler sunuyor, bunların yanı sıra kadın girişimcilere özel; mentörlük, ücretsiz danışmanlık hizmeti ve finansal okuryazarlık eğitimleri gibi çeşitli faaliyetlerde bulunuyor.<br />
<br />
<strong>Akbank T.A.Ş.</strong><br />
https://www.akbank.com/kurumsal/kobi/kobi-paketleri linkinde; Dijital Çözümler, İndirimli POS Paketleri, Ticari Kartlı Paketler, Ticari Kredili Paketler, KOBİ Eko Dönüşüm Paketi, Eczacım Kazansın Paketi, KOTA Dış Ticaret Paketleri, Findeks Paketleri, Teknogirişim ve Startup Paketi ile Kadın KOBİ Paketi yer alıyor.<br />
<br />
<strong>Alternatifbank A.Ş.</strong><br />
Alternatif Bank’tan Hepsiburada Girişimci Kadınlara Özel Paket: Detaylı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://www.alternatifbank.com.tr/kurumsal/kredi-urunleri/nakdi-krediler/hepsiburada-girisimci-kadinlara-ozel-paket<br />
<br />
<strong>Anadolubank A.Ş.</strong><br />
Kadın Girişimci Paketi: Detaylı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor: https://www.anadolubank.com.tr/isiniz-icin/krediler/kadin-girisimci-paketi<br />
<br />
<strong>DenizBank A.Ş.</strong><br />
TurWİB-Kadın İşletmelerine Finansman ve Danışmanlık Desteği Programı: KGF teminatlı TurWIB Destek Paketi ile kadın girişimcilere özel finansman. Detaylı bilgilere şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://www.denizbank.com/krediler/kobi-bankaciligi/teminatli-kredi/kadin-girisimci-turwib-destek-paketi<br />
<br />
<strong>QNB Finansbank A.Ş.</strong><br />
Dış Ticaret-QNB Global Trade: Detaylı bilgilere şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://www.qnb.com.tr/dis-ticaret-qnb-global-trade<br />
<br />
<strong>Şekerbank T.A.Ş.</strong><br />
Finansal Kapsayıcılık ve Kadın Bankacılığı: Detaylı bilgilere şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://www.sekerbank.com.tr/esnaf-kobi/kapsayici-finans-ve-kadin-bankaciligi<br />
<br />
<strong>Türk Ekonomi Bankası A.Ş. (TEB)</strong><br />
TEB’in ilgili web sayfasında Türk Eximbank ve TEB İş Birliği İle Kadın İhracatçılara Destek, Kadına Değer Sigortası, Dijital Teminat Mektubu, CEPTETEB İŞTE, Kadın Patrona Özel, Finansman, Nakit Yönetimi, Dış Ticaret, Altın, Sigorta başlıkları yer alıyor. Konuyla ilgili detaylı bilgilere şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://www.teb.com.tr/kadin-bankaciligi/<br />
<br />
<strong>Türk Eximbank</strong><br />
Türk Eximbank’ın kadın girişimci ihracatçı firmalara özel destek uygulamaları bulunuyor. Türk Eximbank, İhracatta Kadını Destekleme Projesi-TİM WINGS Projesi kapsamında, kadın girişimci belgesi almaya hak kazanan ihracatçı firmalara %33 faiz oranı ile 3 yıla kadar vadeli uygun faizli kredi imkânı sunuyor.<br />
TİM WINGS çatısı altında; Türk Eximbank, İhracatı Geliştirme (İGE) A.Ş. ve Türk Standardları Enstitüsü (TSE) ile bir ilk olarak başlatılan ‘İhracatta Kadını Destekleme Projesi’ kapsamında, girişimci belgesi olan kadın ihracatçılar için 13 milyar liralık farklı finansman destek paketleri açıklandı.<br />
Türk Eximbank, kadın girişimci-ihracatçı firmalara QNB Finansbank, Türkiye İş Bankası, Türkiye Garanti Bankası, Türk Ekonomi Bankası (TEB), Denizbank aracılığıyla döviz kredisi kullandırıyor.<br />
Dünya Bankası fonundan sağlanan 500 milyon Euro kaynağın %10’u ‘Kadın Katılımı’ tanımına giren ihracatçı firmalara kullandırılıyor. Azami 2 yıl geri ödemesiz, azami 8 yıla kadar işletme sermayesi veya yatırım amaçlı kullandırılabilecek kredide kadın katılımı sağlayan firmalara 0.10 puan faiz indirimi uygulanıyor.<br />
Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) kaynağından 250 milyon ABD Doları kaynak sağlandı. Kredi programı kapsamında azami %5’i belirlenen ‘Kadın Katılımı’ tanımı altında kullandırılacak. Türk Eximbank bu koşul altında ek %5 daha kullandırım yapmak için çaba gösterecek.<br />
Yabancı kaynaklardan sağlanan fonlarda “Kadın Katılımı” şöyle tanımlanıyor: (i) kadın mülkiyetinde (uygun şekilde belgelenmiş temsilciği ve yönetim gücü olan en azından bir kadın hissedar/ortak); ya da (ii) kadın tarafından yönetilen (en azından bir kadın üst seviye yöneticisi olan (Genel Müdür/Genel Müdür Yardımcısı) ya da orta seviye yöneticilerinin en az %25’i kadın olan); ya da (iii) ilgili sektördeki ortalama kadın istihdam oranından daha yüksek oranda kadın istihdam eden; ya da (iv) son 1 yılda kadın istihdam oranını en az %5 oranında artırmış olan.<br />
<br />
<strong>Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası A.Ş.</strong><br />
Kadın girişimcilere yönelik olarak mevcutta Ziraat Bankası web sitesinde yer alan bir kurumsal kredi ürünü bulunmamakla birlikte, fiyatlama yapısı dahilinde kadın girişimci müşterilerin kredi ürün talepleri için özel fiyatlama tanımlamaları uygulanabiliyor. Ayrıca, Banka web sitesi https://www.ziraatbank.com.tr/tr/ticari/tarim/genc-ciftci-akademisi linki üzerinden ulaşılabilen Ziraat Bankası Genç Çiftçi Akademisi projesi kapsamında kadın çiftçilere öncelik veriliyor.<br />
<br />
<strong>Türkiye Garanti Bankası A.Ş.</strong><br />
Garanti Bankası’nın https://www.garantibbvakadingirisimci.com/ web sitesinde Garanti BBVA ile Kadın Girişimcilik, Mesleki Gelişim, Yeni Pazarlar, Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması başlıkları yer alıyor.<br />
Garanti Bankası’nın https://www.garantibbva.com.tr/isim-icin/esnaf-ve-kobilere-ozel/kadin-girisimci-bankaciligi web sitesinde Kadın Girişimci Bankacılığı bölümünde; Kadın Girişimci Destek Programı, Kadın Girişimci Yarışması, Türkiye Kadın Girişimci Akademisi, Ticaretin Kadınları Platformu, Hepsiburada Kadın Girişimciliği İşbirliği başlıkları yer alıyor.<br />
<br />
<strong>Türkiye Halk Bankası A.Ş.</strong><br />
Türkiye Halk Bankası, kadın girişimcilere özel, avantajlı ürün ve hizmetler sunuyor ve ve uçtan uca tüm finansal süreçlerde kadın girişimcilere destekler sağlıyor. Türkiye Halk Bankası’nın Halkbank Üreten Kadınlar Yarışması’na ilişkin detaylara şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://www.halkbank.com.tr/tr/ureten-kadinlar.html. Web sitesinde ayrıca Kadın Girişimci Kredileri, Kredi Kartı, Mevduat ve Sigorta, Üreten Kadınlar Akademisi başlıkları da yer alıyor. Halkbank Üreten Kadınlar Yarışması 2026’nın ödül töreni Şubat 2026’da gerçekleştirilecek.<br />
Halkbank tarafından ilk defa iş kuracak ya da işini kurmuş kadın girişimcilerin finansmana erişimlerinin kolaylaştırılması, cesaretlendirilmesi ve teşvik edilmesi amacıyla “Kadın Girişimci Kredisi” veriliyor. Krediyle ilgili detaylı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor: https://www.halkbank.com.tr/tr/ureten-kadinlar/kadin-girisimci-kredileri/kadin-girisimci-kredisi.html<br />
https://www.halkbankkobi.com.tr/tr/kobi/dijital-kredi-platformu/kadin-girisimcilere-dijital-kredi-paketi.html linkinde, Halk Bankası’nın kadın girişimcilere dijital kredi paketi yer alıyor.<br />
<br />
<strong>Türkiye İş Bankası A.Ş.</strong><br />
İş Bankası’nın ‘Girişimci Kadınlara Özel Çözümler’i ile ilgili bilgilere şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://www.isbank.com.tr/is-ticari/kadin-girisimci. Web sitesinde; Girişimci Kadın Destek Paketi, İhracatta Kadını Destekleme Paketi, Girişimde Kadın Gücü Projesi, El Emeği İle Üretim Yapan Girişimci Kadınlara Pazarama’daki Satışları 50.000 TL’ye Ulaşana Kadar %0 Komisyon Desteği, Girişimci Kadınlara Özel Restoran Kampanyası, DijiKolay, Girişimci Kadınlar Winfluencer ile Satışlarını Arttırıyor başlıkları ile birlikte Girişimci Kadınlara ve Genç KOBİ’lere Beyhan Budak’tan Öneriler başlıklı video serileri yer alıyor.<br />
<br />
<strong>Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş. (TSKB)</strong><br />
TSKB’nin kadın girişimciliğine yönelik faaliyetlerine ilişkin bilgilere şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://www.tskb.com.tr/hizmetler/kurumsal-bankacilik/kurumsal-krediler/kadin-istihdami-ve-firsat-esitligi Web sitesinde Kadın İstihdamı ve Fırsat Eşitliği, Kadın Dostu Şirket Öncelikleri, Kadın Dostu İşletme ve Yatırım Kredilerinin Finansman Modeli başlıkları yer alıyor. Kadın istihdamının artırılması için özel sektöre fon sağlayan TSKB, 2016’da Fransız Kalkınma Ajansı (AFD- Agence Française de Développement) ile kaynak anlaşması imzaladı ve Türkiye’de faaliyet gösteren, çalışma ortamında cinsiyet eşitliğini gözeten ve kadınların istihdama katılmasına fırsat tanıyan firmaların yatırımlarına finansman sağlandı. TSKB, 2018’de Dünya Bankası’ndan sağlanan 400 milyon dolar kredi ile kadın istihdamına ilave olarak geçici koruma altındaki Suriyeliler’in de yoğunlukta yaşadığı gelişmekte olan bölgelerde faaliyet gösteren işletmeleri 2020’de desteklemeye devam etti. 2019’da AFD ile 2016’dan beri süre gelen iş birliğinin devamı niteliğinde 85 milyon Euro tutarında kredi anlaşması imzaladı. Cinsiyet eşitliği ve kadın istihdamı temasıyla finansman sağlanan projelerle 2020 sonunda 1.500’ün üzerinde kadına iş olanağı yaratıldı. 2018-2021 döneminde Kadın Dostu Kredi Programı’na katılan firmalarda; politikalar, eğitim, çalışma koşulları, yönetimde temsil gibi gelişim alanlarında %25 performans artışı kaydedildi. TSKB Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Politikası yayımlandı. TSKB, SKD Türkiye (Sürdürülebilir Kalkınma Derneği iş birliğinde Eşit Adımlar (www.esitadimlar.com) dijital platformunu hayata geçirdi. TSKB’nin kültür-sanat alanındaki çalışmalara desteği kapsamında İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen Müzik Festivali’nde başlattığı ‘Yarının Kadın Yıldızları’ Eğitim Destek Fonu ile üstün yetenekli genç kadın müzisyenlerin çalgı, şan ve şeflik branşlarında uluslararası arenadaki kariyerlerinin ilerlemesine destek oluyor. TSKB, Türk Eğitim Vakfı (TEV) iş birliğiyle kurduğu Eğitimden Üretime Burs Fonu ile her yıl, 3. ve 4. Sınıflarda okuyan üniversite öğrencisi kızları destekliyor. Proje, mentorluk, eğitim ve staj gibi adımlar da sunuyor. TSKB, Ağustos 2021’den itibaren UN Global Compact Target Gender Equality Programı’na katılım gösteriyor.<br />
<br />
<strong>Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. (VakıfBank)</strong><br />
VakıfBank ile KOSGEB arasında imzalanan protokolle Salgın Destek Kredisi kapsamında kadın girişimcilere ayrıcalıklı kredi desteği sağlanıyor.<br />
<br />
<strong>Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. (Yapı Kredi)</strong><br />
Yapı Kredi Bankası’nın kadın girişimcilere sağladığı desteklere; https://www.yapikredikobi.com.tr/kobi/kobi-kredileri başlıklı linkten ulaşılabiliyor. Yapı Kredi Bankası’nın KOBİ’lere yönelik iş birliklerinin yer aldığı https://www.yapikredi.com.tr/kobi/is-birliklerimiz/ linkinde ise şu başlıklar yer alıyor: Yapı Kredi ve Alibaba.com iş birliğiyle ihracatta sınırları kaldıran avantajlar!, Yapı Kredi ve Trendyol iş birliğiyle size özel avantajlarla işinizi dijitale taşıyın!, Yapı Kredi ve Hepsiburada iş birliğiyle KOBİ’lere çok özel avantajlar!, Yapı Kredi ve Hepsiburada iş birliğiyle kadın girişimcilere e-ticarette sınırları kaldıran destekler! Yapı Kredi ve Çiçeksepeti iş birliğiyle e-ticarette size özel avantajlardan yararlanın!, Yapı Kredi ve Ticimax iş birliğiyle özel avantajlı paketlerle dijital dünyada satış yapmaya başlayın!, İhracatçı KOBİ kadın girişimcilerimize İGE teminatlı krediler Yapı Kredi’de!<br />
<br />
<strong>Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. (Kuveyt Türk)</strong><br />
Kuveyt Türk’ün https://www.kuveytturk.com.tr/isim-icin/diger-urun-ve-hizmetlerimiz/profesyonel-meslek-gruplarina-ozel-ayricaliklar linkinde Profesyonel Meslek Gruplarına Özel Ayrıcalıklar ana başlığı altında şu alt başlıklar yer alıyor: Eczacılar, Doktorlar, Diş Hekimleri, Optisyen ve Gözlükçüler, Veterinerler, Avukatlar.<br />
<br />
<strong>Vakıf Katılım Bankası A.Ş. (Vakıf Katılım)</strong><br />
Vakıf Katılım, “Kadın Girişimci Finansmanı” ile kadın girişimciler, 1 milyon TL’ye kadar, aylık eşit taksit ödemeli veya 6 ay anapara ve kâr payı ödemesiz, 36 aya varan vade imkanlarından faydalanabiliyor ve avantajlı oranlarla; İhracat Destek Finansmanı, KOSGEB KOBİ Destek Finansmanı, Teminat Mektubu, Özel Üye İşyeri/POS Fiyatlaması imkanları sağlanıyor. Doğal ve yerli ürünlerin üretimini yapan kadın girişimcilere, kooperatifler ve yerel yönetimler aracılığıyla destek sunan Vakıf Katılım, KOSGEB, Kalkınma Ajansları ve il özel idareleriyle yapacağı ortak projelerde kadın istihdamına desteğini sürdürüyor.<br />
<br />
<strong>Ziraat Katılım Bankası A.Ş. (Ziraat Katılım)</strong><br />
Ziraat Katılım, kadın girişimcilere KOSGEB/KGF iş birlikleriyle KOSGEB/KGF Destek Finansmanları uygun kar oranları ve ödeme koşulları sunuyor. Banka, ürün ve hizmetleri kapsamında kadın girişimcilere daha uygun limitler, daha uygun kar oranları ve daha uygun masraf/komisyon oranları uyguluyor.<br />
<strong>Kadın Çiftçi Kredisi:</strong> Ziraat Bankası tarafından tarım alanındaki kadın girişimci sayısının artırılması, kadınların tarımsal üretime yönelik yatırımlarının ve faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla Kadın Çiftçi Kredisi veriliyor. Detaylı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://www.ziraatbank.com.tr/tr/kurumsal/tarim/kadin-ciftci-kredisi<br />
<strong>Kadın Girişimci Destek Paketi:</strong> Ziraat Bankası tarafından Kadın Girişimci Destek Paketi kapsamında kadın girişimcilerin ticari yaşamda daha da güçlenmesi için avantajlı bankacılık ürün ve hizmetleri sunuluyor. Detaylı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://www.ziraatbank.com.tr/tr/ticari/krediler/nakdi-krediler/kadin-girisimci-destek-paketi<br />
<br />
<strong>Mikrokredi Uygulamaları</strong><br />
Yoksulluğu ve işsizliği azaltmak için banka ve benzeri yollarla kredi alamayacak dar gelirli kişiler, özellikle de kadınların kendi kendine gelir getirici bir faaliyette bulunabilmesini teşvik etmek amacıyla Türkiye genelinde 69 ilde Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA) tarafından mikro kredi desteği sağlanıyor. Konuya ilişkin ayrıntılı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://www.tgmp.net/mikrokredialma/<br />
Web sitesinde yer alana bilgilere göre; TGMP’nin (Türkiye Grameen Mikrofinans Programı) Türkiye’de 85 şubesi bulunuyor.<br />
•Öncelikle TGMP’ye mikrokredi başvurusunda bulunacak olan adayın aklında bir iş fikrinin olması gerekiyor. İlk defa mikrokredi alacak olan üyeler en fazla 10.000 TL mikrokredi kullanabilirler.<br />
•Bir iş fikri olan ve 5 kadından oluşan bir grup oluşturulması gerekiyor. Grupta yer alan kadınlar yakın akraba olamaz. Örneğin; anne ve kızları veya kardeşleri, vb. kişiler aynı grupta yer alamaz.<br />
•5 kadının yer aldığı bir grup oluşturulduktan sonra 3 gün sürecek olan eğitimlerde, kurum işleyiş sistemi ve mikrokredi geri ödemesi hakkında bilgi veriliyor.<br />
•Verilen eğitim sürecinin tamamlanmasının ardından, mikrokredi almaya hak kazanan grup üyeleri kredilerini alıyor.<br />
<br />
<strong>TOBB Kadın Girişimciler Kurulu</strong><br />
Kadın girişimci potansiyelinin nicelik ve nitelik bakımından geliştirilmesi ve daha donanımlı hale getirilmesi amacıyla politika belirlemek ve girişimcilik kültürünün kadınlar arasında gelişmesine öncülük etmek amacıyla kurulan TOBB Kadın Girişimciler Kurulu bünyesinde 81 ilde faaliyet gösteren İl Kadın Girişimciler Kurulları aracılığıyla kadın girişimcilerin desteklenmesi amacıyla önemli çalışmalar ve projeler yürütülüyor: Konuya ilişkin ayrıntılı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://www.tobb.org.tr/TOBBKadinGirisimcilerKurulu/Sayfalar/AnaSayfa.php<br />
<br />
<strong>TOBB2B</strong><br />
TOBB2B, şirketler arası pazarlama ya da satış uygulamaları biçimindeki ticaret şeklinden esinlenilerek, yerli ve yabancı iş dünyasını bir araya getiren, iş birliği olanaklarını geliştiren ve KOBİ’lerin potansiyel iş ortaklarını tanımaları için kurulan profesyonel bir eşleştirme e-platformu. Detaylı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://tobb2b.org.tr/index.php<br />
Kadın Girişimciliğine Destek ve Teşvik veren kurumlar, kuruluşlar, STK’lar<br />
<br />
<strong>ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI</strong><br />
<br />
<strong>Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK)</strong><br />
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından bilimsel, teknolojik ve sürekli kendini yenileyen eğitim anlayışıyla Türkiye’ye katkı sağlayacak alanında öncü, tanınmış, güvenilir ve saygın bir eğitim merkezi oluşturmak amacıyla Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından BTK Akademi kuruldu. Konuya ilişkin detaylı bilgilere şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://www.btkakademi.gov.tr/portal<br />
<br />
<strong>Destek Al Web Sitesi</strong><br />
İstihdamın artırılmasını sağlamak amacıyla oluşturulmuş teşvik, destek ve indirimleri anlaşılır ve kolay erişilebilir şekilde bir araya getiren Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından oluşturulmuş web sitesine şu linkten ulaşılabiliyor: https://destekal.sgk.gov.tr/#/<br />
<br />
<strong>Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi</strong><br />
Proje, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş birliğinde, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Sabancı Vakfı tarafından yürütülüyor. Projenin amacı, NEET(ne eğitimde ne istihdamda olan) grubundaki genç kadınların sorunlarını ve ihtiyaçlarını daha görünür hale getirmek, yerel ve ulusal gündemdeki yerlerini pekiştirmek ve bu sorunların belirlenmesi ve ihtiyaçların karşılanması için mekanizmalar oluşturmak. Konuyla ilgili mevcut durum ve ihtiyaçları tespit etmek amacıyla saha araştırması gerçekleştirilmiş, saha araştırmasından çıkan eğitim talepleri çerçevesinde eğitim ve mentorluk programları düzenleniyor. Proje kapsamında oluşturulan portala şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://geleceginikurangenckadinlar.org/<br />
<br />
<strong>HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI</strong><br />
Bilgi Teknolojileri (BT) alanında kariyer sahibi olmak isteyen vatandaşların özgeçmişlerinin oluşturulması kapsamında “1 Milyon İstihdam” Projesi geliştirildi. Proje, sektörün bilgi teknolojileri personeli ihtiyacına büyük oranda karşılık verecek bir çalışma olarak tasarlandı. Bu kapsam dâhilinde kişilerin öz geçmişlerinin dijital ortamda işverenlerin erişimine açık olması amaçlanıyor. Proje kapsamında bir başka uygulama olan BTK Akademi Platformu da bilgi teknolojileri alanında online eğitim hizmeti sunuyor. Bu uygulamayla kullanıcılar 1 Milyon İstihdam sistemi veya e-devlet sistemiyle ile giriş yapıp, sistemde yüklü olan derslere kaydolduktan sonra, eğitimleri takip edebilecekler. Detaylı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://1milyonistihdam.hmb.gov.tr/<br />
<br />
<strong>Kadınların Kooperatifler Yoluyla Güçlendirilmesi Projesi</strong><br />
Kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi, sürdürülebilirliklerinin sağlanması, kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesi, görünürlüklerinin arttırılması ve yaygınlaştırılmaları hedefi ile “Kadınların Kooperatifler Yoluyla Güçlendirilmesi Projesi”, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğinde yürütülüyor. Proje kapsamında, kooperatif ortağı kadınlara, kooperatif ortağı erkeklere ve kooperatif ortağı olmak isteyen kadınlara yönelik eğitimler, pazarlama ağı, danışmanlık hizmetleri ve yerel paydaş toplantıları gerçekleştiriliyor. Proje kapsamında oluşturulan portala şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://www.kadinkoop.org/<br />
<br />
<strong>Türk Standartları Enstitüsü (TSE)</strong><br />
Türk Standartları Enstitüsü (TSE) koordinasyonunda ilgili kurumların katkılarıyla kadın girişimci standartlarının belirlenmesi amacıyla SE K 645 numaralı “Kadın Girişimci-Temel Tanımlar ve Genel Kurallar” kriteri hazırlanarak 16 Aralık 2022 tarihinde yayımlandı. Söz konusu Standart ile kadın girişimcilerin ihracata yönlendirilmesi, istihdamlarının artırılması ve uluslararası tedarik zincirlerinde yer edinmelerinin sağlanması açısından önem arz ediyor. Detaylı bilgilere şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://www.ihkib.org.tr/bilgi-bankasi/ihkib-duyurular/kadin-girisimci-temel-tanimlar-ve-genel-kurallari-hk<br />
<br />
<strong>TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu) Girişimcilik Destek Programı</strong><br />
TÜBİTAK Girişimcilik Destek Programı ile girişimcilerin, teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerini, katma değer ve nitelikli istihdam yaratma potansiyeli yüksek teşebbüslere dönüştürebilmeleri için, fikir aşamasından pazara kadar olan faaliyetlerin desteklenmesi, böylece nitelikli girişimciliğin özendirilmesi ve uluslararası rekabet gücü olan, yenilikçi, teknoloji düzeyi yüksek ürün ve hizmetleri geliştirebilen başlangıç firmalarının oluşturulması amaçlanıyor. Detaylı bilgilere şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://bigg.tubitak.gov.tr/tr<br />
<br />
<strong>Türkiye’de Kadın Erkek Eşitliğine Duyarlı Planlama ve Bütçeleme Projesi</strong><br />
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ana yararlanıcı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın eş yararlanıcı, UN Women’in uygulayıcı ortağı olduğu Türkiye’de Kadın Erkek Eşitliğine Duyarlı Planlama ve Bütçeleme Projesi’nin paydaşları arasında TBMM Plan Bütçe Komisyonu ile Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu da yer alıyor. Proje ile Türkiye’de kadın erkek eşitliğine duyarlı planlama ve bütçelemenin sistematik ve sürdürülebilir bir şekilde geliştirilmesi yoluyla kadınları ve kadın erkek eşitliğini daha da güçlendirmek amaçlanıyor. Proje kapsamında hem merkezi hem de yerel düzeyde yönetici pozisyonundaki kamu görevlilerine yönelik farkındalık seminerleriyle ilgili kamu kurum ve kuruluş personelinin katılımıyla teknik eğitimler gerçekleştirildi; aynı zamanda merkezi düzeyde yürütülen bazı programlarla ilgili kadın erkek eşitliğine duyarlı bütçe analizi çalışmaları tamamlandı. Proje web sitesine şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://esitbutceleme.org/#gsc.tab=0<br />
<br />
<strong>Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi</strong><br />
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Limak Vakfı iş birliğinde “Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi” yürütülüyor. Proje ile mühendis olmak isteyen kız öğrencilerin her alanda desteklenerek, mesleğin örnekleri haline gelebilmeleri amaçlanıyor. Projenin web sayfasına şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://www.turkiyeninmuhendiskizlari.com/<br />
<br />
<strong>Üreten Kadınlar Akademisi</strong><br />
Halkbank tarafından kadın girişimcilerinin iş kurma ve işlerini geliştirme sürecinde en çok ihtiyaç duyduğu konularda eğitimler düzenleyen Üreten Kadınlar Akademisi kuruldu. Detaylı bilgiye şu linklerden ulaşılabiliyor:<br />
https://www.uretenkadinlarakademisi.halkbank.com.tr/Portal.html<br />
<br />
<strong>MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI</strong><br />
<br />
<strong>Mesleğim Hayatım</strong><br />
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından; mesleki ve teknik eğitime erişimin geliştirilmesine, kapasitesinin artırılmasına, eğitim sektörünün toplumla ve iş dünyası ile ilişkilerinin geliştirilmesine ve nitelikli işgücünün istihdamının sağlanmasına katkıda bulunmak amacıyla, bir yol haritası niteliği taşıyan Mesleğim Hayatım Portalı oluşturuldu. Detaylı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://meslegimhayatim.meb.gov.tr/<br />
<br />
<strong>Finansal Okuryazarlık Platformu</strong><br />
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) öncülüğünde hazırlanan ve kadın girişimcilere bütçe yapabilme, riskleri yönetebilme, finansal plan yapabilme, finansal piyasaları anlayabilme ve finansal kararlar verebilme yetkinlikleri kazandıracağı düşünülen “Finansal Okuryazarlık Platformu” oluşturuldu. Detaylı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://finansalokuryazarlik.gov.tr/<br />
<br />
<strong>Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK)</strong><br />
Mesleki Yeterlilik Kurumu, kadınların yoğun çalıştığı turizm, konaklama ve yiyecek-içecek hizmetleri sektörü, iş ve yönetim sektörü, tekstil-hazır giyim-deri sektörü, toplumsal ve kişisel hizmetler sektörlerinde yayınlanan ulusal meslek standartları ile ulusal yeterliklerine ulaşma ve bu alanlardaki belgelendirme faaliyetlerini yürütüyor. Detaylı bilgiye şu linkten ulaşılabiliyor:<br />
https://www.myk.gov.tr/tr<br />
<br />
<strong>Avrupa Birliği (AB) ve uluslararası kuruluşların Türkiye’de kadın girişimciliğine verdiği destekler</strong><br />
AB doğrudan projeler, hibeler, program finansmanı<br />
• WOMEN-UP (Supporting Registered Women Employment): AB-Türkiye ortak finansmanı ile yürütülen program, kadın istihdamını ve kadın girişimciliğini geliştirmeyi hedefliyor. Projeyle kadın girişimcilere yönelik ücret desteği, hibe ve istihdam teşvikleri ile eğitim-mentorluk faaliyetleri sunuldu; proje, seçili illerde (Ankara, İstanbul, Samsun, Aydın, Denizli, Şanlıurfa, Kahramanmaraş vb.) doğrudan binlerce kadına ulaşmayı hedefledi. AB katkısı ve co-finansmanlı model sayesinde hem doğrudan mali destek hem de kapasite geliştirme sağlandı.<br />
•IPA ve Diğer AB Fonları aracılığıyla destekler: AB’nin Türkiye’ye yönelik IPA (Instrument for Pre-Accession Assistance) ve diğer sivil toplum / yerel kalkınma fonları; sivil toplum kuruluşlarına, yerel yönetimlere ve KOBİ’lere kadın odaklı projeler için hibeler açıyor. Bu çağrılar içinde kadın girişimciliğini doğrudan hedefleyen çağrılar, kapsayıcı ekonomi ve kadın istihdamını güçlendiren programlar yer alıyor.<br />
•AB-UN Women iş birlikleri / WOMEN’S ENTREPRENEURSHIP EXPO: AB finansmanı ve UN Women ortaklığıyla düzenlenen Women’s Entrepreneurship EXPO gibi inisiyatifler; kadın girişimcilere görünürlük, yatırımcı ile bağlantı, eğitim ve pazara erişim fırsatları sunuyor. Bu platformlar hem satış/revenue hem de ağ kurma açısından önemli fayda yaratıyor.<br />
•EBRD (European Bank for Reconstruction and Development)-Women in Business (WiB) Programı: EBRD’nin Türkiye’de yıllardır uyguladığı “Women in Business” programı kadın-yönetimli KOBİ’lere doğrudan kredi hattı sağlayan, yerel bankaları teknik yardım ve kredi verme kapasitesi açısından güçlendiren, ayrıca kadın girişimcilere eğitim-mentorluk ve ağ erişimi sunan bir paket. EBRD, sınırlı hibeleri ya da fon katkısını yerel bankaların kredi hattını destekleyecek şekilde “blended finance” ile çarpar; böylece bağış fonu ögesi her 1 € hibeyle çok daha fazla kredi (ör. 1:8 oranına kadar) devreye girebiliyor. Program hem finansmana erişimi kolaylaştırıyor hem de bankacılık tarafındaki değerlendirme mekanizmalarını kadın dostu hale getiriyor.<br />
<br />
<strong>UN Women ve BM/diğer uluslararası kuruluşlar</strong><br />
•UN Women-Women’s Entrepreneurship EXPO &amp; kapasite destekleri: Bölgesel/ulusal etkinlikler, masterclass’lar, startup/scale-up destek programları, mentorluk ve dijital pazarlama/iş geliştirme eğitimleri ile kadın girişimcilere teknik ve ticari destek sağlıyor. UN Women aynı zamanda STK’lar ile iş birliği yaparak finansal okuryazarlık ve kadınların pazar erişimi projeleri yürütüyor.<br />
•Dünya Bankası &amp; IFC raporları ve programları: Dünya Bankası’nın Türkiye’de kadın girişimciliğini inceleyen analizleri, politika önerileri, istihdam-yaratma projeleri ve bazı hibe/teknik yardım programları bulunuyor; IFC ise kadın liderli startuplara yönelik yatırım/finansman ve kapasite programlarıyla pazara erişimi kolaylaştırmaya çalışıyor. Bu kurumların raporları, politika yapıcılar ve uygulayıcılar için rehber niteliğinde.<br />
<br />
<strong>Horizon / Empowomen / Avrupa Ar-Ge ve İnovasyon Çağrıları</strong><br />
•EmpoWomen ve HORIZON bağlantılı çağrılar: Avrupa Komisyonu ve Horizon çerçevesinde kadın liderli teknoloji projelerine yönelik çağrılar var; örneğin; EmpoWomen gibi projeler kadın liderli deeptech girişimlerine hibe, mentörlük ve hızlandırma desteği sağlıyor. Bu destekler genellikle Avrupa ortaklığı gerektiriyor ancak Türkiye’den kuruluşlar/şirketler konsorsiyumlarda yer alarak faydalanabiliyor. (UfukAvrupa / Horizon çağrıları üzerinden hibe + hızlandırıcı desteği sunan programlar aktif.)<br />
<br />
<strong>Diğer uluslararası aktörler: EIB, IFC ve ajanslar</strong><br />
• European Investment Bank (EIB) ve diğer kalkınma bankaları: Kadın girişimciliğine yönelik fonlar veya kadın odaklı kredi hatları zaman zaman EIB aracılığıyla yerel bankalara tahsis ediliyor; ayrıca EBRD/DFID/Swedish SIDA gibi donörlerin kaynakları WiB gibi programlara entegre oluyor.<br />
• Kalkınma ajansları (GIZ, USAID, British Council vb.): Teknik yardım, girişimcilik eğitimleri, kadın-odaklı istihdam projeleri ve hibe programları sağlıyor. Bu programlar çoğunlukla STK iş birlikleri ve yerel uygulama ortakları (üniversiteler, odalar) aracılığıyla yürütülüyor.<br />
<br />
<strong>Türkiye özelinde AB/uluslararası iş birliklerinin somut destek türleri</strong><br />
•Doğrudan hibeler / küçük hibe programları: Prototip-market pilotları, yerel üretim yatırımları, kadın kooperatifleri için makine-teçhizat hibeleri. (Örnek: TKDK-similar hibelerle eşleştirilmiş projeler.)<br />
•Ücret/istihdam teşviki: WOMEN-UP örneğinde olduğu gibi işletmeye eklenen kadın çalışanlara yönelik stipend/ödeme destekleri.<br />
•Eğitim, mentorluk, hızlandırıcılar: UN Women EXPO ve EBRD WiB gibi programların sağladığı kapasite geliştirme, mentorluk, yatırımcı tanıştırma.<br />
•Kredi hatları ve kefalet mekanizmaları (blended finance): EBRD gibi kurumların yerel bankalara sağladığı kredi hatları ve KGF bağlantılı kolaylıklar.<br />
•Pazar erişimi &amp; fuar/EXPO destekleri: Kadın üreticilerin fuarlara katılımı, ihracat danışmanlığı, dijital pazarlama eğitimleri.<br />
<br />
<strong>Kadın girişimcilerin karşılaştıkları sorunlar</strong><br />
•Finansal kaynak bulmakta yaşanan güçlükler<br />
•Sermaye yetersizliği<br />
•Kredi kullanmak için izlenmesi gereken bürokratik süreçlerin karmaşıklığı<br />
•İş deneyimi yetersizliği<br />
•Özgüven eksikliği<br />
•Pazara erişimde yaşanan sıkıntılar<br />
•Koçluk ve danışmanlık ihtiyacı<br />
•Teşvik mekanizmalarına erişememe<br />
•İş ve aile yaşamını uyumlaştırmada yaşanan sıkıntılar.<br />
<br />
<strong>Elif Ufluoğlu - TOSYÖV Yönetim Kurulu Başkanı</strong><br />
<strong>TOSYÖV Akademi Kadın Girişimci Hızlandırıcısı ile kadın girişimcilere destek</strong><br />
TOSYÖV olarak kadın girişimciliğini büyümenin merkezine koyuyor, eğitim, mentorluk, finansman ekseninde somut adımlar atıyoruz.<br />
Gündemdeki fırsatlar net; KOSGEB’in Girişimci Destek Programı (İş Geliştirme), kadın girişimcilere +150.000 TL ilave üst limit ve %80 oranla 1.5 milyon TL’ye kadar geri ödemeli destek sunuyor; başvurular dönemsel olarak açılıyor.<br />
TÜBİTAK tarafında BİGG ve BİGG+ çağrıları teknoloji temelli kadın girişimciler için tohum/erken aşama yatırım yolunu açık tutuyor.<br />
AB ekosisteminde Women TechEU ve Open Horizons gibi çağrılar kadın liderliğinde derin teknoloji girişimlerine hibe ve mentorluk sunuyor.<br />
Bölgesel ölçekte Ankara Kalkınma Ajansı’nın “İkiz Dönüşüm” teknik destek programı, dijital ve yeşil dönüşüm eğitim/danışmanlıklarını 400.000 TL’ye kadar karşılayabiliyor.<br />
TOSYÖV, bu fonlara erişimi kolaylaştırmak için “TOSYÖV Akademi Kadın Girişimci Hızlandırıcısı” ile proje yazımı, finansal planlama, e-ticaret/ihracat, yeşil-dijital dönüşüm ve yatırımcıyla buluşturma hizmetleri sunacak; mentor havuzumuz ve kurum ortaklıklarımızla etkiyi ölçerek ölçekleyeceğiz. İş dünyasında kadın-erkek ayırt etmeden herkesin “iş insanı” kimliğiyle eşit fırsatlara ulaşmasını savunuyor, kapsayıcı program tasarımları yapıyoruz. Ayrıca kadın odaklı sivil toplum kuruluşları ve yerel kadın kooperatifleriyle iş birlikleri kurarak; illerde farkındalık toplantıları, hibe/teşvik bilgilendirmeleri ve başvuru klinikleri planlıyoruz. Dünya Bankası/IFC’nin kadın girişimciliğini güçlendiren programlarıyla eşgüdüm içinde finansmana erişim köprülerini de güçlendireceğiz. Hedefimiz net: daha çok kadının işini büyütmesi, istihdam ve ihracatta kalıcı artış yaratmasıdır.<br />
<br />
<strong>Neslihan Nigiz Ulak - LEAD Network Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı<br />
“Kadınların cesur adımlarıyla büyüyen girişimler, topluma ilham veriyor”</strong><br />
Bir ülkenin gerçek kalkınması, kadınların ekonomik hayatta aktif ve güçlü bir şekilde yer almasıyla mümkün olabilir. Bugün artık kadın girişimcilerin cesaretle adım attığı, iş dünyasında kendi hikâyelerini yazdığı bir dönemin içindeyiz. Onların artan görünürlüğü ve ekonomiye kattıkları değer, yalnızca bireysel başarı değil; aynı zamanda toplumumuzun geleceğine yön veren bir kazanım. LEAD Network Türkiye olarak, kadınların iş dünyasında daha etkin rol almalarını ve girişimcilik potansiyellerini ortaya çıkarmalarını her zaman destekliyoruz.<br />
Her 2 kadından 1’i “kariyer fırsatları” nedeniyle işten ayrılıyor!: Bugün her ne kadar kadınların iş gücündeki varlığı artıyor olsa da kariyer gelişimi ve fırsat eşitliği konularında halen kat edilmesi gereken uzun bir yolumuz var. Türkiye geneline baktığımızda TÜİK verilerine göre kadın istihdam oranı 2022’ye kıyasla %6 artmış durumda. Ayrıca kendi üye firmalarımız içinde yaptığımız araştırma, her 10 firmadan 7’sinin kadın istihdamını artırmaya yönelik stratejisinin bulunduğunu gösteriyor. Bu da şirketlerin bu alandaki stratejik yaklaşımlarının somut sonuçlar verdiğinin en önemli göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Buna karşın, “kariyer fırsatları” sebebiyle işten ayrılma her 2 kadından 1’i için geçerli bir durumken, her 4 firmadan yalnızca 1’i kadınlara özel kariyer geliştirme programları sunuyor. Bu da istihdamda yaşanan olumlu gelişmelere rağmen; kariyer gelişimi alanında atılması gereken önemli adımlar olduğunu gösteriyor.<br />
“Kadın girişimciliği, ekonomik kalkınmanın temel unsurlarından biri”: LEAD Network Türkiye olarak, kadınların iş dünyasında daha fazla temsil edilmesi ve liderlik pozisyonlarında yer alması için değerli çalışmalar yürütüyoruz. Kadın girişimciliğini teşvik etmek ise yalnızca bireysel başarıların değil, ülkemizin ekonomik kalkınmasının da temel unsurlarından biri. Çünkü biliyoruz ki kadınların cesur adımlarıyla büyüyen girişimler; sadece iş dünyasına değil, toplumun geleceğine de ilham veriyor.<br />
<br />
<strong>Garanti BBVA ve BÜYEM iş birliğiyle Türkiye Kadın Girişimci Akademisi eğitimleri Ordu’da başlıyor</strong><br />
Kadın girişimcilerin bilgi birikimi, yönetim becerileri ve kapasitelerini artırmak ve aynı zamanda iş hayatındaki sürdürülebilir varlıklarını güçlendirmek amacıyla gerçekleşen Türkiye Kadın Girişimci Akademisi, yeni eğitim döneminde Tunceli’nin ardından Ordu’da başladı. Garanti BBVA ve Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi (BÜYEM) iş birliğiyle 2012’de hayata geçirilen Türkiye Kadın Girişimci Akademisi, kadın girişimcilerin iş hayatlarında gelişimini desteklemek hedefiyle yoluna devam ediyor. Ordu’daki kadın girişimcilerin katılımıyla 22 Ekim’de başlayan akademi, TOBB Ordu İl Kadın Girişimciler Kurulu ve Ordu Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle gerçekleşti.<br />
22 Ekim-5 Aralık 2025 tarihleri arasında sınırlı kontenjanla düzenlenen eğitimler, Ordu Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde ve Zoom Cloud Meetings Platformu üzerinden, Boğaziçi Üniversitesi’nin deneyimli akademisyenleri ve alanında uzman profesyonelleri tarafından hem fiziksel hem de çevrim içi olarak veriliyor. Katılımcılar; dijital pazarlama, insan kaynakları, müşteri deneyimi, kurum içi iletişim, sosyal medya ve e-ticaret, finansal yönetim, liderlik, sürdürülebilir şirket yönetimi, yenilikçi iş modelleri, ticaret hukuku ve sözleşmeler gibi iş hayatına doğrudan katkı sağlayacak konularda bilgi edinecekler. Türkiye Kadın Girişimci Akademisi, Garanti BBVA’nın 2006’dan bu yana sürdürdüğü kadın girişimcilere destek programlarının önemli bir parçasını oluşturuyor. Banka, kadın girişimcilerin finansmana erişimlerinin yanı sıra eğitim ve network geliştirme imkanlarını artırarak iş hayatında daha güçlü ve sürdürülebilir bir varlık göstermelerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Programı başarıyla tamamlayan girişimciler, BÜYEM tarafından düzenlenen sertifikanın sahibi olacak.<br />
<br />
<strong>Sivil toplum ve sektör kuruluşlarının kadın girişimcilik ekosistemine katkıları</strong><br />
•KAGİDER (Türkiye Kadın Girişimciler Derneği): Mentorluk, kapasite geliştirme, yatırımcı eşleştirme, farkındalık kampanyaları düzenliyor.<br />
•TOBB Kadın Girişimciler Kurulu: Yerel ağlar ve il kurulları aracılığıyla eğitim, ihalelere erişim, ulusal politika önerileri sağlıyor.<br />
•Diğer STK’lar ve Uluslararası Programlar: UN Women, Dünya Bankası, Avrupa Birliği fonları, BM fonları ve uluslararası kalkınma ajanslarının programları ile kapasite geliştirme, finansman ve mentorluk fırsatları sunuluyor. Pratik Rehber; nasıl başvurulur, hangi kanaldan erişilir?<br />
•Hedefi netleştir: İnovasyon/teknoloji mi, üretim mi, ihracat mı, yoksa istihdam-artırma mı hedefliyorsun? (Proje türü, uygun fonu belirler.)<br />
•AB fonları / proje çağrılarını takip et: Avrupa Komisyonu, UfukAvrupa, IPA çağrı panoları ve Türkiye’deki AB Delegasyonu duyuruları düzenli takip edilmeli. (EU Delegation &amp; AB çağrı portalları).<br />
•EBRD WiB ve benzeri programlara bankalar aracılığıyla eriş: Yerel bankaların EBRD veya diğer bankalarla imzaladığı kredi hatları hakkında şube/proje ofisi ile görüş.<br />
•UN Women / EXPO gibi ağlara katıl: Bu platformlar görünürlük, yatırımcı teması ve eğitim sunuyor; EXPO/mağaza gibi etkinliklerde yer almak doğrudan satış fırsatı yaratabilir.<br />
•Konsorsiyum­­ kur: Horizon/Empowomen gibi EU projelerinde yer almak için Avrupa/orta bölge ortaklarıyla konsorsiyum oluşturmak gerekiyor; üniversiteler veya kurumsal partnerlerle iş birliği avantaj sağlar. Dikkat çeken uygulamalar ve iyi uygulama örnekleri<br />
•Kadın Kooperatifleri &amp; Kırsal Yatırımlar: TKDK hibeleriyle desteklenen kadın kooperatifleri, ürünlerini markalaştırıp yerel ekonomiyi canlandırıyor.<br />
•Fintech + Mikrofinans İş birlikleri: Dijital mikro-kredi platformları, kadınların daha hızlı kredi başvurusu yapmasını ve takip etmesini sağlıyor.<br />
•Eğitim + Mentorluk Paketleri: TÜBİTAK-BiGG, KOSGEB iş geliştirme programlarıyla birlikte verilen girişimcilik eğitimleri, kadın projelerinin yatırım almasını kolaylaştırıyor. Kadın girişimcilere başarı için adım adım yol haritası<br />
• İş fikrini somut bir plan haline getir: İş modeli, hedef pazar, gelir projeksiyonu, maliyet tablosu.<br />
•Hedef kurumu seç: (Ar-Ge/teknoloji ise TÜBİTAK BiGG; işletme yatırımı ise KOSGEB İş Geliştirme; tarımsal ise TKDK vb.).<br />
•Gerekli belgeleri hazırla: Nüfus, ikamet, eğitim, iş planı, mali öngörüler, varsa prototip/demo.<br />
•Kefalet opsiyonlarını araştır: KGF destek paketleri ve bankaların kadın paketleri başvurusunu paralel planla.<br />
•Mentor ve ağlara katıl: TOBB, KAGİDER, yerel iş ağları, üniversite kuluçka merkezleri.<br />
•Dijital yetkinlik kazan: E-ticaret, dijital pazarlama, finansal yönetim araçları, e-fatura/e-defter.<br />
•Sürdürülebilirlik ve ESG’yi entegre et: Hibelerde ve yatırımcı seçimlerinde avantaj sağlar.<br />
1000 Çiftçi 1000 Bereket Programı’nda Kadın Çiftçi Modülü Cargill’in 2019’da hayata geçirdiği 1000 Çiftçi 1000 Bereket kurumsal sorumluluk programı, Türkiye’de tarımsal üretimin gelişimine katkı sağlayarak çiftçilerin refahını ve tarımsal verimliliği artırmaya devam ediyor. 2019’da 6 ilde 1.072 çiftçinin katılımıyla 264.780 dekarlık mısır tarlasında başlayan program, yedinci yılında 27 ilde, 1 milyon dekardan fazla bir alanda 7 binin üzerinde mısır, ayçiçeği ve kanola üreticileriyle büyümeye devam ediyor. Adana, Afyon, Aksaray, Amasya, Ankara, Aydın, Balıkesir, Bilecik, Bursa, Çanakkale, Edirne, Eskişehir, Hatay, İstanbul, İzmir, Karaman, Kırıkkale, Kırklareli, Kocaeli, Konya, Manisa, Mersin, Osmaniye, Samsun, Sinop, Tekirdağ ve Tokat illerinde uygulanan program kapsamında katılımcılara özel tarımsal eğitim, dijital tarım araçlarına erişim ve ihtiyaçlarına yönelik danışmanlık hizmetleri ücretsiz sunuluyor. Böylece çiftçilerin veriminde %20’leri aşan, kârlılıklarında %39’lara varan oranlarda artış yaşanırken, iklim değişikliğinin olumsuz etkileri de azaltılıyor.<br />
Tarımsal üretimde kadınların gücünü görünür kılmak amacıyla 2024’te programın en önemli sosyal dönüşüm boyutlarından birini oluşturan Kadın Çiftçi Modülü de eklendi. 2019-2024’te 167 kadın çiftçinin yer aldığı programa 2024’te Kadın Çiftçi Modülü ile birlikte 100 kadın çiftçi daha eklendi. Kadın çiftçilerinin sayısının her yıl üç katına çıkarılması hedefleniyor. Modül ile kadın çiftçilere tarımda verimlilik ve sürdürülebilirlik için eğitimler, teknoloji desteği ve danışmanlık hizmetleri sağlanıyor. Kadın Çiftçi Modülü ile birlikte mısır, ayçiçeği ve kanola üreticilerinin yanı sıra zeytin üreticileri de ilk kez programa dâhil edildi. Önümüzdeki yıllarda ise farklı bitkisel üretim alanlarında faaliyet gösteren kadın çiftçiler de programa katılabilecek.<br />
Cargill Gıda Türkiye, Orta Doğu ve Afrika Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Murat Tarakçıoğlu, Kadın Çiftçi Modülü ile bu dönüşümün odağına kadınları aldıklarını söylüyor. Programın Kadın Çiftçi Modülüne dâhil olan ve Bandırma’da zeytin üretimi yapan kadın çiftçilerden İpek Zivane de deneyimini ve başarı hikâyesini paylaşarak, programa tarlasını daha bilinçli yönetmek amacıyla katıldığını anlattı. Programa katılan kadın çiftçilerden Belma Dağara, Program ile tarımda daha bilinçli ve sürdürülebilir yöntemler kullanmayı öğrendiğini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KAPAK</category>
      <guid>https://kobi-efor.com.tr/ekonomi-kadin-girisimciligine-desteklerle-buyuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Nov 2025 00:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/10/k-a-p-a-k-s.jpg" type="image/jpeg" length="60870"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz tarafından Orta Vadeli Program (OVP) 2026-2028 açıklandı]]></title>
      <link>https://kobi-efor.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-tarafindan-orta-vadeli-program-ovp-2026-2028-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kobi-efor.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-tarafindan-orta-vadeli-program-ovp-2026-2028-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ekonomisinin 3 yıllık yeni yol haritasını çizen Orta Vadeli Program (OVP) Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklandı. OVP (2024-2026), 2024 son çeyreğinde yeniden güncellenmiş ve OVP (2025-2027) olarak açıklanmıştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Önceki OVP (2025-2027) ile yeni OVP’yi (2026-2028) karşılaştırdığımızda rakamlar şöyle; 2024’te %3.3 gerçekleşen ‘Büyüme hedefi’; önceki OVP’de (2025-2027) 2025’te %4, 2026’da %4.5, 2027’de %5 iken; yeni OVP’de (2026-2028) 2025’te de aynı düzeyde kalması %3.3, 2026’da %3.8’e, 2027’de %4.3’e ve 2028’de %5’e ulaşması öngörülüyor. 2024’te %44.4 seviyesinde gerçekleşen ‘Enflasyon hedefi’; önceki OVP’de 2024’te %41.5, 2025’te %17.5, 2026’da %9.7, 2027’de %7 iken yeni OVP’de 2025’te %28.5’e, 2026’da %16’ya, 2027’de %9’a ve 2028’de ise %8 seviyelerine gerilemesi bekleniyor. 2024’te 261.8 milyar dolar gerçekleşen ‘İhracat hedefleri’; önceki OVP’de 2024’te 264, 2025’te 279.6, 2026’da 296.1 milyar dolar iken; yeni OVP’de 2025’te 273.8, 2026’da 282, 2027’de 294, 2028’de ise 308.5 milyar dolar olması amaçlanıyor. OVP 2026-2028’de de asıl hedef değişmedi ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Enflasyonun program sonunda tek haneye kalıcı inmesini hedefliyoruz. Türkiye ekonomisi, program dönemi sonunda çok daha güçlü bir tabloya kavuşacaktır” dedi.<br />
<br />
<img alt="Ovp Cumhurbaskanı Recep Tayyip Erdogan" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/09/ovp-cumhurbaskani-recep-tayyip-erdogan.jpg" width="1280" /><strong>“2028 sonunda 1.9 trilyon dolarlık bir ekonomi olacağız”</strong><br />
“Türkiye’yi kalıcı biçimde yüksek gelirli ülkeler ligine taşımayı istiyoruz”: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, şunları söyledi: 2023’te ilan ettiğimiz Orta Vadeli Program’daki (OVP) hedeflerimize büyük oranda ulaştık. Bugün de ülkemizin gelecek üç yılına yön verecek Orta Vadeli Programı (OVP) milletimizle paylaştık. Programın hazırlık çalışmaları geniş ve katılımcı bir anlayışla yürütüldü. İş dünyası ve reel sektör temsilcilerinin görüşleri dikkate alındı. Böylece ortaya ortak aklın ürünü, güçlü ve iddialı bir yol haritası çıktı. Program sayesinde önümüzdeki üç yıl boyunca büyümekle kalmayacak, aynı zamanda küresel ekonominin ve ticaret ortaklarımızın ortalama büyüme performansını da geride bırakacağız.<br />
• 2023’te ilk kez 1 trilyon dolarlık ekonomi ligine girmiştik. Şimdi hedefimizi biraz daha büyüttük. 2028 sonunda inşallah 1.9 trilyon dolarlık bir ekonomi olacağız.<br />
• Kişi başına gelirimiz ilk kez 21 bin doları yakalayacak.<br />
• Türkiye’yi kalıcı biçimde yüksek gelirli ülkeler ligine taşımayı istiyoruz.<br />
• Enflasyonu tek haneye düşürmekte kararlıyız.<br />
• Program döneminde 2.5 milyon yeni istihdam imkanı sağlayacağız. İşsizlik oranımızı %8’in altına indirmeyi ümit ediyoruz.<br />
• Cari açığımızdaki kalıcı iyileşme sürecek, mal ihracatımız ise ilk kez 300 milyar doları aşacak.<br />
• Hizmet ihracatımızın en önemli kalemi olan turizm gelirlerimizi de 75 milyar dolara çıkarmayı arzu ediyoruz.”<br />
<br />
<img alt="Cevdet Yilmaz Ovp Cumhurbaskani Yardımcısı Cevdet Yilmaz" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/09/cevdet-yilmaz-ovp-cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz.jpg" width="1280" />Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2026-2028 dönemini içeren Orta Vadeli Program’ı (OVP) açıkladı. Türkiye ekonomisinin 3 yıllık hedef ve politikalarının yer aldığı ve yeni yol haritasını çizen Orta Vadeli Program (OVP) yeniden güncellendi. Yeni OVP’de (2026-2028) de hedefler değişmedi: “Tek haneli enflasyon, kalıcı makroekonomik istikrar, sürdürülebilir büyüme.”<br />
<br />
<strong>Önceki OVP ile yeni OVP’de hedefler nasıldı?</strong><br />
KobiEfor’un Ekim 2024’te yayınlanan 301. Sayımızın Kapak Dosyası’nda Orta Vadeli Program’a (2024-2026) yer vermiştik. Açıklanmış olan OVP (2024-2026), 2024 son çeyreğinde yeniden güncellenmiş ve OVP (2025-2027) olarak yeniden açıklanmıştı. Önceki OVP (2025-2027) ile yeni OVP’yi (2026-2028) karşılaştırdığımızda rakamlar şöyle:<br />
•2024’te %3.3 gerçekleşen ‘Büyüme hedefi’; önceki OVP’de (2025-2027) 2025’te %4, 2026’da %4.5, 2027’de %5 iken; yeni OVP’de (2026-2028) 2025’te de aynı düzeyde kalması %3.3, 2026’da %3.8’e, 2027’de %4.3’e ve 2028’de %5’e ulaşması öngörülüyor.<br />
•2024’te %44.4 seviyesinde gerçekleşen ‘Enflasyon hedefi’; önceki OVP’de 2024’te %41.5, 2025’te %17.5, 2026’da %9.7, 2027’de %7 iken yeni OVP’de 2025’te %28.5’e, 2026’da %16’ya, 2027’de %9’a ve 2028’de ise %8 seviyelerine gerilemesi bekleniyor.<br />
• 2024’te 261.8 milyar dolar gerçekleşen ‘İhracat hedefleri’; önceki OVP’de 2024’te 264, 2025’te 279.6, 2026’da 296.1 milyar dolar iken; yeni OVP’de 2025’te 273.8, 2026’da 282, 2027’de 294, 2028’de ise 308.5 milyar dolar olması amaçlanıyor.<br />
• OVP 2026-2028’de de asıl hedef değişmedi. Hedef; enflasyonun program sonunda tek haneye kalıcı inmesi.<br />
• Yeni OVP’ye (2026-2028) göre; 2028’in sonunda makroekonomik istikrar kalıcı şekilde sağlandığı, sürdürülebilir büyümenin tesis edildiği bir ekonomik yapı inşa edilecek. Program dönemi sonunda:<br />
• Milli gelirimiz 1.9 trilyon dolara yaklaşacak<br />
• Kişi başına düşen gelir 21 bin dolara çıkacak<br />
•İhracat 300 milyar doları aşacak •Turizm gelirleri 75 milyar dolara ulaşacak • 2.5 milyon ilave istihdam sağlanacak ve işsizlik %8’in altına inecek<br />
• Tek haneli enflasyonla kalıcı fiyat istikrarı tesis edilecek Türkiye, siyasi istikrarı ve güven ortamıyla bu hedeflere ulaşarak hem içeride hem küresel ölçekte çok daha güçlü bir konuma yükselecek.<br />
<img alt="O V P 1" class="detail-photo img-fluid" height="1894" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/09/o-v-p-1.jpg" width="1280" /><img alt="O V P 2" class="detail-photo img-fluid" height="1869" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/09/o-v-p-2.jpg" width="1280" /><img alt="O V P 3" class="detail-photo img-fluid" height="1878" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/09/o-v-p-3.jpg" width="1280" /><img alt="O V P 4" class="detail-photo img-fluid" height="1948" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/09/o-v-p-4.jpg" width="1280" /><img alt="O V P 5" class="detail-photo img-fluid" height="1869" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/09/o-v-p-5.jpg" width="1280" /><img alt="O V P 6" class="detail-photo img-fluid" height="1917" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/09/o-v-p-6.jpg" width="1280" /><img alt="O V P 7" class="detail-photo img-fluid" height="1830" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/09/o-v-p-7.jpg" width="1280" /><br />
<img alt="Turkiye Ekonomisi Dayanıkli Ve Dengeli Gorunumu Korumaktadir" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/09/turkiye-ekonomisi-dayanikli-ve-dengeli-gorunumu-korumaktadir.jpg" width="1280" /><strong>“Türkiye ekonomisi dayanıklı ve dengeli görünümünü korumaktadır”</strong><br />
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayıyla; Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığınca hazırlanan ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni OVP’ye (2026-2028) ilişkin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açıklamasından satırbaşları şöyle:<br />
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, hazırlık sürecinde ortak akıl ve katılımcı bir anlayışın esas alındığı OVP’nin, ilgili tüm taraflarla istişare edildiğini belirterek, “Cumhurbaşkanımızın güçlü siyasi iradesiyle ortaya koyduğumuz ve koordineli bir şekilde hayata geçirdiğimiz ekonomi programımız başarıyla uygulanmaktadır. Bunun somut sonuçlarını da hep birlikte görüyoruz” dedi. Yılmaz, geçen yıl Eylül ayında uygulamaya konulan OVP’den bu yana küresel ve bölgesel düzeyde pek çok olumsuz gelişmenin yaşandığını, ticaret politikalarındaki belirsizliklerin tarihi zirvelerini gördüğünü, artan jeopolitik risklerle dünya genelinde büyüme görünümünün baskılandığını söyledi: “Bu dönemde yaşanan pek çok menfi hadiseye rağmen temel makroekonomik politika yaklaşımımız kararlılıkla sürdürülmüş, fiyat istikrarı, mali disiplin ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimizden sapma olmamıştır. Bu dönemde ekonomimiz benzer ülkelere kıyasla olumlu ayrışmaya devam ederek, dış şoklara karşı dayanıklılığını bir kez daha ortaya koymuştur.”<br />
2024’te %3.3 büyüme: Programın ana odağında yer alan enflasyonla mücadele kapsamında geçiş sürecinin ardından Haziran 2024’ten itibaren kesintisiz bir dezenflasyon sürecine girildiğini vurgulayan Yılmaz, bu dönemde olumsuz dışsal koşullar ve konjonktürel gelişmelere rağmen süreci kararlılıkla sürdürdüklerini ve enflasyon oranının, toplam 42.5 puanlık önemli bir gerileme gösterdiğini belirtti. Yılmaz, enflasyon beklentileri ve ana eğilim göstergelerindeki iyileşmeyle, Eylül ayı ve yılın geri kalanında da dezenflasyon sürecinin kesintisiz bir şekilde devam etmesini beklediklerini aktardı: “Dünya genelinde enflasyonla mücadele politikalarının devamı ve parasal gevşeme döngüsünün ötelenmesiyle görece sıkı seyreden finansal koşullar, zayıf seyreden dış talep ve artan jeopolitik gerilimler gibi pek çok olumsuz gelişmeye rağmen Türkiye ekonomisi dayanıklı ve dengeli görünümünü korumaktadır.” Yılmaz, ekonominin, 2024 yılı genelinde dezenflasyon sürecine uyumlu şekilde ılımlı seviyelerde ve dengeli şekilde %3.3 oranında büyüme kaydettiğini ve 15 yıl boyunca kesintisiz büyümesini sürdürdüğünü ifade etti.<br />
2025’in ilk yarısında, milli gelir %3.6 büyüdü, cari işlemler açığı 20.2 milyar dolara geriledi: Yılmaz, bu yılın ilk yarısı itibarıyla milli gelir büyümesinin, dezenflasyon politikalarının bir yansıması olarak %3.6 oranında ılımlı seyrettiğini, 2024 yılı Haziran ayında cari işlemler açığının 20.2 milyar dolara gerilediğini, milli gelirin %1.7’sine düştüğünü, bu olumlu durumun 2025 yılına da taşındığını ve Haziran itibarıyla 18.9 milyar dolara gerileyen cari işlemlerin açığının milli gelire oranının %1.3’e kadar düştüğünü ifade etti.<br />
<br />
<strong>Yeni OVP döneminde atılacak yapısal adımlar</strong><br />
Cevdet Yılmaz, “Ülkemizin dış denge görünümünde önemli bir güçlenmeye işaret eden düşük cari işlemler açığı, ekonomimizin dış finansman ihtiyacının belirgin şekilde azaldığını ortaya koymaktadır. Bu olumlu görünüm, yeni OVP dönemi için de atılacak yapısal adımlarla daha da pekiştirilecek ve kalıcı hale getirilecektir” diye konuştu.<br />
“KKM hesapları 2026’da tamamen kapanacak”: Cevdet Yılmaz, son iki yıl içerisinde, KKM hesaplarının toplam mevduat içindeki payının %26.2’den %1.7’ye kadar gerilediğini, KKM hesaplarının açma ve vadesinin uzatılması uygulamasının 23 Ağustos itibarıyla sonlandırılmasıyla 2026 içinde bu hesapların tamamen kapanacağını aktardı.<br />
<br />
<strong>“İlk defa yüksek gelirli ülkeler grubuna adını yazdıran Türkiye’ye ulaşmış olacağız”</strong><br />
2025’te ilk defa toplamda 1.5 trilyon doları aşan milli gelir büyüklüğüne ve kişi başına 17 bin doların üzerine çıkan milli gelire sahip olacağız”: Cevdet Yılmaz, son iki yılda brüt rezervlerin yaklaşık 80 milyar dolar arttığını, böylece rezervlerin Ağustos ayı sonu itibarıyla 178.4 milyar dolar seviyesine ulaştığını, ekonomide sağlanan kazanımlar sayesinde risk priminin de 700’lü seviyelerden 5 Eylül itibarıyla 270 seviyesinin de altına gerilediğini kaydetti: “Enflasyonda kesintisiz düşüş, büyümede dengelenme, cari açıkta iyileşme, Türk lirasına artan güven, tarihi yüksek rezervler, gerileyen risk primi ve depremin etkisine rağmen iyileşen bütçe görünümüyle, ekonomi politikalarımızın somut ve kalıcı sonuçlar üretmeye başladığı net bir şekilde görülmektedir. Kararlılıkla uyguladığımız politikalar sayesinde, Türkiye Yüzyılı’na yaraşır bir şekilde tarihe geçen bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu çerçevede, 2025 yılını tamamlarken, programımızın en temel performans göstergeleri olarak, ilk defa 1.5 trilyon doları aşan bir milli gelir büyüklüğüne sahip olacağız, yine ilk defa kişi başına 17 bin doların üzerine çıkan bir milli gelirimiz söz konusu ve yine ilk defa, Dünya Bankasınca yapılan sınıflandırmaya göre yüksek gelirli ülkeler grubuna adını yazdıran bir Türkiye’ye ulaşmış olacağız. Bu yıl sonu itibarıyla bu rakamlar gerçekleşmiş olacak. Gelecek yıl bu rakamları tabii ki kesinleşmiş bir şekilde görmüş olacağız.”<br />
<br />
<strong>“2025 sonunda Türkiye dünyanın 16., Avrupa’nın 6. büyük ekonomisi olacak”</strong><br />
Cevdet Yılmaz, açıklamasına şöyle devam etti: “Böylece ülkemiz 2025 yılı sonu itibarıyla dünyanın 16’ncı, Avrupa’nın 6’ncı büyük ekonomisi konumunda olacak. 2002’de dünyada 21’inciydik nominal dolar bazında. Bugün 16’ncıyız. İleride daha iyi sıralara da yükseleceğiz. Satın alma gücü paritesiyle bakarsanız bu sıralamalarımız çok daha iyi bir noktada. 2002’de 239 milyar dolar hacme ve kişi başı 3616 dolar gelire sahip bir ülkeden bugün ulaştığımız bu rakamlar, sadece ekonomimizin gücünü değil, milletimizin azmini ve kararlılığını da göstermektedir. Bu büyük atılımın temelinde güçlü ve kararlı liderlik, siyasi istikrar ve programlı çalışma anlayışı yatmaktadır.”<br />
<br />
<strong>“Temel emtia kalemlerinde yatay ve ılımlı bir seyir beklenmektedir”</strong><br />
IMF’nin (Uluslararası Para Fonu) son tahminlerine göre 2024’te %3.3 olarak kaydedilen küresel büyümenin, 2025’te %3’e, 2026’da ise %3.1 seviyesine gerilemesinin beklendiğini, 2027 ve 2028 yıllarında ise büyümenin %3.2 civarında dengeleneceğinin öngörüldüğünü paylaşan Yılmaz, 2024’te %3.5 büyüyen dünya ticaret hacminin 2025’te tarife artışları devreye girmeden öne alınan talep nedeniyle yıl genelinde %2.6 arttıktan sonra 2026’da %1.9’a kadar gerilemesinin beklendiğini kaydetti: “Dolayısıyla zayıf büyüme görünümü artan korumacılıkla baskılanmakta, büyüme ile ticaret arasındaki makas ciddi şekilde açılmaktadır.” Cevdet Yılmaz, son yıllarda enerji ve gıda fiyatlarında yaşanan sert dalgalanmaların, hem küresel enflasyon üzerinde baskı oluşturduğuna hem de enerji ithalatçısı konumundaki ülkeleri, dolayısıyla Türkiye’yi doğrudan etkilediğine dikkat çekti: “IMF projeksiyonlarına göre, 2025-2026 döneminde hem enerji hem de diğer temel emtia kalemlerinde yatay ve ılımlı bir seyir beklenmektedir. Emtia fiyatlarındaki ılımlı seyir, ülkemiz açısından pozitif bir dışsal koşul sunmaktadır. Zira söz konusu istikrarlı görünüm, hem maliyet baskılarını azaltmakta hem de makroekonomik dengelenmeyi kolaylaştırmaktadır. Dolayısıyla enflasyonla mücadelemizi desteklemekte ve cari işlemler dengesini iyileştirmektedir.”<br />
<br />
<strong>2026’da %3.8, 2027’de %4.3, 2028’de %5 büyüme hedefi</strong><br />
Ekonomik hedefleri gerçekçi varsayımlar ve sağlam temeller üzerine inşa ettiklerini belirten Yılmaz, programın temel hedeflerinden birini, dezenflasyon süreciyle uyumlu ve sürdürülebilir bir büyüme patikasının oluşturduğunu, 2024’te %3.3 seviyesinde gerçekleşen büyümenin, 2025’te aynı düzeyde kalmasını öngördüklerini, dezenflasyon süreci ilerledikçe ve yapısal dönüşümler hayata geçtikçe büyümenin de kademeli olarak güçleneceğini söyledi: “Bu kapsamda, 2026 yılında büyümenin %3.8’e, 2027’de %4.3’e ve 2028’de %5’e ulaşmasını hedefliyoruz. Programın ilk yılından itibaren sıkı para ve maliye politikalarıyla enflasyonu kalıcı şekilde düşürürken büyümeden de taviz vermeyen bir yol haritası çizdik. Önümüzdeki dönemde enflasyonu kalıcı tek haneli seviyelerine düşürürken büyüme potansiyelimizi de dönüşüm adımlarıyla kademeli bir şekilde yukarıya taşıyacağız. Tüketimi sağlıklı bir seviyede sürdürürken katma değeri yüksek bir ekonomiyi inşa etmeyi, özellikle de toplam faktör verimliliğiyle kalıcı, sürdürülebilir, istikrarlı bir büyümeyi sağlamayı hedefliyoruz. Türkiye ekonomisi, önümüzdeki üç yıllık dönemde güçlenen potansiyeliyle hem fiyat istikrarını sağlayacak hem de istikrarlı bir şekilde büyümeye devam edecektir.”<br />
<br />
<strong>“2028’de tarihimizde ilk defa işsizlik oranının %8’in altına inmesini hedefliyoruz”</strong><br />
Cevdet Yılmaz, büyüme hedefi kadar öncelik verdikleri bir diğer temel alanın ise istihdam olduğunu vurguladı: “İstihdam, yalnızca ekonomik bir gösterge olmanın ötesinde, toplumun refah düzeyini doğrudan etkileyen, kapsayıcı kalkınmanın temel unsurlarından birisi. 2024 itibarıyla %8.7 seviyesinde gerçekleşmesini beklediğimiz işsizlik oranının 2025’te %8.5’e, 2026’da %8.4’e, 2027’de ise %8.2’ye gerilemesini öngörüyoruz. 2028 yılında ise tarihimizde ilk defa işsizlik oranının %8’in altına inmesini hedefliyoruz. Bu dört yıllık dönemde ekonomimize yaklaşık 2.5 milyon ilave istihdam kazandırarak, iş gücü piyasasına daha fazla bireyin katılımını sağlamayı ve toplumsal refahı artırmayı hedefliyoruz. Dolayısıyla Türkiye ekonomisi önümüzdeki dönemde, sadece sürdürülebilir büyüme performansıyla değil, aynı zamanda güçlü istihdam kapasitesi ve kapsayıcı kalkınma yaklaşımıyla da ön plana çıkan bir yapı arz etmektedir.”<br />
<br />
<strong>Enflasyonda tek haneli seviyelere kalıcı düşüş hedefi</strong><br />
“Milletimizin sorunu neyse bizim de sorunumuz odur, milletimizin önceliği neyse hükümet olarak bizim de önceliğimiz odur” diyen Yılmaz, şunları ifade etti: “Türkiye ekonomisinin temel önceliği olan enflasyonla mücadelede kararlı ve bütüncül bir yaklaşımla yolumuza devam ediyoruz. 2024’te %44.4 seviyesinde gerçekleşen enflasyonun, 2025’te %28.5’e, 2026’da %16’ya, 2027’de %9’a ve 2028 yılında ise %8 seviyelerine gerileyerek, program dönemi sonunda tek haneli seviyelere kalıcı olarak inmesini hedeflemekteyiz. Bu görünüm yalnızca fiyat istikrarına ulaşma yolunda önemli bir aşamaya işaret etmekle kalmamakta, aynı zamanda vatandaşlarımızın alım gücünün korunması, gelirin adil paylaşımı, ekonomik güvenin güçlenmesi ve yatırım ortamının iyileştirilmesi açısından da kritik bir zemin sağlamaktadır. Geçtiğimiz iki yıllık dönemde bu doğrultuda önemli ilerlemeler kaydettik. 2023 yılında %65 seviyesinde gerçekleşen enflasyon, 2024 sonunda %44 düzeyine gerilemiştir. 2025 yılında ise bu oranın yıl sonunda %30’un altına düşmesini bekliyoruz. Tek haneli enflasyon hedefimize yönelik olarak uygulamakta olduğumuz sıkı, kararlı ve koordineli politikaların önümüzdeki dönemde de aynı disiplinle sürdürüleceğinin altını buradan çizmek isterim. Bu kapsamda, enflasyonda kalıcı düşüşü sağlayarak fiyat istikrarını tesis etme yönündeki kararlılığımızdan hiçbir şekilde taviz verilmeyecektir.”<br />
<br />
<strong>Cari işlemler açığında program tahmininden daha olumlu bir iyileşme bekleniyor</strong><br />
Cevdet Yılmaz, 2023 itibarıyla milli gelire oranla %3.5 seviyesinde gerçekleşen cari işlemler açığının, 2024’te %0.8’e kadar gerilemesinin önemli bir iyileşmeye işaret ettiğinin altını çizdi: “Bu gerçekleşme programda öngördüğümüz %1.7’lik tahminin oldukça altında kalmış ve dış denge açısından olumlu bir görünüm sağlamıştır. 2025 yılında da benzer bir tablo görüyoruz. Programda cari işlemler açığımızın %2 civarında olacağını tahmin etmiştik. Gerçekleşme tahminimiz ise şu anda %1.4 seviyesini göstermektedir.”<br />
<br />
<strong>“Cari işlemler açığının milli gelire oranının 2026’da %1.3, 2027’de 1.2, 2028’de %1’e gerilemesini hedefliyoruz”</strong><br />
“Hızlı bir mali konsolidasyon gerçekleştirmeyi hedefliyoruz”: Cevdet Yılmaz, bu dönemde özellikle ihracatta pazar çeşitliliğinin artması ve enerji maliyetlerindeki düşüşün cari dengeye olumlu katkı sağladığı bilgisini verdi: “2026 ve 2027 yıllarında cari işlemler açığının milli gelire oranının sırasıyla %1.3 ve %1.2 seviyelerine gerilemesi hedeflenmektedir. 2028 yılı itibarıyla ise bu oranın yüzde 1 düzeyine kadar inmesi öngörülmektedir. Cari işlemler dengemizde sağlayacağımız iyileşme, Türkiye’nin dış finansman ihtiyacını da önemli ölçüde azaltacak, dış dengenin sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesini sağlayacaktır. 2026-2028 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program’da (OVP) hızlı bir mali konsolidasyon gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.”<br />
<br />
<strong>İlave tedbirlerle daha sıkı mali duruş</strong><br />
Bütçe açığının milli gelire oranı 2025’te %3.6, 2026’da %3.5, 2028’de%3’ün altında öngörülüyor: Afet sonrası dönemde devam eden ihtiyaçlar süratle karşılanmaya devam edilirken personel giderlerinden sosyal güvenlik harcamalarına varıncaya kadar ilave tedbirlerin etkisiyle mali duruşu daha sıkı hale getirmeyi öngördüklerini kaydeden Yılmaz, “Bütçe açığının milli gelire oranı 2025’te %3.6, 2026 yılında %3.5, dönem sonunda ise %3’ün altında öngörülmektedir. Geçici nitelikte olan deprem harcamaları azaldıkça, bütçe açığının oranı düşmekte, AB Maastricht kriterleriyle uyumlu hale gelmektedir. Nitekim dönem sonunda %3’ün altında bir bütçe açığıyla bunu sağlamış oluyoruz. Birçok AB üyesi ülkenin bugün bu oranı sağlayamadığının da altını çizmek isterim.”<br />
<br />
<strong>2028’de kalıcı makroekonomik istikrar, sürdürülebilir büyüme hedefi</strong><br />
“Türkiye daha güçlü bir konuma yükselecek”: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın açıklamalarına şöyle devam etti: “İzlenen politikalar ve sağlanacak kazanımlarla Türkiye ekonomisi, program dönemi sonunda çok daha güçlü bir tabloya kavuşacaktır. Hedeflerimize doğru kararlılıkla ilerledikçe, 2028 yılının sonunda makroekonomik istikrarın kalıcı şekilde sağlandığı, sürdürülebilir büyümenin tesis edildiği bir ekonomik yapının inşa edildiğini göreceğiz. Böylelikle dönem sonunda yani 2028 perspektifinde ilk defa milli gelirimiz 1.9 trilyon dolara yaklaşmış olacak. Kişi başına düşen gelirimiz 21 bin dolar seviyelerine yükselecek. İhracatımız 300 milyar doları aşacak. Turizm gelirimiz 75 milyar dolara ulaşacak. 2.5 milyon ilave istihdamla işsizlik rakamı ilk defa %8’in altını görmüş olacak ve en önemlisi tek haneli enflasyonla fiyat istikrarı kalıcı bir şekilde sağlanmış olacaktır. Tüm bu hedefler elbette sadece rakamlardan ibaret değildir. Bunlar, milletimizin refahını yükseltmenin, ekonomimizi daha dayanıklı, daha kapsayıcı ve daha güçlü kılmanın göstergeleridir. İnanıyoruz ki Türkiye, sağladığı siyasi istikrar ve güven ortamıyla, önümüzdeki dönemde kararlılıkla uygulanmaya devam edilecek politikalar sayesinde hem içeride hem de küresel ölçekte çok daha güçlü bir konuma yükselmiş olacaktır.”<br />
“Yapısal reformlara odaklandık”: Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda, sadece niceliksel büyümeyi değil, kaliteli ve verimliliğe dayalı sürdürülebilir bir büyüme patikasını esas alması gerektiğini, bu kapsamda, toplam faktör verimliliğini artıracak yapısal reform alanlarına odaklandıklarını, üretim kapasitesini enflasyonist baskı oluşturmadan artıracak politikaları kararlılıkla hayata geçirdiklerini ifade etti.<br />
<br />
<strong>“Yüksek katmadeğerli ve teknoloji yoğun üretime dayalı sanayi dönüşümünü hızlandırdık”</strong><br />
“Yapay zeka, yarı iletkenler, savunma sanayi, biyoteknoloji ve uzay teknolojilerinde özel sektör yatırımlarını destekleyici mekanizmaları güçlendiriyoruz”: Cevdet Yılmaz, sanayinin dönüşümünü yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun üretime dayalı olarak hızlandırdıklarını kaydetti: “Ar-Ge ve yenilikçilik ekosistemimizi güçlendirmeyi, ekonomik güvenliğimizi ve sürdürülebilir büyümemizi tesis edecek şekilde her zamankinden de fazla önceliklendiriyoruz. Yapay zeka, yarı iletkenler, savunma sanayi, biyoteknoloji ve uzay teknolojileri gibi stratejik alanlarda özel sektör yatırımlarını destekleyici mekanizmaları güçlendiriyoruz. Bu sayede girişimcilik altyapımızı daha etkin hale getiriyor ve toplam faktör verimliliğini artırıyoruz. İklim değişikliği ile mücadelede yeşil dönüşümün, aynı zamanda verimlilik artışlarına da önemli katkı sağladığından hareketle düşük karbonlu üretim modelleri, döngüsel ekonomi uygulamaları ve yenilenebilir enerji yatırımları ile üretim maliyetlerini düşürüp, dış enerji bağımlılığımızı azaltarak cari dengeye katkı sağlamayı hedefliyoruz.”<br />
<br />
<strong>“KOBİ’lerin rekabet gücünü artırmayı önceliklendirdik”</strong><br />
Cevdet Yılmaz, dijital dönüşümü hızlandırarak özellikle KOBİ’lerin rekabet gücünü artırmayı önceliklendirdiklerini; 5G, Yapay Zeka ve Nesnelerin İnterneti gibi ileri teknolojilerin üretim süreçlerine entegrasyonunu sağladıklarını, emek ve sermaye verimliliğinde önemli artışlar hedeflediklerini bildirdi.<br />
Gençleri kritik teknolojilerde istihdama yönlendirme, üretim ve ticaretin fiziksel altyapısını güçlendirme: Beşeri sermayeyi güçlendirmenin verimliliğe dayalı büyümenin temel unsuru olduğunu anlatan Yılmaz, bu kapsamda mesleki ve teknik eğitimin kalitesini artırmayı, genç nüfusu kritik teknoloji alanlarında istihdama yönlendirmeyi amaçladıklarını, beceri uyumu programlarıyla iş gücünün dönüşümünü desteklediklerini anlattı: “Üretim ve ticaretin fiziksel altyapısını güçlendirmek üzere organize sanayi bölgeleri (OSB’ler), lojistik merkezler ve demiryolu ulaşımı başta olmak üzere ulaştırma hatlarını bütünleşik bir anlayışla ele alıyoruz. Enerji ve lojistik maliyetlerini azaltmayı, rekabetçiliğimizi artırmayı, verimlilik artışını destekleyen sağlam bir altyapı oluşturmayı hedefliyoruz.”<br />
Akıllı tarımla tarımda verimlilik artışı: Cevdet Yılmaz, modern tarım üretim tekniklerini yaygınlaştırmayı, su gibi kısıtlı doğal kaynakları etkin kullanmayı önceliklendirdiklerini, akıllı tarım uygulamaları, sulama verimliliği ve girdi optimizasyonu ile tarımda verimliliği artırarak sektörel dönüşümü sürdürdüklerini aktardı.<br />
İstihdam politikalarında 4 temel öncelik: Yeni dönemde istihdam politikalarının, 4 temel öncelik etrafında şekilleneceğini, bunların; güvenceli esnek çalışma modellerinin yaygınlaştırılması, işgücüne katılım oranlarının güçlü şekilde artırılması, beceri uyumunun güçlendirilmesi ve atıl işgücünün üretken istihdama yönlendirilmesi olduğunu paylaşan Yılmaz, program döneminde uzaktan, hibrit ve proje bazlı çalışma modellerinin net tanımlara kavuşturularak sosyal taraflarla istişare içinde düzenleneceğini belirtti.<br />
Kadınlar, gençler, engelliler için işgücüne katılımda hedefli programlar devreye alınacak: Cevdet Yılmaz, kadınlar, gençler ve engelliler başta olmak üzere işgücüne katılımda güçlük yaşayan bireyler için hedefli programların devreye alınacağını duyurdu: “Kadın istihdamı açısından erişilebilir bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması öncelikli adımlarımız arasındadır. Nitekim daha geçenlerde Sayın Cumhurbaşkanımız’ın imzasıyla kreş konusunda bir genelge yayınladık. Tüm Türkiye’de adeta seferberlik içinde bu alanda altyapıyı geliştirmeye kararlıyız. Hayat boyu öğrenme yaklaşımı temelinde, müfredatlar ve programlar iş dünyasıyla birlikte yeniden tasarlanacak, stratejik alanlara yönelik programlar, aynı zamanda mesleki ve teknik eğitimde işbaşı uygulamaları ve staj imkanları genişletilecektir. Atıl iş gücünün üretime kazandırılması amacıyla çok yönlü politikalar izlenecektir.”<br />
“Atıl iş gücüne de dikkatle bakıyoruz”: Yılmaz, son dönemde atıl iş gücü konusunda dünya genelinde yükseliş trendi olduğunu, bunu ilk defa programda geniş bir başlık olarak ele aldıklarına, sadece işsizliğe değil atıl iş gücüne de dikkatle baktıklarına değindi.<br />
<br />
<img alt="Cevdet Yilmaz Ovp Cumhurbaskani Yardımcısı Cevdet Yilmaz 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/09/cevdet-yilmaz-ovp-cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-2.jpg" width="1280" /><strong>OVP’nin ana odağı; fiyat istikrarı</strong><br />
Gıda ve sosyal konutta kapsamlı bir program geliyor: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, fiyat istikrarının bu yılki Orta Vadeli Program’ın ana odağını oluşturduğuna, kalıcı tek haneli enflasyon hedefi doğrultusunda uygulanacak politikaların üç temel eksene odaklandığına dikkat çekti: “İlk olarak, makroekonomik politika güçlü eşgüdümünün sürdürülmesi en temel önceliklerimiz. Enflasyon hedeflemesi çerçevesinde para politikasına, maliye ve gelirler politikalarıyla tam bir uyum içinde destek sağlanmaya devam edilecek, Merkez Bankası hedeflere yönelik tüm araçlarını kararlılıkla kullanırken, iletişim stratejileri dahil her alanda istikrarlı görünüm güçlendirecektir. İkinci olarak, arz yönlü politikaların desteklenmesi kapsamında tarımdan gayrimenkule, perakendeden enerjiye kadar her alanda üretim kapasitesini artıracak, arz güvenliğini güçlendirecek adımlar atacağız. Bu konuda özellikle iki alanı çok daha öncelikli görüyoruz. Biri gıda diğeri sosyal konut. Özellikle kiralardaki direncin kırılması ve sosyal adalet açısından sosyal konut projesini çok önemli görüyoruz ve bu yıl sonunda inşallah Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız kapsamlı bir programı kamuoyu ile paylaşmış olacak. Gıda konusunda da sulamaların önceliklendirilmesinden soğuk zincir projelerinin desteklenmesine, birçok boyutu itibarıyla gıda arzını artırmaya dönük politikalar öncelikli konular arasında yer almaya devam edecek. Yönetilen ve yönlendirilen fiyatların hedeflerle uyumunu gözetmeye devam edeceğiz. Dezenflasyon sürecimizi yalnızca para politikası araçlarıyla değil, makro politikaların güçlü eşgüdümü ve arz yönlü tedbirlerle destekleyeceğiz. Böylece kalıcı fiyat istikrarı hedefimize ulaşacağımıza inancımız tamdır.”<br />
<br />
<strong>Makrofinansal istikrar</strong><br />
Bankacılık ve banka dışı sektörde düzenlemeler devam edecek: Makrofinansal istikrarın kalıcı fiyat istikrarını destekleyen, ekonominin önemli dayanak noktaları arasında yer aldığını vurgulayan Yılmaz, Türk lirası mevduatın payının artırılması ve vadesinin uzatılmasına yönelik politikaların yanı sıra iç talebi dengelemek, enflasyon beklentilerini çıpalamak ve cari işlemler açığını azaltmak amacıyla kredi gelişimini takip etmeyi ve üretimi önceleyecek reel sektör finansmanı yoluyla para politikasını desteklemeyi sürdüreceklerini söyledi: “Makro düzeyde baktığımızda finansal şartlar açısından reel sektör için finansal koşulların iyileşeceği bir döngü içindeyiz. Önümüzdeki süreçte geçmişte yaşadıklarımızla mukayese ederseniz daha elverişli bir ortam olacağını söyleyebilirim. Makro düzeydeki bu iyileşmeye ilave olarak, selektif bazda politikalarımızın ana çerçevesini ve istikametini bozmadan reel sektörümüzün yanında olmaya, özellikle emek yoğun, daha hassas sektörleri desteklemeye devam edeceğimizi yine ifade etmek isterim. Bankacılık düzenlememizin uluslararası düzenlemelere uyumunu sağlamaya devam edecek, banka dışı finansal sektör ve ödeme ile elektronik para kuruluşlarına yönelik düzenleme çalışmalarını sürdüreceğiz.”<br />
Katılım finans sektörünün gelişimine desteğe devam: Sermaye piyasalarının etkin işleyişini güçlendirmeye yönelik çalışmaların hayata geçirileceğini, piyasaların derinleşmesi ve yatırımcı tabanının genişlemesi için yeni ürünler geliştirileceğini aktaran Yılmaz, katılım finansın potansiyelini harekete geçirmek üzere kurumsal dönüşümü gerçekleştirilerek sektörün gelişimini desteklemeyi sürdüreceklerini kaydetti.<br />
Dijital sigortacılık ve sigortacılık teknolojilerine mevzuat altyapısı geliyor: Yılmaz, katılım esaslı sigorta ve banka dışı finansal kuruluşlarda düzenleme çalışmaları yapmayı öngördüklerini de paylaştı: “Sigortacılık sektörü mevzuatını iyileştirecek, dijital sigortacılık ve sigortacılık teknolojileri uygulamalarının mevzuat altyapısını oluşturacağız. Ülkemizin sürdürülebilir finans kaynaklarından daha fazla yararlanması için çalışmalar yürütecek, yeşil finans stratejisi ve eylem planını uygulamaya koyacak, yeşil ve sürdürülebilir borçlanma araçlarına yönelik rehberliği güçlendireceğiz. Mali piyasalarımızda finansal teknolojileri geliştirmeye, dijitalleşmenin imkanlarından yararlanmaya devam edeceğiz.”<br />
<br />
<strong>Ödemeler dengesi</strong><br />
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ödemeler dengesini kalıcı biçimde güçlendirmek, yatırım, istihdam, üretim ve nihayetinde ihracat odaklı büyümeyi sürdürülebilir kılmak için altı temel başlığa odaklandıklarını anlattı:<br />
“•Öncelikle, ihracatta yeni ürün ve pazar çeşitliliğini artırarak daha geniş bir coğrafyaya daha katma değerli ürünlerle ulaşmayı hedefledik. İhracatın finansmanında firmalarımıza uygun maliyetli kaynak sağlayarak özellikle teknoloji yoğun, yeşil ve dijital dönüşüm yatırımlarını destekleyecek, rekabetçiliğimizi artıracağız. Ticaret diplomasisinde, mevcut anlaşmaları derinleştirirken yeni pazarlara yönelik anlaşmalarla ihracatçılarımızın önünü açacağız.<br />
•Arz güvenliğinde enerjiden kritik madenlere kadar dışa bağımlılığımızı azaltacak, Türkiye’yi bölgesel bir enerji ticaret merkezi haline getirecek adımları hızlandıracağız.<br />
•Hizmet ihracatında turizm, taşımacılık, bilişim, sağlık, eğitim gibi alanlarda markalaşarak, 300 milyar doları aşan mal ihracatı hedefimizi 150 milyar dolarlık hizmet ihracatı hedefimizle destekleyeceğiz.”<br />
Yılmaz, sürdürülebilir büyümenin en kritik alanlarından biri olarak iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi kapsamında dört temel başlığa odaklandıklarını kaydetti:<br />
•Düzenleyici çerçevenin iyileştirilmesiyle, yatırımcıya öngörülebilirlik sağlayacak, yatırım süreçlerinde güvenceyi artıracak mekanizmaları devreye alacağız. Uyuşmazlıkların hızlı çözümü için hukuki ve dijital altyapıyı güçlendireceğiz. İş ve yatırım süreçlerinin iyileştirilmesinde, şirket kurma ve tasfiye işlemlerini hızlandırıyor, izin ve ruhsat süreçlerini dijital platformlara taşıyarak zaman ve evrak maliyetini asgariye indiriyoruz.<br />
•Rekabetçi yeni yatırımlar için, hayata geçirilen yeni yatırım teşvik sistemiyle stratejik ve büyük ölçekli yatırımlara özel tahsis modellerini etkin bir şekilde uygulayacağız.<br />
•Yatırım yeri arzını artırıyor, yatırım envanteri oluşturarak özel sektör yatırımlarına destek oluyoruz.<br />
• İkiz dönüşüm odaklı yatırımlarda ise yeşil ve dijital dönüşümü destekleyen projeleri önceliklendiriyor, yerli tedarik zincirlerini güçlendirerek KOBİ’lerimizin bu zincirlere daha güçlü şekilde dahil olmasını sağlıyoruz.”<br />
<br />
<strong>Kamu maliyesi</strong><br />
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, kamu maliyesinde temel önceliğin, mali disiplini korurken, etkinlik ve verimliliği artırmak olduğunu, bu çerçevede altı ana başlığa odaklandıklarını; harcamalarda etkinlik çerçevesinde, kamu kaynaklarını daha verimli kullanma, gereksiz harcamaları tasfiye etme, tasarruf odaklı adımlar atma çabasının süreceğini söyledi. Yılmaz, afetlere dirençli yapının finansmanı amacıyla, riskli bölgelerde kentsel dönüşümü hızlandıracaklarını ve afet sigortasını yaygınlaştıracaklarını kaydetti. Cevdet Yılmaz, ekonominin sağlıklı işleyişi bakımından kayıt dışılıkla mücadeleye büyük önem verdiklerini bildirdi: “Bu dönemde yapay zeka ve büyük veri analizleriyle kayıt dışı ekonomiyle mücadelemizi daha da güçlendireceğiz. Vergi kayıp ve kaçaklarını azaltacak, gönüllü uyumu artıracak, dijital denetim araçlarını yaygınlaştıracağız. KİT yönetişim reformu alanında kamu iktisadi teşebbüslerinde hesap verebilirliği, şeffaflığı ve verimliliği artıracağız.”<br />
Yılmaz, sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliği açısından prim tabanını genişleteceklerini, yeni nesil çalışma biçimlerine uyum sağlayacak düzenlemeler yapacaklarını da belirtti: “Sağlık harcamalarında etkinliği artıracağız. Vergilemede adalet ve etkinliğe programımızda büyük önem veriyoruz. Vergi sistemimizi, yatırımı, istihdamı ve büyümeyi destekleyen, gelir dağılımında adaleti gözeten bir yapıda güçlendireceğiz. Özetle, güçlü, şeffaf ve sürdürülebilir bir kamu maliyesiyle hem mali disiplini korumaya devam edecek hem de büyümeyi, adaleti ve sosyal refahı destekleyen kamu mali yapısını daha da güçlendireceğiz. Yeni OVP döneminde hayata geçireceğimiz politikalar ve reformlar, Türkiye ekonomisini sadece bugünün ihtiyaçlarına değil, aynı zamanda Türkiye Yüzyılı’nın fırsatlarına da hazırlayacaktır. Bugüne dek olduğu gibi yeni Orta Vadeli Programımız ile de aynı irade ve aynı kararlılıkla yolumuza devam edecek, ekonomimizin dayanıklılığını artırmayı, sürdürülebilir kalkınmayı hızlandırmayı ve toplumsal refahı daha adil ve kapsayıcı bir temelde güçlendirmeyi sürdüreceğiz. Bizler, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın güçlü liderliği ve vizyonu doğrultusunda ekip ruhuyla, kararlılıkla ve tam bir koordinasyon içinde çalışmaya devam edeceğiz. Hep birlikte, daha müreffeh, daha güçlü ve geleceğe daha emin adımlarla ilerleyen bir Türkiye’yi inşa edeceğimize yürekten inanıyorum.”<br />
<br />
<img alt="Kubbe" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/09/kubbe.jpg" width="1280" /><strong>Merak edilenler, sorulara yanıtlar</strong><br />
Yılmaz, OVP hazırlık sürecinin koordinasyonundan sorumlu olan Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı başta olmak üzere sürece katkı sağlayan tüm taraflara teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sunumunun ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı, açıklamaları şöyle:<br />
•Enflasyonun düştüğü, öngörülebilirliğin arttığı bir ortam büyüme için elverişli. Bu yatırım ortamının iyileştiği ve ekonomik güvenin pekiştiği anlamına geliyor. Enflasyonla büyüme arasında bir çelişki bulunmuyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik tarihine baktığınızda, düşük enflasyon olan dönemlerde daha sürdürülebilir ve yüksek büyümelerin sağlandığını görüyoruz. Dolayısıyla enflasyonu düşürdükçe büyüme potansiyelimizin yukarı taşınacağını rahatlıkla ifade edebilirim. Büyüme performansında 2025’in ikinci çeyreğinde %4.8 gibi yüksek bir oran gözüküyor ama burada baz, mevsim ve takvim etkileri var. Yıl geneline bakıldığında %3.3’lük büyüme ve enflasyon hedeflerimizde oldukça tutarlı bir büyüme performansı ortaya koyduk. Daha önce %4 demiştik ama bu dönemde küresel büyüme geçen yıl yapılan uluslararası tahminlerin altında. Bölgemizde ilave jeopolitik birçok gelişmeyi gördük, tarım sektöründe özellikle don ve kuraklığı da yaşadık, bütün bu etkilerle büyümemiz %3.3 ama bu hiç küçümsenecek bir rakam değil. Dünyadaki vaziyete, bölgemizdeki gelişmelere baktığınızda enflasyonla mücadele edilen bir ortamda oldukça tatmin edici düzeyde büyümemizi sürdürdüğümüzü ve işsizliğimizi tek haneli rakamlarda tutmaya devam ettiğimizi söyleyebilirim.<br />
• Kur hesabı yöntemi: Dalgalı kur rejimi uygulanıyor, kurun seviyesini piyasadaki arz-talep koşulları belirliyor. Spekülatif hadiseler, manipülasyonlar ve aşırı hareketler olduğunda ilgili kurumlar piyasadaki istikrarı sağlamaya dönük müdahalelerde bulunuyor. Bunun ötesinde kur tamamen piyasadaki arz-talep koşulları çerçevesinde gelişmeye devam ediyor. Orta vadede tersine mühendislikle arkadaşlarımız bir kur hesabı yapıyorlar. Halbuki biz OVP’de bir tahmin kullanmıyoruz, bir hesap yöntemi kullanıyoruz. Hesabi bir şey bizim kur olarak kullandığımız rakam. Bu hesaplamalarda kısa vadeli olarak 2025 sonuna ilişkin döviz kuru tahminlerinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarını referans alıyoruz. Yani bu yılın sonuna kadar koyduğumuz kur, bu piyasa katılımcıları anketinin beklentisi. Ondan sonraki yıllar için program dönemi varsayımları ise dolar kurunda herhangi bir reel değerlenme veya reel değer kaybı olmayacağını varsayan, yıllık ortalamada sıfır reel değerlenme kuralına göre hesaplıyoruz bu kuru. Bu doğrultuda, dolar kurunda ABD enflasyon tahminiyle programda öngördüğümüz enflasyon tahmini arasındaki fark kadar artış öngörüyoruz. Bu bir kural. Bu böyle olacak anlamına gelmiyor ama bir hesap yapmak durumundasınız, bu çerçevede yapıyoruz. Bunun ötesinde söylenenlerin spekülatif olduğunu ifade etmek isterim.”<br />
<br />
<strong>“Çelik Kubbe odağımızda olacak”</strong><br />
“Savunma sanayisinde 10 milyar dolar ihracata yaklaşıyoruz”: Tüm dünyada savunma harcamalarının artış trendinde olduğunu, NATO’da bu harcamaların 2035’e kadar %5’e çıkarılması hedefi bulunduğunu hatırlatan Yılmaz, Türkiye’nin savunma sanayisinde bir devrim yaşadığını ifade etti: “Yerlilik ve millilik oranımız %20’lerden %80’lerin üstüne çıktı. Önümüzdeki dönemde de savunma sanayisi başta olmak üzere caydırıcı kapasitemizi artırmaya devam edeceğiz. Çelik Kubbe, odağımızdaki bir proje olacak. Özellikle bu hava savunma sistemleri, caydırıcı sistemler, dronlar gibi birtakım mekanizmalar, öncelikli alanlarımız arasında yer alacak ve Türkiye bu alanlarda büyük mesafe kaydetmeye devam edecek. Savunma sanayisinin üç temel faydası var. Birincisi güvenlik, ikincisi bağımsızlık, üçüncüsü ekonomik ve sosyal refah. Savunma sanayisi olmayan bir ülkenin bağımsız dış politikası olamaz. Savunma sanayisi aynı zamanda büyük bir ihracat kalemi haline gelmiş durumda. İnşallah yakın bir gelecekte 2 haneli ihracatlar göreceğiz, 10 milyar dolara yaklaşıyoruz, bunu da aştığımızı göreceğiz. Savunma sanayimiz nitelikli istihdam ve katma değeri yüksek ihracat oluşturuyor. Sivil endüstrilere de bu sanayinin sirayet etmesiyle ekonomimizin katma değerini çok daha yükseğe taşıyacağımıza inanıyoruz.”<br />
<br />
<strong>Yapılacak reformlarla büyüme potansiyeli artırılacak</strong><br />
Yatırımlarda 5 öncelikli alan: Cevdet Yılmaz, temel meselenin toplam faktör verimliliğini artırmak olduğunu,bu yılki büyümede bunu gördüklerini aktardı. Büyümenin yarıdan fazlasının toplam faktör verimliliği artışından geldiğine işaret eden Yılmaz, ileride de bunu daha rekabetçi ortamla, iyi işleyen kurumsal yapılarla, daha az bürokrasiyle, daha fazla dijitalleşmeyle, beşeri sermaye ve mesleki eğitime yatırımlarla artırmaya devam edeceklerini, bu anlamda 5 alanı önceliklendirdiklerini açıkladı: “Beşeri sermaye, gıda, sosyal konut, enerji ve lojistik alanlarında yapacağımız çalışmalar hem enflasyonla mücadelemize katkı sunacak hem de büyüme perspektifimizi çok daha verimli, rekabetçi bir zeminde sürdürmemizi sağlayacak. Ar-Ge’ye, yeniliğe, girişimciliğe daha fazla yatırım yapmaya devam edeceğiz ve büyüme potansiyelimiz de yükselmiş olacak. Şu anki büyüme seviyemiz potansiyel büyümemizin zaten bir miktar altında. Yapacağımız reformlarla hem büyümemiz hem de potansiyel büyümemiz artacak. İşsizlikte uzun süredir tek haneli rakamlardayız. OVP’lerde öngördüğümüzden daha iyi rakamlarımızdan biri işsizlik. Biz bu yıl için %9’un üzerinde diye tahmin etmiştik ama şu anda %8.5’ler civarında bekliyoruz. Dönem sonunda da 2005’te bugünkü işsizlik serimizin oluşmaya başladığı yıldan itibaren ilk defa %8’in altını görmüş olacağız.”<br />
Atıl iş gücü aşağı çekilecek: Cevdet Yılmaz, ilk defa OVP’de atıl iş gücüne ilişkin politikaları da geniş şekilde ele aldıklarını bildirdi: “EUROSTAT biraz daha düşük hesaplıyor bizim atıl istihdamı, TÜİK biraz daha yüksek hesaplıyor ama önemli değil. Potansiyel iş gücümüzü daha fazla harekete geçirebilmek için mutlaka etkin politikalara ihtiyaç var. Bakım ve kreş hizmetlerinin geliştirilmesi, kadınların iş gücü piyasasına girişinin kolaylaştırılmasına yönelik tedbirlerimiz atıl iş gücümüzün azalmasında en etkili unsurlardan biri olacak. Doğu ve Güneydoğu gibi bölgelerimizde ise mesleki eğitimin ön plana çıktığını görüyoruz. Atıl iş gücünü aşağıya çekebilmek için mesleki eğitime önem vermeyi planlıyoruz. Bütün bu tedbirlerimizle hem işsizlik oranını hem de atıl iş gücünü aşağıya çekmeyi hedefliyoruz.”<br />
“Gençleri ve kadınları ve daha fazla insanımızı kalkınma sürecine dahil edeceğiz”: Cevdet Yılmaz, şunları ifade etti: “Aslolan politika geliştirmek. Kadınların ve belli bölgelerin ön plana çıktığını görüyoruz. Kadınların özellikle bu bakım hizmetleri, kreş, kendilerini daha rahat hissedecekleri çalışma ortamları, böyle ortamlar sağlanınca iş gücüne daha fazla katılacaklarını görüyoruz. Diğer taraftan belli bölgelerde mesleki şeyler var ama bu konuları daha fazla analiz etmek durumundayız. Akademiden de bu konuda destek bekliyoruz. İşin ve iş yapmanın, çalışmanın, bir iş sahibi olmanın değerini topluma daha fazla anlatmamız lazım. Gençlere, kadınlara, belli bölgelere dönük politikalarla daha fazla insanımızı kalkınma sürecine dahil edeceğiz.”<br />
<br />
<img alt="Ovp Tim Mustafa Gultepe" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/09/ovp-tim-mustafa-gultepe.jpg" width="1280" /><strong>“İhracatçılar olarak OVP’de kendimizi bulamadık”</strong><br />
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe’nin, OVP’ye ilişkin yaptığı açıklamalar şöyle:<br />
“• OVP’de bizi daha çok ilgilendiren taraf üretim ve ihracat. Biz ihracatçılar ve üreticiler açısından OVP’de kendimizi bulamadık. 3 seneki OVP’deki rakamlar, 2025 için ihracat hedefimiz 280 milyar dolar, 2025’te 273 milyar olarak revize edildi. Büyümeye net ihracatın katkısı 2 dönemdir eksiydi. Bu OVP’de üretimden, ihracattan değil iç talep ve tüketimden kaynaklı büyüme bekleniyor. İlk 10 ihracatçı arasına girebilmemiz için çift rakamlı büyümemiz lazım. Kura müdahale edilmediği açıklandı ama kurun üzerinde baskı olduğunu görüyoruz. Enflasyonda 10’un altı hedefi 1 sene ötelenmiş gibi gördüm, 2026’dan 2027’ye çekilmiş. Tek haneye inmeden sanayici ve ihracatçı olarak bizi güzel günler görünmeyecek gibi gözüküyor. Dönem içinde umarım farklı stratejiler görürüz. 2.5 sene öncesine kadar ortaya konanlarla üretim ve sanayinin sonuçları ortada. Dezenflasyon süreci daha çok sanayi üzerinden kuruldu. Sonuç olarak Türkiye'nin rekabetçiliğini kaybetmesinden kaynaklı bir sıkıntı var. Büyümenin ihracattan gelmemesinden de belli. Biz diyoruz ki daha çok döviz getirelim, daha çok ihracat yapalım.<br />
•Konkordato ilan eden firma sayısı, ilk 7 ayda geçen yılın tümünü yakaladı: Sanayideki büyümede alt kırılımlara bakmak lazım. Büyümede savunma ve otomotiv öne çıktı. Üretimden ihracat neden aşağı doğru gitti? Kuru baskılamak, kurun enflasyonla ilgili etkileri, yüksek faiz... Tabii ki enflasyonla mücadele edelim. Kur ve enflasyonda farkın 5 puan azına bile razıyız. Enflasyon %30 arttıysa, kurun artışı %25 olsun örneğin. Ona bile razıyız. Son 2 yılda aradaki makas 2.5 katı. Rekabetçilik çok fazla bu kapsamda zarar gördü. Finansmana ulaşmadaki zorluk da yük oldu firmalar üzerinde. Özellikle emek yoğun sektörler daha fazla etkilendi. Geçici mühlet (konkordato) alan firma sayısının sanayinin içerisinde payı düşük, doğru. Fakat 2022-2024 arası 1500 olan sayı, sadece ilk 7 ayda 1700’e yakın. Ekonominin sanayi çarklarının eskisi gibi dönmediği görülüyor. Bizim de farklı destekler konusunda taleplerimiz oluyor. Kredi kullanımında sanayi ve ihracatçıya oranların düşürülmesi. Döviz bozdururken olan baremin %3’ten daha yukarılara çekilmesi. En azından böyle desteklerle sanayimize nefes aldırmaya etkisi olur.<br />
• Diğer ülkelere göre pahalı kalıyoruz: Dünyada Pandemi sonrası zorluk yaşandı. Türkiye o aşamada yatırım yaptı. Ne yapabileceğimizi bütün dünyaya gösterdik. Dışarıdaki resesyon dönemi, son 1.5 yılda aşağı doğru inmeye başladı. Bizim problemlerimiz daha çok ortaya çıktı. Rekabetçilik problemi... Pahalı kalıyoruz, fiyatta sınıfta kalıyoruz. Turizmde de söyleniyor. Biz ihracatı en kötü dönemde artırdık, bu dönemde daha çok destek olabiliriz diyoruz.<br />
• Katma değerli ürünle ne anlatmak istiyoruz? Sektör sektör bakmak lazım. Birinci şu an mücevherat sektörü. Hammaddesi pahalı. Sonra savunma geliyor. 3. hazır giyim. Evet problem var ama hazır giyim çok şeyleri başarmış sektörlerin başında geliyor. 33-34 milyar yapan bir sektörden bahsediyoruz. Üretimin hepsini Anadolu’ya yaymıştık zaten. Net 20 milyar ihracatı var. Hazır giyimin birimi minimum 16 dolar, marka olarak 40-50 dolara gidiyor. Nerede bu katma değer noktası? Hazır giyim sektörü katma değeri yüksek bir sektör, tekstil de öyle. Türkiye’nin ortalaması 1.5 dolar. Dünyada 4 bin üzerinde Türk markası mağazaları, ihracatları var. Marka olarak 2 milyar dolar ihracatı var hazır giyimin. Bu 5-10 sene önce böyle değildi.<br />
• Sorun Türkiye'nin rekabetçiliğini kaybetmesi. Kur, faiz ve ücretler arasındaki dengenin son 3 yılda bozulması. Rakamlar ortada, hangisi ne kadar artmış, ona bakmak lazım. Maliyet girdileri ve çıktıları arasındaki bağlantıya bakılmalı.<br />
• Dezenflasyon süreci sanayi üzerinde büyük bir yara izi bıraktı: Merkez Bankası Başkanımızdan iyi bir haber bekliyoruz. Faiz yüksek. 2 yıldır 45-50 faizle sanayi çarkları döner mi? Yatırım yapmaz adam ya da az yapar, çünkü pahalı. Trump’ın hamleleri var evet. ABD büyük pazar, artırmaya çalışıyoruz. Biz bunları çok rahat yapabiliriz. Düşük kur, yüksek faiz politikası... OVP’de değişim bekliyordum açıkçası. O konuda bir şey değişmemiş. Biraz daha yavaş işleyecek mekanizma. Umarım Merkez Bankası, rezervlerin güçlenmesiyle, elini güçlü tutarak faizleri hızlı bir şekilde aşağı doğru indirmeye çalışır. Çünkü dezenflasyon süreci, 2.5 senede sanayi üzerinde büyük bir yara izi bıraktı. Yazık, bu sektörleri, firmaları kurmak yılları buluyor. Kapatmak ise 5-10 dakika.<br />
• Firmalarda kaynak tükendi: Geçici mühlet alanların içerisinde sanayinin payı düşük. Neden insanlar geçici mühlete başvursun? Hadi %15-20’sinin niyeti bozuk diyelim... İlk 7 ayda 1700 yakınında firma var. 2021-2022-2023 toplamı 1500 küsür. Umuyorum ki çok artmaz. Yıl sonuna kadar 2 bini bulacak gibi görünüyor. Bunun nedenlerine bakmak lazım. Süre uzadı. 1 yıl içerisinde tolere edebiliyorduk, 2.5 yılda yapabildiklerini yaptılar. Firmalarda kaynak tükendi. Yatırım iştahı da olmayınca elinde olan değeri de satamıyorsun. Bina var satacak ama piyasa farklı olduğu için satma şansı yok. İnsan %40-45 faize koyup para kazanmak yerine yatırımı ya da sanayiciliği tercih etmez.<br />
• Kur üzerindeki baskı KKM ile başlamış olan bir hikaye. Bırakılsaydı kurun maliyeti ne kadar olurdu, onu da bilmiyorum. İhracat çok farklı büyüyebilirdi. Bunlar neden-sonuç... Olanın üzerinden şöyle olsaydı demek de kolay.<br />
• Sanayiciler olarak beklentimiz çok net... İhracata iyi bir şekilde direkt destekler lazım. Biz de ekonomiyi ihracata dayalı büyütelim.<br />
• Tarım sektörü çok önemli. Toplamda 30-35 milyar bir ihracat var. Bakanlıkla beraber çalışıyoruz. Çok önem vermemiz gereken konu olduğunun farkındayız. Tarımda dezavantaj şöyle; zaman zaman yasaklamalar oluyor. Örneğin; zeytinyağında oldu. Tarımda önce Türkiye’nin ihtiyacı, daha sonra ihracat. Zaman zaman diğer ülkeler de bizi yasak koyuyor. Tarımda net ihracat var, toprağında üretiyorsun, vatandaşına hizmet ediyorsun ve ihracat yapıyorsun.<br />
• 2026’da OVP'de ihracat hedefi 280 milyar dolar. Mütevazı bir değer ama rekabet koşulları iyileşmezse 280’i yakalamamızı da çok yüksek potansiyelli görmüyorum. En son gelen OVP rakamlarından sonra da çalışma yapacağız.”<br />
<br />
<img alt="Ovp Omer Bolat" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/09/ovp-omer-bolat.jpg" width="1280" /><strong>OVP kapsamında ticarette stratejik adımlar atılacak</strong><br />
Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın, X sosyal medya hesabında, Ticaret Bakanlığı’nın OVP’ye ilişkin yapılan açıklamasına yer verildi. Açıklamada şunlar belirtildi:<br />
Ticaret Bakanlığı, 2026-2028 OVP (Orta Vadeli Program) Kapsamında;<br />
•İhracatta Rekabetçiliğin Artırılması,<br />
•Yeni Pazarlarda Güçlenme,<br />
•Yerli Üretimin Korunması,<br />
•İthalat Bağımlılığının Azaltılması,<br />
•Dış Ticarette İş Süreçlerinin Kolaylaştırılması, Hedefleri Doğrultusunda Stratejik Adımlar Atacaktır.<br />
<br />
<strong>Küresel Ekonomide Belirsizlikler Arasında Güçlü Yol Haritası: </strong>Küresel düzeyde belirsizliklerin, jeopolitik gerilimlerin ve ekonomik kırılganlıkların arttığı bir dönemde, OVP Türkiye ekonomisinin yol haritası niteliği taşımaktadır. Dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve küresel ticaretin yeniden şekillendiği bir süreçte OVP, etkin, ekonomi politikalarının uygulanmasında kılavuz olacaktır.<br />
<br />
<strong>OVP Kapsamında Ticaret Bakanlığı’nın Öncelikleri: </strong><br />
İhracatta Rekabetçiliğin Artırılması ve Yeni Pazarlarda Güçlenme<br />
Cari İşlemler Dengesinde Kalıcı İyileşme<br />
Yerli Üretimin Korunması ve İthalat Bağımlılığının Azaltılması<br />
Enflasyonla Mücadele ve Piyasa Dengesinin Güçlendirilmesi<br />
Dış Ticarette İş Süreçlerinin ve İhracat İşlemlerinin Kolaylaştırılması<br />
Ticaretin Yüzyılı İçin Stratejik Adımlar<br />
<br />
<strong>İhracatta Stratejik Hedefler (2025-2028)</strong><br />
•2025 yılı için 273.8 milyar dolar mal ihracatı hedeflenmektedir.<br />
•2026 yılında bu rakamın 282.0 milyar dolara yükselmesi planlanmaktadır.<br />
•Program döneminin sonunda, 2028 yılında mal ihracatının 308.5 milyar amaçlanmaktadır.<br />
•Ürün ve Pazar çeşitliliği artırılarak dünya ticaretinden alınan pay yükseltilecektir.<br />
<br />
<strong>Cari İşlemler Dengesinde Kalıcı İyileşme </strong><br />
•2025 yılında 22.6 milyar dolar olması öngörülen cari işlemler açığı, 2028 yılında kademeli olarak 18.5 milyar dolara düşürülecektir.<br />
•Cari işlemler açığının GSYH içindeki payı, 2025’teki %1.4 seviyesinden 2028 yılı sonunda %1.0 seviyesine indirilecektir.<br />
•Teknoloji yoğun üretim ve yüksek katma değerli ihracatla cari denge güçlendirilecektir.<br />
•İthalatın yerli üretim üzerinde neden olduğu tehditlere karşı uluslararası yükümlülükler çerçevesinde yerli üretimin korunması sağlanacak ve ithalata bağımlılığı azaltılması yönünde üretim ve teşvik politikaları uygulamaya devam edilecektir.<br />
<br />
<img alt="Ovp Tobb Rifat Hisarciklioglu" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/09/ovp-tobb-rifat-hisarciklioglu.jpg" width="1280" /><strong>“Kamu-özel sektör işbirliğiyle hızlı adımlar atılması gerekiyor”</strong><br />
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun yeni OVP’ye ilişkin açıklaması şöyle:<br />
“Program kapsamında enflasyonla mücadele, sürdürülebilir büyüme, kamu maliyesi, iş ve yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik adımlara geniş bir şekilde yer verilmesi olumludur. Programda yer alan hedefler ve tedbirler, iş dünyamız açısından yakından takip ettiğimiz ve devamlı vurguladığımız pek çok hususu da içermektedir.<br />
<br />
Özellikle;<br />
•KOBİ’ler öncelikli olmak üzere reel sektörün finansmana erişiminin kolaylaştırılması,<br />
•Emek yoğun sektörlere ek destekler verilmesi,<br />
•Ülkemizin üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesinin korunması,<br />
•İşgücü piyasasında ve mesleki eğitimde reform yapılması,<br />
•Artan korumacılık ve küresel ticaret savaşları döneminde yerli sanayimizin korunması ve rekabet gücünün artırılması bizim açımızdan öncelikli konulardır.<br />
Bu alanlarda somut çözümler ve ilerlemeler sağlamak adına, kamu–özel sektör işbirliği içinde hızlı adımlar atılması gerekiyor. Bizler de iş dünyası olarak ülkemizin hedefleri doğrultusunda tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.”<br />
<br />
<strong>“İhracatın finansmanı konusuna programda ayrıca yer verilmesi önemli”</strong><br />
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, küresel risklerin dikkate alındığı bir OVP gördüklerini söyledi. Mal ve hizmet ihracatını artırmanın programın temel amaçlarından birisi olduğunu belirten Olpak, sıklıkla gündeme getirdikleri ihracatın finansmanı konusuna programda ayrıca yer verilmesinin önemli olduğunu kaydetti: “Mala ilave olarak hizmet ihracatına ayrı vurgu yapılması, başta KOBİ’ler olmak üzere yeşil ve dijital dönüşüm ile katma değeri yüksek teknoloji üretiminin desteklenmesi gibi başlıklar iş dünyası olarak önemli konular. Manşet işsizlik yanında atıl iş gücüne ayrı bir pencere açılarak işgücü piyasası ve mesleki eğitimde reform hedefi de beşeri sermayemizin gelişimi açısından değerli. Ek olarak, programda ticari diplomasiye yönelik bir başlık açılması da hem DEİK olarak sorumluluğumuzu artırmış hem de bizi onore etmiştir. Diğer taraftan, enflasyonla mücadele, mali disiplin, finansal istikrar, kaliteli finansmana kolay ve yeterince erişim, iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi ile ilgili atılacak adımlarda, piyasayı da rahatlatacak bir dengenin gözetilmesi kaçınılmaz olacaktır. 1.9 trilyon dolar GSYH ve 21 bin dolar seviyesinde kişi başı milli gelir gibi önemli hedeflerimize doğru yol alırken, net ihracatın büyümeye katkısı üzerine daha fazla odaklanmamız, mevcut kanalları daha fazla desteklemeye devam ederken, ilave yük getirmeden kazanç sağlayabilecek transit ticaret, az bir destekle büyük katma değer sağlayacak yurt dışı teknik müşavirlik ve yurt dışı müteahhitlik hizmetlerine mevcutların dışında yaklaşımlarla daha özel destekler verilmesi gibi yeni uygulamaların önümüzü açacağına inanıyoruz.<br />
<br />
<strong>“İhracatçılar olarak OVP’de kendimizi bulamadık”</strong><br />
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe’nin, OVP’ye ilişkin yaptığı açıklamalar şöyle:<br />
“- OVP’de bizi daha çok ilgilendiren taraf üretim ve ihracat. Biz ihracatçılar ve üreticiler açısından OVP’de kendimizi bulamadık. 3 seneki OVP’deki rakamlar, 2025 için ihracat hedefimiz 280 milyar dolar, 2025’te 273 milyar olarak revize edildi. Büyümeye net ihracatın katkısı 2 dönemdir eksiydi. Bu OVP’de üretimden, ihracattan değil iç talep ve tüketimden kaynaklı büyüme bekleniyor. İlk 10 ihracatçı arasına girebilmemiz için çift rakamlı büyümemiz lazım. Kura müdahale edilmediği açıklandı ama kurun üzerinde baskı olduğunu görüyoruz. Enflasyonda 10’un altı hedefi 1 sene ötelenmiş gibi gördüm, 2026’dan 2027’ye çekilmiş. Tek haneye inmeden sanayici ve ihracatçı olarak bizi güzel günler görünmeyecek gibi gözüküyor. Dönem içinde umarım farklı stratejiler görürüz. 2.5 sene öncesine kadar ortaya konanlarla üretim ve sanayinin sonuçları ortada. Dezenflasyon süreci daha çok sanayi üzerinden kuruldu. Sonuç olarak Türkiye'nin rekabetçiliğini kaybetmesinden kaynaklı bir sıkıntı var. Büyümenin ihracattan gelmemesinden de belli. Biz diyoruz ki daha çok döviz getirelim, daha çok ihracat yapalım.<br />
•<strong>Konkordato ilan eden firma sayısı, ilk 7 ayda geçen yılın tümünü yakaladı: </strong>Sanayideki büyümede alt kırılımlara bakmak lazım. Büyümede savunma ve otomotiv öne çıktı. Üretimden ihracat neden aşağı doğru gitti? Kuru baskılamak, kurun enflasyonla ilgili etkileri, yüksek faiz... Tabii ki enflasyonla mücadele edelim. Kur ve enflasyonda farkın 5 puan azına bile razıyız. Enflasyon %30 arttıysa, kurun artışı %25 olsun örneğin. Ona bile razıyız. Son 2 yılda aradaki makas 2.5 katı. Rekabetçilik çok fazla bu kapsamda zarar gördü. Finansmana ulaşmadaki zorluk da yük oldu firmalar üzerinde. Özellikle emek yoğun sektörler daha fazla etkilendi. Geçici mühlet (konkordato) alan firma sayısının sanayinin içerisinde payı düşük, doğru. Fakat 2022-2024 arası 1500 olan sayı, sadece ilk 7 ayda 1700’e yakın. Ekonominin sanayi çarklarının eskisi gibi dönmediği görülüyor. Bizim de farklı destekler konusunda taleplerimiz oluyor. Kredi kullanımında sanayi ve ihracatçıya oranların düşürülmesi. Döviz bozdururken olan baremin %3’ten daha yukarılara çekilmesi. En azından böyle desteklerle sanayimize nefes aldırmaya etkisi olur.<br />
•<strong>Diğer ülkelere göre pahalı kalıyoruz:</strong> Dünyada Pandemi sonrası zorluk yaşandı. Türkiye o aşamada yatırım yaptı. Ne yapabileceğimizi bütün dünyaya gösterdik. Dışarıdaki resesyon dönemi, son 1.5 yılda aşağı doğru inmeye başladı. Bizim problemlerimiz daha çok ortaya çıktı. Rekabetçilik problemi... Pahalı kalıyoruz, fiyatta sınıfta kalıyoruz. Turizmde de söyleniyor. Biz ihracatı en kötü dönemde artırdık, bu dönemde daha çok destek olabiliriz diyoruz.<br />
•Katma değerli ürünle ne anlatmak istiyoruz? Sektör sektör bakmak lazım. Birinci şu an mücevherat sektörü. Hammaddesi pahalı. Sonra savunma geliyor. 3. hazır giyim. Evet problem var ama hazır giyim çok şeyleri başarmış sektörlerin başında geliyor. 33-34 milyar yapan bir sektörden bahsediyoruz. Üretimin hepsini Anadolu’ya yaymıştık zaten. Net 20 milyar ihracatı var. Hazır giyimin birimi minimum 16 dolar, marka olarak 40-50 dolara gidiyor. Nerede bu katma değer noktası? Hazır giyim sektörü katma değeri yüksek bir sektör, tekstil de öyle. Türkiye’nin ortalaması 1.5 dolar. Dünyada 4 bin üzerinde Türk markası mağazaları, ihracatları var. Marka olarak 2 milyar dolar ihracatı var hazır giyimin. Bu 5-10 sene önce böyle değildi.<br />
•Sorun Türkiye'nin rekabetçiliğini kaybetmesi. Kur, faiz ve ücretler arasındaki dengenin son 3 yılda bozulması. Rakamlar ortada, hangisi ne kadar artmış, ona bakmak lazım. Maliyet girdileri ve çıktıları arasındaki bağlantıya bakılmalı.<br />
<br />
<strong>Dezenflasyon süreci sanayi üzerinde büyük bir yara izi bıraktı</strong><br />
•Merkez Bankası Başkanımızdan iyi bir haber bekliyoruz. Faiz yüksek. 2 yıldır 45-50 faizle sanayi çarkları döner mi? Yatırım yapmaz adam ya da az yapar, çünkü pahalı. Trump’ın hamleleri var evet. ABD büyük pazar, artırmaya çalışıyoruz. Biz bunları çok rahat yapabiliriz. Düşük kur, yüksek faiz politikası... OVP’de değişim bekliyordum açıkçası. O konuda bir şey değişmemiş. Biraz daha yavaş işleyecek mekanizma. Umarım Merkez Bankası, rezervlerin güçlenmesiyle, elini güçlü tutarak faizleri hızlı bir şekilde aşağı doğru indirmeye çalışır. Çünkü dezenflasyon süreci, 2.5 senede sanayi üzerinde büyük bir yara izi bıraktı. Yazık, bu sektörleri, firmaları kurmak yılları buluyor. Kapatmak ise 5-10 dakika.<br />
•<strong>Firmalarda kaynak tükendi:</strong> Geçici mühlet alanların içerisinde sanayinin payı düşük. Neden insanlar geçici mühlete başvursun? Hadi %15-20’sinin niyeti bozuk diyelim... İlk 7 ayda 1700 yakınında firma var. 2021-2022-2023 toplamı 1500 küsür. Umuyorum ki çok artmaz. Yıl sonuna kadar 2 bini bulacak gibi görünüyor. Bunun nedenlerine bakmak lazım. Süre uzadı. 1 yıl içerisinde tolere edebiliyorduk, 2.5 yılda yapabildiklerini yaptılar. Firmalarda kaynak tükendi. Yatırım iştahı da olmayınca elinde olan değeri de satamıyorsun. Bina var satacak ama piyasa farklı olduğu için satma şansı yok. İnsan %40-45 faize koyup para kazanmak yerine yatırımı ya da sanayiciliği tercih etmez.<br />
•Kur üzerindeki baskı KKM ile başlamış olan bir hikaye. Bırakılsaydı kurun maliyeti ne kadar olurdu, onu da bilmiyorum. İhracat çok farklı büyüyebilirdi. Bunlar neden-sonuç... Olanın üzerinden şöyle olsaydı demek de kolay.<br />
•Sanayiciler olarak beklentimiz çok net... İhracata iyi bir şekilde direkt destekler lazım. Biz de ekonomiyi ihracata dayalı büyütelim.<br />
•Tarım sektörü çok önemli. Toplamda 30-35 milyar bir ihracat var. Bakanlıkla beraber çalışıyoruz. Çok önem vermemiz gereken konu olduğunun farkındayız. Tarımda dezavantaj şöyle; zaman zaman yasaklamalar oluyor. Örneğin; zeytinyağında oldu. Tarımda önce Türkiye’nin ihtiyacı, daha sonra ihracat. Zaman zaman diğer ülkeler de bizi yasak koyuyor. Tarımda net ihracat var, toprağında üretiyorsun, vatandaşına hizmet ediyorsun ve ihracat yapıyorsun.<br />
•2026’da OVP'de ihracat hedefi 280 milyar dolar. Mütevazı bir değer ama rekabet koşulları iyileşmezse 280’i yakalamamızı da çok yüksek potansiyelli görmüyorum. En son gelen OVP rakamlarından sonra da çalışma yapacağız.”<br />
<br />
<strong>Yeni OVP, güncel hedefler ortaya koymakta</strong><br />
YASED (Uluslararası Yatırımcılar Derneği) Başkanı Tolga Demirözü, şunları söyledi: “2024 OVP’sinde öngörülen iç talepteki dengelenme hızlı gerçekleşirken, dezenflasyon sürecinde hedeflenen enflasyon rakamlarının gerisinde kalındı. Yeni OVP, enflasyonla mücadeleye odaklanan ve makroekonomik patikaya yakınsayan güncel hedefler ortaya koymakta. Bu çerçevede, büyüme hedeflerinin aşağı yönlü revize edilmesini, fiyat istikrarının önceliklendirildiğini ve enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesine yönelik kararlılığın sürdüğünün bir göstergesi olarak görüyoruz. Büyümenin kompozisyonuna bakıldığındaysa; ekonomide dengelenme sürecinin sürdürüldüğü ve tüketim yerine yatırım ile ihracatı önceliklendiren bir yaklaşımın benimsendiği görülmekte. Mevcut sıkı para ve maliye politikası çerçevesinde, bu hedeflere ulaşmak için üretim kapasitesini ve arzı artıracak yapısal reformların hayata geçirilmesi kritik öneme sahip. Büyümenin ancak bu şekilde, enflasyon üzerinde ek baskı yaratmadan sürdürülebilir olabileceğini ve dezenflasyon sürecine doğrudan katkı sağlayabileceğini düşünüyoruz. Bu bağlamda, yatırım ortamının güçlendirilmesi, verimliliği artıracak dijital ve yeşil dönüşüm yatırımlarının teşvik edilmesi ve üretimde katma değeri yükseltecek adımların hızla uygulanması büyük önem taşımakta. Güvenceli esnek çalışma modellerinin devreye alınması kritik öneme sahip. Vergi sorumluluklarını yerine getiren mükelleflerin motivasyonunu artıracak yeni politika ve önlemlerin de hayata geçirilmesini bekliyoruz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KAPAK</category>
      <guid>https://kobi-efor.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-tarafindan-orta-vadeli-program-ovp-2026-2028-aciklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Oct 2025 00:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/09/ovp-s.jpg" type="image/jpeg" length="65929"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sürdürülebilir kalkınma için “Enerjide ve Üretimde Sürdürülebilirlik”]]></title>
      <link>https://kobi-efor.com.tr/surdurulebilir-kalkinma-icin-enerjide-ve-uretimde-surdurulebilirlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kobi-efor.com.tr/surdurulebilir-kalkinma-icin-enerjide-ve-uretimde-surdurulebilirlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Derinleşen iklim ve ekonomi krizleri, savaşlar, bölgesel çatışmalar, küresel resesyon tehdidiyle karşı karşıya kalan Dünya ve Türkiye için günümüzde kalkınma ve dönüşümde en önemli kavram; “sürdürülebilirlik.” Bu süreçte yeşil, dijital ve toplumsal dönüşen (üçüz dönüşüm; 3D), adil değer paydaşlığını önemseyen şirketleri ve ülkeleri fırsatlar beklerken; dönüşemeyenler içinse ciddi tehditler ve riskler söz konusu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Burada stratejik hareket noktası ise; “Enerjide ve Üretimde Sürdürülebilirlik.” Enerjide ve üretimde sürdürülebilirlik; sürdürülebilir kalkınma için ekonomik büyüme, çevresel koruma ve toplumsal faydayı bütünleştiren bir yol haritası sunuyor.<br />
Derinleşen iklim ve ekonomi krizleri, savaşlar, bölgesel çatışmalar; üretim, tüketim, ticaret gibi insanların yaşamlarının devam etmesini sağlayan ekonomik faaliyetlerin durma noktasına gelmesi ve küresel resesyon tehdidiyle karşı karşıya kalan Dünya ve Türkiye için günümüzde kalkınma ve dönüşümde en önemli kavram; “sürdürülebilirlik.” Uzmanlar, ekonomik krizle, resesyon ve iklim değişikliğiyle mücadelede yeşil dönüşüm ve dijital dönüşümle birlikte fosil yakıtlardan yenilenebilir enerji kaynaklarına geçerek sıfır karbon hedefine doğru hızlı adımlar atmanın; Endüstri 4.0’a ilerlerken Toplum 5.0 kavramını da gözardı etmeden hareket etmenin öneminin altını çiziyor. Bütün bu krizlerden çıkmanın, küresel resesyon tehlikesini atlatmanın, riskleri ve tehditleri fırsata çevirmenin yol haritasında stratejik hareket noktası; “Enerjide ve Üretimde Sürdürülebilirlik.”<br />
<br />
<strong>‘Sürdürülebilirlik’ nedir?</strong><br />
‘Sürdürülebilirlik’ kavramının birçok farklı tanımı var. “Daimi olma yeteneği” veya “Hayatın belli bir yaşam döngüsü içinde devam etmesi” diye özetlenen Sürdürülebilirlik; “Kaynakların sömürülmesi, yatırımların yönü, teknolojik gelişmenin yönlendirilmesi ve kurumsal değişimin uyum içinde olduğu; insan ihtiyaçlarını ve isteklerini karşılayabilme potansiyelinin hem günümüzde hem de gelecek için korunduğu dengeli bir ortamda değişimin sağlanması” diye de tanımlanıyor. “Başka canlıların yaşamlarını bugün ve gelecekte tehlikeye sokmadan üretim yapmak” veya “Gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama yeteneğinden ödün vermeden bugünün ihtiyaçlarını karşılamak” olarak da tanımlanan “Sürdürülebilirlik”, uluslararası ve ulusal hukuk, kentsel planlama ve ulaşım, tedarik zinciri yönetimi, yerel ve bireysel yaşam tarzı ve etik tüketim konularını da ilgilendiren sosyal bir mücadele.<br />
Uzmanlar, daha sürdürülebilir yaşamanın yollarının; yaşam koşullarını yeniden düzenlemek (eko-köyler, eko-belediyeler, akıllı ve sürdürülebilir şehirler), ekonomik sektörleri veya iş uygulamalarını yeniden değerlendirmek (permakültür, yeşil binalar, sürdürülebilir tarım), yeni teknolojiler geliştirmek için bilimi kullanmak (yeşil teknolojiler, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir füzyon ve füzyon gücü) veya sistemleri esnek ve geri dönüşümlü tasarlamak ve doğal kaynakları koruyan bireysel yaşam tarzlarını ayarlamak, döngüsel ekonomiye geçiş gibi birçok şekil alabileceğini ifade ediyor.<br />
Sürdürülebilirlik ile nihai hedef; insan-ekosistem dengesinin (homoestaz) sağlanması. ‘Sürdürülebilir kalkınma’ ise sürdürülebilirliğin son noktasına götüren bütünsel yaklaşım ve zamansal süreçleri ifade ediyor. Sürdürülebilirliğin önündeki engeller ise çok ve çeşitli; çevresel bozulma, iklim değişikliği, aşırı tüketim, nüfus artışı, göçler, savaşlar, bölgesel çatışmalar, toplumların kapalı bir sistemde sınırsız ekonomik büyüme peşinde olması…. Sürdürülebilirlik, “Şimdi ve gelecekte; tüm türler için arzu edilen bir gezegeni sağlamak için; ekolojik esneklik, ekonomik refah, siyasi adalet ve kültürel canlılık arasındaki dengeyi koruyan ve olumsuz etkiyi en aza indiren sorumlu ve proaktif karar verme; yenilikçilik ve adil değer paylaşımı” demek aynı zamanda.<br />
<br />
<strong>Sürdürülebilirlik kavramı ne zaman ortaya çıktı?</strong><br />
Uzmanlar, Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde çalışan Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu’nun (Dünya Ekonomik Kalkınma Komisyonu-WCED) 1987’de yayınladığı ‘Ortak Geleceğimiz-Our Common Future’ adlı raporuyla (Brundtland Raporu) kamuoyunun küresel anlamda ‘sürdürülebilirlik’ kavramıyla tanıştığını aktarıyor. Brundtland Raporu, sürdürülebilirlik kavramını; “İnsanlık, doğanın gelecek kuşakların gereksinimlerine cevap verme yeteneğini tehlikeye atmadan, günlük ihtiyaçları temin ederek, kalkınmayı sürdürülebilir kılma yeteneğine sahiptir” diye tanımlıyor.<br />
1992’de Rio de Janerio’da düzenlenen BM Çevre ve Kalkınma Konferansı’nda (Rio Konferansı), Gündem 21, Rio Bildirisi ve Orman İlkeleri kabul edildi, ayrıca BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ile BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi imzaya açıldı. Konferansta alınan kararlar doğrultusunda hazırlanan BM Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi 1994’te imzaya açıldı. Kalkınma için evrensel çerçeve çizen BM Binyıl Zirvesi’nde hükümetler tarafından 2000’de kabul edilen Binyıl Bildirisi ve Binyıl Kalkınma Hedefleri, 2015’i hedefledi. Eylül 2002’de Johannesburg’da ‘Dünya Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi’ gerçekleştirildi, 2012’de BM Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı (Rio+20) düzenlendi ve sonucunda ‘İstediğimiz Gelecek’ isimli kalkınma için yol haritası niteliğindeki sonuç belgesi kabul edildi. BM’nin 2000’deki Milenyum Zirvesi’nde kabul ettiği Binyıl Kalkınma Hedefleri’nin devamı niteliğinde 2015’te New York’ta, Türkiye’nin dahil olduğu 193 ülkenin oybirliğiyle 17 hedef ve 169 alt hedefle Gündem 2030: BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH) kabul edildi. Bu 17 amaç çerçevesinde AB Komisyonu tarafından 2019’da Yeşil Mutabakat yayımlandı, Türkiye’de 2021’de Yeşil Mutabakat Eylem Planı’nı açıkladı, Paris İklim Anlaşması’nı onayladı ve 2053 yılına kadar karbon emisyonlarını sıfırlama sözü verdi.<br />
<strong>Sürdürülebilirlikte öne çıkanlar:</strong> Sürdürülebilirlik kavramı sadece doğa için değil pek çok farklı alanda da kullanılıyor. Türkiye’de artık hemen her sektörde sürdürülebilirlik kavramı yerleşmiş durumda. Şirketlerin sürdürülebilirlik endeksi ve sürdürülebilirlik raporları oluşturarak gündemlerine aldığı kavram; ‘döngüsel ekonomi ve sürdürülebilirlik’, ‘sürdürülebilir kalkınma’, ‘sürdürülebilir kalkınmada iş dünyası ve sanayi’, ‘sürdürülebilir kalkınmada bilgi ve iletişim’, ‘sürdürülebilir kalkınma ve yeşil büyüme’, ‘biyoçeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir kalkınma’, ‘biyoekonomi ve biyoçeşitlilik’, ‘iklim değişikliği ve sürdürülebilir kalkınma’, ‘yönetişim ve sürdürülebilir kalkınma’, ‘paylaşım ekonomisi’, ‘yeşil dönüşüm finansmanı’, ‘yeşil kümelenmeler’, ‘endüstriyel simbiyoz’, ‘enerji verimliliği’, kaynak verimliliği’, ‘temiz üretim teknolojileri’ ‘atık yönetimi’, ‘geridönüşüm’, ‘sürdürülebilir tedarik zinciri’; ‘yeşil tedarik zinciri ve yeşil lojistik’, ‘tersine tedarik zinciri ve tersine lojistik’, “enerjide ve üretimde sürdürülebilirlik” gibi birçok farklı boyutuyla karşımıza çıkıyor. Özel sürdürülebilirlik türleri; sürdürülebilir tarım, sürdürülebilir mimari veya ekolojik ekonomiyi de içeriyor.<br />
<br />
<strong>Sürdürülebilirlikte gelişme boyutları: Ekonomi, Çevre, Sosyal ve Kültür</strong><br />
Sürdürülebilirlik, birbiriyle içiçe geçmiş 3 temel etki alanıyla tanımlanıyor: Ekonomik, Çevresel, Sosyal. 2005 Dünya Sosyal Gelişme Zirvesi ekonomik gelişim, sosyal gelişim ve çevre koruma gibi sürdürülebilir kalkınma hedeflerini belirledi. Sürdürülebilirliğin üç boyutunun, birbirine bağımlı ve uzun vadede hiçbirinin diğerleri olmadan var olamayacağı vurgulanıyor. Bazı uzmanlar ‘gelecek nesiller’i de bir boyut olarak öngörüyor. Sürdürülebilir gelişmenin alt etki alanları; kültürel, teknolojik ve politik kabul ediliyor. BM Binyıl Beyanı, ekonomik kalkınma, sosyal gelişme ve çevre koruma dahil olmak üzere sürdürülebilir gelişmeyle ilgili ilkeleri ve anlaşmaları tanımlarken 3 boyut kullanmaya devam etti: ekonomi, çevre ve sosyal sürdürülebilirlik. Son yıllardaki tartışmalarla Sürdürülebilirlik Halkaları yaklaşımı; ekonomik, ekolojik, politik ve kültürel sürdürülebilirlik olarak 4 birbirinden ayrı boyut belirledi. Bu yaklaşım, BM, UNESCO ve Gündem 21 ve özellikle de ‘kültür’ü 4. sürdürülebilir gelişme boyutu olarak belirten ‘Kültür İçin Gündem 21’le uyum içinde. Bu model, günümüzde BM Şehirler Programı ve Metropolis gibi kurumlar tarafından kullanılıyor. Başka bir model, insanların tüm ihtiyaçlarını ve özlemlerini 7 değişkenle sağlamaya çalıştıklarını gösteriyor: ekonomi, toplum, meslek grupları, hükümet, çevre, kültür ve fizyoloji. Uzmanlar, “İnsan sürdürülebilirliği 7 boyutun tümünde sürdürülebilirliğe ulaşarak sağlanabilir” diyor.<br />
<br />
<strong>Enerjide Sürdürülebilirlik</strong><br />
Modern ekonomilerin can damarı olarak nitelenen enerjinin sürdürülebilir olması hayati önemde. Fosil yakıt temelli enerji üretimi, iklim değişikliğinin başlıca sebebi olan sera gazı emisyonlarını artırıyor ve gezegenin ekolojik dengesini tehdit ediyor. Bu nedenle enerjide sürdürülebilirlik, sadece çevresel bir zorunluluk değil, aynı zamanda ekonomik rekabet gücünün ve toplumsal refahın anahtarı olarak görülüyor ve iklim krizine karşı verilen küresel mücadelenin merkezinde yer alıyor. Enerji sektörü, hem en yüksek sera gazı emisyonlarının kaynağı hem de aynı zamanda en büyük dönüşüm fırsatını barındıran alan. Fosil yakıtlara dayalı geleneksel enerji yapısı artık hem çevresel hem de ekonomik açıdan sürdürülemez hale gelirken; yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek bir tercihten ziyade zorunluluk.<br />
<br />
<strong>Rakamlarla enerjide sürdürülebilirlik</strong><br />
Dünyada iklim değişikliğiyle mücadele ve karbon emisyonlarının azaltılmasında temiz enerjiye yönelimin hızla yükseldiğini rakamlar bize gösteriyor. Küresel yenilenebilir enerji kurulu kapasitesi 5 yılda %58.1 artışla 4 bin 448 gigavata ulaştı.<br />
<strong>- Kapasite ve üretim hızla yeşile dönüyor. </strong>Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) ‘Yenilenebilir Enerji Kapasite İstatistikleri 2025’ Raporu’na göre; 2024 sonunda dünyanın yenilenebilir kurulu gücü 4.448 GW’a ulaştı; bunun %157.6 artışla 1.865 GW’ı güneş (güneş enerji santralleri-GES), %54.4 artışla 1.133 GW’ı rüzgar (rüzgar enerji santralleri-RES). Biyokütle (biyokütle santralleri) %15.3 artışla 151 GW’a, jeotermal (jeotermal enerji santralleri-JES) %7 artışla 15 GW’a, hidroelektrik (hidroelektrik santralleri-HES) kapasitesi ise 5 yılda %6 artarak 1.283 GW’a ulaştı. Uzmanlar yenilenebilir enerji ve nükleer dahil olmak üzere temiz enerji kaynaklarının küresel elektrik tüketiminin %40.9’unu karşılayarak küresel elektrik üretiminde yeni bir dönüm noktasına ulaşıldığını işaret ediyor.<br />
- “2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi” ile kararlı bir yol haritasına sahip Türkiye, 2035’e kadar güneş ve rüzgar enerjisinin kurulu gücünü 4 kat artırarak 120 bin megavata yükseltmeyi planlıyor. IRENA Yenilenebilir Enerji Kapasitesi İstatistikleri 2025 Raporu’na göre 2020-2024 döneminde yenilenebilir enerji kurulu gücünü %40.8 yükselten Türkiye, dünyada temiz enerji kapasitesinde ciddi artış gösteren ülkeler arasında yer alıyor. Söz konusu dönemde, Türkiye’de GES kurulu gücü %198.2, RES kurulu gücü %46.8 ve biyokütle santrallerinin kapasitesi %82.8, JES kapasitesi %7.5, HES kapasitesi %4.5 arttı. Geçen yıl Türkiye’de yenilenebilir enerjinin elektrik kapasitesi içindeki payı ise %59.3 ile dünya ortalaması olan %46.4’ün çok üzerinde yer aldı.<br />
<strong>- AB’de elektrik karışımı dönüştü.</strong> Uzmanlara göre; 2024’te AB elektrik üretiminin <strong>%46.9’u</strong> yenilenebilir kaynaklardan geldi; pek çok ülkede rüzgâr ve güneş başı çekiyor.<br />
<strong>- Maliyet rekabetçiliği netleşti.</strong> Lazard’ın 2025 LCOE+ Raporu, olumsuz koşullara ve makroekonomik zorluklara rağmen; yeni kurulumlarda yenilenebilirlerin sübvansiyonsuz (vergi sübvansiyonu olmadan) dahi en düşük maliyetli seçenek olduğunu gösteriyor.<br />
<strong>- Depolama ucuzluyor.</strong> Li-iyon (lityum iyon) batarya paket fiyatları 2024’te ortalama 115 USD/kWh seviyesine geriledi; entegrasyon ve esneklik yatırımlarını hızlandırıyor.<br />
<strong>- Güneşin yükselişi:</strong> AB, 2024’te ilk kez güneşten kömürden fazlasını üretti; sistemin gündüz saatlerindeki karışımı belirgin biçimde değişti.<br />
<br />
<strong>Stratejik çerçeve: Sadece “yenilenebilir” değil, bütüncül sistem</strong><br />
Enerjide sürdürülebilirlik; enerji verimliliği + elektrifikasyon + yenilenebilir üretim + şebeke esnekliği/depolama + temiz yakıtlar + dijitalleşme sütunlarının birlikte yönetilmesi.<br />
<strong>Enerji verimliliği ve talep yönetimi</strong>: ISO 50001, enerji etütleri, yük profil analizi, talep kaydırma/zirve tıraşlama (peak shaving). <strong>Hızlı geri ödeme: </strong>Aydınlatma, motor/sürücü, HVAC optimizasyonu, ısı geri kazanımı.<br />
<strong>Elektrifikasyon: </strong>Isı pompaları, endüstriyel elektrikli prosesler, e-mobilite. Elektrifikasyon, yenilenebilir kaynaklı elektriğin emisyon faydasını ölçekliyor.<br />
<strong>Yenilenebilir üretim (on-site/off-site): Güneş PV</strong>: Çatı/saha uygulamaları, düşük O&amp;M; akıllı inverter ile reaktif güç desteği. <strong>Rüzgar</strong>: Kıyı/karasal; güçlü rüzgar profiline sahip bölgelerde LCOE avantajı. <strong>Hidro, biyokütle ve jeotermal:</strong> Baz yük/ısı uygulamalarına uygun hibrit çözümler.<br />
<strong>Şebeke esnekliği ve depolama: Batarya enerji depolama (BESS)</strong> ile pik saat arbitrajı, frekans regülasyonu, acil durum yedeği. Düşen batarya fiyatları iş modellerini güçlendiriyor. <strong>Talep esnekliği</strong>: Otomasyonla zaman-of-use tarifelerine uyum, prosesleri güneşin tepe saatlerine kaydırma.<br />
<strong>Temiz yakıtlar ve ısı: Yeşil hidrojen</strong>: Yüksek ısı prosesleri ve kimyada kademeli kullanım; başlangıçta karışım (blend-in). <strong>Biyometan/biyogaz</strong>: Atık yönetimi ve ısı ihtiyaçlarını birleştiren döngüsel çözümler.<br />
<strong>Dijitalleşme</strong>: Enerji yönetimi platformları, IoT ölçümleme, yapay zekayla talep tahmini, veri odaklı OPEX düşürme.<br />
<br />
<strong>İşletmeler için 10 adımlı uygulama planı<br />
1) Baz çizgi</strong>: Tesis bazında enerji dengesi, saatlik tüketim-üretim verisi, emisyon envanteri (GHG Protocol, Scope 1-2-3).<br />
<strong>2) Hedefler</strong>: Bilim temelli ara ve nihai hedefler (SBTi uyumu), net-zero rotası.<br />
<strong>3) Verimlilik portföyü</strong>: &lt;2-3 yıl geri ödemeli önlemler için CAPEX tahsisi; performans sözleşmeleri (EPC/ESCO).<br />
<strong>4) Yenilenebilir elektrik</strong>: <strong>On-site PV/BESS</strong> fizibilitesi (çatılar, otopark üstü, atıl araziler). <strong>Off-site</strong>: Uzun vadeli PPA (sanal/fiziksel), I-REC/GO ile kalan tüketimi yeşilleme.<br />
<strong>5) Esneklik ve depolama</strong>: Pik talebi düşürme, kritik yükler için yedekleme; batarya boyutlandırma kuralı: günlük yük profilinin standart sapmasına ve tarifeye göre optimizasyon.<br />
<strong>6) Isı ve proses dönüşümü</strong>: Isı pompaları, elektrikli buhar kazanları; egzoz ısısı geri kazanımı.<br />
<strong>7) Dijital EMIS</strong>: Sayaç kullanma, veri kalitesi, uyarı eşikleri, KPI panoları.<br />
<strong>8) Tedarik zinciri</strong>: Satın almada “enerji/karbon” kriterleri; lojistikte yakıt verimliliği ve modal kayış.<br />
<strong>9) Finansman</strong>: Yeşil tahvil/kredi, proje finansmanı, tedarikçi finansmanı; karbon fiyatı senaryolarını NPV analizine dahil etme.<br />
<strong>10) Yönetişim ve kültür</strong>: Üst yönetim sponsorluğu, prim sistemine enerji-karbon hedefleri entegrasyonu, çalışan programları.<br />
<br />
<strong>Politika ve piyasa dinamikleri<br />
- AB elektrik dönüşümü</strong> <strong>hızlanıyor: </strong>2024’te yenilenebilir payı %46.9; birçok ülkede güneş ve rüzgar, fosil yakıtların kullanımını geriletiyor.<br />
<strong>- Maliyet trendi</strong> <strong>lehte:</strong> Yeni güneş/rüzgar projeleri birçok piyasada fosil yeni-kuruluma kıyasla daha ucuz; sistem maliyetleri için esneklik yatırımları kritik.<br />
<br />
<strong>Riskler nedir ve nasıl yönetilir?<br />
- Şebeke kısıtları &amp; izinler</strong>: Erken bağlantı başvurusu, hibrit (PV+BESS) tasarım, yerinde tüketim önceliği.<br />
<strong>- Fiyat oynaklığı</strong>: PPA sepeti (tenor, teknoloji, bölge çeşitlendirmesi), spot maruziyeti sınırla.<br />
<strong>- Tedarik zinciri</strong>: Çoklu tedarikçi, yerel içerik; kritik ekipmanda bakım anlaşmaları.<br />
<strong>- Performans riski</strong>: Hava kaynağı varyasyonu için P50/P90 modelleme, üretim garantileri.<br />
<br />
<strong>Ne yapmalı?</strong><br />
Kısa vadede verimlilik + on-site güneş + talep esnekliği en yüksek getiri sağlıyor.<br />
- Orta vadede off-site PPA + depolama ile maliyet ve emisyonlar stabilize edilebiliyor.<br />
- Ölçüm-hedef-finansman üçlüsü kurulduğunda, sürdürülebilir enerji stratejisi rekabet avantajına dönüşüyor.<br />
- Küresel eğilimler (düşen LCOE ve batarya maliyetleri, artan yenilenebilir payı) bu dönüşümü ekonomik olarak da destekliyor.<br />
<br />
<strong>Yenilenebilir enerji kaynakları; temiz ve sonsuz potansiyel</strong><br />
Enerjide sürdürülebilirliğin merkezinde yenilenebilir enerji kaynakları yer alıyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) verilerine göre, 2030’a kadar küresel elektrik talebinin %50’sinin yenilenebilir kaynaklardan karşılanması bekleniyor. Bu dönüşüm, enerji güvenliğini artırırken ülkelerin dışa bağımlılığını da azaltacak. Güneş, rüzgar, hidroelektrik, jeotermal ve biyokütle gibi yenilenebilir enerji kaynakları, tükenmeyen yapılarıyla hem enerji güvenliğini hem de iklim dostu kalkınmayı destekliyor. IEA verilerine göre; dünyada 2024 itibarıyla kurulu elektrik kapasitesinin yaklaşık yarısı yenilenebilir kaynaklardan sağlanıyor. Özellikle güneş ve rüzgar teknolojilerindeki maliyet düşüşü, bu kaynakların hızla yaygınlaşmasını beraberinde getirdi. Avrupa Birliği’nde (AB) elektrik üretiminin neredeyse yarısı yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor; Türkiye’de ise güneş ve rüzgar başta olmak üzere yenilenebilir enerji yatırımları son yıllarda ivmeleniyor.<br />
<br />
<strong>Görünmez kaynak; enerji verimliliği</strong><br />
Enerjide sürdürülebilirliğin yalnızca üretim boyutuyla değil, tüketim tarafıyla da ele alınması gerekiyor. Sürdürülebilir enerji sadece kaynak çeşitliliğini artırmakla sınırlı değil, aynı zamanda mevcut enerjiyi en verimli şekilde kullanmayı kapsıyor. Daha az enerjiyle aynı işi yapabilmek, yani verimlilik, “görünmez enerji kaynağı” olarak nitelendiriliyor. Binalardan sanayi tesislerine, ulaşımdan, tarıma, günlük yaşama kadar her alanda enerji verimliliğini artıracak teknolojiler, hem maliyetleri düşürüyor hem de karbon ayak izini azaltıyor. Bu noktada <strong>akıllı şebekeler (smart grids), dijital enerji yönetimi sistemleri ve yapay zeka destekli optimizasyon çözümleri</strong> devreye giriyor. Örneğin; akıllı şebekeler enerjinin arz ve talep dengesini anlık takip ederek kayıpları en aza indiriyor.<br />
<br />
<strong>Depolama ve akıllı şebekeler</strong><br />
Yenilenebilir kaynakların süreksizlik sorunu, enerji depolama çözümleri ve akıllı şebeke teknolojileriyle aşılıyor. Batarya sistemlerindeki maliyet düşüşü, rüzgarın ve güneşin olmadığı saatlerde dahi temiz enerjiyi kullanabilmeyi mümkün hale getiriyor. Akıllı şebekelerse üretim ve tüketim dengesini optimize ederek sistem güvenliğini sağlıyor.<br />
<br />
<strong>Hidrojen ve yeni teknolojiler</strong><br />
Geleceğin temiz enerji taşıyıcısı olarak görülen yeşil hidrojen, özellikle ağır sanayi ve ulaşımda karbon emisyonlarını sıfırlamak için kritik rol oynayacak. Biyometan, dalga ve gelgit enerjisi gibi yeni nesil teknolojiler de sürdürülebilir enerji portföyünü çeşitlendiren alanlar arasında.<br />
<br />
<strong>Dünyada ve Türkiye’de karbon nötr hedefler ve politik çerçeve</strong><br />
Paris İklim Anlaşması, Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakatı ve 2050 için koyduğu net sıfır emisyon hedefi, küresel ölçekte dönüşümü hızlandırdı. Türkiye de 2053 Net Sıfır Karbon hedefini açıkladı ve enerji sektörünü bu dönüşümün merkezine yerleştirdi. Bu hedef doğrultusunda karbon fiyatlandırma mekanizmaları, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve yenilenebilir enerji yatırımları stratejik öneme sahip. Uluslararası finans kuruluşları da giderek artan oranda fosil yakıt projelerine olan desteklerini çekerken, yeşil enerji yatırımlarını önceliklendiriyorlar.<br />
<br />
<strong>Yatırım ve ekonomik dönüşüm</strong><br />
Yenilenebilir enerji teknolojilerine yapılan yatırımlar, çevresel faydanın yanı sıra yeni istihdam alanları açıyor, yerli üretimi teşvik ediyor ve teknoloji transferini hızlandırıyor. Örneğin; güneş paneli ve rüzgar türbini üretimi, birçok ülkede stratejik sanayi politikalarının odağında. Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı’na (IRENA) göre, 2022’de yenilenebilir enerji sektöründe 13 milyondan fazla kişi istihdam edildi. Bu sayının 2030’a kadar iki katına çıkması bekleniyor.<br />
<br />
<strong>Enerji güvenliği ve toplumsal katılım</strong><br />
Sürdürülebilir enerji dönüşümü aynı zamanda <strong>enerji güvenliği</strong> açısından da kritik önemde. Fosil yakıtlara bağımlı ülkeler, jeopolitik riskler karşısında kırılgan hale gelirken; yerli ve yenilenebilir kaynaklara dayalı sistemler bu riski azaltıyor. Ayrıca, enerji kooperatifleri ve mikro-şebeke uygulamaları sayesinde bireylerin ve toplumların enerji üretim süreçlerine aktif katılımı sağlanabiliyor. Bu da sadece çevreye değil, aynı zamanda demokratikleşmeye ve ekonomik kapsayıcılığa da katkı sunuyor.<br />
<br />
<strong>Dijitalleşme ve geleceğin enerji ekosistemi</strong><br />
Enerji sektöründe dijitalleşme, sürdürülebilirliğin yeni boyutunu şekillendiriyor. <strong>IoT tabanlı sensörler, büyük veri analizi, blokzincir uygulamaları ve yapay zeka destekli enerji planlaması</strong>, şeffaflığı ve verimliliği artırıyor. Bu teknolojiler, yenilenebilir kaynakların entegrasyonunu kolaylaştırırken geleceğin akıllı şehirlerinin de temelini oluşturuyor.<br />
<br />
<strong>İş dünyası ve toplumsal dönüşüm</strong><br />
Enerjide sürdürülebilirlik yalnızca devletlerin değil, özel sektörün ve bireylerin de sorumluluk almasını gerektiriyor. Şirketler için bu dönüşüm, rekabet avantajı yaratmanın yanında, yatırımcı ve tüketici nezdinde güvenilirlik sağlıyor. Bireyler açısından ise enerji verimli cihazlar kullanmak, yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriği tercih etmek, toplumsal farkındalığı artırmak gibi adımlar önem taşıyor.<br />
<br />
<strong>Enerjide sürdürülebilirlik, geleceğin enerji ekosisteminde liderlik getirecek</strong><br />
Enerjide sürdürülebilirlik, yalnızca çevresel bir gereklilik değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluk ve toplumsal bir sorumluluk. Çevre dostu bir yaklaşım sunan enerjide sürdürülebilirlik aynı zamanda ekonomik büyümenin, istihdamın, toplumsal refahın ve enerji güvenliğinin teminatı. Bu nedenle ülkeler, şirketler ve bireyler için enerji dönüşümü artık sarsılmaz bir hedefe dönüşmüş durumda. Bu dönüşümde erken adım atan ülkeler ve işletmeler, geleceğin enerji ekosisteminde liderlik rolünü üstlenecek.<br />
<br />
<strong>Üretimde Sürdürülebilirlik</strong><br />
Üretim sektörü, ekonomik büyümenin temel taşı olmasının yanı sıra çevresel etkileri en yoğun hissedilen alanlardan biri. Fosil yakıt kullanımı, atık yönetimi, hammadde tüketimi ve karbon salımları üretim süreçlerinin sürdürülebilirliğini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle üretimde sürdürülebilirlik, hem çevresel sorumluluk hem de ekonomik rekabet açısından kritik ve stratejik önemde.<br />
<br />
<strong>Çevre dostu üretim ve döngüsel ekonomi<br />
- Çevre dostu üretim:</strong> Üretim süreçlerinde enerji ve su tasarrufu sağlamak, atık ve emisyonları minimize etmek için temiz üretim teknolojileri kullanılmak ve proses optimizasyonları uygulamakla şekillendiriliyor.<br />
- <strong>Döngüsel ekonomi:</strong> Hammadde ve ürünlerin yaşam döngüsü boyunca geri dönüşümü, yeniden kullanımı ve yeniden üretimi destekleniyor. Atıklar, değer zincirinin yeni girdisi haline geliyor; malzeme verimliliği ve ekonomik fayda artıyor.<br />
<br />
<strong>Endüstriyel Simbiyoz</strong><br />
Farklı işletmelerin atık ve yan ürünlerini birbirine kaynak olarak sunmasıyla endüstriyel simbiyoz sağlanıyor. Örneğin; bir fabrika atığı başka bir fabrikanın hammadde ihtiyacını karşılayabiliyor. Bu yaklaşım, kaynak kullanımını optimize ediyor ve karbon ayak izini azaltıyor.<br />
<br />
<strong>Yeşil ve Dijital Dönüşüm<br />
Yeşil dönüşüm:</strong> Karbon emisyonlarını düşüren, enerji verimliliğini artıran ve çevre dostu üretim tekniklerini benimseyen tüm dönüşüm süreçlerini kapsıyor.<br />
<strong>Dijital dönüşüm:</strong> IoT sensörleri, veri analitiği, yapay zeka destekli proses optimizasyonları ve akıllı üretim sistemleri (smart manufacturing) ile üretim verimliliği artırılıyor ve sürdürülebilirlik hedefleri ölçülebilir hale geliyor.<br />
<br />
<strong>Yeşil Tedarik Zinciri ve Lojistik</strong><br />
Hammadde tedariğinden ürün teslimine kadar tüm zincir boyunca çevresel etkiyi azaltıyor.<br />
<strong>- Yeşil tedarik zinciri:</strong> Tedarikçi seçimi, enerji ve karbon verimliliği kriterlerine göre yapılıyor.<br />
<strong>- Yeşil lojistik:</strong> Taşıma ve depolama süreçlerinde enerji verimliliği ve karbon ayak izi azaltılıyor.<br />
<br />
<strong>Akıllı Üretim ve Endüstri 4.0</strong><br />
- Akıllı üretim sistemleri sayesinde makineler ve prosesler gerçek zamanlı izleniyor, enerji ve malzeme kullanımı optimize ediliyor.<br />
- Sensör ve veri tabanlı karar alma mekanizmalarıyla üretim süreçlerinde kayıplar minimize ediliyor.<br />
<br />
<strong>Şirketler İçin 10 Adımlık Uygulama Planı<br />
1) Durum Analizi:</strong> Tesis bazında enerji ve kaynak tüketimi, karbon emisyonları ve atık miktarının ölçülmesi.<br />
<strong>2) Sürdürülebilirlik Hedefleri:</strong> Bilim temelli ve net-zero hedeflerine uyumlu kısa ve uzun vadeli hedefler belirlemek.<br />
<strong>3) Verimlilik Yatırımları:</strong> Kısa sürede geri dönüş sağlayacak enerji verimliliği önlemlerini hayata geçirmek.<br />
<strong>4) Yenilenebilir Enerji Kullanımı:</strong> On-site (çatı GES) ve off-site (PPA) projelerle elektrik ihtiyacını temiz kaynaklardan karşılamak.<br />
<strong>5) Esnek Üretim ve Depolama:</strong> Pik talep azaltımı, üretim süreçlerinin yenilenebilir kaynakların yoğun olduğu saatlere kaydırılması.<br />
<strong>6) Isı ve Proses Dönüşümü:</strong> Isı pompaları, elektrikli buhar kazanları ve atık ısı geri kazanımı uygulamak.<br />
<strong>7) Dijital Enerji ve Üretim Yönetimi (EMIS):</strong> Gerçek zamanlı veri toplamak, KPI’ları izlemek, üretim süreçlerini optimize etmek.<br />
<strong>8) Sürdürülebilir Tedarik Zinciri:</strong> Tedarikçilerin çevresel performansını değerlendirmek ve lojistik süreçlerini yeşilleştirmek.<br />
<strong>9) Finansman ve Teşvikler:</strong> Yeşil krediler, karbon fiyatlandırması ve yatırım teşviklerini kullanmak.<br />
<strong>10) Yönetişim ve Kültür:</strong> Üst yönetim sponsorluğu, çalışan farkındalığı ve performans değerlendirme sistemlerinde sürdürülebilirlik kriterlerini entegre etmek.<br />
<br />
<strong>Riskler ve yönetimi<br />
- Tedarik zinciri kesintileri:</strong> Çoklu tedarikçi stratejisi ve yerli içerik kullanımı.<br />
<strong>- Teknoloji riski:</strong> Proses değişiklikleri ve yeni teknolojilerin test edilmesi.<br />
<strong>- Mevzuat ve politika değişiklikleri:</strong> Düzenli takip ve uyum planları.<br />
<strong>- Finansal riskler:</strong> Yatırım geri dönüş süreleri ve karbon fiyat volatilitesine karşı senaryolar.<br />
<br />
<strong>Politika ve piyasa dinamikleri</strong><br />
- AB Yeşil Mutabakatı ve Türkiye’nin karbon nötr hedefleri, üretimde sürdürülebilirlik yatırımlarını hızlandırıyor.<br />
- Karbon fiyatlandırması ve sürdürülebilirlik raporlaması, şirketlerin stratejik kararlarını yönlendiriyor.<br />
- Döngüsel ekonomi ve endüstriyel simbiyoz uygulamaları, hem maliyet avantajı hem de çevresel fayda sağlıyor.<br />
<br />
<strong>Üretimde sürdürülebilirlik, bütünsel bir yaklaşım</strong><br />
Üretimde sürdürülebilirlik, çevresel sorumluluk, ekonomik verimlilik ve toplumsal faydayı bir araya getiren bütünsel bir yaklaşım. Yeşil ve dijital dönüşüm, akıllı üretim sistemleri, döngüsel ekonomi, endüstriyel simbiyoz ve yeşil tedarik zinciri stratejilerini bütünleştiren şirketler, sağladıkları rekabet avantajının yanı sıra aynı zamanda geleceğin sürdürülebilir sanayi ekosisteminde liderliği üstlenebilir.<br />
<br />
<strong>“Enerjide ve Üretimde Sürdürülebilirlik” ile yol haritası</strong><br />
Enerjide ve üretimde sürdürülebilirlik, çevresel, ekonomik ve toplumsal faydayı bir arada sağlayan stratejik bir yaklaşımı gerektiriyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının entegrasyonu, enerji verimliliği ve temiz üretim teknikleri, karbon emisyonlarını azaltırken maliyetleri düşürüyor. Döngüsel ekonomi ve endüstriyel simbiyoz, üretim süreçlerinde kaynak kullanımını optimize ederek atıkları değer zincirine dönüştürüyor. Akıllı üretim sistemleri ve dijitalleşme, gerçek zamanlı veri ile proses optimizasyonunu mümkün kılıyor. Yeşil tedarik zinciri ve lojistik uygulamaları, hem çevresel hem de ekonomik sürdürülebilirliği destekliyor. Enerji depolama ve şebeke esnekliği çözümleri, yenilenebilir enerji kaynaklarının süreksizlik sorununu azaltıyor. Isı ve proses dönüşümleri ile fosil yakıt kullanımını azaltmak, enerji verimliliğini daha da güçlendiriyor. Yeşil hidrojen, biyogaz ve diğer yeni teknolojiler, endüstriyel süreçlerde karbon nötrlüğe katkı sunuyor.<br />
Finansal araçlar ve teşvikler, yeşil yatırımların önünü açarken, risk yönetimi ve politika takibi şirketlerin sürdürülebilir yol haritasını güvence altına alıyor. İşletmeler için belirlenen ölçüm-hedef-finansman üçgeni, stratejinin etkin uygulanmasını sağlıyor. Toplumsal farkındalık ve çalışan katılımı, sürdürülebilirlik kültürünü güçlendiriyor. Enerji güvenliği ve yerli üretim, hem ekonomik bağımsızlık hem de krizlere karşı dayanıklılık sağlıyor. Ulusal ve uluslararası politikalar, enerji ve üretim dönüşümünü hızlandırıyor. Rekabet avantajı ve yenilikçilik, sürdürülebilir enerji ve üretim stratejilerini benimseyen şirketlerin önünü açıyor. Bu süreçte adil değer paydaşlığı yaklaşımı, tüm paydaşların kazanmasını ve sürdürülebilir büyümenin toplumla paylaşılmasını garanti altına alıyor. Enerjide ve üretimde sürdürülebilirlik; sürdürülebilir kalkınma için ekonomik büyüme, çevresel koruma ve toplumsal faydayı bütünleştiren bir yol haritası sunuyor.<br />
<br />
<strong>‘Enerjide ve Üretimde Sürdürülebilirlik’te yeni teknolojiler ve trendler<br />
Yenilenebilir Enerjide İleri Teknolojiler: </strong>Yüksek Verimli Perovskit Güneş Hücreleri, Yüzer Güneş Panelleri ile Baraj, Göl ve Denizlerde Enerji Üretimi, Dikey Eksenli Rüzgâr Türbinleri ile Şehir İçi Rüzgar Enerjisi Kullanımı. <strong>Yeşil Hidrojen (</strong>Fosil Yakıt Yerine Elektroliz ile Yenilenebilir Kaynaklardan Üretilen Temiz Yakıt), Yeşil Hidrojen Üretimi için Elektroliz Teknolojileri. <strong>Enerji Depolama Sistemleri (</strong>Lityum-İyon Bataryaların Yanı Sıra Akış Pilleri, Hidrojen Depolama ve Termal Enerji Depolama), Batarya Depolama Sistemleri (Lityum-İyon, Katı Hal, Akış Pilleri), Termal Enerji Depolama Çözümleri, Hidrojen Depolama ve Taşımacılığı için Yeni Altyapılar, <strong>Akıllı Şebekeler (Smart Grids: </strong>Enerji Arz-Talep Dengesini Gerçek Zamanlı Optimize Eden Dijital Şebekeler), Akıllı Şebekeler (Smart Grids) ile Enerji Yönetimi, <strong>Mikro Şebekeler </strong>(Özellikle Sanayi Bölgeleri Ve Kampüsler İçin Kendi Kendine Yeten Enerji Ağları), Mikro Şebekeler ve Yerel Enerji Üretim Sistemleri, <strong>Karbon Yakalama, Kullanım ve Depolama (CCUS: </strong>Fosil Yakıt Kaynaklı Emisyonları Minimize Etme Teknolojileri) Teknolojileri, <strong>Enerji Verimliliği İçin Yapay Zeka (</strong>Tüketim Analizleri, Talep Tahmini, Optimum Kaynak Kullanımı), Enerji Verimliliği İçin Yapay Zeka Destekli Tahminleme ve Optimizasyon. <strong>Elektrikli Araç Şarj Altyapıları</strong> (Şehirlerde ve Fabrikalarda Yenilenebilir Enerjiyle Entegre Hızlı Şarj İstasyonları), Elektrikli Araç Şarj Altyapılarının Yenilenebilir Kaynaklarla Entegrasyonu.<br />
<strong>Akıllı Üretim (Smart Manufacturing: </strong>Iot, Sensörler ve Yapay Zeka ile Üretim Süreçlerinin Gerçek Zamanlı Optimizasyonu), Nesnelerin İnterneti (Iot) Sensörleri ile Üretim ve Enerji İzleme, Endüstri 4.0 Çözümleri ile Kaynakların Akıllı Takibi, Büyük Veri Analitiği ile Sürdürülebilirlik Kararları için Veri Kullanımı, <strong>Döngüsel Ekonomi Yaklaşımları (</strong>Atıkların Yeniden Hammaddeye Dönüştürülmesi, Geri Dönüşümlü Malzeme Kullanımı), Döngüsel Ekonomi Uygulamaları ile Sıfır Atık Yaklaşımı, İkincil Hammadde Kullanımı ile Atıkların Yeniden Üretime Kazandırılması, Su Geri Kazanım Sistemleri ile Üretimde Suyun Döngüsel Kullanımı, Atıktan Enerji Üretimi (Biyogaz, Piroliz, Gazifikasyon), Biyokütle Enerjisi ve Atık Bazlı Yakıtların Artırılması, <strong>Endüstriyel Simbiyoz (</strong>Bir Fabrikanın Atığının Diğerinin Hammaddesi Olması, Kaynak Paylaşımı), <strong>Yeşil Tedarik Zinciri Yönetimi</strong> (Karbon Ayak İzinin Her Aşamada Ölçülmesi ve Azaltılması), Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi, Yeşil Lojistik Çözümleri (Elektrikli Kamyon, Tren ve Gemiler), <strong>Dijital İkiz (Digital Twin: </strong>Fabrikaların Sanal Kopyalarıyla Süreçlerin Test Edilmesi Ve Enerji Verimliliğinin Artırılması), Dijital İkiz (Digital Twin) ile Üretim Süreçlerinin Enerji Verimliliği Simülasyonları.<br />
<strong>3D Baskı ve Katmanlı Üretim (</strong>Malzeme İsrafını Azaltan, Yerel ve Esnek Üretimi Destekleyen Teknoloji), 3D Baskı ve Katmanlı Üretim ile Malzeme Tasarrufu, <strong>Biyobazlı Malzemeler (</strong>Fosil Bazlı Hammadde Yerine Biyolojik ve Yenilenebilir Kaynakların Kullanımı), <strong>Enerji Pozitif Fabrikalar (</strong>Kendi Enerjisini Üreten ve Fazlasını Şebekeye Satan Üretim Tesisleri), <strong>Su Verimliliği Teknolojileri (</strong>Geri Kazanımlı Sistemlerle Üretimde Suyun Döngüsel Kullanımı), <strong>Yeşil Sertifikalar ve Standartlar (</strong>LEED, ISO 14001, ESG Raporlamaları ile Sürdürülebilirlik Şeffaflığının Artırılması), Biyobazlı Hammaddeler ile Petrol Bazlı Ürünlerin Yerini Almak, Nanoteknoloji Destekli Malzemeler İle Enerji Verimliliği, Isı Geri Kazanım Sistemleri İle Üretimde Kayıp Enerjinin Yeniden Kullanımı, Akıllı Bina Otomasyon Sistemleri ile Enerji Tasarrufu, Blockchain Tabanlı Enerji Ticareti-Peer-To-Peer Enerji Paylaşımı, Elektrikli ve Otonom Araçların Üretimde ve Lojistikte Kullanımı, Yapay Zeka ile Bakım Tahmini-Arıza ve Enerji Kayıplarını Önleme, Enerji Talep Yönetimi-Tüketimin Esnek Kontrolü, Karbon Ayak İzi Ölçüm Teknolojileri, Sıfır Emisyonlu Üretim Hatları, Güneş Pilleri ile Entegre Çatı ve Cephe Sistemleri, Şebekeden Bağımsız Enerji Sistemleri (Off-Grid).</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KAPAK</category>
      <guid>https://kobi-efor.com.tr/surdurulebilir-kalkinma-icin-enerjide-ve-uretimde-surdurulebilirlik</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Sep 2025 00:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/08/kapak-foto-s.jpg" type="image/jpeg" length="43827"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KobiEfor İmtiyaz Sahibi Dr. Nurdan Sönmez, yeni projelerini açıkladı ve “Daha çok projelerim de olacak” dedi]]></title>
      <link>https://kobi-efor.com.tr/kobiefor-imtiyaz-sahibi-dr-nurdan-sonmez-yeni-projelerini-acikladi-ve-daha-cok-projelerim-de-olacak-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kobi-efor.com.tr/kobiefor-imtiyaz-sahibi-dr-nurdan-sonmez-yeni-projelerini-acikladi-ve-daha-cok-projelerim-de-olacak-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KobiEfor İmtiyaz Sahibi Dr. Nurdan Sönmez, bize geliştirdiği yeni projeleri; Yalçın Sönmez Girişimcilik Ödülleri ve Yalçın Sönmez OSB Ödülü’nü anlattı. Projeleri; birçok önemli kurum ve kuruluşun yanı sıra TOSYÖV, Girişim’23 ve Marmara Grubu Vakfı olmak üzere 3 büyük girişimcilik ve ekonomi platformu kabul etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>TOSYÖV’ün 15 Mayıs’ta, Ankara’da düzenleyeceği&nbsp;XX. Ulusal I. Uluslararası KOBİ Zirvesi ile 6-7 Mayıs’ta Ankara’da gerçekleştirilecek Girişim ‘23’te; Yalçın Sönmez Girişimcilik Ödülleri kapsamında, ‘Kadın Girişimci’, ‘Genç Girişimci’ ve ‘Geleceğin Genç Girişimcileri’ olmak üzere 3 kategoride, toplam 225 bin TL ödül verilecek. Bu projeden ilham alan Marmara Grubu Vakfı, 7-8 Mayıs’ta, İstanbul’da düzenlediği uluslararası bir platform olan 28. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde, Marmara Grubu Vakfı 40. Yıl Ebediyete İntikal Etmiş Değerler Ödülü başlığı altında Yalçın Sönmez adına Organize Sanayi Bölgesi Ödülü verecek. Dr. Nurdan Sönmez, “Umarım ve dilerim Devletimizin ve Kocaeli Alikahya OSB’nin de desteği ile Yalçın Sönmez’in içinde teknoloji üniversitesi kurulması hayaliyle başlattığı İzmit Teknokent Projesi de Yalçın Sönmez Teknoloji Üniversitesi veya Yalçın Sönmez Teknokent ismiyle devam ettirilir” dedi.<br />
KobiEfor İmtiyaz Sahibi Dr. Nurdan Sönmez ile geliştirdiği yeni projeleri Yalçın Sönmez Girişimcilik Ödülleri’ni konuştuk. Yalçın Sönmez Girişimcilik Ödülleri projesini; birçok önemli kurum ve kuruluşun yanı sıra; TOSYÖV (Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler, Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticiler Vakfı), Girişim’23 ve Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı olmak üzere 3 büyük girişimcilik ve ekonomi platformu da kabul etti. TOSYÖV tarafından 15 Mayıs’ta, Ankara’da düzenlenecek XX. Ulusal I. Uluslararası KOBİ Zirvesi ile 6-7 Mayıs’ta Ankara’da gerçekleştirilecek Türkiye’nin en büyük girişimcilik etkinliklerinden Girişim’23’te; Yalçın Sönmez Girişimcilik Ödülleri kapsamında, ‘Kadın Girişimci’, ‘Genç Girişimci’ ve ‘Geleceğin Genç Girişimcileri’ olmak üzere 3 kategoride, toplam 225 bin TL ödül verilecek. Yine Dr. Nurdan Sönmez’in hayata geçirdiği Yalçın Sönmez Girişimcilik Ödülleri projesinden ilham alan ve 40. yılını kutlayan Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı, çeyrek asrı aşan bir süredir düzenlediği, uluslararası bir platform olan, 7-8 Mayıs’ta, İstanbul’da gerçekleştirilecek 28. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde, Marmara Grubu Vakfı 40. Yıl Ebediyete İntikal Etmiş Değerler Ödülü başlığı altında Yalçın Sönmez adına Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Ödülü verecek.<br />
<br />
<strong>Yarışan değil, yarışmaları üreten akıl</strong><br />
<strong>KobiEfor:</strong> Ulusal ve uluslararası platformlarda yer alacak önemde böylesine değerli bir proje fikrini nasıl geliştirdiniz, projeyi geliştirirken nereden ilham aldınız?<br />
<strong>Dr. Nurdan Sönmez:</strong> Bu projeyi geliştirmekte ilham aldığım şey; birkaç değerli bankamızın girişimci kadın ödülü projelerine benim de katılmam teklifleriydi. Elbette onların bu teklifleri beni onore etmişti. Ancak biz Yalçın Bey (Yalçın Sönmez) ile hiç böyle yarışmalara vb. katılmamıştık ki… Ama hem bu alanda hem de farklı alanlarda farklı projeler üretmiştik, geliştirmiştik. Kazandığımız her kuruşu da bu projelerimize, fikirlerimize ve KobiEfor Ekonomi Dergisi’ne&nbsp; harcamıştık. Hatta ne şirketimiz için ne de KobiEfor için kredi başvurumuz bile olmamıştı. Biz neredeyse 1989 yılından beri bütünleşik ve organize olmuş sanayi alanlarından (Organize Sanayi Bölgeleri; OSB’ler), yerel yönetimlerde kalkınma planlarına tutun da, film endüstrisine, yerel kadın platformlarına, bütünleşik tam hizmet ajanslarına, sanayiye kadar el atmıştık. Bununla da kalmamış sanayide bilişim teknolojilerinin yaygınlaşması için yollara düşmüştük.<br />
2000’li yıllara geldiğimizde ise Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB), Eskişehir Sanayi Odası (ESO) ve KOSGEB işbirliğiyle; ülkemizin değerli bilişim kurumları; Microsoft, Data Teknik, Cisco System, Beko Businessline, HP Invent, İntel ile birlikte geliştirdiğimiz ÇÖZÜM 2000 gibi projelere, Avrupa 6. Çerçeve Programları’nın Türkiye’de tanıtılması için TÜBİTAK-KOSGEB, Akbank gibi kurumlarımızla geliştirdiğimiz projelere, KobiEfor’un 20. Yılı, 23. Yılı ve 24. Yılı Buluşmaları çerçevesinde geliştirdiğimiz; “Sektörden Sektöre Çözümler ve Fırsatlar” konulu toplantı serilerimize kadar daima birçok farklı alanda farklı projeler üreten, geliştiren bir yapı haline gelmiştik. Ama hiç girişimcilik vb. gibi yarışmalara girmemiştik. Bırakın girişimciler olarak bireysel düzeyde yarışmalara girmeyi, kendi kurumumuz KobiEfor için de yarışmalara girmedik. Ona rağmen KobiEfor, girişimcilik alanında birçok farklı ödülün sahibi oldu. Alışkın değildik böyle şeylere…<br />
Ayrıca Yalçın Bey zaten Başkanlık yaptığı kurumlarda, Vakıflarda veya Mütevelli Heyeti’nde yer aldığı kurum, kuruluş, sivil toplum kuruluşu (STK) ve organizasyonlarda bile “Girişimcilik” dersleri verilmesine, proje üretilmesine maddi, manevi katkı veren bir insandı. Öyle ki yönettiği, Mütevelli Heyeti’nde yer aldığı hiçbir kurum, kuruluş ve STK’dan mütevelli heyet iaşesi veya Başkanlık ücreti vb. almaz, bütün giderlerini kendi cebinden harcar, o katkı paylarının girişimcilik projeleri geliştirilmesinde harcanmasını isterdi. Kazara böyle bir katkı payı, maaş falan almış ise onu mutlaka sessizce bir girişimci adayına bağışlardı.<br />
Birden aklıma Yalçın Bey’le 2024 Ekim ayında KobiEfor’un 25. yılını kutlamak için Yalçın-Nurdan Sönmez Girişimcilik Ödülleri geliştirmeyi planladığımız fikirlerimiz aklıma geldi. Ekim 2024’te 25. yaşımızı kutlayacak, Ocak 2025’te&nbsp; KobiEfor’u tamamen online hale getirecek, Ekonomi Efor adında&nbsp; yeni bir dergi çıkaracaktık.&nbsp; Bunu planlıyorduk.&nbsp; Yalçın-Nurdan Sönmez Girişimcilik Ödülleri’ni de gelenekselleştirecektik. Bunun ardından benim hayalim; bir ilköğretim okulu yaptırmaktı. Yalçın Bey de içinde bir Teknoloji Üniversitesi de bulunan İzmit Teknokent Projesi’nin yapımına devam edecekti. Ve Yalçın Sönmez’i 2024 yılının Temmuz ayında kaybedince tüm bu hayaller ve somut adım atılmış planlarımız da yarım kaldı… Bir yandan da “Yalçın için ne yapabilirim?” diye düşünüp duruyordum. Elbette kendisinin ve bu projeye ortaklarının da katkısıyla kurduğu Kocaeli Alikahya Organize Sanayi Bölgesi (Kocaeli Alikahya OSB) ve Yönetimi ve Devletimiz de yardımcı olursa, onun adına İzmit Teknokent Projesi’ni devam ettirip; içinde bir Yalçın Sönmez Teknoloji Üniversitesi gibi bir yapıyı da düşünüyorlardır.<br />
Ama ben yine de “Yalçın için ne yapabilirim?” diye düşünüp duruyordum. Ve birden aklıma; “Neden Yalçın Sönmez Girişimcilik Ödülleri olarak bu projeyi ben geliştirmeyeyim?” sorusu geldi. Sonuçta Yalçın Sönmez, 4562 Sayılı OSB’ler Kanunu’nun çıkmasına öncülük etmiş, emek harcamış, katkı sunmuş, OSB’lerin ve hatta teknoparkların bile ülkemizde yaygınlaşmasına öncülük etmiş, Türkiye’nin ilk sivil OSB Danışmanı olarak kendisi de bir OSB kurmuş, 13 tane OSB’nin de tüzel kişiliğine kavuşmasını sağlamış başarılı bir girişimci, iş insanıydı. Bunun yanı sıra ekonomi basını alanında ilkeli ve iyi bir gazeteci ve medya patronuydu. Dediğim gibi Yalçın Sönmez, kadınların, gençlerin girişimciliğine çok önem verirdi. Ben de Yalçın Sönmez Girişimcilik Ödülleri adı altında ‘Kadın Girişimciler’ ve ‘Genç Girişimciler’ için bu projeyi hayata geçirdim.<br />
Ardından “OSB’ler için nasıl bir proje geliştirebilirim?” diye düşündüm ve bunun da ilk taslağını kafamda oluşturmaya başladım. Yalçın Bey için OSB’ler kurmak ve geliştirmek de çok önemli bir girişimcilik hamlesiydi. Projeyi somutlaştırınca; değerli kurumlarımızla fikirlerimi yetişebildiğim kadarıyla paylaştım ve hepsi de kabul ettiler. Yetişebildiğim kadarıyla diyorum; çünkü bu projelerimin Yalçın Bey’in ölüm yıldönümü olan Temmuz ayından önce gerçekleşmesi ve Haziran ayında dergimiz KobiEfor’un kapağında da yer alması önemliydi. Temmuz’dan önce de bu değerli kurumlarımızın Zirveleri, Kongreleri ve etkinlikleri vardı.<br />
<br />
<strong>TOSYÖV, Marmara Grubu Vakfı ve Girişim’23<br />
KobiEfor:</strong> Projeniz hayata geçirme aşamalarınızı ve projenizi sunduğunuz kurumların Türkiye girişimcilik ekosistemine katkısını anlatır mısınız?<br />
<strong>Dr. Nurdan Sönmez:</strong> Türkiye’nin en büyük girişim etkinliklerinden biri olan Girişim’23’e ve Yalçın Bey’in de iki dönem Başkanlığını yaptığı ve sonrasında diğer önceki Başkanlarla birlikte yıllarca Denetim Kurulu Üyesi olarak destek vermeye devam ettiği TOSYÖV’e (Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler, Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticiler Vakfı) projemi sundum. Girişim’23’ün düzenleyicileri; Sayın Nezih Kuleyin ve değerli Eşi Sayın Nurten Kuleyin; ülkemize, uluslararası bir bilişim fuarı olan CEBIT Bilişim Eurasia’yı kazandıran değerlerdendir. TOSYÖV Başkanı Sayın Nezih Kuleyin aynı zamanda Kocaeli Alikahya OSB’de Yalçın Bey’in hayali olan ve hayata geçirdiği; MARKA (Doğu Marmara Kalkınma Ajansı) tarafından desteklenen İzmit Teknokent Projesi’nin de Proje Koordinatörüdür. Nezih Bey, projemi inceledi, beğendi, TOSYÖV’ün değerli Yönetim Kurulu’na sundu ve “Bu projeye ‘Kadın Girişimci Ödülü’ ve ‘Genç Girişimci Ödülü’nün yanı sıra ‘Geleceğin Genç Girişimci Ödülü’nü de ekleyelim” diye bir öneri getirdi. Projenin sponsorluğunu da KobiEfor yüklendi.<br />
Türkiye’de girişimcilik ekosisteminin güçlü destekçisi TOSYÖV: TOSYÖV (Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler, Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticileri Vakfı), KOSGEB (T.C. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı) ve KGF’nin (Kredi Garanti Fonu) kuruluşuna öncülük ve önderlik eden, işletmelerin oluşumuna, güçlenmesine ve gelişmesine, özellikle kadın ve genç girişimcilere danışmanlık ve eğitimle yol gösteren bir sivil toplum kuruluşudur. 1989 yılından bugünümüze 36 yıldır çeşitli etkinlik, proje ve faaliyetler ile liderlik yaptığı platformlarla ülkemiz ekonomisine kamu yararı anlayışıyla hizmet etmektedir.<br />
Türkiye’de girişimcilik ve KOBİ’lerin gelişimi için önemli projelere imza atan TOSYÖV, KOBİ’lere yönelik sağladığı desteklerle ekosistemin en güçlü aktörlerinden biri olmaya devam ediyor. KOSGEB, TÜBİTAK, ODTÜ, KGF gibi çok değerli ve önemli kurumların kurucuları ve üyeleri arasında yer aldığı TOSYÖV, Türkiye’nin logosunda Türk bayrağı yer alan tek sivil toplum kuruluşu olarak da dikkat çekiyor.<br />
Toplamda 234 Mütevelli Heyet Üyesi bulunan TOSYÖV’ün Tüzel Mütevelli Heyet Üyeleri arasında; Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörlüğü, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanlığı, İKV (İktisadi Kalkınma Vakfı) Başkanlığı, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektörlüğü, İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörlüğü, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanlığı, KAGİDER (Türkiye Kadın Girişimciler Derneği) Başkanlığı, KalDer (Türkiye Kalite Derneği) Başkanlığı, KOSGEB Başkanlığı, Kültür Üniversitesi Rektörlüğü, Marmara Grubu Vakfı Başkanlığı, Marmara Üniversitesi Rektörlüğü, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı-Verimlilik Genel Müdürlüğü (Milli Prodüktivite Merkezi), ODTÜ (Orta Doğu Teknik Üniversitesi) Rektörlüğü, Ticaret Bakanlığı, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı, TESK (Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu) Başkanlığı, TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) Başkanlığı, TÜBİTAK Başkanlığı, TÜGİAD (Türkiye Genç İş İnsanları Derneği) Başkanlığı, TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) Başkanlığı, TÜRMOB (Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği) Başkanlığı, TOSYÖV Bursa Destekleme Derneği Başkanlığı, Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü, Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Rektörlüğü, BKMGLOBAL Sanayi ve Enerji A.Ş. yer alıyor.<br />
TOSYÖV, ana faaliyetlerinin yanı sıra; Aydın-Nazilli, Balıkesir, Bitlis, Bursa, Denizli, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Mersin’de yer alan Destekleme Dernekleri aracılığıyla da KOBİ ve girişimcilere destek olmaya devam ediyor.<br />
KOBİ Zirveleri ve Sonuç Bildirgeleri ile etkin politika önerileri: TOSYÖV; TOBB, TİM ve KOSGEB’in desteklediği, dergimiz KobiEfor’un çözüm ortağı olduğu KOBİ Zirveleri’ni hayata geçirerek, KOBİ’lerin büyümesini ve gelişmesini sağlayan önemli organizasyonlar düzenliyor. KOBİ Zirveleri’nin Sonuç Bildirgeleri, hükümetlerin ekonomi programlarında KOBİ’lere yönelik kararlarını belirlerken dikkate aldığı öneriler arasında yer alıyor.<br />
“Girişimcilere Destek ve Finans Olanakları” toplantı serileri: Türkiye girişim ekosisteminin, genç ve kadın girişimcilerin ve KOBİ’lerin en büyük destekçilerinden TOSYÖV’ün, KobiEfor çözüm ortaklığıyla Türkiye’nin birçok ilinde girişimcilere ve KOBİ’lere özel hayata geçirdiği en önemli projeler arasında bulunan “KOBİ’lere, Girişimcilere Sağlanan Destekler ve Finans Olanakları” toplantı serileri, Türkiye’de girişimciliğin gelişmesine büyük katkı sağladı. Bu toplantılar, girişimcilik ekosisteminin büyümesi için kritik öneme sahip.<br />
Avrupa İş Etiği Ağı (EBEN-TR) Temsilciliği ve oyun sektörüne destek: Avrupa İş Etiği Ağı’nın (European Business Ethics Network-EBEN) Türkiye’deki temsilciliğini yürüten TOSYÖV (EBEN-TR), iş etiği konusunda farkındalık oluşturuyor. TOSYÖV, aynı zamanda ileri teknolojiyle oyun üreten KOBİ’leri destekleyerek ODTÜ Teknokent ve ODTÜ Teknokent bünyesinde kurulan ve Türkiye’nin ilk tematik ön kuluçka merkezi ATOM (Animasyon Teknolojileri ve Oyun Geliştirme Merkezi), TOGED (Türkiye Oyun Geliştiricileri Derneği) iş birliği ve KobiEfor çözüm ortaklığıyla önemli projelere imza atmaya devam ediyor.<br />
Türkiye’nin en kapsamlı girişimcilik etkinliklerinden Girişim’23: TOSYÖV ve KobiEfor, Türkiye’nin en geniş katılımlı girişimcilik etkinliklerinden biri olan Girişim’23’ü desteklemeye devam ediyor. Bu büyük organizasyon; TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) Türkiye Kreatif Endüstriler Meclisi, Endeavor, ARED (Açıkhava ve Endüstriyel Reklamcılar Derneği), AFETTEK (Afet ve Acil Durum Teknolojileri Platformu), KAGİDER (Türkiye Kadın Girişimciler Derneği), ANGİKAD (Girişimci İş Kadınları Derneği), ASO (Ankara Sanayi Odası), ATO (Ankara Ticaret Odası), SASAD (Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneği), PEM (Patent ve Marka Vekilleri Derneği), Üretken Akademi, Bilim Ağacı Vakfı, TÜBİFED (Bilişim Sektörü Dernekleri Federasyonu), TBD (Türkiye Bilişim Derneği), Kamu Bilişim Derneği, TOGED (Türkiye Oyun Geliştiricileri Derneği), YASAD (Yazılım Sanayicileri Derneği), Türkiye Engelsiz Bilişim Platformu, TABİD (Teknoloji Ar-Ge Bilim İnovasyon Derneği), Yenibirdiler Derneği, TAKIM-G (Toplumsal Atılım Kalkınma ve İnovatif Girişim Modelleri Geliştirme Derneği), AIESEC, İnovatif Hemşirelik Derneği, GGYD (Genç Girişim Yönetişim Derneği), Turkishe, ULAK Haberleşme, HÜMED (Hacettepe Üniversitesi Mezunlar Derneği) gibi çok sayıda kamu ve sivil toplum kuruluşunun desteğiyle gerçekleşiyor.<br />
TOSYÖV ve KobiEfor, Türkiye’de girişimcilik ekosisteminin en güçlü destekçilerinden biri olarak KOBİ’lerin, girişimcilerin, genç ve kadın girişimcilerin büyümesine ve gelişmesine katkı sunmaya devam ediyor. Girişim’23 ve diğer projelerle, girişimciliğin geleceğini şekillendiren çalışmalar sürdürülüyor.<br />
Girişim’23 ve&nbsp; XX. Ulusal ve I. Uluslararası KOBİ Zirvesi’nde; Yalçın Sönmez Girişimcilik Ödülleri verilecek: Sonuçta, 6-7 Mayıs’ta, Ankara’da BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) Binası’nda KobiEfor’un da çözüm ortaklığıyla düzenlenecek olan Girişim’23 ve 15 Mayıs’ta Ankara’da KOSGEB Başkanlık Binası’nda TOSYÖV tarafından KobiEfor çözüm ortaklığıyla düzenlenecek olan&nbsp; XX. Ulusal ve I. Uluslararası KOBİ Zirvesi’nde; Yalçın Sönmez adına; ‘Kadın Girişimci’, ‘Genç Girişimci’ ve ‘Geleceğin Genç Girişimcileri olmak üzere 3 kategoride toplam 225 bin TL bütçeli Yalçın Sönmez Girişimcilik Ödülleri verilecek.<br />
<br />
<strong>Yalçın Sönmez, ulusal ve uluslararası alanlarda imza atmış 16 şahsiyetten biri</strong><br />
Diğer yandan bir de Yalçın Sönmez’e, OSB’ler için bir girişimcilik ödülü projesi fikrimi, Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı’na sundum. Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı ve aynı zamanda Karadağ Balıkesir Fahri Konsolosu Sayın Dr. Akkan Suver ve ekibi, 40. yılını kutlayan Marmara Grubu Vakfı olarak benim projemden ilham alarak daha da geliştirerek yeni bir projeye imza attılar.<br />
Marmara Grubu Vakfı’nın çeyrek asrı aşan bir süredir düzenlediği ve uluslararası bir platform olan ve 7-8 Mayıs’ta İstanbul’da WOW İstanbul’da, KobiEfor çözüm ortaklığıyla gerçekleştirilecek 28. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde, Marmara Grubu Vakfı 40.Yıl Ebediyete İntikal Etmiş Değerler Ödülü başlığı altında; Yalçın Sönmez adına Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Ödülü verecekler. Türkiye’nin 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Azerbaycan önceki Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev, Bulgaristan 1. Cumhurbaşkanı Zhelyu Zhelev, Sanayi eski Bakanı Şahap Kocatopçu gibi Türkiye ve Dünya tarihinde önemli rol oynamış 16 şahsiyetten biri olarak eşim Yalçın Sönmez’in görülmesi, özellikle bu kararın ülkemizin önemli STK’larından ve öncü bir düşünce kuruluşu olan Marmara Grubu Vakfı tarafından alınması beni onurlandırıyor ve gururlandırıyor.<br />
Yalçın Bey’in, Türkiye girişimcilik ekosisteminin gelişmesi ve Türkiye’de Organize Sanayi Bölgeleri’nin (OSB’lerin) kurulması, geliştirilmesi ve 4562 sayılı yasasının çıkartılmasına; hem KobiEfor İmtiyaz Sahibi, hem de TOSYÖV Yönetim Kurulu Başkanı (2010-2012 ve 2014-2016), TOSYÖV Denetim Kurulu Üyesi, hem de Kocaeli Alikahya OSB Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı, hem de Gagavuz 20. Yıl Devlet Bağımsızlık Madalyası Sahibi,&nbsp; Marmara Grubu Vakfı Onur Madalyası Sahibi, aynı zamanda Marmara Grubu Vakfı Mütevelli Heyet Üyesi, S.S. Küçük ve Ortaboy İşletmeleri Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı, Kocaeli Alikahya Organize Sanayi Bölgesi Sanayicileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı, KalDer (Türkiye Kalite Derneği) Üyesi, Fenerbahçe Spor Kulübü Kongre Üyesi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi, Hürriyet Gazetesi Gece Yazıişleri eski Sorumlusu, hem de Sarı Basın Kartı Sahibi olarak birçok kimliğiyle Marmara Grubu Vakfı’nın çeyrek asrı aşan bir süredir düzenlediği uluslararası bir platform olan Avrasya Ekonomi Zirveleri’ne verdiği destek, emek ve çabasının hatırlanması ve değer verilmesi; benim de bizzat o dönemlerde KobiEfor’un Genel Koordinatörü olarak birçok Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde Raportör olarak yer aldığım, Dr. Nurdan Sönmez olarak birçok Cumhurbaşkanları Oturumu’nu bizzat şahsımın kaleme aldığı ve KobiEfor’da her Zirve’yi Kapak Dosyası olarak işlediğimiz, her Zirve öncesinde Avrasya Ekonomi Zirvesi’ni duyurmak için Sayın Dr. Akkan Suver’le yaptığımız Kapak röportajlarıyla ve tüm KobiEfor ekibimizle verdiğimiz destekler göz önüne alındığında bu ödül daha da anlamlı hale geliyor.<br />
Bu ödülün verileceği OSB’lerimizi de Yalçın Sönmez’le birlikte ve KobiEfor’un geliştirdiği KobiEfor 20. Yıl Buluşmaları, 23. Yıl Buluşmaları ve 24. Yıl Buluşmaları projeleri çerçevesinde düzenlediğimiz “Sektörden Sektöre Çözümler ve Fırsatlar” toplantı serilerimize destek veren OSB’lerimizden seçtik. Bunlar; Gebze Güzeller OSB, Gaziantep OSB, NOSAB (Nilüfer OSB) ve KobiEfor’un doğduğu İstanbul Dudullu OSB (İDOSB) ve İDOSB çatısı altında yer alan İMES Sanayi Sitesi ve DES Sanayi Sitesi bu çerçevede bizim için çok değerli kurumlar.<br />
<br />
<strong>Yalçın Sönmez Girişimcilik Ödülleri Projesi’nin adı nasıl oluştu?</strong><br />
<strong>KobiEfor:</strong> Siz ön plana çıkmaktan kaçınan ama başarılı bir iş kadını, girişimcilik ekosisteminde önemli bir girişimcisiniz. Yayıncılık sektöründe ve iş dünyasında yadsınamaz bir geçmişiniz var. Aslında Yalçın Sönmez Girişimcilik Ödülleri Projesi’ni nasıl geliştirdiğinizi anlatırken gerekçelerini anlattınız ama neden kendi adınıza da girişimcilik ödülleri geliştirmediniz de tercihiniz eşiniz oldu?<br />
<strong>Dr. Nurdan Sönmez:</strong> Evet böyle alanlarda ön plana çıkmayı pek tercih etmeyen bir yapım var. Ama benim için çok acı verici bir durum olsa da birden KobiEfor’un başına geçmek zorunda kaldım. İlk sorunuzda da yanıtladığım gibi; hem Yalçın Bey’i 2024 yılının Temmuz ayında kaybetmemiz, hem de onun&nbsp; 4562 sayılı OSB’ler Kanunu’nun çıkarılmasında büyük emeklerinin olması, hem OSB’ler, teknoparklar&nbsp; gibi yapıların&nbsp; ülkemizde yaygınlaşmasında&nbsp; önemli katkılarda bulunması ve&nbsp; Kocaeli Alikahya OSB’yi kurmada öncülük etmesi, Kurucu Başkanı olması, Türkiye’nin KOBİ’ler ve girişimcilik konusunda önünü açan ve bu konuda çok önemli projeler üreten öncü bir STK olan TOSYÖV’ün de iki kez Başkanlığı’nı yapmış olmasıydı. Türkiye’de Yalçın Sönmez’in adının, Türkiye girişimcilik ekosisteminin, OSB’lerin, KOBİ’lerin, teknoparkların, üniversite-sanayi iş birliğinin ve sanayi-ekonomi medyasının gelişmesine sunduğu katkının hatırlanması önemliydi. Ayrıca TOSYÖV Camiası bir ahde vefa örneği göstererek; şahsımı, son TOSYÖV Olağan Mütevelli Heyet Toplantısı’nda oybirliğiyle Mütevelli Heyet Üyesi seçtiler. KOBİ’ler ve girişimcilik konusunda Türkiye’nin öncü ve lider STK’larından birinin de Yalçın Bey’in iki dönem Başkanlık yapması, benim de KobiEfor ekibiyle birlikte yıllarca TOSYÖV’ün tüm çalışmalarına, KOBİ Zirveleri’ne ve TOSYÖV’ün Girişim Dergisi’nin de çıkarılmasına sağladığımız katkılar unutulmamış; beni de Mütevelli Heyet Üyesi seçerek, onore ettiler. TOSYÖV Camiası’na müteşekkirim.<br />
<br />
<strong>Türkiye’de imalatçı KOBİ’ler için verilen büyük mücadele alanında neredeyse ilk kadın girişimci olmak</strong><br />
<strong>KobiEfor:</strong> Türkiye’de KOBİ tanımı ve kavramının yerleşmesinde Sayın Yalçın Sönmez ile birlikte öncü olan isimlerdensiniz. KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi’nin Kurucusu ve uzun yıllar Genel Koordinatörü olarak çalışan, ‘Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi’ kapsamında “Türkiye’nin Beyin Göçü Politikaları” ve “Türkiye-Avrasya Ekonomik Entegrasyonu” alanlarında akademik kariyere sahip, yayınlanmış 2 kitabı bulunan bir kadın girişimcisiniz. O dönemde nasıl zorluklarla mücadele ederek kalıpları nasıl yıktınız, başarı öykünüzü bizimle paylaşır mısınız?<br />
<strong>Dr. Nurdan Sönmez:</strong> Sorunuzun yanıtı çok zor ve kapsamlı… Evet bu çok zor oldu. Bedeli ağır şeylerdi. Hiç kolay olmadı.&nbsp; Bu bedeller; ideallerimiz için kendi hayatımızdan da çaldığımız şeylerdi. Her şeyden önce biz KobiEfor’u çıkarmadan önce, Nişantaşı’nda Türkiye’de önde gelen markalar geliştirmeyi de kapsayan bir tam hizmet Reklam Ajansı kurduk. Ardından “Sanayide Ortam Gazetesi’ni çıkardık. 1989 yılında başladığımız bu&nbsp; dönemlerde Türkiye’nin sanayi alanlarını karış karış dolaştık. Sorunlarını analiz ettik. Çözüm planları geliştirdik. Böyle bir ara dönemimiz oldu. Bu dönemlerde yaklaşık 4 yıl falan ABD ve Avrupa KOBİ’lerini, özellikle&nbsp; Alman KOBİ’leri ve İtalya KSS’leri (Küçük Sanayi Siteleri) sistemi üzerinde çok durduk. Gelişmiş ülkelerin sanayisini, OSB’lerini (Trafo Parklar), Silikon Vadisi’nin yapısını, üniversite-sanayi iş birliklerini, Serbest Bölgeler, Teknoparklar, Startup yapılı KOBİ’leri, onların kredi alma ve verme biçimlerini, marka ve patent çalışmalarını, katalog ve katalog çalışmalarında ürün kodlama sistemlerini; imalatçı sanayicilerin kendilerini tanıtmak ve markalaşmak için kendi içlerindeki inhouse reklam ve PR (halkla ilişkiler) çalışma biçimlerine kadar birçok konuyu inceledik. Araştırdık. Planladık. Bunların o dönem Türkiye’ye uyan kısımlarını projelendirdik. Biz birden aklımıza düşüp de “Hop, hadi reel ekonomi alanına yönelik bir dergi çıkaralım” diye işe başlamadık. KobiEfor’u da zaten OSB ve KSS ve içindeki imalatçı KOBİ’lerin de yapılarının bütünleşmesi, tüzel kişiliklerine kavuşması gereğini anlatmak, onlar ile hükümet arasında bir iletişim platformu olabilmek için çıkardık.<br />
O dönemlerde bırakın KOBİ tanımını, insanlar bize; “COBİ mi diyelim, KOMBİ mi diyelim?” diye soruyorlardı. Hatta KobiEfor’a sık sık insanlar; “KOMBİ mi satıyorsunuz?” diye geliyorlar veya arıyorlardı. Diğer yandan çoğu da “KOBİ bir köpek ismi midir?” diye de soruyorlardı. Bir yandan da biz KOBİ tanımının geliştirilmesi ve kavramına oturtulması için mücadele veriyorduk. O dönemlerde herkesin, her kurumun ayrı bir KOBİ tanımı vardı. Bankaların başka; 1989 yılında bir STK olarak kurulan TOSYÖV’ün başka, 1990 yılında TOSYÖV’ün kurulmasına öncülük ettiği KOSGEB’in de KOBİ tanımı biraz farklıydı. Tabii 1990 yılında bir de MÜSİAD (Müstakil Sanayici ve İş adamları Derneği) kuruldu. Onların temeli de sağlamdı. Ahi Evran geleneğinin modern devamı gibiydiler. Onların KOBİ tanımı da biraz farklıydı. Ama STK olarak; TOSYÖV ve MÜSİAD’ın da özellikle imalatçı KOBİ’ler için müthiş katkıları ve mücadeleleri oldu.<br />
Biz; onlarca ödülün yanı sıra ‘En Başarılı Ekonomi Medyası Ödülü’nü ilkin TOSYÖV’ün 15. Yaş Kutlaması etkinliklerinde aldık. Sonra MÜSİAD’dan da iki kez ‘Yılın En İyi Ekonomi Basını Ödülü’nü aldık. Bankaların KOBİ tanımı bütçelerine göre; KOSGEB ve TOSYÖV’ün KOBİ tanımı ise istihdam sayılarına ve yıllık bütçelerine göreydi. Tabii bir de KOBİ deyince, sanayici KOBİ, hizmet KOBİ’si ve fikir KOBİ’si segmentleri falan da aynı torbaya atılıyordu.<br />
KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi daha çok OSB’leri ve içindeki sanayici KOBİ’leri temel yetkinliğine alarak onların sesi ve devlet-özel sektör arasında bir iletişim platformu olmaya yönelik&nbsp;&nbsp; kurulmuştu. Ancak; onlara, “Siz KOBİ’siniz” deyince de “Biz fabrikayız, büyük şirketiz, kurumsalız, üstelik Avrupa’ya dolaylı ihracatımız falan var, nasıl KOBİ oluruz?” diye olumsuz ve öfkeli tepkiler alıyorduk. Bunu kendilerine hakaret bile sayanlar vardı. Ama KOBİ Kredileri mevzu olduğunda; çoğu da “Biz KOBİ’yiz” diyerek kredilere koşuyorlardı. Biraz ironik bir durumdu. Oysa Avrupa KOBİ tanımına göre de bizim OSB’lerimizdeki fabrikalarımız bile karınca sayılırdı. Bu konuda bizzat kendim KOBİ’lere KOBİ kredilerini vb. anlatmak için Türkiye’de o dönemlerde en az 60 bin imalatçı ve dağınık KOBİ’ye; hem “KOBİ nedir?” hem de “İmalatçı KOBİ nedir?” hem de “OSB gibi Örgütlü Sanayi Alanları nedir? Bunların avantajları nedir?” bunları anlatmaya çalışmışımdır. Bunlar içinde çok güzel anılarımız da oldu.<br />
Biliyor musunuz? Yurt dışından mal talep eden şirket listelerine kadar ‘İmalatçı KOBİ’lerimize bunu aktarıyorduk. Onlara; “İngilizce teklif nasıl yazılır? Kredi başvurusu için dilekçe nasıl yazılır?” Bunları bile öğretmeye çalışıyorduk. Hatta artık onlara gelen İngilizce teklifleri bile çevirdiğim olurdu. “Nurdan Hanım; Bacım şunu bir çevir” diye beklerlerdi beni… Diğer yandan Avrupa’dan ihracat işi alan bazı KOBİ’lere; “Giyim tarzı nasıl olmalı? Konuşma, diyalog vb. adabı nasıl olur? Oralara gittiklerinde piyano resitaline vb. davet edilirlerse nasıl dinlenilir? Resim sergilerinde tablolara nasıl ve hangi mesafelerden bakılır, nasıl yorum yapılır? Akşam davetlerine nasıl katılınır?” vb. bunları bile öğretmeye çalıştığımı, hatırlıyorum.<br />
Aralarında çok muhteşem mucit KOBİ’ler de vardı. Su ile çalışan araba üretenler mi dersiniz; talaşlı imalat makinasını yarı otomatik CADCAM’e dönüştürenler mi dersiniz? Bunları keşfedince heyecanla kollarından tutup mekatronik atölyelerine götürürdüm. Hele o ısıl işlemsiz imalatlar…Üniversitelerin laboratuvarlarına götürürdüm. Bunların bir kısmı üniversitenin kapısına gelip hocaları görünce kaçarlardı. O anda gülmekten gözlerimden yaşlar geldiği de olurdu. Diğer yandan benim hayatım da sanayinin, üretimin pratiği, bilimsel akademik kurum ve kuruluşların teoriği arasında gidip geliyordu. Düşünün sahalarda çalışıyorum, anında bir haber gelir, bu kez de büyük şirket ve kurumlarımıza gitmek zorunda kalırdım. Ama ne gitme! Elim yüzüm demir karası, talaşlı imalat tozuna bulanmış, ayaklarım toz içinde dalardım holdinglerden içeri…Biliyor musunuz, holdinglerimiz de kurumlarımız da bu halime saygı duyarlardı. Bir gün bu halimle, Turkcell CEO’su ile görüşmek için odasına dalmıştım. Sanıyorum adı Hakan Çelik’ti, saygıyla karşıladı. O zamanın KOSGEB Başkanı Bayram Çamkerten’le böyle elimin yüzümün demir tozu, fabrika isi karası ile görüşmüştüm. TÜBİTAK ekibi ve Başkanı’yla falan böyle tanışmıştım. O zamanın Sanayi Bakanı, Ulaştırma Bakanları ile falan böyle görüşmüştüm. Başbakan Bülent Ecevit’le falan böyle görüşmüştüm. HP CEO’su Şahin Tulga, Yapı Kredi CEO’su Tayfun Bayazıt, Koç CEO’su Temel Atay’lar falan… Rahmetli Sakıp Sabancı’ya, değerli hemşerim rahmetli Ayhan Şahenk’e bile elimin yüzümün karasıyla görüşmeye gitmiştim. Sanıyorum o zaman bir de MÜSİAD Başkanı ile görüşmeye böyle gitmek zorunda kalmıştım. Mercedes vb. şirketlerin Türkiye temsilcileriyle böyle tanıştım. Kilometrelerce de yürürüm. Albaraka Türk Bankası’na falan böyle gitmiştim. Hepsi anlayışlı, saygıdeğer ve çalışkanlığa, ideallere saygı duyan değerlerimizdi… O kadar çoktular ki. Adlarını burada sayamadığım için beni affetsinler. Çünkü sahalardan oralara gidiyordum. Bir de şimdi ismini değil ama soyadını hatırladığım galiba Microsoft Bill Gates’in Başkan Yardımcısı Guggenheimer ile böyle elim yüzüm saha tozu, fabrika isi, demir tozu içinde kapkara böyle görüşme yapmıştım. O da anlamıştı sahalardan koşup geldiğimi. Saygı duymuştu.<br />
Tabii bu halimizi onlar gibi anlayıp saygı duymayanlar da vardı. Bizi en çok üzen anlamakta ve kabullenmekte zorlandığımız şey; o dönemin “cam plaza kuşları” (!) diye adlandırılan biraz daha alt düzey kurumsal çalışanları ve bazı reklam ajanslarının planlama departmanları da vardı. Onlar dergimizin başında sırf KOBİ ibaresi olduğu için reklam, sponsorluk, ilan vb. planlamalarına alırken fiyat olarak diğer adı janjanlı ulusal dergilerden bizi daha ucuz tutmaya çalışmaları, bize fiyat biçmeye kalkışmalarıydı. Oysa biz alanında tek, kıyas kaldırmaz niş bir mecraydık. Ve ideallerimiz, emeklerimiz vardı. Üstelik dergimizin her konusu ve çalışması bilimsel temeline oturtulan çalışmalardı. Biz reel ekonominin tam da içinden olan bir dergiydik. Bu fiyat biçmeler, değer biçmeler, kıyas yapmalar beni çok üzerdi. Anlamakta zorlanırdım. Şimdi bile bazen bu tür sorun yaşadığımız oluyor.<br />
Benim için en zoru da yolu yapılmamış, alt yapısız OSB’ler, KSS’ler sahasında çalışmaktı. Çünkü ben saha çalışmalarında hava sıcaklığı 40 derece olmuş, yok eksilerde olmuş, kar tipi boran takmazdım. O anket çalışmamı, bilgilendirme çalışmamı, katalog çalışmamızı, haber çalışmamızı falan ertelemekten hoşlanmazdım. O iş başladıysa benim için bitecekti, öyleydim. Zordu ama ben öyleydim. Umutlu yıllardı o yıllar…<br />
Diğer bir güzel şey de ülkemizin her yanından imalatçı KOBİ’lerimizin, sanayicilerimizin yeni bir şey ürettiklerinde, fabrika&nbsp; veya yeni bir yatırım yaptıklarında “Gel hele bir gör yeniliklerimizi Nurdan Hanım, Hele Bacım gel gör” diye ilkin heyecanla beni aramaları başka bir duyguydu… Sanki bütün o yerler, o üretimler benimmiş gibi mutlu olurdum.<br />
Hatta yüzlerce KOBİ’yi uluslararası bir bilişim fuarı ve kongre etkinliği olan CeBIT Bilişim Eurasia ’ya taşıdığımızı, yeni teknolojilerle zorla tanıştırdığımız hatırlıyorum. Sağ olsun CeBIT Bilişim Eurasia, KobiEfor’un medya sponsorluğunu çok önemsiyor, yüklü bir şekilde de bize bilet gönderiyorlardı. Hatta Fazıl Say’ın Türkiye’ye Yapı Kredi sponsorluğunda getirilmesinde ve ikna edilmesinde çok büyük emekleri olan Yalçın Bey, onun konserine bile onlarca KOBİ’yi davet etmişti. Dolaylı da olsa ihracat potansiyeli olan KOBİ’lerimiz için her çabayı gösteriyorduk.<br />
Dolaylı da olsa ihracat yapan öyle KOBİ’ler vardı ki; Halkbank’ın (Türkiye Halk Bankası) veya İş Bankası’nın reklamlarında kullandığı görselleri, fotoğrafları; “Bu benim anamdır, babamdır” diye duvarına asan sanayicileri gördüm. Baktım, yurdun her yanında Halkbank’ı öyle seven KOBİ’ler vardı ki… Sanıyorum Halkbank’ın 62. kuruluş yıldönümüydü. Onlara KOBİ’lerin bu ahde vefasını anlatıp, bir de bu kutlamalarını Mardin ilimizden başlatmalarını arz eden bir fikir bile götürmüştüm. Sağ olsunlar, onlar da böyle bir fikir etrafında dönüyorlarmış&nbsp; kabul ettiler. Halkbank’ın o kutlama çıkışını Mardin’den yapması müthiş bir sevgi ve etki yaratmıştı. İş Bankası’na da sanayicilerin ahde vefasını ve sevgilerini anlattım. Hem İş Bankası hem de Halkbank, KobiEfor’a daima destek verdiler. Onların bu desteği KobiEfor’un vizyonu için anlamlı ve önemliydi. Ayrıca; Koç Holding’den bizi o zamanın CEO’su Temel Atay ve rahmetli Mustafa Koç çağırdı. Tebrik ettiler. KOBİ’lere KOBİ olmalarının önemini, Türkiye’ye KOBİ’lerin önemini anlatmak için İDEA şirketiyle projeler geliştirdik. Kobi-Line diye bir portalın kurulması için Koç Holding ile proje geliştirilmesine katkı sağladık. Bunlar da yetmiyordu. Çağ değişiyordu. Bilişimin önemi gittikçe artıyordu. KOBİ’lere bilişimin de önemini anlatmamız gerekiyordu. Microsoft ile ‘Çözüm 2000 Projesi’ne destek verdik. Çözüm 2000 Projesi’nin ilk tanıtımını Eskişehir’de, KobiEfor, Eskişehir Sanayi Odası (ESO), Eskişehir OSB (EOSB) iş birliğiyle gerçekleştirdik. O dönemde bizi KOSGEB de destekledi, Eskişehir OSB de var gücüyle destekledi. KOBİ’lere bilişimi anlatmak için Eskişehir OSB’den ilk çıkarmayı yaptık.<br />
Dergimiz KobiEfor’un doğduğu yer olan İstanbul Dudullu OSB ve çatısı altındaki İMES Sanayi Sitesi, DES Sanayi Sitesi, Kadosan Oto Sanayi Sitesi, BÜDOTEK Teknopark (Dudullu OSB Boğaziçi Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi), onların yakınındaki Modoko, YEDPA Ticaret Merkezi gibi KSS’ler (Küçük Sanayi Siteleri), Türkiye’de ilk olarak Bilecik 1. OSB, Eskişehir OSB, Gebze Plastikçiler OSB (GEPOSB), Gebze Güzeller OSB, Gebze OSB (GOSB), İMES OSB (Kocaeli-Gebze VI. (İMES) Makine İhtisas OSB), GEBKİM (Kocaeli-Gebze V (Kimya) İhtisas OSB), Global Karma OSB (Gebze Kömürcüler OSB olarak kurulan ve adını Global Karma OSB olarak değiştiren OSB), TOSB-Otomotiv Tedarik Sanayi İhtisas OSB, DOSB (Kocaeli Dilovası OSB), Kandıra Gıda İhtisas OSB, Kocaeli Alikahya OSB, Beylikdüzü OSB, İkitelli OSB (İOSB), İstanbul Tuzla OSB, Birlik OSB (BOSB), İstanbul Anadolu Yakası OSB, Ankara Sanayi Odası 1. OSB, OSTİM OSB, Başkent OSB, ASO 2. ve 3. OSB, İvedik OSB, Polatlı OSB, Polatlı Ticaret Odası OSB, Çerkezköy OSB, Antalya OSB, Mersin Tarsus OSB (MTOSB), İzmir Atatürk OSB (İAOSB), Bağyurdu OSB (BAYOSB), ALOSBİ (Aliağa Kimya İhtisas ve Karma OSB), Gaziantep OSB, Aksaray OSB, Sakarya 1. OSB ve Sakarya 2. OSB, Nilüfer OSB (NOSAB), Mardin OSB, Bolu OSB (Bolu Karma Teksil İhtisas OSB), Bartın OSB (Bartın Merkez 1. OSB) olmak üzere; İstanbul’da ayrıca; Teknopark İstanbul, İTÜ ARI Teknokent, YTÜ Yıldız Teknopark, İBB (İstanbul Büyükşehir Belediyesi) ve iştirak şirketleri; özellikle BELBİM; İGDAŞ, İDO; İHE, İSFALT, KİPTAŞ, Hamidiye Su.<br />
Kocaeli’de; Kocaeli Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ), Bilişim Vadisi (Bilişim Vadisi Teknoloji Geliştirme Bölgesi), TÜBİTAK-MAM (TÜBİTAK-Marmara Araştırma Merkezi), Marmara Teknokent (TÜBİTAK Teknoloji Geliştirme Merkezi), GTÜ Teknopark, GOSB Teknopark, Kocaeli Sanayi Odası (KSO), Kocaeli Ticaret Odası (KOTO), Gebze Ticaret Odası, Marmara Geri Dönüşümcüler Kooperatifi, Ankara’da; Teknopark Ankara, ODTÜ Teknokent, Ankara Sanayi Odası (ASO), Antalya’da; Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO), Eskişehir’de; ATAP Anadolu Teknoloji Araştırma Parkı (ETGB-Eskişehir Teknoloji Geliştirme Bölgesi), Eskişehir Sanayi Odası (ESO), Konya’da Konya Teknokent, Konya Sanayi Odası (KSO), Konya OSB (KOS), Sakarya’da; Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO), Ferizli OSB, Bursa’da Bursa Teknopark (Bursa Teknoloji Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi), Ulutek Teknopark, HOSAB (Hasanağa OSB), TEKNOSAB (Bursa Teknoloji OSB), Demirtaş OSB (DOSAB), Yalova OSB (Yalova Makine İhtisas OSB), Gaziantep’te; Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Gaziantep Sanayi Odası (GSO), İzmir’de; Teknopark İzmir, EBSO (Ege Bölgesi Sanayi Odası), İzmir Ticaret Odası (İZTO), Balıkesir OSB (BALOSB), Adana Hacı Sabancı OSB, Aydın OSB, Tekirdağ’da NKÜ Teknopark (Namık Kemal Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi), Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası, Denizli’de; Pamukkale Teknokent (Pamukkale Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi), Antakya OSB, Malatya OSB (MALORSA-Malatya I. OSB), Diyarbakır OSB, Afyonkarahisar OSB, Kayseri OSB, Samsun TSO (Samsun Ticaret ve Sanayi Odası), Çorum OSB vb. KobiEfor’u destekleyen, iş birliğiyle birçok toplantı ve projeyi hayata geçirdiği belli başlı aklıma gelen kurumlardan bazıları. Kaldı ki bunlar arasında Mercedes, Doğuş Grubu, HP gibi güzide kurumlarımız da mevcut.<br />
AB 6. Çerçeve Programı: Sonra tabii, bir de Avrupa ayağına uyum meselesi vardı. AB 6. Çerçeve Programı’nın KOBİ’ler için önemini de anlatmamız gerekiyordu. Burada Sabancı Holding, TÜBİTAK MAM, KOSGEB, Akbank ve KobiEfor devreye girdi. Turkcell’in bu konuda harcadığı emekleri de unutamam. Turkcell ve tırları ile KobiEfor iş birliğinde çok projeler geliştirdik. Bu konuda aynı zamanda hemşerim olan Doğuş Grubu’yla da çalıştık. Projeler geliştirdik.<br />
<strong>PR Ajansları ile iş birliği:</strong> Öyle ki bunun elbette imaj ve markalaşma hususunda kurumsallaşma olabilmesi için Reklam Ajansları da önemliydi. Marjinal’e de (Marjinal Porter Novelli), birçok reklam ajansımıza da önemli projeler sunduk. Onlar da KOBİ’leri geliştirmek için inanılmaz çaba harcadılar. KobiEfor’da bunu anlattılar. PR (halkla ilişkiler) ajanslarımız da Betül Mardin, Sibel Asna gibi duayenlerimiz de bize çok önemli destekler verdiler. Mesela LOGO Yazılım, Netsis gibi bilişim şirketlerimiz; çok idealistçe zararına da olsa KOBİ’lerin gelişimi konusunda inanılmaz çabalar gösterdiler, bize de destek verdiler. Birlikte proje çalışmaları da yaptık.<br />
<strong>Üniversite-sanayi iş birliği ve STK’larla güçbirliği:</strong> ODTÜ, Boğaziçi Üniversitesi gibi üniversitelerimiz hep KobiEfor’un yanında oldular. Hatta bazı üniversitelerimizde KobiEfor ders olarak bile&nbsp; önerildi. KOSGEB ve TOSYÖV’le çok projeler geliştirdik. TÜSİAD, KalDer (Türkiye Kalite Derneği), KAGİDER (Türkiye Kadın Girişimciler Derneği) de KOBİ tanımının geliştirilmesinde bize yardımcı olmuştur. KalDer’in düzenlediği Kalite Kongreleri ve Türkiye Mükemmellik Ödülleri’ne yıllardır KobiEfor olarak medya / basın sponsoru olarak desteğimizi sürdürüyoruz.<br />
<strong>Marmara Grubu Vakfı ve Avrasya Ekonomi Zirveleri:</strong> Avrupa ve Asya’daki yaklaşık 50 ülkeden cumhurbaşkanlarını bir araya getiren Türkiye’nin DAVOS’u da denilen, en önemli uluslararası platformlarından biri olan Avrasya Ekonomi Zirveleri’ni düzenleyen Marmara Grubu Vakfı, KobiEfor’un KOBİ’ler konusundaki projelerimizi Avrasya Ekonomi Zirveleri’ne taşıdılar. Avrasya Ekonomi Zirveleri’nin çözüm ortağı KobiEfor, Zirveler’de yıllar içerisinde birçok farklı ülkeye özel oturumlar düzenleyerek, o ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Sanayi ve Ekonomiden Sorumlu Bakanları ve Devlet Bakanlarını, KobiEfor’un çözüm ortağı ve okuru olan OSB Başkanları, Sanayi ve Ticaret Odası Başkanları, sanayiciler ve iş insanlarıyla biraraya getirdi, o ülkelerde milyon dolarlık yeni yatırımlar yapılmasına, Türkiye ile ülkeler arasındaki ticaret hacimlerinin gelişmesine, sanayici ve iş insanlarını o ülkenin en üst düzey yetkilileriyle biraraya getirerek yatırımda ve ihracatta yaşadıkları zorlukları aşmalarına vesile oldu, katkı sağladı.<br />
<strong>KOBİ Zirvelerinde KobiEfor’un rolü:</strong> TOSYÖV’ün düzenlediği KOBİ Zirvelerinin Sonuç Bildirgelerinin oluşturulmasında da KobiEfor’un çok büyük emeği vardır. Nasıl anlatsam; o kadar kişilerimiz, kurum ve kuruluşlarımız, OSB’lerimiz yanımızda oldu ki… Bizim tam resmi bir KOBİ tanımının yapılmasında ve kavramsallaştırılmasında verdiğimiz mücadelede ve ürettiğimiz projelerimizde ülkemizde neredeyse %90 resmi ya da tüzel kurum ve kuruluşlarımızın desteği ve katkısı vardır…. KOBİ tanımının oluşturulması ve kavramsallaştırılmasında bize destek veren kurumlarımızın hangi birini anlatayım? Hepsini anlatmak isterdim. Ama neyse yazacağım kitapta hepsini yad ederim. Beni affetsinler…<br />
<br />
<strong>Girişimcilere öneriler</strong><br />
<strong>KobiEfor:</strong> Siz Türkiye’de bir kadın girişimci olarak, hangi zorluklar ve fırsatlarla karşılaştınız, kadın ve genç girişimcilere önerileriniz nelerdir?<br />
<strong>Dr. Nurdan Sönmez: </strong>Yüreğinde ne varsa yüzünde de o olan, açık yürekli bir insan olduğum için tüm kalbi duygularımla şunu söyleyebilirim: Türkiye’de etkili ve güçlü bir kadın girişimci olmak için o zamanlar ya babasının kızı ya kocasının eşi ya da abisinin kız kardeşi olmanız gerekiyordu. Tabii bu güç de onların sizin ipinizi ne kadar uzatacağıyla ilgiliydi. Zorluklar bunlardı.<br />
Diğeri de şirketlerde özellikle kadınlar üzerinde erkek gücü nedense önemlidir. Onlara karşı sorunlarını dile getirirken daha bir sus-pusturlar. Ama kadın yönetici gördüklerinde nedense birden demokratik haklar savunucusu kesilirler. Ben en çok hemcinslerimde bunu anlamakta zorlanırdım. Şimdi şu anki ekibimle elbette böyle bir şey yaşamadım. Yaşamıyorum.<br />
Kadın girişimcilere önerim; araştıran, mutlaka karşılaştıran, metodolojik düşünen, yeniyi daima takip eden olmaları. Vardıkları bir sentezin içinde o şeyin antitezinin de olduğunu bilmeleri. Bir olguyu veya bir yargıyı değerlendirirken, kendi akıl, mantık, zekâ, birikim, dünya görüşleri dağarcığından, kapasitesinden değil, ilkin, karşısındakinin koşullarından, zekâ, mantık, akıl, birikim kapasitesi ve dağarcığından bakmalarıdır. Bir de tabii stratejik aklı iyi kullanıp, bu stratejilerini iyi planladıktan sonra bir politika geliştirip sonra pratiğe yani eyleme dökmeleridir. İşlerinde biraz da böyle vazgeçilmez ve başarılı olurlar. Sonuçta “strateji” klasik tanımla; kıt kaynakların, elinizdeki kıt imkanların en rantabl şekilde kullanarak hedefe varılmasıdır. Anonim anlamda “strateji” ise; bir dostumuzun deyişiyle, “Senin sevdiğini kaybetmemek için verdiğin mücadele değil, sevdiğinin seni kaybetmemesi için senin ona verdirttiğin mücadeledir.” Böyle yaparlarsa müşterileri onları kaybetmemek için ya da çalıştıkları kurumlar onu kaybetmemek için mücadele verir.<br />
Bir de şunu öneriyorum; mutlaka bir yabancı dil bilmeleri. Her sabah erken kalkmaya gayret etmeleri. İlke edinmeleri, yerli ekonomi kanallarını izledikleri kadar yabancı ekonomi kanallarını da incelemeleri. Kendileri olmalarıdır.<br />
<br />
<strong>Açık, şeffaf, paylaşımcı yönetim anlayışıyla gelen başarı</strong><br />
<strong>KobiEfor:</strong> Eşiniz Yalçın Sönmez’in vefatının ardından KobiEfor’un yeni İmtiyaz Sahibi oldunuz ve KobiEfor’un daha da gelişmesi için bilişim alanında ciddi altyapı yatırımları yaptınız, sosyal medya kanallarınız için birçok inovatif proje geliştirerek hayata geçirdiniz, alanlarındaki uzmanlıklarıyla birçok başarıya imza atmış yeni Köşeyazarlarını&nbsp; hem KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi, hem de DİJİTAL KobiEfor Girişimcilik ve Teknoloji Dergisi bünyesine kazandırdınız ve kısa zamanda derginin başarı çizgisini ivmelendirdiniz. Başarılı bir girişimci olarak zor kararlar alırken nelere dikkat ediyorsunuz?<br />
<strong>Dr. Nurdan Sönmez:</strong> Şunu baştan ifade edeyim; keşke KobiEfor’un sorumluluğunu böyle üstlenmek zorunda kalmasaydım. Keşke bu görev bana düşmeseydi. Benim için Yalçın Bey’in kaybı kadar bu da yakıcı bir durum. Diğer bir unsur da ne kadar başarılıyım? Neye göre başarılıyım? İyi kaliteli, sağlam içerikli bir ürün ortaya koymakla mı? Kazanç dengesiyle mi? Yönetim anlamında mı? Vizyonerlik, ülkemize ve insanlığa, girişimcilerimizin bakış açılarını ufkun daha ötesine çevirmede falan mı? Bu benim için göreceli bir durum, tek bir çerçevede tanımlanması ve kavramsallaştırılması zor bir durum.<br />
Ama bu sorunuzu yine de cevaplayayım. Büyük zorluklarla karşılaştığımda genelde sakinimdir. Kararlı biriyimdir. Yine de bu konularda günlerce kabuğuma da çekildiğim olur. Ama paniklemem. 8 saat falan sadece duvara baktığım da olmuştur. Tabii, zor kararlar nasıl alınır? Yetebildiğince yerli ve yabancı kaynakları, daha önceki yaşanmışlıkları, tecrübeleri, örnekleri de taramaya çalışırım. Mutlaka ekibime, uzmanlara ve bilenlere danışırım.&nbsp; Gerek ekibim olsun gerek okurlarımız ve iş birliği yaptığımız, projeler yürüttüğümüz çözüm ortaklarımız olsun, son derece açık, şeffaf, paylaşımcı bir yöntem izlerim. Kararımı verince yalpalamam, uygularım.<br />
<br />
<strong>İnovatif fikirlerle çalışanlara ilham vermek</strong><br />
<strong>KobiEfor:</strong> Bir lider olarak çalışanlarınıza nasıl ilham veriyorsunuz?<br />
<strong>Dr. Nurdan Sönmez:</strong> Kararlıyımdır. Samimiyimdir. Cesaretliyimdir. Hesap vermek zorunda kalacağım, boyun eğeceğim hiçbir şeyin içinde olmamaya gayret ederim. Gerekirse ve iş başa düşerse; uykuyu çok sevmeme rağmen 100 gün bile uyumayan bir yapım vardır. Başarı hırsı dediğiniz de zaten, “Sizi gece uyutmayan, sabah erken kaldırandır” derler.&nbsp; Araştırmacıyımdır. Daima ekibimle birlikte onların içinde; yanlarında olmaya çalışırım. Yenilikçiyimdir. Adil olmaya gayretliyimdir. Giyimimden, tarzıma kadar her zaman bir gusto sahibi olarak örnek olmaya çalışırım. Her şeyi görmem. Görmezden gelinmesi gerekenleri de hiç görmem. Bu kadar kontrolcü olamam; yaratıcılığın önüne geçer diye düşünürüm. Birşeyin tezi varsa anti tezi de vardır diye düşünürüm. Tabii anında bir anda birçok fikir üreten bir yapım da vardır. Aslında bunu ekibimize sormak lazımdır. Fikirler konusunda, babam; “Kızım senin fikirlerine Hızır bile yetişemez ben ne yapayım?” derdi. Doktora danışmanım da “Senin fikirlerine kendi kalemin bile yetişemiyor, ben ne yapayım?” derdi.&nbsp; Sanıyorum ekibim en çok fikir fışkıran yanımdan ilham alıyordur.<br />
<br />
<strong>Camdan tavanları kırmak</strong><br />
<strong>KobiEfor:</strong> İş dünyasında kadınlara yönelik önyargılarla nasıl başa çıkıyorsunuz, siz camdan tavanları nasıl kırıyorsunuz<br />
<strong>Dr. Nurdan Sönmez: </strong>Sonuçta kendi kurallarım ve ilkelerim de var. Ayrıca erkek dünyasının da kadın dünyasının da çetrefilli yanlarından daima uzak durmuşumdur. Akşam toplantılarından falan da uzak duran bir yapım var. Zaten araştırmacı bir yanım da olduğu için, kendime bile zor vakit bulabiliyorum.&nbsp; İşimin yanı sıra, aileye, sadakate çok önem veren de biriyim. Diğer yandan ben insanları değerlendirirken; kendi zekamın, mantığımın, dünya görüşümün, aklımın ve kendi koşullarımın dağarcığından değil, ilkin onların koşullarından, dağarcığından ve daralarından ele alır öyle analiz etmeye çalışırım. Ayrıca çok açık yürekliyimdir. Yüreğimdeki neyse onun yüzüme yansımasını önemserim. Neredeyse 1989 yılından beri reel ekonominin, üretim ekonomisinin içindeyim. Elbette eğitim süreçlerimde sağlam bir strateji geliştirme, politik psikoloji, istihbarat dersleri de almış bir insanım.<br />
Diğer yandan hem entelektüel kapasitesi yüksek hem gelenekçi hem modern yaşamı benimsemiş hem yarı feodal ilişki ve yaşam biçimini aşmaya da çalışan karma bir çevre içinde yetiştim. İlk mücadelem bu farklı sülaleme ve çevreme uyum ve onları aşmaya çalışmakla başladı. Elbette sülalemdeki tüm farklılıkları da severdim. Onlar da beni severdi. Sonrasında daha farklı, daha stratejik, daha dilem malı oyun teorisini benimsemiş, subliminal durumlar bir ip cambazı gibi kullananları da gördüm. Kırk tilkinin de kuyruğunu karıştırmadan birbirine bağlayan çevreler içinde de oldum. En çok da burada “çoğu insanın en az iki yüzlü olduğunu, asıl korkulması gerekenlerin çok yüzlü olanlar olduğunu” da tecrübe ettim. Yani eskiden camdan tavanları kırmak için çok uğraşırdım. Sanıyorum bu camdan tavanları olduğum gibi gözüktüğüm ve kendim olabildiğim için; biraz da cesaretli, kararlı bir yapıda olduğum için ve elbette stratejik hamlelerini iyi bildiğim, bunda çok sabırlı olduğum için aşabilmiştim. Belki de bu özelliklerim daha caydırıcı unsurlardı…<br />
<br />
<strong>Hem akademik kariyerli hem girişimci</strong><br />
<strong>KobiEfor:</strong> Kariyerinize Dr. unvanınızla devam ediyorsunuz,&nbsp; doktora tezinizi kitaplaştırdığınız; “Türkiye’nin Beyin Göçü Politikaları” ve yüksek lisans tezinizi kitaplaştırdığınız; “Uluslararası Sistemde Türkiye: Yol Ayrımları ve Alternatif Ortaklıklar” başlıklı 2 kitabın yazarısınız. Akademik yönünüz girişimciliğinizin başarısına ne katıyor?<br />
<strong>Dr. Nurdan Sönmez:</strong> Bu yönümün araştırma, karşılaştırma, olguları kendi koşulları ve gerçeği içinde değerlendime, metodolojik düşünme açısından çok faydası oldu. KOBİ’lere de onları hedefleyen okurlarımıza da en azından metodolojik biraz da algoritmik bir fikir sıçratmasına etken olması anlamında çok faydası olabildiğini düşünüyorum.<br />
<br />
<strong>Hedef: İzmit Teknokent Projesi’ni, “Yalçın Sönmez Teknokent” ismiyle devam ettirilmesi</strong><br />
<strong>KobiEfor:</strong> KobiEfor’a ve alt yapısına birçok yenilikler kattınız. Başarılı bir girişimci olarak bundan sonraki hedefiniz nedir<br />
<strong>Dr. Nurdan Sönmez: </strong>Çağımızda her şey çok hızlı dönüşüyor. Tarih de biz insanlığa düzenli bir akış sunmuyor. Sıçramalı gelişiyor. Sonuçta herşeyin de bir miadı, bir misyon süreci var. Ortam Medya Grubu olarak 30 yıldır, KobiEfor olarak 26 yıldır, DİJİTAL KobiEfor olarak 5 yıldır ülkemizin reel ekonomisine katkıda bulunmaya çalıştık. Buradan ilerisini de artık gençlere bırakmak lazım. KobiEfor’un online’a dönüşmesi ve Ekonominin yeni Eforu’na uyum sağlayacak yeni projeler üretmek ya da önceki planlarımızı hayata geçirmek lazım.&nbsp; Tabii bir de KobiEfor’un her sayfasında Yalçın Bey’i ve onun acısını taşıyorum. Kolay değil bu. Belki akademik dünyaya dönemesem de Yalçın Bey’le hayatımızı bir de Türkiye’nin 40 yıllık imalat sanayisinin ve KOBİ’lerin büyük işletmelere dönüşüm aşamalarını, süreçlerini anlatan iki kitabı yazmaya başladım. Tabii, doğal olarak, Türkiye sanayisinin neredeyse bizde 40 yıllık bir datası, anısı, tecrübe birikimi var. Bunların içinde büyüdük. İçinden geliyoruz. Biz KobiEfor olarak büyümelerine önemli etken olduk. Büyüttük ve hep birlikte büyüdük. Bu olguların ilk tanıklarından biri olarak; bunu da karşılaştırmalı 100 yıl ötesine giderek kitaplaştırmam lazım.<br />
Ayrıca bir de Yalçın Bey’in Kocaeli Alikahya OSB’de İzmit Teknokent ve içinde bir Teknoloji Üniversitesi kurma projesi vardı. Bunun devam ettirilmesi için vasiyeti vardı. Bunlara dönüp bakamadım bile ne oldu?<br />
Tabii en büyük arzumdan biri; Yalçın Sönmez OSB Ödülü ve Yalçın Sönmez Girişimcilik Ödülleri’nin gelenekselleştirilmesidir. Umarım ve dilerim Devletimizin ve Kocaeli Alikahya OSB’nin ve firmalarının da desteğiyle Yalçın Sönmez’in içinde teknoloji üniversitesi kurulması hayaliyle başlattığı İzmit Teknokent Projesi de Yalçın Sönmez Teknoloji Üniversitesi veya Yalçın Sönmez Teknokent ismiyle devam ettirilir. KobiEfor’dan zaman bulabilirsem bunun için de uğraşmam lazım…<br />
<strong>KobiEfor ekibine teşekkür:</strong> Sevgili ekibim, benim KobiEfor’un Nisan 2025 sayısının KAPAK Dosyasında yer almam için öneride bulunduğunuz, oy birliğine sunup firesiz kabul ettiğiniz için, bu fırsatı bana ekip olarak sunduğunuz için çok teşekkür ediyorum.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KAPAK</category>
      <guid>https://kobi-efor.com.tr/kobiefor-imtiyaz-sahibi-dr-nurdan-sonmez-yeni-projelerini-acikladi-ve-daha-cok-projelerim-de-olacak-dedi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Mar 2025 23:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/03/kapak-s-1.jpg" type="image/jpeg" length="23483"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[FİNANS TEKNOLOJİ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK]]></title>
      <link>https://kobi-efor.com.tr/finans-teknoloji-surdurulebilirlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kobi-efor.com.tr/finans-teknoloji-surdurulebilirlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye finans sektörünü oluşturan bankalar, faktoring şirketleri, leasing (finansal kiralama) şirketleri, finansman şirketleri, varlık yönetim şirketleri, tasarruf finansman şirketlerinin teknoloji ve sürdürülebilirlik entegrasyonu;  yeşil tahvil, sürdürülebilir bono ve düşük faizli çevreci krediler, yeşil projelere verilen desteklerle, yapay zekâ, blokzincir ve IoT (Nesnelerin İnterneti) gibi yeni nesil teknolojilerle;]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>karbon ayak izinin azaltılmasını, işlemlerde şeffaflık, verimlilik ve maliyet tasarrufunu sağlıyor.&nbsp; Finans sektörü, teknoloji ve sürdürülebilirlik ile Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme ve kalkınma hedeflerine ulaşmasında stratejik bir rol oynamaya devam ediyor.<br />
Küresel ekonomideki belirsizlikler, ABD Başkanı Donald Trump’ın ekonomi alanında devreye aldığı yeni uygulamalar, iklim krizi, bölgesel savaşlar ve çatışmalar, dünyanın birçok ülkesi gibi Türkiye’nin de para politikalarını ve finans sektörünü derinden etkiliyor. Uzmanlar iklim değişikliğinin krize dönüştüğü ve acil önlemler alınması gerektiği konusunda uyarılarına devam ediyor. Gezegenin, dünya ekonomisinin ve özelinde Türkiye ekonomisinin geleceği sürdürülebilir büyüme ve kalkınmanın gerçekleştirilmesine bağlı. Sürdürülebilir büyüme ve kalkınmanın gerçekleştirilmesinde ise üretimde, ticarette, ihracatta ve ithalatta; dolayısıyla ekonominin her alanında finans sektörünün desteği kritik önemde. Biz de bu nedenle KobiEfor’un Kapak Dosyası’nda “Finans Sektöründe Teknoloji ve Sürdürülebilirlik” konusunu ele aldık.<br />
<br />
<strong>Dünya ve Türkiye’de yeşil ve dijital dönüşüm finans sektörünü de dönüştürüyor</strong><br />
Avrupa Birliği (AB), Avrupa Yeşil Mutabakatı ile birlikte 2050’de dünyanın ilk net sıfır emisyon (karbon nötr) kıtası olma hedefine ulaşmak için çalışmalarına devam ediyor ve bu çerçevede 194 ülke ve AB’nin imzaladığı Paris İklim Anlaşması ile dünyanın büyük çoğunluğu yeşil ve dijital dönüşüm için çaba gösteriyor. ABD Başkanı Trump ise seçimleri kazanmasının hemen ertesinde ABD’nin Paris İklim Anlaşması’ndan çekileceğini duyurdu. Atmosfere en fazla sera gazı salan ülke olan ABD, anlaşmadan çekilen tek ülke oldu. Uzmanlar, bu gelişmeyle dünyanın ve özelinde Türkiye’nin yeşil ve dijital dönüşümünün yavaşlayacağı ve iklim krizinin derinleşeceğini, bunun da finans sektörünü etkilemeye devam edeceğini öngörüyor.<br />
Türkiye finans sektörü, sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm: Uzmanlar, Türkiye finans sektörünü oluşturan bankalar, faktoring şirketleri, leasing (finansal kiralama) şirketleri, finansman şirketleri, varlık yönetim şirketleri, tasarruf finansman şirketlerinin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için dijital teknolojilere yatırımını hızlandırdığını, bu dönüşümün, çevresel etkileri azaltmanın yanı sıra sosyal ve yönetişim boyutlarında da önemli kazanımlar sağladığını anlatıyor. Uzmanlar sürdürülebilirlik yolculuğunda bankaların dijital sürdürülebilirlik stratejileri geliştirdiğine, özellikle mobil bankacılık ve dijital müşteri hizmetlerinin, kağıt kullanımını azalttığına, Türkiye’de karbon ayak izini azaltmak isteyen finans kuruluşlarının blokzincir tabanlı yeşil tahvil platformları kurduğuna, böylece yatırımların çevresel etkisinin anlık olarak izlenebildiğine, yeşil tahvil ve sürdürülebilir bono ihraçlarının arttığına, Yapay Zekâ (AI) ve Büyük Veri (Big Data) kullanımıyla kredi risk değerlendirmelerinin daha çevreci ve adil bir yapıya kavuştuğuna, sürdürülebilir finansman projelerinin artış gösterdiğine dikkat çekiyor.<br />
Yeni nesil teknolojiler ve sürdürülebilirlik: Türkiye’de faaliyet gösteren bankaların, karbon ayak izini azaltmak için ISO 14001 ve ISO 50001 sertifikalarını hızla edindiğini, dijital teknolojiler sayesinde Türkiye finans sektörünün, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine daha hızlı ilerlediğini belirten uzmanlar, yeşil kredi hacminin arttığını, bankaların, karbon salımını azaltan projelere düşük faizli kredi sunarak şirketleri çevreci çözümler geliştirmeye teşvik ettiğini söylüyor. Finans sektöründeki teknolojik inovasyonlar süreci hızlandırıyor. Yapay zekâ tabanlı risk analiz sistemleri, yeşil projelerin finansal fizibilitesini anlık değerlendirebiliyor. Blokzincir teknolojisi, fonların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını takip edebilen akıllı sözleşmeler geliştirilmesini sağlıyor. Türkiye’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na (SKDM) uyum süreci de finans sektörünün yeşil dönüşümünü hızlandırıyor. Şirketler, karbon vergileri nedeniyle maliyet artışını önlemek için bankalardan çevreci proje finansmanı talep ediyor.<br />
Regülasyonlar ve dijitalleşme: Türkiye’de finans sektörünün sürdürülebilirlik yolculuğunda regülasyonlar ve dijitalleşme oldukça önemli bir rol oynuyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), finansal kuruluşların sürdürülebilirlik raporlamasını zorunlu kıldı. 2024’te BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’ne kayıtlı şirket sayısı 100’e ulaştı. Dijitalleşmeyle birlikte, bankalar yapay zekâ destekli sürdürülebilirlik raporları hazırlayarak şeffaflık sağlıyor, FAST ve QR kod tabanlı ödeme sistemleri, kağıt ve enerji kullanımını azaltıyor. Bu sistemler, işlem hızını artırıyor ve karbon ayak izini de düşürüyor. Finansal teknolojilerde (Fintek) sürdürülebilirlik, dijital cüzdanlar ve temassız ödeme çözümleriyle de destekleniyor. Özellikle genç nüfusun büyük çoğunluğunun çevredostu mobil ödeme sistemlerini tercih etmesi, fiziki para kullanımını azaltıyor. Türkiye’nin Dijital Lira çalışmaları da sürdürülebilirlik odaklı bir yaklaşıma işaret ediyor. Dijital para, nakit paraya kıyasla karbon ayak izini azaltıyor.<br />
Çevre dostu teknolojiler, maliyetleri düşürüyor: Yapay Zekâ (AI) ve Nesnelerin İnterneti (IoT), Türkiye finans sektöründe sürdürülebilirlik çözümlerinin temel taşlarından biri. Özellikle yapay zeka destekli kredi analiz sistemleri risk yönetimini daha çevreci hale getirirken; IoT sensörleri enerji tüketimini gerçek zamanlı izliyor. Yapay zeka destekli dolandırıcılık tespit sistemleri dijital işlemlerde güvenliği artırıyor, enerji kullanımını optimize ediyor. Müşteri hizmetlerinde chatbot ve sesli yanıt sistemleri, çağrı merkezlerinde enerji tasarrufu sağlıyor. Bu teknolojiler, hem operasyonel maliyetleri düşürüyor, hem de çevredostu bir iletişim altyapısı sunuyor.<br />
Çevre dostu ekonomik model oluşturma hedefi: Türkiye’nin AB Yeşil Mutabakatı ve SKDM gibi düzenlemelere uyum sürecinde finans sektörünün teknoloji ile sürdürülebilirliği entegrasyonu çevresel fayda oluşturuyor ve finansal kuruluşların itibarını artırıyor. Türkiye finans sektörü, yeşil finansman ve teknolojiyi bir arada kullanarak çevre dostu bir ekonomik model oluşturmayı hedefliyor; bu da çevresel fayda sağlamasının yanı sıra finansal istikrarı güçlendiriyor, ülkenin sürdürülebilir büyüme ve kalkınmasına stratejik bir katkı sağlıyor.<br />
<br />
<strong>Sanayide yeşil dönüşümün finans sektörüne etkisi</strong><br />
KPMG’nin ‘Sanayide Yeşil Dönüşüm’ Raporu’nda; gerek AB Yeşil Mutabakatı ve ilgili mevzuatların Türkiye’deki dış ticaret üzerindeki etkisinin, gerek yatırım ve finansmanda sürdürülebilirlik kriterlerinin finansman kaynakları için önemli hale gelmiş olmasının çevresel etki kavramını ve karbonsuzlaşma faaliyetlerini öncelikli gündem maddesi haline getirdiği belirtiliyor. Rapor’da, Paris Anlaşması’nın 2021’de Meclis tarafından kabulü ve daha sonra 2022’de gerçekleşen İklim Zirvesi COP27’de ülkemizin azaltım taahhüdünün açıklamasını takiben Türkiye’de Sanayide Yeşil Dönüşüm’ün büyük bir ivme kazandığı, bu kapsamda kurumların Sürdürülebilir Yönetim Sistemlerini oluşturmaları ve sera gazı salımını azaltma, özetle karbonsuzlaşmanın öne çıktığı ifade ediliyor.<br />
Sürdürülebilir ve Yeşil Finansman farkı: Yeşil Dönüşüm’ü ‘Karbonsuzlaşma Stratejisi’, ‘Sürdürülebilirlik Yönetim Sistemi’, ‘Sürdürülebilirlik Dereceleri ve Endeksleri’, ‘Sürdürülebilir ve Yeşil Finansman’, ‘Sürdürülebilir Tedarik Zinciri’ ve ‘Yeşil Dönüşüm İçin Dijital Çözümler’ başlıklarıyla özetleyen Rapor’da “Sürdürülebilir ve Yeşil Finansman” şöyle tanımlanıyor: “Sürdürülebilir finans, yatırımcılara finansman sağlanırken ESG (çevresel, sosyal ve yönetişimsel) konularının göz önünde bulundurulduğu finansman çeşididir. Yeşil finansman ise iklim değişikliği başta olmak üzere çevre ile ilgili sorunların çözümüne yönelik faaliyetlerin finansmanıdır. Doğa dostu, çevreye faydalı veya daha az zararlı ürünlerin kullanılması ve projelerin uygulanması için finans kuruluşları tarafından uygun fırsatlar sunularak bu ürün ve projeler finanse edilmektedir.”<br />
Sürdürülebilir Finans ve Yeşil Finansman arasındaki ilişki: Rapor’da ‘sürdürülebilir finans’ ve ‘yeşil finans’ arasında kapsam farkı bulunduğuna dikkat çekiliyor ve şu bilgi veriliyor: “Yeşil finans ile genel anlamda sadece çevresel riskler dikkate alınırken; sürdürülebilir finans kapsamında ESG kriterleri de değerlendirmeye katılmaktadır.”<br />
Türkiye’de sürdürülebilir finans: Rapor’da; ‘Sanayide Yeşil Dönüşüm’ kapsamında şirketler için kullanılmak üzere uluslararası mutabakatlarla 3 milyar 158 milyon dolar tutarında fon sağlandığı, 20 Nisan 2023’te Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı Kararı ile dijital dönüşümle beraber, yeşil dönüşüm, düşük karbonlu ve döngüsel ekonomiye geçişe yönelik yapılacak yatırımlara Yeşil Dönüşüm Destek Programı kapsamında finansal teşvik sağlanacağı aktarılıyor.&nbsp; Rapor’da, Türkiye’de sürdürülebilir finans alanında bankacılık sektöründe farkındalığın giderek arttığı, çok sayıda banka tarafından bu alanda uygulamalar geliştirildiği ve kapasite oluşturulduğu anlatılıyor ve şu bilgiler veriliyor: “Sektör payı %62’yi bulan 15 banka tarafından proje ve müşteri özelinde risk değerlendirmesi yapmak üzere çevresel ve sosyal risk değerlendirme sistemi oluşturulmuştur. Özellikle büyük ölçekli bankalar başta olmak üzere bazı bankalarca skorlama, ısı haritası, stres testi, senaryo analizi gibi portföy düzeyinde analizler yapılmakta ya da bu yönde kapasite oluşturulmaya çalışılmaktadır. Yeşil finansman alanında, Türk bankacılık sektörü özellikle iklim değişikliğiyle mücadelede kritik öneme sahip yenilenebilir enerji konusunda hatırı sayılır ölçüde finansman sağlamaktadır. 2021 Eylül itibarıyla yenilenebilir enerjiye sağlanan toplam nakdi finansman bakiyesi 200 milyar TL’ye ulaşmıştır. Söz konusu tutar Türk bankacılık sektörünün toplam kredilerinin %4.9’una ve toplam aktiflerin %2.8’ine tekabül etmektedir.<br />
Sanayide yeşil dönüşümün, çevresel sürdürülebilirliği sağlamak, iklim değişikliğiyle mücadele etmek için hayati bir öneme sahip olduğunun ve sürdürülebilir bir geleceğin oluşturulmasına katkıda bulunduğunun vurgulandığı Rapor’da, yeşil dönüşümün, atık azaltma, yenilenebilir enerji kullanımı, enerji verimliliği, su kaynaklarının korunması gibi hedefleri desteklediği aktarılıyor.<br />
<br />
<strong>32.7 trilyon liralık hacme ulaşan Türkiye&nbsp; bankacılık sektörü 2025’te %30 büyüyecek</strong><br />
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, ABD’deki gelişmeleri ve Türkiye’ye etkilerini değerlendirmesinde; ABD Başkanı Donald Trump’ın Meksika, Kanada ve Çin’e yönelik ek gümrük vergisi getirdiğini belirtti: “Artık globalizmin dışında ABD’nin bundan sonra daha çok Amerikan merkezli kararlar alacağını, daha korumacı olacağını, daha ben merkezli davranacağını biliyoruz. Bunu net görmek lazım. Amerika'nın ekonomisi dünya ekonomisinin %26’sını oluşturuyor. Dünya ekonomisi ortalama 102 trilyon dolar, ABD ekonomisi 27 trilyon dolar civarında bir rakam. Bunlar ister istemez dünyadaki bütün ekonomileri etkileyen ve etkileyecek kavramlar.” Çakar, bundan sonra özellikle Fed’in (ABD Merkez Bankası) faiz kararları öncesi ve sonrasında volatilitenin biraz daha artacağını, Amerikan tahvillerinin artmasıyla sermaye hareketlerinin biraz daha ABD yönlü olabileceğini ifade etti. Çakar, özellikle gelişmekte olan bir kısım ülkelerden paranın o tarafa doğru aktığını da aslında müşahede ettiklerini aktardı: “Biz daha korunaklı yapıdayız. Merkez Bankası’nın rezerv yapısı çok iyi. Cari açık azaldı. Bu anlamda biz daha korunaklı ve daha iyi noktadayız. Merkez Bankamızın bundan sonraki faiz kararlarını veya kararlarını şekillendirirken dezenflasyonist eğilimin ve veri setinin temel belirleyici olacağını düşünüyorum.”<br />
“Bankacılık sektörü geçen yıl %39 büyüdü, 16 trilyon liralık kredi hacmine ulaştık”: Alpaslan Çakar, bankacılık sektörünün geçen yıl 2023’e göre %39 büyüyerek 32.7 trilyon liralık (926 milyar dolarlık) hacme ulaştığını belirterek, “Sektörün 2025 yılında %30 civarında büyümesini öngörüyoruz” dedi.<br />
Alpaslan Çakar, bankacılık sektörünün kredi büyümesinin geçen yıl %38 olduğunu kaydetti: “16 trilyon liralık bir kredi hacmine ulaştık. Önümüzdeki süreç itibarıyla NPL konusunda bankacılık sektörünün çok pozitif gittiğini söyleyebilirim. Sermaye yeterlilik rasyosu olarak %18’ler civarında sektörün ortalaması var. Türk bankacılık sektörünün karlılığı 659 milyar liraya ulaştı. Bilançolarımızda TL’nin payı %60’a çıktı. KKM dahil edildiğinde %65 oluyor. Yabancı para cinsinden mevduatın payı %35’e düştü. Öz kaynak karlılığımız %27 olarak şekillendi. Aktif karlılığımız ise %2.4. Bazen bankacılık sektörünün karlılığı çok eleştiri konusu oluyor. ‘Ya çok kar elde ettiler’ vesaire ama sermaye yapısına bakıldığında İstanbul Sanayi Odası’ndaki (İSO) ilk 500 firmanın son 5 yıldaki öz kaynak karlılık ortalaması %37’dir. Ama Türk bankacılık sektörünün (son 5 yıldaki ortalama) öz kaynak karlılığı %22’dir. Dolayısıyla bu ekosistemin bir parçası olarak öz kaynak yapımızı koruyacak şekilde, enflasyonun da %44 olduğu bir ortamda geçen yıl %27, son 5 yıl ortalamasında da %22’lik bir öz kaynak karlılığıyla çalışıyoruz.”<br />
Finansmana erişim: Alpaslan Çakar, bankacılık sektörünün 2025’te %30 civarında büyümesini, TL kredilerde %30, yabancı para kredilerde %10 civarında büyüyebileceğini öngördüklerini söyledi: “Yılın ikinci yarısı itibarıyla özellikle net faiz marjında biraz daha pozitif gelişmeler olacaktır. Net faiz marjı daha iyi olacaktır.” Çakar, kredi bütçesi ve fizibilitesi uygun herkesin bankasından krediye ulaşabildiğini kaydederek, “%38’lik büyüme ve bu selektif kredi marjları dikkate alındığında ‘finansmana erişilemiyor’ demek çok doğru olmayacaktır. Ama bu çerçevede ve kural seti içerisinde müşterimizi finanse etmeye devam edeceğiz. Tabii faiz oranlarının düşmesiyle finansman maliyetleri düşecek. Bu da firmalarımızın bilançolarına daha pozitif yansıyacaktır” diye konuştu.<br />
“Türk bankacılık sektörünün net faiz marjı daha pozitife dönecek”: Bu yılın ikinci yarısı itibarıyla Türk bankacılık sektörünün net faiz marjının geçmiş yıllara göre daha pozitife döneceğini söyleyen Çakar, OVP’nin ana hedeflerine işaret ederek, enflasyon oranının gerilediğini, TL mevduatın arttığını, GSYH’ye göre bütçe açığının %9’dan %4.8’e gerilediğini anlattı: “Bu oran deprem etkisi izale edildiğinde, Maastricht Kriterleri’nin öngördüğü %3’lük bütçe disiplini oranının altına inebilecek duruma geliyoruz ki bu durum kamu harcamalarının rasyonalizasyonu ve bütçe disiplininin sağlandığını da gösterir. Halihazırda cari açık OVP’de öngörülen %2’lik oranın altına gerileyerek %1’in de altına düştü. Cari açık 10 milyar doların altında ki bu çok önemli. Sürdürülebilir cari açığı yakalama noktasında epey yol aldık. Merkez Bankası rezervleri swap dahil 71 milyar dolara yükseldi, swap hariç net rezervler 63 milyar dolar oldu, kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye’nin notunu bir yılda 2 derece birden artırdı, 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 250’lere kadar düştü, 2024 için beklenen %3’lük büyüme daha çok dış talep kaynaklı oldu. Dolayısıyla bütün bu parametreler dikkate alındığında OVP’nin aslında doğru işlediğini, doğru bir mecra içerisinde hareket ettiğini ve şimdiye kadar sonuç aldığımızı söyleyebilirim.”<br />
<br />
<strong>Türk bankalarının sürdürülebilirlik karnesi</strong><br />
BDDK’nın (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu) Ağustos 2024’te yayımladığı Bankacılık Sektöründe Çevresel ve Sosyal Sürdürülebilirlik Raporu’nda; Türk bankacılık sektöründe 2023 yılı itibariyle aktif toplamı açısından sektör payı %52 olan 16 banka tarafından misyon ve vizyonları çerçevesinde çevresel ve sosyal sürdürülebilirliğe doğrudan veya dolaylı şekilde atıf yapıldığının görüldüğü ifade ediliyor.<br />
Rapor’da toplam sektör payı %94 olan 28 bankanın çeşitli adlar altında çevresel ve sosyal sürdürülebilirliğe yönelik kamuoyuyla paylaşılmış yazılı bir strateji veya politika dokümanı bulunduğu, toplam sektör payı %58 olan 16 bankanın strateji ve politika dokümanlarında çevresel ve sosyal sürdürülebilirliğe dair ulusal ve uluslararası taahhüt ve hedeflere açık bir şekilde atıfta bulunduğu görüldüğü, toplam sektör payı %67 olan toplam 15 bankanın çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik konularında belirlenmiş somut sayısal hedefleri bulunduğu kaydediliyor.<br />
BDDK Raporu’nda; toplam sektör payı %53 seviyesinde bulunan 13 bankanın kapsam 1 ve kapsam 2 emisyonlarının azaltılması yönünde kamuoyuna yönelik somut taahhütleri bulunduğu, Kapsam 3 emisyonlarının azaltılması yönünde taahhüdü bulunan banka sayısının 8, bu bankaların sektör içindeki payınınsa %41 olduğu, bu bankalardan toplam sektör payı %30 olan 8 adedinin doğrudan ya da ana ortaklık banka üzerinden Net Sıfır Bankacılık Birliği (NZBA) üyesi olup toplam sektör payı %41 olan 10 bankanın Bilim Temelli Hedefler İnisiyatifi çerçevesinde taahhütte bulunduğu aktarılıyor.<br />
BDDK Raporu’nda karbon emisyonunun temel kaynağını teşkil eden fosil yakıtlara yönelik faaliyetlerin (madencilik, taşıma, işleme ve enerji üretimi) finansmanının, emisyon azaltımı stratejilerinin odağında yer aldığı belirtiliyor ve şu bilgiler veriliyor: “Bu çerçevede, kömürle doğrudan bağlantılı faaliyetlerin finansmanını azaltmaya ya da sonlandırmaya yönelik açık taahhütte bulunan banka sayısı 11 ve bunların toplam sektör payı %42’dir. Diğer taraftan, kömür dışındaki fosil yakıtlar açısından yalnızca sektör payı %10 düzeyinde olan 1 özel sermayeli bankanın doğalgaza dayalı yeni termik santral projesi finanse etmeme taahhüdü verdiği görülmektedir. Hidroelektrik santrali (HES) finansmanı bankalar tarafından özellikli bir yatırım alanı olması dolayısıyla özel ve detaylı bir değerlendirmeye konu edilmektedir. Bu çerçevede, bazı bankalarca HES yatırımlarının temiz enerji üretimine imkân vermesi dolayısıyla öncelikli yatırım konularından birisi olduğu ifade edilirken pek çok banka tarafından ise çevre üzerindeki potansiyel etkileri nedeniyle proje bazında detaylı şekilde analiz edildiği vurgulanmaktadır. Sektör içerisindeki toplam payı yaklaşık %2 olan yalnızca 3 küçük ölçekli banka tarafından sadece belli havzalardaki HES projelerinin finanse edildiği ve HES projelerinin toplam enerji üretim finansmanı içindeki payına ilişkin risk toleransı ve iştah seviyeleri belirlendiği beyan edilmiştir.”<br />
BDDK Raporu’na ayrıca sürdürülebilirliğin küresel düzeyde genel çerçevesini ortaya koymakta olan BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile bağlantılı kredilerin toplam tutarını ve kredi portföyü içerisindeki payını hesapladığını beyan eden 9 banka bulunduğu ve bu bankaların toplam sektör payının %43 düzeyinde olduğu anlatılıyor.<br />
<br />
<strong>﻿Türkiye’de toplam 67 banka faaliyet gösteriyor</strong><br />
Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) Türkiye Bankacılık Sistemi Banka, Çalışan ve Şube Sayıları (Aralık 2024) raporuna göre; 38 mevduat bankası, 20 kalkınma ve yatırım bankası, 9 katılım bankası olmak üzere toplam 67 banka, Türkiye bankacılık sisteminde faaliyet gösteriyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) kararı ile “Ziraat Dinamik A.Ş.” unvanlı (dijital) bankaya ve “Colendi Bank A.Ş.” unvanlı (dijital) mevduat bankasına faaliyet izni verildiği belirtilen raporda; 38 mevduat bankasından 4’ünün kamu sermayeli, 11’inin özel sermayeli, 1’inin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilen banka, 22’sinin yabancı sermayeli banka olduğu ifade ediliyor. Rapora göre; Aralık 2024 itibariyle Türkiye’de mevduat, kalkınma ve yatırım bankalarında çalışan sayısı 187.911 kişi ve şube sayısı 9.329. Bankacılık sektöründe kadın çalışan oranı %51.2, erkek çalışan oranı %48.8.&nbsp; 32.7 trilyon liralık hacme ulaşan Türkiye bankacılık sektörü 2025’te %30 büyüyecek<br />
<br />
<strong>﻿Sürdürülebilir Finansman Bildirgesi</strong><br />
2017’de UN Global Compact üyesi yedi banka, Global Compact Türkiye Sürdürülebilir Bankacılık ve Finans Çalışma Grubu tarafından hazırlanan Global Compact Türkiye Sürdürülebilir Finansman Bildirgesi’ne imza attı ve 50 milyon ABD doları ve üzerindeki yatırımlardaki kredi süreçlerinde çevresel ve sosyal riskleri değerlendirme sürecine alacaklarını beyan etti. Bildirge, 2018’de güncellendi, bankalar yatırım tutarını 20 milyon ABD dolarına indirdi, 2019’da yapılan güncellemeyle bankalar çevresel ve sosyal etkisini değerlendirecekleri yatırım tutarı limitini 10 milyon ABD dolarına indirdi. En son güncellemelerle banka sayısı 8’e çıktı.<br />
<br />
<strong>﻿Sürdürülebilir Finansman Bildirgesi’ne imza atan bankalar:</strong><br />
• Akban<br />
• Garanti BBVA<br />
• ING Türkiye<br />
• Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası<br />
• Şekerbank<br />
• Türkiye İş Bankası<br />
• TSKB<br />
• Yapı Kredi Bankası.<br />
<br />
<strong>﻿Sürdürülebilir Finansman Bildirgesi’ne imza atan bankalar:</strong><br />
• Akbank<br />
• Garanti BBVA<br />
• ING Türkiye<br />
• Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası<br />
• Şekerbank<br />
• Türkiye İş Bankası<br />
• TSKB<br />
• Yapı Kredi Bankası.<br />
<br />
﻿Açık Bankacılık, Açık Bankacılık Servisleri, Açık Finans, Akıllı Sözleşmeler, Yapay Zeka Teknolojileri, Yapay Zeka (AI) ve Makine Öğrenimi (ML),&nbsp; Yapay Zeka Destekli Yatırım (Robo-Advisor), Yapay Zeka ile Tahminleme ve Risk Yönetimi, Yapay Zeka ile Kredi Skorlama ve Değerlendirme, İleri Düzey Veri Analitiği, Veri Mahremiyeti ve Kullanıcı Hakları, Dijital Kimlik Yönetimi, Biyometrik Kimlik Doğrulama, Biyometrik Dijital Ödemeler.<br />
Yeşil Finans ve Sürdürülebilir Yatırımlar, Mobil Ödeme Uygulamaları, Mobil Bankacılık,&nbsp; POS (Point of Sale), Sabitlenmiş Dijital Para (Stablecoin), Sanal POS, Regtek (RegTech-Regülasyon Teknolojileri), Robo Danışmanlık, Chatbot,&nbsp; Servis Modeli Bankacılığı.<br />
Kiosk Bankacılığı, Platform Bankacılığı, Sanal ve Dijital Bankalar, Otomatik Tasarruf ve Yatırım Sistemleri, Sanal Ödeme Kartları, Akıllı Kartlar, Kuantum Hesaplama, Süper Uygulamalar (Super Apps), Sanal Gerçeklik (VR) ve Artırılmış Gerçeklik (AR) Teknolojileri, VR ve AR ile Finansal Eğitim.<br />
Blokzincir (Blockchain), Hibrit Bankacılık Modeli, Hibrit Finansal Sistemler, Dijital Banka, Dijital Bankacılık, QR Kod (Quick Response Code), Karekod Ödeme Sistemleri, Dijital Cüzdan, Dijital Cüzdanlarda QR Kod ile Ödeme, QR Kodla Kimlik Doğrulama, QR Kod ile Borsa ve Kripto Takibi, QR Kod ile Hızlı İletişim ve Müşteri Destek Hizmetleri, Temassız QR Kod Ödeme Sistemleri.<br />
Dijital Varlıklar (Digital Assets), Dijital Varlık Sigortası, DLT (Distributed Ledger Technology) Dağıtık Defter Teknolojisi, EFT (Elektronik Fon Transfer) Sistemi, EFT-POS, Elektronik Bankacılık Hizmetleri, Elektronik İmza, Elektronik Para, FAST (Fonların Anlık ve Sürekli Transferi), Fayda/Hizmet Tokenları (Utiliy Tokens), Şimdi Al Sonra Öde (BNPL-Buy Now Pay Later), Temassız Ödeme Teknolojileri, Tokenizasyon (Jetonlaştırma).<br />
Fintek (Finansal Teknolojiler), Fintek Ekosistemi, Gömülü Finans, Gömülü Ödeme Sistemleri, Dağıtık Defter Teknolojisi, Merkeziyetsiz Finans (DEFI-Decentralized Finance) DeFi Protokollerinin Yükselişi, NFC (Near Field Communication-Yakın Alan İletişimi), NFT (Non-Fungible Token-Nitelikli Fikri Tapu), İnternet Bankacılığı, Sosyal Etki Yatırımcıları v e ESG Yatırım Stratejileri, Hesap Yöneticiliği ve Kişisel Finans Asistanları.<br />
Büyük Veri (Big Data) ve Veri Görselleştirme, Karma Ekonomi ve Dijital Para Birimleri, (Merkez Bankası Dijital Parası, (MBDP), Mikro Yatırım ve Tasarruf Uygulamaları, API (Application Programming Interface-Uygulama Programlama Arayüzü),&nbsp; ATM (Automatic Teller Machine-Otomatik Para Çekme Makinesi).<br />
Blockchain Tabanlı Kredi Puanlama, CAPTCHA (İnsan ve Bilgisayar Amaçlı Tam Otomatik Genel Turing Testi), Çift Faktörlü Doğrulama, Desteklenmeyen Kripto Varlığı (Unbacked Crypto Asset), İYS (Ticari Elektronik İleti Yönetim Sistemi), İz Kaydı, KEC (Kart Erişim Cihazı), Kimliksizleştirme, Kişiden Kişiye Finansman.<br />
Kitle Fonlaması, Sosyal Yatırım ve Kitle Fonlaması (Crowdfunding), Kripto Varlık, Kripto Sigortacılık, Sosyal Ticaret ve Kripto Yatırım Platformları, MRZ (Machine Readable Zone), Nesnelerin İnterneti (IoT-Internet of Things), Otomatik Kredi Değerlendirme Sistemleri, Ödeme Kaydedici Cihaz, Ödeme Emri Başlatma Hizmeti, Ödeme Kuruluşu, Ödeme Sistemi, Ön Ödemeli Araç, PISP (Payment Initiation Service Provider-Ödeme Başlatma Servis Sağlayıcısı).<br />
Ses ile Yönlendirme Sistemi, Sesli Yanıt Sistemi, Regülasyonların Dijitalleşmesi, Siber Güvenlik Teknolojileri, Siber Risk Yönetimi, Siber Güvenlik ve Blockchain Tabanlı Güvenlik Protokolleri, Sızma (Penetrasyon) Testi, SMS OTP (One Time Password-Tek Kullanımlık Parola), SWIFT (Society for Worldwide İnterbank Financial Telecommunication), Sosyal Medya Finans, Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi, Şifreleme Açık Anahtarı, Şifreleme Anahtarı, Uçtan Uca Güvenli İletişim, Uzaktan İletişim Aracı, Uzaktan Kimlik Tespiti, Uygulama Programlama Arayüzü, Uzaktan Müşteri Edinimi, Üçüncü Taraf Sağlayıcı, Varlık Muhafızı, Yama, Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihaz, Zaman Damgası.<br />
<br />
<strong>﻿Finansal Teknolojiler (Fintek) nedir?</strong><br />
Finansal hizmetleri yenilikçi, tamamlayıcı ve hızlandırıcı iş modelleri ile sayısal teknolojiler kullanarak sunan kuruluş veya ürün.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KAPAK</category>
      <guid>https://kobi-efor.com.tr/finans-teknoloji-surdurulebilirlik</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Mar 2025 00:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/02/kapak-s.jpg" type="image/jpeg" length="45975"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elektrikli, akıllı ve otonom araçlarla otomotivde paradigma değişiyor; Türkiye otomotiv endüstrisi liderliğe oynayacak]]></title>
      <link>https://kobi-efor.com.tr/elektrikli-akilli-ve-otonom-araclarla-otomotivde-paradigma-degisiyor-turkiye-otomotiv-endustrisi-liderlige-oynayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kobi-efor.com.tr/elektrikli-akilli-ve-otonom-araclarla-otomotivde-paradigma-degisiyor-turkiye-otomotiv-endustrisi-liderlige-oynayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elektrikli, akıllı ve otonom araçlar, otomotiv sektöründe paradigmayı tamamen değiştirecek bir dönemin başlangıcı. İhracat şampiyonu Türkiye ‘Otomotiv Endüstrisi ve Teknolojileri’, global otomotiv sektöründeki paradigma değişimini yakalayabilirse dünya otomotiv sektörünün lideri olabilme potansiyeline sahip.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>2030’a kadar dünyada satılan her 2 araçtan 1’inin elektrikli olacağı öngörülüyor ancak elektrifikasyon ve dijitalde bu büyük büyük dönüşümün gerçekleşebilmesi için elektrikli araç şarj altyapısına trilyon dolarlık yatırım gerekiyor.<br />
Otomotiv endüstrisi ve teknolojileri, paradigmasını değiştiriyor. Endüstri devrimlerinin öncü sektörü otomotiv endüstrisi, yüksek teknoloji çağına geçişte başrolde. Uzmanlar, otomotiv endüstrisindeki en önemli trendin; dünya çapında elektrikli araçlara geçiş olduğunu söylüyor. Dünyada elektrikli araç satışlarının bu yıl, büyük oranda Çin’in liderliğiyle, 17 milyona ulaşması bekleniyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve Rho Motion’un raporlarına göre bu satışların önemli bir kısmı Çin pazarından gelecek. Elektrikli araçların dünya otomotiv pazarındaki yükselişi, temiz enerjiye geçişin hız kazanmasıyla ivmeleniyor. IEA’nın verilerine göre; 2024’ün ilk yarısında dünya genelinde satılan 7 milyon elektrikli aracın %80’i Çin’de kaydedildi. Çin, 2024 sonuna kadar 10 milyon satışla dünyadaki elektrikli araç pazarının %62’sine sahip olmayı sürdürecek. Avrupa’da satışların yatay bir seyir izlemesi beklenirken, ABD ve Kanada’da ise daha yavaş fakat istikrarlı bir artış söz konusu.<br />
<strong>2030’a kadar dünyada satılan her 2 araçtan 1’i elektrikli olacak: </strong>2030’a kadar dünyada satılan her 2 araçtan 1’inin elektrikli olacağı öngörülüyor. Ancak bu büyük dönüşümün gerçekleşebilmesi için elektrikli araç şarj altyapısına trilyon dolarlık yatırım gerekiyor. Rho Motion’un öngörülerine göre, 2024’te 16.8 milyon olarak tahmin edilen satış rakamının 2025’te 20.5 milyona ulaşması ve Çin’in bu satışların %62’sini oluşturması bekleniyor. Rho Motion Otomotiv Araştırma Lideri William Roberts, Çin’de elektrikli araç talebi hızla artarken; Avrupalı markaların Çin pazarında rekabet etmekte zorlandığına dikkat çekiyor. Roberts, Avrupa Birliği’nde (AB) 2025’te yürürlüğe girecek Euro 7 emisyon standartlarının elektrikli araç talebini artıracağını, ancak 2024 için talebin ertelenmiş olabileceğini, Avrupa’da elektrikli araç satışlarının 2025’te toparlanarak %20 büyümesi öngörüldüğünü paylaştı. Roberts, ABD’de ise yeni elektrikli araç modellerinin piyasaya sürülmesiyle satışların artmasını beklediklerini kaydetti. Roberts, elektrikli araçların yaygınlaşmasında iki temel faktörün; tüketicilerin ekonomik erişilebilirlik ve altyapı sorunlarının öne çıktığını belirtti. Elektrikli araçların daha geniş bir kitleye ulaşabilmesi için hükümetlerin şarj altyapısına yatırım yapması kritik önem taşıdığını aktaran Roberts, Avrupa’da Norveç gibi ülkelerde elektrikli araçların pazar payının %90’lara ulaştığını, ancak model çeşitliliğinin düşük olması nedeniyle tüketicilerin yeni araç alımında beklemeyi tercih ettiğini vurguluyor.<br />
Uzmanlar dünyada son 5 yılda elektrikli araç pazarındaki büyümede listenin başında Çin’in ve Avrupa’nın yer aldığını söylüyor. Avrupa Birliği’nin Avrupa Yeşil Mutabakatı doğrultusunda; 2050 yılına kadar Avrupa dünyanın ilk karbon nötr kıtası olmayı ve Avrupa’ya ihracat yapan pek çok ülke 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmayı hedefliyor. Dünyada en çok karbon emisyonunu fosil yakıtlı araçların ürettiği düşünüldüğünde elektrikli araçlara geçiş bu hedefleri yakalamada kritik rol oynuyor. İhracatının yarısını Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapan Türkiye’nin de 2053 net sıfır emisyon hedefi düşünüldüğünde ihracat şampiyonu otomotiv endüstrisi ve teknolojilerindeki değişim kaçınılmaz. Türkiye ‘Otomotiv Endüstrisi ve Teknolojileri’, global otomotiv sektöründeki paradigma değişimini yakalayabilirse dünya otomotiv sektörünün lideri olabilme potansiyeline sahip. Ancak bu süreçte, uzmanlar, fosil yakıtlı araçlardan elektrikli araçlara geçişte, pil verimliliği ve elektrikli araç şarj altyapısının geliştirilmesinin önemine de işaret ediyor.<br />
<br />
<strong>Sektöre Trump etkisi</strong><br />
Donald Trump’ın yeniden ABD Başkanı seçilmesiyle, 2025’ten itibaren uygulamaya başlayacağı şahin politikaların otomotiv sektörüne, özellikle de Avrupa pazarına da etkileri olacak. Trump, komşu Kuzey Amerika ülkeleri; Meksika ve Kanada dahil, BRIC ülkeleri, Avrupa ve Uzak Doğu başta olmak üzere tüm yabancı ülkelerden gelecek ürünlere gümrük tarifelerini yükselteceğini açıkladı. Bu uygulamaların Meksika’ya yatırım yaparak orada üretip ABD’ye araç gönderen Alman markalarını ve Stellantis’i etkileyeceği konuşuluyor. Avrupa pazarında yaşanan daralmanın, Atlantik’in diğer tarafında yaşanan olumsuz gelişmelerin, 2025’te hem Avrupa, hem de Türkiye otomotiv endüstrisini derinden etkileyeceği belirtiliyor. Yıllardır dış ticaret açığı veren ABD, artık dünya ticaretine karşı kalkanlarını kuşatıyor. Bu da ABD pazarına girmek isteyen Çinli otomobil üreticilerinin, bir dönem daha beklemek zorunda kalabilecekleri demek. Çin otomotiv endüstrisi son 10 yılda, dünyanın gelişmekte olan Afrika, Latin Amerika, Okyanusya, Orta Doğu gibi tüm pazarlarına girdi ve buralarda pazar payı, bilinirlik ve imaj anlamında önemli kazanımlar elde etti. Etkin olamadıkları veya stratejik olarak sona sakladıkları tek bölge ise; gelişmiş ülkeler yani Avrupa ve ABD. Çin endüstrisi, bugün ticari araç ve binek otomobil üreticileriyle; Batılı ülkelere de girmek istiyor.<br />
Uzmanlar, Çinli üreticilerin kendi aralarında giriştikleri fiyat rekabetinin de kıran kırana olduğunu aktarıyor. Çin üreticileri kendi sınırları içinde ve denizaşırı pazarlarda yeni yatırımlar yapacaklarını açıklıyor. Bu ticaret savaşları ve fiyat rekabeti, ilk etapta tüketiciye olumlu yansıyor gibi görünse de uzmanlar bunun sürdürülebilir olmadığına dikkat çekiyor. Volkswagen, Nissan gibi markaların zor durumda olduğu konuşulurken; Hozon, Nio, Xpeng ve benzeri markaların bir anda yok olup gitmeleri de söz konusu. Uzmanlar Türkiye’ye yeni markaların geleceğini, 2025’in Türkiye’de otomotiv için hareketli bir yıl olacağını öngörüyor.<br />
<br />
<strong>Otomotiv endüstrisinde yeni nesil teknolojilerin yükselişi</strong><br />
‘Otomotiv Endüstrisi ve Teknolojileri’nde, otonom araçlardan çevre dostu materyallere, gelişmiş batarya sistemlerinden yapay zeka destekli sürüş deneyimlerine kadar birçok alanda ciddi bir dönüşüm yaşanıyor. Tam Otonom Araçlar, Gelişmiş Elektrikli Araç Bataryaları ve Hızlı Şarj Teknolojisi, Araç-İletişim (V2X) Teknolojisi, 5G Bağlantısı ve IoT (Nesnelerin İnterneti) Entegrasyonu, Gelişmiş Sürüş Destek Sistemleri (ADAS), Yapay Zeka (AI) Destekli Sürüş ve Akıllı Asistanlar, Sıfır Emisyonlu ve Sürdürülebilir Malzemeler, Yüksek Kapasiteli Güneş Paneli Entegrasyonu, Akıllı İç Mekân ve Kişiselleştirilmiş Deneyim Teknolojileri gibi yeni nesil teknolojiler yaşamımıza girdi. İçinde bulunduğumuz&nbsp; yüzyılda uçan otonom otomobiller de artık hayal değil. ‘Otomotiv Endüstrisi ve Teknolojileri’ özellikle son yıllarda elektrifikasyon ve dijitalleşme alanında büyük bir rekabeti de beraberinde getiriyor. Dünya otomotiv devleri de bu yeni yarışta da önemli bir oyuncu olmak için ciddi atılımlar yapıyor. Bu yarışta ipi erken göğüsleyen Çin endüstrisi kendi içerisinde de büyük bir rekabete girişmiş durumda. Elektrifikasyon ve dijitalleşme dönüşümünü hızla gerçekleştirebilirse Türkiye güçlü otomotiv endüstrisi ve teknolojileri ile dünya otomotiv liderleri arasında yerini alma potansiyeline sahip.<br />
<br />
<strong>Otomotiv Endüstrisi ve Teknolojileri’nde yeni trendler</strong><br />
Tam Otonom Araçlar<br />
Hidrojen Yakıt Hücreli Araçlar<br />
3D Baskı ile Araç Üretimi<br />
Yüzer Kabin Tasarımı (Floating Cabins)<br />
Elektrikli Ticari Araçlar ve Otonom Kargo Sistemleri<br />
Dijital Kokpit ve Artırılmış Gerçeklik (AR)<br />
Akıllı İç Mekân ve Kişiselleştirilmiş Deneyim<br />
3 Boyutlu Holografik Ekranlar<br />
Araç İçi Sağlık ve Refah Sistemleri<br />
Yapay Zeka Destekli Trafik Yönetim Sistemleri<br />
Kar-Buz Yönetim Sistemleri<br />
Yüksek Kapasiteli Güneş Paneli Entegrasyonu<br />
Kablosuz Şarj Teknolojisi<br />
Termal Yönetim Sistemleri<br />
Katı Hal Bataryaları (Solid-State Batteries)<br />
Gelişmiş Elektrikli Araç Bataryaları ve Hızlı Şarj Teknolojisi<br />
Araç Paylaşımı ve Mobilite Hizmetleri<br />
Araç-İletişim (V2X-Vehicle-to-Everything) Teknolojisi<br />
5G Bağlantısı ve IoT Entegrasyonu<br />
Yapay Zeka Destekli Sürüş ve Akıllı Asistanlar<br />
Gelişmiş Sürüş Destek Sistemleri (ADAS)<br />
Oyunlaştırılmış Sürüş Deneyimi<br />
Gelişmiş Otonom Park Sistemleri<br />
Blockchain ile Tedarik Zinciri ve Veri Güvenliği<br />
Karbon-Nötr Üretim Süreçleri<br />
Sıfır Emisyonlu ve Sürdürülebilir Malzemeler<br />
Yenilikçi Geri Dönüşüm Teknolojileri<br />
Kendi Kendini Onaran Malzemeler<br />
Nano Teknoloji ile Boya ve Kaplama<br />
eVTOL (Electric Vertical Takeoff and Landing-Elektrikli Dikey Kalkış ve İniş Araçları-Uçan Otonom Araçlar)<br />
Kentsel Hava Mobilitesi (Urban Air Mobility-UAM)<br />
Pil ve Enerji Yönetimi Teknolojileri<br />
Otonom Navigasyon Sistemleri<br />
Hava Trafik Yönetimi (ATM-Air Traffic Management)<br />
Sürdürülebilir Havacılık Malzemeleri<br />
Çoklu Araç Entegrasyonu<br />
Pilotlu ve Pilotsuz Kullanım Seçenekleri<br />
Şarj ve İniş Alanları (Vertiportlar)<br />
Havadan Kargo Taşımacılığı<br />
Hız ve Menzil İnovasyonları<br />
Çok Rotorlu ve Kanatlı Tasarımlar<br />
<br />
<strong>2024’te üretim %7 azaldı, ihracat paralel seviyede gerçekleşti</strong><br />
Türkiye otomotiv sanayisine yön veren 13 üyesiyle sektörün çatı kuruluşu Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) 2024’ün 12 aylık (Ocak-Aralık) dönemine ilişkin, üretim, ihracat ve pazar verilerini açıkladı. 2024’te toplam otomotiv üretimi bir önceki yıla göre %7 azalarak 1 milyon 365 bin 296 adet, otomobil üretimi ise %5 azalarak 904 bin 513 adet oldu. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 1 milyon 410 bin 934 adede yükseldi.<br />
2024’te bir önceki yıla göre; ticari araç grubunda üretim %11, ağır ticari araç grubunda %25 ve hafif ticari araç grubunda ise %9 geriledi. Bu dönemde, otomotiv sanayisinin kapasite kullanım oranı %70; araç grubu bazında kapasite kullanım oranlarıysa; hafif araçlarda (otomobil + hafif ticari araç) %71, kamyon grubunda %71, otobüs-midibüs grubunda %52 ve traktörde %61 seviyesinde gerçekleşti. 2023’e göre ticari araç pazarı %4, ağır ticari araç pazarı %8, hafif ticari araç pazarı ise %3 geriledi. 2024’te bir önceki yılla paralel seyretti.<br />
<strong>Otomotiv ihracatı 2024’ü 37.2 milyar dolarla kapattı: </strong>Geçen yıl otomotiv ihracatı, 2023’le paralel seyretti ve 1 milyon 13 bin 34 adet, otomobil ihracatı ise 654 bin 115 adet düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde otomobil ihracatı bir önceki yıla göre %1 gerilerken ticari araç ihracatı aynı dönemde %1 artış gösterdi. Traktör ihracatı ise 2023’e göre %23 azalarak 12 bin 988 adet oldu.<br />
OSD’nin raporunda yer alan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre; 2024’ü %17 ile sektörel ihracat sıralamasında ilk sırada tamamlayan toplam otomotiv sanayi ihracatı %6 artarak 37.2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre; 2024’te toplam otomotiv ihracatı, Euro bazında ihracat % 2 arttı ve 33.7 milyar euro oldu, dolar bazında ana sanayi ihracatı %1 artarken tedarik sanayi ihracatı da %5 arttı.<br />
<strong>Otomobil pazarı %1 artarak 980 bin 341 adede ulaştı: </strong>OSD verilerine göre; 2024’ün 12 aylık döneminde toplam pazar, geçen yıla paralel seyretti ve 1 milyon 285 bin 632 adetten kapandı. Bu dönemde, otomobil pazarı geçen yılın aynı dönemine göre %1 artış gösterdi ve 980 bin 341 adede ulaştı.<strong> </strong>Ticari araç pazarına bakıldığında ise 2024’te bir önceki yıla kıyasla toplam ticari araç pazarı %4, ağır ticari araç pazarı %8, hafif ticari araç pazarı ise %3 azaldı. 2024 yılı Ocak-Aralık döneminde otomobil satışlarındaki yerli payı %30, hafif ticari araç satışlarındaki yerli araç payı ise %27 gerçekleşti.<br />
<br />
<strong>“2025’te pazarın 1 milyon adedin altına düşmeyeceğini öngörüyoruz”<br />
“Mobilite bir ihtiyaç”: </strong>Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği’nin (ODMD) İstanbul’da 15. kez düzenlediği ODMD Satış ve İletişim Ödülleri, 2024 Gladyatörleri, 21 dalda verildi. ODMD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Bozkurt, 2024’te nasıl bir pazar seyri olacağı üzerine farklı tahminler bulunsa da yılı beklentilerin üzerinde bir pazar hacmiyle tamamladıklarını söyledi: “Hızlı başlayan ilk çeyreğin ardından Nisan’da bir düşüş yaşadık ve hemen arkasından GSR II regülasyonları değişimi oldu. Gerçekleştirilen kampanyalarla birlikte pazar seyri hız kazandı. ÖTV matrahlarında 2 yıldır bir değişiklik yapılmaması ve kredilere getirilen kısıtlamalara rağmen yılı yeni rekor satış adedi seviyesiyle tamamladık. Tüm bunlar bizi mobilitenin bir ihtiyaç olduğu noktasına götürüyor. 1 milyon 238 bin 509 adetlik toplam pazar hacmiyle birlikte geçen yıla göre %0.5 bir artış elde edilmiş oldu. Bu adetlere ağır vasıta araç satışlarının henüz açıklanmayan bilgilerini de eklediğimizde, yaklaşık 1 milyon 285 bin adetlik hacme ulaşıldığını görüyoruz.”<br />
<strong>“Global rekabette Çin faktörü de önemli bir etken”: </strong>2025 yılı beklentilerine de değinen Ali Haydar Bozkurt, “Aslında sektör olarak 100 yıllık bir değişimin içerisinden geçiyoruz ve bizler bu değişimin canlı şahitleriyiz. Bu değişimi yaşıyoruz ve yönetmeye çalışıyoruz. Yeni teknolojilere sahip otomobiller geliştiriliyor. Müşteri davranışları değişiyor; buna ek olarak, global rekabette Çin faktörü de önemli bir etken olarak öne çıkıyor” dedi.<br />
<strong>“Otomotiv sektörü olarak değişime hazır olmalıyız”: </strong>Eski satış yöntemlerinin değiştiği ve hatta sadece üyelik sistemiyle mobilite çözümlerinin kullanılacağı bir kavramın dahi konuşulduğunu aktaran Bozkurt, geleneksel markaların bu değişimi yönetebilmek ve rekabetçi kalmak adına acil önlemleri devreye almaya başladıklarını anlattı: “Batarya, çip ve dönüşüm yatırımları yapıyorlar. Dijital dönüşüme öncelik veriliyor. 2030 yılına kadar Avrupa’da bataryalı elektrikli araç satışlarının %39’a, yeni enerji araçlarının ise %63’e ulaşması bekleniyor. Dolayısıyla hiç kimse bu değişime seyirci kalmıyor. Bizler de ülkemizin ekonomik açıdan en stratejik sektörlerinden biri olan otomotiv sektörü olarak bu değişime hazır olmalıyız. Üreticilerimiz, distribütörlerimiz, yan sanayimiz, bayilerimiz, kiralama platformları ve kullanılmış araç işi yapan platformlar dahil herkesin bu değişime ayak uydurması gerekiyor. En önemli meselelerimizden birisi de yetişmiş insan kaynağını zenginleştirmek olacak.”<br />
<strong>“Modern bir vergi sistemi devreye alınmalı, araç parkı gençleşmeli”: </strong>Bu değişimden geri kalmamak adına modern bir vergi sisteminin devreye alınmasının kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Bozkurt, “Türkiye’nin artık yeni teknolojileri tanımlayan, vatandaşlarımızın mobiliteye ulaşımını kolaylaştıran ve çevreye duyarlı yeni bir vergi sistemine ihtiyacı var. Her zaman ifade ettiğimiz gibi Türkiye’nin büyük bir otomotiv sektörü potansiyeli var ve mobilite herkes için bir ihtiyaç. 2025’te olağanüstü bir olumsuz gelişme olmazsa pazarın 1 milyon adedin altına düşmeyeceğini öngörüyoruz. Bununla birlikte şu anda ülkemizin çok yaşlı bir araç parkı var ve bunun gençleşmesi çok büyük önem taşıyor. Bu araç parkının gençleşmesi, yeni araç satışından ziyade trafik güvenliği, çevre ve ekonomik katkı açısından büyük önem taşıyor” açıklamasını yaptı.<br />
<br />
<strong>ODMD Satış ve İletişim Ödülleri, 2024 Gladyatörleri<br />
Satış Ödülleri<br />
En Hızlı Büyüyen Hafif Ticari Araç Markası:</strong> KG MOBILITY-SSANGYONG<br />
<strong>En Hızlı Büyüyen Otomobil Markası:</strong> KG MOBILITY-SSANGYONG<br />
<strong>En Çok Satılan Hafif Ticari Araç Modeli: </strong>Ford Transit<br />
<strong>En Çok Satılan Otomobil Modeli:</strong> Fiat Egea<br />
<strong>En Çok Satılan Hafif Ticari Araç Markası:</strong> Ford<br />
<strong>En Çok Satılan Otomobil Markası:</strong> Renault<br />
<strong>En Çok Satılan Otomobil ve Hafif Ticari Araç Markası:</strong> Fiat<br />
<br />
<strong>İletişim Ödülleri<br />
Yılın Dergi Uygulaması: </strong>Hyundai-IONIQ 5-18 dakika / Dergi Entegrasyon Projesi.<br />
<strong>Yılın Radyo Uygulaması: </strong>BYD-Ambiyans Aydınlatma<br />
<strong>Yılın Outdoor Uygulaması: </strong>Renault-Haydarpaşa Tren Garı 3D Mapping Gösterisi<br />
<strong>Yılın Dijital Deneyim Uygulaması: </strong>Volvo-Cars App<br />
<strong>Yılın Gazete Uygulaması: </strong>Ford-Bronco Sport ile Evin Yolunu Unut<br />
<strong>Yılın PR/Etkinlik Uygulaması: </strong>Cupra-City Garage İstanbul Açılış Etkinliği<br />
<strong>Yılın TV Uygulaması: </strong>Volkswagen-ID. Ailesi-Elektriğin yeniden doğuşu<br />
<strong>Yılın Sosyal Medya Uygulaması: </strong>Fiat-Topolino X Vialand Macerası<br />
<strong>Yılın Sosyal Sorumluluk Projesi: </strong>Mercedes-Benz-Geleceğe İlham Veren Kadınlar: She’s Mentoring Programı<br />
<strong>Yılın Sponsorluk Uygulaması: </strong>Toyota-DasDas Sponsorluğu<br />
<strong>Yılın Sürdürülebilirlik Projesi: </strong>KIA-The Ocean Cleanup &amp; BIFED<br />
<strong>Yılın Entegre İletişim Kampanyası: </strong>Lexus-LBX-Her Gün Sıra Dışı<br />
<strong>Yılın Jüri Özel Ödülü: </strong>BMW-Yuvam Dünya I Sea Climate Change<br />
<strong>Yılın Basın Lansmanı: </strong>Renault-Rafale Basın Lansmanı<br />
<br />
<strong>ODMD Otomobil ve Hafif Ticari Araç Pazarı Ocak-Aralık 2024 Raporu’ndaki verilerine göre elektrikli otomobil pazarı motor gücü hakkında bilgiler şöyle:<br />
Elektrikli otomobil pazarı elektrik motor gücüne göre;<br />
• 160 kW altındaki elektrikli otomobil satışları %63.4 artarak %8.7 pay,<br />
• 160 kW üstü elektrikli otomobil satışları %0.1 artarak %2 pay aldı.<br />
<br />
Otomotiv, 37 milyar dolar ihracatla 2024’te de lider sektör</strong><br />
Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre Türkiye ihracatının lideri otomotiv endüstrisinin 2024 ihracatı bir önceki yıla göre %6.3 artışla 37 milyar 212 milyon dolar oldu. Türkiye ihracatında ilk sıradaki yerini koruyan sektör, böylece 2022 dışında 2006’dan bu yana aralıksız ihracat liderliğini sürdürmeyi başardı. Otomotiv, Aralık’ta da %10 artışla 3.5 milyar dolar (3 milyar 487 milyon dolar) ihracat yaparak bugüne kadar aylık bazdaki en yüksek ikinci ihracat rakamına ulaştı. Geçen yılın son ayında da ülke ihracatında ilk sıradaki yerini koruyan otomotivin aldığı pay da %17.3 gerçekleşti.<br />
OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, “Küresel ekonomi açısından oldukça zorlu geçen ve global pazarda talep daralması ile karşı karşıya kaldığımız bir yılı geride bıraktık. Buna rağmen otomotiv sektörü olarak geçen yıl tüm aylarda ve nihayetinde yılın tamamında liderliğimizi korumayı başardık. Geçen yılın son ayında da binek otomobiller ve eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlarda %19’ar ihracat artışları kaydettik” dedi.<br />
<strong>Tedarik endüstrisi ihracatı 2024’te %5 arttı: </strong>OİB verilerine göre; sektörde %40’lık payla en büyük ürün grubu olan tedarik endüstrisi ihracatı 2024 yılı tamamında bir önceki yıla kıyasla %5 artışla 14 milyar 879 milyon dolar oldu. Tedarik endüstrisi, Aralık’ta %2 artışla 1 milyar 133 milyon dolar ihracat yaptı. Geçen ay tedarik endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya olurken; bu ülkeye yönelik ihracat %1 azaldı. Önemli pazarlardan Fransa’ya 8, Romanya’ya %26, ABD’ye %37, Fas’a %29 ihracat artışı, Birleşik Krallık’a %10, İtalya’ya %14, Rusya’ya %52 ihracat düşüşü oldu. Aralık’ta, binek otomobiller ürün grubu %19 artışla 1 milyar 307 milyon dolar ihracat yaptı ve otomotiv ihracatında en büyük ürün grubunu oluşturdu, eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ihracatı %19 artışla 601 milyon dolar, otobüs-minibüs-midibüs ihracatı %11 düşüşle 257 milyon dolar, çekiciler ihracatı %28 azalışla 101 milyon dolar oldu.<br />
<strong>Almanya geçen yılın en büyük pazarı oldu: </strong>OİB verilerine göre; geçen yıl otomotivin en büyük pazarı olan Almanya’ya 4 milyar 856 milyon dolar ihracat yapıldı. İkinci büyük pazar olan Birleşik Krallık’a %25, İtalya’ya %9.5, Slovenya’ya %33, ABD’ye % 19, Romanya’ya %33.5 ihracat artışı, Rusya’ya %16, İsveç’e de %21 ihracat düşüşü yaşandı. Aralık’ta Fransa, bir önceki yılın aynı dönemine göre %26 artış ve 513 milyon dolar ihracatla en büyük pazar oldu. Yılı lider tamamlayan Almanya’ya ise Aralık’ta %14 artışla 432 milyon dolar ihracat yapıldı. İtalya’ya ihracat da %2 artışla 338 milyon dolar olurken; Slovenya'ya %106, Belçika’ya %31, ABD’ye %54, Romanya’ya %20, Fas’a %34 ihracat artışı, Rusya’ya %54, Portekiz’e %21 ihracat düşüşü yaşandı.<br />
<strong>AB ülkelerine 2024 ihracatı 25.3 milyar dolar: </strong>OİB verilerine göre; sektörde %68.2'lik payla en büyük ülke grubu olan Avrupa Birliği (AB) ülkelerine de 2024’te 25.3 milyar dolar ihracat yapıldı. Geçen yıl diğer Avrupa ülkelerine %25, Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesi’ne %17, Okyanusya ülkelerine %55 ihracat artışı yaşanırken Orta Doğu ülkelerine yapılan ihracat %19, Bağımsız Devletler Topluluğu’na da %11 azaldı. Aralık 2024’te otomotiv ihracatından %71.8 pay alan AB ülkelerine %18 artışla 2 milyar 469 milyon dolar ihracat yapıldı. Geçen ay diğer Avrupa ülkeleri %11.8 payla ülke grupları arasında 2. sırada yer alırken; ihracat artışı %3 oldu. Aralık’ta Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesi’ne %23 ihracat artışı, Bağımsız Devletler Topluluğu’na ise %25, Afrika ülkelerine %30 ve Orta Doğu ülkelerine %47 ihracat&nbsp;düşüşü&nbsp;yaşandı.<br />
<br />
<strong>Türk otomotiv sektörü “milyar dolarlık” pazar sayısını artırdı</strong><br />
İhracatta 2024’te 37 milyar dolara ulaşarak rekor kıran Türk otomotiv sektörünün 1 milyar dolar ve üzerinde satış yaptığı ülke sayısı 9’dan 10’a yükseldi. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği verilerine göre; 2023’ü 35 milyar 4 milyon 230 bin dolarlık dış satımla kapatan otomotiv endüstrisi, geçen yıl ihracatını %6 artırarak 37 milyar 211 milyon 661 bin dolara yükseltti. Cumhuriyet tarihinin en yüksek otomotiv ihracatı rekorunu kıran, geçen yılı ülke ihracatının lideri olarak tamamlayan otomotiv sektörünün dış satımdaki payı %16.5 oldu.<br />
<strong>10 ülkeye 1 milyar doların üzerinde ihracat: </strong>AB üyesi 8 ülkeyle Birleşik Krallık ve ABD, geçen yıl 1 milyar doların üzerinde otomotiv dış satımı yapılan pazarlar oldu. Sektörün ana pazarı Almanya, ilk sıradaki yerini korudu. 2024'te Almanya’ya yapılan otomotiv ihracatı bir önceki yılla aynı seviyede seyrederek 4 milyar 856 milyon 459 bin dolar düzeyinde gerçekleştirildi. Almanya’yı Fransa takip etti. 2023’te 4 milyar 307 milyon 187 bin dolarlık ihracat yapılan Fransa’ya geçen yıl 4 milyar 330 milyon 292 bin dolarlık ürün satıldı. Birleşik Krallık’a %25’lik artış yaşandı. Birleşik Krallık’a 2023’te 3 milyar 289 milyon 218 bin dolar olan ihracat geçen yıl 4 milyar 101 milyon 335 bin dolara ulaştı. İtalya %9.5’lik artış ve 3 milyar 435 milyon 956 bin dolarla en çok ihracat yapılan 4., İspanya %3’lük yükseliş ve 2 milyar 505 milyon 250 bin dolarla 5., Polonya ise %4’lük artış ve 1 milyar 832 milyon 269 bin dolarla 6. ülke oldu.<br />
<strong>Slovenya’ya %33’lük artış: </strong>En çok ihracat yapılan ülkeler sıralamasında 7. sırada yer alan Slovenya'ya geçen yılki ihracatta, 2023’e kıyasla %33’lük artış yaşandı. 2023’te 1 milyar 354 milyon 799 bin dolarlık ihracat yapılan Slovenya’ya geçen yıl 1 milyar 799 milyon 190 bin dolarlık satış gerçekleştirildi. Belçika %6 artış ve 1 milyar 400 milyon 934 bin dolarla 8., ABD %19 yükseliş ve 1 milyar 209 milyon 430 bin dolarla 9. ve Romanya %33.5 artış ve 1 milyar 159 milyon 565 bin dolarla 10. sırada yer aldı.<br />
<br />
<strong>“Türkiye, dünya araç üretiminde 12’den 11. sıraya yükseldi”</strong><br />
TAYSAD (Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Albert Saydam, “Türkiye otomotiv tedarik sanayisi yarattığı değer ve 60 yılı aşkın tecrübesiyle hiç şüphesiz, Türkiye ekonomisinin önemli itici güçleri arasında yer alıyor. Özellikle Avrupalı araç üreticileriyle çalışma tecrübemiz, esnek üretim kabiliyetimiz, iyi eğitimli ve girişimci insan gücümüz, uluslararası kalite sistemlerine ve teknik mevzuatlara uyumumuz, güçlü yabancı ortaklarımızla tam entegrasyonumuz, Ar-Ge tasarım çalışmalarımız ve ihracat deneyimlerimiz sanayimizin avantajlı ve güçlü olduğu konulardır” diyor.<br />
<strong>“2024 otomotiv tedarik sanayisi için önemli fırsatlar sundu”:&nbsp;</strong>TAYSAD olarak, 2024’te önemli başarılara imza attıklarını belirten Saydan, “Bu yıl aramıza katılan 33 firmayla üye sayımız 538’e ulaştı ve otomotiv tedarik sanayisinin %85-90’ını temsil eden bir noktaya geldik, çatı ve referans kuruluş olma hedefimizi pekiştirdik. 2024 yılı Türkiye otomotiv tedarik sanayisi açısından zorlu ancak önemli fırsatlar sunan bir yıl oldu. Yıl genelinde toplam araç üretimi 1 milyon 450 bin adetle, bir önceki yılın rekor seviyesi olan 1 milyon 570 bin adet üretimin gerisinde kaldı” açıklamasını yapıyor.<br />
<strong>“Türkiye dünya araç üretiminde 12. sıradan 11. sıraya yükselmesi önemli bir başarı”: </strong>İhracat cephesinde otomotiv sektörünün toplamda 37 milyar dolarlık bir ihracat geliri elde ederek birim fiyatlardaki artışla birlikte olumlu bir performans sergilese de ihraç edilen araç adedinin 1 milyon seviyesinden 800 binlere düştüğünü kaydeden Saydam, Avrupa Birliği’nin (AB) regülasyon değişiklikleri ve ana sanayilerden yeni platform ve projeler alamamamız nedeniyle 2025 yılı ihracatımızda %10’luk bir küçülme olacağını öngördüklerini paylaşıyor: “Yerli üretimin iç pazardaki payı %30 seviyesine kadar düşerken, ithal araçların oranı %70’e ulaştı. Özellikle hafif ticari araçlar segmentinde ithalat oranının %75’i bulması, yerli üretimin pazar payının daraldığını açıkça ortaya koyuyor. Türkiye’nin dünya genelinde araç üretiminde 12. sıradan 11. sıraya yükselmesi, önemli bir başarı olarak değerlendirilse de bu konumun korunması ve geliştirilmesi için daha büyük hedeflere yönelinmesi gerektiği net bir şekilde görülüyor.”<br />
<strong>“Ar-Ge yatırımları artırılmalı, firmaların dijitalleşme süreçleri desteklenmeli”: </strong>Albert Saydam, Türkiye otomotiv tedarik sanayisinin 2024’te birkaç temel sorunla karşılaştığını ifade ediyor: “İlk olarak, AB’nin yeni regülasyonlarının sektörde ek maliyetler oluşturması, ihracat açısından rekabet gücünü olumsuz etkiledi. Ana sanayinin yeni platform siparişleri alamaması, kapasite kullanım oranlarını düşürdü ve tedarik zincirinde küçülmelere neden oldu. İç pazarda ithal araçların oranının %70’e ulaşması, yerli üretim için ciddi bir tehdit oluşturdu. Çözüm olarak, üretim maliyetlerini düşürmek, teknoloji yatırımlarını artırmak ve katma değerli üretime yönelmek gerekiyor. Ayrıca yerli üretimin iç pazardaki payını artırmak için devlet destekli teşvik programları ve ithalatı dengeleyici düzenlemeler hayata geçirilmeli. Küresel regülasyonlara uyum sağlamak adına Ar-Ge yatırımları artırılmalı ve firmaların dijitalleşme süreçleri desteklenmelidir.”<br />
<strong>“Dünyada ilk 10 araç üreticisi olabilmek için yıllık üretim kapasitesi 2 milyon 400 bin adede çıkarılmalı”: </strong>2025’te dünya genelinde üretimin %1 artması beklenirken, Türkiye’de üretimin 1 milyon 400 bin adede gerilemesinin öngörüldüğünü paylaşan Saydam, uzun vadede, Türkiye’nin dünya genelindeki en büyük ilk 10 araç üreticisi arasına girebilmesi için yıllık üretim kapasitesinin 2 milyon 400 bin adede çıkarılması gerektiğini anlatıyor: “Bu hedefe ulaşmak için yerli üretim oranını %70 seviyesine çıkarmak, Ar-Ge çalışmalarını artırmak ve katma değerli üretime geçiş yapmak kritik öneme sahiptir. İhracatta ise hem miktar hem de gelir açısından büyüme hedeflenmeli, özellikle tedarik sanayisinde uluslararası iş birlikleri geliştirilmeli ve yeni teknolojilerle uyumlu yatırımlara öncelik verilmelidir.”<br />
<strong>“Elektrikli, akıllı ve otonom araçlar, sektörde paradigmayı tamamen değiştirecek”: </strong>Albert Saydam, “Elektrikli, akıllı ve otonom araçlar, otomotiv sektöründe paradigmayı tamamen değiştirecek bir dönemin başlangıcıdır. Türkiye otomotiv tedarik sanayisi bu dönüşümü yakalamak için öncelikle elektrikli araçlar için batarya üretimi, otonom sistemlere uygun sensör ve yazılım geliştirme gibi yeni teknoloji alanlarına yatırım yapmalıdır. Çinli BYD’nin Türkiye’de yatırım kararı alması, ülkemiz için bu dönüşümü yakalamak adına büyük bir fırsat sunmaktadır. Bu yatırımla birlikte, yerli firmaların hem BYD ile hem de BYD’ye üretim yapan diğer tedarikçilerle iş birliği yapmaları, teknolojik bilgi birikimini artıracak ve sektörün geleceğe adaptasyonunu hızlandıracaktır. Ayrıca, yeni teknolojilere uyum sağlayamayan firmalar rekabet dışı kalma riskiyle karşı karşıya kalabilir” diye konuşuyor.<br />
<strong>Türkiye otomotiv endüstrisinde yeni teknolojiler ve trendler:</strong> Albert Saydam, Türkiye otomotiv endüstrisinde, elektrikli araçlar, otonom sürüş teknolojileri, hafif malzemeler kullanılarak yakıt verimliliğini artırma ve karbon salınımını azaltma odaklı inovasyonların öne çıktığını paylaşıyor: “Bunun yanında, üretim süreçlerinin dijitalleşmesi, yapay zekâ destekli üretim planlaması, akıllı fabrikalar ve büyük veri analitiği gibi Endüstri 4.0 uygulamaları hız kazanmaktadır. Özellikle AB’nin yeşil dönüşüm politikalarına uyum sağlamak için karbon ayak izi hesaplama ve azaltma konuları da sektörün gündemindedir. Türkiye’nin bu trendleri takip ederek uluslararası rekabet gücünü artırması, hem ihracat pazarlarını genişletmesi hem de iç pazarda liderlik kazanması için hayati öneme sahiptir.”<br />
<br />
<strong>“Çinli markaların yatırımları 2025’te bize ek güvence sağlayacak”<br />
İlk çeyrekte satışlarda artış bekleniyor: </strong>Otomotiv satış sonrası pazarı, temkinli başladığı 2024’ü aynı paralelde tamamladı. 2024’ün son çeyreğinde satış ve ihracatı artan sektör, istihdamını da korudu. Sektör 2025’in ilk çeyreğinde 2024’ün ilk çeyreğine kıyasla yurt içi satışlarda dolar bazında %1.48 artış bekliyor. Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği’nin (OSS) 2024 Yıl Sonu Sektörel Değerlendirme Anketi’ne göre; 2024’ün son çeyreğinde, 2023’ün aynı dönemine göre yurt içi satışlar dolar bazında ortalama %3.69 artış gösterdi. Üretici üyelerin %22.2’si önümüzdeki üç ayda yatırım planlarken, 2024’ün son çeyreğinde de gözlemlenen problemlerin başında ilk üç çeyrekte olduğu gibi ‘maliyetlerdeki aşırı artış’ yer aldı. 2023’te %14’le önemli problemler arasında yer almayan ‘iş ve ciro kaybı’, 2024’te %41 seviyesine ulaşarak öne çıktı. ‘Kargo maliyeti’ ile ‘teslimat problemleri’ en büyük 4. sıkıntı. OSS üyeleri, 2024’e kıyasla, 2025’te dolar bazında yurt içi satışlarında ortalama %9.67 artış bekliyor.<br />
OSS Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özçete, otomotiv satış sonrası sektörü olarak 2025 için 2024’te yakalanan satış rakamlarını ve üstünü hedeflediklerini söyledi: “Buna rağmen önümüzdeki 5 yıl içerisinde geçmiş dönemlerde yakalamış olduğumuz hızlı büyümeleri öngörmüyoruz. 2025 yılı satış rakamlarını etkileyecek en belirleyici faktörlerin başında ise faiz indirimleri konusu yer alıyor. 2025 yılı itibarıyla faizlerin geriye gitmesi yurt içi piyasada arz-talep dengesini yeniden canlandıracaktır. İhracat kapsamında ise Afrika ülkeleri başta olmak üzere açılacak yeni pazarlarla birlikte sektörde büyümenin sağlanması önemli hedefler arasında yer alıyor. Sektörümüzü 2025 yılında en çok ilgilendiren konulardan biri de özellikle Çinli yatırımcıların Türkiye’ye yapacağı üretime dayalı yatırımları olacak. Bu durum hem istihdama doğrudan katkı sağlayacak aynı zamanda yine durağan geçmesini beklediğimiz 2025 yılı için bize ek bir güvence sağlayacaktır. Bu durum hem istihdama doğrudan katkı sağlayacak aynı zamanda yine durağan geçmesini beklediğimiz 2025 için bize ek bir güvence sağlayacaktır.”<br />
Ali Özçete, 2024’ün otomotiv satış sonrası sektörü için çok fazla iniş ve çıkışların olmadığı hafif, durağan seyreden bir yıl olduğunu belirterek, bunun temel nedenlerini; elektrikli araç sürecindeki dönüşüm sancıları ve global ölçekte devam eden ekonomik kriz olarak sıraladı. Özçete, satış rakamlarının geriye gitmesinde krediye erişim zorluklarının yaşanması, nakit akışı dengesizliklerinin artması, enerji ve hammadde maliyetlerindeki artışlar, özellikle dağıtıcı olarak hizmet veren firmalardaki talebin geriye çekilmesi ve kullanıcılar özelinde araç bakım periyodlarının ileri tarihlere ötelenmesinin sektör üzerindeki baskıları önemli ölçüde artırdığını ifade etti: “Otomotiv satış sonrası sektörü olarak 2025 yılı için 2024’te yakaladığımız satış rakamlarını ve üstünü hedeflesek de önümüzdeki 5 yılda geçmiş dönemlerde yakaladığımız hızlı büyümeleri öngörmüyoruz. 2025 satış rakamlarını etkileyecek en belirleyici faktörlerin başında ise ‘faiz indirimleri’ yer alıyor. 2025 itibarıyla faizlerin geriye gitmesi yurt içi piyasada arz-talep dengesini yeniden canlandıracaktır. İhracat kapsamında Afrika ülkeleri başta olmak üzere açılacak yeni pazarlarla birlikte sektörde büyümenin sağlanması önemli hedefler arasında yer alıyor.”<br />
<strong>Sektöre pozitif katkı: </strong>Orijinal yedek parça fiyatlarının ciddi derecede yükselmesinin kullanıcıları aftermarket pazarına yönlendirerek otomotiv satış sonrası sektörünü ciddi anlamda hareketlendirdiğini de aktaran Özçete, yıl içerisinde bu durumun sektöre oldukça pozitif yönde katkı sağladığını kaydetti: “Ülke olarak küresel ölçekte otomotiv ve otomotiv satış sonrası sektörlerine en çok katkı sağlayan ülkelerden biriyiz. 2025 içinde yeni trendlerin en yakın takipçisi ve öğreticisi olarak aftermarket pazarına yön vermek en büyük hedeflerimiz arasında. Güçlü ve organize şekilde hareket eden üretici ve dağıtıcı firmalarımızdan aldığımız bu güçle birlikte yeni yıla dair umudumuz ve inancımız her zaman yüksek.”<br />
<strong>Üretici istihdamda yükseliş sürdü: </strong>OSS 2024 Yıl Sonu Sektörel Değerlendirme Anketi’ne katılan OSS üyelerinin %42.6’sı 2023’e göre istihdamını artırdı. Üyelerin %36.1’i söz konusu dönemde istihdamını korudu. %21.3’ü, 2023’e kıyasla istihdamının azaldığını belirtti. Dağıtıcı üyelerin istihdamları üretici üyelere göre daha fazla artış kaydetti.<br />
<strong>%26.2’si gelecek 3 ayda yatırım planlıyor: </strong>Ankete göre önümüzdeki 3 ayda yeni yatırım yapmayı düşünen üyelerin oranı %26.2 ile bir önceki döneme paralel seyretti. Bir önceki ankette üretici üyelerin %30.8’i yatırım planlarken; yeni ankette bu oran %22.2’ye geriledi. Dağıtıcı üyelerde ise bu oran %25.6’dan %29.4’e çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KAPAK</category>
      <guid>https://kobi-efor.com.tr/elektrikli-akilli-ve-otonom-araclarla-otomotivde-paradigma-degisiyor-turkiye-otomotiv-endustrisi-liderlige-oynayacak</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Feb 2025 00:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2025/01/1-otomitv-1280-720.jpg" type="image/jpeg" length="29984"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Tedarik Zinciri Yönetimi ve Teknolojileri’  ile riskleri fırsata dönüştürmek]]></title>
      <link>https://kobi-efor.com.tr/tedarik-zinciri-yonetimi-ve-teknolojileri-ile-riskleri-firsata-donusturmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kobi-efor.com.tr/tedarik-zinciri-yonetimi-ve-teknolojileri-ile-riskleri-firsata-donusturmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[‘Zengezur Koridoru ve Kalkınma Yolu Projesi’ çalışmalarıyla Süveyş Kanalı’na alternatif bir taşıma modeli sunan; ‘Uzak Ülkeler Stratejisi’ ve hizmet sektörlerine verdiği destekler, lojistik hub olma potansiyeli, hızlı büyüyen güçlü e-ticaret ekosistemi, Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sürecinde 2053 Net Sıfır Emisyon hedefiyle gerçekleştirdiği ikiz dönüşümle (yeşil ve dijital dönüşüm) Türkiye, küresel tedarik zinciri üssü olma hedefine hızla ilerliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hem ülke hem de şirketler düzeyinde bu hedefse ancak riskleri fırsata dönüştürme imkanı sunan ‘Tedarik Zinciri Yönetimi ve Teknolojileri’ ile mümkün.<br />
Dünya sanayisi, üretimi ve ticareti ile küresel tedarik zinciri; COVID-19 küresel salgını (Pandemi) ile başlayan, iklim krizi ve ekonomik krizler, doğal afetler, bölgesel çatışmalar, savaşlar, siber tehditler ve jeopolitik küresel risklerle devam eden süreçte yeniden şekillenmeye devam ediyor. Bütün bu yaşananların dünya ekonomisine vurduğu darbenin yansımaları; küresel tedarik zincirinde yaşanan ciddi kırılmalar, kopmalar ve tüm bilinenlerin yeniden şekillenmesi olarak karşımıza çıkıyor.<br />
‘Zengezur Koridoru ve Kalkınma Yolu Projesi’ çalışmalarıyla Süveyş Kanalı’na alternatif bir taşıma modeli sunan, ‘Uzak Ülkeler Stratejisi’ ve hizmet sektörlerine verdiği destekler, hızlı büyüyen güçlü e-ticaret ekosistemi, Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sürecinde 2053 Net Sıfır Emisyon hedefiyle gerçekleştirdiği ikiz dönüşümle (yeşil ve dijital dönüşüm) Türkiye, küresel tedarik zinciri üssü olma hedefine hızla yaklaşıyor. Lojistik hub olma potansiyeliyle dikkat çeken Türkiye, imza attığı uluslararası anlaşmalar, büyük ölçekli şirketlerden KOBİ’lere, startuplardan mikro girişimcilere kadar sunduğu desteklerle hedeflerine hızlı ve emin adımlarla yaklaşıyor.<br />
Dijitalleşme ve Endüstri 4.0 gibi inovasyonlar, tedarik zinciri yönetiminde yeni paradigmaların, ilkelerin ve modellerin geliştirilmesinde etkili oldu.&nbsp; Dijitalleşme ve Endüstri 4.0 tedarik zincirlerinin dönüşümünü sağlayarak geleneksel tedarik zincirlerinden dijital tedarik zincirlerine geçişi hızlandırdı.&nbsp; Bu durum tedarik zinciri alanında bir paradigma değişikliği olarak karşımıza çıktı. ‘Tedarik Zinciri Yönetimi ve Teknolojileri’, COVID-19’la birlikte daha da önem kazandı, Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF-World Economic Forum) açıkladığı küresel risklerin özellikle jeopolitik risklerin de ivmelendirmesiyle bütün yaşam alanlarımızda küresel bir yaygınlık kazandı.<br />
Endüstri 4.0 yolculuğunda; akıllı fabrikalar, akıllı depolar, akıllı lojistik, akıllı tedarik zinciri yönetimi ve teknolojileri; Dijital İkiz, Büyük Veri (Big Data), Siber Fiziksel Sistemler (CPS-Cyber-Physical Systems), Robotlar, 3D Sistemler, 5G, Radyo Frekanslı Tanıma Sistemi (RFID), Sanal Gerçeklik (VR) ve Artırılmış Gerçeklik (AR) Teknolojileri, Blokzincir (Blockchain), Bulut Bilişim (Cloud Computing) Teknolojileri, İnsansız Hava Aracı (İHA), Drone’lar, Otonom Araçlar, Nesnelerin İnterneti (IoT), Endüstriyel Nesnelerin İnterneti (IIoT) ve Yapay Zeka (AI) Teknolojileri gibi yeni nesil teknolojilerle birlikte gelişti. Gelinen noktada dönüşümsel bir etki yaratan bu teknolojilerle birlikte yeşil ve dijital dönüşüm (ikiz dönüşüm) hayata geçti.<br />
Birçok analiz, 2025 yılı itibarıyla iş dünyasını, Türkiye de dahil, küresel riskler anlamında zorlu bir ekonomik ve jeopolitik sürecin beklediğini öngörüyor. ‘Tedarik Zinciri Yönetimi ve Teknolojileri’ni üretim ve tüm iş süreçlerine dahil edemeyen işletmelerin küresel rekabette şanslarının olamayacağı görünür oldu. Bu süreçte iş dünyasında ulusal ve uluslararası başarı; sürdürülebilir, verimli, kaliteli, hızlı ve çevredostu; ‘Tedarik Zinciri Yönetimi ve Teknolojileri’ne bağlı.<br />
Büyük ölçekli işletmelerden KOBİ’lere her ölçekteki işletme, kurum, kuruluş, organizasyon için ‘Tedarik Zinciri Yönetimi’, minimum maliyetle maksimum fayda oluşturmak demek, bunun da yolu; doğru kurgulanmış bir tedarik zincirinden ve doğru teknolojilerin kullanımından geçiyor. Verilerini ve depolarını doğru yönetemeyen, stoklarını doğru hesaplayamayan, üretim zincirini doğru kurgulayamayan, operasyonlarını ve tüm iş süreçlerini zamanında tamamlayamayan işletmeler, iş sözleşmelerinde verdikleri taahhütleri yerine getiremiyor, yükümlülükleriyle ilgili sorunlar yaşamaya başlıyor. Tüm bu sorunların çözümü ise ‘Tedarik Zinciri Yönetimi ve Teknolojileri’ ile mümkün. İşletmenin ve markanın sürdürülebilirliğinin sağlanmasında stratejik ve kritik önemdeki ‘Tedarik Zinciri Yönetimi ve Teknolojileri’, hız, verimlilik, kalite, zaman ve maliyet tasarrufu, dayanıklılık, sürdürülebilir büyüme, dirençlilik, esneklik, çeviklik, ölçeklenebilirlik, karlılık ve rekabet avantajı sunuyor.<br />
<br />
<strong>İklim riskleri iş dünyası için keşfedilmemiş bir fırsat alanı</strong><br />
Dünyanın önde gelen çevresel raporlama platformu CDP’nin tedarik zinciri raporu, tedarik zincirlerindeki iklim risklerinin iş dünyası için keşfedilmemiş bir fırsat alanı olduğunu vurguluyor. Tedarik Zinciri Raporu 2024, şirketlerin tedarik zinciri emisyonlarını azaltarak yaklaşık 165 milyar ABD doları değerinde finansal kazanç elde edebileceğine ancak birçok şirketin hala bu fırsatları göz ardı ettiğine dikkat çekiyor. Türkiye’deki partneri 2010’dan beri Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu olan ve kar amacı gütmeyen Londra merkezli uluslararası kuruluş CDP’nin “Zinciri Güçlendirmek: Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Dönüşümünü Hızlandırmak İçin Sektörel İçgörüler” başlıklı raporu, 2023’te 23.000’den fazla şirketin verilerini analiz etti. Bulgular, tedarik zinciri emisyonlarının (Kapsam 3) ölçülmesi ve yönetilmesinin bir gereklilik olduğunu gösteriyor. Şirketlerin, bu riskleri ele almamaları durumunda karşı karşıya kalacakları maliyet, bu riskleri hafifletmek için gereken önlemlerden neredeyse 3 kat daha fazla. Rapordaki önemli bulgular şöyle:<br />
-&nbsp;Tedarik zinciri emisyonlarının izlenmesi ve yönetilmesi şirketler için avantajlı bir yaklaşım.<br />
- Kapsam 3 emisyonları birçok şirket için hala kör nokta: Raporlama yapan her 4 şirketten yalnızca 1’i, tedarik zinciriyle ilgili iklim risklerini risk yönetimi süreçlerine dahil ediyor. Şirketlerin yarısından fazlası emisyonlarını azaltmak için girişimleri olduğunu bildirirken, sadece öncü olan %15’i bu süreçte değer zincirlerini hedef alıyor. Bu da bir şirketin karbon ayak izinin büyük bir kısmının tamamen göz ardı edildiği anlamına geliyor.<br />
- Bankalar, çevresel kriterlere bağlı avantajlı finansman şartları sunarak büyük satın alıcıların ve tedarikçilerinin net-sıfır hedeflerine geçişini destekleyebilir: Bu finansal teşvikler, emisyon azaltımında büyük ölçekli etki yaratmada son derece etkili. Alıcıların finansal teşvikler sunduğu durumlarda, tedarikçilerin yıllık emisyonlarını azaltma olasılığı %52 daha yüksek.<br />
<strong>“Harekete geçmeyenler geride kalacaktır”: </strong>CDP Tedarik Zinciri ve Raporlama Hizmetleri Direktörü Simon Fischweicher; şunları söylüyor: “Verilerimiz çok açık bir hikaye anlatıyor: Verimlilik, rekabet gücü ve iddialı iklim eylemi el ele gidiyor. İklim değişikliği, işletmeler ve küresel tedarik zincirleri için inkâr edilemez bir risk oluşturuyor, ancak aynı zamanda harekete geçmek isteyenler için önemli bir fırsat sunuyor. Bu bulgular, şeffaflığı benimseyen ve tedarik zinciri emisyonlarını ele alan şirketlerin yalnızca iklim risklerini azaltmadığını, aynı zamanda finansal kazançlar elde ettiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.&nbsp; Harekete geçenler, sadece dirençlerini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda müşteri ve yatırımcılar için daha çekici hale gelerek pazardaki rekabetçi konumlarını da güçlendiriyor. Kısacası, tedarik zinciri emisyonlarını ölçmek ve yönetmek iş açısından mantıklıdır. Harekete geçmeyenler geride kalacaktır."<br />
<br />
<strong>Tedarik zinciri şampiyonları tedarik zincirlerini dönüştürüyor</strong><br />
PwC’nin Tedarik Zincirlerinde Dönüşüm 2030 (Uyumlu, sürdürülebilir, akıllı bir ekosisteme doğru) raporuna göre; şirketleri %63’ü tedarik zincirlerini krizlere adapte olabilecek hale getirmeye çalıştıklarını, şampiyonları %93’ü bütünsel bir dönüşüme odaklandıklarını söylüyor. Şampiyonların %63’ü ESG ile ilgili yasal düzenlemelere uyum sağlamak için hazırlıklarını tamamladıklarını belirtirken bu oran tüm katılımcılarda %12. Şirketlerin %40’ı ise tedarik zincirlerini bölgeselleştirmek için çalışmalar yaptıklarını kaydediyor.<br />
PwC’nin 1.000’den fazla tedarik zinciri lideriyle gerçekleştirdiği küresel araştırmaya göre, tedarik zincirleri uzun yıllardır görülen en büyük dönüşümden geçiyor. Jeopolitik krizler, teknolojik gelişmeler ve iklim değişikliği gibi faktörler, liderleri tedarik zincirlerini daha adapte edilebilir, sürdürülebilir ve bilişsel hale getirmeye, yani daha akıllı ve gelişen düşünce sistemleri kurmaya zorluyor. Yöneticiler, şeffaflığı artırdıklarını, yapay zekâ ve robotik gibi teknolojileri verimliliği artırmak için kullandıklarını ve sorunları tespit edip çözmek için tüm paydaşları birbirine bağladıklarını söylüyor.<br />
Hedefler iddialı olsa da yalnızca çok küçük bir kısmı hedeflerine ulaşabiliyor: PwC Almanya Şirket Ortağı, Operasyonel Dönüşüm ve Tedarik Zinciri Eş Başkanı Stefan Schrauf, yöneticilerin iddialı hedefleri olduğunu belirtse de yalnızca çok küçük bir kısmının hedeflerine ulaşabildiğini anlatıyor: “İşte bu küçük grupta yer alan sektör liderleri, yani PwC’nin şampiyonları, toptan bir dönüşümün çok karmaşık bir süreç olduğunu söylüyorlar. Bu süreci yürütmek için ileri teknolojilere, üst düzey yetkinliklere ve yeni çalışma yöntemlerine ihtiyaç var. Tüm bunların yanı sıra net bir vizyon, yol haritası, kaynak kapasitesi ve çalışan desteği de gerekiyor.”<br />
Tedarik zinciri yöneticileri tüm cephelerde ciddi krizlerle karşı karşıya. Jeopolitik krizler, iklim değişikliğinin etkileri, artan maliyetler, enflasyon ve ESG uyumluluğuna yönelik artan hükümet talepleri.&nbsp; Tüketiciler, şirketlerin bir yandan kaliteli ve uygun fiyatlı ürünleri kapılarına getirirken diğer yandan da çevresel ve sosyal konularla ilgili çalışmalarla da öne çıkmalarını istiyorlar. Bu gibi kriz yaratan trendler, yeni tedarik zinciri modellerinin ve rekabetçi ekosistemlerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Dünya çapındaki büyük yetenek eksiklikleri ve hızlı teknolojik gelişmeler nedeniyle durum daha da karmaşık hale geliyor.<br />
Kriz yaratan 6 trend: PwC, kriz yaratan en önemli faktörleri, altı temel trend altında gruplandırdı: Ciddi tedarik zinciri krizlerinin sıklığının artması. ESG’ye uyum kapsamının genişlemesi. Tümüyle entegre ekosistemlerden kaynaklanan, artan rekabet. Yeni iş modellerini desteklemeye duyulan ihtiyacın artması. Yetenek ve işgücü eksikliğinin artması. Gelişen teknolojik ilerlemeler.<br />
<strong>Şampiyonları diğer şirketlerden ayıran özellikler neler?:</strong> Stefan Schrauf, şunları ifade ediyor: “Tedarik zinciri yöneticileri, iddialı planlar yapıyorlar; ancak yalnızca küçük bir şampiyonlar grubu, bu planları tümüyle hayata geçirebiliyor. Bu sektör liderleri, ortak zorlukları ele almak ve ekonomik büyümeyi teşvik etmek için şeffaf, üretken ve paydaşlarla işbirliği içinde çalışarak bütüncül ve entegre bir yaklaşım benimsiyor. Şampiyonların diğer şirketlere göre bir ekosistemin parçası olma olasılığı diğer şirketlere göre üç kat daha fazla ve değişen müşteri ve yasal gerekliliklere cevap vermek için iş modellerini uyarlama olasılıkları daha yüksek. Öncelikli yetenek ve teknolojileri uygulayan şampiyonlar, tedarik zinciri maliyetlerinde %19 azalma ve gelirlerinde %16 artış öngörüyor.”<br />
<strong>Tedarik zincirlerini dönüştürmek için kullanılan başlıca teknolojiler: </strong>Teknolojik değişimin hızı, tedarik zincirlerini ciddi şekilde sekteye uğratırken bir yandan da yeni fırsatlar sunuyor. Şirketler, veri görünürlüğünü artırmak, süreçleri ve karar alma faaliyetlerini otomatikleştirmek, iletişimi ve iş birliğini geliştirmek ve sonuç olarak değer zincirlerini daha sürdürülebilir ve dayanıklı hale getirmek için teknolojileri entegre ediyorlar. PwC Tedarik Zincirlerinde Dönüşüm 2030 raporuna göre; dönüşüm gücü açısından katılımcıların listesinde başı çeken dört teknoloji var: Dijital İkizler, Yapay Zeka (AI), Karar Destek Sistemleri, Gelişmiş Robotik Sistemler.<br />
<br />
<strong>Tedarik Zinciri Yönetimi Teknolojileri ve yeni trendler</strong><br />
Yapay Zeka (AI-Artificial Intelligence) Teknolojileri, İş Zekası (BI-Business Intelligence) Çözümleri, Makine Öğrenimi (ML-Machine Learning), Derin Öğrenme (DL-Deep Learning), Yapay Zeka (AI) ve Makine Öğrenimi (ML),&nbsp; Yapay Zeka Mühendisliği, Büyük Veri (Big Data), Endüstri 4.0 Çözümleri, Bulut Bilişim (Cloud Computing) Teknolojileri, Bulut Bilişim ve Büyük Veri, Dağıtılmış Bulut, Güçlendirilmiş Edge, Hiperotomasyon, Sanal Gerçeklik Teknolojileri (VR-Sanal Gerçeklik, AR-Artırılmış / Zenginleştirilmiş Gerçeklik, MR-Karma Gerçeklik, XR-Genişletilmiş Gerçeklik Teknolojileri), Dijital İkiz (Digital Twin), Simülasyon Teknolojileri.<br />
Nesnelerin İnterneti (IoT), Endüstriyel Nesnelerin İnterneti (IIoT), 5G Teknolojileri, OT/VT Teknolojileri (Otomatik Tanıma ve Veri Toplama Sistemleri; AIDC-Automatic Identification and Data Capture-İnsan Müdahalesi Olmadan Nesnelerin Otomatik Tespiti, Tanımlanması, Bilgi Toplanması, Barkod Teknolojileri; Barkod Okuyucular, Barkod Yazıcılar, QR Kod, Karekod-Data Matrix, RFID-Radyo Frekanslı Tanımlama Sistemleri/ Kablosuz Tanıma Teknolojisi, RFID Okuyucular, RFID Yazıcılar, RFID Etiketler, Manyetik Şerit, OCR-Optik Karakter Tanıma / Fotoğrafı Metne Dönüştürme, Mobil Terminaller, Metni Sese Sesi Metne Dönüştürme Teknolojileri, Temaslı/ Temassız Akıllı Kartlar-Smart Card, Optik Karakter Tanımlama, Akıllı Plaka Tanıma Sistemleri, EDS-Elektronik Denetleme Sistemi, AIDC-Otomatik Tanımlama ve Veri Yakalama, Beacon: Düşük Enerjili Bluetooth-Bluetoth Low Energy-BLE Teknolojisi, NFC-Near Field Communication-Yakın Alan İletişimi-Yeni Nesil Kablosuz İletişim Teknolojisi), Giyilebilir Teknolojiler, Otonom Robotik Sistemleri, Robotlar, Robotik ve Otomasyon, Otonom Araçlar, Teslimat Robotları, İnsansız Hava Aracı (İHA), Drone’lar, 3D Sistemler, 3 ve 4 Boyutlu Yazıcılar (3D veya 4D Yazıcılar), Mobil Uygulamalar, Siber Fiziksel Sistemler (CPS-Cyber-Physical Systems), Blokzincir (Blockchain).<br />
SCM/SCP Tedarik Zinciri Yönetimi / Planlaması (SD-Satış ve Dağıtım, MM-Malzeme Yönetimi, PP-Üretim Planlaması, QM-Kalite Yönetimi, PM-Fabrika Bakımı, HR-İnsan Kaynakları, FI-Mali Muhasebe, CO-İşletme Kontrolü, AM-Sabit Değerler Yönetimi, PS-Proje Sistemi, WF-İş Akışı, IS-Endüstriyel Çözümler), BPC (Business Planning and Consolidation- İş Planlama, Tahmin, Konsolidasyon-Bütçe Çözümleri), SNP (Tedarik Ağı Planlama), Tedarik Zinciri Mühendisliği, Tedarik Zinciri Performans Ölçümü Yazılımı, Talep Tahmini ve Tedarik Planlama Sistemi, Analiz Yazılımları, POD (Teslimat Yönetim Sistemi), APS (İleri Planlama Sistemleri), Stok Yönetimi, Depo Otomasyon Çözümleri, WMS (Depo Yönetim Sistemi / Bulut Tabanlı Depo Yönetim Sistemi), TOD (Tam Otomatik Depo/Akıllı Depo Sistemi), E-Ticaret Depolama Teknolojileri.<br />
ERP (Kurumsal Kaynak Planlaması), MRP (Malzeme İhtiyaç Planlama), MRP II (Üretim Kaynak Planlama), MES (Manufacturing Execution-Üretim Yönetim / Yürütme Sistemi), Üretim Takip Sistemi, PLM (Product Lifecyle Management-Ürün Yaşam Döngüsü), CRM (Customer Relationship Management-Müşteri İlişkileri Yönetimi), SRM (Supplier Relationship Management-Tedarikçi İlişkileri Yönetimi), Müşteri ve Tedarikçi Analiz Programları, MPS (Müşteri Sipariş Bütçesi), SAS (Satınalma ve Müşteri Sipariş Yönetimi), Satış Otomasyon Çözümü, TMS (Taşıma Yönetim Sistemleri / Nakliye Yönetim Sistemi / Dağıtım Yönetim Sistemi), CMC (Konteyner Yönetim Birimi), CMS (Konteyner Yönetim Sistemleri), Dinamik Rotalama Sistemi, Yük Optimizasyon Sistemleri, GPS Sistemleri.<br />
EDI (Elektronik Veri Değişimi), Doküman ve Arşiv Yönetim Sistemleri, Elektronik Belge Yönetim Sistemleri,&nbsp; Elektronik Doküman Yönetim Sistemleri, E-Fatura, E-Arşiv, E-Defter, E-İrsaliye, Uzaktan Çalışma ve Web Konferans Sistemleri, Siber Güvenlik Teknolojileri, Sürdürülebilir ve Yeşil Teknolojiler, Esnek Tedarik Zincirleri ve Akıllı Sistemler, Tedarikçi İlişkileri ve İşbirliği Platformları, Dijital Tedarik Zinciri Platformları, Son Mil Teslimat (Last Mile Delivery) Yenilikleri, Çoklu Kanallı (Omnichannel) Entegrasyon, Veri Görselleştirme ve Dashboard’lar, Tedarik Zinciri Asistanları (Chatbotlar ve Sesli Asistanlar), Talep Odaklı Üretim ve Tedarik Zinciri (Demand-Driven Supply Chain), Siber-Fiziksel Sistemler (CPS), Adaptif Tedarik Zinciri (Adaptive Supply Chain), Sosyal Medya ve Analitik Kullanımı, Sanal Depolar ve Depo Yönetim Sistemleri (WMS), Yapay Zeka Destekli Tedarikçi Yönetimi, Tedarik Zinciri İçin Akıllı Sözleşmeler, Düşük Kod ve Kodlama Gerektirmeyen Platformlar (Low-Code/No-Code Tools), Etik ve Sürdürülebilir Kaynak Kullanımı, Edge Computing (Uç Bilişim), Esnek ve Ölçeklenebilir Teknolojiler, Mikro Depolar ve Hızlı Teslimat.<br />
<strong>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’de Tedarik Zincirleri:</strong> Avrupa Değer Zincirleriyle Daha Derin Entegrasyon Yoluyla Sürdürülebilirliğin Ele Alınması Projesi’nin açılış etkinliğine katıldı. Bakan Kacır, Proje’nin; girişimlerin Avrupa tedarik zincirine dahil olmasını sağlamak üzere çok boyutlu destek mekanizması sunduğunu söyledi: “Türkiye olarak; küresel değer zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde; siyasi istikrar iklimi, güçlü lojistik bağlantıları, yatırımcı dostu mevzuat düzenlemeleri, güçlü üretim ve teknoloji geliştirme altyapısıyla, Dünya’nın geri kalanından pozitif olarak ayrıştık. Dünya standartlarında kaliteli, sürdürülebilir ve esnek üretime rekabetçi maliyetlerle erişim arayışı içindeki firmaların üretim ve tedarik destinasyonu olmayı başardık.”<br />
Bakan Kacır, “Gümrük Birliği ve serbest ticaret anlaşmalarıyla bir milyar nüfusluk pazara erişim imkanı olan ülkemiz; bugün birçok uluslararası firmanın üretim ve Ar-Ge merkezine ev sahipliği yapıyor. Türkiye bugün, Çin’den sonra, Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta en fazla ürünü rekabetçi şekilde en fazla ülkeye ihraç edebilen ülke konumdadır. Yüksek katma değerli ve rekabetçi üretimde son yıllardaki kazanımlarımızın, özellikle Gümrük Birliği’yle birlikte firmalarımızın öncelikli pazarı haline gelen Avrupa Birliği’yle (AB) ticari ilişkilerimize olumlu yansımaları oldu” dedi.<br />
<strong>2053’e dek 4 sektörün yeşil dönüşümü için 70 milyar dolar yatırım ihtiyacı: </strong>Bakan Kacır, şunları ifade etti: “Sanayimizin Avrupa pazarlarında rekabetçiliğini daha ileriye taşıyacak adımları hayata geçiriyoruz. Hazırladığımız ‘Yeşil Mutabakat Eylem Planı’ ile Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sürecimizi başlattık. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) desteğiyle sınırda karbon düzenlemesinden en yoğun şekilde etkilenecek çelik, alüminyum, çimento ve gübre sektörleri için alternatif teknolojiler, gerçekleşecek emisyon azaltımları, gerekli yatırım ihtiyaçlarını değerlendiren ‘Sektörel Yol Haritaları’ oluşturduk. 2053’e dek bu dört sektörün yeşil dönüşümü için 70 milyar doların üzerinde yatırım ihtiyacını ortaya koyduk.”<br />
Sanayicilere, KOBİ’lere ve yeşil teknoloji girişimlerine Türkiye Yeşil Sanayi Projesi ve Türkiye OSB Projesi ile 700 milyon dolar finansman: Bakan Mehmet Fatih Kacır, Dünya Bankası iş birliğiyle yürüttükleri ‘Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’ ve ‘Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi’ ile 700 milyon doların üzerinde finansmanı sanayicilere, KOBİ’lere ve yeşil teknoloji girişimlerine sunduklarını belirtti: “KOSGEB finansman desteğiyle; Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan (EBRD) temin ettiğimiz 300 milyon avro kaynağı, KOBİ’lerin rekabetçiliklerini ve verimliliklerini arttırmaya yönelik dijital dönüşüm projelerine tahsis ediyoruz.”<br />
İmalat sanayinde faaliyet gösteren yaklaşık 490 bin girişimin %10’unun geçtiğimiz yıl ihracat gerçekleştirdiğine değinen Bakan Kacır, bunun firmaların mevcut ölçekleri, ihracat kabiliyetleri hakkında önemli ipuçları verdiğini kaydetti: “Mikro ölçekteki imalat sanayi girişimlerinin ancak %4’ü ihracat gerçekleştirirken, büyük ölçekli girişimlerde bu düzeyin %80’lerin üzerine çıktığını görüyoruz. Günümüzde başta KOBİ’ler için dış pazarlara açılmakta, özellikle de bu ticari ilişkileri gelişmiş ekonomilerle kurmakta birçok zorluğun bulunduğunun da bilincindeyiz. İhracat gerçekleştirmek üzere gerekli bilgi birikimine ve deneyime sahip olmak, hedef pazar araştırması yapabilmek, standartlara, mevzuatlara ve isterlere uyum sağlamak, yurtdışındaki müşterilerin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde ürün ve hizmetleri konumlandırabilmek, ilave yatırımları gerçekleştirebilmek ve ticaret finansmanına erişim. Tüm bu saydığım maddelerin her biri, işletmelerimizin bu süreçte aşması gereken farklı ölçekteki idari, teknik ve mali engellere işaret ediyor.”<br />
<strong>Rekabetçilik ve yenilik:</strong> Bakan Kacır, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak bu engelleri aşmak üzere; her daim sanayicinin küresel pazarlarda önünü açacak adımların uygulayıcısı, destekçisi ve hamisi olarak hareket ettiklerini vurguladı: “Bu doğrultuda imalat sanayimizin tedarik zincirlerine entegrasyonundan Ar-Ge altyapısının desteklenmesine, ikiz dönüşümden KOBİ’lerimizin finansmana erişimine, küresel pazarlarda sanayicimizin önüne çıkan görünür ve görünmez tüm engelleri doğrudan veya dolaylı olarak kaldıran projelere ve programlara imza attık. 15 yılı aşkın bir süredir ‘rekabetçilik ve yenilik’ sektöründe AB Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) fonlarının yönetiminde Program Otoritesi olarak faaliyet gösteren Bakanlığımız, birçok alanda büyük bir uyum arz eden AB politikaları ile ulusal stratejilerimiz çerçevesinde 800 milyon avroluk bütçeyle 90’a yakın projeyi hayata geçirdi.”<br />
<br />
<strong>“Çok yönlü bir destek programını devreye alıyoruz”</strong><br />
Bakan Mehmet Fatih Kacır, “Türk firmalarının global değer zincirlerine katılım oranını iyileştirmeyi, AB ile Türkiye arasındaki ticaret bağlantılarını derinleştirmeyi; firmalarımızın Çevre, Sosyal ve Yönetişim (ESG) prensiplerini benimsemelerini hedefleyen çok yönlü bir destek programını devreye alıyoruz. Program sayesinde hem büyük ölçekli işletmelerimizin hem de onların tedarik zincirinde yer alan KOBİ’lerimizin, Avrupa Birliği’nin (AB) sürdürülebilirlik standartlarını benimsemelerini sağlamak adına tedarik zinciri finansal hacmini artıyoruz” açıklamasını yaptı.<br />
<br />
<strong>“300 firmamızın Avrupa değer zincirine entegrasyonunu hedefliyoruz”</strong><br />
17 milyon avroluk hibe: Bakan Kacır, AB’nin 17 milyon avroluk hibe desteğiyle gerçekleştirdiği bu projede; EBRD ve diğer partner bankaların katılımıyla tedarik zinciri finansmanında kullanılmak üzere 170 milyon avroluk kaynağın oluşmasını mümkün kıldıklarını anlattı: “Programa dahil olan çapa alıcılar; kendi tedarik zincirlerine dahil olan firmaların ESG prensiplerini esas alarak iş süreçlerini yeniden şekillendirmeleri için yönlendirici konumda olacak. Bunun karşılığında da çapa alıcının değer zincirine dahil olan firmalar; programın sunduğu sonuç esaslı teşvik mekanizmasına erişim sağlayacak. Çapa alıcıya gerçekleştirdikleri tedariklerin fatura bedellerini, vade tarihinden önce ve piyasa koşullarından çok daha uygun iskonto oranları ile tahsil etme imkanına kavuşacak. 300 firmamızın Avrupa değer zincirine entegrasyonunu hedefleyen bu mekanizmada deprem bölgesindeki KOBİ’ler ve büyük ölçekli işletmelerimiz için destek tutarlarını artırımlı olarak uygulayacağımızı da özellikle vurgulamak isterim.”<br />
<strong>1000 firmaya danışmanlık ve bilgi aktarımı:</strong> Bakan Kacır, “Program’ın bir diğer önemli bileşeni olarak, danışmanlık ve bilgi birikimi aktarımıyla 1000 firmamıza ESG prensipleri, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme hakkında kapsamlı bir anlayış kazandırmayı ve Avrupa değer zincirlerine hazırlık düzeylerini yükseltmeyi hedefliyoruz. Programın tanıtımında ve doğru aday firmaların seçiminde ise; kalkınma ajanslarımızın geniş saha tecrübesi anahtar rol üstlenecek” diye konuştu.<br />
<strong>Akbank ve Şok Market’ten ortak bir tedarik zinciri finansmanı programı: </strong>Akbank ve Şok Market’in; Program doğrultusunda ortak bir tedarik zinciri finansmanı programı oluşturmak üzere harekete geçtiklerini paylaşan Bakan Kacır, “Ülkemizin önde gelen gıda perakende firması Şok Market’in deprem bölgesinde yer alan önemli sayıda tedarikçisinin ilk kez bu program vesilesiyle tedarik zinciri finansmanına dahil olmasından da ayrıca mutluluk duyduk. Program kapsamında oluşturulacak bu mekanizmanın piyasada örnek bir model teşkil ederek, diğer bankalar ve alıcı kurumsal müesseselerin daha fazla sayıda ve daha büyük montanlı tedarik zinciri finansman çözümlerini ülkemize kazandırmasını hedefliyoruz” açıklamasını yaptı.<br />
<strong>İmalat sanayisi başta olmak üzere tüm sektörlerdeki işletmelerin rekabet güçlerini artıracak projelere devam:</strong> İmalat sanayisi başta olmak üzere tüm sektörlerdeki işletmelerin küresel değer zincirlerinden daha fazla pay almalarını, rekabet güçlerini artıracak projeleri gerçekleştirmeyi sürdüreceklerinin altını çizen Bakan Kacır, şunları belirtti: “Projemizin bu alandaki çalışmalarımıza önemli ivme kazandırarak AB ve EBRD iş birliğinde daha nice kapsamlı ve sonuç odaklı projeye kapı açacağını ümit ediyoruz. Bakanlığımızın, ‘Avrupa Sürdürülebilir Kalkınma Fonu’ mekanizması kapsamında geliştirilecek yatırım ve finansman projelerinin tasarımında ve uygulamasında öncü rol üslenmeye hazır olduğunu da özellikle belirtmek isterim.”<br />
<br />
<strong>Tedarik Zinciri Yönetimi ve Teknolojilerinin işletmelere faydaları</strong><br />
- Tahminleme ve analitik, optimizasyon, risk yönetimi, şeffaflık ve izlenebilirlik, gerçek zamanlı izleme imkanları sunuyor.<br />
- <strong>Veri Tabanlı Yönetim ve Envanter Kontrolü:</strong> Bulut tabanlı depo yönetim sistemleri, stok seviyelerini optimize etmek, lojistik süreçlerini daha verimli hale getirmek için kullanılıyor. Depo içi süreçlerin dijitalleştirilmesi, ürünlerin doğru zaman ve yerlerde olmasını sağlayarak stok maliyetlerini azaltıyor.<br />
- Akıllı sözleşmeler, işlemleri hızlandırıyor, maliyetleri düşürüyor.<br />
- <strong>Gelişmiş Analitik: </strong>Büyük Veri analitiği, tedarik zinciri süreçlerindeki zayıf noktaları belirleyerek, iyileştirme önerileri sunuyor.<br />
- <strong>Bağlı sistemler:</strong> Depo ve lojistik araçları arasında gerçek zamanlı veri paylaşımı, operasyonel verimliliği artırıyor.<br />
- <strong>Entegre Çözümler:</strong> Dijital platformlar, tedarikçi ilişkilerini, envanteri, lojistiği ve müşteri taleplerini tek bir platformda entegre ederek iş süreçlerini hızlandırıyor.<br />
- <strong>Çok Kanallı (Omnichannel) Entegrasyon;</strong> Entegre Tedarik Zinciri, Stok Görünürlüğü, Hızlı İade Süreçleri: Fiziksel mağazalar, e-ticaret platformları ve diğer satış kanalları arasında kesintisiz veri akışı, tüm satış kanallarında stokların gerçek zamanlı izlenmesini sağlıyor. Tüketici iade süreçleri hızlanıyor ve kolaylaşıyor.<br />
- Bütünleşik Sistemler: Tedarikçilerle iş birliğini kolaylaştıran platformlar, verilerin gerçek zamanlı paylaşılmasını sağlıyor.<br />
- <strong>Merkezi Yönetim:</strong> Bulut tabanlı çözümler, tedarik zinciri verilerini merkezi bir platformda topluyor, analiz ediyor ve paylaşıyor.<br />
- <strong>Reaktif Sistemler:</strong> Gerçek zamanlı talep değişimlerine hızlı tepki veren tedarik zincirleri oluşturuluyor.<br />
- <strong>Esnek Üretim Sistemleri, Entegre Üretim ve Tedarik Zincirleri: </strong>Talep doğrultusunda üretim hatları yeniden düzenlenebiliyor. Fiziksel varlıkların dijital modelleri ile birlikte çalışması sağlanıyor.<br />
- <strong>Proaktif Bakım:</strong> IoT sensörleri sayesinde akıllı çözümler, ekipman arızalarını öngörerek bakım süreçlerini optimize ediyor.<br />
- <strong>Depo Otomasyonu, Üretim Hattı Entegrasyonu ve Drone’larla Kolay ve Hızlı Teslimat:</strong> Otonom mobil robotlar ve işbirlikçi robotlar (cobotlar), mal taşıma, sıralama ve paketleme işlemlerinde kullanılıyor. Robotlar üretim ve lojistik süreçlerini daha hızlı ve hatasız entegre ediyor. Drone’lar, stok sayımı, hızlı teslimat ve erişimi zor bölgelerde ürün sevkiyatı gibi görevlerde kullanılıyor.<br />
- <strong>Depo Operasyonlarında Hız:</strong> AR gözlükleri, depo çalışanlarının ürünleri hızlıca bulmasına ve toplamasına yardımcı oluyor.<br />
- <strong>Eğitim ve Simülasyon: </strong>VR, tedarik zinciri personelinin karmaşık süreçlerde pratik yapmasını sağlıyor.<br />
- <strong>Simülasyon ve Optimizasyon:</strong> Tedarik zincirinin dijital bir kopyası (Dijital İkiz), farklı senaryoların test edilmesine olanak tanıyor.<br />
<strong>- Gerçek Zamanlı Güncelleme:</strong> Dijital İkizler, sistem performansını sürekli izleyerek iyileştirme önerileri sunuyor.<br />
- <strong>Esneklik ve Ölçeklenebilirlik:</strong> Değişen talep koşullarına hızlı uyum sağlıyor.<br />
- <strong>Karbon Ayak İzinin İzlenmesi:</strong> Sürdürülebilir ve yeşil teknolojiler, tedarik zincirinin her aşamasında karbon emisyonlarını ölçerek çevresel etkilerin azaltılmasına yardımcı oluyor.<br />
- <strong>Enerji Verimliliği: </strong>Yenilenebilir enerji kullanan ve enerji tasarrufu sağlayan sistemler ön plana çıkıyor.<br />
- <strong>Döngüsel Ekonomi Uygulamaları:</strong> Geri dönüşüm ve yeniden kullanım süreçlerini destekleyen teknolojiler, çevredostu iş süreçlerini destekliyor.<br />
- <strong>Kriz Yönetimi:</strong> Akıllı Tedarik Zinciri Yönetimi; pandemiler, doğal afetler gibi olaylara karşı hızlı çözüm üreten dinamik sistemler geliştiriyor.<br />
- <strong>Yerelleştirme Stratejileri:</strong> Bu teknolojiler, yerel tedarikçilerle iş birliği yapmayı kolaylaştırıyor.<br />
- <strong>Siber Güvenlik, Tehdit Algılama, Güvenli Veri Paylaşımı:</strong> Gelişmiş siber güvenlik teknolojileri, tedarik zincirindeki veri ihlallerini önceden tespit edebiliyor. Şirketler, arasında güvenli bilgi akışı sağlamak için şifreleme ve kimlik doğrulama çözümleri kullanılıyor.<br />
- <strong>Kapsayıcı İletişim:</strong> Video konferans, mesajlaşma ve belge paylaşımı gibi araçlarla tedarik zinciri paydaşları arasında kesintisiz iletişim sağlanıyor.<br />
- <strong>Hızlı Veri İletişimi, Bağlantılı Cihazlar:</strong> 5G, gerçek zamanlı veri iletimini hızlandırıyor, lojistik ve tedarik zinciri süreçlerinde anlık karar almayı mümkün hale getiriyor. 5G daha fazla IoT cihazını bağlayarak daha verimli bir ağ yapısı oluşturuyor ve tedarik süreçlerini daha dinamik hale getiriyor. Tedarik zinciri aktörleri arasında daha hızlı, şeffaf veri akışı sağlanarak daha iyi iş birliği yapılıyor.<br />
- <strong>Anlık Durum Takibi ve Performans İyileştirmeleri:</strong> Kullanıcı dostu görselleştirme araçları, tedarik zinciri operasyonlarının her aşamasını görsel olarak takip etmeyi sağlıyor. Tedarik zinciri yöneticileri, dashboard’lar üzerinden operasyonel verimliliği analiz ederek iyileştirme fırsatlarını hızla belirleyebiliyor.<br />
- <strong>Tedarikçi Performans İzleme ve İleriye Dönük Risk Yönetimi:</strong> Yapay Zeka (AI) destekli yazılımlar, tedarikçilerin performansını sürekli izleyerek şirketlere daha iyi seçimler yapma imkanı sunuyor. Yapay Zeka, tedarikçilerden olası kesintileri öngörerek alternatif planlar geliştirilmesine yardımcı oluyor.<br />
- <strong>Dinamik İzleme:</strong> CPS (Siber-Fiziksel Sistemler), ürünlerin üretimden teslimata kadar tüm yaşam döngüsünü izliyor.<br />
- <strong>Otonom Araçlar, Teslimat Robotları ile Esnek Teslimat Seçenekleri:</strong> Sürücüsüz teslimat araçları ve drone’lar, son mil teslimatlarını daha hızlı ve ekonomik hale getiriyor, şehir içi teslimatlar için otonom küçük kullanılabiliyor. Bu teknolojiler; müşterilere teslimat zamanını ve yerini seçme imkanı sunuyor.<br />
- <strong>Yanıtlar ve Verimlilik Artışı:</strong> Yapay zeka destekli asistanlar, tedarik zinciri sorunları için hızlı çözüm önerileri sunarak, manuel müdahaleyi azaltıyor. Otomatik müşteri hizmetleri, tedarik zinciri yöneticilerine zaman kazandırıyor.<br />
- <strong>Talep Tahmini ve Geribildirim Toplama:</strong> Sosyal Medya ve Analitik kullanımıyla; sosyal medya analizleri yapılabiliyor, müşteri talepleri, trendleri ve pazar davranışları önceden tahmin edilebiliyor. Müşteri geribildirimleri sayesinde tedarik zinciri süreçlerini hızla iyileştirmek ve ürün kalitesini artırmak mümkün.<br />
- Stok dönme hızı ve gelirlerde artış, tedarik zinciri yönetimi maliyetleri, sipariş karşılama, pazara ulaşım sürecinde azalma, ürün bulunabilirliği, talebe yanıt verme ve karşılama yeteneğinin gelişimi, ekonomik katmadeğer oluşturulması, sermayeden yararlanma ve lojistik maliyetlerinde tasarruf imkanlarını da sağlıyor.<br />
<br />
<strong>2024’ün en etkili tedarik zinciri liderleri ödüllendirildi</strong><br />
Lojistik Derneği (LODER) ve Slimstock ortaklığında düzenlenen 10. Türkiye’nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri ödül töreni, sektörel liderleri İstanbul’da bir araya getirdi. Törenin açılış konuşmalarını ve LODER Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gülçin Büyüközkan ve Slimstock Türkiye Ülke Müdürü Songül Sezer yaptı.&nbsp; LODER Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gülçin Büyüközkan, “Bu yıl 10. kez düzenlediğimiz Tedarik Zinciri Ödülleri, sektördeki liderlik, iş birliği ve inovasyonu teşvik etmesi açısından çok değerli bir platform sunuyor” dedi. Slimstock Türkiye Ülke Müdürü Songül Sezer, “Tedarik Zinciri yönetimi, yalnızca şirketlerin operasyonel süreçlerini optimize etmekle kalmaz; aynı zamanda rekabet avantajı sağlamanın ve sürdürülebilir büyümenin temel yapı taşlarından biridir. Slimstock olarak, lojistik ve tedarik zinciri ekosistemini desteklemeye devam ediyoruz. Ödüllendirilen profesyonellerin hikâyeleri, yenilikçi yaklaşımlar ve çözüm odaklı düşüncelerle sektöre ışık tutarken, hepimiz için büyük bir ilham kaynağı oluşturuyor” dedi.<br />
Davetli Konuşmacı NorthFind Management CEO’su ve Yazar Jonathon Karelse, ‘Tedarik Zincirinde Karar Alma Sanatı ve Bilimi’ sunumunda, tedarik zincirini yönetiminde karar alma süreçlerinin yalnızca verilere dayalı analizlerle değil, aynı zamanda deneyim, içgörü ve öngörüyle nasıl zenginleştirilebileceğini detaylarıyla ele aldı: “Tedarik zinciri yönetimi, iş dünyasının en stratejik alanlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Karar alma süreçlerinde bilimsel yaklaşımları yaratıcı içgörülerle dengelemek, günümüzün değişen pazar dinamiklerine uyum sağlamada kritik bir öneme sahip.”<br />
<br />
2024 Türkiye’nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri: Alfabetik sıralamayla ödül alan şirket ve temsilcileri şöyle:<br />
- Kürşat Apan (Mey Diageo-Tedarik Zinciri Direktörü)<br />
- Kudret Arman (P&amp;G-Tedarik Zinciri Direktörü)<br />
- Meriç Atalay (Tavuk Dünyası-CSCO-Tedarik Zincirinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı)<br />
- Dr. Mustafa Barış (DÖHLER Group-TIP Bölgesi Lojistik Direktörü)<br />
- Dr. Mehmet Beytur (Türk Telekom-Destek Hizmetleri ve Satın Alma Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı)<br />
- Begüm Çağlayan (Sandoz-Tedarik Zinciri Direktörü)<br />
- Ertuğrul Çelebi (English Home-Lojistik Genel Müdür Yardımcısı)<br />
- Ahmet Özgür Doğan (Karsan-Tedarik Zinciri Direktörü)<br />
- Ali Ersever (Schneider Elektrik-Tedarik Zinciri Direktörü)<br />
- Nevzat Hacıoğlu (Koçtaş-Tedarik Zinciri ve Lojistik Direktörü)<br />
- Ahmet İlham İster (Coca-Cola-Tedarik Zinciri Planlama ve Optimizasyon Direktörü)<br />
- Dr. Orhan Orhon (Çalık Holding-CPO-Satın Alma Grup Başkanı)<br />
- Nesime Esra Sancak Basat (Samsung-Klima Tedarik Zinciri Yönetimi Kıdemli Müdürü)<br />
- Ahmet Seyhan (Hasçelik-Tedarik Zinciri Direktörü)<br />
- Aziz Ünal (Enerjisa Üretım-İşletme ve Tedarik Zinciri Genel Müdür Yardımcısı)<br />
- Arzu Ünay (L’Oréal-Operasyon Direktörü)<br />
- Ahmet Yağcı (Penti- Lojistik Direktörü)<br />
- Ferda Yapıcı (NETAŞ-Tedarik Zinciri Direktörü)<br />
- Cenk Yenginer (Teknosa-Kategori ve Tedarik Zinciri Genel Müdür Yardımcısı)<br />
- Adem Yüksel (SCHOTT-Tedarik Zinciri Direktörü ve Bilgi İşlem)<br />
<br />
<strong>Yılın En İyi Projeleri:</strong><br />
- “En Sürdürülebilir” proje ödülünü Schneider Elektrik Lojistik Direktörü Ali Ersever<br />
- “En Teknolojik” proje ödülünü, Sandoz Tedarik Zinciri Direktörü Begüm Çağlayan ve Karsan Tedarik Zinciri Direktörü Ahmet Özgür Doğan,<br />
- “En Yenilikçi” proje ödülünü Coca-Cola Tedarik Zinciri Planlama ve Optimizasyon Direktörü Ahmet İlham İster,<br />
- “En Etkin / Etkili” proje ödülünü Enerjisa Üretim İşletme ve Tedarik Zinciri Genel Müdür Yardımcısı Aziz Ünal aldı.<br />
‘Yılın Projesi’ Ödülü Karsan’ın oldu: Salondaki katılımcıların oylarıyla belirlenen Yılın Projesi Ödülü ise ‘Otonom Yük Taşıma Robotu’ projesi ile Karsan Tedarik Zinciri Direktörü Ahmet Özgür Doğan’ın oldu.<br />
<br />
<strong>TEDARİK ZİNCİRİ NEDİR?</strong><br />
﻿Hammaddelerin mamullere veya hizmetlere dönüştürülerek son kullanıcılara ulaştırıldığı karmaşık lojistik sistemlerine ‘tedarik zincirleri’, bu zincirler boyunca malzemelerin, ürünlerin, hizmetlerin ve bilgilerin tedarikçiler ve müşterileri arasında karşılıklı akışına yönelik tüm yönetsel görevler, kaynaklar, teknolojiler, insanlar, örgütler, sistemler ve faaliyetleri kapsayan entegre yapı ise ‘Tedarik Zinciri Yönetimi’ olarak tanımlanıyor. ‘Tedarik Zinciri Yönetimi’ bir başka tanıma göre; “Müşteriye doğru ürünün, doğru zamanda, doğru yerde, doğru fiyata tüm tedarik zinciri için mümkün olan en düşük maliyetle ulaşmasını sağlayan malzeme, bilgi ve para akışının entegre yönetimi.”<br />
<br />
<strong>E- ticarette tevkifat oranı belli oldu</strong><br />
﻿E-ticaret üzerinden yapılan mal satışları ve hizmetlerde tevkifat oranı %1 olarak belirlendi. Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete’de yayımlandı. Karar, 1 Ocak 2025’te yürürlüğe girecek. 7524 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemelerle, aracı hizmet sağlayıcılarıyla elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamına giren faaliyetleri dolayısıyla hizmet sağlayıcılarıyla elektronik ticaret hizmet sağlayıcılarına aracılık yaptıkları ödemeler üzerinden tevkifat uygulaması getirildi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları söyledi: “Maliye Bakanlığı yaptığım 2010’da, hiçbir mükellefin fiziken vergi dairesine gelmek zorunda olmadığı bir dijitalleşme seviyesine ulaşmayı hedeflemiştik ve Türkiye Yüzyılı hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalarla bu seviyeye geldik.” Son bir yılda yaklaşık 20 milyon işlem Dijital Vergi Dairesi üzerinden yapıldı, 200 milyon ödeme ve 120 milyon beyanname elektronik ortamda alındı.<br />
Kimler tevkifat yapmakla yükümlü olacak?: Aracı hizmet sağlayıcıları, başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına elektronik ticaret ortamını sağlayan gerçek ve tüzel kişiler ile elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcıları, elektronik ticaret pazar yerinde elektronik ticaret hizmet sağlayıcıların mal veya hizmetlerinin teminine yönelik sözleşme yapılmasına ya da sipariş verilmesine imkan sağlayan aracı hizmet sağlayıcıları, Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamına giren faaliyetleri dolayısıyla aracılık yaptıkları ödemeler üzerinden vergi tevkifatı yapmakla yükümlü kılındı.<br />
Kimlerden tevkifat yapılacak?: Hizmet sağlayıcıları, elektronik ticaret faaliyetinde bulunan gerçek ya da tüzel kişiler ile elektronik ticaret hizmet sağlayıcıları, elektronik ticaret pazar yerinde ya da kendine ait elektronik ticaret ortamında mal veya hizmetlerinin teminine yönelik sözleşme yapan ya da sipariş alan hizmet sağlayıcılarından, yaptıkları mal satışı ve hizmet ifaları karşılığı kendilerine yapılan mal ve hizmet bedeli ödemeleri üzerinden aracılık yapanlarca tevkifat yapılacak.<br />
<br />
<strong>Sürdürülebilirlik; ‘Tedarik Zinciri Yönetimi’nin temel bir unsuru</strong><br />
TEDAR Yönetim Kurulu Başkanı Tuğrul Günal, ‘Tedarik Zinciri Yönetimi’nin (TZY) şirketlerin marka değeri, rekabetçiliği ve sürdürülebilirliği üzerindeki kritik rolünü vurguladı. Günal, ‘Tedarik Zinciri Yönetimi’ bölümlerinin şirket cirolarının %50’sini üçüncü taraflardan satın alma yoluyla yönettiğini ve bu bölümlerin stratejik planlama, bütçe yönetimi, ürün geliştirme ve operasyon planlama gibi alanlarda önemli katma değer sağladığını belirtti. Günal, ayrıca, kaliteden ödün vermeden satınalma üzerinden yapılan her 1 USD’lik tasarrufun takribi 2 USD’lik satışa eşit olduğunu vurguladı.<br />
Tuğrul Günal, sürdürülebilirliğin ‘Tedarik Zinciri Yönetimi’nin temel bir unsuru olduğunu, atık, su, elektrik ve yakıt tüketimini azaltarak maliyet tasarrufu sağlamanın yanı sıra insan ve çalışma hakları, çevre ve sosyal sorumluluk gibi konularının şirketlerde yaygınlaştırılmasında da kilit rol oynadığını söyledi.&nbsp;<br />
‘Tedarik Zinciri Yönetimi’nin geleceği hakkında da değerlendirmelerde bulunan Günal, dijital dönüşüm ve otonom tedarik zincirlerinin önemine dikkat çekti: “Çağ dijitalleşme çağıdır, her nerede olursanız olun işinizi, ilgili tüm paydaşlarınızla birlikte yapabilmeniz dolayısıyla yönetebilmeniz imkan dahilinde olmalıdır. Ulaşılabilirlik, şeffaflık, verimlilik, rekabetçilik, modern dünyaya entegrasyon, dolayısıyla var olabilmek ancak ve ancak bu sayede gerçekleşebilecektir.”<br />
Tedarik zinciri bölümlerinin Pandemi dahil bundan sonraki çeşitli risklere çok daha hazırlıklı olabilmek için, onlarca alternatif senaryoyu kapsayan testler uygulamaya başladığını bildiren Günal, tedarik zinciri yönetimi alanında yapılmış olan genel araştırmalarda, tedarik zinciri bölümlerinin dayanıklılıklarının artırılmak istendiği ortaya çıktığına değiniyor.<br />
<br />
<strong>Günal, alınması gereken en önemli aksiyonları şöyle özetliyor:</strong><br />
- Ek maliyet üstlenmek pahasına da olsa alternatif tedarikçi yaratılarak bundan sonraki zorluklarda daha dayanıklı olmak.<br />
- Üretim alanlarını yeni lokasyonlara kaydırılabilmek.<br />
- Katma değer yaratan kategori yönetimi uygulamasına geçmek.<br />
- Dijital dönüşümü hızlandırılarak çevik bir operasyon modelini uygulamaya almak.<br />
- Şirketlerde insana verilen önem, her zamankinden daha fazla olacak.<br />
- Verimliliği artırmak.<br />
- Görünürlüğü artırmak.<br />
- Sürdürülebilirliği ve kurumsal sosyal sorumluluğu artırmak.<br />
<br />
Şirketlerin, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için tedarik zincirlerini yeniden yapılandırmaları gerektiğinin altını çizen Günal, 2030 yılına kadar birçok tedarik zincirinin net sıfır olmayı taahhüt ettiğini anlattı. Günal, bu durumun şirketlerin bu alanlarda yapacakları yatırımların uzun vadede büyük faydalar sağlayacağını, sürdürülebilirlik ve kurumsallaşmanın önemini bir kez daha gözler önüne serdiğini ifade etti.<br />
<br />
<strong>Tedarik zincirine bütünsel bir yaklaşım gerekiyor</strong><br />
Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Bilgehan Engin, “Tedarik zinciri, ürünlerin, tedarikçiler, üreticiler, toptancılar, dağıtımcılar, perakendeciler ve nihai olarak da tüketiciler arasındaki hareketini sağlayan ilişkiler ve bağlantılar bütünü olarak tanımlanabilir. Bu ekosistemin ihtiyaçları çeşitli etkenler sebebiyle gün geçtikçe değişiyor. Tedarik zincirinde baş gösteren ani değişimlere, Pandemi, ekonomik kriz ve siyasi gelişmeler gibi dışsal etkilerin küresel tedarik zincirinin işleyişi üzerindeki etkilerine uyum sağlamak gerekiyor” diyor.<br />
Engin, tedarik zincirinin önemli bir parçası olan lojistikte hız, doğruluk ve aynı zamanda maliyet ön plana çıkarken yapay zekanın da iş modellerine dahil edilmesiyle birlikte verinin de öneminin ortaya çıktığını belirtiyor: “Lojistik sektöründe verinin doğruluğu ve doğru verinin işlenebilmesi, sektörümüzdeki yapay zeka kullanımından alınabilecek verimi en üst düzeye çıkarabilmektedir. Bu sebeple tedarik zincirinde verinin çok önemli olduğunu söylememiz mümkün. İş modelleri, globalleşme ve dijitalleşmeyle birlikte hem elde ettiğimiz verinin hacmi arttı hem de veriden elde etmek istediğimiz değer farklı bir konumda. Doğru verinin odak noktasında olduğu tedarik zinciri, verimliliği ve esnekliği artırırken bütünsel yaklaşım sayesinde tüm paydaşların koordinasyonu da sağlanmış olacaktır. Lojistik sektörü temsilcileri olarak veri kullanımında analitik olgunluk seviyemizi sorgulayarak veri işleme kabiliyetlerimizle iş süreçlerimizi nasıl ileriye taşıyabileceğimizi keşfetmemiz gerekiyor. Bütüncül bir yaklaşım için ise veri sahipliği, verinin kalitesi, zenginleştirilmesi ile verinin tanısal aşamalarından geçirilmesi önem arz ediyor. Küreselleşme ve dijitalleşmeyle birlikte son 20 yılda hızla değişen teknolojinin adeta bir uzvumuz gibi çepeçevre hakim olduğu bir iklimin içerisinde yaşıyoruz.”<br />
İnsan-teknoloji arasındaki ilişkiyi anlamak için disiplinlerarası çalışmaların öneminin&nbsp; ortaya çıktığını, ortak çalışma kültürünün yaygınlaşmasının önceliklendirildiğini kaydeden Engin, tedarik zincirinde disiplinler arası yaklaşımla inovasyonu benimseyen ve uygulayan aynı zamanda bu sistemin verimliliğini ve sürekliliğini sağlayan şirketlerin öne geçeceğini söyledi: “Kamu kurumları, özel sektör ve STK’lar bir bütünün parçaları hizmet üretenleri ve hizmet sağlayıcıları olarak inovasyon stratejileri doğrultusunda atılacak yenilikçi adımları desteklemek oldukça önemli. Bu yaklaşımların sürdürülebilirliği de hizmet ihracatında lojistik ve taşımacılık sektörünün ülke ekonomisine sağladığı katkıyı artıracaktır.”<br />
UTİKAD, Türkiye’nin küresel hub olması için çalışmalar yürütüyor: Engin, Türkiye lojistik sektörünün çatı kuruluşu ve referans noktası UTİKAD’ın bugüne kadar yürüttüğü faaliyetler ve etkinliklerin bu yaklaşımlar doğrultusunda Türkiye’nin küresel hub olması hedefiyle gerçekleştirildiğini vurguluyor: “2024’te sektörde kaydedilen en büyük başarılar ve önemli dönüm noktaları arasında UTİKAD’ın Turkish Cargo ana sponsorluğunda düzenlediği ülkemizin en büyük lojistik buluşması Türkiye Logistics Summit yer alıyor. UTİKAD’ın lojistik ve taşımacılık sektörüne kazandırdığı Türkiye Logistics Summit isimli, geleceğe iz bırakan marka etkinlikte bu yöndeki gelişmelere olumlu bir katkı sağladı, 100 milyar dolarlık sektörü buluşturduk. Geleneksel hale getireceğimiz bu etkinlikle UTİKAD olarak kaliteli nitelikli iş gücüne erişim, ülke ekonomisine katkı, Türkiye’nin küresel ticaret payından aldığı oranı artırma hedeflerimiz doğrultusunda; tüm paydaşlarla birlikte ilgili bakanlıklarımızla yakın temaslar kurarak iş birliği ve dayanışmayla taşımacılık türlerinden elde edilen geliri artırarak Türkiye’nin lojistik sektöründe dünya ilk 10 sırada yer alması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”<br />
<br />
<strong>“Türkiye’nin uluslararası lojistik merkezi haline gelmesi mümkün”</strong><br />
TÜSİAD’ın düzenlediği konferansla kamuoyuna sunduğu “E-Ticaret Lojistiğinde Sorunlar ve Politika Önerileri” başlıklı rapora göre; Türkiye’de 2027’ye kadar toplam e-ticaret depo arzının yaklaşık 11 milyon 400 bin m2, ihtiyaç duyulacak mavi yaka insan kaynağının ise yaklaşık 121 bin kişi olması öngörülüyor. Türkiye’de e-ihracatla ilgili pazardaki oyuncuların kapsamlı bilgiye sahip olmaması, lojistik altyapı eksiklikleri, gümrük süreçlerindeki zorluklar ve dijitalleşme ihtiyacı gibi engellerin aşılması gerekiyor. Küresel perakende e-ticaret pazarının 2023’ten 2027’ye kadar yıllık %9.6 büyümesi bekleniyor. E-ticaret firmaları geleneksel perakende firmalarına göre 3 kat daha fazla depolama alanına ihtiyaç duyuyor.&nbsp; Raporda depolama alanındaki politika önerileri şöyle: Depo kapasitesinin iyileştirilmesi ve belirli standartlara ve gereksinimlere uygun hale getirilmesi. İnsan kaynağı yetkinliğinin artırılması ve nitelikli işgücünün geliştirilmesi. Teknoloji altyapılarının geliştirilerek entegrasyonunun sağlanması. Süreçlerin iyileştirilmesi için yönetmeliklerin geliştirilmesi. Sürdürülebilir uygulamaların desteklenmesi.<br />
“İntermodal taşımacılık güçlendirilmeli”: TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, şunları ifade etti: “Türkiye'nin stratejik konumuyla birlikte, uluslararası lojistik merkezi haline gelmesi mümkün. Bunun için de en önemli adımlardan biri; intermodal taşımacılığın güçlendirilmesi. Kamu politika belgelerinde de yer alan, bu hedefe yönelik yapılacak altyapı yatırımları ve mevzuat düzenlemelerinin önceliklendirilmesi, Türkiye’yi lojistikte önemli bir oyuncu yapabilir. Sektördeki verimliliği artırmak, rekabet avantajı sağlamak için dijitalleşme ve akıllı lojistik uygulamaları devreye girerken, hız ve verimlilik için teknolojinin rolü yine büyük önem taşıyor. Bununla birlikte e-ticaret firmaları ve lojistik şirketleri daha yeşil çözümler benimsemeli. E-ticaret firmaları, lojistik firmalarıyla birlikte, tedarik zincirlerini optimize etmek, enerji verimliliğini artırmak ve atık yönetimini iyileştirmek için çeşitli stratejiler geliştirirken; çevre dostu üretim ve dağıtım yöntemleriyle karbon ayak izlerini azaltmayı hedeflemelidir. Bu dönüşüm, sadece çevresel faydalar sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda markaların rekabet gücünü artıran ve uzun vadeli müşteri sadakati oluşturan bir strateji haline gelmektedir.”<br />
“E-ticaret büyümesine cevap verecek bir altyapıyı inşa etmeliyiz”: TÜSİAD Ulaştırma ve Lojistik Çalışma Grubu Başkanı Nilgün Keleş, Türkiye’deki toplam e-ticaret operasyonunun önemli bir kısmını karşılayan Kuzey Marmara bölgesinde, e-ticarete uygun toplam stoğun yaklaşık 7.5 milyon m2 ve toplam arzın neredeyse tamamının dolu durumda bulunduğunu kaydetti: “E-ticaretin mevcut büyüme trendini dikkate aldığımızda bu arzı 2027 yıl sonuna kadar yaklaşık 11.5 milyon m2’ye çıkartmak durumundayız. İşgücü açığı, artan gayrimenkul maliyetleri ve sipariş işleme sürecinin hızını artırmaya yönelik baskılar, günümüzde e-ticaret sektöründe depolama alanında karşılaşılan zorluklar olarak öne çıkıyor.&nbsp; Önümüzdeki dönemde e-ticaret büyümesine cevap verecek bir altyapıyı inşa edemezsek, e-ticaret pazarının gerek insan kaynağı gerek teknoloji gerekse ciddi depo arz problemleriyle karşı karşıya kalması kaçınılmaz olacaktır.”<br />
<br />
<strong>“Türkiye, alternatif tedarik zinciri olarak yükseliyor”</strong><br />
Demir ve demir dışı metaller sektörü ihracatı 10 milyar dolara dayandı: İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB), 2024’ün Eylül ayı ve Ocak-Eylül dönemi ihracat rakamlarını açıkladı. Sanayi sektörleri arasında en çok ihracat yapan 6. sektör olan demir ve demir dışı metaller sektörünün Eylül ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre %2.96 artarak 1.06 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2024 Ocak-Eylül verilerine göre ise Türkiye ihracatı 192.81 milyar dolar olarak gerçekleşti; demir ve demir dışı metaller sektörü aynı dönemde 9.47 milyar dolar ihracatla genel ihracattan %5.6 pay aldı. Geçen yılın aynı ayına göre %2.96 artış gösteren sektör, ülke genelindeki ihracat performansına önemli bir katkı sağladı.<br />
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili ve İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, dünya genelinde Uzak Doğu ve Çin’e karşı alınan önlemlerin, Türk mallarına ve Türk ihracatçılarına olan talebi artırdığını söyledi: “Çin’e karşı Avrupa ve Amerika tarafından alınan önlemlerden dolayı Türk malları tercih edilmeye başlandı. Özellikle yaz aylarında ihracatın artış göstermesi, Türk ürünlerine olan ilginin ve talebin bir göstergesi. Şu an dünyanın Uzak Doğu ve Çin’e karşı koymuş olduğu tepkiden faydalanarak Türk mallarına ve ihracatçısına dönmüş durumda. Bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Türk tedarik zinciri global çapta güvenilir bir partner olarak kabul edildi. Türkiye, güvenilir bir tedarik zinciri yönetiyor ve Çin’e alternatif olarak en güvenilir ülke konumunda. Bu avantajı iyi kullanmamız lazım. Türkiye, doğru bir partner ve doğru bir tedarik zinciri yöneten bir ülke. Bunu iyi değerlendirmeliyiz.”<br />
Demir ve demir dışı metaller sektöründe yaşanan bu gelişmelerin; Türkiye’nin global ticaretteki stratejik konumunu güçlendirirken, aynı zamanda Türk ihracatçılarının da yeni fırsatlara daha hızlı adapte olmasına olanak tanıdığını kaydeden Tecdelioğlu, sektörün Avrupa pazarlarındaki büyümesinin ve Çin’e alternatif olarak görülmesinin, önümüzdeki dönemlerde de ihracatın artarak devam edeceğinin sinyallerini verdiğinin altını çizdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KAPAK</category>
      <guid>https://kobi-efor.com.tr/tedarik-zinciri-yonetimi-ve-teknolojileri-ile-riskleri-firsata-donusturmek</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Dec 2024 19:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/uploads/2024/12/tedarik-zinciri-s-1.jpg" type="image/jpeg" length="23473"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[﻿REEL EKONOMİNİN RAKİPSİZ MEDYASI KobiEfor ÇEYREK ASRINI KUTLUYOR]]></title>
      <link>https://kobi-efor.com.tr/reel-ekonominin-rakipsiz-medyasikobiefor-ceyrek-asrini-kutluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kobi-efor.com.tr/reel-ekonominin-rakipsiz-medyasikobiefor-ceyrek-asrini-kutluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[﻿KobiEfor Sanayi ve Ekonomi Dergisi, “Çeyrek Asır” ına ulaştı. Toplam 303 ay boyunca OSB’ler, KSS’ler gibi örgütlü yapılarımıza, imalatçı KOBİ’lere rekabet gücü kazandırmak için çalışan KobiEfor, 25. yaşını kutluyor. KOBİ’lere, girişimcilere ve startuplara; inovatif girişimcilik ve teknoloji alanlarında daha derinlikli bir perspektif sunan ve 50. Sayısına ulaşan DİJİTAL KobiEfor ise 4. yaşını kutluyor. KobiEfor, gelenekselden modernleşmeye doğru evrilen KOBİ’lerin, Organize Sanayi Bölgeleri’nin (OSB’lerin) ve teknoparkların değişim ve dönüşümünde etkin yayın politikasıyla söz sahibi oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">﻿<strong>DİJİTAL DİRENÇ İÇİN DİJİTAL EFOR<br />
DİJİTAL KobiEfor Girişimcilik ve Teknoloji Dergisi</strong><br />
KOBİ’lerin ve girişimcilerin dijital ve yeşil dönüşüm, Ar-Ge, inovasyon ve yeni teknoloji trendlerini öğrenme ve takip etme ihtiyacını derinlemesine ele almak isteyen KobiEfor’dan, DİJİTAL KobiEfor Girişimcilik ve Teknoloji Dergisi doğdu. Kasım 2020’de yayınlanan ilk sayısının ardından DİJİTAL KobiEfor, bugün 4 yaşında ve 50. Sayısına ulaştı. DİJİTAL KobiEfor, KOBİ’leri, girişimcileri, startupları son teknoloji trendleri hakkında her ay detaylı araştırma dosyalarıyla bilgilendiriyor, onlara dijital dönüşüm çözümlerini ve fırsatlarını anlatıyor.<br />
Dünyamız sürdürülebilir yeşil ve dijital dönüşümü odağa alan bir değişim ve dönüşüm dönemine daha evrildi. KobiEfor Sanayi ve Ekonomi Dergimiz ile DİJİTAL KobiEfor Girişimcilik ve Teknoloji Dergimiz, yine yeniden sanayi sektörünün tarım ve hizmetler sektörleriyle bütünleşik olarak başat rol üstlendiği, ülkemizin dünya ticaretinde ve tedarik zincirinde sürdürülebilir konumunun güçlendiği, etkin finansman imkanlarının sağlandığı, yeşil, dijital dönüşen Organize Sanayi Bölgeleri, Teknokentler ile nitelikli insan kaynağı ve beyin güçleriyle maksimum istihdama yol açan kalıcı bir büyüme modeli için “Akıl Gücü” olmaya devam etmektir. KobiEfor’ un 25 yıllık yolculuğunda, ülkemiz ekonomisine ve reel ekonominin dinamiklerine kattıklarına gelince; çeyrek asırlık yolculuğu özetliyoruz:<br />
KobiEfor Sanayi ve Ekonomi Dergisi, 303. Sayısına ulaştı. 303 ay boyunca KOBİ’lere rekabet gücü kazandırmak için çalışan KobiEfor, 25. yaşını kutluyor ve 26 yaşına basmasının gururunu yaşıyor. KOBİ’lere girişimcilik ve teknoloji alanında daha derinlikli bir perspektif sunan ve 50. Sayısına ulaşan KobiEfor Dijital ise 4. yaşını kutluyor.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor, ‘Rekabetin Akıl Gücü’ şiarıyla, ‘Küresel dönüşümde KOBİ’lerin gücüne güç katmak’ misyonu, ‘lider KOBİ otoritesi olmak’ vizyonuyla; 1999 yılından beri düzenli olarak yayınlanan, ulusal çapta dağıtılan aylık sanayi ve ekonomi dergisidir. Aynı zamanda Türkiye’nin ilk dijital E-dergisidir. 3.346.726 okuru (30.04.2022 tarihi itibari ile) ile her ay www.kobi-efor.com.tr sitesiyle de buluşmaktadır.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Ayrıca Vodafone dMags Dergi, Türk Telekom e-dergi uygulamalarında ve mobil KobiEfor uygulamasında yayındadır. Masa üstü internet yayını, E-Dergi, E-DİJİTAL, E-Arşiv, Galeriler, Videolar, Yazarlar olmak üzere KobiEfor web sitesinin ortalama aylık ziyaretçi sayısı 50.000’in üzerindedir. KobiEfor web sitesini ziyaret eden her bir ziyaretçinin görüntülediği ortalama sayfa sayısı 7’nin üzerindedir.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor’un amacı; Türkiye’nin KOBİ ve Girişimci dinamiğinin Ar-Ge, İnovasyon, Ür-Ge, tasarım, marka, verimlilik ve kalite bilincini artırarak, işletme ve yönetim yapılarını geliştirmektir. KOBİ’lerin bilgi ve iletişim teknolojilerini etkili kullanarak, yaratıcı ve yenilikçi potansiyellerini ortaya çıkarıp küresel rekabet güçlerini artırmada stratejik katkılar sağlamaktır. Ülkemizin sürdürülebilir kalkınması ve büyümesi için tüm ülke çapında işletmelerin ülke ekonomisine katkılarını azami düzeye çıkaracak, yenilikçi ve yüksek katma değerli üretim yapma kapasitelerini yükseltecek ufuk açıcı her türlü bilgi ve çalışmadan anında onları haberdar etmek ve bilgilendirmektir.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor; Türkiye’de dağınık üretim alanlarının örgütlü sanayi alanlarına (Organize Sanayi Bölgeleri-OSB’ler, Küçük Sanayi Siteleri-KSS’ler, Teknoloji Bölgeleri-Bilişim Vadisi, teknoparklar, teknokentler, Serbest Bölgeler, Lojistik Üsleri vb.) dönüştürülmesi için ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin yapılmasına ve bu yapıların hükmi şahsiyet kazanarak tüzel kişiliklerine kavuşması için Yönetenler ile Yönetilenler arasında bilgilendirici ve aydınlatıcı bir işlev üstlenmiştir.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Bu dönüşümlere ivme kazandırılması için de çok geniş katılımlı içinde Cumhurbaşkanları, Devlet Başkanları, Meclis Başkanları, Başbakanlar, Bakanlar, Milletvekilleri, Bakanlıklar’ın da yer aldığı kamu kurum ve kuruluşlarının da olduğu çok sayıda STK, Sanayi ve Ticaret Odası, OSB, KSS, Üniversite, Teknopark, Esnaf ve Zanaatkar Odaları ve İhracatçı Birlikleri ile iş birliği ve güçbirliği yaparak ulusal ve uluslararası stratejik etkinlik ve projeler gerçekleştirmiştir.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor’un KOBİ’lerle ve Girişimcilerle kurduğu ilişki medya-okur ilişkisini aşan, yakın ve organik bağ temelinde bir çözüm ortaklığıdır. Bu niteliği ile KobiEfor bir iletişim ve güçbirliği platformudur.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Dergimizin başarılı çalışmaları çok sayıda aldığı ödülle taçlandırılmıştır. Okurlarımız ve çözüm ortaklarımızla geliştireceğimiz iş birliği ile ortaya çıkacak sinerji hem kendi işlerinin hem de Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına ve büyümesine katkı sağlayacaktır.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Dergisi, 1999 yılı Ekim ayında yayın hayatına başladı ve aralıksız aylık periyotla “Çeyrek Asır”a, 25. yılına ve 303. sayısına ulaştı. Türkiye’de ekonomi yayıncılığında benzersiz bir hikâyeye imza atmayı başaran KobiEfor ‘un serüveni ile imalatçı KOBİ’lerimizin, sanayicilerimizin ve Girişimcilerimizin son 25 yılda yaşadıkları serüven örtüşmektedir. Bu serüveni, hatırlamaya ve hatırlatmaya değer bulduğumuz alt başlıklarını-aynı zamanda bundan sonrasında KOBİ’lerimize ve Girişimcilerimize ışık tutacağını düşündüğümüz için- “25. Yıl” sayımızda okur ve çözüm ortaklarımızla paylaşmayı gerekli görüyoruz.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>OSB’ler ve Sanayici KOBİ’ler, KobiEfor’u yayın hayatına başlatan koşullardı</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor; Türkiye’de dağınık üretim alanlarının örgütlü sanayi alanlarına (OSB’ler-Organize Sanayi Bölgeleri, KSS’ler-Küçük Sanayi Siteleri, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri-Bilişim Vadisi, Teknoparklar, Teknokentler…) dönüşmesi yeni OSB’lerin kurulması ve tüzel kişiliğine kavuşması sürecine Türkiye’nin sanayileşmesinin olmazsa olmazı olarak baktı ve bu alana odaklı bir yayın politikası geliştirdi. Yaptığı saha çalışmaları ile OSB’leri (Organize Sanayi Bölgeleri) “karanlık kutu” olmaktan gün ışığına çıkardı. “OSB’lerdeki sanayiciler kimlerdir, başarı hikayeleri, hangi ürünleri, hangi şartlarda üretirler, sorunları, ihtiyaçları ve kamudan talep ettikleri hizmetler nelerdir?” gibi konular KobiEfor’un değişmez konuları oldular. OSB yönetimleri kendilerini kamuoyuna duyurma ve tanıtma ihtiyacını KobiEfor üzerinden karşıladılar.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Dergimizin bu çalışmaları ilk meyvesini Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu ile verdi. Kocaeli Alikahya OSB Yönetim Kurulu Başkanı, TOSYÖV eski Yönetim Kurulu Başkanı, KobiEfor Sanayi ve Ekonomi Dergisi İmtiyaz Sahibi Yalçın Sönmez’in de kişisel öncülüğüyle birlikte OSB’ler 12.04.2000 yılında 4562 sayılı Yasa ve OSB Uygulama Yönetmelikleri ile tüzel kişiliğine ve sonrasında OSBÜK (Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu) ile de çatı kuruluşuna; OSBDER (Organize Sanayi Bölgeleri Derneği) ile de STK’sına (sivil toplum kuruluşu) kavuştu. Gelinen noktada bugün Türkiye’de sanayileşme, Organize Sanayi Bölgeleri (OSB’ler) ile gerçekleştirilmektedir. Ve Türkiye’nin 81 ilinde 2 milyon 600 bin kişiye doğrudan istihdam sağlayan, 67 bin fabrikanın faaliyet gösterdiği ve rakamı 404’e ulaşan OSB’ler, artık Türkiye sanayisinin belkemiğini oluşturmaktadır.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KobiEfor ile Türkiye, KOBİ’lersiz ekonomi konuşamaz oldu</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Türkiye’de 1950-2000 döneminde ithal ikameci ölçek ekonomisi öne çıktığı için özellikle OSB ve KSS içinde faaliyet gösteren imalatçı ‘Küçük ve Orta Boy’ (KOBİ) işletmeler gölgede kalmış, ihmal edilebilirliğin, verimsizliğin, kalitesizliğin, fason sanayiciliğin, karsızlığın belirlediği ‘yan sanayi’ halkasına itilmişlerdi. 2000 yılına gelindiğinde kamuoyunda KOBİ sözcüğünün tanımı bile yoktu, kavramı henüz bilinmiyordu.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Bu arada Türkiye 1995 yılında AB (Avrupa Birliği) Gümrük Birliği’ne girmiş, bu gelişmenin KOBİ’ler üzerindeki “travma” denebilecek düzeydeki olumsuz etkisi ortaya çıkmaya başlamıştı; imalatçı KOBİ’ler ürettikleri ürünleri Pasifik ülkelerinden ucuza ithal edip müşterisine satan ‘acente’ durumuna düşmüşlerdi. Halbuki 2000’li yılların başında Avrupa’da ve dünyada endüstriyel üretimde küçük startup işlevsellik öne çıkarılmıştı, bunun Türkiye’de de fark edilmesi gerekiyordu. Bu görevi ilk KobiEfor Dergisi üstlendi; Türkiye’de inovatif imalatçı KOBİ dosyasını açtı ve 25 yıllık benzersiz bir hikâye yazdı. Bugün artık Türkiye KOBİ’lersiz ekonomi konuşamaz duruma geldi ise KobiEfor Dergisi’nin bundaki övünç payı hayli yüksektir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KobiEfor’un hedef ve amaçları</strong></span></span><br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor yayına başlarken kendine şu hedefleri belirlemişti:</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">• Bilgi ekonomisi temelli, hızla yayılan küresel rekabet, ekonomik hayatın bütün aktörleri için zorunlu bir dönüşümü başlatıyordu; dönüşüm bilhassa reel ekonominin bel kemiği olan, OSB’ler gibi tüzel kişiliği olmayan örgütlü sanayi alanlarımız ve imalatçı KOBİ’lerimiz için yaşamsal bir sorun oluşturuyordu. Bilgi ekonomisi temelli dönüşüm sürecinde üretici işletmeler, inovatif girişimciler, bilişim sanayicileri de dahil olmak üzere, KOBİ’lerin gücüne güç katacak, üniversite sanayici iş birliğine yol açacak yayın faaliyetini de aşan, üniversitelerde ders olarak da okutulan, bir ‘kılavuzluk’ gerekiyordu; KobiEfor bunu gerçekleştirmeye çalışmalıydı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">• Üniversiteler, TÜBİTAK-MAM, KOSGEB, TOSYÖV, bilişim sektörü bütün kurumsal ekonomik yapıların kapısını çalıyordu, bilgi ve bilimsel temelli dönüşümün yolu ‘Bilgi ve İletişim Teknolojileri’ne entegre olmaktan geçiyordu; Türkiye’de örgütlü, örgütsüz sanayi alanları ve içinde faaliyet gösteren imalatçı KOBİ’ler bu noktaya çok uzaktaydı. KobiEfor, sanayicileri, imalatçı KOBİ’leri, girişimcileri, startupları, ‘Bilişim Teknolojileri’ ile her düzeyde buluşturacaktı. Organize edilmiş sanayi alanlarının tüzel kişiliğine kavuşmasında, onların özerk bir sanayi belediyesine dönüşmesine ve gelişmiş ülkelerdeki SCADA Sistemleri gibi çevreye duyarlı teknolojik alt yapılarla donanmalarında öncü rol oynayacaktı. Rekabetlerinde akıl gücü olacaktı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">• O halde dönüşmede, küreselleşmede, rekabette KOBİ’lere öncülük edecek, OSB’ler KSS’ler ve ekonomi STK’ları, bilişim ve bilim STK’ları gibi yapılarla organik bağlar kurarak bir odak olmak için KobiEfor’un kendisini yetkinleştirmesi, ‘Lider Sanayici ve İnovatif KOBİ Otoritesi’ olması, kendini ‘Sanayici KOBİ Medyası’ olarak markalaştırması da kaçınılmaz bir görevdi. Böyle de oldu, yayında 25 yıl süreklilik sağladı. Türkiye’nin ilk dijital e-dergisi ve ayrıca baskılı olarak ulusal çapta dağıtılan tek sanayi ve ekonomi dergisi olma unvanını kazandı. Türkiye’nin ilk dijital yayınlanan e-dergisi de olan KobiEfor, bugün 3 milyon 300 binin üzerinde okur tarafından takip edilmektedir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Kurumsallaşamayan yoğun gelenekçilikten yenilikçiliğe köprü kuran dergi</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">1999’lu yılların sonunda Türk KOBİ’lerinin baş çelişkisi baş dönüşüm engeli; kurumsallaşamayan aile şirketlerinin ‘geleneksel’ oluşları, yenilikten korkmalarıdır. Yenilik onlar için bilinmezliktir, maceradır, profesyonellikleri yoktur, kurumsallaşmamışlardır. Yeni bir yolculuk için yaratıcı ve yenilikçi potansiyellerinin açığa çıkarılması gerekmektedir. Bu tarihsel çapta bir görevdir ve çok sayıda kurumların iş birliğini zorunlu kılmaktadır.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Türkiye’nin ‘Sanayici KOBİ ve İnovatif Girişimci’ dinamiğini harekete geçirecek, onların verimlilik, Ar-Ge, inovasyon, Ür-Ge, tasarım, markalaşma, patent ve kalite sistemleri konularında bilincini artıracak ve destekleyecek tüm çalışmaların içine kendini konumlandıran KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi, bu yönde çalışan kamu-sivil kurum ve kuruluşlara çözüm ortağı olarak özendirici ve kolaylaştırıcı bir rol oynadı; KOBİ’lerin yenilikçi kapasitesinin keşfedilmesine katkı sağladı. CeBIT Bilişim Eurasia, KOBİ Zirveleri, Avrasya Ekonomi Zirveleri, Kalite Kongreleri ve Türkiye Mükemmellik Ödülleri, Teknoloji Ödülleri, TBD KOBİ’ler ve Bilişim Kongreleri ve WIN Eurasia gibi sektörlerinin uluslararası lider fuarları, medya sponsorluğu, çözüm ortaklığı, organizasyon ve proje ortaklığı ile yıllarca katkı sağladığımız etkinlikler oldular.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Avrupa Birliği ve İmalatçı KOBİ’ler</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">OSB’ler, KSS’ler, örgütsüz dağınık alanlar içinde faaliyet gösteren sanayici KOBİ’ler için KobiEfor hizmetlerinden biri de Avrupa Birliği (AB) aday üyeliği kapsamında uyum süreci ve AB’nin destek programlarıyla KOBİ’leri buluşturmak olmuştur. Özellikle AB 6. ve AB 7. Çerçeve Programları’nın KOBİ’lere tanıtılmasında organize ettiği etkinliklerle etkili bir farkındalık yaratmış, Anadolu şehirlerinde ve İstanbul’da binlerce imalatçı KOBİ, dergimizin çalışmalarıyla AB Çerçeve Programları’nı tanımış ve proje yapabilir düzeye yükselmiş, elde ettiğimiz sonuç AB kurumları tarafından takdir ve tebrik edilerek ödüllendirilmiştir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>AB bakış açısını değiştirdi</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor’un örgütlü sanayi alanlarına ve imalatçı KOBİ’lere dönük çalışma ve etkinliklerine genel bir çerçeve ve bir doğrultu kazandıran ise Avrupa Birliği’nin KOBİ politikaları ve Programları oldu. AB KOBİ’lerinin İkinci Dünya Savaşı’nın hemen akabinde, içine girdikleri dönüşüm ve yenileşim süreci KobiEfor ile Türk KOBİ’lerinin de gündemine girdi. Bilişim teknolojileri temelinde KOBİ’lerin dijital dönüşüm için planlı çalışmaları ve süreci Anadolu illerine yayması uluslararası planda örnek gösterildi. Kendini Türkiye bilişim pazarına konumlandıran birçok küresel ölçekli bilişim firması ürün ve hizmetlerini örgütlü sanayi alanları (OSB’ler, KSS’ler ve teknoparklar, teknokentler) ve imalatçı KOBİ’lere, KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi üzerinden ulaştırmanın avantajlarını keşfettiler.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Markalaştırma Medyası</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">2000’li yılların imalatçı KOBİ’leri açısından en kritik özelliği AB’ye uyum süreciydi. ‘Kalite ve Mükemmeliyet Sistemleri, Ar-Ge, İnovasyon, Tasarım, Marka, Patent, Çevre Koruma’ gibi konular KOBİ’lerimizin önüne, adeta bir dayatma gibi düştüler ve gündem oluşturdular.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Bu gündemlerin KOBİ’lere maledilmesi için KobiEfor, kamu kurumları ve ilgili STK’lar ile KOBİ’ler arasında el atılmamış bir iletişimsiz alan bulunduğunu gördü ve bu boşluğu dolduracak organizasyonlara girişti, KOBİ’lerin partneri, çözüm ortağı oldu.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği), TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi), KOSGEB (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı), TOSYÖV (Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler, Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticiler Vakfı) iş birliği ile her yıl temalı KOBİ Zirveleri düzenleyerek Türkiye’de özel bir KOBİ gündemi yarattı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">İhracatçı Türk KOBİ’leri nezdinde stratejik alternatif dış pazarlar giderek önem kazanınca KobiEfor’un hizmetleri bu alanı da kapsadı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Dergi, her yıl yapılan Avrasya Ekonomi Zirveleri’ne partner olarak destek verdi ve 50’den fazla ülkenin müdavimi olduğu bu Zirvelerin gündemine KOBİ’ler arası iş birliği platformlarını yerleştirdi. Avrasya Ekonomi Zirveleri’nde KobiEfor düzenlediği Ülke Oturumları ile okurları ve çözüm ortakları olan KOBİ’leri, ihracatçıları, sanayicileri, ülkelerin Cumhurbaşkanları, Başbakanları ve Bakanlarıyla biraraya getirerek o ülkelerde yeni yatırımlara imza atılmasına, var olan yatırımların geliştirilmesine ve o ülkelere ihracatın artırılmasına vesile oldu.</span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Bilgi ekonomisi, teknoloji ve KOBİ’ler</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Ar-Ge ve inovasyona dayalı KOBİ destekleri sunan AB Çerçeve Programları’nın Türk KOBİ’lerine tanıtılması amacıyla TÜBİTAK ve TOSYÖV iş birliğiyle gerçekleştirilen yaygın etkinlikler KobiEfor ‘un “sosyal sorumluluk” alanında markalaşmasını sağladı. Bir şey öğrenmek veya kendiyle ilgili bir bilgiye ulaşmak mı istiyor, KOBİ KOBİ’yi KobiEfor’a yönlendirdi ve süreç içinde Dergi, KOBİ’lerle ilgilenen tüm kurumlar nezdinde rakipsiz bir “enformasyon tekeli ”ne dönüştü. KOBİ’lere yönelik bu yaygın ve yüksek kaliteli hizmetler KobiEfor’a sayısız ödül getirdi.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Girişimcilik, KOBİ’ler ve KobiEfor</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Girişimcilik kültürü Türkiye’de neredeyse 1908 yıllarında başlamıştı. Ancak, Türkiye’nin gündemine–gerçek anlamıyla geç ve bir “esinti” olarak girmiş gibi, yeniden ısıtılarak alındı. Sanki Türkiye’de girişimci kültürü ve girişimciler yoktu da şimdi olacaktı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KOBİ’ler zaten potansiyel girişimci idi, sorun; eğitilmeleri, desteklenmeleri ve yollarının açılmasıydı. Girişimcilik 2000’li yıllardan itibaren hem ülkenin politik gündemine girdi hem de hükümetlerin programlarına alındı. KobiEfor bu aşamada girişimciliği “manşetleştirdi” ve yol gösteren platform oldu. Teknoparklar yasası, üniversite-sanayi iş birliğine dönük yasalar ve düzenlemeler, OSB Uygulama Yönetmelikleri böylelikle gerçekleşti.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KOSGEB, TOBB ve öncü birçok üniversite, ‘girişimciliği’ gündemine aldı ve zengin bir uygulama alanı açıldı. Girişimciliğe dönük bu zenginliği KOBİ’lere KobiEfor taşıdı. KOBİ dünyasında görünür bir girişimci canlılık başladı. İstanbul Dudullu OSB, İMES Sanayi Sitesi, DES Sanayi Sitesi, Bilecik OSB, Gebze Plastikçiler OSB, Eskişehir OSB, Mardin OSB, Üzeyir Garih, Mustafa Koç, Ayhan Şahenk, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, Süleyman Demirel, Tansu Çiller, Deniz Baykal, Ahmet Kenan Tanrıkulu, TOBB, TUSİAD, Bill Gates KobiEfor için daha ikinci sayısında; “Türkiye’nin bu Dergiye ihtiyacı var!” demişlerdi. Uzak görüşlüymüşler…</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Finansmana erişim</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">AB’ye uyum sürecinin ve DTÖ’ye (Dünya Ticaret Örgütü) girilmesinin KOBİ’ler açısından getirdiği problemlerden biri de finansmana erişim konusu oldu. Geleneksel teşvik ve destekler sistemi kaldırıldı, proje bazlı, yaratıcı ve yenilikçi faaliyetlerin desteklenmesi öne çıkarıldı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">2000’li yıllara KOBİ’ler, Türkiye’deki finansal pastadan aldıkları payları %5-6 düzeyinde girdiler. ‘Kamu’nun KOBİ’lere finansal destek hizmetleri ise KOSGEB, TTGV (Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı), Hazine, Sanayi, Ticaret, Tarım bakanlıkları vb. birçok kuruma dağıtılmıştı. KOBİ Bankacılığı ise (Halkbank, imalatçı KOBİ Bankacılığı İş Bankası hariç) bilinmiyordu. Yeni ve sürekli revize edilen Teşvik ve Destek Sistemi’ne KOBİ’ler yabancıydı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor, OSB’leri KSS’leri ve içlerinde faaliyet gösteren KOBİ’leri finansal kaynaklarla buluşturmaya dönük geliştirdiği iş birlikleri çerçevesinde Anadolu illerinde gerçekleştirdiği etkinliklerle on binlerce KOBİ’yi bilgilendirdi; yıllar içerisinde rakamlar değişse de bu yıl itibarıyla KOBİ’lerin Türkiye finans pastasındaki payı %25-30 seviyesine yükselmiş bulunuyor. KOBİ’lerin ve girişimcilerin finansmana erişiminin hızlandırılması, sağlanan destek ve teşvikler hakkında daha fazla bilgi sahibi olmaları için her ay Anadolu illerinden bir veya birkaçında, TOSYÖV’ün, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi), KOSGEB, TÜBİTAK, TPE, KGF (Kredi Garanti Fonu) ve illerin ilgili Sanayi ve Ticaret Odası, Kalkınma Ajansları, Esnaf ve İhracatçı Birlikleri, OSB’ler ve STK’larıyla birlikte düzenlediği “KOBİ’lere ve Girişimcilere Sağlanan Destekler ve Finans Olanakları” başlıklı toplantılarda, KobiEfor çözüm ortağı olarak yer almakta ve etkinlikleri diğer KOBİ okurları için periyodik bir disiplin içinde haberleştirmektedir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KobiEfor ihtisas mektebi</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">İmalatçı KOBİ’ler 2000-2020 yılları arası küreselleşmeyi dönüşerek yaşadılar ve bu sancılı süreçte KobiEfor’un öğrencisi oldular. Reklam Ajansları, PR Ajansları, bilişim sektöründeki teknoloji şirketleri de KobiEfor sayesinde KOBİ’lerdeki dijital dönüşümün Türkiye’ye özgü inceliklerini öğrenip uygun strateji, slogan ve programlar geliştirdiler.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Sanayi ve Ekonomi Dergisi, Sanayi ve Ticaret Odaları, Organize Sanayi Bölgeleri, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (Teknoparklar-Teknokentler), Valilikler ve STK’larla iş birliği yaparak Anadolu’nun tamamını kapsayan sayısız buluşmalar düzenledi ve bilişim sektörü firmaları ile KOBİ’leri buluşturdu; KOBİ’lere destek ve teşvik sağlayan kamu kuruluşları ve özel finans kurumları (bankalar, leasing ve faktoring şirketleri vs.) söz konusu buluşmalarda KOBİ’lere kendilerini tanıttılar; angajmanlar geliştirdiler.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Bu etkinliklerin KOBİ’ler ve girişimciler tarafında en yoğun ilgi gören toplantı serisi ise ‘Sektörden Sektöre Çözümler ve Fırsatlar’ oldu.</span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Sektörden Sektöre Çözümler ve Fırsatlar</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor değişim ve dönüşüm konularında KOBİ’leri destekleyen platformlar oluşturma deneyimini KobiEfor 20. Yıl Buluşmaları ile İstanbul’dan başlayarak KobiEfor 23. Yıl Buluşmaları ve KobiEfor 24. Yıl Buluşmaları ile ‘Sektörden Sektöre Çözümler ve Fırsatlar’ toplantı serileriyle Anadolu illerine taşıdı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KOBİ’lere ve girişimlere; dijital ve yeşil dönüşüm, döngüsel ekonomi çözümleri ve fırsatları ile hibe, destek ve teşviklerin anlatıldığı; KobiEfor’un doğduğu İstanbul Dudullu OSB’de başlayan toplantı serileri, Anadolu illerindeki OSB’ler, Ticaret ve Sanayi Odaları, TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) ve İhracatçı Birlikleri, Marmara Grubu Vakfı, KOSGEB, TÜBİTAK, Eximbank, KGF (Kredi Garanti Fonu A.Ş.), Kalkınma Ajansları, UNDP (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı), EBRD (Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası) gibi kurum ve kuruluşların destekleriyle hayata geçirildi.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">İlk toplantı, KobiEfor’un doğduğu yer; İstanbul Dudullu OSB’de başladı</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Dijital dönüşümün sorunları ve çözümleri temelinde yeni işbirliği platformları kurmak ve KOBİ’leri değişime adapte etmek konusundaki 20 yıllık deneyimini, bilgi birikimini KOBİ’ler ve girişimcilerle paylaşmaya devam eden KobiEfor, 20. yaşını kutlarken; ‘KobiEfor 20. Yıl Buluşmaları’ başlığıyla ‘Sektörden Sektöre Çözümler ve Fırsatlar’ etkinlik serilerini başlattı. KobiEfor’un doğduğu İstanbul Dudullu OSB’de başlayan ‘Sektörden Sektöre Çözümler ve Fırsatlar toplantı serisinin ilkinde; KOBİ’lere ve girişimcilere ‘dijital dönüşüm’ ile ilgili çözümler ve fırsatlar ile KOSGEB destekleri anlatıldı.</span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor 23 yaşında; KobiEfor 23. Yıl Etkinlikleri</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">COVID-19 Pandemisi’nin ardından ‘Sektörden Sektöre Çözümler ve Fırsatlar’ toplantı serisine; KobiEfor 23 yaşındayken devam edildi. KobiEfor 23. Yıl Etkinlikleri kapsamında düzenlenen ilk toplantı; Kocaeli’de Gebze Güzeller OSB ev sahipliğinde, Kocaeli Sanayi Odası (KSO) ve Gebze Ticaret Odası (GTO) iş birliğinde, Marmara Grubu Vakfı’nın desteğiyle gerçekleştirildi. Dijital dönüşümle ilgili çeşitli sektörlerdeki çözümler ve fırsatların yanı sıra KOSGEB, Eximbank, KGF, MARKA (Doğu Marmara Kalkınma Ajansı), MARKA Yatırım Destek Ofisi iş birliğiyle bu kurumların KOBİ’lere ve girişimcilere sunduğu destek ve teşvikler anlatıldı.</span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor 24 yaşında; KobiEfor 24. Yıl Etkinlikleri</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor’un 24. Yıl Etkinlikleri kapsamında ise bu kez ‘Sektörden Sektöre Çözümler ve Fırsatlar’ toplantısı, Gaziantep Sanayi Odası (GSO) iş birliğinde, Gaziantep Valiliği ve Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi (GAOSB) desteğiyle Gaziantep’te düzenlendi. Toplantıda; KOBİ’lere ve girişimcilere yeşil ve dijital dönüşüm çözümleri ve fırsatları anlatılırken; UNDP (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı), TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) ve İhracatçı Birlikleri; GAİB (Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri), GENSED, KOSGEB, İpekyolu Kalkınma Ajansı’nın (İKA) iş birliğiyle bu kurumların sunduğu hibe, destek ve teşvikler de aktarıldı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor 24. Yılı etkinlikleri çerçevesinde ‘Sektörden Sektöre Çözümler ve Fırsatlar’ toplantılar serisinin bir diğeri; NOSAB (Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi) iş birliği, Finansal Kurumlar Birliği (FKB), Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) desteğiyle; Bursa’da gerçekleştirdi.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Döngüsel ekonomi, yeşil ve dijital dönüşüm çözümleri ve fırsatlarının anlatıldığı toplantıda; UNDP, TOSYÖV Bursa Destekleme Derneği, EBRD (Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası)-TurSEFF (Türkiye Sürdürülebilir Enerji Finansman Programı)-GEFF (Yeşil Ekonomi Finansman Programı), GÜNDER (Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu-Türkiye Bölümü) iş birliğiyle bu kurumların KOBİ’lere ve girişimcilere sunduğu hibe, destek ve teşvikler hakkında bilgiler verildi.</span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KOBİ Zirveleri</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor’un da çözüm ortağı olduğu KOBİ Zirveleri, 2000 yılından bugüne kamunun ve özel kesimin en yüksek temsille katılıp KOBİ’leri ve Girişimcileri konuştuğu, sorunlarına çözüm aradığı bir platform oldu.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">TOSYÖV (Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler, Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticiler Vakfı) tarafından düzenlenen KOBİ Zirveleri’nin sonuç bildirgeleri, Hükümetlerin KOBİ politikalarını oluşturmalarına temel teşkil etti, sanayi ve teknoloji stratejilerinin belirlenmesinde, girişimcilikle ve KOBİ’lerin kapsamlı dönüşümü ile ilgili kararların ve politikaların oluşturulmasında ve önceliklerinin belirlenmesinde Zirve sonuç bildirgeleri rehber alındı, ‘Yol Haritaları’ çizildi.</span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Uluslararası Avrasya Ekonomi Zirveleri</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">2000 yılı sonrasında Türkiye içe dönük (ithal ikameci) sanayileşme stratejisini değiştirmeye, dışa dönük (ihracat) sanayileşme stratejisini geliştirmeye başladı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Cumhurbaşkanları, devlet başkanları, başbakanlar, millet meclisi başkanları, ekonomi politika oluşturucu bakanların, milletvekillerinin ve en üst düzey ülke yöneticilerinin katıldığı, Marmara Grubu Vakfı’nın her yıl İstanbul’da düzenlediği Avrasya Ekonomi Zirveleri’ne, KobiEfor Dergisi 25 yıl boyunca istikrarlı şekilde çözüm ortağı oldu.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor, Avrasya Ekonomi Zirveleri’nde düzenlediği ‘Ülke Oturumları’ ile KOBİ’lerimizi ve girişimcilerimizi konuk ülkelerin hükümetleri ve üst düzey temsilcileri ile buluşturdu ve karşılıklı görüşmeler KOBİ’lerimizin Avrasya pazarlarına girişi ve o pazarlarda büyümesi konusunda parlak sonuçlar verdi.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Türkiye’nin ilk dijital e-dergisi KobiEfor</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor, aynı zamanda Türkiye’nin ilk dijital e-dergisidir. 3.346.726 okuru (30.04.2022 tarihi itibari ile) ile her ay www.kobi-efor.com.tr sitesiyle de buluşmaktadır. KobiEfor web sitesinin ortalama aylık ziyaretçi sayısı 50.000’in üzerindedir. KobiEfor web sitesini ziyaret eden her bir ziyaretçinin görüntülediği ortalama sayfa sayısı 7’nin üzerindedir.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Vodafone dMags Dergi, Türk Telekom e-dergi uygulamalarında ve mobil KobiEfor uygulamasında yayındadır. Ayrıca Turkcell Dergilik uygulaması sonlandırıldığı zamana kadar KobiEfor Turkcell Dergilik uygulamasında yayındaydı ve KobiEfor’un bu uygulamadan aylık indirilme sayısı ortalaması 20.000’in üzerindeydi. KobiEfor 12.000 abonesi ve dijital mecrasının yanı sıra COVID-19 dönemine kadar; havalimanları, iç ve dış hat loungelar, özel jet ve özel uçaklar terminal alanları, İDO lounge alanlarında okurlarıyla buluştu. KobiEfor COVID-19 öncesinde; Yeni Havalimanı Lounge (İç Hatlar İGAPASS), İstanbul Atatürk Havalimanı Genel Havacılık Terminali, Sabiha Gökçen Havalimanı (2 lounge +Sabiha Gökçen Oteli lobby, roof, cafe ve restaurantlar, özel jet ve özel uçakların kalktığı DT terminalinde), Ankara Esenboğa Havalimanı İç Hatlar Lounge, Dış Hatlar Lounge ve Genel Havacılık Terminali, İzmir Adnan Menderes Havalimanı İç Hatlar Lounge, Dış Hatlar Lounge ve Genel Havacılık Terminali, Milas Bodrum Havalimanı İç Hatlar Lounge ve Dış Hatlar Lounge, TCDD Vakıfbank Rail & Miles Cip Lounge, İstanbul İDO Yenikapı “Primeclass” Lounge’da okuyucularına ulaştı.</span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">DİJİTAL DİRENÇ İÇİN DİJİTAL EFOR</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>DİJİTAL KobiEfor Girişimcilik ve Teknoloji Dergisi</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KOBİ’lerin ve girişimcilerin dijital ve yeşil dönüşüm, Ar-Ge, inovasyon ve yeni teknoloji trendlerini öğrenme ve takip etme ihtiyacını derinlemesine ele almak isteyen KobiEfor’dan, DİJİTAL KobiEfor Girişimcilik ve Teknoloji Dergisi doğdu. Kasım 2020’de yayınlanan ilk sayısının ardından DİJİTAL KobiEfor, bugün 4 yaşında ve 50. Sayısına ulaştı. DİJİTAL KobiEfor, KOBİ’leri, girişimcileri, startupları son teknoloji trendleri hakkında her ay detaylı araştırma dosyalarıyla bilgilendiriyor, onlara dijital dönüşüm çözümlerini ve fırsatlarını anlatıyor.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Sonuç olarak; KobiEfor Sanayi ve Ekonomi Dergimiz ile DİJİTAL KobiEfor Girişimcilik ve Teknoloji Dergimiz, yine yeniden sanayi sektörünün tarım ve hizmetler sektörleriyle bütünleşik olarak başat rol üstlendiği, ülkemizin dünya ticaretinde ve tedarik zincirinde sürdürülebilir konumunun güçlendiği, etkin finansman imkanlarının sağlandığı, yeşil, dijital dönüşen Organize Sanayi Bölgeleri, Teknokentler, nitelikli insan kaynağı ve beyin güçleriyle maksimum istihdama yol açan kalıcı bir büyüme modeli için “Rekabetin Akıl Gücü” olmaya devam etmektedir.</span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">﻿ŞAMİL AYRIM</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">İstanbul Milletvekili, </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Üyesi, </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Akdeniz İçin Birlik Parlamenter Asamblesi (AIBPA) Türk Grubu Üyesi, AÍBPA Ekonomi Komisyonu Başkanı, Türkiye-Azerbaycan Parlamentolar   Arası Dostluk Grubu Başkanı</span></span></strong><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFOR’UN DAHA NİCE YILLAR BOYUNCA ÜLKEMİZİN EKONOMİK HAYATINA KATKI SAĞLAMAYA DEVAM ETMESİNİ TEMENNİ EDİYORUM</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Değerli Dostlar, Kocaeli Alikahya OSB Yönetim Kurulu Başkanı, TOSYÖV eski Başkanı ve KobiEfor’un İmtiyaz Sahibi Onursal Başkanı değerli Dostum Yalçın Sönmez’i genç yaşta kaybetmenin derin acısını yüreğimizde hissettik. Ancak onun büyük emek ve özveriyle ortaya çıkardığı KobiEfor Dergisi’nin 25 yıllık yayın hayatını kutlamak, bizler için anlamlı bir vefa örneği olmuştur. Yalçın Bey’in vizyonuyla temelleri atılan ve pek çok girişimciye, KOBİ’ye ilham veren bu değerli derginin, bugünlere gelmesinde emeği geçen herkese minnettarız. Yayın hayatını sürdüren KobiEfor Dergisi, onun mirasını yaşatmaya devam etmektedir. Bu vesileyle, Yalçın Bey’in muhterem Eşi Dr. Nurdan Sönmez Hanımefendi’ye de derginin yayın hayatını devralarak, onun emeklerini sahiplenip, başarıyla sürdürdüğü bu önemli yolculuk için teşekkürlerimi sunuyorum. KobiEfor’un 25. yılını kutluyor, derginin daha nice yıllar boyunca ülkemizin ekonomik hayatına katkı sağlamaya devam etmesini temenni ediyorum. Saygı ve sevgiyle…</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>M. RİFAT HİSARCIKLIOĞLU</strong></span></span><br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) Yönetim Kurulu Başkanı<br />
<br />
25. YILINA ULAŞAN KOBİEFOR, YAYIN HAYATINDA BAŞARILI ÇİZGİSİNİ MUHAFAZA EDİYOR</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Türkiye bir KOBİ merkezi. Üretimin, ticaretin, istihdamın ve ihracatın büyük kısmını KOBİ’lerimiz gerçekleştiriyor. İnsanımızın girişimci ruhunu yansıtıyorlar. Her sene çok sayıda KOBİ kuruluyor. Böylelikle ekonomiye de dinamizm katıyorlar. Ülkemiz için bu derece öneme sahip KOBİ’lerimizin seslerini duyuracakları, onların görüşlerini kamuoyuna taşıyacakları mekanizmalar da lazım. Özellikle de şimdilerde ekonominin belkemiği olan KOBİ’lerin sesine tercüman olacak, dertleri ve sıkıntılarını duyuracak, görüşlerini yansıtacak medya kanallarına en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz. KobiEfor, her geçen sene geliştirdiği kurumsal yapısıyla bu konuda önemli bir işlev üstlenmiş durumda. Camiamıza destek veriyor, adeta lobisini yapıyor. Böylelikle önemli bir eksikliği gideriş olarak ülkemiz ekonomisine çok değerli bir hizmet sunuyor. Gündemi yakalamak üzere bir diğer önemli atılımı daha hayata geçirerek başlattığı DİJİTAL KobiEfor Girişimcilik ve Teknoloji Dergisi’yle KOBİ’lerimizin dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmesi imkânı da sunuyor. 25. yılına ulaşan yayın hayatında başarılı bir şekilde çizgisini muhafaza eden KobiEfor Sanayi ve Ekonomi Dergisi’ne ve burada emeği geçen herkese Türk İş Dünyası adına takdir ve teşekkürlerimi sunuyorum. Başarılı dolu nice yıllar diliyorum. Herkesin bu değerli çalışmadan istifade etmesini diliyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>SÜLEYMAN SÖNMEZ</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>TÜRKONFED (Türk İş Dünyası Konfederasyonu) Yönetim Kurulu Başkanı</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>“ÇEYREK ASIRLIK REHBER VE GÜVENİLİR YOL ARKADAŞI”</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi’nin 25., Dijital KobiEfor Girişimcilik ve Teknoloji Dergisi’nin ise 4. yılını en içten dileklerimle kutluyorum. KOBİ’lerimizin gelişiminde kritik bir rol üstlenen KobiEfor’un çeyrek asırlık başarı hikayesine tanıklık etmek bizler için büyük bir anlam ifade ediyor. Çünkü KobiEfor, bir derginin ötesinde KOBİ’ler için bir rehber, bir bilgi kaynağı ve iş dünyasının fikirlerini buluşturduğu bir platform olmayı başardı. Türk ekonomisinin dönüşüm süreçlerinde KOBİ’lerin karşılaştığı zorluklara ışık tutarken onları geleceğe hazırlayan güçlü bir destek mekanizması oluşturdu. Dijitalleşme, girişimcilik, inovasyon ve teknoloji gibi hayati öneme sahip alanlarda sunduğu vizyoner içeriklerle işletmelerimizin rekabet gücünü artırmalarına değerli katkılar sağladı. Özellikle Pandemi, küresel ekonomik belirsizlikler ve savaşlar gibi çoklu krizlerin yaşandığı bu dönemde, KobiEfor’un sağladığı bilgi birikimi ve rehberlik daha da önem kazandı. Hem bilgiye hızlı erişim sağlayan içerikleriyle hem de iş dünyasının sesini duyuran çizgisiyle güvenilir bir yol arkadaşı olma misyonunu üstlendi.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">TÜRKONFED olarak, KOBİ’lerin sürdürülebilir kalkınmanın temel taşlarından biri olduğuna ve Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artırmada kilit bir rol oynadığına inanıyoruz. Bu çerçevede KobiEfor’un iş dünyasına sağladığı katkıları son derece değerli buluyor, önümüzdeki yıllarda da bu kıymetli çabalarını artırarak sürdüreceğine gönülden inanıyoruz. KobiEfor’un 25. yıl dönümünde bu büyük başarıya imza atan tüm ekibi içtenlikle tebrik ediyor, daha nice yıllar Türk ekonomisine katkı sağlamalarını diliyorum. Bu vesileyle geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz Sayın Yalçın Sönmez’i de bir kez daha saygı, sevgi ve rahmetle anıyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>NAİL OLPAK</strong></span></span><br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">DEİK (Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu) Yönetim Kurulu Başkanı</span></span></strong><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFOR, ÇEYREK ASIRDIR KOBİ’LERİN MEDYADAKİ SESİ</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Ülke ekonomimize, üretime ve istihdama, özverili çalışmalarıyla önemli bir değer katan küçük ve orta ölçekli işletmelerin çeyrek asırdır medyadaki sesi olan KobiEfor Dergisi’nin 25. yaşını gönülden kutluyorum. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu-DEİK Ailesi adına iş dünyamızın yoğun gündemini, nitelikli haber içerikleri ve özel dosyalarla ekonomi basınının vitrinine taşıyan KobiEfor Ailesi’ne teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>MUSTAFA GÜLTEPE</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) Yönetim Kurulu Başkanı</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFOR; SÜRDÜRÜLEBİLİR, YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRETİM VE İHRACAT KONULARINDA FARKINDALIK OLUŞTURACAK BİR PLATFORMA DÖNÜŞTÜ</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Üretim ve ihracat Türkiye ekonomisinin lokomotif gücünü oluşturuyor. Katma değerli üretimi ve ihracatımızı ne kadar artırırsak, ülkemizin kalkınmasına, milletimizin refahına o ölçüde katkıda bulunacağımıza inanıyoruz. Bu anlayıştan hareketle Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma vizyonu ve hedefiyle çalışıyoruz. Sayıları 150 bini aşan ihracatçı firmalarımızın büyük bölümünü KOBİ’ler oluşturuyor. 260 milyar dolar civarındaki ihracatımızın da üçte birini KOBİ ölçeğindeki firmalarımız gerçekleştiriyor. Dolayısıyla katma değerli üretimi ve ihracatı artırma sürecinde KOBİ’lerimizin desteklenmesi büyük önem taşıyor. Değerli Gazeteci ve Kocaeli Alikahya OSB Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Sönmez’in kurduğu KobiEfor Dergisi çeyrek asırdır yaptığı sorumlu yayıncılıkla özellikle KOBİ ölçeğindeki işletmelerimizin sesi ve destekçisi oldu. Türk girişim ekosisteminin büyümesinde yüksek teknolojili, sürdürülebilir, inovatif, markalı üretim ve ihracat konusunda farkındalık oluşturacak bir platforma dönüşen KobiEfor Dergisi’nin 25. yaşını kutluyorum. Aynı yayıncılık anlayışıyla desteğe devam edeceği inancıyla KobiEfor’a daha nice yıllar diliyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>MAHMUT ASMALI</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>MÜSİAD Genel Başkanı</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFOR, ÇEYREK ASIRDIR İŞ DÜNYAMIZIN YOL ARKADAŞI OLMUŞTUR</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Sanayi ve Ekonomi Dergisi’nin 25. yılını gönülden tebrik ediyorum. Ülkemizin sanayi, ekonomi ve girişimcilik alanlarındaki gelişimine ışık tutan bu değerli yayın, çeyrek asırdır iş dünyamızın yol arkadaşı olmuştur. İki kez MÜSİAD’dan ‘Yılın En İyi Ekonomi Basını’ ödülüne layık görülmesi, bu emeğin ne denli kıymetli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Ayrıca DİJİTAL KobiEfor’un yenilikçi yaklaşımıyla 4 yıldır girişimcilik ve teknoloji ekosistemine sağladığı katkılar takdire şayandır. Bu başarılarda emeği geçen herkesi kutluyor, MÜSİAD adına nice başarı dolu yıllar diliyorum</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Ş. NEZİH KULEYİN</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>TOSYÖV Yönetim Kurulu Başkanı</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFOR ÜLKEMİZ AÇISINDAN BÜYÜK BİR KAZANIM VE TARİHSEL GÖREVİNİ </strong></span></span><strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">YERİNE GETİREN EŞSİZ BİR KURULUŞ</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor, KOBİ’ler açısından bir dönüşüm hikayesidir. KOBİ’lerin ülkemizdeki dönüşümünü KobiEfor’dan önce ve sonra olarak ikiye ayırmak mümkündür. Öncesinde KOBİ tanımı bile yapılmamıştı bu tanımın yapılması TOSYÖV tarafından yapılan çalışmalarla kabul ettirildikten sonra yaygınlaşması KobiEfor’un olağanüstü gayreti ile olmuştur. KobiEfor sadece KOBİ tanımının yerleşiminde rol almamış aynı zamanda KOBİ’lerin gerek finansmana erişiminde gerek de ulusal ve uluslararası pazara girmelerinde gösterdiği çaba ile güçlenen ve etkinleşen KOBİ’lere büyük destek sağlamıştır. Geçmiş yıllarda da tekrarladığımız gibi; Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan bugüne iki ayağı üzerinde durmaya özel bir önem vermiştir. Bunlardan bir tanesi “hakimiyetin kayıtsız şartsız milletin olduğu” diğeri ise “muasır medeniyetler seviyesine yükselmek”, bu iki ayağa hâkim olacak insan türünün ise “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” bir nesil olması arzulanmıştır. Bu üç ana unsurun gerçekleşmesi için ise gerek duyulan, yüksek nitelikli bir eğitim ve basının yaşamımıza hâkim olmasıdır. KOBİ’lerin sivil toplum örgütü olan TOSYÖV, KOBİ’lerin özgür basın organı olan KobiEfor’u bu bağlamda ülkemiz açısından büyük bir kazanım ve tarihsel görevini yerine getiren eşsiz bir kuruluş olarak görmekte, her türlü zorluğa karşı hala sektöre karşı görevini yerine getiriyor olmasından dolayı da gurur duyarak izlemeye devam etmektedir. Nice 25 yaşlara diyor, başarılar diliyoruz.</span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">ORHAN TURAN</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFOR, ÇEYREK ASIRDIR </strong></span></span><strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KOBİ’LERİMİZİN GELİŞİMİ İÇİN BİLGİ VE REHBERLİK SUNUYOR</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Dergisi’nin 25. yılını kutlarken, çeyrek asırdır KOBİ’lerimizin gelişimi için sunduğu bilgi ve rehberlik desteğini büyük bir takdirle karşılıyoruz. KobiEfor Dergisi'nin, Türkiye’nin ekonomik büyümesinde KOBİ’lerin oynadığı kritik rolü güçlendiren değerli çalışmalarının artarak devam edeceğine inanıyorum. Emeği geçen tüm ekibi yürekten kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.</span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">YILMAZ BAYRAKTAR</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KalDer Yönetim Kurulu Başkanı</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFOR, TÜRK İŞ DÜNYASI İÇİN ÖNEMLİ BİR KİLOMETRE TAŞIDIR</strong><br />
KobiEfor Dergisi’nin 25. yılına ulaşması, Türk iş dünyası için önemli bir kilometre taşıdır. Bu süreçte dergi, KOBİ’lerin gelişimine katkı sağlamakla kalmamış, aynı zamanda sektördeki paydaşlar arasındaki iletişimi güçlendirmiştir. KalDer olarak, sürdürülebilir başarı ve mükemmellik kültürünü benimsemiş işletmelerin öncüsü olmaktan gurur duyuyoruz. KobiEfor Dergisi’nin gelecekte de aynı azim ve kararlılıkla yoluna devam edeceğine olan inancımız tamdır. 25 yıllık yolculukta emeği geçen herkese teşekkür eder, başarılarının devamını dilerim.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>AYHAN ZEYTİNOĞLU</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>İKV (İktisadi Kalkınma Vakfı) Yönetim Kurulu Başkanı, </strong></span></span><strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Kocaeli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı, </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KOSBAŞ (Kocaeli Serbest Bölgesi) Yönetim Kurulu Başkanı</span></span></strong><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFOR, 25 YILDIR İŞ DÜNYASINA IŞIK TUTMAYA DEVAM EDİYOR</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">1999 yılında yayın hayatına başlayan KobiEfor, çeyrek asırlık yolculuğunda iş dünyasına büyük katkılar sundu. KobiEfor, KOBİ’lerin sesi olmaya ve ekonomi dünyasında önemli bir yer edinmeye devam ediyor. KobiEfor’un, yayın hayatına başlamadan önce uluslararası arenada KOBİ’ler ile ilgili yaptıkları çalışma ve araştırmaların ne kadar kıymetli olduğunu biliyoruz. Yapılan tüm bu çalışmaları Türkiye ekonomisine uygulamak için hem online hem baskılı olarak yayın hayatına başlayan, küçük ve orta ölçekli işletmelerin sesi olan KobiEfor’un Türkiye’deki OSB’lerin tüzel kişiliğine kavuşturulması, KOBİ tanımının yapılması ve kavramsallaştırılması, orta ve büyük işletmelerin de bakış açılarını dış dünyaya çevrilmesi konusundaki çabaları takdire şayandır. KobiEfor 25 yıldır iş dünyasına ışık tutmaya, KOBİ’lere rehberlik etmeye devam etmektedir. KobiEfor; sanayiciler, kamu ve özel sektör arasında sadece bir yayın kuruluşu değil, köprü de olmuş, KOBİ’lerin sorunlarına çözüm aramıştır. KOBİ’lerin bakış açılarını dış dünyaya çevirmek adına çalışmalar yürüten, ulusal ve uluslararası toplantılar, zirveler düzenleyen ve başarısını onlarca ödülle taçlandıran KobiEfor’un kurucu ekibini ve emeği geçen tüm çalışanlarını kutluyor, daha nice 25 yıllar boyunca KOBİ’lerimizin sesi olmalarını temenni ediyorum. KobiEfor Dergisi’nin Kurucusu Yalçın Sönmez’i de bu özel yıl dönümünde anmamak mümkün değil. Sönmez; çalışkanlığı ve dürüstlüğü, sanayi ve iş dünyasına sağladığı katkılar ile her zaman hatırlanacak. KobiEfor’un bugünlere gelmesinde emeği çok büyük olan Yalçın Sönmez’i bir kez daha rahmetle anıyorum.</span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">NADİR KÜPELİ</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı</strong></span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KOBİEFOR SANAYİCİLERİN VE KOBİ’LERİN GÜÇLÜ BİR SESİ OLMAYI BAŞARMIŞTIR</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi’nin 25. yılını ve Dijital KobiEfor’un 4. yılını en içten dileklerimle kutluyorum. Böylesine uzun soluklu bir yayıncılık serüveninde, KobiEfor’un KOBİ’ler, sanayi ve teknoloji alanlarına yaptığı katkılar takdire şayandır. Merhum Yalçın Sönmez’in öncü vizyonu ve emeği, bugün elde edilen bu büyük başarının temel taşıdır. Girişimciliğe ve teknolojiye verdiği önemle KobiEfor, sadece bilgi ve analiz sunan bir dergi olmanın ötesine geçerek, sanayicilerin ve KOBİ’lerin güçlü bir sesi olmayı başarmıştır. KobiEfor’a nice başarılı yıllar diliyor, bu kıymetli mirasın daha da büyüyeceğine yürekten inanıyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>TUFAN SAAT</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Gebze Güzeller OSB Bölge Müdürü</strong></span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">HABERALMA VE İLETİŞİMDE ZİRVEYİ HEDEFLİYOR</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Bizler  OSB’ler olarak ülkemizin gelişimini hedefleyen, sürdürülebilir ekonomi imkanlarını sunmakla mükellef kurumlarız. Kamu sanayi-üniversite iş birliklerini geliştirecek her projenin içinde imkanlar dahilinde bulunuyoruz. Burada sanayicinin hem üretimini hem sürekliliğini hem de fırsatların geleceğe güvenle aktarılmasını sağlamalıyız. Tecrübeler elde edildiğinde kolayca kaybedilmemelidir. Kurumsal hafızaya sahip çıkacak nitelikli insan kaynakları ve yatırımları doğru yönlendirmek bu hafızayı ve tecrübeyi yaygınlaştırmak yine görünebilirlik ilkesi gereği medya unsurları sayesinde mümkün olacaktır. Günümüzde klasik medya ekolünün de artık kendini geliştirerek haberalma imkanlarını daha çok yaygınlaştırabileceği dijital platformlara önem verdiği aşikar. İnsanların bütün Dünyayı avuç içine indirgeyip takip edebildiği günümüzde, artık matbu sayfaları çevirecek ne zamanımız ne de merakımız var. Tam da bu esnada KobiEfor yayınlarıyla çağın gereklerini geleneklerden kopmadan başarabiliyor.  Yayınlarında ve yazılarında ki sadelik ulaşılabilir platformlarında ki kolaylıkla haberalma ve iletişimde zirveyi hedeflediğini açıkça görebiliyoruz. Çalışanlarına başarılar dileyerek yayınlarının daha nice yaşlara devam etmesini temenni ediyoruz.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>ADEM CEYLAN</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>OSBÜK (Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu) Yüksek Koordinasyon Kurulu Başkan Yardımcısı, </strong></span></span><strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Gebze Güzeller Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı, </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Yayın Danışma Kurulu Üyesi<br />
<br />
KOBİEFOR, KOBİ’LERİMİZİN VE OSB’LERİMİZİN SESİ OLDU, SANAYİMİZİN GELİŞİMİNE VE KALKINMASINA ÖNEMLİ KATKILAR SAĞLADI</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Türkiye’nin sanayi ve ekonomi alanında önemli bir yere sahip olan KobiEfor Dergisi'nin 25. yılını kutluyorum. Bu çeyrek asırlık süre boyunca KobiEfor, KOBİ’lerimizin ve OSB’lerimizin sesi olmuş, sanayimizin gelişimine ve kalkınmasına önemli katkılar sağlamıştır. DİJİTAL KobiEfor Girişimcilik ve Teknoloji Dergisi'nin de 4. yaşına girmesi, dijital dönüşüme verdikleri önemin göstergesidir. KobiEfor Ailesi’ne, ülkemiz ekonomisine sundukları değerli katkılar için teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Oğuzhan CEYLAN</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Güzeller Eğitim Kurumları Genel Müdürü</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFOR, ÇEYREKA ASIRDIR SANAYİ, EKONOMİ VE GİRİŞİMCİLİK ALANLARINDA ÖNEMLİ BİR REHBER</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Sanayi ve Ekonomi Dergisi’nin 25. yılını en içten dileklerimle kutluyorum. Çeyrek asırdır sanayi, ekonomi ve girişimcilik alanlarında önemli bir rehber olan derginiz, iş dünyasına ve eğitim sektörüne değerli katkılar sunmuştur. DİJİTAL KobiEfor Girişimcilik ve Teknoloji Dergisi'nin de 4. yaşına ulaşması, dijitalleşmenin ve teknolojinin önemini bir kez daha göstermektedir. Güzeller Eğitim Kurumları olarak, sizlerle aynı vizyonu paylaşmaktan gurur duyuyor, başarılarınızın devamını diliyoruz.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>MUSTAFA KESKİN</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>İkitelli OSB (İOSB) Yönetim Kurulu Başkanı</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>ÇEYREK ASIR’I DEVİREN YAYINCILIK</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">25. yaşını kutlayan KobiEfor Sanayi ve Ekonomi Dergisi, Türkiye’nin sanayileşme yolculuğunda önemli bir kilometre taşıdır. Dergi, kurulduğu günden bu yana ülkemizin sanayi sektöründeki dönüşümleri, büyüme rakamlarını, yatırım trendlerini ve küresel rekabetteki konumunu yakından takip ederek okurlarına güvenilir ve güncel bilgiler sunmaktadır. KOBİ’lerin yanı sıra geniş bir yelpazedeki işletmelerin ihtiyaçlarına cevap veren dergi, sektör analizleri, şirket profilleri, röportajlar ve köşe yazılarıyla zengin içeriklerini okurlarıyla buluşturmuştur. KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi, sadece bir bilgi kaynağı olmakla kalmayıp, aynı zamanda sektör temsilcileri için bir platform görevi görerek, işbirlikleri ve yeni projelerin doğmasına da katkı sağlamıştır. Deneyimli yazar kadrosu ve köklü geçmişi ile 25 yıldır olduğu gibi bundan sonra da Türkiye’nin sanayileşme sürecindeki dönüşümleri yakından takip ederek sektörün geleceğine ışık tutmaya devam edecektir. Dijital KobiEfor Girişimcilik ve Teknoloji Dergisi ise Türkiye’nin yükselen girişimcilik ekosisteminin dinamik bir aynası olmuştur. 4 yıldır inovasyon, teknoloji ve girişimcilik alanındaki son trendleri, başarılı girişimcilerin deneyimlerini ve sektörün öncü isimlerinin görüşlerini bir araya getiren dergi, geleceğin en önemli teknoloji başlıkları olan yapay zeka, blockchain, biyoteknoloji gibi alanlarda okurlarına sadece bilgi değil ilham da vermeye devam edecektir. Her iki alanda da gösterdiğiniz başarıların devam etmesi dileğiyle…</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>ORHAN AYDIN</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>OSTİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı</strong></span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">TARİHE NOT DÜŞEN ÇALIŞMALARIYLA KOBİEFOR; REEL SEKTÖRÜN NABZINI TUTUYOR</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">“Küresel dönüşümde KOBİ’lerin gücüne güç katmak” misyonu ile çeyrek asırdır okuyucularıyla buluşan KobiEfor Dergisi, iz bırakan içerik ve organizasyonlarıyla ekonomi haberciliğinde önemli bir yer edinmiştir. Türkiye’nin KOBİ ve girişimci dinamiğinin geliştirilmesi yönünde kıymetli çabalar gösteren, tarihe not düşen çalışmalarını ilgiyle takip ettiğimiz, reel sektörün nabzını tutan KobiEfor Dergisi’nin 25. yayın yılını, Dijital KobiEfor Girişimcilik ve Teknoloji Dergisi’nin 4. yaşını tebrik ediyorum. Bu iki kıymetli yayını basın dünyamıza kazandıran merhum Yalçın Sönmez’i bir kez daha yad ediyor, emek veren tüm çalışanlara nice başarılı yıllar diliyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>ADEM ARICI</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>OSTİM OSB Bölge Müdürü</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>DOĞRU VE FAYDA ODAKLI HABERCİLİK ANLAYIŞI</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Dergisi, doğru ve fayda odaklı habercilik anlayışıyla Organize Sanayi Bölgeleri’nin (OSB’ler) taleplerinin yansıtılması, sanayicilerin, üreticilerin sorunlarının, çözüm önerilerinin dile getirilmesi, kamuoyunda farkındalık sağlanması, gündem oluşturulması noktasında çok değerli çalışmalara imza atmıştır. KobiEfor Dergisi’nin 25. yayın yılını, alanında önemli bir kulvar açan Dijital KobiEfor Girişimcilik ve Teknoloji Dergisi’nin 4. yaşını kutluyorum. Bu vesileyle merhum Yalçın Sönmez’i rahmetle anıyor, KobiEfor Ailesi’nde görev alan tüm çalışanları tebrik ediyor, başarılı çalışmalarınızın devamını diliyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>GÜLNAZ KARAOSMANOĞLU</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>OSTİM Vakfı Müdürü</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFOR, BİR SANAYİLEŞME OKULUDUR</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">25 yıldır Organize Sanayi Bölgelerimizden (OSB’ler) reel ekonominin aktörlerine, ulusal hedeflerimizden uluslararası arenalara kadar her alanda sanayimizin değer zincirine olağanüstü katkılar sunan, KOBİ’lerimizin rekabetine güç katan, Anadolu üretimi ve üreticisinin hikâyesini yazan KobiEforumuz çeyrek yüzyılını tamamlıyor. Yayıncılık misyonundan yola çıkarak değer zinciri unsurları arasında iletişim ve koordinasyon kurmanın yanı sıra sektör lider ve temsilcilerini bir araya getiren organizasyonlarıyla KobiEfor sadece bir dergi değil bir sanayileşme okuludur. Dünyadaki dönüşümleri ve gelişmeleri yakalayan vizyonu, tecrübeli ve enerjik ekibiyle sürdürülebilirlik ve dijitalleşme çağında da KOBİ’lerimizin sesi, gözü, kulağı ve rehberi olmaya devam edeceğine inancımız tam. Birlikte nice çeyrek asırlara beraber yürümek dileğiyle ilk çeyreğimiz kutlu olsun KobiEfor.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Rıfat YANAR</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Des İşletme Kooperatifi Yönetim Kurulu 2. Başkanı</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>ÇEYREK ASIRI TAMAMLAYABİLMEK </strong></span></span><strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">BAŞLI BAŞINA BİR GURUR KAYNAĞIDIR</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Öncelikle Des Sanayi Sitesi olarak 25. yılını tamamlayan KobiEfor’u tebrik ederiz. Günümüzde hangi sektörde olursa olsun 25. yıl gibi çeyrek asır bir zaman dilimini tamamlayabilmek başlı başına büyük bir gurur kaynağıdır. Demirciler Sanayi Sitesi olarak sitemiz de birbirine yakın olsa da farklı sektörlerden birbirinden değerli firmalar bulunmaktadır. Bu nedenle KobiEfor’un yıllar içinde bizlere tüm sektörler hakkında güncel bilgiler vermesini değerli buluyoruz. Bu bilgileri özellikle sektörün içinde güncel olarak mücadele eden değerli iş insanlarının söyleşileri ile desteklemeleri çok kıymetli. Geçmişte şahsen de röportaj verdiğim için KobiEfor’un işini ne kadar ciddiyetle yaptığına şahit olmuştum. Des Sanayi Sitesi olarak nice çeyrek asırları devirerek yayın hayatınıza devam etmenizi dileriz.</span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">MELİH TUNÇAY</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Des İşletme Kooperatifi Genel Koordinatörü</strong></span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">BU KIYMETLİ KURULUŞUN ÜLKEMİZİN </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">İŞ DÜNYASINA IŞIK TUTMAYA DEVAM </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">ETMESİNİ DİLERİM</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">25. yılınızın KobiEfor Ailesi ve iş dünyamız için hayırlı olmasını temenni ederim. Bu vesileyle KobiEfor’un değerli Kurucusu Yalçın Sönmez’i rahmetle anıyorum. Kendisinin kurup, büyütüp ülkemize hediye ettiği bu kıymetli kuruluşun nice 25 yıllar yaşayıp ülkemizin iş dünyasına ışık tutmaya ve başarılarının devam etmesini dilerim.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>ADİL PELİSTER</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>İKMİB (İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği) Yönetim Kurulu Başkanı</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>SEKTÖRDEKİ DEĞİŞİMLERE IŞIK TUTARAK SEKTÖRÜN GELİŞİMİNE BÜYÜK KATKI SAĞLIYOR</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Büyük bir kısmı KOBİ’lerden oluşan kimya sektörümüz üretim gücü, ihracatı ve ülke ekonomisine katkılarıyla büyümeye devam ediyor. KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi, 25 yıllık köklü geçmişiyle pek çok KOBİ’nin sesini duyurmasına yardımcı olurken, sektördeki değişimlere ışık tutarak sektörün gelişimine büyük katkı sağlıyor. 4 yıl önce yayın hayatına başlayan DİJİTAL KobiEfor Girişimcilik ve Teknoloji Dergisi’ni ise dijital dönüşüm ve teknoloji odaklı çözümler konusunda sunduğu içeriklerle KOBİ’lerin yararlanabileceği önemli bir kaynak olarak görüyoruz. 25 yıldır başarılı yolculuğunu sürdüren Kobi Efor Sanayi Ekonomi Dergisi’nin ve bu yıl 4’üncü yılını kutlayan DİJİTAL KobiEfor Dergisi’nin değerli yöneticileri, çalışanları ve emeği geçen herkesi tebrik ediyor, başarılı yayın hayatının devamını diliyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>ÖZDEN ÖZKAN</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>İstanbul Dudullu OSB Kurumsal İletişim Müdürü</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFOR SEKTÖRÜNDE LİDER BİR B2B YAYINCILIK MARKASI</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">İstanbul Dudullu OSB: Üretim, Teknoloji ve Yaşamın Buluşma Noktası: Türkiye’nin sanayi ekosistemindeki en önemli oyunculardan biri olan İstanbul Dudullu Organize Sanayi Bölgesi (İDOSB), üretimden istihdama, teknolojiden ihracata kadar pek çok alanda öncü bir rol üstlenmektedir. İstanbul gibi bir metropolün kalbinde yer alan Dudullu OSB, yalnızca bir üretim merkezi değil, aynı zamanda yenilikçi projelere, dijitalleşmeye ve sürdürülebilir kalkınmaya öncelik veren bir yaşam alanıdır. Küçük ve orta ölçekli işletmeler için sağladığı altyapı ve lojistik imkanlar, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıran kritik unsurlar arasında yer alırken, sanayi tesislerinin çevreye duyarlı yaklaşımları sayesinde bölge, yalnızca bugünü değil yarını da şekillendiren bir vizyonun temsilcisi haline gelmiştir.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">İstanbul Dudullu OSB’nin fark yaratan özelliklerinden biri, bir sanayi bölgesi olmanın ötesine geçerek aynı zamanda bir yaşam alanına dönüşmesidir. Fabrikaların çalışma saatleri dışında da sosyal tesisleri, yeşil alanları ve etkinlik mekanlarıyla bölgede sosyal yaşam devam etmektedir. Dudullu OSB bu özellikleri ile çalışanların motivasyonunu artıran ve diğer sanayi bölgeleri için örnek teşkil eden bir model sunmaktadır. Ayrıca, sanayinin dijital dönüşüm sürecine hızla adapte olan Dudullu OSB, Ar-Ge çalışmalarını teşvik eden yapısıyla teknoloji ve inovasyonun sanayiyle buluştuğu bir merkez olarak öne çıkmaktadır. Dudullu OSB, sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla ülkemizin sanayi sektöründeki rekabet gücünü artırmaya devam edecektir.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Sanayi bölgelerinin ekonomik ve sosyal dönüşüm süreçlerini yakından takip eden KobiEfor, İstanbul Dudullu OSB’nin bu öncü vizyonunu ve başarı hikayelerini iş dünyasına aktarmada önemli bir köprü görevi görmektedir. Sektöründe lider bir B2B yayıncılık markası olan KobiEfor, iş dünyasının ihtiyaçlarına yönelik derinlemesine analizler ve güncel bilgiler sunarak, sanayi alanındaki gelişmeleri takip etmek isteyen tüm profesyonellere 25 yıldır değerli bir kaynak sağlamaktadır.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>ÖMER KARADENİZ</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>PLASFED (Plastik Sanayicileri Federasyonu) Başkanı</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>EKONOMİNİN NABZINI TUTAN KOBİEFOR SANAYİ EKONOMİ DERGİSİ KOBİ’LERİN SESİ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi’nin 25’inci yılını ayrıca DİJİTAL KobiEfor Girişimcilik ve Tekonoloji Dergisi’nin dördüncü yaşını en içten duygularımla kutluyorum. KOBİ’lerin gücüne güç katmak misyonuyla hareket eden KobiEfor, ekonominin nabzını tutarak, özel sektörün her zaman sesi olma gayreti içinde yer aldı. Yarım asrı geride bırakan KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi, Türkiye’nin ilk e-dergisi olma özelliğiyle de basın dünyasına büyük bir yenilik kazandırdı. Bu başarılarından dolayı kendilerini tebrik ediyorum. İş dünyası olarak, tüm paydaşlarımızla birlikte, sesimiz, kulağımız olan ekonomi basını bizim için önemli bir platform. Bu platform sayesinde ülkemizde ve dünyadaki gelişmelerden haberdar olabiliyoruz. Bunu da en kolay ve en süratli şekilde siz ekonomi basını sayesinde elde ediyoruz. Bu vesileyle başta ekonomi gazetecileri olmak üzere KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi ve DİJİTAL KobiEfor Girişimcilik ve Tekonoloji Dergisi çalışanlarına nice başarılı yıllar diliyorum. Yarım asırlık yolculuğunuzun daha da güçlenerek devam edeceğine olan inancımla, başarılarınızın daim olmasını umuyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>EMRULLAH ERUSLU</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>İZODER-Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFOR, GELECEĞE YÖN VEREN KAVRAMLARI SAYFALARINA TAŞIMAYA, SEKTÖRLERE REHBERLİK ETMEYE DEVAM EDECEKTİR</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Türkiye ekonomisinin büyüme yolculuğunda önemli bir süreci de ifade eden çeyrek asırlık zaman diliminde istikrarlı yayın çizgisi ile ülkemize değerli katkılar sunan KobiEfor’un 25. yaşını kutluyoruz. KobiEfor, bu süreçte kurucularının ileri vizyonu ve değişimi iyi okuyan deneyimli ekibi ile reel ekonominin dinamiklerini ve bel kemiğini oluşturan KOBİ’leri en iyi şekilde yansıtmayı başardı. Geride bıraktığımız 25 yılda dünya ve Türkiye ekonomisinde çok büyük bir değişim yaşanırken, firmalarımızın farklılaşan ekonomik dengeler ve rekabet ortamına uyumlarını kolaylaştıran, yeni bakış açıları ve öngörüleri ortaya koyan kapsamlı haber dosyalarının çok değerli olduğuna inanıyorum. KobiEfor, özellikle dijitalleşme, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik gibi geleceğe yön veren kavramları sayfalarına taşımaya, sektörlere rehberlik etmeye devam edecektir.</span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">ALİ ÖZÇETE</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>OSS DERNEĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFOR’UN SEKTÖRÜMÜZE SAĞLADIĞI KATKI BİZLER İÇİN ÇOK KIYMETLİ</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi’nin 25. kuruluş yılını kutlamak, otomotiv satış sonrası sektörü olarak bizler için de anlamlı ve gurur verici. Sektörümüzün çatı kuruluşu olan derneğimizin geçmişten günümüze yanında olan KobiEfor’un, özellikle sektörümüze dair bilgilerin, yeniliklerin ve güncel gelişmelerin geniş kitlelere aktarılmasında sağladığı katkı, bizler için çok kıymetli. Dijitalleşme sürecine uyum sağlayarak 4. yaşını kutlayan DİJİTAL KobiEfor Girişimcilik ve Teknoloji Dergisi de yenilikçi içeriği ve vizyonuyla, girişimcilik ve teknoloji alanındaki bilgilere erişimi daha geniş bir kitleye ulaştırmak adına önemli bir kaynak. KobiEfor ve DİJİTAL KobiEfor’un başarılarının devamını içtenlikle diliyorum. Yayında emeği geçen tüm çalışanlara ve yıllardır bizlerle birlikte olan okurlara teşekkürlerimi sunuyor, başarılarının daim olmasını temenni ediyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>CEM ÖZKÖK</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>GÜYAD Yönetim Kurulu Başkanı</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFOR, OSB’LERE HAKİM</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Dergisi, ülkemizde KOBİ ölçeğindeki sanayimizin ve bu çerçevedeki ekonomik gelişmelerin nabzını sahadan gelen gerçek veri ve gözlemlerle tutabilen yayınlardan biri oldu. Sanayimizin büyüme yolculuğundan önemli rolü bulunan Organize Sanayi Bölgeleri’ne hakim ve buradaki gelişmeleri ülke ekonomisiyle birlikte okuyabilen yayın kadrosu ile KobiEfor’un önümüzdeki 25 yılda da ülkemize önemli katkıları olacağına inanıyoruz.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>CENGİZ BOZBEY</strong></span></span><br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Siemens Türkiye Akıllı Altyapılar Bölümü Elektrik ve Otomasyon Ülke Yöneticisi</span></span></strong><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFOR VE DİJİTAL KOBİEFOR ÖNEMLİ BİR BAŞARI HİKAYESİDİR</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi'nin 25. yılı ve DİJİTAL KobiEfor’un 4. yılı, bu yayınların Türkiye’de iş dünyasına bilgi ve rehberlik sağlama konusundaki istikrarı ve sağladığı katkılarla önemli bir başarı hikayesidir. Çeyrek asırlık bir geçmişe sahip olmak, derginin sektörde güvenilir bir kaynak haline geldiğini gösterirken, dijital yayının büyümesi ise girişimcilik ve teknolojideki yeniliklere verdiği önemi vurguluyor. Bu yayınların, özellikle OSB’lerin, sanayinin ve KOBİ’lerin bilgiye erişimini artırıp yenilikçi çözümler sunarak Türkiye’nin ekonomik kalkınmasına katkı sağladığını düşünüyorum. Süreklilik ve inovasyonu harmanlayan bu yayın, iş dünyasının gelişiminde de önemli bir yere sahip. Daha nice yıllar başarılarının devamını dilerim.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>CAHİT ERDOĞAN</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFOR, GİRİŞİMCİLERDEN KURUMSAL FİRMALARA KADAR GENİŞ BİR KİTLENİN SESİ OLUYOR</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">25 yıldır firmalarımıza rehberlik eden, bilgiye dayalı karar alma süreçlerini destekleyen ve iş dünyasının nabzını tutan KobiEfor Dergisi; girişimcilerden kurumsal firmalara kadar geniş bir kitlenin sesi oluyor. Yapı Kredi olarak biz de KobiEfor Dergisi’nin ekosisteme kazandırdığı yenilikçi bakış açısını ve sağladığı katkıları yakından takip ediyoruz. Sektöre ışık tutmayı başaran KobiEfor’un 25. yılını tebrik ediyor, KobiEfor Ailesi’nin başarılarının devamını diliyoruz.</span></span><br />
<br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;"><strong>ENGİN ALAN<br />
Binovist & Robokobi Kurucusu ve CEO’su</strong> </span></span></p>

<p><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><strong>“KOBİEFOR BU TOPR</strong>AKLARDAN ÇIKMIŞ ÖNEMLİ BİR MEDYA TEMSİLCİSİ, HABER VE PAYLAŞIM MECRASI OLMUŞTUR”</b></span></span><br />
<span style="font-size:12.0pt"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Üretimden gelen gücünü bu toprakların zenginleşmesi ve refahı için istihdama, emeğe, hizmet ve ürünlere dönüştüren KOBİ’lerin sesini duyurmalarına aracılık eden KobiEfor’un 25. yaşını kutlar ve tüm ekibi tebrik ederim. KOBİ camiasını gelişmelerden haberdar eden, dünyadaki vizyon değişimlerini ve trendleri, yaptıkları haberler ve yansıttıkları profesyonel yönetici görüşleri ile bizlere ulaştıran KobiEfor bu topraklardan çıkmış önemli bir medya temsilcisi, haber ve paylaşım mecrası olmuştur. Kurucu Yalçın Sönmez’i kaybetmek bu yıl tüm camiayı üzmüştür. Kendisine Allah’tan rahmet dilerken, tüm KobiEfor ailesine güç ve başarılar dilerim. Binovist ve Robosme olarak her daim yanlarındı olduğumuzu paylaşmaktan gurur duyarım.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>HASAN SAMİ BAYANSAR</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Insha Ventures Genel Müdürü</strong></span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">BİLGİ VE DENEYİMLERİYLE İŞ DÜNYASINA IŞIK TUTAN DERGİ</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Ailesi’nin 25. yılını gönülden kutluyorum. Çeyrek asırdır KOBİ’lerimizin gelişimine rehberlik eden, bilgi ve deneyimleriyle iş dünyasına ışık tutan derginizin, sektörün güçlenmesindeki katkısı büyük. Insha Ventures olarak, ülkemizin ekonomik kalkınmasında KOBİ’lerin önemini biliyor ve sizlerin bu yolculuktaki özverili desteğinizi takdir ediyoruz. Başarılarınızın devamını diler, bu özel yıl dönümünüzde emeği geçen tüm ekibinizi kutlarım.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>SEMİH MUŞABAK</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Sipay CEO’su</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>İŞ DÜNYAMIZ İÇİN PAHA BİÇİLEMEZ BİR DEĞER ORTAYA KOYUYOR</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor ekonomimizin can damarı olan KOBİ’lerin çeyrek asırdır sesi ve rehberi olmayı sürdürüyor. Her sayısında sunduğu özenli içeriklerle ve araştırmalarla; değişen ve dönüşen iş yaşamında KOBİ’lerin büyümesine, gelişmesine ve sürdürülebilirliklerini sağlamalarına büyük destek sunuyor. Düzenlediği organizasyonlarla ise bir dergi olmanın ötesine geçerek, sektörler arası bilgi paylaşımını mümkün kılıyor ve iş dünyamız için paha biçilemez bir değer ortaya koyuyor. Bu başarıda emeği geçen tüm KobiEfor Ailesi’ni ayrı ayrı tebrik ediyor, başarılarınızın azim ve kararlılıkla artarak devam etmesini diliyorum. Daha nice başarı dolu 25 yıllara…</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KENAN AÇIKELLİ</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Mükellef Kurucu Ortağı ve CEO’su</strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KOBİEFOR’UN GİRİŞİMCİLİK EKOSİSTEMİNDE DAHA DA GÜÇLÜ BİR ROL OYNACAĞINA OLAN İNANCIM TAM</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KOBİ’lerimize ilham veren ve yol gösteren KobiEfor’un 25’inci yaşını kutluyorum. Ekonomimizin temeli olan küçük ve orta ölçekli işletmelerin dijitalleşme ve inovasyon gibi kritik konularda farkındalık kazanması son derece büyük önem taşırken; KobiEfor’un sunduğu değerli içerikler hem bu farkındalığın kazanılmasında hem de sektörler arası bilgi paylaşımını artırmada kıymetli katkılar ortaya koyuyor. Ayrıca geleceği şekillendiren fikirlerin doğmasına da zemin hazırlıyor. Çeyrek asırdır emek veren, bu başarıya katkı sağlayan tüm ekibi kutluyorum. KobiEfor’un yeni başarılara imza atacağına ve girişimcilik ekosisteminde daha da güçlü bir rol oynayacağına olan inancım tam.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Nice 25 yıllara, nice başarılara!</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KORAY BAHAR</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Figopara Kurucu Ortağı ve CEO’su</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>BİLGİ, İLHAM, REHBERLİK VE VİZYON SUNARAK KOBİ’LERİN POTANSİYELİNİ ORTAYA ÇIKARIYOR</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor’un 25. yılını kutluyorum. KOBİ’ler yarattıkları katma değer ve yenilikçi bakış açılarıyla ülkemizin üretim gücünü artırırken; istihdam yaratmada ve yerel kalkınmada başı çekiyorlar. Tam da bu noktada, KobiEfor, yalnızca bilgi vermekle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda ilham, rehberlik ve vizyon sunarak KOBİ’lerin potansiyelini ortaya çıkarıyor.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor, yayınlarıyla sektörlerin nabzını tutarken, OSB’lerin sesini iş dünyasına taşıyor. Haberleriyle yeni girişimcilerin yolunu aydınlatırken deneyimli işletmelere de yenilikçi fikirler konusunda öncülük ediyor. KobiEfor’un, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilirliğine ve kalkınmasına yaptığı bu önemli katkının önümüzdeki yıllarda da artarak devam edeceğine inanıyor, KobiEfor’un Kurucusu ve İmtiyaz Sahibi Yalçın Sönmez’i rahmetle anıyorum. KobiEfor ekibini tebrik ediyor, nice başarılı yıllar diliyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>ERKAN TUĞRAL</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>ESET Türkiye COO</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>25 YILLIK BAŞARI; KOBİEFOR VE GELİŞMELERİN TAKİPÇİSİ DİJİTAL KOBİEFOR, GELECEĞE IŞIK TUTUYOR</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Üretim gücü bir ülkenin önemli gelişmişlik göstergeleri arasında yer almaktadır. KOBİ’ler de ülkelerin üretim sahasındaki en dinamik yapıları olarak dikkat çekmektedir. Sektörler bazında potansiyelin, fırsatların görülebilmesi, kıyaslanabilmesi ve daha iyiye doğru gidebilmesinde; küçük ve orta ölçekli işletmelerin gelişmesinde iletişimin, haberleşmenin ve farkındalığın çok önemli bir yeri bulunmaktadır. KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi 25 yıldır bu görevi büyük bir başarı ile yerine getirirken, gelişmelerin takipçisi olarak DİJİTAL KobiEfor Dergisi de geleceğe ışık tutuyor. Sektörler arasında iletişimin güçlenmesine destek olan, yayınların hayata geçmesine güç veren herkese teşekkür ederek, başarılar diliyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>EBRU ÇAMER</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>CNR Holding Pazarlama Direktörü</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>CESUR BAKIŞ AÇISIYLA KOBİEFOR; DOĞRU HABER ALMA PLATFORMU</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Ailesi’ni 25 yıllık başarı dolu yolculukları için gönülden tebrik ediyorum. Bu denli uzun soluklu yolculuklarda, başarıyı katlamak için atılan her adımın ne kadar kıymetli olduğunu biliyorum. KobiEfor Ailesi’nin her bir ferdi, KOBİ dünyasını ve ekonominin tüm oyuncularını birbirine bağlayan, sağlıklı ve güvenilir haber almaları konusunda azim ve kararlılıkla çalışan kıymetli bir ekibin parçası. İstikrarlı yayıncılık anlayışı, topluma kattığı bilgi birikimi ve cesur bakış açısıyla KobiEfor’un daha uzun yıllar sektöre ışık tutmasını diliyorum. Doğru haber alma platformunuz için bir okurunuz olarak teşekkür eder, bu özel yıl dönümünüzde emeği geçen herkesi kutlarım. Nice çeyrek asırlara!</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KORAY BOZKURT</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Pluxee Türkiye Satış Genel Müdür Yardımcısı</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFOR, KOBİ’LERLE İLİŞKİLERİN GÜÇLENDİRİLMESİNDE KRİTİK BİR ROL OYNUYOR</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KOBİ’ler Türkiye’deki 30 yıllık geçmişimizin ve ekosistemimizin en önemli paydaşlarından. Yemek kartıyla başlayan ve bugün çalışan deneyimi gibi geniş bir alanı adresleyen hizmetlerimizin hem üye ağını oluşturmaları hem de kullanıcısı olmaları nedeniyle KOBİ’ler, yarattığımız ekonomik ve sosyal etki açısından kritik bir rol üstleniyorlar. İşveren–çalışan ilişkisinin nabzını tuttuğumuz, çalışanların beklentilerini takip ederek işverenlere yan hak ve çalışan deneyimi konusunda danışmanlık sunduğumuz bu süreçte Türkiye ekonomisinin de can damarını oluşturan KOBİ’lerle yakın temasta olmak, birlikte çalışmak ve büyümek bizim için çok kıymetli; KobiEfor’un da bu ilişkinin güçlendirilmesinde kritik bir rol oynadığını düşünüyoruz. Başarı dolu bu 25 yıl için tebrik ediyor, nice 25 yıllar diliyorum!</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KIVANÇ HARPUTLU</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Onlayer Kurucu Ortağı ve CEO’su</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİ’LER VE OSB’LERİN SESİNİ DUYURAN ÖNEMLİ BİR YAYIN</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor’un yayın hayatına başlamasının 25. yılını kutluyor, sektöre kattığı değerli içeriklerle KOBİ’ler ve OSB’lerin sesini duyuran bu önemli yayına teşekkürlerimi sunuyorum. KOBİ’lerin ve girişimcilerin, verimliliği artırarak işletmelerini başarılı bir şekilde yönetme hikayelerini kaleme alan haberleri ve etkinlikleriyle farklı bakış açısı sunan KobiEfor’un sektörlerin gelişiminde önemli bir rol üstlendiğini düşünüyorum. Sanayi ve ekonomi gündeminin nabzını tutan, KOBİ’lerin Ar-Ge ve inovasyon kapasitelerini artıran ve sürdürülebilir büyümelerinde onlara destek olan KobiEfor’un başarılarının devam edeceğine inanıyorum. Bu vesileyle öncelikli olarak Kurucusu ve İmtiyaz sahibi Yalçın Sönmez’i rahmetle anıyor, KobiEfor ekibini yürekten kutluyorum.<br />
<br />
<strong>OZAN TEZER<br />
Trendbox Genel Müdürü</strong></span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">İLHAM VERİYOR VE UFUK AÇIYOR</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor’a emek vererek 25’inci yılına getiren ekibini kutluyorum. KOBİ’lerin girişimci ruhunu öne çıkartarak işletme gücünü arttıran ve ilham vererek çalışma hayatlarına ışık tutan katkılarıyla iş dünyasına rehber olan KobiEfor’un başarılarının devam edeceğine inancım sonsuz. OSB’lerin nabzını tutma becerisi, haberleriyle KOBİ’lerin Türk ekonomisine sağladığı katkıları kaleme alarak pek çok sektörün başarısının yanı sıra ihtiyaçlarını da ele alıyor.  Yayınlarıyla sadece KOBİ’lere değil aklında girişimcilik hayali olan birçok kişiye ilham veriyor ve ufkunu açıyor diye düşünüyorum. Tüm KobiEfor Ailesi’ni kutluyor, KOBİ’lerin ve şirket kurma hayali olanların potansiyellerini ortaya çıkarmalarında rehber olacağınız nice 25 yıllar diliyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>MEHMET HÜRREM BİNGÖL</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Monador Otomatik Kapı Sistemleri Kurucu Ortağı</strong></span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KOBİEFOR, YENİLİKÇİ DÜŞÜNCENİN </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">VE SÜRDÜRÜLEBİLİR EKONOMİK BÜYÜMENİN SAVUNUCUSU</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">25 yıl boyunca ülkemizde KOBİ’lerin ve girişimciliğin gelişimine katkı sağlayan, değerli bir bilgi kaynağı olarak sayısız başarı hikayesine tanıklık eden KobiEfor’un bu özel yılını kutlamaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Çeyrek asırlık bu yolculuk bir yayıncılık başarısı olmanın ötesinde yenilikçi düşüncenin ve sürdürülebilir ekonomik büyümenin savunucusu olmanın da somut bir örneği niteliğinde. Geçmişten günümüze KOBİ’lerimizin güçlü birer ekonomi aktörü haline gelmesine katkı sunan tüm ekibi tebrik ediyorum. Daha nice yıllar boyunca KOBİ’lere değer katacağınıza yürekten inanıyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>EMRAH GÖVENÇ</strong></span></span><br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Momento Satış ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı<br />
<br />
EKTİKLERİ TOHUMLAR ÜLKEMİZİN EKONOMİK KALKINMASINA ÖNEMLİ BİR KATKI SAĞLIYOR</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">25’inci yılını geride bırakan KobiEfor’u gönülden kutluyorum. Türkiye ekonomisinin omurgası olarak nitelendirebileceğimiz KOBİ’lerin ve girişimlerin başarı hikâyelerinin örünür kılınması, iş dünyasının geleceğine dair kıymetli öngörüler sunulması ve yeni iş birliklerinin teşvik edilmesi noktasında ektikleri tohumların ülkemizin ekonomik kalkınmasına önemli bir katkı sağladığına inanıyorum. Bu uzun soluklu yolculukta emeği geçen herkesi içtenlikle tebrik ediyor, KobiEfor Ailesi’ne başarılarla dolu bir gelecek diliyorum. KobiEfor’un, daha nice yıllar boyunca KOBİ’lerin ve girişimlerin başarılarına ortak olmasını temenni ediyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>MERT ÖZMEN</strong></span></span><br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı<br />
<br />
KOBİEFOR, 25 YILDIR KOBİ’LERE IŞIK TUTUYOR, YÖN GÖSTERİYOR, SEKTÖRLER ARASINDA KÖPRÜLER KURUYOR</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Bir ülkenin üretim kanalları ne kadar güçlü olur o ülkenin refahı, huzuru o derecede gelişir. Ekonomi ile birlikte birçok alanda gelişim kaydedebilir. Ekonominin içinde birbiri ile ilişkili birbiri ile ilintili farklı büyüklüklerde yapılar yer alıyor. KOBİ’ler hızlı karar alma süreçleri, dinamik yapıları özellikle ülkemizde girişkenlikleri ile her sektörde dünyaya örnek oluyor. KobiEfor Dergisi 25 yıldır KOBİ’lere ışık tutarak, yeri geldiğinde yön göstererek sektörler arasında köprüler kurarak bu gelişimin en önemli destekçileri arasında yer alıyor. Teksüt olarak sadece kendi sektörümüzü değil farklı sektörleri takip edebilmek, iş birliklerini geliştirmek ve hatta iş yapma gücümüzü artırabilmek için gelişmeleri takip etmeye özen gösteriyoruz. KobiEfor Ailesi’ne üstlendikleri bu görev ve başarıları için teşekkür ediyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>HAKAN KARAMANLI</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Tam Finans CEO’su</strong></span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">GÜÇLÜ BİR İLETİŞİM KÖPRÜSÜ</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Dergisi, çeyrek asırlık yolculuğunda iş dünyasına yol gösteren bir bilgi kaynağı olmayı başarmıştır. KobiEfor Dergisi’nin Türkiye ekonomisinin bel kemiğini oluşturan KOBİ’lerin rekabet güçlerini artırma, ulusal ve uluslararası alanda seslerini duyurma misyonuyla attığı adımlar, işletmelerin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamıştır. KOBİ’lerin sorunlarını dinleyip çözüm önerileri sunan KobiEfor Dergisi, hem reel ekonomi aktörlerini hem de kamu ve özel sektör temsilcilerini bir araya getiren güçlü bir iletişim köprüsü kurmuştur. Böylesine anlamlı bir başarı hikâyesine imza atan KobiEfor ekibini içtenlikle tebrik ederim. Önümüzdeki yıllarda da aynı özveri ve kararlılıkla kamuoyuna aydınlatıcı, yol gösterici ve değer katan çalışmalar sunmaya devam etmelerini temenni ederim.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>HAKAN AYDOĞDU</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Tezmaksan Grup CEO’su</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>ÖVGÜYÜ SONUNA DEK HAK EDİYOR</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Basın hayatına başladığı günden bu yana KOBİ’lerin “Rekabetlerinde Akıl Gücü” olup dürüst yayıncılık ilkesi ile ekonomi basınında saygın bir yer edinen KobiEfor Dergisi’nin 25’inci kuruluş yıl dönümünü en kalbi duygularla kutlarım. Ülkemizin gelişmişliği ve dünyadaki güçlü konumu için fikirleri son derece kıymetli olan KOBİ’lerin bakış açısını genişleten KobiEfor, bunu yaparken de çeyrek asırdır üstlendiği sorumlulukla övgüyü sonuna dek hak ediyor. 25 yıllık gurur verici yolculuk boyunca KobiEfor’un bugünkü konumuna ulaşması için çabalarını esirgemeyen tüm basın mensupları ve emekçilerine teşekkürlerimi sunuyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>DENİZ DERELLİ</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KLC Investment Solutions Yönetici Ortak</strong></span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">SEKTÖRÜN LİDER OTORİTELERİNDEN BİRİ OLMAYI BAŞARDINIZ</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Türkiye’de KOBİ’lerin gelişimine rehberlik eden, küresel dönüşümde onların gücüne güç katan ve iş dünyasına ilham veren KobiEfor Dergisi’nin 25. yılını içtenlikle kutluyorum. 1999 yılından bu yana sürdürülebilir büyümeyi, rekabet gücünü ve yenilikçiliği destekleyen yayın anlayışınızla KOBİ’lere ışık tutarak sektörün lider otoritelerinden biri olmayı başardınız. ‘Rekabetin Akıl Gücü’ ilkesini titizlikle hayata geçirirken, iş dünyasına kazandırdığınız vizyon ve katkılar her türlü takdiri hak ediyor. Nice başarılı yıllarda da sanayi ve ekonomi dünyasına ilham olmaya devam edeceğinize gönülden inanıyor, emeği geçen tüm ekibinize teşekkürlerimi sunuyorum. Başarılarınızın daim olması dileğiyle…</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>SERDAR SELİM ZENGİN</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Vega Makina Genel Müdürü</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>HABERCİLİK İLKELERİNİN TÜM DEĞERLERİNE SAYGILI KOBİEFOR; TAKDİR EDİLESİ YAYINLARDAN</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Her alanda başarılı bir ülke olmak için güçlü ekonomiye sahip olmak kadar ekonomi yayıncılığının da nitelikli olması gerektiğine inananlardanım. Refah seviyemizin yükselmesinde değerli katkıları olan KOBİ’lerin sesini duyuran KobiEfor Dergisi’nin 25’inci kuruluş yıl dönümüne tanıklık etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Habercilik ilkelerinin tüm değerlerine saygılı bir anlayışla çeyrek asırdır basınımızın takdir edilesi yayınlarından biri olan KobiEfor’un bundan sonra da yoluna aynı hassasiyetle devam edeceğine gönülden inanıyorum. Bugüne dek KobiEfor’un başarısı için çabalayan tüm basın emekçilerine saygılarımı sunuyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>AV. HANDE KAYA</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Kaya Hukuk Bürosu Kurucusu</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFOR, YILLARDIR </strong></span></span><strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">EKONOMİNİN NABZINI TUTUYOR</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KOBİ’ler ülke ekonomilerinin temel dinamikleri ve yön vericileridir. Ülkenin bel kemiği niteliğindeki sektörün 25 yıldır temsilcisi rolünü üstlenen, ekonominin yıllardır nabzını tutan KobiEfor Dergisi’nin 25.yılını kutlar emeği geçen tüm ekibe tebriklerimi sunarım.</span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">FATİH YAMAN</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Mey Saat Yönetim Kurulu Başkanı</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFOR, KOBİ’LERİN DÜNYADAKİ GELİŞMELERİ YAKINDAN TAKİP ETMESİNE KATKILARIYLA ÖNE ÇIKIYOR</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Ülkemizin en önemli dinamiklerinden olan KOBİ’lerin, küreselleşen dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmesine katkılarıyla öne çıkan derginizin 25. yılını kutlar, daha nice yıllarda bu başarılı çalışmalarınızın devamını diliyor ve saygılar sunuyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>MİNE TUNA</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Seger A.Ş. Ticari Genel Müdürü</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFORUN VİZYONER BAKIŞ AÇISININ BİZLERE KAZANDIRDIĞI PERSPEKTİFİN DEĞERİNİ BİLİYORUZ</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor’un 25. yılını kutluyor, sektörlere rehberlik eden değerli yayıncılık anlayışını takdirle karşılıyoruz. Sanayi ve ekonomiye sağladığı katkılarla ülkemizin KOBİ’lerine ilham veren bu köklü derginin başarısını, Seger Ailesi olarak yürekten tebrik ediyoruz. Türkiye’nin sesli ikaz cihazları üretiminde lider markası olarak, ulusal ve uluslararası arenada elde ettiğimiz başarılarda, KobiEfor’un vizyoner bakış açısının bizlere kazandırdığı perspektifin değerini biliyoruz. Nice yıllar boyunca iş dünyasına ışık tutmaya devam etmenizi temenni ediyor, başarılarınızın artarak sürmesini diliyoruz.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>AKGÜN YARDIMCI</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>12M Tech Genel Müdürü</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFORUN KOBİ’LERİN GELİŞİMİNE VE TÜRKİYE EKONOMİSİNE YAPTIĞI KATKILAR YADSINAMAZ</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Dergisi’nin 25. yılını kutlar, yayın hayatında başarılarının devamını dileriz. KOBİ’lerin gelişimine ve Türkiye ekonomisine yaptığı katkılar yadsınamaz. Özellikle son yıllarda dijitalleşmenin hız kazandığı bir dönemde, KOBİ’lerin bu dönüşümü yakalamalarına destek olan KobiEfor, 25 yıldır yol gösterici bir rol üstleniyor. 4. yaşına giren Dijital KobiEfor Girişimcilik ve Teknoloji Dergisi’nin de bu önemli misyonu dijital platformda başarıyla sürdürdüğünü görmekten mutluluk duyuyoruz. 12M Tech olarak, KOBİ’lerin dijital dönüşümüne destek olmaya devam edeceğiz.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>MEHMET FATİH ZEYVELİ</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>BeyazNET CEO’su</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFOR BİLİŞİM SEKTÖRÜMÜZÜN GELİŞİMİNE ÖNEMLİ KATKILAR SAĞLADI</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Dergisi’nin 25. yılını kutlamak bizleri de ayrıca mutlu ediyor. Bilişim sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olarak, derginin sektörümüzdeki gelişmeleri yakından takip etmemize ve bilgi sahibi olmamıza büyük katkıları oldu. KobiEfor, uzun yıllar boyunca KOBİ’lerin sesi oldu ve sektörümüzün gelişimine önemli katkılar sağladı. Biz de bu vesileyle, dergiye bugüne kadar yaptığı çalışmalardan dolayı teşekkür eder, bundan sonraki süreçte de başarılı çalışmalarına devam etmesini dileriz.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>SİBEL ASNA</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>A&B İletişim Yönetim Kurulu Başkanı</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFOR ve DİJİTAL KOBİEFOR, TÜRKİYE’NİN “GERÇEK” EKONOMİSİNİ TANITIYOR, GİRİŞİMCİLİK DÜNYASINA VİZYON KAZANDIRIYOR</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Dergisi’nin 25. yılını ve DİJİTAL KobiEfor Girişimcilik ve Teknoloji Dergisi’nin 4. yılını yürekten kutluyorum. Çeyrek asırdır %99.8’lik oranı ile Türkiye’nin “gerçek” ekonomisi olarak tanımladığım KOBİ’leri ülkeye tanıtan, onların rekabet gücünü artırırken girişimcilik dünyasına vizyon kazandıran çalışmalarınızı büyük bir takdirle izliyorum. İki derginin çalışmaları, sektörlerin dönüşümüne ve uluslararası arenada Türk KOBİ’lerinin seslerini duyurmalarına olanak sağladı. Başarılarınızın devamını diler, nice yıllar boyunca ekonomiye değer katmasını beklediğim yayınlarınızı heyecanla takip edeceğimi belirtmek isterim.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>ASUMAN BAYRAK</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Marjinal Porter Novelli Ajans Başkanı</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFOR, 25 YILDIR İŞ DÜNYASINA </strong></span></span><strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">DEĞERLİ BİR REHBER VE İLHAM KAYNAĞI</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Dergisi’nin 25. yılını yürekten kutluyorum! Çeyrek asırdır iş dünyasına değerli bir rehber ve ilham kaynağı olmayı başardığınız için sizleri tebrik ediyorum. Daha nice yıllar boyunca başarılarınızı ve etkileyici yayınlarınızı takip etmeyi diliyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>AYŞE EKİN GÜNDÜZ KARAHAN</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Natus İletişim Kurucu Ortağı</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>GEÇMİŞTE OLDUĞU GİBİ GELECEKTE DE İŞ DÜNYASININ DÖNÜŞÜMÜNE REHBERLİK EDECEĞİNİZE İNANIYORUM</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Dile kolay 25 yıl… Bilginin fikirlerle, sektörel deneyimlerle harmanlandığı; her satırıyla KOBİ’lere, girişimlere ve iş dünyasına değer katan/ışık tutan çeyrek asırlık bir yolculuk. Bu dönüm noktası yalnızca geçen süreyi değil; aynı zamanda büyük emekleri, üstesinden gelinen zorlukları ve sayısız başarıyı da yansıtıyor.  Geçmişte olduğu gibi gelecekte de nitelikli içeriklerinizle KOBİ’lerin gelişimine katkı sunacağınıza, girişimcilerin hayallerinin sesi olacağınıza, iş dünyasının dönüşümüne rehberlik edeceğinize yürekten inanıyorum. KobiEfor’un tüm yöneticilerini, yazarlarını ve paydaşlarını tebrik ediyor, bu vesileyle KobiEfor’un Kurucusu Yalçın Sönmez’i de saygıyla anıyorum. Daha nice çeyrek asırlara ulaşmanızı diliyorum. Yolunuz açık olsun!</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>NAZLI TUĞRUL YÜKSEL</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Natus İletişim Kurucu Ortağı</strong></span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">“KOBİ’LERİN, OSB’LERİN VE İŞ DÜNYASININ NABZINI TUTARAK, BİLGİ VE İÇGÖRÜ SUNAN BİR KAYNAK”</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor’un 25’inci yılını içtenlikle kutluyorum. Türkiye’deki iş dünyasında KOBİ’lerin sağladığı değerli katkılar ve ekonomiye sundukları dinamizm, bu tür güçlü yayınlarla daha da belirginleşiyor. KobiEfor’un, ülkemizin kalkınmasında kilit rol oynayan KOBİ’lerin, OSB’lerin ve iş dünyasının nabzını tutarak bilgi ve içgörü sunan bir kaynak olması son derece kıymetli. Üstlendiği misyonun iş dünyasının gelişimine ilham olmaya devam edeceğine inanıyorum. KobiEfor Kurucusu ve İmtiyaz Sahibi Yalçın Sönmez’i rahmetle anıyor; tüm KobiEfor, ekibini kutluyorum. Yayıncılık alanında etkili pek çok çalışmaya imza atacağınız nice 25 yıllar diliyorum!</span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">TAYFUN UÇAR</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>İlyada İletişim Ajans Başkanı</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFOR’UN DİJİTAL DÖNÜŞÜME UYGUN FARKLI MECRALAR GELİŞTİRME YETENEKLERİNE YAKINDAN TANIK OLDUK</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">İletişim dünyasına getirdiği yenilikler, ekonominin ve KOBİ’lerin nabzını tutan yayıncılık anlayışı ile 25 yılı geride bırakan KobiEfor Ailesi’ni kutluyoruz. Ekonomi yayıncılığında sahada olmak, özellikle ekonominin yapıtaşı niteliğinde olan KOBİ dünyasındaki gelişmeleri yakından izlemek büyük emek isteyen bir iş. Bunca sene aynı dinamizm ve heyecanla yayıncılık yapabilmek büyük bir başarı. KobiEfor’un uzun yıllardır özverili çalışmalarına, ilkeli ve sorumlu duruşuna, dijitalleşme ile birlikte yaşanan dönüşüme uygun farklı mecralar geliştirme yeteneklerine yakından tanık olduk. Sanayinin ve KOBİ’lerin yanında olan yaklaşımı, gurur verici güzel gelişmeler yanında sorunlar ve yaşanan sıkıntıları bilip, bunları dile getirmesi de her zaman çok kıymetliydi. Nice 25 yıllara KobiEfor…</span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">ZEYNEP ALİMOĞLU</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Yüzenada İletişim Kurucu & GM</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>SAHADAN GERÇEK ZAMANLI DOĞRU VERİLERLE OBJEKTİF BİR YAYIN</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor 25 yaşında ve benim de iletişim sektöründe 25 yılı aşan bir meslek hayatım var. Kuruluşundan bu yana KobiEfor her zaman yakından çalışmaya özen gösterdiğimiz bir yayın oldu. Çünkü eğer ekonominin herhangi bir noktasına değiyorsanız, ki bu otomotiv olabilir, bilişim olabilir ya da enerji sektörü olabilir, birilerinin sahadan gerçek zamanlı ve doğru verilere dayanan bilgileri aktarıyor olduğuna, sektörleri yakından ve objektif biçimde gözleyip yerinde yorumlar yaptığına inanmanız gerekiyor. Bu anlamda KobiEfor bizleri hiç yanıltmadı diyebilirim. Bugüne kadar dergiye emek vermiş olan, bazılarıyla tanışma fırsatı bulduğum tüm yayın ekibini tebrik ediyor, KobiEfor’a başarılarla dolu nice 25 yıllar diliyorum.</span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">NİGAR KALYONCU</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>İletişim Ofisi Halkla İlişkiler Yönetici Ortağı</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>TÜRKİYE’NİN İŞ DÜNYASINA 25 YILDIR IŞIK TUTAN KOBİEFOR YENİLİKÇİ FİKİRLERLE EKONOMİMİZE DEĞER KATIYOR</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Dergisi’nin 25. Yılı Kutlu Olsun! Türkiye’nin iş dünyasına 25 yıldır ışık tutan, KOBİ’lerimizin sesi olan ve yenilikçi fikirlerle ekonomimize değer katan KobiEfor Dergisi’ni gönülden tebrik ediyorum. KobiEfor’un çeyrek asırlık yolculuğunda etik yayıncılık ilkesini bir iletişimci olarak bizzat takip etmek ve bu alandaki öncülüğüne tanık olmak bizler için de çok kıymetli bir dönemdi. Daha nice yıllar boyunca Türkiye’nin kalkınmasına ilham vermesi ve başarılarla dolu yayıncılık hayatı diliyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>SEDEF SENAR</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Stratejist Creative Communications Ajans Başkanı</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFOR VE DİJİTAL KOBİEFOR, VAZGEÇİLMEZ BİLGİ KAYNAKLARI HALİNE GELDİ</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi’nin 25. yılını ve DİJİTAL KobiEfor Girişimcilik ve Teknoloji Dergisi’nin 4. yaşını kutlamaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bu iki değerli yayın, Türkiye’nin iş dünyasına rehberlik eden, girişimciliği destekleyen ve sanayi ekosistemine önemli katkılar sunan vazgeçilmez bilgi kaynakları haline gelmiştir. KobiEfor’un çeyrek asırlık geçmişi, sadece bir yayıncılık başarısı değil; aynı zamanda ekonomimizin temel taşları olan KOBİ’lerin gelişimine sunduğu eşsiz bir katkının göstergesidir.  DİJİTAL KobiEfor ise teknoloji ve girişimcilik odağında, yenilikçi bakış açısıyla geleceği bugüne taşıyan içerikleriyle dikkat çekmektedir. Kendi profesyonel yaşamımda, KobiEfor’un hem iş dünyasına hem iletişim sektörüne olan etkisini yakından gözlemledim.  Birçok işletmenin başarı hikayesine ışık tutan, sektörler arasındaki bilgi akışını güçlendiren ve girişimcileri cesaretlendiren bu değerli yayın, benim için ilham kaynağı olmuştur. Bu özel yıldönümünde, KobiEfor Ailesi’ni böylesine anlamlı bir başarı için yürekten tebrik ediyorum.  Gelecekte de aynı azim ve vizyonla iş dünyasına rehberlik etmeye devam edeceğinize olan inancım tamdır. Nice başarılı yıllara!</span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">NİL YILDIZALP</span></span></strong><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>ADA PR İletişim Hizmetleri Genel Müdürü</strong></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>KOBİEFOR, SEKTÖRDEKİ PROFESYONELLERE YOL GÖSTERDİ, DİJİTAL KOBİEFOR TEKNOLOJİ DÜNYASINDA GİRİŞİMCİLERE İLHAM VEREN BİR PLATFORM OLDU</strong></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi’nin 25. yılı ve Dijital KobiEfor Girişimcilik ve Teknoloji Dergisi’nin 4. yılı, Türkiye’nin ekonomi ve sanayi dünyasında önemli bir dönüm noktasını işaret ediyor. KobiEfor, yıllar içinde KOBİ’lerin gelişimine, girişimcilik ekosistemine ve dijital dönüşüme katkı sağladı, sektördeki profesyonellere yol gösterdi. Dijital KobiEfor ise hızla değişen teknoloji dünyasında girişimcilere ilham veren bir platform oldu. Hem baskılı hem dijital mecradaki başarıları, derginin sektördeki etkisini pekiştirdi. Destekleri ve katkıları için KobiEfor dergilerine teşekkür ediyor, gelecek yıllarda KobiEfor’un daha da güçleneceğine ve sektöre katkılarının artarak devam edeceğine inanıyorum.<br />
<br />
<strong>SEMRA AYDIN<br />
Aydın Medya Kurucu ve Ajans Başkanı<br />
<br />
MEDYA SEKTÖRÜNÜN AMİRAL GEMİSİ </strong><br />
Türk ekonomisini tüm paydaşlar ve ekonomi çeşitliliği sağlayan tüm sektörleri yıllardır sayfalarına taşıyan, ekonominin çarklarının dönmesi adına elini taşın altına koyarak yıllardır sektörlerin nabzını tutan KobiEfor Dergisi’nin 25.yılını kutlarım. Sektörün amiral gemisi olarak gördüğüm KobiEfor Dergisi, 25 yıldır yayın  hayatında ki istikrarlı duruşu ve yayın anlayışı ilkelerine bağlı olarak devam eden yolunda; hem yönetimi hem de yıllardır emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımızı da vesilesi ile kutlamak isterim. Nice 25 yıllar dilerim.</span><br />
<br />
<strong>﻿İlk 10 ayda otomotiv ihracatı 30 milyar doları aştı!</strong><br />
Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) 2024 yılının ilk 10 aylık dönemine ilişkin verileri açıkladı. Geçen yılın aynı dönemine göre toplam üretim %7 gerileyerek 1 milyon 122 bin 567 adet gerçekleşti. Geçen yılın ilk 10 aylık dönemine göre %5 azalan otomobil üretimi ise 742 bin 303 adede ulaştı. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 1 milyon 162 bin 178 adede yükseldi. Ticari araç grubunda, yılın ilk 10 ayında üretim %12, ağır ticari araç grubunda %25 ve hafif ticari araç grubunda ise %10 geriledi. 2023’ün ilk 10 aylık dönemine göre ticari araç pazarı %7, ağır ticari araç pazarı %10, hafif ticari araç pazarı ise %6 geriledi. Yılın ilk 10 ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre paralel seyrederken otomobil ihracatında %2 gerileme yaşandı. Bu dönemde, toplam ihracat 826 bin 259 adet, otomobil ihracatı ise 531 bin 680 adet düzeyinde gerçekleşti. 2024’ün ilk 10 aylık döneminde toplam pazar, geçen yılın aynı dönemine göre %2 geriledi ve 983 bin 968 adetten kapandı. Bu dönemde, otomobil pazarı geçen yılın aynı dönemiyle paralel seyretti ve 750 bin 935 adede ulaştı. Ekim ayında aylık bazda en yüksek ihracat değerine ulaşıldı: Yılın ilk on aylık döneminde otomotiv ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre adet bazında paralel seyretti ve 826 bin 259 adet gerçekleşti. Bu dönemde otomobil ihracatı da bir önceki yılın aynı dönemine göre %2 azalırken, ticari araç ihracatı ise %1 arttı. Traktör ihracatı ise 2023 yılının aynı dönemine göre %24 azalarak 11 bin 860 adet olarak gerçekleşti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, toplam otomotiv sanayi ihracatı, 2024’ün ilk on aylık döneminde %16 ile sektörel ihracat sıralamasında ilk sıradaki yerini korurken, Ekim ayında gerçekleştirdiği 3.6 milyar dolar ihracat ile ay bazında en yüksek ihracat değerine ulaştı.  Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) verilerine göre, ilk 10 aylık dönemde toplam otomotiv ihracatı, 2023’ün aynı dönemine göre %3 artışla 30.2 milyar dolar gerçekleşti. Bu dönemde, dolar bazında ana sanayi ihracatı %5 artarken tedarik sanayi ihracatı da %2 arttı.<br />
<br />
<strong>﻿Elektrikli ve otonom araçlar gündemimizde</strong><br />
<strong>ALİ ÖZÇETE</strong><br />
<strong>OSS (Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği) Derneği Yönetim Kurulu Başkanı</strong><br />
Satış sonrası yenileme pazarının binek araç ve hafif ticari araç kapsamında 2023 geliri 6.466 milyar dolar, ağır ticari araç grubu da eklendiğinde satış sonrası yenileme pazarı geliri 8.85 milyar dolara ulaştı. 2024 özelinde, otomotiv satış sonrası sektörü olarak bizler için zor koşullarda geçen bir yılı geride bırakıyoruz. Hem ülkemizdeki hem de dünyadaki ekonomik ve siyasi gelişmeler, sektörümüze bu yıl genel olarak olumsuz yansımalar getirdi. OSS Derneği olarak 272 üyemizle gerçekleştirdiğimiz Sektörel Değerlendirme Anketi’ne göre, otomotiv satış sonrası sektörü 2024’ün 3. çeyreğinde, 2023’ün aynı dönemine kıyasla yurt içi satışlarda dolar bazında ortalama %1.08 düşüş yaşadı. Bu dönemde dağıtıcı üyelerin satışlarında dolar bazında %0.38 artış kaydedilirken, üretici üyelerde %3.27'lik bir düşüş gözlemlendi. 2024 yılına temkinli bir başlangıç yapan otomotiv satış sonrası sektörü, 3 çeyrek boyunca durgunluğunu sürdürdü. Sektördeki en dikkat çekici unsurlar arasında, satış ve ihracattaki düşüşe rağmen istihdamın korunması yer alıyor. Bu, iş gücü açısından istikrar sağlansa da ekonomik faaliyetlerin daraldığının bir göstergesidir. Maliyet artışları ve nakit akışı sorunları sektörün temel sıkıntıları arasında. 2024’ün 3. çeyreğinde yatırım planlayan üretici üyelerin oranı bir önceki ankete göre yükseldi. Bu durum bizlere işletmelerin belirsizliklere rağmen uzun vadeli büyüme hedeflerine yönelik daha iyimser bir bakış açısı geliştirdiğini ve yatırım yapma konusunda daha cesur adımlar attığını gösteriyor. Kapasite kullanım oranındaki sınırlı artış ve bir önceki yılın aynı dönemine göre ihracattaki olumlu gelişmeler, sektördeki toparlanma umudunu bir nebze de olsa artırıyor. Sektörümüz uzun vadeli hedeflerde büyüme potansiyeli oldukça yüksek ve ülkemize en çok getiri sağlayan sektörler arasında. En köklü değişimlerden biri olacak elektrikli ve otonom araçlar için gerekli yedek parçaların üretimi, dijitalleşme, otomasyon ve robotik kullanımının yaygınlaşması gibi birçok önemli konu başlığı gündemimizde. Bu trendlerin elektrikli araçlar başta olmak üzere otomotiv ve otomotiv satış sonrası sektöründe talebi yukarı yönlü etkileyeceğini öngörüyoruz. Sektördeki değişime ayak uydurabilecek ve Endüstri 4.0 konseptine uygun kriterlerde üretim ve dağıtım alanlarının oluşturulması için tüm sektör paydaşlarımızla ortak yol haritası belirleme konusunda hem fikiriz.<br />
<br />
<strong>﻿“2030’da kimya ihracatımızı 50 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyoruz”</strong><br />
<strong>ADİL PELİSTER</strong></span><br />
<strong><span style="font-size:12px;">İKMİB (İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği) Yönetim Kurulu Başkanı</span></strong><br />
<span style="font-size:12px;">2023’te gerçekleştirdiğimiz 30.6 milyar dolarlık ihracatla en fazla ihracat gerçekleştiren ikinci sektör olmayı başardık. 2023’te dünyada kimya ihracatının önde gelen ülkeleri arasında küresel ihracattan aldığımız payı %10’a yakın arttırdık. 16 alt sektörümüzle birlikte geçtiğimiz yıl 230 ülke ve bölgeye ihracat yaparak toplam ülke ihracatından yaklaşık %13.8 pay aldık. Bu yıl ilk on aylık verilere baktığımızda ise kimya sektör ihracatımız 26 milyar dolara yaklaştı. Bu dönemde %2.7’lik bir büyüme gerçekleşti. Küresel talepteki gerileme, yakın coğrafyamızdaki savaşlar, enflasyon ve kur dengesi, girdi maliyetlerindeki artış gibi zorlu koşullara rağmen sektörümüz Türkiye’nin en çok ihracat yapan ikinci sektörü konumunu korumayı başardı. Ocak-Ekim döneminde en çok ihracat yaptığımız ilk 10 ülke Hollanda, Romanya, ABD, Rusya, İtalya, Almanya, İspanya, Irak, İngiltere ve Mısır oldu. Yine bu dönemde en çok ihracat yaptığımız ilk 10 ürün grubu ise plastikler ve mamulleri, mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünler, anorganik kimyasallar, uçucu yağlar, kozmetikler ve sabun, kauçuk, kauçuk eşya, boya, vernik, mürekkep ve müstahzarları, eczacılık ürünleri, muhtelif kimyasal maddeler, yıkama müstahzarları ve organik kimyasallar olarak sıralandı. 2024 Haziran’da kimya sektöründe faaliyet gösteren 23 binin üzerinde işyeri mevcut, çalışan sayısı ise 370 binin üzerinde. Bunların %30’u kimyasal ürün imalatı, %4’ü eczacılık ürün imalatı ve %66’sı ise kauçuk ve plastik ürün imalatı yapıyor. İKMİB olarak ‘Vizyon 2030’ stratejimiz çerçevesinde, sürdürülebilirlik temelinde ölçek büyütmeye odaklanarak kimya ihracatımızı 2030 yılında 50 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyoruz. İhracatın artırılması için gerekli en önemli unsur olan kimya sektörünün 2030 vizyonlu sanayi stratejisinin ortaya konulmasını önemsiyor ve bu anlamda 2025 içinde uluslararası boyutta bir kimya sektör zirvesi düzenlemeyi planlıyoruz. Türkiye’nin en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektörü olarak ülkemize döviz kazandırmanın yanı sıra ülkemizde öncelikli ürün yatırımlarının yapılması için İKMİB olarak yaptığımız çeşitli projelerle katkı sağlıyoruz. İKMİB olarak, ciddi emek ve uğraş sonucu sürdürülebilirlik temelli ve ihracat odaklı yepyeni bir kimya ekosistemi kurmak için Kimya Teknoloji Merkezimizi hayata geçirdik. Merkezimizde akredite olmuş laboratuvarlarda yapılan test ve analizler kapsamında her yıl önemli miktarda bir tasarruf sağlanmasını bekliyoruz. Kimya Teknoloji Merkezimizin cari açığın kapanmasına ve ihracat artışına ciddi katkı sağlayacağına inanıyoruz. Merkezimiz startup girişimcilik merkezi ve sürdürülebilirlik merkezi ile gelecek teknolojileri, dijitalleşme, yapay zeka ve çevre-sanayi-toplum işbirliği alanlarında da yenilikçi projelere imza atacaktır.<br />
<br />
<strong>﻿“Önümüzdeki 10 yılda ekonomide katma değerin %70'ini dijital ekonomi oluşturacak”</strong><br />
<strong>RAHMİ AKTEPE</strong><br />
<strong>TBD (Türkiye Bilişim Derneği) Genel Başkanı</strong><br />
Türkiye Bilişim Derneği, (TBD) ülkemizin bilişim ekosisteminin gelişmesinde en önemli ayaklarından biri olarak KOBİ’leri görür. 2030’a kadar dijital ekonominin 38 trilyon dolarlık bir büyüklüğe sahip olacağı tahmin edilmektedir. Türkiye’nin bu büyümeden pay sahibi olabilmesi için öncelikle kamu özel sektör işbirliklerini arttırması, akademi dünyasının bu hedeflerin içine alınması ve Türk ekonomisinin bel kemiği olan KOBİ’lerin dijital dönüşümünün hızlandırılması gerekiyor.  TBD olarak bu anlamda önemli çalışmalara imza atıyoruz. Yakın zamanda ülkemizin bilişimde gelecek vizyonunu belirleyecek 3. Bilişim Şurası’nı Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Cumhurbaşkanlığı ile birlikte gerçekleştireceğiz. Bilişim Kurultayımızı da 41. kez Aralık ayında gerçekleştireceğiz. Bu önemli etkinliklerde de KOBİ’lerin dijital gelişimi önceliğimiz olacaktır.<br />
‘Türkiye’nin Dijital Dönüşümü’nün ekonominin genel gidişatıyla ve eğitim ile hukuk sistemi gibi kurumsal yapılarla yakından ilişkili olduğunu öngörmekteyiz. Ekonomik istikrarın bozulması dijitalleşme sürecinin aksamasına, buna karşılık ekonomik istikrarın yeniden sağlanacağı beklentisi de dijitalleşme sürecinin hızlanmasına neden olmaktadır.  KOBİ’lerin dijital dönüşümü de sadece kamunun yönlendirmesi, STK’ların desteklemesi ya da mali yardım ile gerçekleşecek bir dönüşüm değildir.<br />
Ülkemizin tüm kurumlarının bu dönüşüm anlayışında birleşmesi ve bunu ekonomik gelişme politikası ile birleştirmesi gerekmektedir. Küresel ölçekte rekabet avantajı sağlayabilmek, ihracat ve istihdam potansiyelini artırmak için yüksek katma değerli ileri teknolojilerin ülkemizde üretilmesi gerekmektedir. İleri teknolojilerde, dünyada kurallar yeniden belirlenirken, geleceğin ekonomisine hazırlıklı olabilmemiz için büyük şirketlerimiz yanında özellikle KOBİ’lerimizin dönüşümünün öncelikli olması gerekmektedir. Büyük ölçekli şirketlerin yüksek katma değerli ürünleri üretmesi önemlidir ama bunu KOBİ’lere yayamazsak dünya ekonomik gelişme trenini yakalayamayız.<br />
KOBİ’lerimiz dahil olmak üzere iş dünyamızın ileri teknolojiye dayalı yüksek katma değerli üretim yapısını hayata geçirmek artık bir seçim değil, zorunluluk olmuştur. Bilişimde artık önümüzdeki yılı değerlendirmek değil, önümüzdeki on yılı ve 2030-2050 yılı gibi hedefler koyarak bu hedefler yolunda ilerlerken yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı değerlendirmemiz gerekiyor. Dünya Ekonomik Forumu’na göre önümüzdeki 10 yılda ekonomide katma değerin %70'ini dijital ekonomi oluşturacak ve dijital iş modelleri oluşturan şirketler bu büyümeden pay alacak. Türkiye ise yaklaşık 50 milyar dolarlık bir potansiyeli ile G20 ülkeleri arasında sonuncu sırada yer almakta. Dünyada Türkiye dijital ekonomideki %0.1’lik paya sahiptir. Türkiye’nin dijitaldeki atılımı ile ekonomik büyümede bir bağlantı var.<br />
Ekonomi yönetimi iyi olduğu takdirde 2030’a kadar 269 milyar dolarlık bir potansiyelin dijitalle ekonomiye katkı sağlanacağını söyleyebiliriz. Bu da ülke genelinde dijital büyümenin %25-30 civarında olacağı tahmini yapmamızı sağlıyor. Türkiye dijital büyümeyle ekonomide küresel değer zincirinde söz sahibi olabilmesi adına birçok fırsata sahiptir. Dünya Bankası verilerine göre; Türkiye’de katma değerin %53’ünü, istihdamın ise %74’ünü sağlayan mikro, küçük ve orta ölçekli şirketler dijital dönüşümü tamamlamakta büyük şirketlere ve OECD ülkelerine kıyasla geri kalmıştır.<br />
OECD ülkeleri içerisinde dijital dönüşümün temel seviyelerinden birisi olan web sitesi sahipliğine bakılırsa, Türkiye’de büyük ölçekli şirketler %91’le OECD ortalamasının üzerindeyken, orta ölçekli şirketler %68, küçük ölçekli şirketler ise %45’le OECD sıralamasında sonlarda geliyor. Türkiye büyük işletmeler ve KOBİ’ler arası dijital uçurum bulunan nadir ülkelerden birisi. Temel sebepler arasında, KOBİ’lerin kullanacakları çözümler ve kullanım alanlarıyla ilgili bilgi eksikliği ve finansal destek ihtiyacı bulunuyor.<br />
<br />
<strong>﻿Türkiye plastik sektörü, AB ülkeleri içinde 2. Sırada</strong><br />
<strong>﻿ÖMER KARADENİZ</strong><br />
<strong>PLASFED (Plastik Sanayicileri Federasyonu)  Yönetim Kurulu Başkanı</strong><br />
Türkiye ekonomisinin en önemli aktörlerinden birisi olan plastik sektörü, 10 milyon tonu geçen toplam üretimi, 50 milyar dolara yaklaşan cirosu, 8 milyar doları aşan direkt mamul ihracatıyla ülke ekonomisine yön veriyor. Türk plastik sektörü, 10 milyon ton plastik üretimiyle AB ülkeleri içinde, Almanya’dan sonra 2. sırada yer alıyor. Ara malı üreten plastik sektörü başta inşaat, tarım, dayanıklı tüketim malları, otomotiv ve elektronik olmak üzere imalat sanayi sektörü yanında, ambalaj malzemeleri gibi ürünlerle hizmet sektörünün de çok önemli bir tedarikçisi konumunda.<br />
2024 yılı Ocak-Ekim döneminde Türkiye ihracatı %3.2 artışla 216 milyar 383 milyon dolar, ithalat ise 7.2 oranında azalışla 282 milyar 2 milyon dolar olarak gerçekleşti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre; en fazla ihracat yapan ikinci sektör 26 milyar dolarla kimya oldu. Kimyevi maddeler ve mamulleri ürün grupları içinde en büyük destek plastikler ve mamullerinden geldi. Sadece Ekim’de 819 milyon dolar ihracat yapan plastik sektörünün toplam 10 aylık ihracat verisi 7.67 milyar dolar gerçekleşti.<br />
Ülkelere göre plastik hammadde mal grubu 2024 yılı Ocak-Eylül dönemi ihracatına bakıldığında toplamda 175 ülkeye ihracat yapıldığı görülüyor. En çok ihracat yapılan ülkeler; sırasıyla Rusya Federasyonu, İtalya, Romanya, Ukrayna ve Almanya. İKMİB verilerine göre; plastik mamul ithalatı, 2024 yılı ilk 9 ayında 2.69 milyar dolar gerçekleşti. 2024 yılı sonunda ithalatın 2023’e kıyasla miktar bazında %1.8 ve değer bazında %4.3 gerileyerek 748 bin ton ve 3.99 milyar dolar gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Plastik sektörü ihracatı, hammadde ve mamul ürünler toplamı olarak 2024 ilk 3 çeyreği itibarıyla yaklaşık 3.09 milyon ton gerçekleşti. 2024 ilk 3 çeyreğinde gerçekleşen bu ihracatın yaklaşık 1.74 milyon tonu plastik mamul, geriye kalan 1.35 milyon tonu plastik hammadde sektöründe oldu. Plastik sektör ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine göre miktar bazında %7.24 artarken; ilgili dönemde sektörün mamul ihracatında geçen yıla göre %5.26 hammadde ihracatında ise %9.9’luk artış yaşandı. Plastik sektörü 2018-2023 yıllarını kapsayan dönemde, yılda ortalama 1 milyar 105 milyon dolarlık makina ve teçhizat yatırımı gerçekleştirdi. Bu dönemde toplam yatırımın %40’ını presler ve diğer makinalar %20’sini enjeksiyon, %17’sini ekstrüzyon, %4’ünü termoform, %2’sini şişirme ve %17’sini de aksam ve parçalar oluşturuyor. Ülke ekonomisine 35 milyar dolarlık katma değer sağlayan plastik sektörü, 250 binden fazla kişiye istihdam yaratıyor.<br />
2024’ün son çeyreğinde toplam ihracatını artıran plastik sektöründe ivmenin yukarı yönlü hareket edeceğini düşünüyoruz. Yeni yılla birlikte plastik sektörünün ihracatla kalkınacağını öngörüyoruz. Küresel ticaretin 2025’te daha zayıf büyüyeceği beklentilerine rağmen Türkiye’nin Asya-Pasifik ve Orta Doğu pazarlarında güçlü bir şekilde yer alacağını düşünüyoruz. Tabii bir yandan da dünya ve Türkiye ekonomisinde yaşanan zorlu koşullar unutulmamalı. Durum böyle olunca plastik sektöründe yerinde sayan hatta gerileyen satış fiyatları ile rekabet edebilmek zorlaşıyor. Dolayısıyla kar marjları daralıyor. Sektörün en önemli sorunlarından biri yeterli katma değer sağlayamamasıdır. Üretim ve ihracatta daha yüksek katma değer sağlayabilmek için katma değeri yüksek inovatif ürünler imal edilmeli ve kaliteden ödün vermeden maliyetleri düşürmenin bir yolu bulunarak kar marjı artırılmalı. Sektörün kaliteden ödün vermeden küresel pazarlarda rekabetçi üretim ve ihracat olanaklarını artırması için Avrupa standartlarında ve çevreye uyumlu üretim yapılmalı.<br />
<br />
<strong>﻿İhracat üç ay üst üste artış gösterdi</strong><br />
﻿Türkiye İMSAD tarafından hazırlanan İnşaat Malzemesi Sanayi Dış Ticaret Endeksi 2024 Eylül ayı sonuçları açıklandı. Rapora göre ihracat bir önceki Ağustos’a göre 85 milyon dolar artarak 2.62 milyar dolar seviyesine yükseldi. Geçen yılın Eylül  ayının ise %0.7 altında kaldı. Eylül ayında inşaat malzemesi ithalatı da 941 milyon dolar olarak gerçekleşti. Pazardaki durgunluğa ve Türk lirasındaki değerlenmeye rağmen Eylül’de de ihracat artmaya devam etti. Böylece dış ticaret endeksleri üç aylık bir yükselişe imza attı. Rapora göre; 2024 Eylül’de inşaat malzemesi ihracatı miktar olarak bir önceki Ağustos’a kıyasla 222 bin ton artarak 4.14 milyon tona yükseldi. 2024 Eylül’de ortalama ihracat birim fiyatı 0.63 dolar/kg olarak kaydedildi. Bu yılın Eylül’ündeki inşaat malzemesi sanayi ortalama yıllık ihracat birim fiyatının, geçen yılın Eylül’üne göre %0.5 artış gösterdiği endekste belirtildi. Eylül ihracat performansına bağlı olarak 2024 Eylül itibariyle yıllıklandırılmış inşaat malzemesi ihracatı 28.78 milyar dolar oldu.<br />
<br />
<strong>Gayrimenkul sektörüne 4T Sertifikası geliyor</strong><br />
19. GYODER Gayrimenkul Zirvesi’nde konuşan GYODER (Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği) Başkanı Neşecan Çekici, gayrimenkul sektörünün Türkiye’de ekonomik kalkınmanın daima lokomotifi olduğunu belirterek, “Dün de öyleydi, bugün de böyle. Eminiz ki yarın da aynı çizgide devam edecek. Çünkü gayrimenkul sektörü yalnızca binalar inşa etmekle kalmıyor, şehirler kuruyor, insan hayatına dokunuyor ve geleceği şekillendiriyor” dedi. Çekici, yeni ekonomide çevresel, toplumsal adalet ve yönetişim konularını içeren ESG standartlarının önemine işaret etti: “ESG kriterlerini sektörümüzde yerleşik kılmak istiyoruz.<br />
Bu nedenle Tabiat, Toplum, Tasarım ve Teknoloji başlıklarından oluşan, 4T Sertifikası’nı PwC Türkiye danışmanlığında hazırlamaktayız. Öncelikle geliştiricilerimizi ve inşaat şirketlerimizi belgelendireceğiz.<br />
Böylece sektörümüzün sosyal rolünü yukarıya taşıyacağız. Uluslararası rekabet gücünü artıracağız.” Lansmanını yaptıkları ‘İnşaat Sektörü ve İş Gücü Dinamikleri: Türkiye 2024’ raporlarında sektörün en önemli problemlerinden biri haline gelen ‘iş gücü’ sorununu mercek altına aldıklarını aktaran Çekici, tüm paydaşlarla bir seferberlik çerçevesinde gayrimenkul ve kentsel dönüşüm okuryazarlığı projeleri yürütmeye başladıklarını da söyledi.<br />
<br />
<strong>﻿Yalıtım sektörü bölgesel bir üretim merkezi olma yolunda</strong><br />
<strong>EMRULLAH ERUSLU</strong><br />
<strong>İZODER - Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı</strong><br />
﻿Yalıtım sektörü; dünya standartlarındaki üretim altyapısı ve yüksek kapasitesi, kalite standartları, dinamik girişimcileri ve yenilikçi ürünleriyle Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahip. Sektörün ülkemizdeki büyüklüğü 2023’te tüm hizmetler dahil 7.5 milyar dolara ulaştı. Direkt ve dolaylı yaklaşık 150 bin kişilik bir istihdam oluşturarak ülkemizin kalkınmasında etkin rol alıyoruz. Yine ihracat tarafında son yıllarda ciddi bir ivme kaydettiğimizi, sektörümüz için bölgesel bir üretim merkezi olma yolunda önemli yatırımların hayata geçtiğini görüyoruz. Yeni yapıların inşa süreci ve kentsel dönüşüm yanında mevcut binalarda yapılan yalıtım uygulamaları sektörün başlıca büyüme dinamiklerini oluşturuyor. Yalıtımın enerji verimliliği, güvenli ve konforlu bir yaşam üzerindeki rolü konusunda toplum bilincinin artması da sektörün büyümesine olumlu yönde yansıyor. Ancak son zamanlarda kentsel dönüşüm ile mevcut binaların yenilenmesi amaçlı yavaşlayan talep dikkate alındığında deprem sonucu oluşan barınma ihtiyacının karşılanmasına yönelik olarak yürütülen deprem konutlarının inşasının, 2023’te olduğu gibi 2024’te de yalıtım sektörünün itici gücü olmaya devam ettiğini söylemek mümkün. Yalıtım sektörü; ısı, su, ses ve yangın yalıtımı olmak üzere dört ana başlıkta hizmet veriyor. Isı yalıtımının genel sektör içindeki pazar payı daha fazla büyüyor. Dünyada gelişmiş ülkeler daha büyük pazar kapasitesine sahip. AB’deki kişi başı ısı yalıtım malzemesi tüketimi ülkemizin 2.5-3 kat üstünde. Enerji limitlerimizi ve U değerlerimizi gelişmiş ülkeler seviyesine getirmemiz gerekiyor. Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları Standardı TS 825 revizyonu bu noktada çok büyük önem taşıyor. Bu da 2025’te ülkemiz ve sektörümüz için önemli gelişmelerden biri. Yine kentsel dönüşüm sürecinde meydana gelebilecek hızlanma sektörümüzü pozitif etkileyecek faktörlerden bir tanesi olacaktır. Yalıtım uygulamalarının yaygınlaştırılması bireylerin yaşam konforunu artırdığı gibi ülkemizin enerji faturasını düşürecek ve Türkiye’nin 2053 yılı net sıfır hedeflerini destekleyecektir.<br />
<br />
<strong>﻿Lojistik hub olma potansiyeliyle dikkat çeken Türkiye lojistik, taşıma ve depolama sektörü hızla büyüyor</strong><br />
<strong>﻿BİLGEHAN ENGİN<br />
UTİKAD (Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı</strong><br />
Küresel ticaretteki sunduğu alternatif rotaları ile her geçen gün Türkiye lojistik sektörü yerini daha da sağlamlaştırdı. Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada dünya tedarik zincirleriyle alakalı koyabileceği herhangi bir hedefe ulaşamaması neredeyse imkansız. Ülkemizin dinamik bir lojistik sektörüne sahip olması, bölgedeki en önemli lojistik merkezlerinden ve transit ülkelerinden birisi olma potansiyelini öne çıkarıyor. Lojistik hub olma potansiyelimizi en iyi şekilde kullanabilmek için hız, maliyet avantajı ve güvenilirlik sağlayabilecek bir ulaştırma ağına ihtiyaç bulunuyor. Limanların demiryolu bağlantılarının yapılması, doğu-batı yönünde demiryoluyla kesintisiz yük taşımacılığının yapılması öncelikli olarak hayata geçirilmesi gereken projeler arasında olmalı. Ülkemizin bir transit hub olması yolundaki çalışmalarını destekliyoruz.<br />
Lojistik depo veya depolama, belirli bir noktadan alınan ürün ve yüklerin teslim alınarak bir süre muhafaza edilmesi ve daha sonra istenilen noktalara aktarılmak üzere hazırlanması işlemidir. Kullanılan depolar, ürünlerin ne kadar süre muhafaza edileceğine bağlı olarak belirlenir. Depolardaki doluluk oranlarının, lojistik ve tedarik zinciri yönetiminde oluşturduğu çeşitli zorluklar hem operasyonel hem de stratejik seviyede etkiler doğurabilir, depo alanının yetersizliği tedarik zinciri boyunca tüm işlemleri yavaşlatacağı gibi sevkiyatlarda gecikmelere de yol açabilir. Depo dolulukları depolama maliyetlerini artıracağından maliyetlerde yukarı yönlü değişkenlikleri doğuracaktır. Üretici veya perakendeci firmaların stoklarını şişirerek özellikle bozulabilir ürünlerde ciddi kayıplara neden olabilecektir. Hızlı ve seri sevkiyat yapılamayacak ve bu nedenle müşteri memnuniyetsizliği riski artacaktır. Acil durumlarda ve hızlı sevkiyatlarda reaksiyon kabiliyetinizi ciddi manada düşürecektir. Envanter ve stok takibinde hatalara yol açacağı gibi nakliyat süreçlerini de yavaşlatacak ve tedarik zincirinde ciddi tıkanmalara yol açacaktır. Bu zorluklar, maliyet artışından sevkiyat gecikmelerine kadar geniş bir yelpazede olumsuz etkiler yaratıyor, işletmelerin bu durumu etkin yönetmesi, esnek ve sürdürülebilir bir tedarik zinciri oluşturmak açısından kritik öneme sahip. Depolama maliyetlerinin artması kaynaklı ürünlerin toplam maliyetlerinde değişiklik olacağından maliyet bazlı bir fiyatlama stratejisini ortaya çıkaracaktır. Düşük kâr marjlı sektörlerde ciddi kayıplara neden olacaktır. Bu tip durumlarda stok ürünü azaltmak alternatif taşıma modelleri ile talebe göre arz oluşturma sektörlerin en çok uyguladıkları yöntemdir.<br />
Türkiye’de lojistik, taşıma ve depolama sektörü son zamanlarda gündemde. Depolama tesislerindeki doluluk oranları kritik seviyelere ulaştığı bilgisi sıkça ifade ediliyor. Bu bilgi doğru, bir dönem kritik seviyelere ulaşıldı ancak 2024 Şubat ayı itibarıyla kritik seviyelerin altında seyrediyor. Geçtiğimiz birkaç yılda %100’ü bulan doluluk oranları şu an %80-90’lar da denilebilir. Antrepo tesislerindeki doluluk oranları ekonomik dengeleri de etkiliyor.<br />
<br />
<strong>﻿“Yeşil dönüşüm bir görev”</strong><br />
<strong>﻿HAMDİ ERÇELİK</strong><br />
<strong>TÜRKLİM Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Erçelik</strong><br />
Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM) tarafından 5.’si düzenlenen ‘Geleceğin Limanları Çalıştayı’ndaki açılış konuşmasında TÜRKLİM Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Erçelik, Türkiye limancılık sektörünün hedeflerine ulaşabilmesi için verimlilik ve güvenlik konularında yapılan dijital yatırımların önemini vurguladı. 2023’te Türkiye limanlarında 525 milyon ton elleçleme gerçekleştirildiğini ve 2050 yılında bu rakamın iki katına çıkmasının öngörüldüğünü belirten Erçelik, bu kapsamda entegre sistemlerin ve teknolojik altyapının oluşturulmasının sektöre büyük katkı sağlayacağını ifade etti. Limanların yalnızca kendi emisyonlarını değil, bağlantılı tüm taşıma ağlarının karbon ayak izini azaltmayı hedeflediklerini kaydeden Erçelik, yeşil dönüşümün bir “görev” olduğunu ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmanın herkesin sorumluluğu olduğunu ifade etti.<br />
<br />
<strong>﻿Makine ihracatı 2.8. milyar dolar gerçekleşti</strong><br />
﻿3 binden fazla işletmeyi temsil eden 34 sektörel derneğin çatı kuruluşu Türkiye Makina Federasyonu (MAKFED) tarafından bu yıl 4. kez düzenlenen Makine Zirvesi’nde konuşan MAKFED Başkanı Adnan Dalgakıran, “Türkiye Makine ve Teçhizat Yatırımlarının 2024’ün 2. çeyreğinde %5.6 küçüldüğü dönemde Avrupa’da da benzer daralma olmasına karşın tüm gücümüzle ihracata tutunmaya çalışıyoruz. 12 aylık ihracatımız 28.2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Buna karşın makine ithalatının son 12 aylık dönemde %2.7 artarak 45.1 milyar dolara çıkması düşündürücü” dedi. Dalgakıran, şunları ifade etti: “Piyasa gözetimi ve denetiminin etkin olmaması haksız rekabete neden oluyor . Ölçek ekonomisi gelişemiyor. Bunun için kuralların etkin şekilde uygulanması gerekiyor. Üzerinde CE işareti olmasına karşın ithal ve yerli makinelerde verimsiz elektrik motorlarının olduğunu görüyoruz. MAKFED çatısı altında 34 derneğimiz teknik bilgileri ile ilgili kurumlarımıza desteğe hazır. Gerektiğinde test ve muayene alt yapısının geliştirilmesine de destek olabiliriz. Rakiplerimizle ülkemizde ve küresel arenada rekabetçi olabilmek için alıcı finansmanı mekanizmasını geliştirmeliyiz. Yatırım yerini de artık maaliyet kalemleri arasında alt sıralara itmeliyiz”<br />
TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) Başkan Vekili ve MAİB (Makine İhracatçıları Birliği) Başkanı Kutlu Karavelioğlu, zorlu bir süreçten geçildiğini, Türkiye’de üretimin düştüğü, ölçeklerin küçüldüğü, maliyet yapısının bozulduğu dönemlerin hep olduğunu hatırlatarak, üretimin yerini ithalatın bu kadar hızlı aldığı dönemin yok gibi olduğunu kaydetti: “Sene sonuna gelindiğinde ihracatımızın düşmediğini, arttığını ve bunu mallarımızın ucuzlamasıyla sağladığımızı hep birlikte göreceğiz, ara malı ve hammadde ithalatının düşmekte oluşu bunun öncü göstergesidir.” Makine imalatının ayrışan bir sektör olacağını ifade eden Kutlu Karavelioğlu, “Makinalar pahalanmakta, ihraç edilen makinaların miktarı azalmakta ihracatı da düşmektedir. Tuhaf bulacaksınız ama ana sebep yerlilik/mühendislik oranının yüksekliğidir” diye konuştu. Asıl riskin tedarik zincirlerine dünya ortalamalarının üzerinde mal veren yan sanayiler üzerinden oluştuğunu anlatan Karavelioğlu, “250 milyar Euro’dan fazla makine imal eden Almanya’da makine üretimi %8 düştü diyerek Türkiye’deki gerilemenin %7.6 olmasına sevinilemeyeceğini” vurguladı. Karavelioğlu, AB rekabetçiliğinin hızla kaybedildiğine dair çok veri olduğunu söyledi<br />
<br />
<strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Enerjide tam bağımsız Türkiye hedefliyoruz”</strong><br />
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın himayesinde İstanbul Kongre Merkezi’nde “Ortak Gelecek Ortak Hedefler” mottosuyla düzenlenen ve yurtdışından çok sayıda bakanın yer aldığı İstanbul Energy Forum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılışı konuşmasıyla başladı. Enerjinin, ulaştırma ve haberleşme ile birlikte kalkınmanın lokomotifi, sanayileşme ve gelişmenin temel şartı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerji politikalarını tabiata zarar vermeden enerji arz güvenliğinin sağlanması üzerine bina ettiklerini söyledi. 2023’te Türkiye’nin enerji faturasının 70 milyar dolar olduğunu kaydeden Erdoğan, madenden petrol ve doğal gaza, rüzgârdan güneş enerjisine kadar her başlıkta Türkiye’nin potansiyelinden en üst düzeyde istifade etmenin çabasında olduklarını ve enerjide tam bağımsız Türkiye hedeflediklerini anlattı.<br />
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, enerji politikasını, bir taraftan arz güvenliğini sağlarken dışa bağımlılığı düşürmeye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşmak çerçevesinde şekillendirdiklerini söyledi. 2016’da Milli Enerji ve Maden Politikası’nı hayata geçirdiklerini anımsatan Bakan Bayraktar, “Bugün itibariyle hane halkımızın %20’sinin gaz ihtiyacını yerli üretimle karşılıyoruz, Son 7 yılda özellikle Gabar’daki keşifle birlikte petrol üretimimizi de 3 katına çıkardık” dedi.<br />
<br />
<strong>﻿“Yenilenebilir enerjide 100 milyar doları bulacak önemli bir yatırım alanı var”</strong><br />
﻿Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen 6. Türk-Alman Enerji Forumu’nda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’de yenilenebilir enerjide 100 milyar doları bulacak önemli bir yatırım alanı bulunduğuna işaret etti: “Türkiye bugün rüzgâr ve güneşte 31 bin megavatı bulmuş durumda. Yenilenebilir enerjide 2035 yol haritasını açıkladık. Bu gücü, 2035’te rüzgâr ve güneşte 120 bin megavata ulaştıracağız. Ekonominin omurgası olan iletim altyapısını çok güçlü hale getirmek için çalışıyoruz. Türkiye’nin artık iletim 2.0’a, yani yeni bir iletim mantalitesine geçmesi gerekiyor. Türkiye’nin 15 bin kilometre HVDC hatta ihtiyacı var. Bu alanda 28 milyar dolarlık bir yatırım planlıyoruz. Avrupa ile enterkonneksiyon kapasitesini 3 katına çıkarmayı hedefliyoruz. Tüm bunları yaptığımızda Türkiye 2035’e geldiğinde elektriğinin %77’sini yerli ve yenilenebilir kaynaklardan sağlayacak hale gelecek. Yenilenebilirde önümüzde çok önemli bir süreç var. 100 milyar doları bulacak önemli bir yatırım alanı var. Projelerimiz var. Türkiye, doğal gazda altyapıya büyük yatırım yaptı, tedarik portföyünü çeşitlendirdi, mevcut potansiyelle Balkanlar’ın ve Orta Avrupa’nın arz güvenliğine katkı yapabilecek<br />
<br />
<strong>﻿Türkiye’de dijital bankacılık hızla gelişiyor</strong><br />
﻿KPMG Türkiye’nin “Bankacılık Sektöre Bakış-2024” raporuna göre geçen yıl sektörün aktif toplamı 23.5 trilyon TL olurken mevduat 14.9 trilyon TL’ye ulaştı. Bu hacim, tarihi bir zirveye işaret etti. Rapor’a göre; Ağustos 2023’e kadar gerçekleşen Kur Korumalı mevduat faiz ödemeleri, parasal genişlemeye sebep olarak hacimdeki artışı destekledi. Yılın ikinci yarısında ise parasal sıkılaştırma ve makro ihtiyati çerçevede sadeleşme kapsamında atılan adımların etkisiyle kur korumalı mevduat hacminde düşüş gerçekleşti. Sektörün toplam net kârı ise %43.8 artarak 620.5 milyar TL oldu. 2023 yılının net kâr toplamının banka türlerine göre dağılımında yerli özel bankalar %39.4’le en yüksek payı aldı. Yerli özel bankaları, %34’le yabancı bankalar, %26.6 oranla kamu bankaları izledi. Toplam kârın %84.8’i mevduat bankaları, %8.6’sı katılım ve %6.6’sı kalkınma-yatırım bankalarından geldi. Sektörün toplam öz kaynakları ise 2.2 trilyon TL’ye ulaştı. 2023 yıl sonu itibarıyla sektörün takipteki alacak hacmi 191.9 milyar TL olurken, menkul kıymetler hacmi hızlı bir artışla 3.97 trilyon TL’ye ulaştı.<br />
Rapor’da Türkiye Bankalar Birliği (TBB) verilerine göre; 2022’de  Türkiye’de 58 olan banka sayısı 2023 yıl sonunda 63’e ulaştı. Bunların 34 tanesi mevduat bankası, 1 tanesi TMSF’ye devredilen banka, 20 tanesi kalkınma ve yatırım bankası, 9 tanesi ise katılım bankası oldu. Ancak, dijitalleşme ve müşteri tercihlerindeki değişimlere paralel olarak şube sayısındaki düşüş trendi Aralık 2023’e kadar devam etti. Mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının 2022’de 9.661 olan şube sayısı, 2023’te 164 adet azalarak 9.497 seviyesine düştü.<br />
Önemli miktarda kredi büyümesinin yaşandığı son iki yılda, sektörün kredi hacmi 2023’te 11.7 trilyon TL’ye yaklaştı. Sektörde yıllık kredi büyümesi 2022’de %54.7 olurken 2023 yıl sonunda %54 hesaplandı. Aynı dönemde tüketici kredileri 2.7 trilyon TL’ye ulaşırken hacimdeki büyümenin ticari krediler sayesinde gerçekleştiği görüldü. Döviz piyasasındaki oynaklık ve olumsuz beklentiler, ticari kredi kullananları yerli para cinsinden kredi kullanmaya yöneltti. Bu nedenle ticari kredi hacminin yarısından fazlası yerli para cinsinden gerçekleşti. Kredilerin alt kalemlerine bakıldığında ise 2023 yıl sonu itibarıyla tüketici kredilerinin toplam içinden aldığı pay %20.3’ten %23.1’e yükseldi. Tüketici kredilerinin de alt kalemlerinde ihtiyaç ve taşıt kredilerinin paylarını koruduğu ve kredi kartı kaleminin arttığı göze çarptı. Konut fiyatlarında yıl genelinde yaşanan artışlar ve kredi faiz oranlarındaki yükselişler sebebiyle konut kredilerinin büyüme oranının diğer tüketici kredisi enstrümanlarının altında kaldığı görülse de toplam hacim 400 milyar TL eşiğini aştı. BDDK tarafından alınan kararlar sayesinde takipteki alacakların oranı ise 2023’te gerilemeye devam ederek %1.6 gerçekleşti. Bu oran son beş yılın en düşük oranı oldu. Bankaların kaynakları içinde en büyük fon kaynağı durumundaki mevduat 2023 sonunda 2022 sonuna göre %67 artışla 13.8 trilyon TL oldu. Sektörün mevduat tabanı 2023 yıl sonunda 13 trilyon TL’yi geçti. Toplam mevduat pastası içinde yabancı para ve yabancı paraya endeksli olan kıymetli madenler mevduatının payı 2022 yıl sonuna kıyasla %5.9 azalarak 2023 yıl sonu itibarıyla %37.7 oldu. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de dijital bankacılık hızla gelişiyor. Rapordaki TBB verilerine göre 2023’te aktif dijital bankacılık müşteri sayısı geçen yıla göre 16 milyon 198 bin kişi artarak 110 milyon 588 bin kişiye ulaştı. Bu müşterilerin 1 milyon 802 bin kişisi sadece “internet bankacılığı” işlemi yaparken, 98 milyon 543 bin kişisi sadece “mobil bankacılık” işlemi yaptı. Hem internet hem mobil bankacılık işlemi yapan kullanıcı sayısı ise 10 milyon 243 bin kişiye ulaştı. Bu nedenle, giderek şube bankacılığı yerini dijital bankacılığa bırakmaya başladı.<br />
<br />
<strong>﻿Banka dışı finans sektörünün işlem hacim %69 büyüyerek 1.3 trilyon seviyesine ulaştı</strong><br />
﻿Finansal Kurumlar Birliği (FKB); Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman, Varlık Yönetim ve Tasarruf Finansman Şirketleri’nin 2024 yılı 3. çeyreği itibarıyla 9 aylık konsolide verilerini açıkladı. FKB’nin temsil ettiği beş sektörün 2024 yılı 9 aylık konsolide verilerine göre; işlem hacmi 1.355 trilyon TL, aktif toplamı 843.5 milyar TL, özkaynak büyüklüğü 163.9 milyar TL, müşteri sayısı ise 6 milyon gerçekleşti. Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı, “Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman, Varlık Yönetim ve Tasarruf Finansman şirketlerimiz, 2024’ün ilk 9 ayında kaydettikleri güçlü büyüme oranlarıyla ülke ekonomisine değer katmaya devam ediyor. Bugün bünyemizde yer alan 123 şirket ve 14 bin 241 çalışanımızla, kamu otoritesinden sektörümüzün önünü açacak kritik yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesini bekliyoruz. Birlik olarak hedefimiz, sektörlerimizin finans ekosistemi içindeki payını, gelişmiş ekonomilerdeki seviyelere çıkarmaktır. Bankacılık dışı finans sektörü şirketlerinin, geçen yılın aynı dönemine göre; işlem hacminin %69, aktif büyüklüğünün %47, özkaynaklarının ise yaklaşık %73 büyüdüğünü görmekteyiz.”<br />
<br />
<strong>﻿Sigorta sektörü 2030'da 44.3 milyar dolarlık prim üretimi hedefliyor</strong><br />
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Uğur Gülen, 2023’te sektörün 22 milyar dolarlık prim üretimi yaptığını belirterek, “Sigorta sektörü olarak, 2030 yılında prim üretimini iki kat artırarak 44.3 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz” dedi. Gülen, prim üretiminin 9 ayda 570 milyar liraya ulaştığını, 2023 sonundan bu yana %18’lik bir büyümenin yakalandığını, yıl sonunda 834 milyar liralık prim üretiminin hedeflendiğini anlattı: “Son çeyrekte güçlü bir prim büyümesi bekliyoruz ki genelde de sigorta sektörünün son çeyreği özellikle yenilemelerin gelmesiyle hızlı bir büyüme gösterir. Bireysel emeklilik sistemindeki (BES) fon büyüklüğü 1.1 trilyon liraya ulaşırken, katılımcı sayısı 17 milyona yükseldi. Sektörün de ekonomiye sağladığı fon büyüklüğü 1.5 trilyona ulaşmış durumda. BES tarafına bakarsak aslında hem fon büyüklüğü büyüyor hem katılımcı sayısı artıyor. Tamamlayıcı emeklilik sistemi (TES) ile birlikte çok büyük bir hızlanma bekliyoruz. Yılın 9 ayında, geçen yılın aynı dönemine göre trafik sigortaları %81, kasko %33, sağlık %98, doğal afet sigortaları %105’lik büyüme gösterdi. Türkiye, 2023’te dünyada sigortacılık sıralamasında 22 milyar dolarlık prim üretimiyle 30. sırada yer aldı. Önümüzdeki dönemde ana temamız sektörü büyütmek. Sigortalının güven ve huzur içinde risk transferini yapabildiği, her türlü riskini teminat altına alabildiği, kolay ulaşılabilir bir sektör olunması ve sigortacılığın ekonomideki ağırlığının artırılması en önemli hedeflerimiz. Stratejimizin temelini de sektörümüz için önceliklendirdiğimiz sigortalılık oranlarının artırılması, deprem, sürdürülebilirlik ve eğitim konuları üzerine oluşturuyoruz.”<br />
<br />
<strong>﻿Telekomünikasyon sektörü 224.5 milyar TL büyüklüğe ulaştı</strong><br />
﻿Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER), telekomünikasyon sektörünün 2023 yılı performansı ve sektör düzenlemeleri üzerine hazırladığı kapsamlı değerlendirme raporuna göre; 2023 sonu itibariyle sektörde 466 şirket faaliyet gösteriyor. Elektronik haberleşme hizmetleri sektörünün 2023 yılı büyüklüğü 224.5 milyar TL belirlendi. Dolar bazında değerlendirildiğinde 2008’den itibaren sektörde dikkat çekecek seviyede bir büyüme olmadığı görülüyor. 2019’dan bu yana Dolar kurunda yaşanan artış nedeniyle Türkiye’de dolar bazında elektronik haberleşme gelirlerinde ciddi bir düşüş yaşandığı ve buna göre 2013’te 18.02 milyar dolar olan sektör büyüklüğü tam on yıl sonra 2023 yılı sonunda 9.33 milyar dolara geriledi. Mevcut büyük şirketlerle değer üretmeye çalışan alternatif telekkomünikasyon şirketlerinin pazar payları da raporda yer alıyor. Buna göre, TTNET’in iştiraki olduğu Türk Telekom’un içinde değerlendirildiği, Turkcell ve Vodafone’a ait olan ve sabit ses ve genişbant tarafında hizmet veren Superonline ve Vodafone Net’in payları çıkarıldığında, alternatif işletmecilerin 2023 yılı sonundaki gelirlerinin 21.2 milyar TL olduğu, pazar paylarının ise hala %9.4 gibi düşük bir seviyede olduğu görülüyor. Bu noktada, alternatif işletmecilerin rekabet hususunda daha fazla desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor. Rapora göre, 2023’te Türk Telekom’un 10.7 milyar TL, alternatif işletmecilerin ise 11.2 milyar TL yatırım yaptığı belirtiliyor. Alternatif işletmecilerin yüksek yatırım iştahına sahip olduğu ve engellerin kaldırılması durumunda daha büyük yatırımlar yapabilecekleri ifade ediliyor. 2012’den sonra Türk Telekom’un fiber uzunluk artış oranının yavaşladığı, 2009-2023’te Türk Telekom fiber şebekesinin %240.67 büyüdüğü alternatif işletmecilerin fiber şebekelerinin ise %631.17 büyüdüğü de raporda aktarılıyor. 2010’dan itibaren toplam ses trafiği içerisinde sabit ses trafiğinin çok ciddi oranda düşmeye başladı. 2022’de 90.6 milyon olan toplam genişbant abone sayısı 2023’te 93.3 milyona ulaştı. 2013’ten sonra fiber abone sayısındaki artış hızı ciddi ölçüde yavaşladı.<br />
TELKODER Başkanı Halil Nadir Teberci, “Telekomünikasyon sektörümüz ne kadar güçlü olursa Türkiyemiz de o kadar güçlü olacaktır. TELKODER olarak, sektörümüzün gelişmesine ve bu doğrultuda ülkemizin güçlenmesine katkı sağlamak üzere çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.</span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KAPAK</category>
      <guid>https://kobi-efor.com.tr/reel-ekonominin-rakipsiz-medyasikobiefor-ceyrek-asrini-kutluyor</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Dec 2024 00:00:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/images/haberler/2024/12/reel_ekonominin_rakipsiz_medyasikobiefor_ceyrek_asrini_kutluyor_h19965_dc31d.jpg" type="image/jpeg" length="55583"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[﻿Yeşil ve dijital dönüşen sanayi ivmeleniyor; TÜRKİYE, YEŞİL DEVRİM EKONOMİSİNİ SANAYİSİYLE BAŞLATTI]]></title>
      <link>https://kobi-efor.com.tr/yesil-ve-dijital-donusen-sanayi-ivmeleniyorturkiye-yesil-devrim-ekonomisini-sanayisiyle-baslatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kobi-efor.com.tr/yesil-ve-dijital-donusen-sanayi-ivmeleniyorturkiye-yesil-devrim-ekonomisini-sanayisiyle-baslatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İklim krizi, ekonomik kriz, çevresel bozulma, bölgesel savaşlar ve göçlerle sarsılan dünya ekonomisinin sürdürülebilirlik için çıkış noktası; dijital ve yeşil dönüşüm (ikiz dönüşüm) ile toplumsal dönüşüm. Küresel rekabette başarı ve sürdürülebilir kalkınmanın yolu, yeşil ve dijital dönüşen sanayiden geçiyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, her fırsatta, Türkiye’nin yeşil kalkınma devrimini başlattığını söylüyor. Türkiye Yeşil Sanayi Projesi ve Yeşil OSB’ler ise yeşil kalkınmanın temel taşları haline geliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Derinleşen iklim krizi ve ekonomik kriz, çevresel bozulma, bölgesel savaşlar ve göçlerle sarsılan dünya ekonomisinin sürdürülebilirlik için çıkış noktası; dijital ve yeşil dönüşüm (ikiz dönüşüm) ile toplumsal dönüşüm. Küresel rekabette başarı ve sürdürülebilir kalkınmanın yolu, yeşil ve dijital dönüşen sanayiden geçiyor. Ülkelerin ekonomik, sosyal ve çevresel kalkınmaları, refahı ve dünyanın sürdürülebilirliği için önemli bir yol haritası sunan dijital ve yeşil dönüşüm sürecine ilişkin birçok ülke, politikalar, çeşitli destek ve teşvik mekanizmaları geliştiriyor.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Dünya genelinde yeşil ve dijital dönüşüm, sadece bir çevre koruma meselesi değil, aynı zamanda ekonomik büyüme, sosyal refah ve gezegenin sürdürülebilirliği için de bir fırsat olarak görülüyor. Türkiye de yeşil ve dijital dönüşümü destekleyici politikalar, projeler, destek ve teşvik mekanizmaları geliştirerek küresel sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlamayı amaçlayan ülkeler arasında yer alıyor.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Çevresel sorunların çözümünde ilk adım; ‘yeşil sanayi’ye geçiş: ‘Yeşil Sanayi’ kavramı, geleneksel üretim anlayışından enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, düşük sera gazı emisyonu ve atıkların döngüsel ekonomi yaklaşımıyla geri kazanımını hedefleyen bir üretim modeline geçişi ifade ediyor. Çevresel sürdürülebilirlik ve doğal kaynakların korunmasının giderek daha fazla önem kazandığı günümüzde, yeşil sanayileşmeye yönelik farkındalık oluşturulması büyük bir gereklilik. Bu yaklaşım, çevre dostu ve sürdürülebilir üretim yöntemlerinin benimsenmesini teşvik ederken, iklim değişikliği ve diğer çevresel sorunlara karşı etkin çözümler sunma açısından kritik öneme sahip. Sanayi sektörünün çevresel sorunlara en   fazla neden olan alanlardan biri olması nedeniyle, bu sektörde çevreye duyarlı bir dönüşüm başlatılması, yeşil sanayiye geçişi ve dolayısıyla daha geniş çapta çevresel sorunların çözümünü destekleyecek ilk adım olarak görülüyor.</span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Dijitalleşme yeşil sanayiyi nasıl dönüştürür?</span></span></strong><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Uzmanlar sanayi üretimi ve diğer tüm binalardan salınan sera gazlarının önemli bir kısmının ısıtma ve soğutma sistemlerinden dolayısıyla enerjiden kaynaklandığına işaret ediyor. Bu da enerji tasarrufu, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerjiye geçişi ön plana çıkarıyor. Türkiye sanayisinin örgütlü üretim alanları olan Organize Sanayi Bölgeleri’nin (OSB’ler) yeşil dönüşüm sürecinde dijital dönüşümün de önemli bir rolü mevcut. Yapay Zeka (AI), Büyük Veri (Big Data), Nesnelerin İnterneti (IoT), akıllı sensörler, akıllı sayaçlar, uçtan uca bilgi işleme ve enerji yönetimi çözümlerinden oluşan kapsamlı ve entegre bir veri tabanlı kontrol ve izleme sistemi olan SCADA gibi altyapıları kullanan OSB’ler ve imalat sanayisi üretirken ve tüketirken yeşil ve dijital dönüşümün birlikte hayata geçirilmesi stratejik değerde. Yapay Zeka (AI), Makine Öğrenimi (ML), Derin Öğrenme (DL), İş Zekası (BI), Nesnelerin İnterneti (IoT), Endüstriyel Nesnelerin İnterneti (IIoT), OT / VT Teknolojileri (Otomatik Tanıma ve Veri Toplama Sistemleri), Büyük Veri (Big Data) ve Analitik, Bulut Bilişim (Cloud Computing) Teknolojileri, Sanal Gerçeklik (VR) ve Artırılmış Gerçeklik (AR) Teknolojileri, Giyilebilir Cihazlar, 3D Teknolojileri (3 Boyutlu Teknolojiler), 5G Teknolojileri, Dijital İkizler (Digital Twins), Simülasyon ve Modelleme Teknolojileri, Akıllı Cihazlar, Akıllı Platformlar, Dronelar, Endüstriyel Robotlar, Otonom Araçlar, RPA (Robotik Süreç Otomasyonu), Siber Güvenlik Teknolojileri, Hiper Otomasyon gibi yeni nesil teknolojiler, enerji verimliliği, çevre dostu teknolojilere geçiş ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmada kritik araçlar haline geliyor.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Dijitalleşme, yeşil sanayiyi akıllı üretim sistemleri, veri analitiği ve otomasyon yoluyla dönüştürerek enerji verimliliğini artırıyor, atıkları azaltıyor, kaynak kullanımını optimize ediyor, zaman ve maliyet tasarrufu sağlıyor, geri dönüşümü kolaylaştırıyor. Dijital çözümler, çevresel etkileri izlemeyi kolaylaştırırken; döngüsel ekonomi uygulamalarını destekliyor, sürdürülebilir üretim süreçlerine geçişi hızlandırıyor ve böylece ciddi bir rekabet avantajı sunuyor.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları: Dünyada yeşil ve dijital dönüşümü destekleyen birçok girişim ve stratejiyi geliştirenlerin başında Birleşmiş Milletler (BM) geliyor. Birleşmiş Milletler’in (BM) 17 maddeden oluşan Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, hem gelişmekte olan hem de gelişmiş ülkelerin yol haritası haline geldi. Bu hedeflerle birlikte enerji verimliliğini artırma, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ve döngüsel ekonomiye geçiş çalışmaları, özellikle dijitalleşmenin sürdürülebilirlik bağlamında artan önemi, yeşil dönüşüm hedeflerine ulaşılmasını destekleyen en önemli faktörlerden biri.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Avrupa Yeşil Mutabakatı (European Green Deal): Bu alanda Avrupa Birliği (AB) de iddialı hedefleriyle öne çıkıyor. AB, 11 Aralık 2019’da açıkladığı Avrupa Yeşil Mutabakatı (AYM-European Green Deal) ile 2030’a kadar karbon salınımını %50 azaltmayı, 2050 yılına kadar sıfır karbon salınımı ile iklim nötr bir kıta olmayı hedefliyor. Bu çerçevede karbon emisyonlarının azaltılması, yenilenebilir enerji yatırımları ve yeşil iş fırsatlarının artırılması ön plana çıkıyor. Uzmanlar, sanayiden finansmana, enerjiden ulaştırmaya ve binalardan tarıma uzanan bir dizi alanda AB politikalarında kapsamlı değişiklikler öngören Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın, ‘Tek Pazar’ın tesisinden bu yana AB’nin en büyük girişimlerinden birisi olduğunu ifade ediyor. AB bu dönüşüme 1 trilyon Euro bütçe ayırdı. Yaptırımlara uğramadan AB ile ticaret yapmak ve sürdürülebilir kalkınmak isteyen ülkeler, yeşil ve dijital dönüşümünü gerçekleştirmek zorunda.</span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Karbon vergisi geliyor</span></span></strong><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Fit for 55 Paketi ve SKDM: Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında; AB’nin iklim, enerji, arazi kullanımı, ulaşım ve vergilendirme politikalarının 2030’a kadar 1990’daki seviyesine kıyasla %55 emisyon azaltımı sağlanacak şekilde gözden geçirilmesi için “Fit for 55 (55’e Uyum)” mevzuat değişikliği paketi, Avrupa Komisyonu’nca 14 Temmuz 2021’de yayımlandı. Paketin uluslararası ticareti etkileyecek en önemli unsurlarından birisi, dünyada ilk kez uygulamaya konulacak olan Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması (SKDM).</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">1 Ekim 2023’te yürürlüğe giren SKDM, geçiş döneminin ardından 1 Ocak 2026’dan itibaren asıl uygulama dönemine girecek. SKDM ile AB’ye ihraç edilen ilk etapta demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen sektörlerindeki ürünlerin üretimindeki karbon emisyonları ve üretiminden kaynaklı (dolaylı) emisyonların raporlaması istenecek. 2026 itibarıyla ithal ürünlere gömülü emisyonlar için AB Emisyon Ticaret Sistemi’ndeki (ETS) haftalık karbon fiyatları dikkate alınarak, AB’de yetkilendirilmiş ithalatçılar tarafından karbon ücreti ödenmeye başlanacak. Çimento ve gübre sektörlerindeki dolaylı emisyonlar da ücretlendirmeye tabi olacak.</span></span><br />
<br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;"><strong>Döngüsel ekonomi ve çevresel sürdürülebilirlik</strong></span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın ana unsurlarından bir diğeri de ilgili tüm ürün mevzuatına etki edecek olan döngüsel ekonomi. Bu ana tema altında 2020’de sırasıyla; AB Yeni Sanayi Stratejisi ve Döngüsel Ekonomi Eylem Planı açıklandı. Böylece AB, hammadde temini aşamasından ürünlerin üretimi, tüketimi ve atık yönetimine dair döngüsel bir yaklaşımla yeni kurallar getirileceğini açıkladı, elektronik ve bilişim teknolojileri, piller ve araçlar, ambalaj, plastikler, tekstil, yapı ve inşaat, gıda, su ve besinler öncelikli sektörler olarak belirlendi.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Avrupa’nın iklim-nötr düzene geçişine yönelik siyasi taahhüdün hukuki açıdan bağlayıcı bir yükümlülüğe dönüştürülmesi amacıyla 2021’de Avrupa İklim Yasası kabul edildi.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Dijital ürün pasaportları geliyor: Gümrük Birliği kapsamında Türkiye’nin de uyum sağladığı ürün mevzuatında önemli değişiklikler getirecek olan ve 2022’de açıklanan Sürdürülebilir Ürün İnisiyatifi ile gıda, yem ve medikal ürünler haricinde tüm ürün grupları için sürdürülebilirliğin bir norm olarak belirlenmesi amaçlandı. Bu çerçevede açıklanan Yeni Eko-Tasarım Tüzüğü Taslağı ile ürünlerin daha dayanıklı, tamir edilebilir, karbon emisyonu düşük, zararlı kimyasallardan ari, geri dönüştürülebilir olmasına yönelik AB düzeyinde ortak kurallar belirlenmesi, bu doğrultuda ürünlerin AB piyasasına arzı için karşılaması gereken standartların sürdürülebilirlik ekseninde şekillendirilmesi, ürüne ilişkin söz konusu bilgilerin tüketici, piyasa gözetimi otoriteleri, geri dönüşüm sektörünce kolayca ulaşılabilir olmasını sağlamak üzere ürüne eşlik edecek “dijital ürün pasaportları” geliştirilmesi, zorunlu yeşil kamu alımları kriterleri getirilmesi amaçlandı.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Bu çerçevede, AB’nin Döngüsel Ekonomi Eylem Planı kapsamında öncelikli ürün gruplarından başlamak üzere tüm ürünlere yönelik mevzuat tasarıları hazırlaması öngörülüyor. İlk aşamada batarya, tekstil, yapı malzemeleri, ambalaj ve ambalaj atıklarına ilişkin mevzuat taslakları/stratejiler yayımlandı. AB tarafından 2023’te açıklanan Yeşil Mutabakat Sanayi Planı ile de sanayi sektörünün yeşil dönüşümü ve rekabet edebilirliği ve ekonominin dönüşümüne yönelik yatırımları sağlamak için bir politika çerçevesi çizildi. Planın, Avrupa Yeşil Mutabakatı, AB Sanayi Stratejisi ve özellikle Döngüsel Ekonomi Eylem Planı kapsamında sanayiyi dönüştürmeye yönelik sürdürülen çabaları tamamlaması öngörülüyor. AB’nin açıkladığı Atık Sevkiyatı Tüzüğü Taslağı ile AB bir taraftan üçüncü ülkelere kontrolsüz atık ihracatını kontrol altına almayı hedefliyor, diğer yandan AB içindeki mevcut atıkların bir kaynak olarak ekonomiye kazandırılması ve döngüsel ekonomi hedeflerinin desteklenmesini amaçlıyor.</span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">TÜRKİYE’DE YEŞİL KALKINMA DEVRİMİ BAŞLADI</span></span></strong><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Türkiye, yeşil dönüşüm ve dijitalleşme sürecinde aktif bir rol üstleniyor. 2053 Net Sıfır Emisyon hedefiyle iddiasını ortaya koyan ülkelerin başında gelen Türkiye, yeşil kalkınma devrimine başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu konudaki kararlılığını sık sık dile getirerek, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede öncü bir ülke olma hedefinin altını çiziyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadeledeki hedeflerinin, sürdürülebilir kalkınma ve yeşil dönüşüm çabalarının bir parçası olduğunu belirterek, Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması’na taraf olması ve 2053 yılına kadar karbon nötr olma hedefi belirlemesinin bu çabaların somut bir göstergesi olduğunu ifade ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 2053 vizyonunun ilk ve en kritik hedeflerinden birinin yeşil kalkınma devrimi olduğunu her fırsatta vurguluyor.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da bu süreçteki önemli açıklamalarında, yeşil dönüşümün sanayinin geleceği için kritik öneme sahip olduğunu söylüyor. Bu dönüşümde dijital teknolojilerin entegrasyonunun, sürdürülebilir büyüme için zorunlu olduğuna işaret eden Bakan Kacır, Türkiye’nin yeşil sanayi dönüşümüne yönelik atılımlarını desteklemek için TÜBİTAK ve KOSGEB gibi kurumlarla iş birliği içerisinde projeler geliştirdiklerini anlatıyor.</span></span><br />
<br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;"><strong>Türkiye’nin yeşil ve dijital dönüşüm adımları</strong></span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">SKDM, ETS ve Karbon Vergisi uygulamaları hayata geçtiğinde ihracatının yaklaşık %50’sinden fazlasını AB ülkelerine yapan Türkiye’nin sanayisi, ihracatı ve ekonomisi yeniden şekillenecek. Yeşil ve dijital dönüşüm, Türkiye’nin sürdürülebilir üretim ve düşük karbon salınımı gereksinimlerine uyum sağlaması, Avrupa pazarıyla entegrasyonunu sürdürebilmesi ve rekabet gücünü koruması için stratejik değerde. Dijitalleşme, sanayi verimliliğini artırarak üretim süreçlerini iyileştirirken; Türkiye’nin yeşil dönüşüme yönelik uyum sürecini hızlandıracak stratejik bir destek sağlıyor. Yeşil ve dijital dönüşüm adımları, Türkiye’nin ekonomik büyümesi, istihdam olanaklarının artırılması ve çevresel sürdürülebilirlik hedefleri açısından büyük bir potansiyele sahip.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Türkiye ve uluslararası iklim anlaşmaları: Ozon tabakasının korunmasına ilişkin Viyana Sözleşmesi ve Montreal Protokolü’nü Türkiye, 1991’de imzaladı. Ardından 1992’de kabul edilip, 1994’te yürürlüğe giren ve 194 tarafı bulunan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne (BMİDÇS), Türkiye 2004’te katıldı. 1997’de imzalanıp, 2005’te yürürlüğe giren Kyoto Protokolü’ne Türkiye, 2009’da taraf oldu. Türkiye, Paris Anlaşması’nı 2016’da, New York’ta 175 ülkeyle birlikte imzaladı. Paris Anlaşması, 2021’de Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylandı. Anlaşma onay belgesi, ulusal beyanla birlikte 2021’de BM Sekreteryası’na tevdi edildi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2053 yılı için Net Sıfır Emisyon Hedefi ilan edildi.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Türkiye’de Ticaret Bakanlığı 2021’de, 9 ana başlıkta toplam 32 hedef ve 81 eylemi içeren Yeşil Mutabakat Eylem Planı’nı yayımladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yeşil Mutabakat Çalışma Grubu’nun oluşturulduğunu da açıkladı. 8 bakanlığın katıldığı çalışma grubunun liderliğini Ticaret Bakanlığı üstleniyor. Yeşil Mutabakat Eylem Planı’nın uygulanmasını takip etmek, küresel politika gelişmeleri doğrultusunda çalışmaları yönlendirmek ve gerekli koordinasyonu sağlamak üzere; Ticaret Bakanlığı’nın ilgili Bakan Yardımcısı’nın başkanlığında Strateji ve Bütçe Başkan Yardımcısı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Çevre ve Şehircilik, Dışişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Hazine ve Maliye, Milli Eğitim, Sanayi ve Teknoloji, Tarım ve Orman, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlıklarının bakan yardımcılarının katılımıyla Yeşil Mutabakat Çalışma Grubu tesis edildi.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Türkiye’nin yeşil ve dijital dönüşüm adımlarının en dikkat çekicilerinden biri  ‘Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’ bir diğeri ise ‘Yeşil OSB’ler’ oldu.</span></span><br />
<br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;"><strong>TÜRKİYE YEŞİL SANAYİ PROJESİ</strong></span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Sürdürülebilirlik ilkesiyle şekillenen 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşmak için Türkiye, 2023’te sanayide yeşil dönüşüm kapsamında önemli bir girişim başlattı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, KOSGEB ve TÜBİTAK’ın aracılığı, Dünya Bankası’nın finansman desteğiyle hayata geçirilen 6 yıl sürecek 450 milyon dolar bütçeli ‘Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’ hayata geçirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın açıkladığı Proje ile işletmeler, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ilgili kuruluşları (25 milyon dolar) ve Proje Ortakları; KOSGEB (250 milyon dolar) ve TÜBİTAK (175 milyon dolar) tarafından desteklenecek. Proje ile Türkiye sanayisinin, daha sürdürülebilir, çevreci ve rekabetçi bir geleceğe doğru yönlendirilmesi amaçlanıyor.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Bakan Kacır, Türkiye Yeşil Sanayi Projesi ile birlikte ‘Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası’nı açıkladı.</span></span><br />
<br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;"><span style="color:#ff0000;"><strong>Yeşil Sanayi Destek Programı (KOSGEB)</strong></span></span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">KOSGEB’in yürüttüğü Yeşil Sanayi Destek Programı küçük ve orta ölçekli işletmelerin yeşil dönüşümünü verimli gerçekleştirmelerine katkı sağlamayı amaçlıyor.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Kimler başvurabilir?: Küçük veya orta ölçekli sanayi KOBİ’leri, 2+ yıllık işletmeler</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Proje konuları: Enerji verimliliği, su verimliliği, hammadde verimliliği, sürdürülebilir ve iklime dayalı atık geri dönüşümü, endüstriyel simbiyoz, döngüsel ekonomi.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Proje süresi: En az 8 ay ve en fazla 12 ay</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Son başvuru tarihi: 30 Kasım 2024</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Sanayi KOBİ’lerinin Güneş Enerjisi Yatırımlarının Desteklenmesi Proje Teklif Çağrısı</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Proje konusu: Güneş enerji sisteminin (GES) kurulması ve işletilmesi.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Destek üst limiti: 14.000.000 TL</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Destek Oranı: %60</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Destek Türü: Geri ödemeli.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Sanayide Temiz ve Döngüsel Ekonomi Proje Teklif Çağrısı</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Proje konuları: Enerji verimliliği, su verimliliği, hammadde verimliliği, sürdürülebilir ve iklime dayanıklı atık geri dönüşümü, endüstriyel simbiyoz, döngüsel ekonomi.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Destek üst limiti: 4.000.000 TL</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Destek oranı: %70</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Destek türü: Geri ödemeli.</span></span><br />
<br />
<span style="color:#ff0000;"><strong><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Yeşil Dönüşüm Odaklı Ar-Ge ve Yenilik İçin 175 Milyon Dolar (TÜBİTAK)</span></span></strong></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">TÜBİTAK tarafından verilen bu desteğin 3 bileşeni bulunuyor: Yeşil İnovasyon Teknoloji Mentörlük Desteği (20 milyar dolar), Sanayide Yeşil Dönüşüm Desteği (126.5 milyon dolar), SAYETM Yeşil Dönüşüm Desteği (25 milyon dolar).</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Kimler yararlanabiliyor? KOBİ’ler ve büyük firmalarla üniversiteler, araştırma altyapıları ve kamu araştırma merkezleri bu destekler aracılığıyla yeşil dönüşüm odaklı teknolojik çözümler geliştirecek.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Destek türü: Özel sektöre yönelik hibe ve faizsiz geri ödemeli (kredili) destek. Projelerde ortak olarak yer alacak araştırma kurumlarına hibe destek.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Yeşil İnovasyon Teknoloji Mentörlük Desteği</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Hedef kitle: KOBİ’ler</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Bütçe: 210 bin TL</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Destek süresi: (maks.) 6 ay.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">KOBİ’lerin çözüm ortaklarından alacağı hizmetin %90’ı TÜBİTAK tarafından hibe olarak verilecek.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Sanayide Yeşil Dönüşüm Desteği</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Hedef kitle: KOBİ, büyük ve ortaklı</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Bütçe: (maks.) mikro / küçük 7.5 milyon TL, orta 12 milyon TL, büyük 22.5 milyon TL.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Destek süresi: (maks.) 24 ay</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Faizsiz geri ödemeli finansman.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Destek oranı: Büyük %70, KOBİ’ler %80, Deprem Bölgesindeki KOBİ’ler %90.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Geri ödeme oranı: Büyük %50 (%30), KOBİ %40 (%20)- Proje bittikten 1 yıl sonra başlayacak.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Toplam geri ödeme süresi: 4 yıl.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">SAYEM Yeşil Dönüşüm Desteği</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Hedef kitle: Özel sektör öncülüğünde üniversite ve kamu işbirliğiyle ihtisaslaşmış Ar-Ge ve yenilik platformları.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Bütçe: (maks.) 300 milyon TL / Platform</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">• KOBİ 15 milyon TL, Büyük 60 milyon TL</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">• Araştırma Kurumları 10 milyon TL (hibe)</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Destek süresi: (maks.) 36 ay</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Destek oranı: Büyük %70, KOBİ’ler %80, Deprem Bölgesindeki KOBİ’ler %90.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Firmalara faizsiz geri ödemeli finansman.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Geri ödeme oranı: Büyük %50 (%30), KOBİ %40 (%20)-Proje bittikten 1 yıl sonra başlayacak.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Toplam geri ödeme süresi: 4 yıl.</span></span><br />
<br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;"><span style="color:#ff0000;"><strong>GÜNCEL ÇAĞRILAR</strong></span></span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Sanayi KOBİ’lerinin Güneş Enerjisi Yatırımlarının Desteklenmesi</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Son başvuru tarihi: 30 Kasım 2024</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Sanayide Temiz ve Döngüsel Ekonomi</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Son başvuru tarihi: 30 Kasım 2024</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">1831-Yeşil İnovasyon Teknoloji Mentörlük Çağrısı TÜBİTAK, KOBİ’lere yönelik bu hizmetin Çözüm Ortakları aracılığıyla verilmesini sağlayacak.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Başvuru aralığı: 16 Mayıs 2024-1 Ocak 2030</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Destek süresi: 6 ay</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Proje bütçesi üstü limiti: 210.000 TL</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">1707-Siparişe Dayalı Ar-Ge Projeleri İçin KOBİ Destekleme Çağrısı: (3. Çağrı Dönemi) Çağrıya KOBİ ve büyük ölçekli bir müşteri kuruluş ve en az bir tedarikçi kuruluş  başvurmalı ve tedarikçi kuruluş KOBİ ölçeğinde olmalı.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Çağrı kapanış tarihi: 30 Kasım 2024</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Proje bütçesi: En fazla 7500.000 TL</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Proje süresi: En fazla 24 ay.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">1701 BİGG Ortaklı Siparişe Dayalı Ar-Ge Projeleri İçin KOBİ Destekleme Çağrısı 2024-3</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">BİGG veya teknogirişim sermayesi almış tedarikçi kuruluşlar için üst limit 300.000 TL ve oran proje destek tutarının en fazla %10’u olacak şekilde genel gider desteği verilecek.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Çağrı kapanış tarihi: 30 Kasım 2024</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Proje bütçesi: En fazla 7500.000 TL</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Proje süresi: En fazla 24 ay.</span></span><br />
<br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;"><strong>Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası</strong></span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’nin Bakanlık ayağında da teknik yardım ve kapasite geliştirme faaliyetleri kapsamında 25 milyon dolarlık bir bütçeyi yöneteceklerini, bu doğrultuda Türkiye ekonomisi için oldukça kritik rol üstlenen 6 sektöre odaklanan ‘Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası’nı da açıkladı: “Yol haritamız kapsamında; demir-çelik, alüminyum, çimento, kimyasallar, plastik ve gübre sektörlerinde sanayi kuruluşlarımızın teknolojik ihtiyaçlarını tespit ettik. Çığır açıcı Ar-Ge ve yenilik temelli çözümler için tüm paydaşlarımızla birlikte 2026, 2030 ve 2035 yıllarına yönelik hedeflerimizi ortaya koyduk.”</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Ticaret Bakanlığı koordinasyonundaki Avrupa Yeşil Mutakabatı Eylem Planı kapsamında Türkiye’nin yeşil kalkınma hedeflerine ilişkin sanayi kuruluşlarının teknolojik ihtiyaçlarının belirlenmesi amacıyla Mart 2022’de, 13 kamu kurumu ve 27 özel sektör şemsiye temsilcilerinin katılımıyla ‘Teknolojik Dönüşüm/Gelişim İhtisas Çalışma Grubu’ kuruldu. Türkiye ekonomisi için kritik olan, lokomotif sektörlere üretim zincirlerinin ilk aşamalarına temel girdiler sağlayan ve karbon emisyonu açısından ön plana çıkan ‘demir-çelik, alüminyum, çimento, kimyasallar, plastik ve gübre’ sektörlerinde ‘Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası’ hazırlandı. 371 özel sektör temsilcisiyle kurulan sektörel odak gruplarda; demir çelik sektörü; Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD), alüminyum sektörü; Girişimci Alüminyum Sanayicileri ve İşadamları Derneği (GALSİAD), kimya sektörü; Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği (TKSD), plastik sektörü; Türkiye Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV), çimento sektörü; Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÜRKÇİMENTO), gübre sektörü Gübre İmalatçıları, İthalatçıları ve İhracatçıları Birliği (GÜİD) tarafından biraraya getirildi. 13 kamu kurumu, 371 özel sektör temsilcisi, 27 STK, 100 akademisyen ve araştırmacıyla hazırlanan Harita’da, Türkiye’nin yeşil üretime yönelik teknolojik yeteneğini üst seviyelere taşıyacak 31 teknolojik hedef, yeşil üretim teknolojilerinin yerli geliştirilmesine odaklanan 72 kritik ürün, 6 sektörde yeşil teknoloji üretimi ve istihdamı tetikleyecek 189 sektörel uygulama yer alıyor.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Türkiye, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilirlik: Türkiye sanayisinin yeşil ve dijital dönüşümüyle sürdürülebilir kalkınma hedefine ulaşmak için çevredostu üretim süreçleri, yenilenebilir enerji, enerji ve kaynak verimliliği, enerji tasarrufu, geri dönüşüm, atık yönetimi, karbon ayak izinin azaltılması, şirketlerin yeşil dönüşüm yol haritalarını hazırlamaları, döngüsel ekonomiye geçiş destekleniyor. Büyük ölçekli şirketlerden KOBİ’lere kadar her ölçekteki sanayi kuruluşunun Ar-Ge, Ür-Ge, inovasyon, tasarım, prototip geliştirme, standart geliştirmeyle yeni ürün veya süreç geliştirme faaliyetlerine, birçok kurum ve kuruluş aracılığıyla hibe, faizsiz geri ödemeli destekler ve teşvikler veriliyor. Küresel pazarda Türkiye sanayisine rekabet avantajı kazandıran yeşil ve dijital dönüşüm, sürdürülebilir kalkınmaya öncülük ediyor. Türkiye’nin uluslararası yeşil değer zincirlerine entegre olmasını sağlayacak yeşil ve dijital dönüşüm, temiz, güvenilir, sürdürülebilir enerjiye ulaşılmasını, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını yaygınlaştırılarak karbonsuzlaşma çabalarını destekleyecek.</span></span><br />
<br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;"><strong>Çevreye duyarlı ve sürdürülebilir üretim için Yeşil OSB’ler</strong></span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Endüstriler, verimliliği ve karlılığı en üst düzeye çıkarırken ekolojik ayak izlerini azaltmaya, çevre dostu teknolojilerle üretim yapmaya, yeşil ve dijital dönüşüme ve döngüsel ekonomiye geçişe odaklanıyor. Bu süreçte en dikkat çeken yenilikçi çözümlerden biri de Yeşil Organize Sanayi Bölgeleri (Yeşil OSB’ler).</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Yeşil OSB’ler, kaynak yönetimi ve atık azaltmadan enerji verimliliğine, iyi üretim uygulamalarından yenilenebilir enerji kullanımına kadar faaliyetlerin tüm yönlerine çevresel hususları entegre ediyor. Bu bölgelerde doğal çevre ile uyum içinde faaliyet gösteren işletmeler, ekonomik büyümeyi ve sürdürülebilir kalkınmayı destekliyor, sosyal refahı teşvik ediyor. Yeşil OSB’ler, ekonomik büyümeyi çevresel sürdürülebilirlik ile birleştirerek endüstriyel manzarada devrim yaratıyor. Uzmanlar, Yeşil OSB’lerin, gezegeni gelecek nesiller için koruyarak ekonomik refaha ulaşmanın mümkün olduğunu gösteren bir umut ışığı görevi gördüğünü söylüyor.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">İklim değişikliğini önlemek amacıyla 2016’da yürürlüğe giren Paris Anlaşması çerçevesinde Türkiye’nin sunduğu Ulusal Katkı Beyanı’nda, artıştan azaltım olacak şekilde %21 sera gazı emisyon azaltım hedefi taahhüdü verildi ve bu   hedef COP 27’de %41 olarak revize edildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bu çerçevede OSB’lere yönelik düzenlemeler içeren bir program ortaya koydu, Dünya Bankası ile birlikte Yeşil OSB ve Yeşil Endüstri Bölgesi Sertifikasyon Sistemi’ni oluşturdu. Sistem, Türkiye’deki sanayi bölgelerini, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda “Sürekli Gelişim” prensibi benimsenerek uluslararası standartlara ulaştırmayı amaçlıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Türk Standardları Enstitüsü (TSE) tarafından belirlenen 4 başlıktaki 40 farklı kriteri yerine getiren OSB’lere Yeşil OSB Sertifikası veriliyor.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Yeşil OSB Tasarım Sertifikası: Bütün bunların yanı sıra sanayinin yeşil dönüşüm, düşük karbonlu üretim ekosistemi ve döngüsel ekonomi uygulamalarına hazır olması amacıyla Yeşil OSB Tasarım Sertifikası oluşturuldu ve 01.01.2025 tarihinden sonra kurulan ve ilave alan tahsis edilen OSB’ler için Yeşil OSB Sertifikasyon sistemi zorunlu tutuldu. Yeşil OSB ve Yeşil Endüstri Bölgesi Sertifikasyon Sistemi projesi kapsamında uygunluk değerlendirmesi TSE tarafından gerçekleştiriliyor.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">404 OSB’den 9’u Yeşil OSB Sertifikası’na sahip: Türkiye’de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca sicil verilerek tüzel kişilik kazanan OSB sayısı 360’a ulaştı. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı 42 Tarıma Dayalı İhtisas OSB (TDİOSB) ile birlikte Türkiye’de toplam OSB sayısı 404’e ulaştı. 404 OSB’den yalnızca 9 OSB’nin Yeşil OSB Sertifikası mevcut.  OSB’lerin çatı kuruluşu OSBÜK’ün (Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu), Haziran 2024’teki 22 Oloğan Genel Kurulu’nda, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü ve TSE Başkanı Mahmut Sami Şahin tarafından, TSE’nin belirlediği 4 başlıktaki 40 farklı kriteri yerine getiren 9 OSB’ye Yeşil OSB Sertifikası verdi. ASO 2. OSB, Konya OSB, Makine İhtisas OSB, Kocaeli Gebze Güzeller OSB, Demirtaş OSB, Bursa OSB, Düzce 2. OSB, Başkent OSB ve Nilüfer OSB olmak üzere 9 OSB Yeşil OSB Sertifikası; Antalya OSB ise TS ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi Belgesi aldı.</span></span><br />
<br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;"><strong>Yeşil ve dijital dönüşen sanayi ve sürdürülebilirlik ilkeleri</strong></span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Yeşil ve dijital dönüşen sanayi, çevresel sürdürülebilirlik ilkesine dayanarak doğal kaynakların korunması, enerji verimliliğinin artırılması ve çevre dostu üretim süreçlerinin benimsenmesini amaçlıyor. Yeşil ve dijital dönüşen sanayinin temel ilkeleri şöyle:</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">• Enerji Verimliliği</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">• Yenilenebilir Enerjiler</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">• Atık Yönetimi ve Geri Dönüşüm</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">• Çevre Dostu Teknolojiler</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">• Sosyal Sorumluluk</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">• İnovasyon ve Araştırma</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">• Su Koruma ve Etkin Su Yönetimi</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">• Eğitim ve Farkındalık.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Nasıl yeşil ve dijital sanayi olunur?</span></span></strong><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">• Doğal kaynakların sürdürülebilir kullanılmasını hedefliyor. Bu, ormanların, su kaynaklarının, minerallerin ve diğer doğal kaynakların aşırı tüketimini önlüyor.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">• Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim ve enerji sistemlerini benimseyerek, sera gazı emisyonlarını azaltarak iklim değişikliğiyle mücadeleye katkıda bulunuyor.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">• Enerji verimliliğini artırarak işletmelerin enerji maliyetlerini düşürüyor. Bu, sürdürülebilirliği desteklerken aynı zamanda işletmelerin ekonomik performansını artırabiliyor.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">• Atık üretimini azaltmayı, geri dönüşümü teşvik etmeyi ve atıkları sürdürülebilir bir şekilde yönetmeyi amaçlıyor. Bu, çevre üzerindeki olumsuz etkileri en aza indiriyor.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">• Çevre dostu üretim teknolojilerini benimseyerek toksik maddelerin kullanımını azaltıyor ve doğal kaynakların daha etkili kullanımını sağlıyor.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">• Sürekli olarak çevre dostu teknolojileri geliştirmeye yönelik bir itici güçtür. Bu, yeşil inovasyonu teşvik ediyor ve rekabet avantajı sunuyor.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">• Sadece çevresel değil, aynı zamanda sosyal sorumluluk ilkelerine de odaklanıyor. Çalışan hakları, yerel topluluklarla işbirliği ve adil iş uygulamaları sosyal sürdürülebilirliğin bir parçası.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">• Doğayı koruma, biyoçeşitliliği sürdürme ve iklim değişikliğiyle mücadele gibi çevresel faydalar sağlıyor.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">• Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kullanımı, işletmeler için enerji ve maliyet tasarrufu sunuyor.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">• Sürdürülebilir teknolojilerin geliştirilmesini teşvik ederek inovasyonu artırıyor ve rekabet avantajı sağlıyor.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">• Sosyal sorumluluk ilkeleri, işçi haklarına saygı, adil ücret uygulamaları ve yerel topluluklara destek sağlayarak sosyal refahı artırıyor.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">• Doğal kaynakların sürdürülebilir kullanılmasını benimseyerek uzun vadeli sürdürülebilirliği destekliyor.</span></span><br />
<br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">﻿OSB’lerde İkiz Dönüşüm Seferberliği başladı OSBÜK, Türkiye İş Bankası ve Ekonomi Gazetesi iş birliği ile OSB’lerde İkiz Dönüşüm Buluşmaları, Konya OSB’de başladı.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">OSBÜK Yönetim Kurulu Başkanı Memiş Kütükcü, OSB’lerde ikiz dönüşüm seferberliği başlattıklarını açıkladı: “Hedefimiz; OSB’lerimizi Türk sanayisinin dijital dönüşüm ve yeşil dönüşümü kapsayan ikiz dönüşümünde öncü haline getirmek.” Kütükcü, OSBÜK olarak sanayi üretiminin %45’inin gerçekleştiren 81 ildeki 404 OSB’nin ve 2 milyon 600 bin kişiye doğrudan istihdam sağlayan 67 bin fabrikanın dünyadaki yeni döneme adapte olmalarına katkı sağlamak için OSBÜK bünyesindeki İhtisas Kurulları’nı çalıştırdıklarını, kurdukları OSBÜK Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Merkezi’nde OSB’lerin ikiz dönüşümüne rehberlik ettiklerini, ayrıca OSB’lerin dijital dönüşümüne rehberlik edecek 2 bin Dijital Elçi yetiştirdiklerini anlattı.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Kütükcü, OSBÜK ile Türkiye İş Bankası arasında imzalanan protokolle başlatılan OSB’lerde İkiz Dönüşüm Programı’nın OSB’lerin yeşil ve dijital dönüşümüne önemli katkılarda bulunacağını kaydetti: “Türkiye’de üretimi ve OSB’leri destekleyen herkes kazanır. Çünkü, Türkiye üretimle ve ihracatla büyüme rotasını seçmiş bir ülke. Türkiye’nin üreten gücü OSB’ler olarak hedefimiz, Cumhuriyetin ilk yüzyılında olduğu gibi, ikinci yüzyılında da Türk sanayisine lokomotiflik yapma vizyonumuzu geliştirerek sürdürmek. Bu hedefe ulaşmak için üretim dostu olmaya devam edeceğiz.”</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">“Küresel pazarda söz sahibi olmak ancak OSB’lerin güçlenmesiyle mümkün”: İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, Türkiye'nin en büyük 1000 sanayi kuruluşunun 600’den fazlasının OSB’lerde yer aldığını, ihracatta katma değeri yüksek ürünler üretmenin, inovasyonu teşvik etmenin, küresel pazarda söz sahibi olmanın ancak OSB’lerin güçlenmesiyle mümkün olabileceğini söyledi: “Tüm sektörlerde olduğu gibi OSB’lerde de dijital dönüşüm bir zorunluluk. Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum için sanayi kuruluşlarının yeşil dönüşümü iş modellerine entegre etmesi gerekiyor. Karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda 2026’ya kadar sürdürülebilir finansman alanına yönelik 300 milyar TL kaynakla yeşil dönüşüme katkı sağlamayı taahhüt ettik. İş Bankası için KOBİ’lerin ikiz dönüşümü stratejik bir alan. Şubat’ta MEXT Teknoloji Merkezi iş birliğiyle ‘100 KOBİ’nin İkiz Dönüşüm Yolculuğu projemizi hayata geçirdik. OSBÜK ile imzaladığımız protokolle de OSB’lerde faaliyet gösteren işletmelerin yeşil ve dijital dönüşüm projelerine destek sağlamayı, OSB’lere ihracat kredileri, teminat mektubu, ticari kredi kartı gibi finansman ihtiyaçlarının yanı sıra sigorta ve vergi ödemeleri alanlarındaki ürün ve hizmetlerle katkı sunmayı amaçlıyoruz.”</span></span><br />
<br />
<strong><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">“Türkiye Yeşil Fonu </span></span></strong><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;"><strong>400 milyon doların üzerine çıkacak”</strong><br />
Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Genel Müdürü Murat Bilgiç, “Dünya Bankası ile Aralık 2023’te imzalarını attığımız Türkiye Yeşil Fonumuz, dünyada krediyle finanse edilerek kurulan ilk girişim sermayesi yatırım fonu olma özelliğini taşıyor. İlk etapta, 155 milyon dolarlık bir fon olarak kurduğumuz bu özel fonun çarpan etkisiyle 400 milyon doların üstüne çıkmasını öngörüyoruz. Halihazırda kuruluşunda son aşamaya geldiğimiz Türkiye Yeşil Fonumuz ile sermaye girişi yoluyla da kaynak temin ederek bu kaynağı ülkemizdeki nitelikli yatırımcılarla buluşturacağız” açıklamasını yaptı.</span></span><br />
<br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;"><strong>﻿Türk sanayisinin ikiz dönüşümü için stratejik işbirliği</strong></span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">“İkiz Dönüşüm: Türkiye ve Avrupa Birliği Arasındaki Stratejik Fırsatlar” etkinliği, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu işbirliğinde MESS Teknoloji Merkezi MEXT'te düzenlendi. Dijital ve yeşil dönüşüm (ikiz dönüşüm) alanında AB ile iş birliği ve sinerji olanaklarının değerlendirildiği toplantıya, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve AB Türkiye Delegasyonu temsilcileri ile AB üyesi ülkelerin Türkiye’de yerleşik Büyükelçi Yardımcıları, Konsolosları, Konsolos Yardımcıları, Ticari Ataşeleri ve Bilim ve Teknoloji uzmanları ve MESS ekosistemindeki firma temsilcileri katıldı.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">“İkiz dönüşüm, Türkiye ve AB olarak ortak hedefimizdir”: T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Halit Hatip, şunları söyledi: “İkiz dönüşüm, Türkiye ve AB olarak daha sürdürülebilir ve verimli bir gelecek için ortak hedefimizdir. Bu hedef doğrultusunda Dijital Dönüşüm Destek Programı, Yeşil Dönüşüm Destek Programı, Türkiye Yeşil Sanayi Projesi, Türkiye Yeşil OSB Projesi gibi çok sayıda ikiz dönüşümü destekleyen program ve projeyi hayata geçirdik. Model Fabrikalar, İnovasyon Merkezleri ve Dijital Dönüşüm Merkezlerine bugüne kadar 1.2 milyar TL üzerinde dijital dönüşüm yatırımı yaptık. IPA Rekabetçi Sektörler Programımızda AB ile birlikte 2007’den günümüze, imalat sanayi, Ar-Ge, teknoloji transferi ve yenilik alanlarında geliştirilen projelere 760 milyon Avro’luk hibe desteği sağladık. Beyaz eşyadan, tekstile, makinadan otomotive birçok spesifik sektörde 50 milyon Avroluk yatırım yaparak son teknolojiye sahip 6 tane Dijital Dönüşüm Merkezini hayata geçirdik. Dijital Avrupa Programı’nda Avrupa Komisyonu’nca açılan çağrıda başarılı olan, aralarında MEXT’in de bulunduğu 5 ADİM (Avrupa Dijital İnovasyon Merkezi) konsorsiyumumuz, toplam 9 Milyon Avro’luk bir yatırım hacmiyle 2025 başında faal hale gelerek firmaların ve kamu kurumlarının ikiz dönüşümüne önemli ölçüde katkı sağlayacak.”</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">İkiz dönüşüme AB desteği devam edecek: Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Jurgis Vilčinskas, “AB, Türkiye’yi ve Türk işletmelerini ikiz dijital ve yeşil dönüşüm yolculuklarında desteklemiştir ve desteklemeye devam edecektir. Türkiye AB’nin beşinci en büyük ticaret ortağı haline gelmiştir. AB, Türkiye'deki en büyük yatırımcı olmaya devam etmektedir. ” diye konuştu.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Yapay zeka odağıyla ikiz dönüşüm:  MEXT Genel Müdürü Efe Erdem, “MEXT liderliğinde oluşturulan ‘AI EDIH Türkiye’ Konsorsiyumu ile Dijital Avrupa Programı bünyesindeki Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri (ADİM/ EDIH) ağına katılmaya hak kazandık. AI EDIH Türkiye olarak, yapay zekâ odağı ile Türkiye’nin dijital ve yeşil dönüşümünde öncü olacağız” dedi.<br />
<br />
<strong>Veri Bilimi ve Yapay Zeka Kongresi’nde dijital ikiz şovu</strong></span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Yapay zeka çağında bir ilk Türk İstatistik Derneği’nin 12. Uluslar arası Veri Bilimi ve İstatistik Kongresi’nde yaşandı.  Kongrenin açılış konuşmasını Türk İstatistik Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Turhan Menteş’in Dijital İkizi yaptı. Prof.Dr. Menteş’in Dijital İkizi, yapay zeka ve veri biliminin günümüz dünyasını şekillendiren en güçlü araçlardan biri olduğunu belirterek, yapay zekanın yalnızca teknik bir araç olmaktan çıkıp, ekonomik ve sosyal alanlarda derin etkiler;  kamu sektörü, finans ve sağlık gibi alanlarda devrim niteliğinde dönüşümler yarattığına dikkat çekti: “Yapay zeka teknolojileri geliştikçe kişisel verilerin korunması da büyük önem kazanıyor.” KOBİ'ler dijitalleşmeyle maliyetlerini %35 azaltabilir  Uzmanlar,  KOBİ’lerin %67’sinin dijital dönüşüm eksikliği nedeniyle rekabette geri kaldığını söylüyor. Eclit CEO’su Erdem Telci,  “Dünya Ekonomik Forumu verileri, KOBİ’lerin istihdama ve GSYİH'ye katkısının %70’e ulaştığını söylüyor. McKinsey, küresel e-ticaret hacminin de 2030’a kadar 7 trilyon dolara ulaşmasını bekliyor. Bu nedenle perakende gibi özellikle geleneksel sektörlerin dijital dönüşüm sürecine girmesi, yenilikçi teknolojileri iş süreçlerine entegre etmesi gerekiyor. Dijitalleşme, büyük ölçüde rekabet edebilme kapasitesini güçlendirmenin ilk adımı olarak karşımıza çıkıyor” dedi. 2023'te 626.4 milyar dolar olan küresel bulut bilişim pazarı büyüklüğünün 2028'de 1266.4 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini aktaran Telci, teknoloji odaklı yatırımlar ve dijital ekonomiye uyumun KOBİ’lerin şoklara olan direncini artırırken, hayatta kalmalarına yardımcı olduğunu belirtti: “Rekabet ve maliyet avantajları açısından da KOBİ’ler çok önemli mesafe kat ediyor. Uluslararası Ticaret Odası (ICC), geleneksel yollarla gerçekleştirilen ticaretin doğurduğu maliyetin dijitalleşmeyle %35’e varan oranlarda azaltılabileceğine dikkat çekiyor.”</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">﻿“İhracatçılar, Türk ekonomisinin akıncıları” Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından Ticaret Bakanlığı desteğiyle bu yıl 11.’si düzenlenen Türkiye Innovation Week 2024’teki Türkiye'nin Girişimcileri, İnovaTİM İnovasyon Yarışması ile İnovaLİG Şampiyonları Ödül Törenleri'nde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ihracatçıları Türk ekonomisinin akıncıları olarak niteledi.  Ticaret Bakanlığı’nın desteği ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) ev sahipliğinde bu yıl 11'incisi düzenlenen Türkiye Innovation Week 2024, ‘Out of the Box: Human, Culture, Model’ temasıyla Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi. Türkiye Innovation Week 2024’e, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanısıra Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Prof.Dr. Ömer Bolat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak,  Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı katıldı. Etkinliğin son günündeki Türkiye'nin Girişimcileri, İnovaTİM İnovasyon Yarışması ile İnovaLİG Şampiyonları Ödül Törenleri'nde şampiyon firmalara ödüllerini  Bakan Kacır, Bakan Bak, TİM Başkanı Mustafa Gültepe, TİM Başkan Vekili Kutlu Karavelioğlu ve TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici  verdi.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">İnovasyona dayalı ihracatın önemi: Etkinlik kapsamında düzenlenen İnovaLİG Şampiyonları Ödül Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, programın 2014’te 460 başvuruyla başladığını, her sene bir önceki yıldan daha fazla teveccüh olduğunu, geçen yıl ilk kez 2 bin sınırının aşılmasının sevincini yaşadıklarını, bu yıl ise 67 farklı ilden 2 bin 302 firmanın başvuru yaptığını belirtti. Firmalarda, inovasyona dayalı ihracat bilincinin her yıl daha fazla yaygınlaştığını aktaran Yılmaz, geçen yılın inovasyon şampiyonu 30 firmanın 2023'te toplamda 6.8 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiğini kaydetti. Yılmaz, bugünkülerle birlikte 124 farklı firmaya ödül verdiklerine dikkati çekerek, gelecek yıl 2 bin 500 başvuruyu geçeceklerine inandığını, ‘Türk ekonomisinin akıncıları’ olarak gördükleri ihracatçıları her zaman desteklediklerini ve sıkıntılarında yanlarında olduklarını söyledi.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">“Akıl ve alın terine güvenen bir Türkiye var”: Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, şunları kaydetti: “Bu yeni dönemde teknoloji üretme ve geliştirmede yapamazlar, başaramazlar diyenlere inat, artık kendi evlatlarının kabiliyetlerine, akıl ve alın terine güvenen bir Türkiye var.  Teknoloji odaklı ürün ve hizmetler sunma kabiliyetinin, sürdürülebilir başarı ve rekabet avantajını belirlediği bu yeni dönemde iş dünyası için inovasyon, dijitalleşme ve Ar-Ge'ye yatırım yapmak artık bir tercih değil zorunluluktur. Afrika'dan Orta Doğu'ya, Avrupa'dan Uzak Asya'ya köprü kuran, yeni işbirlikleriyle geliştiren, oyun değiştiren bir Türkiye var. Nitelikli, genç ve üretken beşeri sermayesiyle, eşsiz ticari bağları ve lojistik imkânlarıyla yatırımcıların gözdesi bir Türkiye var.”</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">“İnovasyonda da öncü olmak istiyoruz”: Ticaret Bakanı Prof.Dr. Ömer Bolat, inovasyon ve teknolojik dönüşümün üretim ve ihracat hedefleri için kilit öneme sahip araçlar olduğunu belirtti:“2012’den bu yana yüksek teknolojili ürün ihracatını iki katına çıkardığımızı, orta ve yüksek teknolojili ürün ihracatında ise 100 milyar dolar seviyesine yaklaştığımızı gururla ifade etmek isterim.  Girişimci ruhunun ve yenilikçi kapasitenin bir göstergesi olan bu tür organizasyonlar sayesinde Türkiye,  Ar-Ge faaliyetleri, teknoloji girişimleri ve inovatif çözümleriyle dünyaya örnek. Amacımız, ülkemizi hem bölgesel hem de küresel çapta pek çok startupa, unicorna hatta decacorna ev sahipliği yapan, ileri teknolojiler üreten inovatif firmalar açısından bir cazibe merkezi haline dönüştürmektir.”</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">“Gelecek Çılgın Türkler'in”: Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, genç ve dinamik Türkiye'nin teknolojide, dijitalde ve yapay zekâda da güçlü olması gerektiğini söyledi: “Bakanlık olarak Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi ile yaptığımız protokol çerçevesinde yaklaşık 950 bin gence yapay zekâ eğitimi vereceğiz.Hayallerinizin peşinde koşun. Yapmak istedikleriniz için kapılar kapansa da yolunuza devam edin. Engeller sizi durdurmasın. ABD'de Silikon Vadisi varsa Türkiye'de Gebze Yüksek Teknoloji Üniversitesi, ODTÜ ve Boğaziçi Üniversitesi var. Bizim gücümüz var. Gençlerle çok şeyler yapacağız.”</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">“Türkiye'yi inovasyon ekosisteminin merkezine taşımak istiyoruz”: TİM Başkanı Mustafa Gültepe, küresel inovasyon liginde, son 12 yılda 74.’lükten 37. sıraya çıktıklarını, yüksek teknolojili ürün ihracatını 10 yılda 2 katına çıkardıklarını, orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatında 100 milyar dolara koştuklarına dikkat çekti. ‘Out of the Box: Human, Culture, Model’ temasıyla düzenlenen etkinlikte bu yıl ABD, Çin ve İsveç'in paydaş ülke olduğunu aktaran Gültepe, “TİM olarak, uluslararası işbirliklerimizi pekiştirerek Türkiye'yi inovasyon ekosisteminin merkezine taşımak istiyoruz” dedi.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">“Hiçbir başarı tesadüf değil”: Etkinliğin ilk gününün ilk oturumunda, Formula 1'in efsane pilotlarından McLaren sürücüsü ‘Uçan Fin’ lakaplı ve iki kez dünya şampiyonu olan Mika Pauli Häkkinen, Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) Genel Sekreteri Serhan Acar'ın sorularını yanıtladı.</span></span><br />
<span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Kariyer yolculuğunu ve kendisini iki kez şampiyonluğa taşıyan süreci anlatan Häkkinen, hiçbir başarının, hiçbir şampiyonluğun tesadüfen kazanılmadığını vurguladı: “Sıra dışı bir hedefte başarılı olabilmek için bireysel yetenek tek başına yeterli değil. Örneğin; yarış kariyerim boyunca deha düzeyinde diyebileceğimiz, benimle aynı dili konuşan, yaratıcılıkta sınır tanımayan harika bir ekiple çalıştım. Tabii ekibin yanı sıra birçok faktörün bir araya gelmesi lazım. Örneğin; ekibi ve sizi her koşulda motive edecek bir lider olmalı. Teknolojinin tüm imkânlarını kullanmak gerekiyor. Bütün bu çalışmalar için gerekli bütçeyi sağlayacak bir finansör olmalı. Tabii hepsinden önemlisi de bıkmadan, yorulmadan çalışmak durumundayız. Bir işte başarıyı hedefleyen, alanında en iyi olmak isteyen birinin günde en az 10 saat çalışması gerekiyor.”Ödül alan girişimlerTürkiye'nin Girişimcileri 2024 Ödülleri'nde TİM-TEB Girişim Evi kategorisinde ‘En Hızlı Büyüyen Girişimci’ ödülünü Shipentegra alırken, ‘En Fazla Ülkeye İhracat Yapan Girişimci’ ödülü ise Toffu'ya verildi. Türkiye Geneli kategorisinde de ‘Hedefim Küresel Başarı’ ödülünü DRN Lojistik, ‘Kadın Teknoloji Girişimcisi’ ödülünü GC Savunma, ‘Çevre ve Sürdürülebilirlik Dostu Girişimci’ ödülünü Tumurly, ‘Genç Girişimci’ ödülünü de Neuraturk aldı. İnovaTİM İnovasyon Yarışması'nda Sürdürülebilirlik kategorisinde Retile, Nature's Renewables, Biotexura, Fondöten İstasyonu ve Ecocrate firmaları ödül alırken, Yapay Zekâ kategorisinde ise Sağlıklı Tarlam, Hemix, Effiorbit, Lintech ve Havade ödüle layık görüldü. İnovaLİG Ödülleri'nde ise KOBİ ölçeğinde ‘İnovasyon Stratejisi’ kategorisinde, S.Y.K. Tekstil, Dof Robotik Sanayi, Sanver Mühendislik, ‘İnovasyon Organizasyonu ve Kültürü’ kategorisinde SBS Bilimsel Bio Çözümler, Tunay Gıda, Netpak Ambalaj, ‘İnovasyon Döngüsü’ kategorisinde SMS Sanayi Malzemeleri, Bioclean Çevre Teknolojileri, Destek Patent, ‘İnovasyon Kaynakları’ kategorisinde Termo Isı Sistemleri, Etkin Tıbbi Cihazlar, Simsoft Bilgisayar Teknolojileri, ‘İnovasyon Sonuçları’ kategorisinde Milvus Robotics Teknoloji, Ubc Kimya İnşaat ve Madencilik, Saykal Elektronik ödül aldı. İnovaLİG büyük ölçekli firmalarda ise ‘İnovasyon Stratejisi’ kategorisinde Roketsan, Borçelik, Aygaz, ‘İnovasyon Organizasyonu ve Kültürü’ kategorisinde TUSAŞ, TEI Tusaş Motor Sanayi, THY Teknik, ‘İnovasyon Döngüsü’ kategorisinde Türk Hava Yolları, Asaş Alüminyum, Yiğit Akü, ‘İnovasyon Kaynakları’ kategorisinde Aselsan, Beyçelik Gestamp, Kayalar Kimya, ‘İnovasyon Sonuçları’ kategorisinde Yorglass, Ege Profil, CMS ödüle layık görüldü. Türk Ekonomi Bankası, Turkcell, Ziraat Bankası, VakıfBank, Halkbank, Türkiye Sigorta, İhracatı Geliştirme AŞ, Türkiye Teknoloji Fonu, Hayat Holding ve Trendyol'a da özel ödül verildi.</span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KAPAK</category>
      <guid>https://kobi-efor.com.tr/yesil-ve-dijital-donusen-sanayi-ivmeleniyorturkiye-yesil-devrim-ekonomisini-sanayisiyle-baslatti</guid>
      <pubDate>Fri, 01 Nov 2024 00:00:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/images/haberler/2024/11/yesil_ve_dijital_donusen_sanayi_ivmeleniyorturkiye_yesil_devrim_ekonomisini_sanayisiyle_baslatti_h19778_c6428.jpg" type="image/jpeg" length="14490"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni Orta Vadeli Program’ı (2025-2027) açıklandı; Amaç; enflasyonun tek haneye düşürülmesi]]></title>
      <link>https://kobi-efor.com.tr/yeni-orta-vadeli-programi-2025-2027-aciklandiamac-enflasyonun-tek-haneye-dusurulmesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kobi-efor.com.tr/yeni-orta-vadeli-programi-2025-2027-aciklandiamac-enflasyonun-tek-haneye-dusurulmesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ekonomisinin 3 yıllık yol haritasını çizen Orta Vadeli Program (OVP) güncellendi. 2024 yılı için önceki OVP’de (2024-2026) %4 öngörülen büyüme oranı yeni OVP’de (2025-2027) %3.5 olarak revize edildi, tek haneli enflasyon hedefi ise korundu. Büyüme hedefi; önceki OVP’de 2025’te %4.5, 2026’da %5 iken; yeni OVP’de; 2025’te %4, 2026’da %4.5, 2027’de %5 oldu. Enflasyon hedefi; önceki OVP’de 2024’te %33, 2025’te %15.2, 2026’da %8.5 iken; yeni OVP’de 2024’te %41.5, 2025’te %17.5, 2026’da %9.7, 2027’de %7 revize edildi. İhracat hedefleri; önceki OVP’de 2024’te 267, 2025’te 283.6, 2026’da 302.2 milyar dolar iken; yeni OVP’de bu hedefler; 2024’te 264, 2025’te 279.6, 2026’da 296.1 milyar dolar öngörüldü. Yeni OVP revizyonu daha gerçekçi ve makul bulunarak iş dünyası ve ekonomiye moral verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Türkiye ekonomisinin 3 yıllık yol haritasını çizen Orta Vadeli Program (OVP) güncellendi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan ile birlikte, 2025-2027 dönemini içeren ve Türkiye ekonomisinin 3 yıllık hedef ve politikalarının yer aldığı Orta Vadeli Program’ı (OVP), Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde açıkladı.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="line-height:107%">Yeni OVP (2025-2027), Resmi Gazete’de yayımlandı: </span></b><span style="line-height:107%">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayıyla; Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığınca hazırlanan OVP’nin onaylanmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı. İlk yıla yönelik uygulanacak politikalar ve somut tedbirler de 2025 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda ayrıntılı yer alacak. 12. Kalkınma Planı’nın (2024-2028) hedefleriyle uyumlu yeni OVP, 2025-2027 yıllarını kapsayacak şekilde güncellendi.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">2023 yılında açıklanan önceki OVP’de (2024-2026), 2024 yılı büyüme oranı %4 olarak öngörülürken yeni OVP’de (2025-2027) %3.5 olarak revize edildi, 2026’da tek haneli enflasyona ulaşma hedefi ise korundu. Büyüme hedefi önceki OVP’de 2025’te %4.5, 2026’da %5 iken; yeni OVP’de; 2025’te %4, 2026’da %4.5, 2027’de %5 oldu.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Enflasyon hedefi; önceki OVP’de 2024’te %33, 2025’te %15.2, 2026’da %8.5 iken; yeni OVP’de 2024’te %41.5, 2025’te %17.5, 2026’da %9.7, 2027’de %7 revize edildi.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">İhracat hedefleri; önceki OVP’de 2024’te 267, 2025’te 283.6, 2026’da 302.2 milyar dolar iken; yeni OVP’de bu hedefler; 2024’te 264, 2025’te 279.6, 2026’da 296.1 milyar dolar öngörüldü.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Yeni OVP revizyonu daha gerçekçi ve makul bulunarak iş dünyası ve ekonomiye moral verdi.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="line-height:107%">YENİ OVP’NİN AMACI</span></b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Makroekonomik politikaları belirlemek, temel ekonomik büyüklükleri, gelir-gider tahminlerini, bütçe dengesini ve borçlanma durumunu ele almak. OVP, ayrıca kamu idarelerinin ödenek teklif tavanlarını da içeriyor.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Ekonomik istikrarı ve sürdürülebilir büyümeyi desteklemek için belirlenen makroekonomik politika çerçevesi ve hedefleriyle öncelikli reform alanlarını ve takvimini ortaya koyan OVP, önümüzdeki üç yıllık dönemde Türkiye ekonomisinn yol haritasını oluşturacak. Daha kapsayıcı bir politika seti oluşturmak hedefiyle güncellenen OVP ile Türkiye’nin istikrarını ve kalkınmasını sağlayacak, refahını artıracak politikalar hayata geçirilmeye devam edilecek.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="line-height:107%">Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açıklamaları özetle şöyle:</span></b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="line-height:107%">YENİ OVP ile ÖNCEKİ OVP</span></b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• Geçen yıl Eylül’de uygulamaya konulan OVP (2024-2026) çerçevesinde son bir yıl değerlendirdildiğinde; temel makroekonomik göstergelerdeki öngörü ve hedefler önemli oranda gerçekleşti, mevcut tahminler büyük oranda geçerliliğini koruyor. Öngörülen takvime uygun dezenflasyon sürecinin etkileri 2024 yılı Haziran’ından itibaren başladı ve enflasyon oranında bugüne kadar 23.5 puanlık bir düşüş kaydedildi, bu sürecin devam etmesi bekleniyor.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• Büyüme kompozisyonundaki dengelenmeyle birlikte cari işlemler dengesi, beklentilerin de altında gerileyerek olumlu bir tablo çizdi.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• İstihdamda iktisadi faaliyetteki dengelenme eğilimine rağmen, işsizlik oranları hedeflerin de ötesinde bir iyileşme gösterdi.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• Kamu harcamalarında etkinlik ve verimlilik arttıkça, bütçe açığı da tahminlerden daha olumlu bir seyir izledi, bu da kamu maliyesinin sürdürülebilirliğine katkı sağladı.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Makroekonomik göstergelerdeki bu olumlu gelişmeler, yatırımcıların Türkiye’ye bakışını da olumlu yönde etkiledi, kredi notları ve ulusal rezervler artarken, ülkenin risk primi düştü. Bu sonuçlar, 2024-2026 OVP’si kapsamında uygulanan politikaların etkinliğini ve ekonomi üzerindeki olumlu sonuçlarını net bir şekilde ortaya koyuyor.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="line-height:107%">OVP ve TÜRKİYE EKONOMİSİ</span></b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• Türkiye ekonomisi geçen yılki %5.1’le birlikte 14 yıl boyunca kesintisiz büyüme sürecini devam ettiriyor, bu yılın ilk yarısında ise milli gelir büyümesi %3.8 gerçekleşti. Yurt içi talebin büyümeye katkısı geçen yıla göre önemli oranda azaldı, ancak net mal ve hizmet ihracatı büyümeye pozitif katkı sağladı, geçen yıl sanayi sektörü küresel sıkılaştırıcı politikalardan daha fazla etkilendi ve milli gelir büyümesinden daha yavaş büyüdü, ancak alınan önlemlerle <b>ekonomide dengeli bir büyüme kompozisyonu </b>yakalandı.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>Enflasyonla mücadelede dezenflasyon dönemine girildi.</b> Ağustos itibarıyla birikimli TÜFE artış oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre gerileyerek %52 kaydedildi. Bu gelişme dezenflasyon sürecinin etkili olmaya başladığını gösteriyor, bu eğilimin Eylül ayı ve sonrasında da devam etmesi bekleniyor.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• Son bir yılda istihdam artış gösterdi ve işsizlik geriledi, geçen yılın ikinci çeyreğinde 31 milyon 556 bin olan istihdam, bu yılın ikinci çeyreğinde 32 milyon 661 bine ulaştı. <b>Son bir yılda, 1 milyon 105 bin ilave istihdam imkanı oluştu.</b> Geçen yılın ikinci çeyreğinde %9.7 olan işsizlik oranı, bu yılın ikinci çeyreğinde %8.8’e geriledi.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• Geçen yılın Aralık ayı itibarıyla cari işlemler açığının milli gelire oranı %4’lere düştü ve 45 milyar dolarlık bir cari açıkla yıl kapatıldı, Haziran 2024 itibarıyla cari işlemler açığı daha da gerileyerek milli gelirin %2.2’sine kadar düştü, 24.8 milyar dolar seviyesine ulaşıldı.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>KKM’de düşüş: </b>Geçen yıl Ocak’ta Türk lirası mevduatlarının toplam mevduatlar içindeki payı %39 seviyesinde. Bu oran 2024 Ağustos’ta yaklaşık %54 seviyesine yükseldi. Geçen yılın ortalarında Kur Korumalı Mevduat’ın (KKM) toplam mevduatlar içindeki payı %28’i aştı. Ancak bu oran hızla geriledi, Ağustos 2024’te %10 seviyesine kadar düştü, KKM bakiyesi zirve yaptığı dönemde 3.4 trilyon Türk lirası seviyesine ulaştı, bugünse 1.6 trilyon Türk lirasına indi. Dolar bazında da geçen yıl KKM’nin en yüksek seviyesi 140 milyar dolar oldu, bu rakam 47.8 milyar dolara düştü.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>Türk lirası güçleniyor:</b> Geçen yılın Ocak’ında %44.4 seviyesinde olan yabancı para mevduatlarının payı, 2024 Ağustos’unda %36.3’e geriledi. Türk lirasının güçlenmesi ve milli para birimine güvenin artması, enflasyonla mücadele ve makroekonomik istikrarın sağlanmasında önemli bir gelişme. Brüt uluslararası rezervler, 26 Mayıs 2023’te 98.5 milyar dolar seviyesinden 23 Ağustos 2024’te 150.4 milyar dolara yükseldi. 52 milyar dolara ulaşan bu artış ekonominin dış şoklara karşı dayanıklılığını arttırmak bakımından olumlu bir gelişme.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>Risk priminde düşüş: </b>Aynı süreçte risk primi düştü; 2023 Mayıs’ta 703 baz puanlara kadar yükselmişken 3 Eylül 2024 itibarıyla 283 baz puana geriledi, bu düşüş uluslararası piyasalarda Türkiye’ye olan güvenin arttığını ve risk algısının önemli ölçüde azaldığını gösteriyor. Dış finansmana erişimi kolaylaştıran ve dış finansmanın maliyetini düşüren bu gelişmenin daha ileri noktalara taşınması hedefleniyor. Rezervlerdeki artış risk primindeki düşüş ve Türk lirası mevduatlarının artışı ekonomi politikalarının doğru yönde ilerlediğinin ve piyasalarda olumlu yansımalar oluşturduğunun somut göstergeleri. <b>Deprem harcamaları düşüldüğünde 2023 bütçe açığı %1.6 seviyesine kadar geriledi.</b></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="line-height:107%">YENİ OVP’NİN </span></b></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="line-height:107%">MAKROEKONOMİK POLİTİKA ÇERÇEVESİ</span></b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• 2025-2027 dönemi programının temel amacı, enflasyonun kademeli olarak tek haneli seviyelere düşürülmesi, büyüme potansiyelinin dezenflasyon süreciyle uyumlu yükseltilmesi, yapısal reformlarla verimliliğe dayalı yatırım, istihdam, üretim ve ihracatın artırılması, sağlanacak refah artışıyla gelirin toplumun tüm kesimlerine daha adil bir şekilde dağıtılması. Bu hedefler doğrultusunda, para, maliye ve gelirler politikalarının güçlü bir şekilde eşgüdümü sağlanacak ve enflasyonla mücadele öncelikli bir alan olarak ele alınacak.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• Yeni OVP dönemiyle birlikte, ekonominin sürdürülebilir büyüme ve istikrar hedeflerini gerçekleştirmek üzere atılacak adımlar ve öncelikler belirleniyor. Bu bağlamda, büyümenin kaynaklarında, beşeri sermayenin güçlendirilmesi, sabit sermaye yatırımlarının artırılması ve toplam faktör verimliliğinin yükseltilmesi öncelikli olacak.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• Yapısal reformlarla verimliliğe dayalı yatırım, istihdam, üretim ve ihracatın artırılması; kritik stratejilerden. Bu reformlar, ekonominin temel yapısını güçlendirerek daha verimli bir üretim ve ticaret ortamı oluşturacak. Orta ve uzun vadede, bu reformların katkısıyla Türkiye ekonomisinin, orta-üst gelir grubundan yüksek gelirli ülkeler grubuna çıkarılması hedefleniyor.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• Bir yandan depremin yaraları sarılırken diğer yandan dirençli şehirler oluşturulması hedefleniyor yanı sıra gelirin tüm kesimlere adil bir şekilde dağılımı sağlanarak toplumsal refahı kalıcı bir şekilde arttırılmak isteniyor. Temel amaç; ekonomik büyümenin herkes için eşit fırsatlar sunması ve toplumun tüm kesimlerine yayılmasını sağlamak.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">•<b> Kadınların ve gençlerin ekonomiye katılımının arttırılması: </b>Tüm politikalar, insan odaklı kalkınma anlayışıyla şekillendiriliyor. <b>Demografik fırsat penceresinden azami düzeyde faydalanılması, kadınların ve gençlerin ekonomiye katılımının arttırılması da kritik hedefler arasında.</b> Bu, uzun vadeli ekonomik büyüme için büyük bir potansiyel sunuyor.  Yeni OVP dönemi, Türkiye’nin ekonomik yapısını güçlendirmek ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmak için atılacak önemli adımları kapsıyor.  Programın tüm bu strateji ve hedefleri, ülkenin refah seviyesini yükseltecek ve küresel arenada rekabet gücünü artıracak.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="line-height:107%">KÜRESEL GÖRÜNÜMÜN TÜRKİYE’YE ETKİSİ</span></b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• Dünya ekonomisi 2023’te %3.3 büyüdü, 2024’te büyüme hızı biraz yavaşlayarak %3.2 seviyesine geriledi. 2025-2027 yılları arasında ise küresel büyümenin%3.1 ila %3.3 arasında önemli oranda yatay seyretmesi bekleniyor. Dünyadaki ekonomik aktivitenin tarihsel ortalamaların altında olduğu görülüyor. Özellikle Avro Bölgesi ve ABD ekonomilerinde büyüme oranlarının daha düşük seviyelerde olması bekleniyor. Avro Bölgesi için büyüme oranının %0.5’ten %1.3’e yükselmesi ve ABD’de ise %2.5’ten %2.1’e gerilemesi bekleniyor. Çin ve Hindistan hariç gelişmekte olan ekonomiler içinse büyüme oranlarının 2023’te %3.5’ten başlayıp 2027’de %3.9 seviyesine çıkması bekleniyor. Bunlar, küresel büyümenin motoru olarak kalmaya devam edecekler.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• Küresel ticaret hacminde 2023’te ticaret durma noktasına geldi, %0.3 ile büyüdü, 2024’le birlikte ticarette %3 büyüme oldu, izleyen yıllarda ise %3 ila %3.4 aralığında büyüme hızı bekleniyor, geçen yıla oranla daha olumlu bir perspektif bulunuyor.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• Bu gelişmelerin Türkiye’ye etkisine gelince; küresel büyüme tahminlerinde AB’nin ve MENA denilen Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinin ön plana çıktığı görülüyor. AB’nin ticaretteki payı %40’ın üzerinde, MENA bölgesinin payı %20 civarında. Bu iki bölge Türkiye’nin toplam ticaretinin %60’ından fazlasını ifade ediyor. Her iki bölgenin de önümüzdeki yıllardaki büyüme perspektifine bakıldığı zaman olumlu bir seyir görülüyor. AB’nin büyümesinin 2024’te %1.2’ye ve 2025’te %1.8’e yükselmesi bekleniyor. MENA bölgesi ise 2 katına çıkan bir büyüme oranına sahip. Bu durum Türkiye’yi dış talep anlamında destekleyecek.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• Küresel finansal koşullarda gelişmekte olan ülkeler ve Türkiye’yi olumlu etkileyecek bir görünüm var. Gerek Amerika, gerekse Avrupa merkez bankalarının gelecek dönemde faiz azaltacaklarına dair beklentiler güçlendi. Genel eğilim, faizlerin düşmesi yönünde olacak. Bu da küresel likidite koşullarını olumlu yönde etkileyecek ve gelişmekte olan ülkelere dönük finans akımlarını olumlu yönde etkileyecek diye düşünülüyor ve Türkiye olarak bundan da istifade edileceğine inanılıyor. Küresel emtia fiyatlarında da Türkiye için olumlu bir perspektif oluştu. Türkiye, ithalatçı bir ülke, <b>emtia fiyatlarının normalleşmesi Türkiye için kıymetli.</b></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="line-height:107%">YENİ OVP’NİN TEMEL HEDEFLERİ</span></b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• 2023’te Gayri Safi Yurt İçi Hasıla büyümesi, %5.1 gerçekleşmişti. Bu büyüme oranı, Pandemi sonrası toparlanmanın etkilerini ve Türkiye ekonomisinin direncini yansıtıyor. Ancak, yüksek enflasyon riskinin bertaraf edilmesi ve dengelenme süreci, daha ılımlı ve sürdürülebilir bir büyüme sürecini gerektiriyor. Bu çerçevede, 2024’te bölgede artan jeopolitik gerilimlerin de etkisiyle, bir taraftan da istikrar programının etkisiyle, büyümenin %3.5 gerçekleşmesi bekleniyor. Önceki OVP’ye göre bu, 0.5 civarında bir revizyonu ifade ediyor. Geçen yıl %4 olan tahmin, bu yıl sonu itibarıyla %3.5 olarak revize edildi. 2025’te büyüme oranının toparlanarak %4 seviyesine ulaşması bekleniyor. Bu dönemde, ekonomik reformlar ve yapısal düzenlemelerin etkisiyle, büyümenin tekrar hız kazanacağı öngörülüyor. <b>2026 ve 2027’de ise büyüme oranlarının sırasıyla %4.5 ve %5 seviyelerine çıkması planlanıyor</b>. Bu hedefler, ekonominin potansiyel büyüme kapasitesine ulaşmasını ve uzun vadede istikrarlı bir büyüme eğilimini yakalamasını amaçlıyor.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• Bu büyüme patikası, <b>enflasyonist baskı oluşturmadan, sürdürülebilir ekonomik kalkınmayı hedefleyen bir yaklaşım</b>la oluşturuldu, dezenflasyon süreciyle uyumlu oldu, kısa vadede enflasyonla mücadele büyüme üzerinde geçici etkiler yapsa da orta ve uzun vadede bu iki hedef arasında bir çelişki görülmüyor. Enflasyonun düştüğü bir ortam, aynı zamanda öngörülebilirliğin arttığı, yatırım ortamının iyileştiği, dolayısıyla sürdürülebilir büyümenin de zemininin güçlendiği bir ortam olacağı ifade ediliyor. Böyle bir ortamda ekonomide dengeli ve istikrarlı bir büyüme sağlamak, hem iç piyasalarda hem de küresel alanda Türkiye’nin rekabet gücünü artıracak, ekonomik refahı sürdürülebilir kılacağı öngörülüyor.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>Yeni OVP dönemi, dengeli bir büyüme stratejisiyle, </b>Türkiye’nin ekonomik hedeflerine ulaşmasına katkıda bulunmayı amaçlıyor. Bu doğrultuda, büyüme oranlarını optimize ederek, hem enflasyonla mücadele sürdürülecek hem de ekonomik büyüme desteklenecek. 2024 itibarıyla Türkiye’nin ekonomik büyüklüğünün, 44.2 trilyon liraya çıkması bekleniyor, nominal dolar bazında ise beklenti 1 trilyon 331 milyar dolar, bu da dolar bazında rekor seviyede ekonomik büyüklüğe tekabül ediyor.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>Kişi başına gelirin 2024 sonu itibarıyla 15 bin 551 dolara yükselmesi bekleniyor. Dönem sonundaysa 83 trilyon lira ekonomik büyüklük, 1 trilyon 774 milyar dolarlık bir ekonomik hacim ve 20 bin 420 dolar yani 20 bin dolar seviyelerine çıkmış bir kişi başına gelir hedefleniyor.</b></span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• Milli gelirin uzun dönemli seyrinde; 2002-2023’te 238 milyar dolardan, bugün itibarıyla 1 trilyon 130 milyar dolarlara yükseldiği görülüyor. Yeni hedeflerde bu çok daha yükseklere çıkarılacak. Satın alma gücü paritesine göre uluslararası hesaplardan görülebilen son 20 yıldaki artışın daha ilerilere taşınması amaçlanıyor. Bugün <b>Türkiye ekonomisi nominal dolar bazında 17’nci, satın alma gücü paritesine göre 11’inci büyük ekonomi. Türkiye’nin iddialı hedeflerinin daha da yukarılara çıkarılması isteniyor.</b></span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>OVP dönemi boyunca toplamda 2.3 milyon ilave istihdam oluşturulması hedefleniyor.</b></span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>Program’ın en temel amacı enflasyonu düşürmek ve fiyat istikrarını sağlamak.</b> 2023’te küresel tedarik zinciri sorunları, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve iç talep koşulları dahil pek çok olumsuz gelişmenin etkisiyle, enflasyon %64.8 seviyesinde gerçekleşti. Uygulamaya konulan sıkı para ve maliye politikalarıyla 2024 için enflasyonun %41.5’e gerileyerek, enflasyonla mücadelede önemli mesafe katedilmesi bekleniyor. 2025’te hedef %17.5’e revize edildi. 2026’da tek haneli enflasyon hedefi korunuyor, %9.7’ye düşmesi, 2027’deyse %7’ler civarına düşmesi öngörülüyor.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>Özellikle, yüksek katmadeğerli üretimi hedefleyen yeni sanayi politikasıyla ihracatın artırılması, enerji gibi kritik sektörlerde ithalat bağımlılığının azaltılması ve dış ticaretin optimize edilmesi, cari açığın sürdürülebilir bir seviyeye çekilmesinde kritik rol oynamakta</b>. Bu hedefler, Türkiye’nin ekonomik yapısını güçlendirme ve dış ticaret dengesini sağlama kararlılığını yansıtmakta.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• Dış ticaret verilerine bakıldığında, 2024 sonunda ihracatın 264 milyar dolar olması, dönem sonunda ise 320 milyar dolara yakın seviyede ihracat bekleniyor. İthalatın yıl sonu itibarıyla 345 milyar dolardan OVP dönemi sonunda 417 milyar dolar seviyesine çıkması bekleniyor.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• Yıl sonu itibarıyla 60 milyar dolara yakın turizm geliri bekleniyor, dönem sonundaysa bunun 74 milyar dolara yükselmesi hedefleniyor.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• Cari işlemler dengesinde 2024 sonu itibarıyla 22 milyar dolar seviyesinde bir açık ve dönem sonunda da aynı seviyelerde kalacağı öngörülüyor. Milli gelir arttığı için oran olarak çok ciddi düşüş bekleniyor.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">•2024’te bütçe açığının bu yıl bütçede öngörülen %6.4’lük hedefin altında, milli gelire oranla %4.9 düzeyinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bütçe açığının, 2025’te %3.1 olarak gerçekleşmesi hedefleniyor, milli gelire oranının, OVP döneminde kademeli azalarak, 2027’de %2.5 düzeyine gerilemesi öngörülüyor.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• Kamu altyapı yatırımlarının etkinleştirilmesi ve tarımda verimliliğin ve üretimin artırılması, büyümeyi destekleyen diğer önemli faktörler. Bu kapsamda <b>OSB ve Küçük Sanayi Siteleri (KSS) gibi planlı sanayi alanlarının artırılması, sanayi üretim bölgelerinin iltisak hatları aracılığıyla limanlara ve ana ticaret yollarına bağlanmasını öncelikli görülüyor.</b> Sulama yatırımları önceliklendiriliyor.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>Ödemeler dengesinde atılacak adımlar:</b> Ekonominin dış ticaret dengesini iyileştirmek için ürün ve pazar çeşitlendirmesi stratejisi büyük önem taşıyor. Etkin ticaret diplomasisi, uluslararası ticaret ilişkilerinin güçlendirilmesi ve yeni pazar fırsatlarının değerlendirilmesi için kritik unsur. Ticaretin kolaylaştırılması ve ihracatın finansmanı, ihracat süreçlerinin daha verimli hale getirilmesi ve ihracatçılara finansal destek sağlanması yoluyla dış ticaret hacminin artırılmasına katkıda bulunacak. İthalat bağımlılığının azaltılması, özellikle stratejik sektörlerde yerli üretimi teşvik ederek cari açığın azaltılmasını hedefliyor. Hizmet ihracatının geliştirilmesi, ihracatta yeşil ve dijital dönüşümün desteklenmesi, hizmet sektöründe rekabet gücünü artıracak ve sürdürülebilir ihracat stratejilerinin benimsenmesini sağlayacak.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>İş ve yatırım ortamı konusunda hedef; Türkiye’yi yerli ve yabancı yatırımcılar için daha cazip hale getirmek.</b> İş ve yatırım süreçlerinin iyileştirilmesi, bürokratik engellerin azaltılması ve yatırım süreçlerinin hızlandırılmasıyla mümkün. Düzenleyici çerçevenin iyileştirilmesi, iyi işleyen, hızlı işleyen bir adalet sistemiyle iş dünyasının daha öngörülebilir ve istikrarlı bir ortamda faaliyet göstermesini sağlayarak yatırımlar teşvik edilecek. Rekabetçi yeni yatırımların tesisi; <b>yeşil, dijital ve tedarik zinciri odaklı yatırımların artırılması,</b> ekonominin geleceğin trendlerine ve küresel rekabet koşullarına uyum sağlaması açısından önemli. Bu tür yatırımlar, çevresel sürdürülebilirliği ve ekonomik büyümeyi destekleyecek.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>Kamu maliyesinde sürdürülebilir ekonomik büyüme ve mali disiplin hedeflerine ulaşmak için uygulanacak politika araçları:</b> Devletin mali yapısını güçlendirmek ve kamu harcamalarının etkinliğini artırmak için <b>bir dizi reform</b> öngörülüyor. <b>İlk öncelik; harcamalarda etkinlik sağlanması.</b> Etkin harcama politikası, bütçe açığını kontrol altında tutarak mali disiplini sağlamak için kritik bir rol oynayacak.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>Vergilemede adalet ve etkinlikse vergi politikalarının daha adil ve etkili uygulanmasını amaçlıyor.</b> Ekonomideki kayıt dışı faaliyetlerin minimize edilmesi ve denetimlerin daha etkin gerçekleştirilmesi hedefleniyor.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="line-height:107%">Kamu İktisadi Teşebbüsleri Yönetim Reformu,</span></b><span style="line-height:107%"> kamu teşebbüslerinin daha verimli ve rekabetçi bir yapıya kavuşturulmasını hedeflerken, sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliği ise uzun vadede sosyal güvenlik harcamalarının bütçe üzerindeki yükünü azaltmayı ve sistemin kendi içinde sağlıklı işlemesini amaçlıyor.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Bu kapsamlı reform ve politikalar, OVP 2025-2027 dönemi boyunca kamu maliyesi alanında disiplinli, etkin, güçlü ve sürdürülebilir bir yapı oluşturmayı hedefliyor. <b>Belirlenen hedefler doğrultusunda atılacak adımlar, Türkiye’nin ekonomik istikrarını ve toplumsal refahını artıracak, daha adil ve kapsayıcı bir büyüme modeli oluşturacak.</b></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="line-height:107%">OVP REFORMLARI ÖNGÖRÜ TAKVİMİ </span></b></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="line-height:107%">BÜYÜME VE TİCARET</span></b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>Sanayide Yapısal Dönüşüm: </b>2025 1. çeyreğinde; <b>Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı</b> kapsamında kritik ürün ve teknolojilerin yerli imkanlarla geliştirilmesi ve üretilmesi için <b>yeni program çağrılarına çıkılacak. </b>2025 4. çeyreğinde; ülke ölçeğinde sanayi büyüme havzaları belirlenerek <b>altyapısı hazır planlı sanayi alanları genişletilecek.  </b>2025 2. çeyreğinde; <b>Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programı </b>üretken sektörlerde ihracatı destekleyici ve yüksek katmadeğerli ürün gruplarına yönelik mevcut yatırım teşvik sistemiyle bütünleşik bir biçimde seçici ve odaklı olarak daha etkin uygulanacak.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>Ar-Ge ve Yenilik Ekosistemi: </b>2025 2. çeyreğinde; büyük ölçekli özel sektör Ar-Ge merkezleri ve teknopark firmalarının yeni teknoloji alanlarına odaklanmalarını ve öncü çıktılar üreterek rekabetçiliklerini güçlendirmelerini sağlayacak <b>uzmanlaşma modeli hayata geçirilecek. </b>2025. 4. çeyreğinde; yüksek teknolojili imalat sanayii sektörleri ile bilişim sektörlerinde büyüme potansiyeline sahip KOBİ’ler ve Turcorn olma potansiyeline sahip girişimler, kapasite gelişimi ve küresel seviyede rekabetçilik hedefiyle daha odaklı ve yoğun desteklenecek.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>Yeşil Dönüşümün Hızlandırılması: </b>2025. 4. çeyreğinde; Avrupa Yeşil Mutabakatı ve SKDM’nin (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması) sektörlere etkileri değerlendirilecek, <b>AB düzenlemelerinden etkilenecek sektörler için düşük karbonlu sektörel yol haritaları tamamlanacak. </b> 2025. 4. çeyreğinde; <b>Ulaştırma Net Sıfır Emisyon Stratejisi ve Eylem Planı</b> hazırlanarak uygulamaya konulacak. 2025. 4. çeyreğinde; SKDM etkilerini en aza indirmek ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi desteklemek amacıyla sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik <b>karbon fiyatlandırma mekanizması tesis edilecek.  </b>2025 4. çeyreğinde; lojistik sektöründe <b>yüksek kapasiteli şarj istasyonları ulusal planı</b> ortaya konulacak. 2025. 2. çeyreğinde; <b>Ulusal Yeşil Taksonomi </b>oluşturulacak. 2025 1. çeyreğinde; döngüsel ekonomi yaklaşımıyla uyumlu, kaynak verimli ve düşük karbonlu üretimi amaçlayan yatırımlar <b>Yeşil Dönüşüm Destek Programı</b> kapsamında desteklenecek. 2025 2. çeyreğinde; <b>Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı</b> uygulamaya konulacak. 2025 4. çeyreğinde; <b>5G Yol Haritası</b> belirlenecek, uygulama planı hazırlanacak.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>Dijital Dönüşüme Geçişin Desteklenmesi: </b>2025 4. çeyreğinde; <b>Ulusal Veri Stratejisi ve Eylem Planı</b> hazırlanarak uygulamaya konulacak. 2025 1. çeyreğinde; <b>Dijital Devlet Stratejisi ve Eylem Planı </b>hazırlanarak uygulamaya konulacak. 2025 3. çeyreğinde; <b>Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı </b>hazırlanarak uygulamaya konulacak.  2025 1. çeyreğinde; <b>Elektronik Veri Araştırma Merkezi (E-VAM) Projesi hayata geçirilecek.</b></span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>Kamu Altyapı Yatırımlarının Etkinleştirilmesi: </b>2025 4. çeyreğinde; sanayi bölgeleri ve limanların mevcut demiryolu ağına bağlantısını sağlamak üzere <b>önceliklendirilmiş iltisak hatları programı tamamlanacak.</b></span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>Tarımda Verimliliğin ve Üretimin Artırılması: </b>2025 4. çeyreğinde; <b>Organize Tarım Bölgeleri’nin (OTB) sayısı artırılacak.</b></span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>İthalat Bağımlılığının Azaltılması: </b>2025 2. çeyreğinde; Dahilde İşleme Rejimi’nin öncelikli hedef ürün ve sektör kapsamına ilişkin düzenleme yapılacak. 2025 2. çeyreğinde; <b>Türkiye Kritik ve Stratejik Hammaddeler Stratejisi hazırlanacak.</b></span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>Beşeri Sermaye ve Beceri Uyumu: </b>2025 3. çeyreğinde; savunma sanayii, yapay zeka, siber güvenlik, temiz ve sürdürülebilir enerji ile uzay teknolojileri gibi stratejik alanlarda nitelikli işgücü yetiştirmeye yönelik kamu-üniversite-özel sektör işbirliği programları hayata geçirilecek.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="line-height:107%">FİYAT İSTİKRARI VE FİNANSAL İSTİKRAR</span></b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>Finansal Teknolojilerin Geliştirilmesi: </b>2025 4. çeyreğinde; Merkez Bankası Dijital Türk Lirası Araştırma Geliştirme Projesi’nin ikinci faz pilot bulguları doğrultusunda <b>dijital Türk Lirası</b>’nın geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütülecek.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>Tasarrufların Artırılması: </b>2025 4. çeyreğinde; Otomatik Katılım Sistemi’nin (OKS) işverenlerin de katkısı ile ikinci basamak emeklilik sistemine dönüşeceği <b>tamamlayıcı emeklilik sistemi kurulacak.</b></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="line-height:107%">KAMU MALİYESİ</span></b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>KİT Yönetişim Reformu: </b>2025 1. çeyreğinde; KİT Yönetişim Reformu’na yönelik düzenlemeler yapılacak.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="line-height:107%">İŞ VE YATIRIM ORTAMI</span></b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>İş ve Yatırım Süreçlerinin İyileştirilmesi: </b>2025 1. çeyreğinde; Yatırımcıların faydalanması için uygun yatırım yerlerini içeren <b>yatırım yeri envanteri oluşturulacak.</b></span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>Düzenleyici Çerçevenin İyileştirilmesi: </b>2025 3. çeyreğinde; <b>yeni ihtisas mahkemeleri oluşturulacak.</b> 2025 4. çeyreğinde; <b>Piyasa Gözetim ve Denetim Kurumu kurulacak.</b></span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">• <b>Rekabetçi Yeni Yatırımların Tesisi: </b>2025 4. çeyreğinde; imalat sanayiine yönelik büyük ölçekli ve stratejik yatırımların yatırım yeri tahsis süreçlerinin hızlandırılması amacıyla <b>yeni tahsis modelleri geliştirilecek.</b></span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="line-height:107%">*Kanun olarak belirtilenler TBMM gündemine sunulacak olan teknik ve idari çalışmaların tamamlanacağını ifade etmekte.</span></b></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="line-height:107%">“Orta Vadeli Program’a güvenimiz ve desteğimiz tam”</span></b><br />
<span style="line-height:107%">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada; 2025-2027 Orta Vadeli Program’ın (OVP) Türkiye ekonomisi için büyük önem arz ettiğini belirterek, “Bir yandan enflasyonla kararlı bir şekilde mücadele ederken, diğer yandan yatırımı, üretimi, istihdamı, ihracatı ve büyümeyi önceleyen; tarımı, sanayiyi, yüksek teknolojiyi, turizmi ve birçok farklı sektörü güçlendirecek olan OVP’ye güvenimiz ve desteğimiz tamdır. Hükümet olarak OVP kapsamında belirlediğimiz hedeflere ulaşmak, vatandaşımızın refahını artırırken sağlam temellere dayalı ekonomimizin gelecek nesillerimiz için de sürdürülebilirliğini temin etmek amacıyla durmaksızın çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.<br />
<br />
<b>Teşvik sisteminde kapsamlı değişiklik hazırlığı</b></span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="line-height:107%">Ekonomi yönetimi soruları yanıtladı: </span></b><span style="line-height:107%">Ekonomi yönetimi, 2025-2027 dönemi Orta Vadeli Program’ın (OVP) Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde açıklanmasının ardından soruları yanıtladı.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ekonomide sağlıklı ve sürdürülebilir büyüme, küresel rekabet gücü artışı ve ithalat bağımlılığının azaltılması için etkin bir sanayi politikası çerçevesinde yapısal dönüşüm adımlarının atılmasının önemli olduğunu ve OVP’de  de bu adımlara güçlü şekilde yer verildiğini söyledi. Bakan Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı’nın bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde açıklanmış en kapsamlı ve en büyük ölçekli yatırım teşvik programı olduğunu, Merkez Bankası’yla hayata geçirdikleri, bankanın üç yılda 300 milyar lira kaynak sağladığı Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı’nı da tümüyle 284 yüksek teknoloji ürünü ve 261 yenilikçi teknoloji başlığına odakladıklarını, Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı ile de Ar-Ge’den seri üretime kadar TÜBİTAK, KOSGEB ve Bakanlık yatırım teşviklerini tek pencereden yüksek ve orta yüksek teknolojili ürünlere yönelik sunduklarını, Yeşil ve Dijital Dönüşüm Destek Programı ile Türkiye’de ikiz dönüşümü hızlandırmayı amaçladıklarını, verimliliği artırmak için planlı sanayi alanlarının gelişiminin en önemli çalışma alanlarından biri olduğunu bildirdi: “Resmi Gazete’de yayınlanan reform niteliğinde değişimler içeren Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) Yönetmeliği’nde attığımız adımlarla önümüzdeki dönemde hem OSB’lerde altyapı kurulumlarını hızlandıracağız hem de sanayicilerimizin OSB’lerde yatırım yerine erişimini daha kolay ve mümkün hale getireceğiz. Ar-Ge’ye yönelik faaliyetlerin TÜBİTAK ve KOSGEB gibi kurumlarımız eliyle güçlü şekilde desteklenmesi, KOBİ’lerin dayanıklılığının verimlilik odaklı yaklaşımlarla yükseltilmesi, teknoloji girişimciliğinin yükseltilmesi de önemli çalışma alanlarımızdan olacak. Teşvik sisteminde kapsamlı bir değişiklik hazırlığı içindeyiz ve burada da yine verimliliği artırıcı yaklaşımları esas alacağız. Beşeri sermaye sanayi politikalarımızın ana unsuru olmaya devam edecek ve önümüzdeki dönemde Milli Eğitim Bakanlığımız ve OSB’lerimiz, sanayicilerimiz arasındaki işbirliğini güçlendirici ve özel sektörün mesleki ve teknik eğitimde sorumluluğunu ve rolünü artırıcı adımları hayata geçireceğiz.”<br />
<br />
<b>Yeni hedeflerle dış ticaret açığını azaltmak</b></span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Ticaret Bakan Prof. Dr. Ömer Bolat, 2023 yılı gerçekleşmelerinin OVP hedeflerini büyük ölçüde tutturduğunu, 2024 tahminlerinin de gerçekleştiğini, özellikle dış ticaret ve cari işlemler açığının kapanmasındaki olumlu gelişmelerle makroekonomik istikrara, net mal ve hizmet ihracatıyla ekonomik büyüme ve istihdam artışına katkı vermekten memnuniyet duyduklarını söyledi.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Yeni hedeflerle küresel büyümenin ve küresel ticaretin oldukça durgun olduğu bir ortamda dahi hem ihracatta artışa devam etmek hem de ithalatta kural dışı ve haksız rekabete yol açan uygulamalara karşı aldıkları, alacakları tedbirlerle dış ticaret açığını azaltma gayreti içinde olacaklarını vurgulayan Bolat, Ağustos itibarıyla dış ticaret açığında yıllık 78 milyar dolarlık, cari işlemlerde de yıllık 16 milyar dolarlık gerileme olduğunu, bu iyileşme sürecinin devam ettirilmesini hedeflediklerini paylaştı. Bolat, katmadeğerli ihracatı, e-ihracatı artırmaya çalıştıklarını, bu alanlardaki destekleri artıracaklarını, ticaret diplomasisiyle yeni pazarlar bulacaklarını, hizmetler ihracatındaki artışı sürdürüp cari işlemler dengesinin iyileşmesine katkı vereceklerini de sözlerine ekledi.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="line-height:107%">Vergide adalet</span></b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, vergide adaleti sağlamaya yönelik, özellikle bazı istisnaların gözden geçirilmesi, indirimli oranların gözden geçirilmesi konusundaki çalışmalara gelecek dönemde de devam edeceklerini açıkladı: “Bütçe açığını azaltıyoruz. Gelirler politikası da 2025’te daha destekleyici olacak, maliye politikası dezenflasyona çok güçlü destek sağlayacak. Bizim amacımız, kısa vadede temel hedefimiz önce fiyat istikrarını, sonra kalıcı refah artışını onunla birlikte sağlamak ve bunun daha adil şekilde dağılımıdır.”</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="line-height:107%">“OVP ile TCMB’nin duruşu uyumlu”</span></b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, OVP’deki makro çerçeve ile Banka’nın duruşunun uyumlu olduğunu vurguladı: “Makro çerçeve açısından iyileşmeye baktığımızda bunun önemli bir kısmının harcamalardan geldiğini görüyoruz. Harcamaların milli gelire oranı %27’den önce %25’e, sonra %24’e inecek.”<br />
<br />
<b>Yerli doğalgaz ve petrol üretiminde artış hedefi</b></span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yerli petrol ve doğalgaz üretiminde artış hedeflediklerini açıkladı: “Bu yıl ve 2025’te hedefimiz ham petrol üretimimizi %50 artırarak günlük 200 bin varile, doğalgazdaki üretimimizi 2025’te %50 artırarak günlük 10 milyon metreküpe, 2026’da  %200’lük artışla bugünkü üretime göre günlük 20 milyon metreküpe ulaştırmayı hedefliyoruz. Enerji arz güvenliğini sağlarken dışa bağımlılığı düşürerek cari açıktaki negatif etkiyi azaltmaya gayret ediyoruz.”<br />
Sanayicilerin yeşil dönüşümü için birlikte çözüm arayışlarında Avrupa’ya ihracattaki sınırda karbon düzenlemesi hazırlıklarının enerji politikalarını şekillendirdiğini, yenilenebilir enerjide bu yılı da ilk kez 5 bin megavat üzerinde bitireceklerini, özellikle rüzgar ve güneş kaynaklarını devreye almayı hedeflediklerini paylaşan Bayraktar, enerji sektöründeki reform çalışmalarına da değindi: “Özellikle yenilenebilir enerji, yerli kaynakları ve madenlerimizin devreye alınmasıyla alakalı çok yakın bir zamanda Meclis’in gündemine getirmeyi düşündüğümüz izin süreçlerini kısaltmak suretiyle yatırımcıların bu alandaki önünü de açmaya hedefliyoruz.”</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="line-height:107%">İş Gücü Uyum Programı</span></b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, OVP’nin fiyat istikrarına odaklanırken aynı zamanda büyümeyi ve istihdamı da koruyacak tedbirler aldığını söyledi: “İş Gücü Uyum Programı, daha önce Cumhurbaşkanı Yardımcımızın teşrifleriyle hayata geçirdiğimiz ilk defa uyguladığımız çok önemli bir program. Öğrencilerin işgücü piyasasına hazırlanması noktasında önemli bir süreç olacaktır. En fazla 10 ay süreyle 140 fiili işgünü şeklinde planlıyoruz. Bakanlık olarak kadın, genç, engelli istihdamının artırılması en önemli hedeflerimiz arasında. İş Pozitif Kadın İstihdam Projesi’ni de başlattık. Şu anda 460 bine yaklaştı."</span></span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KAPAK</category>
      <guid>https://kobi-efor.com.tr/yeni-orta-vadeli-programi-2025-2027-aciklandiamac-enflasyonun-tek-haneye-dusurulmesi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Oct 2024 00:00:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/images/haberler/2024/10/yeni_orta_vadeli_programi_2025_2027_aciklandiamac_enflasyonun_tek_haneye_dusurulmesi_h19690_6eb0f.jpg" type="image/jpeg" length="20154"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YALÇIN SÖNMEZ Anısına 1960-2024]]></title>
      <link>https://kobi-efor.com.tr/yalcin-sonmez-anisina-1960-2024</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kobi-efor.com.tr/yalcin-sonmez-anisina-1960-2024" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli Alikahya OSB Yönetim Kurulu Başkanı ve KobiEfor Dergisi Sahibi-Editör, Gagavuz 20. Yıl Devlet Bağımsızlık Madalyası Sahibi, TOSYÖV Yönetim Kurulu eski Başkanı Yalçın Sönmez’i kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Yalçın Sönmez’i, birlikte kurdukları KobiEfor’un yeni İmtiyaz Sahibi-Editör Dr. Nurdan Sönmez ve onu yakından tanıyan kamu ve iş dünyasının birçok önemli liderleri ve kanaat önderlerinin duygu, düşünce, anı, görüş ve değerlendirmeleriyle anlatıyoruz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak_gagavuzya-1-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 725px;" />İş ve basın dünyasının saygın isimlerinden Kocaeli Alikahya Organize Sanayi Bölgesi (Kocaeli Alikahya OSB) Yönetim Kurulu Başkanı ve KobiEfor Dergisi Sahibi-Editör, Gagavuz 20. Yıl Devlet Bağımsızlık Madalyası Sahibi, TOSYÖV Yönetim Kurulu eski Başkanı (2010-2012 ve 2014-2016), TOSYÖV Denetim Kurulu Üyesi, Marmara Grubu Vakfı Onur Madalyası Sahibi, Marmara Grubu Vakfı Mütevelli Heyet Üyesi, S.S. Küçük ve Ortaboy İşletmeleri Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı, Kocaeli Alikahya Organize Sanayi Bölgesi Sanayicileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı, KalDer (Türkiye Kalite Derneği) Üyesi, Fenerbahçe Spor Kulübü Kongre Üyesi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi, Hürriyet Gazetesi Gece Yazıişleri eski Sorumlusu, Basın Kartı Sahibi Yalçın Sönmez’i kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-2-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 950px;" />Organize Sanayi Bölgeleri’nin (OSB’lerin) tüzel kişilik kazanmasında öncülük yapması, Eşi Dr. Nurdan Sönmez ile birlikte KOBİ (küçük ve orta ölçekli işletmeler) tanımının geliştirilmesi ve kavramsallaştırılması, KOBİ’ler alanında farkındalık yaratılması, Türk girişim ekosisteminin oluşturulması, sürdürülebilirlik, inovasyon ve yeni teknolojiler konusunda bilinçlendirme, Türk girişimciliğinin vizyonunun ve ufkunun dış dünyaya çevrilmesi, Türkiye’de yüksek teknoloji, katmadeğerli üretim ve ihracatın geliştirilmesi konularında bilinç ve farkındalık oluşturulması için çok efor sarf etti.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-4-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 521px;" />Biz de Kapak Dosyamızda; ilkeli haberciliği ve iş dünyasına kazandırdığı birçok isim ve yatırımlarıyla tanınan, başarılı kariyeri ve iş dünyasına olan katkılarıyla sevgi ve saygının birleştiği bir isim olan Yalçın Sönmez’in anısına ve Türk iş dünyasına ve medyasına yaptığı önemli katkıları onu tanıyanlarla anlatıyoruz.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Kariyerinde aldığı birçok ödül ve sadece iş dünyasındaki başarılarıyla değil, aynı zamanda topluma olan katkılarıyla da hatırlanacak Yalçın Sönmez’le ilgili iş dünyasının birçok kesiminden temsilcilerin duygu, düşünce, görüş, anı ve değerlendirmelerinizi içeren yazıları okurlarımıza sunuyoruz.<br />
<img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-3-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" /></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>DR. NURDAN SÖNMEZ</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">K</span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">obiEfor Sahibi-Editör<br />
<strong><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-dr_nurdan_sonmez-5-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 1050px;" />ZORLU MÜCADELEMİZ VE BAŞARI HİKAYEMİZ;<br />
EŞİM YALÇIN SÖNMEZ</strong><br />
Yalçın Sönmez, değerli bir iş insanı olmasının yanı sıra benim 36 yıllık eşim, sevdiğim, yoldaşım, oğlumun babası, fikirdaşım, ‘Türkiye’nin Örgütlü Sanayisi’ ve ‘Reel Ekonomisi’ alanında mücadele, iş ve proje arkadaşımdı. KobiEfor’un 2024 Ekim’de 25. yılını kutlamak için hazırlanıyorduk. Onu kaybettik.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Başarıları; toplumsal, sosyal ve ekonomi alanındaki öncülükleri, Türkiye’ye kattığı değerleri ve vizyonuyla O’nu ve 36 yıl ‘örgütlü ve örgütsüz sanayi alanlarında, dağınık imalatçı KOBİ’ler mecralarında birlikte verdiğimiz mücadeleleri, öz olarak, reel ekonomi alanındaki başarı hikayemizi Yalçın Bey’in de onayıyla bir yıldır kitaplaştırmaya çalışıyordum. Hikayemizi KobiEfor’da kısa da olsa anlatmak için henüz acım çok taze ve çok büyük, mutlaka duygularım da satırlarıma sinecektir. Bu yüzden şimdiden anlayışınıza sığınıyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>İlk karşılaşmamız ve fikirlerimizin </b></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>kesişmesi</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yalçın Bey’le ilk yollarımız kesiştiğinde kendisi, 21 yaşında başarılı bir yönetici gazeteciydi. O Daçkalı (Darüşşafaka) Yalçın’dı. Ben 18 yaşında Öğretmen A. Liseli Nurdansu idim. Bir devlet ilköğretim okulunda çiçeği burnunda yedek öğretmendim. Ancak aklım fikrim ‘Bilgi Ekonomisi‘nde olan bir gençtim. Bu fikri de daha çok küçükken babam aracılığıyla tanıdığım dünyaca ünlü Matematikçimiz Cahit Arf Amca kafama sokmuştu. Bir yandan da bilgi ekonomisi dersleri, kişisel gelişim, gitar, piyano vb. dersleri, hem de bilgisayar programcılığı kurslarına gidiyordum. Yalçın Bey de bilgi ekonomisi derslerine katılıyordu. Birkaç defa karşılaşmış; o, ekonomi-politik çerçevesinde üretim ekonomisinden, örgütlü sanayi alanlarından, OSB’lerden (Organize Sanayi Bölgeleri’nden), ben ise bilgi ekonomisinden bahsediyordum.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yalçın Bey’in sanayi ile ilişkisi sanıyorum, o dönemlerde ülkemizin ileri gelen sanayicilerinden ve döneminin de vergi rekortmeni olan Amcası Ramadan Sönmez’in fabrikasında kısa süre çalışması ve amcasının vizyoner etkisiydi. Ramadan Sönmez Amca’nın bu vizyonerliğiyle bana da çok yol göstermiştir. Daha sonra sahaflara, kütüphanelere ne bulursak gidip, gelişmiş ülke ekonomileri, bilişim teknolojileri ve sanayileri üzerine İngilizce kaynaklar derlemeye çalışmıştık. Bu çağda benim gibi gelecek ötesini arayan birine rastlamaktan çok mutlu olmuştum. Çünkü o dönemlerde böyle üretim ekonomisi, bilgi ekonomisi, sanayi vb. reel ekonomiyi içeren kavramlardan bahseden bir gence hele bir genç kıza pek de normal bakılmazdı. Aynı bakış açısında olmamızın yanı sıra karizması, entelektüel birikimi de beni çok etkilemişti.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>OSB’ler, üretim ve bilgi ekonomisi </b></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>yolunda fikirlerimizin olgunlaşması</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Sonra onun izini yedi yıl kadar kaybettim. Onun gibi vizyoner sohbet ve fikir arkadaşına rastlamak mümkün değildi. Beni ancak o anlayabilir ve uçan fikirlerimi o normal karşılayabilirdi. Ben de onu anlardım. 1988 yılında Yalçın Bey’le yollarımız bir kez daha kesişti. Hayat birçok anlamda ikimizi de çok değiştirmişti. O üretim ekonomisi fikrinde daha da ilerlemişti. Türkiye’de Organize Sanayi Bölgeleri (OSB’ler) gibi örgütlü alanları karış karış gezmiş ve mahalle aralarındaki dağınık işletme yapılarına kadar da analiz etmiş, eksik yanlarını çıkarmış, “OSB’lerin neden tüzel kişilikleri yok, bunun için hangi yasalar, mevzuatlar vb. gerekli?” sorularının yanıtlarına çözümler aramıştı. Ben ise İşletme eğitimi almış, Gelir İdaresi Maliye teşkilatında bilgi işlem süpervizörlüğü görevimde kurumların, küçük ve orta boy işletmelerin (KOBİ’lerin) yapılarını iyi analiz etmiştim. Maliyedeki görevim Bilgi İşlem üzerine olduğu için, kendimce bilgi teknolojileri üzerinde çalışmalarım olmuştu. Ayrıca, İngiltere, ABD, Almanya, İtalya gibi ülkelerin örgütlü sanayi yapılarını, yasalarını, vb. hem İngilizce kaynaklardan hem de katıldığım bazı konferanslardan öğrenmeye çalışmıştım. Özellikle Alman KOBİ’leri üzerine çok kafa yoruyordum. Şu sorumun cevabını arıyordum: “2. Dünya Savaşı’ndan harap, yıkık çıkmış Almanya, nasıl oluyordu da ekonomisini bu kadar çabuk toparlayıp ayağa kalkabiliyordu? Kısa zamanda dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasında yer alabiliyordu?” Karşıma Alman Mittelstandleri (Alman KOBİ’leri) mucizesi çıktı. Bu konuda Habsburg ailesinden sevgili Josephine bana önemli dokümanlar gönderdi. Bilgisini paylaştı. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya’yı kalkındıran Alman KOBİ’lerinin çabalarını ve özelliklerini anlatmıştı. Türkiye’nin Kalkınma Planlamaları’nı da merakla okuyordum.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-6-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 582px;" />Sonra Yalçın Bey’le sık sık görüşüp; o üretim ekonomisi, ben bilgi ekonomisi ve teknolojileri, tüzel kişiliği olmayan OSB’ler üzerine sohbetlerimize devam ettik. Ardından yollarımızı ve hayatımızı birleştirdik. Yine gittiğimiz yerlerde gelişmiş ülke ekonomileri, yapıları, teknolojik ve inovatif çalışmaları vb. üzerine düzinelerce kaynaklar karıştırdık. Konferansları izledik. Derken ‘Türkiye’nin Sanayi Haritası’, ‘Üretim Potansiyeli’, ‘Endemik Yapı Haritası’, ‘Teknoparklar’, ‘Bilim Vadileri’ üzerine konuştuk. Hayaller kurduk. Bu hayallerimizin gelişmesinde sonradan Eskişehir OSB Başkanlığı da yapan değerli Sanayicimiz Savaş Özaydemir’in de önemli katkıları oldu. Cesaret verdi. Bilgilerini tecrübelerini aktardı.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>Sanayi koridoru, bilgi ve teknoloji </b></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>ekonomisi ve ‘Yeşil OSB’ler hayalimiz</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Hayallerimiz öyle çoktu ki… Yalçın Bey, OSB’lerin tüzel kişiliği olmaması problemine çözüm aramaktaydı. Bir de ABD, İngiltere gibi gelişmiş ülkelerin bilim vadileri; içinde teknoloji üniversiteleri teknoparklar, Avrasya ve Avrupa’nın ekseninde, iki kutbuyla sanayi geçiş koridorları olan, bacasız, su kaynaklarını kirletmeyen, su arıtma tesisleri vb. olan çevre dostu yeşil OSB’ler üzerine fikirler yürütüyordu. Projeler geliştiriyordu.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Benim hayalim ise; bilgi ve teknoloji ekonomisinin ekosistemi kapsamında, içinde OSB’ler, teknoparklar, üniversiteler, kreşler, çocuklarla yaşlıların yani eski ile en yeni neslin bir arada olacağı yaşlı bakım evleri, kütüphane, bilim insanları ve sanayicilerin buluşacağı lokaller, laboratuvarlar, hava alanı pisti, tren garı, otobüs garı, lokantalar, spor kompleksleri vb. hepsinin bir arada olduğu bütünleşik yaşam alanları hayal ediyordum. Yalçın Bey bu fikrime çok gülerdi: “Bütünleşik Yaşam Alanları fikrini anladım da yaşlı bakım evleri şimdi ne alaka, sen şimdi mezar yeri de istersin?” derdi.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>“Tam reklam ve hizmet ajansımızı </b></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>Nişantaşı’nda kurduk”</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Bu arada da hiç durmadık, Türkiye’nin sanayisini de karış karış gezdik. Sahip olduğumuz maddi varlıklarımızı hep ideallerimiz uğruna harcadık. Hal böyle olunca elimizde de o zamanda bile Türkiye ekonomisi ve sanayisine ilişkin muazzam veriler oluşmuştu, bunun havadan çekimlerini de görmek istiyorduk.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">1990 yılında ihracatçı büyük bir sanayicimize gittik. Fikirlerimizi, projelerimizi anlattık. İlgiyle dinledi, inceledi; “İnsanın ülkesinden böyle değerlerin çıkması ne kadar güzel” dedi. Bize; “Sizin bu idealleriniz için çok para kazanmak gerekir” diyerek, Teşvikiye Nişantaşı’nda büyük bir yeri olduğunu, orada tam hizmet veren bütünlüklü bir reklam ajansı kurmamızı önerdi. Biz fikrimizi kattık, bu sanayici iş insanı büyüğümüz de sermayesini koydu, ajansımızı kurduk. Türkiye’nin en üst seviyesindeki mankenler ve yönetmenlerle de çalışmaya başladık. Ulusal ve uluslararası birçok ünlü markadan reklam tanıtım işi aldık. Firmaların üretim yerleri daha çok OSB’lerde olduğu için reklam filmi çekimlerini helikopterle yaptığımızda aynı zamanda OSB’lerin havadan çekimlerini yapma fırsatımız da oluyordu.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">O yıllarda OSB içerisinde faaliyet gösteren firmaların birçoğu ölçek ve bütçe açısından gelişmiş ülkelerin tanımına göre KOBİ kapsamındaydı. Diğer yandan ben ise bu kez KOBİ’lerle (küçük ve orta boy işletmelerle) ve OSB’lerle (Organize Sanayi Bölgeleri ile) ilgili imalatçı sanayicileri aydınlatmak, kendimizi tanıtmak için iki aylık bebeğimi, yani oğlumu bağrıma alarak kilometrelerce tanıtım için yürüyor ve ayaklarıma kan oturana kadar çalışıyordum. Bizim için o zamanlar paradan da yaşamdan da daha önemli olan; Türkiye’nin üretim ekonomisinde yüksek teknolojili üretim yapısına kavuşması için araç olan her şeydi. İdeallerimizdi. Mekânımız samanlıkmış, saraymış, çadırmış, çamurmuş vb., ayaklarımız kanamış, ayakkabılarımız delinmiş, kilometrelerce yürümüşüz, ne gamdı ki…</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>Su havzaları, organize sanayiler ve </b></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>dağınık imalatçı KOBİ’ler</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Ancak 1990 yılında Irak-Kuveyt Savaşı (Körfez Krizi) çıktı. Reklam tanıtım işini aldığımız Irak ve Amerika ortaklı firma battı. Bizim orada milyonlarca dolar alacağımız heba oldu. Biz de batma noktasına geldik ve çekildik. Sonra Ümraniye ve Dudullu civarındaki sanayi havzalarını araştırmaya başladık. Çünkü Elmalı Bendi ve Ömerli Barajı’nı, bu bölgelerden gelen sanayi atıklarının kirlettiği duyumunu alıyorduk. Yalçın Bey bu konuda çok sıkı bir araştırma yaptı, Organize Sanayi Bölgeleri’nin (OSB’lerin) tüzel kişiliği olmadığı gibi büyük çoğunluğunun yönetim binaları bile barakadan oluşuyordu. Atık arıtma tesisleri bile yoktu. Aynı sorun diğer illerimizde de bulunan OSB’lerde de vardı. Zaten o zaman ülkemizde OSB sayısı bir elin parmakları kadardı. Şimdiki gibi 400’ü aşkın değildi.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yalçın Bey, bütün bu alanların havadan da çekimlerini yaptırarak, Cumhurbaşkanı, Başbakan, ilgili Bakanlar, kamu kurumları ve kuruluşlarının bu konuda karar verici mercilere, Belediye Başkanlarına, Valilere, yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarına, bilim ve akademi dünyasına, özel ve kamu sektör temsilcilerine, sanayicilere ve işinsanlarına yıllarca bu sorunları elindeki görsel verilerle birlikte anlatmaya çalıştı. Sonunda OSB’lerde ve sanayi alanlarında arıtma tesisleri kuruldu, böylece bacasız sanayinin ve çevre dostu ‘Yeşil OSB’lerin ilk temelleri atılmış oldu.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-7-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 412px;" />Ortam Medya Grubu’nun doğuşu</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Ben de o zamanlar OSB’lerin göçe çekim etkisi ve sanayi çeperlerinde çarpık yapılaşmalarla ilgili araştırmalar yapma fırsatı buldum. Diğer yandan; OSB’lere ilişkin gelişmiş ülkelerin de yasaları, tüzükleri, mevzuatları, işleyiş biçimleri vb. hakkında araştırmalar yapıyorduk. Bir yandan da geceleri bunları Türkçe’ye çevirmeye çalışıyorduk. Bu konudaki ideallerimizi ve çalışmalarımızı sanayicilerimizle paylaşmak, uyarıcı olmak için eşimle (Yalçın Sönmez) birlikte <b>‘Sanayide Ortam Gazetesi’</b>ni çıkardık ve <b>‘Ortam Medya Grubu’</b>nun temellerini attık.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Ayrıca; Ortam Medya Grubu’nun kuruluşunda maddi-manevi teşvikleriyle emeği geçen rahmetli Babama, ülke ideallerimize inanan ve bizi daima teşvik etmeye çalışan babadan Kuzenim Vali Yardımcısı Emin Ergin Ağabeye, Kaymakam Caner Akay Ağabeye, Emniyet Müdürü kendi Ağabeyime, değerli hemşerim ve büyüğümüz rahmetli Ayhan Şahenk Amcaya, rahmetli Mehmet Karamehmet Amcaya ve ismini burada sayamadığım, bizim ideallerimize inanıp, bizi daima motive eden tüm dostlarımıza minnet ve saygılarımla teşekkür ediyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>“İdeallerimiz ve seninle biz varız”</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Sonra bizi Bülent Ecevit ve Rahşan Ecevit çağırdı. Ben gitmedim. 1994 seçimlerine önceden hazırlık için Yalçın Bey ve bana da ilk sıralarda Milletvekilliği adaylığı teklif etmişlerdi. Diğer yandan da Yalçın Bey’e o zamanlar daha çok çöplük alanı olan bir bölgede bir Ataşehir inşası projesine ortaklık ve danışmanlık teklifleri getiriliyordu. Yalçın Bey sanki politika yapmaya biraz daha eğilimliydi. Ben böyle şeylere sıcak bakmıyordum.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Ayağa kalktım; “Yalçın, bizim ülkemiz için ideallerimiz; OSB’lerimizi tüzel kişiliğine kavuşturmak, bacasız sanayi ve yeşil OSB’ler kurmak, ihracatı artırmak ve ülkemizde bilgi toplumu sacayağı üstüne oturtulmuş yüksek teknolojili, inovatif, Ar-Ge ve Ür-Ge’ye dayanan, yüksek katmadeğerli üretimler geliştirilmesine, teknoparklar ve bilim vadileri kurulmasına, yenilikçi istihdam kapıları açılmasına öncülük etmek ve bunları da kurmak değil miydi? Bizim ideallerimiz; imalatçı işletmelerimizin ve kurumlarımızın bakış açılarını, ufuklarını evrensel değerlere ve dış dünyaya çevirmek değil miydi? Biz bunca mücadeleyi politikacı olmak için mi, inşaatçı olmak için mi verdik?” dedim. Evi terk ettim. Yalçın Bey beni almaya geldi; “Tamam” dedi. “Politika yok, ülkemiz için ideallerimiz ve seninle ben varız” dedi. Biz yine gelişmiş ülke sanayilerini araştırmaya devam ediyorduk. Ben yine ayaklarımın altı yarılana kadar sanayi alanlarını dolaşıyordum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-8-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 665px;" />OSB’lerin tüzel kişiliğine kavuşması </b></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>ve KobiEfor’un doğuşu</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Ancak OSB’ler bir türlü tüzel kişiliğine kavuşamıyordu. Yalçın Bey bu uğurda büyük bir mücadele veriyordu. Aynı zamanda bazı OSB’lere de danışmanlık yapıyordu. Yalçın Bey, ülkemizde bu alanda tek sivil danışmandı. Bu mücadelesine dönemin Başbakanları, Valileri, Bakanları, Milletvekilleri, sanayiciler ve hatta o dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bile büyük desteklerde bulunuyordu. Ama OSB’ler bir türlü tüzel kişiliğine kavuşamıyordu. Bunun önemini Türkiye’ye kavratmak, uyaran olmak için bir yayın aracı kurmamız gerekiyordu. Tekrar Teşvikiye Nişantaşı’na dönmeye karar verdik. Genç yaşımızda bu kadar efor sarfetmekten çabalamaktan da yorulmuştuk. Özellikle sahalarda araştırmamıza katkı için hem de imalatçı KOBİ’lere ‘ürün kodu’ mantığını vb. kavratmak için katalog çalışması bahanesi hem ilan bahanesi hem araştırmalar için dolaşmaktan çok yıpranmıştık.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor adında yayın çıkarma fikrimizi o zamanın İMES Sanayi Sitesi, DES Sanayi Sitesi, Dudullu OSB vb. Başkan ve yöneticilerine de söyledik. Çünkü Yalçın Bey, DES Sanayi Sitesi’nin de danışmanlığını yapıyordu. Onlar, “Siz çok büyük bir değersiniz medya kuruluşları hep Avrupa yakasından doğuyor, siz de Anadolu yakasından doğun, lütfen KobiEfor da Anadolu’dan doğsun” dediler.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Dudullu OSB kapsama alanı içerisinde, DES Sanayi Sitesi yolu üzerinde ve İMES Sanayi Sitesi’nin köşesinde, KEYAP ve MODOKO’nun karşısında Yalçın Bey ve ben, 1999 yılının Eylül ayında; temel yetkinliği OSB’ler ve teknoparklar olan Türkiye’nin ilk Dijital E-Dergisi KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi’ni hayata geçirdik. Yalçın Bey, İmtiyaz Sahibi oldu. Akabinde yazılı basın olarak Ekim 1999’da KobiEfor Sanayi ve Ekonomi Dergisi’ni yayınlamaya başladık. Kurumumuzda görev dağılımı açısından, ben kurumsal anlamda kariyer basamaklarını tek tek çıkmayı teklif ettim. İlkin derginin Reklam Koordinatörü, sonra başarılar göstererek Dış İlişkiler Koordinatörü oldum. Dergimizin konularını bir ay önceden okurlarımıza ileten bir “Gündem” kavramı yarattık. Küresel bazda bütün ekonomi basınını, ekonomi enstitülerini, dış ülke ekonomi politikalarını, ülkelerin pazar yapılarını ele aldıkları güncel durumları analiz etme, bu araştırmalar ve analizler kapsamında dergi içinde çalıştay yapma, 12 aylık konuları ve gündemleri belirleme, eklenecek konular varsa Yönetim Kurulu’na sunma brief verme görevleri de bana aitti. Bu tür analizleri kavramsal anlamda içini boşaltmadan, bağlamından koparmadan, ekonominin magazinine uzak durarak, ülkemizin reel ekonomi gerçeğine göre, gündem oluşturup bunları özetler halde bir ay önceden okur ve çözüm ortaklarımızla paylaşmak da önemliydi. Bu yenilikçi çalışma şeklimiz yazılı basında, okur ve çözüm ortaklarımız nezdinde de önemli bir başarı hikayesi ve örnek oluşturmuştu.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Bu ve buna benzer birçok projeler geliştirmede, koordine etmede, birkaçına koordinatörlük yapmada gösterdiğim başarılardan dolayı dergimizin Genel Koordinatörü, ülkemizin değerli Stratejisti ve Danışmanımız Haluk Ünaldı’nın kendi işlerinden dolayı ayrılmasıyla da bu kariyer bana layık görülmüştü. Dergimizde tepeden yer almak yerine, kariyerimi bırakarak, dergimizde yine yeni baştan kariyer basamaklarını ortaya koyduğum performans ve yenilikçiliğe göre çıkmayı seçmem, bir anlamda aile şirketi de olsak, kurumsal davranabilmenin de mümkün olduğunu iş dünyasına öğretici, örnek olmak arzusuydu.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">O dönemin Cumhurbaşkanlarından, Başbakanlara, Bakanlara, Valilere, Belediye Başkanlarına kamu ve özel kuruluşlarına kadar birçok kurum, kuruluş ve kişi tarafından müthiş ilgi gördük, tebrikler aldık. Zamanın Başbakanı Bülent Ecevit, bizi Avrupa Birliği Helsinki Zirvesi’ne de davet etti. AB 5. ve 6. Çerçeve Programları, Bill Gates’in Başkan Yardımcıları’na kadar birçok kişi ve kurum tarafından davet edildik. Zamanın önemli kurum ve kuruluşları tarafından da birçok övgülere, ödüllere layık görüldük.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-musiad_odul-9-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 657px;" />Dergimiz KobiEfor’un  yayınlanmasının hemen akabinde başta OSB’lerimiz, Koç Holding olmak üzere, Sabancı Holding, benim de değerli hemşerim olan Ayhan Şahenk Amca ve Doğuş Holding Grupları, Doğan Grubu, diğer basın yayın ve medya kuruluşlarımız, sanayicilerimiz ve iş dünyamız, reklam ajanslarımız, halkla ilişkiler (PR) şirketlerimiz, medya planlama ajanslarımız, TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği), DEİK (Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu), TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi), TÜSİAD (Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği), MÜSİAD (Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği), TÜRKONFED (Türk İş Dünyası Konfederasyonu), TOSYÖV (Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler, Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticiler Vakfı),  Marmara Grubu Vakfı (Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı), KalDer (Türkiye Kalite Derneği), TBD (Türkiye Bilişim Derneği), MOBİSAD (Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İş Adamları Derneği); FKB (Finansal Kurumlar Birliği), Rekabet Kurumu, TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu), ODTÜ (Orta Doğu Teknik Üniversitesi), İTÜ (İstanbul Teknik Üniversitesi), TÜRSAK (Türkiye Sinema ve Audivisuel Kültür Vakfı), SETEM (Sinema ve Televizyon Eseri Sahipleri Meslek Birliği), RVD (Reklamverenler Derneği), Reklamcılar Derneği, Türkiye Halk Bankası, Türkiye İş Bankası, Ziraat Bankası vb., özetle; burada sayamadığım birçok değerli kurum ve kuruluşlarımız ve Türkiye bize ve KobiEfor’a sahip çıktı. AB 6. Çerçeve Programı kapsamında SMEs’lerin (KOBİ’lerin) Türkiye ayağında da dergimiz KobiEfor temsilci seçildi.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-10-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 1000px; height: 298px;" />KobiEfor’un  Kalamış’a taşınması</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Özellikle 2000’li yıllar Sanayi Envanteri’nin bile bütünleşik ve tek bir odak adresinin olmadığı yıllardı. Bu tür verilere sahip olan ender kurumlardan biri Ortam Medya ve KobiEfor’du. Çünkü neredeyse 1989 yılından beri Türkiye’nin reel ekonomi alanında faaliyet gösteren bizlerdik. Bu alanda çok önemli datalarımız oluşmuştu. 2003 yılı ise verilerin öneminin farkedildiği bir yıldı. O dönemlerde Türkiye’nin önemli kurumlarından verilerimizi onlara satmamız için neredeyse bir fabrika kuracağımız kadar büyük teklifler geliyordu. Biz bu tür datalarımızın satılmasının, paylaşılmasının ahlaki olmadığını hatırlatarak verilerimizi satmayı şiddetle reddediyorduk. Ancak birkaç ay sonra Dudullu OSB Kapsama Alanları’nda kurmuş olduğumuz KobiEfor’un duvarları delinerek bir gecede datalarımızın kayıtlı olduğu harddisklerimizin önemli bir kısmı çalındı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">O dönemlerde bu tür müşteri dataları altın değerindeydi, kasalarda saklanırdı. Biz de data yedeklerimizi Ortam Medya’nın Koşuyolu şubesinde saklıyorduk. Datalarımızı kurtarmıştık ama, çalınanların da çoğu zaten ortalığa yayılmıştı. O dönemde o bölgeler korunaklı olmadığı için 2003 yılında Kadıköy/Kalamış’a yani kendi mekanımıza KobiEfor’u taşıdık. 2003 yılından beri de Kalamış’ta faaliyetimize devam ettik.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-11-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 358px;" />Ulusal ve uluslararası birçok etkinliğin </b></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>çözüm ortağı KobiEfor</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Türkiye’nin en önemli ulusal ve uluslararası organizasyonlarının hem basın-medya sponsoru hem de çözüm ortağı olarak yer aldık. TOSYÖV’ün düzenlediği KOBİ Zirveleri bunlardan biridir. KOBİ Zirveleri’nin Sonuç Bildirgeleri, hükümetlerin KOBİ politikalarını şekillendirirken dikkate aldığı önemli çıktılardan biriydi. Yalçın Bey, öncesinde TOSYÖV Başkan Yardımcısı, sonrasında iki kez TOSYÖV Başkanı olduğu dönemlerin ardından da TOSYÖV Denetim Kurulu Üyesi iken birçok KOBİ Zirvesi’nin açılış konuşmacısı ve oturumlarda moderatör olarak defalarca yer aldı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Bir diğer önemli organizasyon da Marmara Grubu Vakfı’nın düzenlediği, uluslararası bir etkinlik olan, her yıl 50’nin üzerinde ülkeden Cumhurbaşkanı, Başbakan, Meclis Başkanı, Milletvekili olmak üzere birçok üst düzey temsilci, dini liderler, iş ve akademi dünyası temsilcilerinin katıldığı Avrasya Ekonomi Zirveleri’dir. Çoğu Avrasya Ekonomi Zirveleri’nde diğer ülkelerden gelen konukların da dergimizi anlayabilmesi ve okuyabilmesi için Zirve’de dağıtılan sayımızdaki Avrasya Ekonomi Zirvesi’ne ilişkin haberimizin yer aldığı dosyamızı İngilizce-Türkçe yayınladık. Ben daha çok iç ve dış dünya bazında arka planda araştırma, analiz, plan oluşturma konumundaydım. Akademik yanımla iş dünyası alanında sadece Avrasya Ekonomi Zirvesi’nin açılış oturumunda Raportör olarak yer almayı tercih ettim. Marmara Grubu Vakfı’nın değerli üst yönetimi bana bu zarif teklifi getirme nezaketinde bulundular. Avrasya Ekonomi Zirveleri’nde Cumhurbaşkanlarından oluşan Bilge Adamlar Oturumu’nu her defasında kendi izlenimlerim ve notlarımla kaleme alarak KobiEfor’ da Cumhurbaşkanları Özel Dosya çalışmalarıyla aktardım. Bu Zirvelerde genellikle Yalçın Bey’le Zirve’nin onur konuklarından biri olarak Cumhurbaşkanlarına özel düzenlenen yemekli toplantılarda mutlaka yer alırdık.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Ayrıca CeBIT Bilişim Eurasia, WIN EURASIA gibi küresel alanda sektörünün nabzını tutan birçok etkinliğin yansıra KalDer’in (Türkiye Kalite Derneği) düzenlediği Kalite Zirveleri ve Türkiye Mükemmellik Ödül Törenleri de destek verdiğimiz önemli organizasyonların başında geliyor.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Ortam Medya Grubu olarak, bütün bu işlerimizin yanı sıra TOSYÖV’ün Girişim Dergisi, KalDer’in Önce Kalite Dergisi gibi birçok yayının yayınlanması, Vakıf, Dernek, akademi ve iş dünyasından insanların kitaplarının yayına hazırlanması işlerini de üstlendik. Hatta bir dönem KobiEfor’un Genel Koordinatörü olarak görevime devam ederken aynı zamanda çok değerli Hocamız Prof. Dr. Ali Rıza Kaylan Hoca’nın ekibinin de olduğu KalDer’in ‘Önce Kalite Dergisi’nin Editörlüğünü de yaptım.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>4562 sayılı OSB Kanunu ve </b></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>OSBÜK’ün kuruluşu</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>4562 sayılı Yasa kapsamında OSB Kanunu 12/4/2000 yılında kabul edildi. 15/4/2000 tarihinde 24021 Sayılı Resmî Gazete Tertip: 5 Cilt: 39 düsturuyla yayınlandı.</b> Böylece yıllarca bir muhtar kadar bile kamusal yetkisi olmayan OSB’ler tüzel kişiliklerine kavuştular. 4562 sayılı Yasa ile gelinen noktada bir anlamda sanayi belediyelerine dönüştüler. Akabinde teknoparklar, üniversite-sanayici işbirliği, startup kültürü ve girişimciliği yaygınlaştı. OSB’lerimiz çoğaldılar. Milyonlarca kişiye istihdam kapısı haline geldiler. Yalçın Bey’in ve bu konuda ona destek olan kurum, kuruluş ve kişilerin de hayali gerçek olmuştu. Ancak OSB’ler yaygınlaştıkça bir üst kurul olması da gerekiyordu. Yalçın Bey, bunun için de projeler geliştiriyor, zamanın hükümetlerini, reel üretim aktörlerini sürekli bu konuda uyarıyor, KobiEfor’da bu konuyu sürekli ele alıyor, gündemde tutuyordu.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">15.04.2000 tarihli 4562 sayılı OSB Kanunu ve 01.04.2002 tarihli Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’nin yürürlüğe girmesi sonucu, zamanın Sanayi Bakanı ve ekiplerinin de öncülüğüyle tüzel kişiliğini kazanmış 9 OSB temsilcisi bir araya gelerek 24.10.2002 tarihinde OSB Üst Kuruluşu Kurucular Kurulu’nu oluşturdular. Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK), Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından onaylandı. Bu durumda Yalçın Bey’in dikkatinden kaçmayan şey; OSB Üst Kuruluşu’na Kurucu 9 OSB kayıtlıydı. OSB’ler çoğalıyordu, tüzel kişiliklerini kazanan diğer OSB’ler ne olacaktı?</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yalçın Bey, OSBÜK’ün Sanayi Bakanlığı’na bağlı bir kamu kurumu olması için bir uyaran oldu ve konuyu KobiEfor sayfalarında dile getirdik. Türkiye sanayisinin yaklaşık %50’sinden fazlasının yoğunlaştığı İstanbul ve Kocaeli OSB’lerinin OSBÜK Yönetim Kurulu’nda temsil edilmesi için de İstanbul ve Kocaeli OSB’leriyle toplantılar düzenleyerek, ilgili bakanlık ve kamu kuruluşlarıyla görüşerek canla başla çalıştı. Ve bu çalışmalar sonuç verdi; OSBÜK Yönetim Kurulu’nda İstanbul ve Kocaeli’den de temsilciler yer aldı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">OSB’lerin ve KOBİ’lerle birlikte her ölçekteki işletmenin, sanayinin, üreticilerin, ticaret ve iş dünyasının sorunlarına çözüm bulunması için yıllarca yazdı, çizdi. Daima bir uyaran oldu. Devlet ve hükümet yetkililerine sürekli bu konuları hatırlattı. Konferanslarda, zirvelerde sorunları dile getirdi. KobiEfor olarak OSB’lerin sesi olduk.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Ve sonunda; 2017 yılında Üretim Reformu kapsamında 01.07.2017 tarihli ve 30111 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7033 sayılı Kanun ile; Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK), tüzel kişilik kazanan tüm OSB’lerin üye olmalarının zorunlu olduğu, özel hukuk tüzel kişiliğine sahip yasal üst (çatı) kuruluş haline geldi.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-12-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 252px;" />Kocaeli Alikahya OSB’nin kuruluşu ve </b></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>benim doktora eğitimine yönelişim</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Diğer yandan Yalçın Bey, ortaklarıyla birlikte 2000 yılı sonrası, Kocaeli Alikahya OSB’yi de temelden bacasız ve yeşil OSB idealiyle kurmaya çalışıyordu. Gelecek dönem için Teknokent ve Teknoloji Meslek Üniversitesi bileşkesi geliştirme noktasında önemli ve büyük projeleri vardı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Ben, Kocaeli Alikahya OSB’nin kurulum süreçlerine dahil olmasam da Yalçın Bey’in bu süreçlerde yaşadığı zorluklar ve mücadelenin stresi zaten bize de yansıyordu. Bu süreçlerin sancısını birlikte çekiyor, acı bedelini birlikte ödüyorduk. Öyle ki Yalçın Bey, OSB kurulum süreçlerinde ölümcül bir kalp krizi de geçirmişti.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Bense hem çok yorulmuştum hem de “Türkiye’nin ekonomik entegrasyon anlamında uluslararası sistemde yeri ne olabilir? Türkiye, özellikle Avrupa ve Avrasya alanlarında bir ekonomik entegrasyon koridoru olabilir mi? ‘Üretim Üssü’ olma şansı var mıdır?” soruları, diğer yandan; iç ve dış göçlerin Türkiye’nin sanayi çeperlerinde oluşturduğu çarpık yapılaşmalar, kentlerin göçleri absorbe edememeleri dikkatimi çekiyordu.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Bir diğer dikkatimi çeken çok önemli bir olgu da iş dünyasının nitelikli eleman bulma sorunu, Türkiye’nin nitelikli insan kaynağını gelişmiş ülkelere kaptırma aczi, aynı zamanda ülkemizde beyin göçü probleminin politik gündeme dahi alınmayışıydı. Bu alanda araştırma yapmaya yöneldim. Bu konularda araştırma makaleleri, araştırma kitapları yazmam için de metodoloji gerekiyordu. Bu nedenle mecburen İngilizce doktora yapmayı planladım.<br />
<img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-13-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 534px;" /></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>“KobiEfor Dijital’i hayata geçirdik”</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Bir de Covid-19 Pandemisi’nin başladığı dönemde küresel ekonomide büyük ölçekli şirketlerden ‘orta büyüklükteki işletmeler (OBİ)’ ve KOBİ’lere kadar her ölçekteki şirket, kamu kurum ve kuruluşları uzaktan çalışmaya ve dolayısıyla dijitalleşmesini hızlandırmaya başladı. Bilişim ve teknoloji ekosisteminin en önemli sacayağı da bir anlamda dijitalleşme olmuştu. Özünde bu tür dönüşümler küresel bir biçim olsa da sanal içeriğe zorluyordu. Sanal dünya dediğimiz; aslında matematiğin kesinliği üzerine yani ‘ikilik binary’ sistem üzerine kurulu bir dünyaydı. Matematikti. Ama sanallık olunca, somuta parellliği dayatınca somutun ufuk ötesi gibi bir şey oluyordu. Böyle bir durumda da “Kuralların değil, artık oyunun kendisinin de değiştiği görünür olmuştu.” Bunun önemini daha da vurgulamak üzere Kasım 2020’de KobiEfor Dijital Dergisi’ni hayata geçirdik. Böylece Ortam Medya Grubu güçlenerek yoluna devam etti, etmeye devam edecek.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>“Durursan düşersin”; ideallerin peşinde </b></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>zorlu koşu</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Bu sessizce ve kendimizce verdiğimiz mücadelecimizde, özellikle reel ekonomi alanında başarı hikayesi yazmıştık. Burada satırlara sığmayacak diğer başarı hikayelerimiz, mücadelemiz, ülkemize kattıklarımız alanında bilinen olgulardır. Dergimizde de mevcuttur. Biz yaşamın sosyal yanına da dokunduk. Örneğin; uluslararası birçok bilim insanı, ülkelerin karar otoritelerinin yanı sıra Fazıl Say’ı da piyano resitali vermesi için Türkiye’ye ilk getirtenlerden biri de Yalçın Sönmez’dir.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Elbette bizim için yine hayat hiç kolay olmadı. Öyle çok çalıştık, öyle çok ideallerimizin peşinden koştuk ki... Neredeyse yaşamın diğer eğlenceli vb. yanlarını ıskaladık. Yaşamadık. Biraz da kendi hayatımızdan çaldık. Doğru dürüst tatile bile çıkamadık. Aksine kendi varlıklarımızı, miras kalanlarımızın bile çoğunu, dergimiz KobiEfor’dan gelen kazançlarımızı, bütçelerimizi vb. bu uğurda ülkemiz için, ideallerimiz için yenilikçi araştırmalara, yatırımlara harcadık. Biz maddi birikimlerimize de dönüp bakamadık. Sormadım bile. Sonunda Yalçın Sönmez gibi önemli değerimizi kolon kanseri illetinden kaybettik.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Ayrıca Amerikan Hastanesi’nde eşimin başucunda, o kadar uzun süre refakatçi kaldım ki kolon kanserinin gelişimi ve tedavi ile ilgili vb. süreçleri, bu hastalığa yakalananların geçirdikleri acı dolu fiziksel ve psikolojik süreçleri, diğer yandan kanser hastası yakınlarının yaşadıkları çaresizlik sendromunu, tıpkı içimizin hapishanesindeymiş gibi ruhumuzu ve bedenimizin travmalarını ve beyin donduran acısını, umutlarını anbean, günbegün gözlemledim ve not ettim. Çünkü kanser konusunda toplumumuzda doğru bilinen birçok yanlışa rastladım. Toplumumuzda birçok insanın bu konuda da ‘her şeyi ne çok bildiğini’ ama hadlerini de bilmediklerini (!), ayrıca bu hastalığı maddi manevi sömürü haline getirenlerin de az olmadığını ve hallerini gözlemledim. Bu notlarımı bir yıldan beri yazmaya başladığım; Reel Ekonomi Alanında Zorlu Mücadelemiz, Başarı Hikayemiz ‘Yalçın Sönmez ve Biz’ adlı kitabıma da serpiştireceğim.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-14-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 563px;" />Yalçın Bey’in son sözleri</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yalçın Bey’in vasiyeti, hayali ve idealine gelince; 25 yılı aşkın kuruluşu için ömrünü harcadığı, Kocaeli Alikahya OSB’de geçtiğimiz yıllarda fizibilite onayı da alınan İzmit Teknokent ve içinde kendisi burs vererek seçkin öğrenciler okutmayı ve yetiştirmeyi düşündüğü Meslek Teknoloji Üniversitesi kurmaktı. Ancak dördüncü evre kolon kanserine yakalandı. Nişantaşı Amerikan Hastanesi’nde, hep Teknokent ve Teknoloji Üniversitesi projelerini sayıkladı. Prof. Dr. Dursun Buğra, Prof. Dr. Nil Molinas, Dr. Metin Kanıtez ve tüm diğer doktorlara, bölüm çalışanı sağlıkçılara, hemşirelere, kendisine gelen dostlarına, ziyaretçilerine İzmit Teknokent ve Teknoloji Üniversitesi Projesi’ni sayıkladı durdu. 12 Haziran 2024 tarihinde, kendisini ziyarete gelen Demir Sabancı’ya da “Demircim, İzmit Teknokent ve Teknoloji Meslek Üniversite Projem öylece kaldı, buna çok üzülüyorum, ayağa kalkarsam orası kısa zamanda biter biliyor musun?” dedi. Demir Sabancı; “Yalçın Ağabeyim, bize daha çok vizyonerlik yapacak, yol göstereceksin, hele bir ayağa kalk, biz daha ne projeler yapacağız” dedi.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Bana, “Nurdan Hocam, bu projeyi sen de takip et” dedi.  Ona; “Yalçın, ben seni ve ülkemiz için ideallerimizi sevdim, uzun zaman Kocaeli Alikahya OSB’nin yanından bile geçemem, bir karış toprağına bile basamam” dedim. “Orayla Oğlumuz da ilgilenir” dedi.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">“Öyleyse sen de KobiEfor’u devam ettir, sen Mustafa Kemal Atatürk’ün torunusun, bu ülkenin bir değerli evladı da sensin, arka planda sinip kalma, Türkiye, KobiEfor’a sahip çıkacaktır, başka akademik çalışmalarına sonra dönersin” dedi. “Tamam” dedim.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-15-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 434px;" />PROF. DR. ÖMER BOLAT</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Ticaret Bakanı<br />
<strong>“KOBİ’lere ve OSB’lere yönelik çalışmaları, Türkiye’nin girişimcilik vizyonunu güçlendiren değerli adımlar arasında yerini almıştır”</strong><br />
Değerli İş İnsanı Yalçın Sönmez’in aramızdan ayrılması, ülkemizin sanayi, basın ve iş dünyası için büyük bir kayıptır. Türkiye’nin girişimcilik ekosisteminin gelişimine büyük emek veren ve KOBİ’lerin gelişimi ve ekonomiye katkı sağlamaları için basın dünyasında, farklı STK ve platformlarda çalışmalar yapan Sayın Sönmez, geride bıraktığı mirasıyla her zaman hatırlanacaktır.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Merhum Yalçın Sönmez, Kocaeli Alikahya Organize Sanayi Bölgesi’nde yürüttüğü başkanlık görevi boyunca bölgenin sanayi altyapısını geliştirmek, işletmelerin rekabet gücünü artırmak ve sürdürülebilir sanayi uygulamalarını yaygınlaştırmak adına önemli adımlar atmıştır. Kocaeli Alikahya OSB’nin Türkiye’nin önde gelen organize sanayi bölgelerinden biri haline gelmesini sağlamıştır.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Dergisi, 25 yıldır KOBİ’lerin sorunlarını ve başarılarını kamuoyuna taşıma misyonunu başarıyla yürütmüş, Türkiye’nin ekonomik gelişimine sunduğu değerli içeriklerle önemli bir yer edinmiştir. Sayın Sönmez, bu Derginin Sahibi ve Editörü olarak iş dünyası ile basın arasında köprü kurmuş, kaliteli habercilik anlayışıyla örneklik teşkil etmiştir.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Kendisinin KOBİ’lere ve Organize Sanayi Bölgeleri’ne (OSB’lere) yönelik çalışmaları, Türkiye’nin girişimcilik vizyonunu güçlendiren değerli adımlar arasında yerini almıştır.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yalçın Sönmez, sadece iş dünyasındaki başarılarıyla değil, aynı zamanda topluma olan katkılarıyla da her daim hatırlanacaktır. Merhum Yalçın Sönmez’in ailesine, yakınlarına ve iş dünyasına başsağlığı diliyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-16-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 650px;" />M. RİFAT HİSARCIKLIOĞLU</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) Yönetim Kurulu Başkanı<br />
<strong>Merhum Yalçın Sönmez’in anısına… Hayata iz bıraktı</strong><br />
İş dünyasının ve basın camiasının çok değerli temsilcisi, kıymetli arkadaşım Yalçın Sönmez’in vefatından büyük üzüntü duydum. </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Her şeyden önce ailesi, yakınları, çalışma arkadaşları, iş ve basın camiaları için başsağlığı diliyorum.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Sayın Sönmez, hayatın birçok alanında gösterdiği başarılarla büyük takdirler kazanmış, çok değerli bir dosttu. İçinde yer aldığı her projede, varlığı ile iz bırakan Yalçın Sönmez, kendisinden sonra gelen nesiller için de çok doğru bir rol modeldi.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Şöyle bir kartvizitine baktığınızda “Kocaeli Alikahya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı, KobiEfor Dergisi Sahibi ve Editörü, TOSYÖV Yönetim Kurulu eski Başkanı, Marmara Grubu Vakfı Mütevelli Heyet Üyesi, KalDer (Türkiye Kalite Derneği) Üyesi, Fenerbahçe Spor Kulübü Kongre Üyesi, Hürriyet Gazetesi Gece Yazıişleri eski Sorumlusu, Basın Kartı Sahibi..” gibi devam edip giden unvanları gördüğünüzde, Yalçın Sönmez’in yaşamı nasıl dolu dolu ve aktif yaşadığını, nasıl üretken birisi olduğunu çok net görebilirsiniz.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Organize Sanayi Bölgeleri’nin (OSB’lerin) tüzel kişilik kazanmasında önemli katkıları oldu. KOBİ tanımının ve Türk girişim ekosisteminin oluşturulmasında, sürdürülebilirlik, inovasyon ve yeni teknolojiler konusunda bir bilinç geliştirilmesinde, Türk girişimciliğinin vizyonunun ve ufkunun dış dünyaya çevrilmesinde, yüksek teknoloji ve katmadeğerli üretimin ve ihracatın geliştirilmesi konularında yadsınamaz çabalarını gördük.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Kendisine Allah’tan rahmet, tüm yakınlarına sevdiklerine baş sağlığı dileklerimi bir kez daha ifade etmek istiyorum. Türk iş âlemine ve basın camiasına yaptığı katkılardan dolayı hayırla anılacaktır.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-17-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />NAİL OLPAK</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">DEİK (Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu) </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yönetim Kurulu Başkanı<br />
<strong>Kendisini, girişimcilikten ihracata kadar kattığı değerlerle hatırlayacağız”</strong><br />
Ülkemizde küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ’ler) bağlamında KOBİ tanımının oluşması için önemli katkıları bulunan, Organize Sanayi Bölgeleri’nin (OSB’lerin) tüzel kişilik kazanmasına öncülük eden isimlerden biri olan Kocaeli Alikahya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı ve KobiEfor Dergisi Sahibi merhum Yalçın Sönmez’i kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Kendisini iş dünyamıza verdiği önemli destekler ve girişimcilikten ihracata kadar kattığı değerlerle hatırlayacağız. Başta kıymetli ailesi olmak üzere KOBİEFOR Dergisi fertlerine ve tüm sevenlerine iş dünyamız adına bir kez daha başsağlığı diliyor, kendisini rahmetle anıyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-18-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />SÜLEYMAN SÖNMEZ</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">TÜRKONFED (Türk İş Dünyası Konfederasyonu) </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yönetim Kurulu Başkanı<br />
<strong>“İş dünyası, basın ve sivil toplumda güçlü bir miras bıraktı”</strong><br />
İş dünyamız vizyoner bir liderini, Türk basını önemli bir değerini, ülkemiz ise özverili bir sivil toplum gönüllüsünü yitirdi. Sayın Yalçın Sönmez’in acı kaybı, pek çok kesim için yeri doldurulamaz büyük bir boşluk yarattı. Sayın Sönmez’in başarılı çalışmalarını her zaman takip ettim. Özellikle KOBİ’lerin güçlenmesine ve büyümesine sağladığı önemli katkıları her zaman minnetle hatırlayacağım. İş dünyasındaki birçok kişinin hayatına dokunup girişimciler için ilham kaynağı olurken büyük emek verdiği KobiEfor Dergisi aracılığıyla da işletmelerin seslerini geniş kitlelere ulaştırdı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Merhum Sönmez’in bıraktığı güçlü mirasın, iş dünyasında, basında ve sivil toplumda sürdürüleceğine inanıyor, başta kıymetli Eşi ile Oğlu olmak üzere ailesine, sevenlerine, çalışanlarına ve hayatına dokunduğu herkese başsağlığı ve sabır diliyorum. Nur içinde yatsın…<br />
<br />
<b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-19-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 664px;" />DR. AKKAN SUVER</b><br />
Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı<br />
<strong>Yalçın’a Veda</strong><br />
Bir dostu, bir arkadaşı kaybettikten sonra O’nu anlatmak; O’na ait duygulardan, düşüncelerden söz etmek zordur. Zira ne anlatsanız eksik ne yazsanız yetersiz kalacaktır. Beraber geçirilen anların, paylaşılan düşüncelerin kısalığını, azlığını bugün daha iyi anlamanın huzursuzluğunu yaşıyorum. Bir koşuşturmacanın içinde geçen günlerin anlamsızlığı böyle bir veda yazısı kaleme alırken daha anlaşılır oluyor.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Önce Marmara Grubu Vakfı’nda sonra Avrasya Ekonomi Zirveleri’nde kesişen koşuşturmacalarımız yıllar içinde adeta yarışırcasına sürdü durdu. O da ben de hep koşuşturduk. Daha verimli, daha gerekli, daha güzel işler yapabilmenin heyecanı içinde saatlerle yarıştık. Geceleri gündüzlere ekleyerek koşuşturduk durduk. Ara sıra yan yana geldiğimizde de anlatmak istediklerimizi anlatamadan, aklımızdan geçenlerin tamamını paylaşamadan koşturmaya devam ettik.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Bu koşullar; O’nun için çoğu zaman birincilik kürsülerinde şekillendi. O’nun KobiEfor Dergisi küçük ve orta boy sanayicilere yol göstermesi ve rehberliği, basın camiasında şampiyonluk kupasını havaya kaldırmasını ve alkışlara ulaşmasını temin etti. KobiEfor Dergisi, alanında ilk ve tek olarak O’nun kalıcı eseri olarak anılacaktır. Gene bu koşullar; OSB’lerin oluşumunda yüksek hizmetleri ve çalışmaları ile O’nun OSB kurmasını ve bu alanda da bayrağını dalgalandırmasını sağladı. Girişimleriyle öncülük ettiği alanlarda hep önde, hep yol gösterici ve hep rehber oldu. Koşuşturmaktan yorgun düştüğündeyse, işlerini bitirmişlerin rahatlığını duymadan yapamadıklarının hasretiyle dertlendi durdu. Oysa yaptıkları, ortaya koydukları bir insan ömrüne sığmayacak kadar çaplı ve büyüktü.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Altmış yılda olmazları oldurmuş olmanın, yarışları öncü bitirmenin huzuru içinde koşusunu tamamlayan Yalçın Sönmez’in Eşi Nurdan Hanımefendi’nin ve Oğlu Öncücan kardeşimin haklı acılarını paylaşıyor, eserlerinin O’nun hayırla yad edilmesini sağlayacağına olan yüksek  inancımla yattığı yerde rahat uyumasını temenni ediyorum.<br />
<br />
<b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-21-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />ORHAN TURAN</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı<br />
<strong>“KOBİ’lerin stratejik öneminin anlaşılması için büyük gayret sarf etti”</strong><br />
KOBİ’lerin istihdam, yatırım, üretim gibi açılardan ekonomimiz için taşıdığı öneme dair farkındalığın oluşmasında içgörü sahibi kanaat önderleri ve medya mensupları çok büyük rol oynadı. Merhum Yalçın Sönmez, bu kıymetli kanaat önderlerinden biriydi.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Kişisel, mesleki ve sivil toplum yaşantısı boyunca, çevresindekilere ilham kaynağı olan çalışkanlığıyla iş dünyamız ve politika yapıcılar nezdinde KOBİ’lerin stratejik öneminin anlaşılması için büyük gayret sarf etti.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Kurduğu ve bugünlere getirdiği KOBİEFOR Dergisi, Yalçın Bey’in vizyonu doğrultusunda uzun süredir KOBİ’lerin en önemli gündem maddeleri arasında yer alan dijital ekonomiye entegrasyon ve sürdürülebilir kalkınma gibi kritik alanlarda yol gösterici olmaya devam ediyor. KOBİEFOR Dergisi Ailesi’nin, Yalçın Sönmez’in bu kıymetli mirasını nesiller boyu devam ettireceğine inanıyor, kendisini saygı ve rahmetle anıyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-20-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 432px;" />MUSTAFA GÜLTEPE</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) Yönetim Kurulu Başkanı<br />
<strong>“Kendisini, girişimcilikten ihracata kadar kattığı değerlerle hatırlayacağız”</strong><br />
Üretim ve ihracat Türkiye ekonomisinin lokomotif gücünü oluşturuyor. Değerli İş İnsanı ve Gazeteci, Kocaeli Alikahya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Sönmez, hayatının büyük bölümünde bu iki konu için kafa yordu, mesai harcadı. Onun Organize Sanayi Bölgeleri’nin (OSB’lerin) tüzel kişilik kazanmasında ve ülke sanayimizin bel kemiğini oluşturan KOBİ’lerle ilgili yaptığı çalışmaları yakından biliyorum.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yalçın Sönmez’in KOBİEFOR Dergisi’ni Türk girişim ekosisteminin oluşturulması, yüksek teknolojili, sürdürülebilir, inovatif, markalı üretim ve ihracat konusunda farkındalık oluşturacak bir platforma dönüştürmesini de hep takdirle anacağız. Kendisine Allah’tan rahmet, yakınlarına, iş dünyamıza ve KOBİEFOR Dergisi Ailesi’ne başsağlığı diliyorum. KOBİEFOR Dergisi’nin Yalçın Sönmez’in ilkeleri doğrultusunda daha uzun yıllar yoluna devam edeceğine inanıyorum.<br />
<br />
<b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-22-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />YILMAZ BAYRAKTAR</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KalDer (Türkiye Kalite Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı<br />
<strong>“İş dünyasındaki birçok kişiye ilham kaynağı olmuştur”</strong><br />
İş dünyasında vizyonu ve liderliğiyle tanınan, KobiEfor’un Kurucusu ve Yayıncısı Yalçın Sönmez’in aramızdan ayrılışının derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Yalçın Bey, sadece iş dünyasındaki başarılarıyla değil, aynı zamanda insanlara dokunan sıcak kalbi, yardımseverliği ve alçakgönüllülüğüyle de hepimizin gönlünde özel bir yer edinmiş bir insandı. Onun çalışkanlığı, dürüstlüğü ve mütevazı duruşu, örnek alınması gereken bir lider olmasını sağladı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Türkiye Kalite Derneği (KalDer) olarak, Yalçın Bey’in katkılarını ve desteğini her zaman minnetle hatırlayacağız. Kendisi, KOBİ’lerin gelişimi ve sürdürülebilirliği adına büyük emekler verdi; bizlere yol gösterdi, vizyon sundu. Yalçın Bey’in değerli fikirleri ve yol göstericiliği, iş dünyasındaki birçok kişiye ilham kaynağı olmuştur.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Onu tanıma ayrıcalığına sahip olan herkes, bizler de dahil, onun hoşgörüsünü, nezaketini ve insan sevgisini derinden hissettik. Geride bıraktığı izler ve güzel hatıralar, onun ne kadar iyi bir insan ve ne kadar başarılı bir iş insanı olduğunu bizlere her zaman hatırlatacak.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz. Onu her zaman saygı, minnet ve özlemle anacağız.<br />
<br />
<b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-23-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 524px;" />Ş. NEZİH KULEYİN</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">TOSYÖV Yönetim Kurulu Başkanı ve TBD eski Genel Başkanı<br />
<strong>“Hepimiz çok yakın bir dostunu, KOBİ’ler ise büyük bir destekçisini kaybetti”</strong><br />
Sevgili KOBİ Dostları, Sevgili dostumuz Yalçın Sönmez’i 23 Temmuz 2023 günü kaybettik. Kendisi ile yollarımız daha önce zaman zaman kesişmiş olmasına rağmen ilk kader birliğimiz 2003 yılında Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdiğimiz II.KOBİ Zirvesi’nde kesişti.  TOSYÖV’ün en büyük KOBİ Zirvesi’ni gerçekleştirmek için yola çıkmış, zamanın en büyük kültür ve kongre merkezi olan Lütfi Kırdar’ın salonlarının büyük çoğunluğunun tıklım, tıklım KOBİ temsilcileri ile dolduğu bir zirveyi yaşama geçirmiştik.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Sonraki yıllarda Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin Çerçeve Programları ile tanışmasının başladığı yıllar olacaktı. Çok büyük tartışmalar sonucunda Türkiye bu programlara maddi katkı vermeyi kabul etmiş bu kabulle birlikte çok önemli bir sorunla karşı karşıya kalmıştı “Acaba verilen katkı kadar dahi olsa AB standardında proje teklifi verilebilecek miydi?” Toplumsal farkındalık için yollara düştük bugün artık böyle bir sorunumuz yok.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Sonraki dönemlerde TOSYÖV Yönetim Kurullarında değişik görevlerde bulunduk. 6 Haziran 2010’da yapılan Genel Kurul’da, Yalçın, Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Ben de KOBİ Zirve’lerini organize ediyordum. O dönemde de çok yakın çalışmalarımız devam etti. Nitelikli zirveler düzenledik. Yalçın o arada çok önemli bir çalışmayı hayata geçirmek üzereydi. Gereken izinler alınmış Kocaeli Alikahya OSB ete kemiğe bürünmeye başlamıştı. İşleri çok yoğundu bir dönem ara vermesine rağmen 2014 yılında yeniden TOSYÖV’ün Yönetim Kurulu Başkanı oldu, bu dönemde ben de Başkan Yardımcısı olarak görev alacaktım. Birlikte hem il toplantılarını hem de başarılı KOBİ Zirveleri’ni gerçekleştirdik.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yalçın’ın hayali standart bir OSB kurmak değildi. Onun Kocaeli Alikahya OSB için çok büyük hayalleri vardı. Her şeyden önce OSB’nin ileri teknoloji ürünler ihraç eden bir OSB olmasını arzuluyordu ve Kocaeli Alikahya OSB’nin bilim ve teknoloji ile bütünleşik bir OSB olması gerektiğine inanıyordu. Bir Teknoloji Geliştirme Bölgesi (İzmit Teknokent) için bir fizibilite çalışmasına başladık. Aklının bir kenarında yeşil OSB olmak fikri her zaman vardı. İnanılmaz bir vizyon sahibiydi bir gün kendisine Kocaeli Üniversitesi’nde bir öğrenci gurubunun Uydu Teknolojileri konusunda çalışma yaptıklarını anlattığımda ortağı Hamit Velioğlu ile birlikte bana dönerek “Bizi bu çocuklarla bir araya getirir misin mutlaka kendilerine destek olalım” dediğini, dün gibi anımsıyorum.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Hiçbir zaman TOSYÖV’e destek vermekten geri duramadı. Ayrıca Yalçın’la her şeyin üstesinden geleceğimize inanıyorduk, ama çok büyük bir direnç ve üstün moral örneği vermesine rağmen ileri aşamaya gelmiş olan hastalığı yenemedi. Hepimiz çok yakın bir dostumuzu KOBİ’ler ise büyük bir destekçisini kaybetti. Hepimizin başı sağ olsun.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-24-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 526px;" />AYHAN ZEYTİNOĞLU</b><br />
İKV (İktisadi Kalkınma Vakfı) Yönetim Kurulu Başkanı ve Kocaeli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı<br />
<strong>“Sanayicilerimize örnek olan değerli isimlerdendi”</strong><br />
İş ve basın dünyamızın değerli isimlerinden Kocaeli Alikahya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı, KobiEfor Dergisi İmtiyaz Sahibi Yalçın Sönmez’i geçtiğimiz ay kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Öncelikle kendisine Allah’tan rahmet, ailesi başta olmak üzere tüm sevenlerine ise başsağlığı dileyerek sözlerime başlamak istiyorum.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yalçın Sönmez her zaman çalışkanlığı ve dürüstlüğü, sanayi ve istihdama yönelik sağladığı katkılar ile başta ilimiz Kocaeli’de faaliyet gösteren iş insanları olmak üzere, sanayicilerimize örnek olan değerli isimlerdendi. TOSYÖV Yönetim Kurulu eski Başkanı, TOSYÖV Denetim Kurulu Üyesi, Marmara Grubu Vakfı Mütevelli Heyet Üyesi, KalDer Üyesi, Fenerbahçe Spor Kulübü Kongre Üyesi olarak görev aldığı kurumlara değerli katkıları bulunan Sönmez, aynı zamanda uzun yıllar gazetecilik mesleğine de başarılı hizmetler vermiş bir insandı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Kariyeri boyunca iş dünyasına ve Türk medyasına önemli katkılarda bulunması, Organize Sanayi Bölgeleri’nin (OSB’lerin) tüzel kişilik kazanmasında öncülük yapması, KOBİ tanımının oluşturulması ve KOBİ’ler alanında farkındalık oluşturulmasına yönelik çalışmaları, ilimizde yaptığı yatırımlar ve iş dünyamıza kazandırdığı isimlerle, topluma sağladığı katkılarla her zaman hatırlanacak olan Yalçın Sönmez’i bir kez daha rahmetle anıyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-25-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 760px;" />MEMİŞ KÜTÜKCÜ</b><br />
OSBÜK (Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu) Yönetim Kurulu Başkanı ve </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Konya OSB Yönetim Kurulu Başkanı<br />
<strong>KobiEfor Dergisi, OSB camiamızın sesi oldu</strong><br />
Kocaeli Alikahya OSB Başkanımız Yalçın Sönmez Bey, OSB camiamıza ve ülkemize önemli katkıları olan bir isimdi. Türk sanayisinin ve KOBİ’lerimizin gelişmesi için çok mücadele etti, emek verdi. </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Değerli Başkanımızı kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Merhum Başkanımız aynı zamanda ekibi ile birlikte yayımladığı KOBİEFOR Dergisi ile camiamızın sesi oldu.  Ben, değerli başkanımızın ektiği tohumların yeşermeye devam edeceğine inanıyorum. Bu vesile ile kendisine bir kez daha Allah’tan rahmet, eşine, ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-26-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 798px;" />SULTAN HAMİT VELİOĞLU</b><br />
Kocaeli Alikahya OSB Yönetim Kurulu Başkanı ve KobiEfor Yayın Danışma Kurulu Üyesi<br />
<strong>Sevgili Dostum</strong><br />
Bu dünyada bir kapıdan girdik, misafir olduk, diğer kapıdan çıkıp ebedi yolculuğa gideceğiz. 30 yıllık dostum Yalçın Sönmez de 64 yıllık bu dünyadaki misafirliğini tamamlayıp ebedi yolculuğa çıktı. Rabbim yolculuğunu hayırlı eylesin cenneti cemali ile şereflendirsin. 30 yıllık dostluğumuzda; sadece “Bu ülkeye ne katabiliriz, bu millete nasıl faydalı olabiliriz?” gayesiyle her gün mesaisini bitirdi.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Dergisi’ni vasıta kılıp, ülkemizin sanayicisine yol göstermek, faydalı olmak, dünyada üretimle olup biten konularda bilgilendirmek için çırpınıp durdu.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">OSB kuruluşlarında yer aldı, OSB Yasası’nın parlamentodan çıkması için toplumu harekete geçirdi.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Kocaeli Alikahya OSB’nin Kurucu Başkanı oldu, vefat edene kadar Yönetim Kurulu Başkanımız olarak görev yaptı. Tanıştığımızdan vefat edene kadar hasta yatağında bile ideali yakalamak, farkındalık yaratmak, toplumu iyiye yönlendirmek için nefes tüketti.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Başkan yolun açık olsun mekanın cennet olsun. Başımız sağ olsun…</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-27-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />HAMDİ DOĞAN</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KalDer eski Başkanı, Kocaeli Sanayi Odası eski Genel Sekreteri, </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">TOSB-Otomotiv Tedarik Sanayi İhtisas OSB Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi<br />
<strong>Yalçın Sönmez’in ardından</strong><br />
Bazı öyle kişiler vardır ki yaşamında varlığı ile pek çok insana dokunurlar. Değerli dostum Yalçın Sönmez, O kişilerden biridir. Ama bunun ötesinde Yalçın Sönmez eserleri ile birçok insana dokunmaya devam edecektir. Ben kendisi ile tanıştığımda TOSYÖV Yönetim Kurulu Başkanı’ydı. Değerli fikirleri, yönlendirmeleri ile TOSYÖV iş dünyasının öne çıkan kuruluşlarından biri olmuştu.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Daha sonra pek çok konferans ve etkinlikte beraber olduk. KobiEfor Dergisi, KOBİ ve OSB’lerin sesi olan, O’nun baş yapılarından biriydi. Sorunları ve çözümleri dile getiren içeriği ile geniş bir alanda etki yaratan bir yayındı. Hangi Bakanlığa gitsem masada gördüğüm bir rehberdi. OSB ve Kocaeli Sanayi Odası’nda ki görevlerim bizi bir noktada buluşturdu. KalDer Başkanlığım sırasında KobiEfor’da; iş dünyasında ‘Kalite’ kavramını anlatan yazılar yazmaya başladım. Böylece daha fazla birlikte olarak ülke sorunlarını paylaşır olmuştuk. Aydınlık ve vizyoner görüşleri ile birbirimizi yeniden donatır ve bunu yayma, paylaşıma açma amacıyla kurumlarımızda konferanslar düzenlerdik.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Son girişimi olan Kocaeli Alikahya OSB cesur ve zorlukları aşarak gelişmiş bir projeydi. Rahatsızlığı döneminde benzer sıkıntıları yaşayan kişi olarak sohbetlerimiz olmuştu. Yalçın ailesi Nurdan Hanım ile bu süreçleri inançla aşan bir insandı. Ruhu şad olsun. Eserlerinde yaşayacaktır.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-28-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />BAHRİ MURAT ÖNAY</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">OSBDER (Organize Sanayi Bölgeleri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı, </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">İstanbul Dudullu OSB Yönetim Kurulu Başkanı ve KobiEfor Yayın Danışma Kurulu Üyesi<br />
<strong>“Yaşadığı her an ‘Bu ülke için ne yaparım’ fikriyle kısa yaşamında çok şeyler yaptı”</strong><br />
Sevgili Yalçın, Kobi Efor’un ilk sayısını çıkardığında aslında neler yapacağını ülkeye nasıl katkıda bulunacağının sinyalini vermişti. Zaman içerisinde Dergi ticari bir meta olmasından daha ziyade KOBİ’leri ve OSB’leri sürekli gündemde tutan bir yayın olarak çok önemli bir kitleye ulaştı ve devletin kademelerinde dahi takip edilen bir dergi konumuna yükseldi. Sanayi için çalışan Sevgili Yalçın, sonra da bilgi ve bilgi birikimini bir OSB kurarak taçlandırdı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Uzlaştırıcı kişiliği her zaman yapıcı yaklaşımıyla tüm yaşamı boyunca hep yeni fikirler üretmek için çalışan bir yapıda olması nedeniyle de gerçekten sanayinin gelişmesinde çok katkıda bulundu. Tabii ki en başından beri sürekli yanında ona destek veren hem hayat hem iş arkadaşı Sevgili Nurdan Sönmez’le de çok güzel bir ekip oldular ve ne güzel ki bunca sene beraberce bu başarıya imza attılar.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Çok erken kaybettik. Aslında yapacağı çok şey vardı bu ülke için. Yaşadığı her an, ‘Bu ülke için ne yaparım?’ fikriyle kısa yaşamında çok şeyler yaptı. Ne güzel bir iz bırakmış ki onu toplumun her kesiminden insanlar hep birlikte uğurladı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Işıklar içinde uyusun. KobiEfor Ailesi’nin onun hedeflerini devam ettirecek güçte olduğuna inanıyorum. Fiziken olmasa bile ideallerini yaşatmak tabi ki mümkün.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">İyi bir dost ve arkadaştı Sevgili Yalçın...</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-29-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />MUSTAFA R. TÜRKER</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">OSBÜK (Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu) Yönetim Kurulu Üyesi ve </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Dilovası Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı<br />
<strong>“OSB’lerin Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına öncü rol oynamaları için çok çalıştı”</strong><br />
Çok değerli dostum, Kocaeli Alikahya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı ve KobiEfor Sahibi Yalçın Sönmez’in, hayatının büyük bölümünde Organize Sanayi Bölgeleri’nin (OSB’lerin) tüzel kişilik kazanması, ülke sanayisinin temel taşı KOBİ’lerin geliştirilmesi ve Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması için büyük çaba harcamasına tanıklık ettim.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Çalışkanlığı, dürüstlüğü, barışsever, yapıcı, çözüm odaklı, öncü ve lider kişiliğiyle örnek bir insandı. OSBÜK’ün Yönetim Kurulu’nda Türkiye sanayisinin en önemli temsilcilerinden Kocaeli ve İstanbul OSB’lerinin de yer alması için büyük emek sarfetti. Bu çabalar sonucunda İstanbul ve Kocaeli OSB’leri de OSBÜK Yönetim Kurulu’nda yer aldı. OSB’lerin gelişmesi, sorunlarının çözülmesi, yeşil ve dijital olmak üzere ikiz dönüşümlerini tamamlayarak çevredostu ve Yeşil OSB’ler haline gelmesi, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasında ve girişimcilik ekosisteminde öncü rol oynamaları, katmadeğerli üretim ve ihracatta başarılı olmaları için çalıştı. Kocaeli Alikahya OSB’de hayata geçirmeyi planladığı İzmit Teknokent Projesi ve sonrasındaki Üniversite Projesi, sanayici kimliğindeki vizyoner bakış açısının eseriydi. Genç yaşta büyük başarılara imza atan değerli dostumu çok özleyeceğiz.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yalçın Sönmez’in eşi Dr. Nurdan Sönmez ile birlikte kurduğu ve onların çabalarıyla bugünlere gelen KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi’ni, Türk girişim ekosisteminin oluşturulması, yüksek teknolojili, sürdürülebilir, inovatif, markalı üretim ve ihracat konusunda farkındalık oluşturacak bir platforma dönüştürmesini ve OSB’lerin sesi olmasını, startuplar, KOBİ’ler, büyük ölçekli şirketler ve kamu arasında köprü niteliğinde bir yayın haline getirmesini de hep takdirle anacağız.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Kendisine Allah’tan rahmet, yakınlarına, iş dünyamıza, OSB camiamıza, Kocaeli Alikahya OSB’ye ve KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi Ailesi’ne başsağlığı diliyorum. KobiEfor Dergisi’nin Yalçın Sönmez’in ilkeleri doğrultusunda daha uzun yıllar yoluna devam edeceğine, ve OSB’lerimizin sesi olmayı sürdüreceğine inanıyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-30-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 827px;" />ADEM CEYLAN</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">OSBÜK Yüksek Koordinasyon Kurulu Başkan Yardımcısı ve Gebze Güzeller OSB Yönetim Kurulu Başkanı ve KobiEfor Yayın Danışma Kurulu Üyesi<br />
<strong>“Türkiye’deki OSB’lerin oluşmasında büyük emeği var”</strong><br />
Yalçın Bey güzel eserler meydana getirdi. 26 yıldır birlikteyiz, tanıştığımız günden bugüne hiç birbirimizi kırmadan, hep birlikte hareket ederek bugünlere geldik. Üzüldüm, çok yakın bir dostumu kaybettim. Benim kardeşimdi.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yalçın Bey, hem Kocaeli Alikahya OSB’yi hem de Eşi Dr. Nurdan Sönmez’le birlikte kurduğu KobiEfor’u çok güzel bir noktaya getirdi. KobiEfor hem Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın temsilcisi hem OSB’lerin sesi oldu. Dergimiz KobiEfor’un kuruluşundan beri Yayın Danışma Kurulu Üyesiyim.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yalçın Bey’in bende apayrı bir yeri var; adam gibi bir dosttu, bir emek harcarken karşılık beklemeden hareket ederdi, candandı, dürüsttü, adam gibi adamdı, benim kardeşimdi.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yalçın Bey, halk için, toplum için, ülke için çalıştı. Türkiye’nin kalkınması, ülkenin güzel yerlere gelmesi, inovasyon, Ar-Ge, Ür-Ge, yüksek teknolojili ve katmadeğerli üretim ve ihracatın artırılması, KOBİ’lerin ve OSB’lerin geliştirilmesini savunduk.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Kocaeli OSB’lerinin gelişmesiyle ilgili bütün organizasyonlarda, Kocaeli Sanayi Odası Meclis toplantılarında, TOSYÖV’ün KOBİ Zirveleri ve diğer etkinliklerinde, Marmara Grubu Vakfı’nın Avrasya Ekonomi Zirveleri’nde ve diğer organizasyonlarında, KobiEfor’un düzenlediği ‘Sektörden Sektöre Çözümler ve Fırsatlar’ başlıklı il toplantılarında ve KobiEfor’un birçok etkinliğinde birlikteydik. Yalçın Bey’in Türkiye’deki OSB’lerin oluşmasında, OSB Yasası’nın çıkarılmasında, OSBÜK Yönetim Kurulu’nda İstanbul ve Kocaeli’den temsilcilerin yer almasında büyük emeği var. Yeri doldurulamaz.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Allah gani gani rahmet eylesin. Yalçın Bey’in eşi Dr. Nurdan Sönmez’e, oğlu İşinsanı Öncücan Sönmez’e, ailesine, sevenlerine ve tüm Kocaeli halkına, OSB camiamıza ve Türkiye’ye başsağlığı diliyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-31-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />MURAT ÇÖKMEZ</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">OSBÜK Yönetim Kurulu Üyesi, İstanbul Anadolu Yakası OSB Yönetim Kurulu Başkanı ve </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi<br />
<strong>“Liderliği ve vizyonu, iş dünyamızda derin izler bırakmıştır”</strong><br />
Sanayi dünyamızın duayen isimlerinden olan Yalçın Sönmez Başkanımızın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendik.  Kendisinin özverili çalışmaları ve yenilikçi bakış açısı, birçok insana ilham kaynağı olmuştur. Onun liderliği ve vizyonu, iş dünyamızda derin izler bırakmıştır.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Başkanımız, karşılaştığı her zorluğu kararlılığıyla aşmayı bilmiş, sektörün gelişimine öncülük eden bir isim olmuştur. En zorlu anlarda dahi pes etmemiş, iradesiyle ülkemiz sanayisi için hayata geçirilen birçok çalışmanın içinde yer almış, emek vermiş, bu ülkeye hizmet etmiştir. Onun vizyonu ve kararlılığı, İstanbul ve ülkemiz sanayisinin gelişiminde önemli bir rol oynamıştır. Başkanımızın çalışmaları Organize Sanayi Bölgeleri (OSB’ler) için ilham olmuş, öncülük etmiştir.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yalçın Başkanımız sadece iş dünyasında değil, aynı zamanda insanlığı, yardımseverliği ve alçakgönüllülüğü ile tanınan, herkesin saygı ve sevgi duyduğu bir insan olmuştur. Başkanımız nezaketi ile iş dünyasında ve ötesinde dokunduğu herkes üzerinde derin izler bırakmıştır.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Başkanımızın aramızdan ayrılışı, hepimiz için büyük bir kayıptır. Ailesine ve sevenlerine, iş ve sanayi dünyamıza ve basın camiasına baş sağlığı ve sabır diliyorum.  Anısı ve değerleri ile bizlere unutulmaz bir miras bırakmıştır.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-32-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />ORHAN AYDIN</b><br />
OSBÜK Yüksek Koordinasyon Kurulu Başkan Yardımcısı ve OSTİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı<br />
<strong>“Gerek kalemi, gerekse girişimcilik ve yatırımcı yönüyle kıymetli hizmetlere imza atmıştır”</strong><br />
Merhum Yalçın Sönmez, ülkemizin sanayileşerek gelişmesinin temel dinamiklerinden KOBİ’lerin ekonomimizdeki rollerinin güçlenmesi, üretim, ihracat ve istihdam yönlerinin ilerlemesi için gerek kalemi gerekse de girişimcilik ve yatırımcı yönüyle kıymetli hizmetlere imza atmıştır.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Kariyeri boyunca basınımız ve iş dünyasına önemli katkılarda bulunan Sayın Yalçın Sönmez’in, Organize Sanayi Bölgeleri (OSB’ler) ve KOBİ’lerin farkındalığının sağlanması yolundaki emekleri, yönettiği KobiEfor Dergisi ile etik değerlerden ödün vermeden sergilediği yapıcı habercilik anlayışı her türlü takdirin üzerindedir.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Kurumsal olarak çok sayıda etkili organizasyonda birlikte yer aldığımız, ufuk açıcı görüşlerinden her zaman faydalandığımız Sayın Yalçın Sönmez’e Allah’tan rahmet, ailesi, yakınları ve çalışma arkadaşlarına başsağlığı ve sabır diliyorum. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.<br />
<br />
<b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-33-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />ALİ İHSAN ÇAKICI</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">GEPOSB Kurucu Başkanı ve KobiEfor Yayın Danışma Kurulu Üyesi<br />
<strong>“GEPOSB’un tüzel statü kazanmasında çok önemli katkıları olmuştur”</strong><br />
Kıymetli kardeşim Yalçın Sönmez’in zamansız vedasının derin acısını yürekten hissediyoruz. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Sevenlerine sabır ve sağlıklı ömürler dilerim. Yalçın kardeşimle 1990’lı yıllarda tanıştım; kendisi son derece donanımlı, beyefendi, yapıcı, yardımsever ve mütevazı bir insandı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Sanayi ve Ekonomi Dergisi’nin sahibi olarak, iş ve basın dünyasında saygın bir yere sahipti. Ayrıca, Organize Sanayi Bölgeleri’nin (OSB’ler) tüzel kişilik kazanmasında büyük emeği olan biriydi.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Gebze Plastikçiler Organize Sanayi Bölgesi (GEPOSB) kuruluş yıllarında birlikte yaptığımız özverili çalışmaları, verdiğimiz uğraşları hatırlıyorum; her zaman her konuda bize destek vermiştir. Özellikle GEPOSB’un tüzel statü kazanmasına yönelik çok önemli katkıları olmuştur.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Dergisi’nde yayınlamak üzere gerçekleştirdiğimiz o uzun ve keyifli sohbetimizi asla unutmadım; hatta bu anıyı, yazmakta olduğum kitabımda da sevgiyle paylaştım. Vefatından bir ay önce kendisiyle telefonda görüşmüştük.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Görüşmemizin bir yerinde, söz yazdığım kitaba gelince, ona kitabımın basımında ondan bir yönlendirme veya görüş beklediğimi söylediğimde, “Lafı mı olur ağabey” diyerek samimi bir yanıt vermişti. Planlar yapmıştık. Daha yapacak çok şeyi vardı, gerçekleştirecek çok planı…</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Bizi genç yaşta, çok erken terketti Sevgili Yalçın kardeşim. Onu hep özleyeceğiz. Nurlar içinde uyusun.<br />
<br />
<b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-34-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />KORAY URGUN</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Balıkesir OSB eski Bölge Müdürü, </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Bursa Kestel OSB eski Bölge Müdürü, </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Balıkesir II. OSB eski Bölge Müdürü, Balıkesir Burhaniye OSB eski Bölge Müdürü, </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Muradiye OSB eski Bölge Müdürü ve İnşaat Mühendisi<br />
<strong>“Sevenlerinin ve OSB camiamızın başı sağolsun”</strong><br />
Değerli Ağabeyim KobiEfor Dergisi İmtiyaz Sahibi ve Kocaeli Alikahya OSB Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Sönmez’in vefat haberini aldım. Allah rahmet eylesin. Sevenlerinin ve OSB camiamızın başı sağolsun.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-35-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 591px;" />NEVZAT GÖÇER</b><br />
Kocaeli Alikahya OSB Bölge Müdürü<br />
<strong>“Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlayan önemli isimlerden biriydi”</strong><br />
Değerli Kocaeli Alikahya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Sönmez’i kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yalçın Sönmez, Organize Sanayi Bölgeleri’nin (OSB’lerin) tüzel kişilik kazanması, OSB Yasası’nın çıkarılması ve KOBİ’lerle ilgili yaptığı çalışmalarla, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına büyük katkılar sağlayan, yıllardır kendisiyle çalışmaktan onur duyduğum vizyoner, çözüm odaklı, barışsever bir liderdi.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yalçın Sönmez’in hem Kocaeli Alikahya OSB Başkanı olarak, hem de KobiEfor Sanayi Ekonomi Dergisi’nin Sahibi olarak Türk girişim ekosisteminin oluşturulması, yüksek teknolojili, sürdürülebilir, inovatif, katmadeğerli üretim ve ihracatın artırılması konusundaki çalışmalarını hep takdirle anacağız. Kendisine Allah’tan rahmet, Eşi Dr. Nurdan Sönmez’e, Oğlu İş İnsanı Öncücan Sönmez’e, sevenlerine, iş dünyamıza, KobiEfor Ailesi’ne ve Kocaeli Alikahya OSB Ailesi’ne başsağlığı diliyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-36-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />AYLA DEV</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">İstanbul Anadolu Yakası OSB Bölge Müdürü</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>“OSB’lerimizin en önde gelen liderlerinden biriydi”</strong><br />
Değerli Başkanımız Yalçın Sönmez Bey’in vefat haberini büyük bir üzüntüyle öğrendik. O, sadece bir iş insanı değildi; aynı zamanda sanayi dünyasının ve Organize Sanayi Bölgeleri’mizin (OSB’lerimizin) en önde gelen liderlerinden, örnek alınacak bir insandı. Yalçın Başkanımız, hayatı boyunca iş dünyasında önemli başarılara imza attı ve pek çok kişiye ilham verdi. Her zaman ülkemiz sanayisinin geleceği için en iyisini hedefledi; sanayicilerin sorunlarına çözüm bulmak için büyük bir gayret gösterdi.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Başkanımızın kurucusu olduğu ve büyük emeklerle hayata geçirdiği KobiEfor Dergisi, Organize Sanayi Bölgeleri’mizin (OSB’lerimizin) ve KOBİ’lerimizin sesi oldu. KobiEfor Dergisi, yalnızca bir yayın organı değil, aynı zamanda işletmelerimiz için bir yol gösterici, bir bilgi kaynağı haline geldi. Onun bu girişimi, onun yalnızca iş dünyasındaki başarılarının değil, aynı zamanda topluma olan katkılarının da bir göstergesiydi.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Başkanımızın aramızdan ayrılması, hepimiz için büyük bir kayıp. Ancak, onun mirası, başarıları her zaman hatırlanacak ve yaşatılacaktır. Yalçın Başkanımıza Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyoruz. Onların acısını yürekten paylaşıyoruz. Mekanı cennet olsun. Onun hatırası, her zaman bizimle olacak ve kıymetli çalışmaları bize yol göstermeye devam edecek.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-37-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />ADEM ARICI</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">OSTİM OSB Bölge Müdürü<br />
<strong>“Memleket sevdalısı, </strong></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>hiç durmadan çalışmanın sembol isimlerinden biri”</strong><br />
Merhum Yalçın Sönmez, Organize Sanayi Bölgeleri’ne gazeteci ve sanayici kimliğiyle fayda odaklı hizmet sunmuştur. Meslek hayatı boyunca girişimciliğin önemini, KOBİ’lerin Türk sanayisine olan katkılarını güçlü bir şekilde anlattı. Memleket sevdalısı Sayın Yalçın Sönmez, hiç durmadan çalışmanın sembol isimlerinden biri olarak hafızalarımızda yer edindi. Kaybıyla bizleri derinden üzen Sayın Yalçın Sönmez’e Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve mesai arkadaşlarına başsağlığı ve sabır diliyorum.<br />
<br />
<b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-38-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />KEMAL AKAR</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">İMES Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı<br />
<strong>“İzi asla silinmeyecek bir sadâ bırakmıştır”</strong><br />
Ülkemize katmadeğerler sağlayan; sanayi, üretim ve ihracatın ne derece önemli olduğunu anlatmak için emek veren değerli bir dostumuzu uğurladık. </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yalçın Bey, KOBİ’lere ışık tutan hizmetleri, Organize Sanayi Bölgeleri’ne (OSB’lere) olan dokunuşları ve üstün gayretleriyle iz bırakanlar arasında yer alacak bir şahsiyetti.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Doğru bildiklerini hem yazan hem de uygulayan tarafta olmak herkese nasip olacak bir durum değildir. Gazeteci kimliği ile her zaman saygı duyulan, sosyal konulara kayıtsız kalmayan ve ifa ettiği görevler itibariyle taşın altına elini koymaktan çekinmeyen bir yapısı olduğunu görebilirsiniz.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yalçın Bey, Organize Sanayi Bölgeleri’nin (OSB’lerin) kurumsal kimlik kazanmasında büyük rol oynadı. İMES Ailesi olarak yeni OSB’lerin temellerini atıp, yeni ufukları hedeflerken KobiEfor Ailesi’nin desteğini her zaman yanımızda hissettik.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>Şair Baki şiirinde ifade ettiği gibi “Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş.”</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yalçın Sönmez kattığı değerler ve üstün çalışmalarıyla izi asla silinmeyecek bir sadâ bırakmıştır. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine ve tüm sevenlerine sabırlar diliyorum. Mekanı cennet olsun.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-39-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />MÜCAHİT SÖNMEZ</b><br />
İMES Sanayi Sitesi İdari Danışmanı<br />
<strong>“Türk medyasına, sanayisine ve iş dünyasına önemli katıkılarda bulundu”</strong><br />
Sevgili Yalçın Sönmez ve değerli Eşi Dr. Nurdan Sönmez ile tanışıklığımız 30 yıl öncesine dayanır. İMES Sanayi Sitesi’nde görev yaptığımız yıllar boyunca her zaman karşılıklı saygı ve hoşgörü ile iletişimimizi sürdürdük. </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Sanayi camiamızın en mühim kilometre taşlarından olan İMES’e olan yakınlığı ve ilgisi ile ortak projelere imza attık. Yalçın Bey kariyeri boyunca Türk medyasına, sanayimize ve iş dünyasına önemli katkılarda bulundu. Organize Sanayi Bölgeleri’nin (OSB’lerin) tüzel kişilik kazanmasında büyük rol oynadı. Onun bu öncü yaklaşımı KOBİ’lerin tanımının oluşturulması, KOBİ’lerin alanında farkındalık oluşturulması açısından çok önemliydi.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">İlkeli haberciliği, Marmara Bölgesi OSB’lerine kattıkları ve yatırımları ile emekleri yadsınamayacak bir kişilikti. Mekanı cennet olsun…</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-40-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />DR. ADEM AKKAYA</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">NRW.Global Business Türkiye Temsilcilik Müdürü<br />
<strong>“İş dünyasına ufuk açan saygıdeğer </strong></span></span><strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yalçın Sönmez’e </span></span></strong><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>iş ve medya dünyasının daha çok ihtiyacı vardı”</strong><br />
İş ve basın dünyasının saygın isimlerinden, Kocaeli Alikahya Organize Sanayi Bölgesi (Kocaeli Alikahya OSB) Yönetim Kurulu Başkanı ve KobiEfor Dergisi Sahibi-Editör, saygıdeğer Yalçın Sönmez’i kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Organize Sanayi Bölgeleri’nin (OSB’lerin) tüzel kişilik kazanmasına ve gelişmesine büyük katkılar sunan, KOBİ’ler özelinde yaptığı çalışmalar ile katmadeğeri yüksek üretim ve ihracatın geliştirilmesi konusunda iş dünyasına ufuk açan saygıdeğer Yalçın Sönmez’in tecrübesi, bilgisi ve enerjisine iş ve medya dünyasının daha çok ihtiyacı vardı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesine, sevenlerine ve yakınlarına şahsım ve kurumum adına başsağlığı diliyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-41-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />GÜLNAZ KARAOSMANOĞLU</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">OSTİM Vakfı Müdürü<br />
<strong>“Ülke kalkınmasına ve milletine hizmeti dava edinmiş </strong></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>kıymetli bir vatansever”</strong><br />
Gerek basın mensubu gerekse bir iş insanı olarak ülke kalkınmasına ve milletine hizmeti dava edinmiş kıymetli bir vatanseveri ebediyete uğurlamanın üzüntüsüyle Sayın Yalçın Sönmez dostumuza Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve mesai arkadaşlarına, KobiEfor Ailesi’ne başsağlığı dileriz.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yaşadığı sürece kendisi ve mesai arkadaşlarıyla bir arada olmaktan ve işbirliği yapmaktan onur duyduğumuz Sayın Yalçın Sönmez’i ekonomi dünyasında kurduğu iletişim ağıyla KOBİ’leri ve sektör paydaşlarını bir araya getiren etkinlikleri, sektörel kalkınmaya ışık tutan uzgörüsüyle daima anacağız. Saygıdeğer adının geride bıraktığı çok sayıda eser, kurum ve projeleriyle yaşayacağına inancımız sonsuz.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-42-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 529px;" />KAPT. ÖZGÜR DOĞAN GÜNEŞ</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Türk Uzakyol Gemi Kaptanları Derneği Yönetim Kurulu Genel Sekteri, Türkiye Denizcilik Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi, Columbia Shipmanagement Türkiye Genel Müdürü</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>“Sayısız genç yetiştirdi ve onlara mentor oldu, </strong></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>bu gençlerden biri olmaktan her zaman gurur duyacağım”</strong><br />
Değerli büyüğümle ve eşi değerli Dr. Nurdan Sönmez ile çok genç yaşlarda tanıştım ve bu tanışıklık, zamanla bir aile gibi hep birlikte olduğumuz derin bir bağa dönüştü. İnternetin henüz yeni olduğu yıllarda KobiEfor Ailesi’nde onunla dijital projelerde çalışmak büyük bir ayrıcalıktı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KOBİ Zirvesi’nin ilk gününü hâlâ hatırlıyorum; kendisiyle ve Nurdan Hanım’la beraber birçok yenilikçi proje için çalışıldı. Ulusal kalkınma için katkıda bulunulan sayısız fuar ve organizasyon, kendisinin vizyoner bakış açısının birer ürünüydü. KOBİ’lerin dijital dönüşümünde önemli adımlar atıldı ve onun bu süreçteki azmi ve vizyonu hepimize ilham verirdi. Ayrıca, sayısız genç yetiştirdi ve onlara mentor oldu. Bu gençlerden biri olmaktan her zaman gurur duyacağım.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Kendisi, KOBİ’ler için sadece bir vizyon sunmakla kalmadı, aynı zamanda çeşitli sektörlere yönelerek geniş bir bilgi ve deneyim birikimi oluşturdu. Denizcilik sektörü hakkında dahi araştıran ve bilgi sahibi olan, farklı alanlara yönelme ve her projeye aynı titizlikle yaklaşma yeteneği onu çok yönlü bir lider yaptı. Her sektöre ve her projeye olan katkıları, ülkemizin gelişimi için büyük önem taşıdı. Onun hatırası, hayatımızda ve iş dünyasında bıraktığı derin izlerle daima yaşayacaktır. Kendisinden 25 yıl boyunca aldığım ilham ve birikim için minnettarım. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-43-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />OKAN ATA</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Kocaeli Gebze Güzeller OSB İdari Müdürü<br />
<strong>“Ülke ekonomisine ve toplumumuza kazandırdığı bilinçle </strong></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>Türk sanayisinin de önünü açmıştır”</strong><br />
Ülkemizin medya alanında KobiEfor Sanayi ve Ekonomi Dergisi gibi sanayinin ve ekonominin sesini duyuran büyük bir yayını kazandıran Yalçın Sönmez, kariyerinde adından sık sık bahsedilen, alanında duayen olarak nitelendirebileceğimiz biriydi.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Ülke ekonomisine ve toplumumuza kazandırdığı bilinç sayesinde Türk sanayisinin de önünü açmıştır. Girişimciliği ve inovasyonu her alanda dile getiren üretimin ve yeniliklerin her zaman can suyu mesabesinde olduğunu hatırlatan kıymetli büyüğümüzün ailesine, sevenlerine, OSB camiasına, iş dünyası ve çalışanlarına başsağlığı diliyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-44-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />RAHMİ AKTEPE</b><br />
TBD (Türkiye Bilişim Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı ve TOSYÖV Yönetim Kurulu eski Başkanı, </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">TOSYÖV Denetim Kurulu Üyesi<br />
<strong>“Yalçın Sönmez, ülkemizin yetiştirdiği en büyük değerlerinden biri”</strong><br />
Değerli Dostum, Yol Arkadaşım Yalçın Sönmez’i, ülkemizin yetiştirdiği en büyük değerlerinden biri olarak kabul ediyorum. Yalçın Sönmez ile dostluğumuz 30 yılı aşkın bir süreyi içeren çok uzun yıllara dayanıyor. TOSYÖV Başkanlığım döneminde, Dostum Yalçın Sönmez’in Başkanlığı döneminde ve uzun yıllar TOSYÖV çatısı altında birlikte çalışma şansı yakaladık. Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Başkanlığı sürecimde yakın ilişkilerimiz devam etti.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yalçın Sönmez, Türk ekonomisinin temel taşı KOBİ’leri var ederek ve statü kazandırarak Türk ekonomisine ve ülkemiz geleceğine büyük bir iz bıraktı. Başarılı bir gazeteci, başarılı bir başkan, başarılı bir ekonomist, başarılı bir girişimci olmasının yanında; ülkemiz için birçok sanayici yetiştirmiş, yol göstermiş ve son nefesine kadar inandığı değerler için mücadele etmiş bir isimdi.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yol Arkadaşım Yalçın Sönmez, ülkemiz ekonomisini iyi analiz eden, ülke ekonomisinin güçlenmesi ve ülkemizin geleceğe güçlü ekonomik temellerle ilerlemesi için KOBİ’lerin vazgeçilmez olduğu bilincini yayan bir isimdi. En büyük eseri ise KOBİ’ler olacaktır. Bugün KOBİ’ler tanımını yapıyorsak, KOBİ’ler ülkemiz ekonomisinin temel taşı diyebiliyorsak bunu Yalçın Sönmez’e borçluyuz.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yalçın Sönmez gazeteci kimliği ile ekonomist kimliğini birleştirmiş, geleceği teknolojide arayan, gazeteciliği ömrü boyunca bırakmamış, girişimci, bunun yanında TOSYÖV, OSB başkanlığı gibi görevlerle Türk ekonomisinin geleceğine ışık tutan bir fikir adamıydı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Türkiye Bilişim Derneği’nin ülkemizde bilişim ekosistemi oluşturma çabasında da en önemli destekçilerimiz arasında oldu her zaman. Uzun yıllar KOBİEFOR Dergisi ile çalışmalar gerçekleştirdik. Özel sayılar çıkardık ve bilişim ekosisteminin KOBİ’ler arasında yaygınlaşması için birlikte hareket ettik. Değerli Dostum, Türkiye’de her KOBİ, her ekonomist, her girişimci, her OSB, her işveren ve her çalışan sana minnet borçludur. Emanetlerine sahip çıkacağız ve geleceği gösteren ışığını yaşadığımız sürece hep yakmaya devam edeceğiz. Işıklar İçinde Uyu…<br />
<br />
<b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-45-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 709px;" />M.GÖKER SARP</b><br />
Kurumsal Dönüşüm Platformu Koordinatörü<br />
<strong>Yalçın Sönmez’in ardından…</strong><br />
Yalçın Sönmez... Sadece bir iş insanı değil, aynı zamanda bir mentor, bir rehber olarak da pek çok insanın hayatına dokundu. Onu tanıyanlar, onun her zaman bir adım önde olma çabasını ve enerjisini asla unutmayacaklar.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Başarıları tesadüf değildi; bu başarılar, Sönmez’in azmi, kararlılığı ve mükemmeliyetçi yaklaşımının doğal bir sonucuydu. Yalnızca kendi işlerini büyütmekle kalmadı, aynı zamanda sosyal sorumluluk projeleriyle de topluma katkı sağladı. Zorlukların karşısında durabilen, her zaman bir çözüm bulabilen güçlü bir figürdü Sönmez.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">İş dünyasında bir iz bıraktı, ama bıraktığı izler sadece iş dünyasıyla sınırlı kalmadı. Yalçın Sönmez’in mirası, yalnızca iş dünyasında değil; topluma kattıkları ile de yaşamaya devam edecek.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yalçın Sönmez, bu dünyadan ayrıldı, ama onun adı, başarıları ve topluma kattıklarıyla hatırlanacak…</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-46-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 548px;" />OSMAN SAMSUNLU</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">TOSYÖV Yönetim Kurulu Sayman Üyesi ve KobiEfor Yayın Danışma Kurulu Üyesi<br />
<strong>“Girişimci ruhu her zaman örnekti”</strong><br />
Birlikte çalışmaktan onur duyduğum, girişimci ruhu her zaman örnek olan sayın Yalçın Sönmez Başkanımız’ın aramızdan erken ayrılması, daha bize önderlik edecek birçok projeden mahrum kalmamız ayrı bir üzüntü. Seninle çalışmak çok güzeldi. Senin bir arkadaşın, dostun olarak seni hiç unutmayacağım, mekanın cennet, ışıklar yoldaşın olsun.<br />
<br />
<strong><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-47-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />OSMAN DEVECİ</strong><br />
TOSYÖV eski Başkanı, İstanbul Ticaret Odası eski Başkan Yardımcısı<br />
<strong>“Özleyeceğiz”</strong><br />
Sanayinin KOBİ’lerin basın duayeni on yıl birlikte çalıştığımız yol arkadaşım can dostum Yalçın Sönmez’i kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyim. Dergimizde baş yazılarıyla sorunların çözümünde fikir babası. Birçok OSB’nin Cansu’yu olan müteşebbis değerli dostum en verimli yaşında bu alanda büyük boşluk yarattı. Ruhu şad,mekanı cennet olsun. TOSYÖV vakfımızda Başkan olarak, Denetim Kurulu Üyesi olarak faaliyetlerimizin hep yanında büyük destek oldu. Ankara’da yönetim kurulu toplantılarımıza Hilmi Develi ile birlikte gidiş-gelişlerimiz de hep Vakıf faaliyetlerini gözden geçirir, yol boyu neler yapmamız, Vakfımızı daha ileriye götürmemiz konularında çözüm yolları arardık.Gerek Yalçın Bey olsun<br />
gerek Hilmi Bey olsun Vakfımıza hizmeti hep ön planda tuttuk. TOSYÖV Başkanı Nezih Kuleyin ve Yönetim Kurulu Üyesi arkadaşlarımızın da Vakfı daha ileriye taşıyacaklarından kuşkumuz yok. Faaliyetlerinde Yalçın Sönmez’in fikir ve düşünceleri de hep ışık tutacaktır. Sevgili Yalçın seni her daim yüreğimizde yaşatacak ve sevgiyle anacağız. Eşin Dr. Nurdan Hanım ve evladın Öncü’nün de her daim yanında olacağız. Ruhun şad, mekanın cennet olsun, ışıklar içinde uyu.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-48-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />LÜTFİ ORTAÇ</b><br />
TOSYÖV Mütevelli Heyet Üyesi, Polimiks Boya Yönetim Kurulu Başkanı ve </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Yayın Danışma Kurulu Üyesi<br />
<strong>“Yalçın Sönmez’i, ülkemizin kalkınması ve güçlenmesinde </strong></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>özverili çaba ve çalışmalarıyla tanıdık”</strong><br />
Yolun ışık olsun sevgili Yalçın kardeşim ne çok ışık oldun KOBİ’ler ve OSB’ler için. Güle güle diyemiyorum sadece gittiğin yol aydınlık. Ulaştığın, tanıştığın, dokunduğun tüm insanlara verdiğin aydınlık için minnettarız.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Sonsuzluk uykunu huzur içinde uyumanı, geride bıraktıklarına, özellikle sevgili Nurdan Kardeşime, evladın Öncü Yeğenime, KobiEfor çalışanlarına ve tüm sevenlerine sabırlar diliyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-49-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 709px;" />MÜJGAN SUVER </b><br />
Marmara Grubu Vakfı AB ve İnsan Hakları Platformu Başkanı<br />
<strong>Önemli İzlerin Adamı</strong><br />
Tanıdığın, bildiğin birinin ebediyete intikalinden sonra yazmanın ne kadar zor, ne kadar çetrefil bir şey olduğunu bilenlerdenim. Yalçın kardeşimle İstanbul’da, seyahatlerde ailecek beraber olduk. Marmara Grubu Vakfı’nın etkinliklerinin ve Avrasya Ekonomi Zirveleri’nin vazgeçilmezlerindendi. Enerjisiyle, bilgisiyle, çalışkanlığıyla ama her şeyin üstünde mütevaziliği ve efendiliğiyle Yalçın Sönmez önemli izler bırakarak aramızdan ayrıldı. Arkasında bıraktığı izlerden biri gazeteci olarak ortaya koyduğu çalışmalardır.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor Dergisi, alanında tek’ti. Yol göstericiliğinin ve orta boy sanayiciye rehberliğinin bütün renklerine tanık olduğumuz gazetecilik çalışmaları başarılı meslek çizgisinin yüksek bir göstergesi olarak yarınlarda anılmasına vesile teşkil edecektir.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">KobiEfor, küçük ve orta boy sanayiciye can suyu olmuş, hükümetin önerilerini girişimcilere, girişimcilerin dilek, istek ve şikayetlerini devlet kadrolarına aktaran bir yayın organı olarak yirmi yıldır usanmadan yazılarıyla, makaleleriyle, haberleriyle öncülük etmiş bir yayın organıdır. Kendi elleriyle kurduğu Kocaeli Alikahya OSB  yıllardır sahip olduğu bilgi ve becerisinin bir başka yüksek eseridir. Orada ortaya koyduğu düşünceleri ve gerçekleştirmeyi tasarladığı projeleri; inanıyorum ki; Oğlu, Eşi ve O’nunla birlikte yola çıktığı arkadaşları bunu bir vasiyet sorumluluğu olarak ele alacaklar ve bayrağı bıraktığı yerden daha yükseklere taşıyacaklardır. Taşımakla da yükümlüdürler. Bunu bir veda yazısında dile getirmemin sebebi, Ailesi’nin haklı acısını hafifletecek, yol arkadaşlarının yalnızlığını giderecek tek çarenin eserlerini yaşatmak olduğuna olan inancımdır. İnanıyorum ki; Eserleri yaşatılırsa, adından hayırla söz edilirse, geride kalanların haklı acıları hafifleyecek, Yalçın kardeşimiz de kabrinde huzur rahatlığı ile yatacaktır.<br />
<br />
<b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-50-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />MUSTAFA ERGİN</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Marmara Grubu Vakfı Mütevelli Heyet Üyesi ve </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Iccert Group A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı<br />
<strong>“Değerli iş insanı ve ilham veren bir şahsiyet olarak hatırlanacak”</strong><br />
Kıymetli Büyüğümüz Yalçın Sönmez, değerli iş insanı ve ilham veren bir şahsiyet olarak hatırlanacak. İş dünyasına getirdiği değerler ve örnek duruşuyla, birçok insana ilham kaynağı olmuştur. </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Onun anısını yaşatmak, çalışmalarını ve etkisini unutulmaz kılmak biz genç işadamları için başarılması zorunlu bir görev niteliğinde önemlidir. </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Işığında yetişenler için geride bıraktığı mirası daima hatırlanacak ve takdirle anılacaktır.<br />
<br />
<b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-51-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 510px;" />YASEMİN AZAP ALAN</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">TOSYÖV Kurumsal İletişim Koordinatörü<br />
<strong>“Yalçın Sönmez’i, ülkemizin kalkınması ve güçlenmesinde özverili çaba ve çalışmalarıyla tanıdık”</strong><br />
İş ve basın dünyasının saygın isimlerinden Kocaeli Alikahya Organize Sanayi Bölgesi (Kocaeli Alikahya OSB) Yönetim Kurulu Başkanı ve KobiEfor Dergisi Sahibi-Editör, Gagavuz 20. Yıl Devlet Bağımsızlık Madalyası Sahibi, TOSYÖV Yönetim Kurulu eski Başkanı, Marmara Grubu Vakfı Onur Madalyası Sahibi, Marmara Grubu Vakfı Mütevelli Heyet Üyesi, KalDer (Türkiye Kalite Derneği) Üyesi, Fenerbahçe Spor Kulübü Kongre Üyesi, Hürriyet Gazetesi Gece Yazıişleri eski Sorumlusu, Sürekli Basın Kartı Sahibi ve çok değerli büyüğüm  Yalçın Sönmez’i kaybetmenin üzüntüsü hepimizi derinden sarstı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">1998 yılından bugüne TOSYÖV’de görev almış bulunuyorum. Yalçın Bey’i 2004 yılında TOSYÖV Yönetim Kurulu Üyesi olarak seçildiğinde tanıdım. 20 yılı aşkın sürede TOSYÖV Yönetim Kurulu Başkanlığı, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı, Yönetim Kurulu Üyeliği ve Denetim Kurulu Üyeliklerinde bulundu, bu görevlerde birebir kendisi ile çalıştım, bu çalışmalarda çok şey öğretti bana, bu öğretiler hayatımda bana hep ışık oldu ve olmaya da devam edecektir.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Kendisi ile çalışmamda derin tecrübelerinden öğrendiklerim kendim ve tüm TOSYÖV Camiası için çok büyük bir kazanç oldu. Özellikle bizzat şahit olduğum bir değerli davranışı eğitime çok önem veriyor olması ve öğrencilere verdiği burslarla bugün ülkemize pırıl pırıl mühendisler kazandırılmasında öncülük etti.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Sayın Yalçın Sönmez’i sadece TOSYÖV’de aldığı görevlerde değil, hayatının tüm kademelerinde başarı ve düzenin etkin bir şekilde yürütülmesi, eşi Dr. Nurdan Sönmez’le birlikte ülkemizin ekonomik kalkınması ve güçlenmesi için asla mesai mefhumu gözetmeksizin özverili çaba ve çalışmaları ile tanıdık. Sorumluluk alan, yetki kullanan, işi üstlenen yükümlülük duygusu yüksek bir iş insanı olarak akıllarda hep kalacaktır. Yalçın Başkanım bu dünyadan ayrılırken inanılmaz bir sevgi seli ile ayrıldı.  Bilgi ve güven veren kişiliğinden azami seviyede istifade etmiş biri olarak olarak sizlerin huzurunda kendisine Allah’tan rahmet ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-52-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />HALUK ALİ GÜNEŞ</b><br />
Kalite, Çevre, İş Güvenliği, Bilgi Güvenliği ve Enerji Yönetim Sistemleri Baş Denetçisi ve Yönetim Danışmanı<br />
<strong>“Çok değerli bir insan, çok önemli bir dosttu”</strong><br />
Yalçın Sönmez öncelikle çok değerli bir insan ve çok önemli bir dosttu. Bu nitelikteki insanları tek tek kaybediyor olmak da bizlerin ayrı bir acısı. Kendisiyle, benim de karınca kararınca zaman zaman yazarak ya da söyleşerek destek verebildiğim KobiEfor bünyesindeki keyifli ve insanı geliştiren sohbetlerimiz, Mütevelli Heyet Üyesi olduğum TOSYÖV bünyesindeki işbirliklerimiz, UNDP gözetiminde gerçekleştirdiğimiz Dudullu OSB Katı Atık Yönetimi AB Çevre Projemiz ve daha pek çok sayamayacağım birlikteliklerimiz çok değerli birer anı ve birer kazanım olarak kalacak.  İnsanlığını, güler yüzünü, onurlu duruşunu, dostluğunu hiçbir zaman unutmayacağım. Mekanın cennet olsun sevgili Başkanım, sevgili dostum, sevgili arkadaşım, nur içinde yat.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>BURAK BACAKOĞLU</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Türk Telekom Ticari Finans Direktörü<br />
<strong>Vizyonerliği ve girişimciliğiyle </strong></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>attığı muazzam adımlar</strong><br />
Başarılı ve muteber bir iş insanı olan Yalçın Ağabey, samimi ve değerli tavsiyeleri ile güvenilir bir aile dostumuz olmuş, çeşitli vesilelerle bir araya geldiğimiz zamanlarda kıymetli sohbetleri ile bizlere yol göstermiş, önemli tavsiyelerde bulunmuştur.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Katılımcısı veya bizzat organizatörü olduğu etkinliklerde vizyonerliği ve girişimciliği ile her zaman farkını ortaya koymuş, çevre ülkelerle de ticaret ve işbirliğinin geliştirilmesine yönelik kayda değer adımlar atmayı başarmıştır. Bilhassa KOBİ’ler ve Organize Sanayi Bölgeleri’nin (OSB’ler) oluşturulması, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve yatırımların teşvik edilmesi yönünde attığı muazzam adımların yanı sıra yeni teknolojileri ve son gelişmeleri de yakından takip etmeyi başarabilmiştir.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Ziyaret ettiği teknoloji merkezlerinde gençlerin projelerini dinleyen, heyecan ve beklentilerine ortak olan ve onlarla aynı iştiyakle projelerin ilerleyişini takip eden bir iş insanı olarak yeniliklere ne kadar açık olduğunu da ortaya koymuştur. Yalçın Ağabey’i, başarılı kariyeri ve Türk özel sektörünün gelişimine verdiği desteğin yanı sıra yeri doldurulamaz bir aile dostu olarak her zaman saygı ve özlemle anıyor; iş dünyası ve kıymetli ailesine başsağlığı diliyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-53-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 472px;" />BERK BACAKOĞLU</b><br />
Payguru CEO’su<br />
<strong>“Ender rastlanan bir lider ve vizyonerdi”</strong><br />
Yalçın Sönmez, sadece iş dünyasının değil, aynı zamanda toplumun kalbinde de iz bırakmış, ender rastlanan bir lider ve vizyonerdi. Organize Sanayi Bölgeleri’nin (OSB’lerin) gelişimine öncülük eden, KOBİ’lerin sesi olan ve girişimcilik ekosisteminin temellerini atan Sönmez, ülkemizin geleceğine katkı sağlayan bir ilham kaynağıydı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Hem iş dünyasında hem de basında bıraktığı izler, geleceğe taşınacak bir miras olarak yaşayacaktır. Türk iş dünyası, onun azmi ve kararlılığıyla büyüyecek, değerleri ve ilkeleri ise daima örnek alınacaktır.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yalçın Sönmez’in hatırası, hayatına dokunduğu herkesin gönlünde yaşayacak. Onu tanıma şansına sahip olmak, bizler için büyük bir onurdu. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-54-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />BÖKE BACAKOĞLU</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Mapfre Sigorta Bilgi Teknolojileri </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Genel Müdür Yardımcısı<br />
<strong>“Türk girişim ekosisteminin gelişmesi adına özverili çalışmalar yaptı”</strong><br />
Sayın Yalçın Sönmez’in aramızdan ayrılışı, sadece iş dünyasında değil, toplumsal düzeyde de derin bir boşluk yaratmıştır. Kendisi, KOBİ’lerin güçlenmesi ve Türk girişim ekosisteminin gelişmesi adına yaptığı özverili çalışmalarla hatırlanacaktır.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">İş dünyasında saygın bir yer edinmesinin yanı sıra insanlara yol gösteren, onları teşvik eden yardımseverliğiyle de tanınmıştır. Kendisi, Organize Sanayi Bölgeleri’nin (OSB’lerin) gelişiminde öncü rol üstlenerek, Türk sanayisinin gelişmesine önemli katkılarda bulundu. Ayrıca, medya dünyasında da ilke sahibi ve saygın bir gazeteci olarak hep hatırlanacaktır.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Kişisel olarak, hem derin saygı hem de sevgi duyduğum bu değerli insanla yaptığımız sohbetleri, bir ağabey edasıyla yaptığı yol gösterici yaklaşımlarını hiç bir zaman unutmayacağım. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-55-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />HALİL BACAKOĞLU</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">TOSYÖV Balıkesir Destekleme Derneği Başkanı ve KobiEfor Balıkesir Temsilcisi<br />
<strong>“Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına </strong></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>büyük katkı sundu”</strong><br />
Can dostum, sevgili kardeşim, Kocaeli Alikahya OSB Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı, KobiEfor Sahibi, TOSYÖV Yönetim Kurulu eski Başkanı Yalçın Sönmez, OSB’lerin tüzel kişilik kazanmasına, KOBİ’lerin ve Türk girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesine, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına büyük katkı sundu. Can Kardeşim, Değerli Eşi Dr. Nurdan Sönmez’le birlikte kurduğu KobiEfor, KOBİ’lerin, OSB’lerin, teknoparkların sesi oldu.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Can dostum, seni hayatım boyunca hayırla rahmetle anacağım, mekanın cennet olsun. Dualarım seninle gani gani rahmetler dilerim.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-56-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />NESLİHAN NİGİZ ULAK</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">LEAD Network Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı<br />
<strong>“Sadece iş hayatına değil, topluma katkılarıyla </strong></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>tanınmış kıymetli İş İnsanı Yalçın Sönmez”</strong><br />
Basın ve iş dünyasına önemli katkılarda bulunan sadece iş hayatıyla değil topluma olan katkılarıyla tanınmış kıymetli İş İnsanı, Kocaeli Alikahya OSB Yönetim Kurulu Başkanı ve KobiEfor Dergisi’nin Sahibi Yalçın Sönmez’in vefat haberini büyük bir üzüntü ile öğrendim.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Acınızı yürekten paylaşıyor; merhuma Allah’tan rahmet, size ve tüm Sönmez ailesine başsağlığı ve sabır diliyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-57-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />ASUMAN BAYRAK</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Marjinal Porter Novelli Ajans Başkanı<br />
<strong>“İş dünyası ve medyaya katkılarıyla ülkemiz için </strong></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>önemli kanaat önderlerinden biriydi”</strong><br />
Hem iş dünyasına hem medyaya yaptığı katkılarla ülkemiz için önemli kanaat önderlerinden biri olan Yalçın Sönmez’i, Organize Sanayi Bölgeleri’nin tüzel kişilik kazanmasındaki öncülüğüyle, KOBİ’lerle ilgili farkındalık yaratmasıyla ve sektöre kazandırdığı KobiEfor ile tanıdık ve çok sevdik. Böyle değerli bir insanı tanıdığıma çok mutluyum. Işıklar içinde uyusun…<br />
<br />
<b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-58-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />FATMANUR HALİL</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Siline Kurumsal İletişim Danışmanlığı (C-Line) Ajans Başkanı<br />
<strong>“OSB’lerin tüzel kişilik kazanmasında öncülük yaptı”</strong><br />
Merhum Yalçın Sönmez, kariyeri boyunca Türk medyasına ve iş dünyasına önemli katkılarda bulunmuş, Organize Sanayi Bölgeleri’nin (OSB’lerin) tüzel kişilik kazanmasında öncülük yapmış, KOBİ tanımının oluşturulması, KOBİ’ler alanında farkındalık yaratılması, ilkeli haberciliği ve iş dünyasına kazandırdığı birçok isim ve yatırımları ile tanınan çok değerli bir isimdi. KOBİ’lerin sesi olması amacı ile eşi Dr. Nurdan Sönmez ile birlikte kurduğu KobiEfor Sanayi ve Ekonomi Dergisi’nin bugünden sonra da aynı ilkeler ile yayın hayatına devam edeceğine ve Merhum Sönmez’i yaşatacağına inanıyorum.<br />
<br />
<b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-59-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />MÜGE AKAY</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Med Partners Ajans Başkan Yardımcısı<br />
<strong>“Sadece iş ve medya alanındaki başarılarıyla değil, </strong></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>topluma olan katkılarıyla da daima hatırlanacak”</strong><br />
KOBİ’ler alanında farkındalık oluşturulmasına önemli katkılar sağlayan; sürdürülebilirlik, inovasyon ve yeni teknolojiler konusunda sektörün bilinçlendirilmesinde değerli emekleri bulunan ve ilkeli haberciliği ile medya dünyasında eşsiz bir yeri olan değerli Yalçın Sönmez’in kaybından dolayı büyük üzüntü duymaktayım. Sadece iş ve medya alanındaki başarılarıyla değil, aynı zamanda topluma olan katkılarıyla da daima hatırlanacak olan Yalçın Sönmez’e Allah’tan rahmet, tüm sevenlerine ve KOBİEFOR Ailesi’ne en içten başsağlığı dileklerimi sunuyorum. KOBİEFOR Dergisi var oldukça Sönmez’in anısının da daima yaşayacağına yürekten inanıyorum.<br />
<br />
<b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-60-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />ZEYNEP ALİMOĞLU</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Yüzenada İletişim Kurucu / Genel Müdür<br />
<strong>“Reel sektörün sorunlarını gündeme taşıyan ve gündem yaratan KobiEfor’la sanayi sektörlerinde izler bırakmış bir isimdir”</strong><br />
Türkiye’de sanayinin sağlam bir zincir olarak gelişmesinde en az büyük ölçekli işletmeler kadar önemli olan bir diğer taraf küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ’lerin) güçlenmesidir. Yayıncılık sektörüne KOBİ alanındaki reel sektör deneyimlerinden yola çıkarak adım atan Sayın Sönmez de bu anlayışı yaymak amacıyla sektörün en istikrarlı yayın organlarından biri olan KobiEfor’u hayata geçirmiş ve yaşanılan tüm dalgalanmalara, krizlere karşın hayatta tutmuştur.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">‘Sürdürülebilirlik’ anlayışının kesintiye uğramaması gerektiğinin bilincinde bir profesyonel olarak Sn. Sönmez, reel sektörün sorunlarını doğrudan gündeme taşıyan ve kendisi de gündem yaratan KobiEfor’la hem yayıncılık hem de sanayi sektörlerinde unutulmaz izler bırakmış bir isimdir. Açtığı bu yolun kararlılıkla devam ettirileceğine inanıyor, kendisine Allah’tan rahmet, sevenlerine baş sağlığı diliyoruz.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-61-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 685px;" />SERKAN ATA</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">ATAVİA Global Enerji Genel Müdürü<br />
<strong>“Ülkemiz ve milletimiz için </strong></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><strong>çok kıymetli bir değerdi”</strong><br />
Türk medyasına ve iş dünyasına önemli katkılarda bulunan Yalçın Sönmez, ülkemiz ve milletimiz için çok kıymetli bir değerdi. Hem kamusal alanda hem de özel sektörde tanınmış, kurumlar arası iletişimi güçlü, neredeyse bölgesel bir kanaat önderi statüsündeydi. Türk sanayisinin lokomotifi olan OSB’lerin özel hukuk tüzel kişiliği kazanmasında ki baş aktörlerden biriydi. Kendisini Organize Sanayi Bölgeleri’ne (OSB’lere) ve Türk medyasına katkıları, ülkemiz ve geleceğimiz için hoş bir sada bırakmanın verdiği hissiyat ve saygıyla yad ediyorum.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Kariyeri boyunca kat ettiği yollarda iş dünyasına ve ülkemize kazandırdıkları için ailesi ve çalışanlarına bıraktığı her değer için taziye ve teşekkürlerimi sunuyorum.</span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KAPAK</category>
      <guid>https://kobi-efor.com.tr/yalcin-sonmez-anisina-1960-2024</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Sep 2024 00:00:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/images/haberler/2024/09/yalcin_sonmez_anisina_1960_2024_h19526_b73f5.jpg" type="image/jpeg" length="24811"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karbon ayak izini GreenTİM hesaplayacak İhracatçı 500 milyon dolar tasarruf edecek]]></title>
      <link>https://kobi-efor.com.tr/karbon-ayak-izini-greentim-hesaplayacak-ihracatci-500-milyon-dolar-tasarruf-edecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kobi-efor.com.tr/karbon-ayak-izini-greentim-hesaplayacak-ihracatci-500-milyon-dolar-tasarruf-edecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TİM Başkanı Mustafa Gültepe, firmaların yapay zeka destekli GreenTİM Platformu ile karbon ayak izi hesaplamasını ve raporlamasını ücretsiz yapabileceklerini açıkladı: “150 bin ihracatçımızın karbon ayak izini GreenTİM’de hesapladığımızda yaklaşık 500 milyon dolar tasarruf sağlayacağız. Sürdürülebilirliği ve israfın önlenmesini konuştuğumuz dönemde bu ölçekte bir tasarruf çok anlamlı.” İhracatın artışında sürdürülebilirliğin sağlanmasının önemini vurgulayan TÜBİTAK Başkanı Prof.Dr. Hasan Mandal, “İhracatçıların yeşil dönüşümünü daha büyük bütçelerle destekleyeceğiz” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="BasicParagraph"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt"><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/mustafa_gultepe-hasan_mandal-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Yeşil Mutabakat’a uyum sürecinde ihracatçı firmalara sunduğu hizmetlere bir yenisini daha ekledi ve yapay zeka destekli GreenTİM Platformu’nu hayata geçirdi. Firmalar, TİM tarafından yaklaşık bir yıllık çalışmanın sonucunda geliştirilen GreenTİM Platformu aracılığıyla kurumsal karbon ayak izini ücretsiz olarak hesaplayıp raporlayabilecekler. Yapay zeka destekli platform sayesinde ihracatçılar toplamda yaklaşık 500 milyon dolarlık tasarruf sağlayacak. GreenTİM Platformu’nun tanıtımı, TİM Başkanı Mustafa Gültepe ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Prof.Dr. Hasan Mandal’ın katıldığı toplantıyla yapıldı.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/tim_baskani-mustafa_gultepe-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 369px;" />SKDM geliyor</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">TİM Başkanı Mustafa Gültepe, TİM evsahipliğinde düzenlenen ‘İhracatın Yeşil Dönüşümü Lansmanı’ndaki konuşmasında; Avrupa Birliği’nin (AB) Türkiye için en büyük ve alternatifsiz pazar olduğunu belirterek, Türkiye’nin toplam ihracatının %41’ini AB ülkelerine yaptığını hatırlattı: “AB pazarında bizi büyük bir sınav bekliyor. Yeşil Mutabakat’a uyum konusundaki kararlılığımız ve hızımız sınavdaki başarımızda belirleyici olacak. İlk aşamada karşımıza çıkacak başlıklardan birini Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) oluşturuyor. Bu düzenlemeye uymayan ihracatçılar AB pazarına ürün gönderdiklerinde ek maliyetlere katlanmak durumunda kalacaklar. Dolayısıyla rekabet gücümüzü korumak ve artırmak için Yeşil Mutabakat’a uyum sağlamaktan başka çıkar yolumuz yok.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="letter-spacing:-.25pt">Beş sektörde 2026’dan itibaren karbon vergisi devreye girecek:</span></b><span style="letter-spacing:-.25pt"> SKDM kapsamında demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre ve elektrik sektörleri özelinde raporlama sürecinin geçen yıl başlatıldığını kaydeden Gültepe, şu bilgileri verdi: “AB’ye yıllık yaklaşık 10 milyar dolarlık ihracat yapan bu beş sektörümüz için 2026’dan itibaren karbon vergisi devreye girecek. İhracatçılarımızın %21’i uygulamadan doğrudan etkilenecek. Eğer gerekli hazırlıkları tamamlayamazsak 2027’de 138 milyon Euro karbon vergisi ödemek zorunda kalacağız. 2032’de ise maliyet 2.5 milyar Euro’ya çıkacak.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="letter-spacing:-.25pt">SKDM’den doğrudan etkilenecek 32 bin ihracatçı firmaya öncelik verilecek: </span></b><span style="letter-spacing:-.25pt">Yeşil Mutabakat’a </span>uyum sürecinde sek<span style="letter-spacing:-.25pt">törlere liderlik ettikle</span>rini vurgulayan Mustafa Gültepe, ‘Dünyayı <span style="letter-spacing:.25pt">Tüketmeden Dünya </span><span style="letter-spacing:-.25pt">İçin Üretiyoruz’ sloganıyla hazırladıkları TİM </span><span style="letter-spacing:.25pt">Sürdürülebilirlik Ey</span><span style="letter-spacing:-.25pt">lem Planı’nı üç yıl önce açıkladıklarını hatırlattı. İhracatçı sektörlerin </span><span style="letter-spacing:.25pt">de eylem planlarını </span><span style="letter-spacing:-.25pt">tamamladığını bildiren Gültepe, şunları ifade etti:</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">“Bugün GreenTİM Platformumuzun tanıtımı için bir aradayız. GreenTİM, yaklaşık bir yıldır devam eden titiz bir çalışmanın sonunda ortaya çıkan yapay zeka destekli bir sürdürülebilirlik platformu. Her ölçekteki firma platformumuzda kurumsal karbon ayak izini hesaplayabilecek, raporlayacak ve gerekirse azaltılmasını kolaylaştıracak. Firmalar, yoğun emek gerektiren ulusal ve uluslararası standartlara uygun analizlerini yapıp, kendilerine özel raporlar oluşturabilecekler. Karbon ayak izi ve sürdürülebilirlik raporlaması hem ihracatta hem de finansman kaynaklarına erişimde birçok firma için daha şimdiden zorunlu hale getirildi. Örneğin; hakla açık olan ve belirli koşulları sağlayan firmalar bu raporlamaları hazırlamak zorunda. Bankalar da yeşil dönüşüm projelerine kredi vermek için bu raporlamaları görmek istiyor. GreenTİM ile firmaların raporlamaları kolayca yapabilmelerinin önünü açıyoruz. 150 bin ihracatçımızın karbon ayak izini GreenTİM Platformu’nda hesapladığımızda yaklaşık 500 milyon dolarlık bir tasarruf sağlayacağız. Hem sürdürülebilirliği hem de israfın önlenmesini  konuştuğumuz bir dönemde bu ölçekte bir tasarrufun çok anlamlı olduğunu düşünüyorum. GreenTİM’de önceliği karbon düzenlemesinden doğrudan etkilenecek 32 bin firmamıza vereceğiz. Bu firmalarımızın hızlı bir şekilde karbon ayak izi hesaplamalarını tamamlamalarını istiyoruz.”</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/tim-tubitak-h2.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />GreenTİM’in dijital altyapısı AB Fonları ile güçlendirilecek</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">Mustafa Gültepe, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından akredite edilen ve ihtiyaçlar doğrultusunda sürekli güncellenecek Green TİM Platformu’nun dijital altyapısını AB fonlarıyla güçlendireceklerini anlattı: “İnşallah yakın zamanda GreenTİM’e ürün karbon ayak izi ve su ayak izi hesaplama modüllerini de ekleyeceğiz. GreenTİM daha ilk adımlarını atarken önemini fark ettirdi. Geçen ay düzenlenen İstanbul Karbon Zirvesi’nde platformumuz ‘Düşük Karbon Kahramanı Ödülü’ne değer görüldü. Platformdan elde edilen raporlar ışığında karbon emisyonlarını azaltmaları için şirketlerimize mentorluk desteği vereceğiz. TÜBİTAK tarafından yürütülen ve çözüm ortağı olduğumuz Yeşil İnovasyon Teknoloji Mentorluk Programı bize yol gösterecek. Mentor havuzumuzu oluşturmaya başladık. 12 ilden 66 KOBİ ve 98 mentor başvurusu aldık. KOBİ’leri sürdürülebilirlik alanında uzman mentorlarla eşleştireceğiz. Böylece KOBİ’lerimiz, GreenTİM Platformu’nu kullanarak yeşil dönüşüm konusunda mevcut durumlarını belirleyecekler. Ardından da mentorlarımız ile birlikte yol haritalarını çıkaracaklar. TÜBİTAK, program kapsamında KOBİ’lere, %90 oranında hibe desteği sağlayacak.Tüm ihracatçı KOBİ’lerimizi bu programlarımızdan yararlanmaya davet ediyoruz.”</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/tubitak-hasan_mandal-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 369px;" />“İhracatçıların yeşil dönüşümünü daha büyük bütçelerle destekleyeceğiz”</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">TÜBİTAK Başkanı Başkanı Prof.Dr. Hasan Mandal, ihracat artışında sürdürülebilirliğin sağlanmasının önemini vurgulayarak, yeşil dönüşümün çok boyutlu ele alınması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin Mayıs ayında Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamına; 241. milyar dolarlık bir başarıya imza attığını hatırlatan Mandal, bunun sürdürülebilirliği noktasında daha iddialı hareket edebilmenin önemine değindi: “Türkiye Yeşil Sanayi Projesi çerçevesinde, daha sürdürülebilir bir gelecek ile sanayimizin yeşil ve dijital dönüşümünü hızlandırmak için hayata geçirdiğimiz TÜBİTAK 1831 Yeşil İnovasyon Teknoloji Mentörlük Çağrımızın Türkiye genelindeki 25 çözüm ortağından biri olan TİM’in üstlendiği rol önemli. TÜBİTAK’ın TİM ile benzer hedeflere stratejik bir işbirliğiyle ilerlemesi, sanayimizin yeşil dönüşümünü daha da hızlandıracak. Özellikle yeşil ve dijital dönüşüm alanlarında henüz dünya genelinde bir başarı hikayesi çıkmaması olması ve bu alandaki çalışmalarımızın öncülüğü ile takip eden değil öncü olarak kendi başarı hikayemizi yazabileceğiz.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">Bu dönüşüm ve değişim için ‘niçin’ sorusu ile beraber ‘nasıl’ sorusunu da sormamız gerektiğine dikkat çeken Prof.Dr. Hasan Mandal, iklim değişikliğinin getirdiği zorluklara; 5 ana başlıkta; çevresel, ekonomik, sosyolojik, jepolitik ve teknolojik eksende eşzamanlı çözüm geliştirme çalışmalarının önenimi hatırlattı. Özellikle 6 sektörü önceliklendirerek, sanayinin yeşil dönüşümünü ve karbon salınımını azaltmak için harekete geçtiklerini paylaşan Prof.Dr. Hasan Mandal, TÜBİTAK’ın bu alandaki çağrı ve destek programlarını ve SAYEM Platformu’nu anlattı. Sadece ulusal programlarla değil Ufuk Avrupa gibi uluslararası programlarda da sanayi ekosisteminin başarılarına ve sürdürülebilir bir gelecek için ekosistemlerinn çalışmalarına değinen Mandal, Türkiye’nin 12. Kalkınma Planı’nı bir pusula olarak kabul ederek daha yeşil ve sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalarını güçlendirerek sürdürdüklerini ifade etti.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">GreenTİM Platformu’nun önemli bir etkileşim sağlayacağını kaydeden Prof.Dr. Hasan Mandal, şu bilgileri verdi: “TÜBİTAK olarak ilk kez Dünya Bankası’yla çalışıyoruz. Teklif de kendilerinden geldi. Dünya Bankası </span>geleneksel bir destekten ziyade, daha iddialı hedeflere destek vermek istedi. Çünkü bu kompleks problemi tecrübeyle, kazanımlarla çözmek mümkün değil. Yeni bir bakış açısına, bilimsel temelli bir bakış açısına ihtiyaç olduğunu çok net bir şekilde görebiliyoruz. Bizim açımızdan Dünya Bankası ile yaptığımız işbirliğindeki rakamın büyüklüğü önemli değil. Enstrümanlar ve araçlar bizim açımızdan kritik, üç tane araç üzerine birlikte çalışıyoruz kendileriyle. Bunlardan bir tanesi 25 kurumla yola çıktığımız Yeşil İnovasyon Teknoloji Mentörlük Programı... Bu programda demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, kimyasal ve plastik olmak üzere 6 sektörün yol haritası hazırlandı.”</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">Mentörlük programının farkındalık oluşturma açısından önemli olduğunun altını çizen Prof.Dr. Mandal, TÜBİTAK olarak sağladıkları 1832 ve 1833 kodlu diğer destek programlarıyla ihracatçıların yeşil dönüşümünü daha büyük bütçelerle desteklemeye devam edeceklerini açıkladı. Mandal, yeşil dönüşüm yolculuğunu bir fırsat alanı olarak gördüğünü de sözlerine ekledi: “TÜBİTAK olarak sanayimiz ile birlikte öğrenerek, birlikte geliştirerek birlikte başaracak, daha yaşanabilir bir dünyayı birlikte inşa edeceğiz.”</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/tubitak-teydeb-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />“5 bin KOBİ’ye ulaşmayı hedefliyoruz”</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">TÜBİTAK TEYDEB Başkan Yardımcısı Dr. Alp Eren Yurtseven, özellikle KOBİ’lerin uzman desteğine ve nitelikli bilgiye ihtiyaç duyduğunu belirterek, onlara %90 oranında destek sağlanacağını söyledi: “Yalın bir başvuru sistemimiz var. KOBİ’lerden %10’luk bir maliyet isteniyor. İmalat da hizmet sektörü de başvurabilir. Çözüm ortağı olmak için 80’e yakın farklı kurumdan başvuru aldık, 25 çözüm ortağıyla hizmet verilmeye başlandı.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">Platform ile 5 bin KOBİ’ye ulaşmayı hedeflediklerini açıklayan Dr. Alp Eren Yurtseven, kaynağı bitirene kadar çalışmayı sürdüreceklerini ifade etti: “Mentörlük uygulaması desteği sadece KOBİ’lere sağlanacak. Bir KOBİ bu destekten en fazla 3 defa faydalanabiliyor. 1832-Sanayide Yeşil Dönüşüm Çağrısı; destek süresi 24 ay. KOBİ’ler ve büyük ölçekli işlemler başvurabilir. TÜBİTAK olarak ilk defa uyguladığımız bir çalışmayla hibe ve geri ödemeli destek karma olarak sunulacak. 1833-SAYEM Yeşil Dönüşüm Çağrısı’nda; KOBİ’ler, büyük ölçekli işletmeler, üniversiteler ve araştırma kuruluşlarının bir araya gelmesini istiyoruz. Konsorsiyumda en az 4 ortak olsun istiyoruz, koordinasyonu sağlayacak bir yürütücü kuruluş olsun. Ar-Ge Merkezi olması veya Teknopark’ta olması veya en az 2 TÜBİTAK Projesi tamamlamış olmalı. Veya yüksek miktarda Ar-Ge faaliyetleri varsa yürütücü kuruluş olabilir. Destek süresi; 36 ay. Toplam bütçe 300 milyon TL’ye kadar çıkabiliyor.”</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">Dr. Alp Eren Yurtseven, 1832 ile 1833’ün genel kurallarını ise şöyle sıraladı:</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">• Türk Lirası cinsinden faizsiz geri ödemeli destek sağlanacak.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">• Finansmanın %50 oranında teminat talep edilecek.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">• Şirketler en az 2 yıllık olmalı (startup veya spinoff şirketler hariç)</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">• En az %75 pay sahipliği özel sektörün olmalı.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">• Başvuru aşamasında finansal uygunluk kontrolü yapılacak.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">• Bir şirket Dünya Bankası finansmanı ile en fazla 2 proje için geri ödemeli destek alabilir.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">• Şirket ölçeği kısıtlaması yoktur.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">• Başvuru aşamasında Çevresel ve Sosyal Etki Beyan Formu alınacaktır.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">• Hem hibe hem geri ödemeli destek verilecek.”</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/tim-kubra_ulutas-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />Şirketlere yapay zeka destekli dijital mentör</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">GreenTİM Platformu’nun tanıtım sunumunu gerçekleştiren TİM Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Kübra Ulutaş, şirketlerin Platform’a girmesinin ardından sonrasında bir raporlama olacağını, yetkilendirmenin ardından yapay zeka destekli bir dijital mentörün aktifleştirileceğini anlattı. Ulutaş; sera gazı emisyonu hesaplamadaki kategorileri de sıraladı: “Doğrudan emisyonlar. İthal edilen enerjiden kaynaklı emisyonlar. Ulaşımdan kaynaklı emisyonlar. Kuruluş tarafından kullanılan ürünler ve hizmetlerin emisyonları. Kuruluş tarafından üretilen ürünlerin üretim sonrası emisyonları.” Ulutaş çalışmanın sonraki aşamalarını da sıraladı: “Sera gazı azaltım girişimleri. Hesaplanmış sera gazı salımları envanteri. Önceliklendirme Analizi. Sera Gazı Salınımlarının Referans ve Belgelendirmeleri. Dijital Mentörlük Programı.” GreenTİM Platformu’nun İstanbul Karbon Zirvesi’nden ‘Düşük Karbon Kahramanı Ödülü’ aldığını da belirten Ulutaş, birçok modülü entegre ederek bütüncül bir yaklaşımı entegre edeceklerini söyledi.<br />
<br />
<img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/tim-tubitak-h1.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 240px;" /> </span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KAPAK</category>
      <guid>https://kobi-efor.com.tr/karbon-ayak-izini-greentim-hesaplayacak-ihracatci-500-milyon-dolar-tasarruf-edecek</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jul 2024 00:00:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/images/haberler/2024/06/karbon_ayak_izini_greentim_hesaplayacak_ihracatci_500_milyon_dolar_tasarruf_edecek_h19520_14840.jpg" type="image/jpeg" length="31162"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[XIX. KOBİ Zirvesi,  sürdürülebilir rekabeti güçlendirmenin yol haritasını çizdi: ‘İşletmelerin Uluslararası Pazarlara Açılması-Engeller ve Fırsatlar’]]></title>
      <link>https://kobi-efor.com.tr/xix-kobi-zirvesi-surdurulebilir-rekabeti-guclendirmenin-yol-haritasini-cizdiisletmelerin-uluslararasi-pazarlara-acilmasi-engeller-ve-firsatlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kobi-efor.com.tr/xix-kobi-zirvesi-surdurulebilir-rekabeti-guclendirmenin-yol-haritasini-cizdiisletmelerin-uluslararasi-pazarlara-acilmasi-engeller-ve-firsatlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TOSYÖV tarafından, TİM, TOBB, KOSGEB, Bahçeşehir Üniversitesi işbirliğiyle; dergimiz KobiEfor’un çözüm ortağı ve medya sponsoru, MAİB’in çözüm ortağı ve oturum sponsoru, İMİB ve LOGO Yazılım’ın çözüm ortağı olduğu XIX. KOBİ Zirvesi, ‘İşletmelerin Uluslararası Pazarlara Açılması-Engeller ve Fırsatlar’ ana temasıyla; İstanbul’da gerçekleştirildi. Zirve’de, KOBİ’lerin ve girişimcilerin sürdürülebilir rekabeti için uluslararası pazarlara açılmasının önündeki engeller ve fırsatlar, finansmana ulaşmaları ve büyümeleri konusunda izlemeleri gereken stratejiler, uluslararası ticarette dikkat etmeleri gereken hukuki ve mali hususlar ve sorunlara çözüm önerileri ele alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p class="BasicParagraph"><span style="font-family: Verdana, Geneva, sans-serif; font-size: 12px;">Üretim, ticaret ve hizmetin tüm alanlarında </span><span style="font-family: Verdana, Geneva, sans-serif; font-size: 12px; letter-spacing: -0.1pt;">Türkiye’nin büyümesine ve kalkınmasına katkı </span><span style="font-family: Verdana, Geneva, sans-serif; font-size: 12px;">sunan KOBİ’lere ve girişimcilere sürdürülebi</span><span style="font-family: Verdana, Geneva, sans-serif; font-size: 12px; letter-spacing: -0.25pt;">lir rekabet gücü kazandıracak yol haritalarının çizildiği, TOSYÖV’ün düzenlediği ve dergimiz KobiEfor’un çözüm ortağı ve medya sponsoru olduğu gelenekselleşen KOBİ </span><span style="font-family: Verdana, Geneva, sans-serif; font-size: 12px;">Zirvesi’nin 19.’su, İstanbul’da Bahçeşehir Üniversitesi </span><span style="font-family: Verdana, Geneva, sans-serif; font-size: 12px; letter-spacing: -0.25pt;">(BAU) evsahipliğinde yapıldı.</span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt"><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kobi_zirvesi-h1.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 232px;" />TOSYÖV (Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler, Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticiler Vakfı) tarafından, TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi), TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği), KOSGEB (T.C. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı), Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) işbirliğiyle; dergimiz KobiEfor’un çözüm ortağı ve medya sponsoru, Türkiye’nin Makinecileri MAİB’in (Makine İhracatçıları Birliği) çözüm ortağı ve oturum sponsoru, İMİB (İstanbul Maden İhracatçıları Birliği) ve LOGO Yazılım’ın çözüm ortağı olarak </span>yer aldığı XIX. KOBİ Zirvesi, ‘İşletmelerin Uluslararası <span style="letter-spacing:-.25pt">Pazarlara Açılması-Engeller ve Fırsatlar’ ana temasıyla, İstanbul’da,  BAU B Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Açılış konuşmalarının ardından düzenlenen ‘Küresel Pazarlarda Yer Bulmak, Stratejiler ve Başarı Hikayeleri’, ‘Teknoloji ve Dijital Dönüşümün Rolü’, ‘Uluslararası Ticaretin Hukuki ve Mali Yönleri’, Finansman ve Kaynak Yaratma: Uluslararası Büyüme İçin Stratejiler’ başlıklı oturumlarda; KOBİ’lerin ve girişimcilerin sürdürülebilir rekabeti için uluslararası pazarlara açılmasının önündeki engeller ve fırsatlar, finansmana ulaşmaları ve büyümeleri konusunda izlemeleri gereken stratejiler, uluslararası ticarette dikkat etmeleri gereken hukuki ve mali hususlar ve sorunlara çözüm önerileri ele alındı.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/tosyov_baskani_nezih_kuleyin-h_3.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />“Türkiye ekonomisini daha ileriye taşımayı amaçlıyoruz”</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="letter-spacing:-.1pt">TOSYÖV Yönetim Kurulu Başkanı Ş. Nezih Kuleyin,</span></b> <span style="letter-spacing:-.25pt">açılış konuşmasında; TOSYÖV ve çalışmaları hakkında bilgiler vererek, sanayi bölgelerinde verimlilikle ilgili ve KOBİ’lerin daha verimli çalışması için araştırmalar yaptıklarını, Türkiye’nin her tarafında KOBİ’lere sağlanan destekler konusunda onların bilgilendirilmesi için toplantılar düzenlediklerini anlattı: “Türkiye’nin yaratıcı kültür endüstrileri envanteri TOSYÖV tarafından hazırlandı. Türkiye’de çok sayıda dijital oyun girişimcisi ve dijital oyun yazılımcısı yetiştirdik. Bunu hem Gençlik ve Spor Bakanlığı, hem Kültür ve Turizm Bakanlığı hem de ICMPD (Uluslararası Göç Politikası Geliştirme Merkezi) ile birlikte yaptık, 3 ayrı projede oyun girişimciliği alanında çok sayıda çalışan KOBİ’nin yaratıcısıyız. Bütün bunların dışında bir amacımız daha var; o da yürüttüğümüz faaliyetlerin Türkiye ekonomisini daha ileriye taşıması.” </span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Girişim sözcüğünün marka, patent haklarının <span style="letter-spacing:-.25pt">TOSYÖV’de bulunduğunu da vurgulayan Kuleyin, adı girişim olan her şirketin kurulduğunda TOSYÖV’e başvurduğunu ve izin verdiklerini söyledi: “Girişim sözcüğünü kuran kurum TOSYÖV’dür. KOBİ sözcüğünün yaygınlaşmasının en önemli örneklerinden bir tanesidir. Şimdi her bankanın KOBİ bankacılığı var. Önümüzdeki dönem daha gençleşerek, dinamikleşerek atılım yapacağız.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt"><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kobi_zirvesi-h2.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 225px;" />Bir ekonominin ayakta kalması için en önemli şeyin etik olduğunu düşündüklerini paylaşan Kuleyin, “Eğer bir etik kuralınız yoksa yaptığınız hiçbir şeyin hayatta değer kazanması mümkün değil. Ticari bir değer oluşturması da piyasanın düzgün yürümesi de mümkün değil. Bu nedenle Avrupa’daki en büyük etik ağın; Avrupa İş Etiği Ağı’nın-European Business Ethics Network’ün Türkiye temsilciliğini TOSYÖV yapıyor. Bundan sonraki sertifikasyon çalışmalarında temel kurum olmayı hedefliyoruz. Bu bağlamda hem üniversitelerle hem de etik konusunda bilgi birikimi olan kuruluşlarla işbirliği yapma hedefindeyiz” açıklamasını yaptı.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">Nezih Kuleyin, etkinliğe katkı sağlayan tüm kuruluşlara teşekkür ederek, “Hepimizin hep beraber yeni bir atılım sağlayacağı bir hareket içinde olduğumuzu belirtmek isterim, destekleriniz bizi güçlendirecektir” dedi.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="letter-spacing:-.1pt"><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/tim_baskan_vekili_maib_baskani_kutlu_karavelioglu-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />“AB ve Türkiye’nin KOBİ gerçekliği farklı, tedbirler de farklı olmalı”</span></b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="letter-spacing:-.25pt">TİM Yönetim Kurulu Başkan Vekili, MAİB Yönetim Kurulu Başkanı ve TOSYÖV Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kutlu Karavelioğlu,</span></b><span style="letter-spacing:-.25pt"> açılış konuşmasında, “İçinde TİM, TOBB gibi birçok sivil toplum kuruluşunun, üniversitelerin, reel ve finans sektörlerinin, ülke yönetiminde görev almış yüksek bürokratların ve teknokratların biraraya gelerek oluşturduğu bir vakıf; TOSYÖV. Kurulduğu 1989’dan itibaren topluma, ülkeye önemli hizmetlerde bulundu. Sektörel örgütlenmenin filizlendiği 1990’ların hemen öncesinde hayata geçmiş olması, bir nevi öncü vasfını da TOSYÖV’e yüklüyor. Hemen peşinden KOSGEB’in kuruluşuna vesile olmuş olması, ihtisas alanlarında biraraya gelerek yapabileceklerimizi göstermesi anlamında öncü ve örnek olmuştur, TOSYÖV diğer STK’lara ilham vermiştir ve BM’nin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları için yıllardır çalışıyor” dedi.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt"><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kobi_zirvesi-H3.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 503px;" />Karavelioğlu, KOBİ’lerin tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ekonominin omurgası ve dinamosu olduğunu belirtti: “KOBİ’ler istihdamın %77’sini, ihracatın %32’sini gerçekleştiriyorlar. İhracat ailemizin üye KOBİ sayısı 10 yılda 58 binden 107 bine çıkmış. İhracat miktarları 80 milyar dolarları bulmuş vaziyette. Ana pazarımız AB, sanayimizin entegre seviyesi en yüksek olduğu bölgedir. Almakta olduğu her türlü tedbir; ihracatımıza, üretim, hizmet ve yatırım faaliyetlerimize yön vermektedir. Avrupa sanayisi büyük bir dönüşüm geçiriyor. Bunu tehdit altındaki rekabetçiliğini koruyabilmek için yapıyor. Bir büyüme stratejisi olarak ilan ettiği Yeşil Mutabakat her alanda radikal değişiklikler öngörüyor. Bu yaygın coğrafyada işletmelerin yeşil ve dijital dönüşüm sürecine uyumlanmasının üye ülkeler arasında önemli farklılıklar göstereceği bilinmekteydi. Bu yüzden kendi KOBİ’lerine diğerlerinden daha uzun bir uyum takvimi öngörülmüştü. Şimdi görüyoruz ki aralarında bizim firmalarımızın da olduğu KOBİ’ler, AB’de, bankaları ve ana  ve alt müşterileri tarafından bu sürecin içinde zorla kabul edilmektedir, fiilen uygulanmaktadır. Bunlardan talep edilen S-ratinglerin (Sürdürülebilirlik Değerlendirilmesi) tek tip bir örneği dahi yoktur. AB’nin 2017’de ilan ettiği Avrupa KOBİ Aksiyon Planı ile uyumlu ilerleyemediğini görüyoruz. Sorun (bizim de sorunumuzdur) aslında; Yeşil Mutabakat’ın omurgasını teşkil eden Alman parametrelerinin AB’nin diğer ülkelerinde karşılığının olmayışıdır. Bütün mevzuat daha ziyade orta ölçekte işletmelere uygundur. Bu uyumun bizim KOBİ’lerimizin ölçeğiyle çok daha büyük komplikasyonlara sebep olacağını görmek zorundayız. AB’nin ve Türkiye’nin KOBİ gerçekliği farklıdır, dolayısıyla sorunlara karşı alınacak tedbirler de farklılık arz etmek zorundadır.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">Geçen yılı 255.4 milyar dolar ihracatla kapattığımızı, bu yıl, OVP’ye göre 267 milyar dolar ihracat hedeflendiğini kaydeden Karavelioğlu, bu yıl yüksek maliyetler nedeniyle fiyat tutturmakta zorlandıklarını, ihracatta rekabetçiliğimizin geriye gittiğini, dönüşüm ihtiyacı had safhada olan emek yoğun sektörlerün mevcut yapısıyla bugünün maliyet kompozisyonunu taşıyamayacaklarını söyledi.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">Karavelioğlu, bu dönüşüme destek olmak üzere 27 sektörde 61 ihracatçı birliğiyle koşturan TİM’in, Türkiye’de çok güçlü bir inovasyon ve girişimcilik ekosistemine, 10 yılı aşkın bir süredir hamilik yaptığını, onlarca farklı programlarla KOBİ’lere ve girişimcilere hizmet verdiğini anlattı: “Bu başarının sürmesi için KOBİ’lere ve bütün ihracatçılara sorumluluklar düşüyor. Pazar ve müşteri çeşitliliğini artırmanın, riskleri minimize etmenin şart olduğunu biliyoruz. Zirve’nin bu yılki teması oldukça önemli. Tedarik zincirlerinde yaşananlar, arz ve talep şoku yaşayan dünya ticareti herşeye rağmen bize önemli fırsatlar sunmaya devam ediyor. Teknoloji sınıflarını yükseltmiş, ürün çeşitliliğini sağlamış, katmadeğeri yüksek sektörlerimizin önü açıktır. Başkanlığını yaptığım makine sektörü bu sektörlerden bir tanesidir, gelişmelerini izleyeceksiniz. Özellikle KOBİ’ler için tasarlanmış olan TİM çatısı altında ticaret ve alım heyetlerine katılımları artırmalıyız. Küresel ticaret 2 trilyon daralırken bizim ticaretimiz artmaya devam etti. AB ve ABD ile kıyaslandığında herkes KOBİ. Biz KOBİ’lerimizi, firmalarıyla, dernekleriyle, vakıflarıyla sahada daha çok yer almaya, daha çok bizimle birlikte yürümeye davet ediyoruz.”</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kosgeb_ahmet_akdag-h_1.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />“Bütün imkanlarımızla KOBİ’lerin yanındayız”</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="letter-spacing:-.25pt">KOSGEB Süreç Danışmanı ve TOSYÖV Başkan Yardımcısı Ahmet Akdağ,</span></b><span style="letter-spacing:-.25pt"> açılış konuşmasında, “KOBİ Zirveleri; KOSGEB olarak bizlere üstünde eğilmesi, konuşulması, çalışılması, reaksiyon gösterilmesi gereken konuları işaret etme noktasında bizleri son derece besleyen etkinlikler. TOSYÖV bizim kardeş kuruluşumuz, kuruluş tarihine göre bizim ağabeyimiz, bizden 1 sene önce kuruldu. KOSGEB, bugün 81 ilde KOBİ’lere hizmet, destek ve krediler sunabilen bir teşkilat yapısına ulaştı. Geçtiğimiz 34 senede KOSGEB olarak KOBİ’lerin sorunlarını çözmek, sıkıntılarını gidermek, önlerindeki engelleri aşmalarına yardımcı olmak üzere bütün imkanlarımızla KOBİ’lerin yanında olduk” diye konuştu.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt"><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kobi_zirvesi-H4.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 432px;" />KOSGEB ve TOSYÖV’ün iki kardeş kuruluş olarak geçmişte birçok şeyi birlikte başardığının altını çizen Akdağ, KOSGEB’in KOBİ’lerin kamudaki sesi, adresi olma misyonuyla, TOSYÖV’ün bir STK olarak kendi mecrasındaki yoğun çabaları sonucunda KOBİ ve girişimcilik kavramlarının bugün çok farklı noktalara ulaştığını kaydetti ve KOBİ tanımını hatırlattı: “250 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri 500 milyon TL’yi aşmayan işletmeler ülkemizde KOBİ olarak tanımlanmaktadır. Ülkemizdeki tüm işletmelerin %99.7’si KOBİ’ler. KOBİ’lerin istihdamdaki payı %74, cirodaki payı %66, ihracattaki payı %56, katmadeğerdeki payı %54, yatırımlardaki payı %58. KOBİ’ler, ekonomik ve toplumsal düzenin belkemiğini oluşturmaktadır.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">Teknogirişimlerin ülke ekonomisine katmadeğer yaratmasını sağlamak amacıyla yeni TEKMER’lerin kurulmasını, bu TEKMER’lerde atölye hizmetlerinin verilmesini ve girişimlerin teknogirişimlere dönüştürülmesini sağlayacaklarını açıklayan Akdağ, Bakan Mehmet Fatih Kacır’ın </span><b><span style="letter-spacing:-.25pt">Girişimcilik Destek Programı</span></b><span style="letter-spacing:-.25pt">’nda yeni bir düzenleme yapıldığını kamuoyuyla paylaştığını ve böylece destek üst limitinin 375 bin TL’den 2 milyon TL’ye çıkarıldığını paylaştı: “</span><b><span style="letter-spacing:-.25pt">İş Kurma Desteği</span></b><span style="letter-spacing:-.25pt"> kapsamında destek oranı %100 uygulanacak. Desteğin ikinci unsuru olan </span><b><span style="letter-spacing:-.25pt">İş Geliştirme Desteğimiz</span></b><span style="letter-spacing:-.25pt"> ise daha kapsamlı olacak, destek oranı %80 olacak ve 1.5 milyon TL destek sağlanacak. Personel, makine-teçhizat, yazılım, eğitim, danışmanlık, belgelendirme, test-analiz, pazarlama, tasarım gibi projelendirilen tüm unsurlar desteklenecek. Bu destek için ilk çağrımıza 10 Mayıs’ta çıktık, başvurular 28 Haziran 2024’e kadar açık olacak. Yılın belirli dönemlerinde bu çağrılarımızı devam ettireceğiz, yeni çağrılar açacağız.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt"><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kobi_zirvesi-h5.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />Akdağ, KOBİ’lere proje esaslı destekler sunduklarını, bu desteklerle KOBİ’leri küresel rekabetin aktörleri haline getirmeyi hedeflediklerini söyledi: “Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında temiz sanayi politikalarını hayata geçirmek amacıyla Dünya Bankası tarafından 250 milyon dolar fon sağlanan ‘</span><b><span style="letter-spacing:-.25pt">Türkiye Yeşil Sanayi Projesi</span></b><span style="letter-spacing:-.25pt">’ ile sanayi sektöründeki KOBİ’lerin yenilenebilir enerji, kaynak verimliliği, atık yönetimi, döngüsel ekonomi vb. tematik alanlarda gerçekleştireceği faaliyetleri destekliyoruz. 8 Aralık 2023’te başlayan, 30 Kasım 2024’e kadar sürecek projede 2 Proje Teklif Çağrısı’na çıkıldı: ‘</span><b><span style="letter-spacing:-.25pt">Sanayi KOBİ’lerinin Güneş Enerjisi Yatırımlarının Desteklenmesi</span></b><span style="letter-spacing:-.25pt">’ ile GES kapsamında KOBİ’lerin gerçekleştireceği yatırımların çatı üstü ve/veya işletmelerin faaliyet gösterdiği bina/binalara bütünleşik şekilde kurulması için başvuru yapmalarını bekliyoruz. Destek üst limiti KOBİ başına geri ödemeli 14 milyon TL. Makine ve teçhizat giderlerini %60 destekleyeceğiz. ‘</span><b><span style="letter-spacing:-.25pt">Sanayide Temiz ve Döngüsel Ekonomi</span></b><span style="letter-spacing:-.25pt">’ projesiyle KOBİ’lerin enerji verimliliği, su verimliliği, hammadde verimliliği, sürdürülebilir ve iklime dayanıklı atık geri dönüşümü, endüstriyel simbiyoz, döngüsel ekonomi konularında başvuru yapmalarını bekliyoruz. Destek üst limiti KOBİ başına geri ödemeli 4 milyon TL, personel, makine-teçhizat, yazılım ve hizmet alım giderlerini %70 destekliyoruz.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">Dünya Bankası ile hayata geçirdikleri başka bir proje kapsamında ‘</span><b><span style="letter-spacing:-.25pt">Deprem Sonrası İşletmelerin Canlanması Destek Programı</span></b><span style="letter-spacing:-.25pt">’ ile deprem bölgesinde hasar gören ve gelir kaybına uğrayan işletmelere katkı sağlamak amacıyla 450 milyon dolarlık finansmanı işletmelerin hizmetine sunduklarını da anlatan Akdağ, KOBİ’lerin sürdürülebilirliklerini sağlayıp, rekabet seviyesini yükselterek Türkiye Yüzyılı’na yakışır şekilde Türkiye’yi daha ileriye taşıyacaklarını, ‘Tam Bağımsız Türkiye’ anlayışıyla ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ni gerçekleştirmek için çalışmaya devam edeceklerini açıkladı.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kobi_zirvesi-h6_1.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />‘Küresel Pazarlarda Yer Bulmak: Stratejiler ve Başarı Hikayeleri’</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">‘Küresel Pazarlarda Yer Bulmak: Stratejiler ve Başarı Hikayeleri’ oturumunun moderatörlüğünü yapan </span><b><span style="letter-spacing:-.25pt">Ekonomiden Sorumlu Devlet eski Bakanı ve TOSYÖV Kurucu Başkanı Prof.Dr. Işın Çelebi</span></b><span style="letter-spacing:-.25pt">, “TOSYÖV, KOBİ’lerin kalbi, beyni, ruhu olmuştur. Türkiye’nin her yerinde TOSYÖV’e gönül vermiş insanlar vardır” dedi ve TOSYÖV hakkında bilgiler verdi. KOBİ’lerin ihracatın ithalatı karşılamada, cari açığın azaltılmasında önemli rol oynadığını belirten Çelebi, Eximbank’ın kurulduğu günden bu yana ihracatın gelişmesine ciddi katkı sağladığını, ancak sermayesini yetersiz bulduğunu, ciddi bir şekilde artırılması gerektiğini söyledi. Çelebi, KOBİ’lerin krediye erişimde sıkıntı çektiğine dikkat çekti: “KOBİ’ler azalırsa rekabet de azalır. Enflasyonun artmasında rekabetin azalması vardır. Bu da KOBİ’ler yeterince desteklenmiyor demektir. İhracatta eksilme varsa bu KOBİ’lerin azalması demektir.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="letter-spacing:-.25pt">TİM Başkan Vekili Ahmet Güleç,</span></b><span style="letter-spacing:-.25pt"> “KOBİ’ler, Türkiye ekonomisi demek. KOBİ’ler olmasaydı, kalkınma tabana yayılmazdı. Türkiye çok dengeli bir kalkınma modelini benimsiyor” dedi. Potansiyeli kinetiğe çevirmek için yöneticilerin zihinsel dönüşüme ihtiyacı bulunduğunu kaydeden Güleç, TİM olarak İhracatçı Birlikleri ile Türkiye’nin her yerinde olduklarını, KOBİ’lerin 80 milyar dolar ihracat yaptıklarını, her ay ortalama 1500 yeni firmanın ihracat ailesine katıldığını paylaştı: “Bu da demek ki; ihracatımızda çok yolumuzun olduğunun da bir göstergesi. Dünya dış ticaretinin %1’i hedefimiz var. KOBİ’lerin güçlendirilmesi, zihinsel dönüşüm ve üretimle bunu yaparız.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">Dünya mobilya pazarındaki payımızdan da sözeden Güleç, KOBİ’lerin dünya ticaretinden pay alabilmesi için kilometre sayısını artırmamız gerektiğine, bu noktada ‘Uzak Ülkeler Stratejisi’nin öne çıktığına işaret etti: “KOBİ’lerin işbirliği kültürünü pekiştirmemiz gerekiyor. Hedef pazarlardan pay almada ve KOBİ’lerde başarının temelinde bu önemli.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="letter-spacing:-.1pt">Türkiye-Irak DEİK İş Konseyi Başkanı Halit Acar,</span></b><span style="letter-spacing:-.1pt"> DEİK (Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu) ve ticari diplomasi çalışmaları hakkında bilgiler verdi: “DEİK’i dış dünyaya açılan bir pencere olarak görebiliriz. Ülkeler arası etkinlikler ve organizasyonlar düzenleyen DEİK,  Türkiye’nin uluslararası alandaki rekabet gücünü artırmak için çalışıyor.”  Sahibi olduğu Acarsan Holding’in ihracat çalışmalarını da anlatan Acar, şu anda Irak’ta müteahhitlik hizmeti verdiklerini kaydetti: “Pazar araştırması ne kadar önemliyse kişisel bakış açısı da o kadar önemlidir. Acarsan, müteahhitlikte dünyada ve Türkiye’de üst sıralara yükseldi.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Acar, yurtdışında iş yapmak isteyen KOBİ’lere şunları önerdi: “İş yapmak istedikleri coğrafyaya yakın bulunmalılar, sürekli ziyaret etmeliler ve DEİK’le iletişimde olmalılar.”</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Halit Acar, iş yapılabilir 195<span style="letter-spacing:-.1pt"> ülke arasında 172. sırada yer alan Irak’ta iş yapabilmenin püf noktalarını da paylaştı: “Siz işinizi takip ederseniz, sorarsanız, yönetirsiniz. Irak’ta, işi söyledikten sonra karşı tarafı tekrar takip etmeniz gerekiyor. Özellikle kamuyla çalışan şirketler için mutlaka içeride de bir takipçinizin olması, birimlerde birinin dolaşması gerekiyor. İşinizin takibi şart, yoksa dosyanız birimlerde kalır. Maalesef işi tamamlama gibi bir kültür yok.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay,</b> kültür ekonomisinin altını çizmek istediğini belirterek, İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) tecrübeleri ve özellikle fuar çalışmalarını anlattı. Türk dizileriyle ilgili araştırmalar yaptıklarını kaydeden Kuralay, İstanbul Ticaret Üniversitesi hakkında da bilgiler verdi ve “İstanbul Ticaret Odası’nın üniversitesi olmak bir ayrıcalık” dedi.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Kültür ekonomisinde Türkiye’nin çok iyi bir durumda olduğunu söyleyen Kuralay, bugün dünyada 150’den fazla ülkede izlenen ve 500 milyon dolar değerindeki Türk dizilerinin katmadeğerinin ve etki gücünün yüksek olduğunu ifade etti.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="letter-spacing:-.2pt">T.C. Ticaret Bakanlığı, İhracat Genel Müdür Yardımcısı Mustafa İlker Özdem,</span></b><span style="letter-spacing:-.2pt"> Türkiye’nin bölgesinde önemli bir ihracatçı ülke olduğunu aktararak, ülkede hep birlikte ihracatı kalkındırmak için uğraştıklarını söyledi. Yatırım, üretim ve ihracatın önemini vurgulayan Özdem, İhracat Genel Müdürlüğü’nün mal ihracatına yönelik politikalar oluşturduğunu, eğitimler düzenlediğini, 23 milyar TL fonları bulunduğunu söyledi.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.2pt"><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kobi_zirvesi-h7.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />Eximbank’ın reeskont ve kendi kaynakları olmak üzere 2 tür kaynağı bulunduğunu kaydeden Özdem, Türkiye Cumhuriyeti’nin zirvesinden başlayarak bürokrasinin tüm kanallarıyla ihracatın yanında olduğunu, başka ülkelerin DEİK ve TİM gibi yapılar kurgulamadığını da ifade etti. “Markalaşmamız lazım. Markalaşmaya yönelik desteklerimiz var” diyen Özdem, KOBİ’ler için hayata geçirdikleri destek mekanizması; Ur-Ge (Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi) Projeleri hakkında bilgi verdi. Özdem, işletmelerin yeni ihracat pazarlarına girerken Pazara Giriş Desteği alabilmesi için artık Bakanlığa resmi bir pazara giriş projesi hazırlaması gerektiğini de söyledi.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kobi_zirvesi-h9.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 199px;" />‘Teknoloji ve Dijital Dönüşümün Rolü’</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">‘Teknoloji ve Dijital Dönüşümün Rolü’ oturumunun moderatörlüğünü yapan <b>20. Dönem Denizli Milletvekili, KOSGEB ve TOSYÖV eski Başkanı, KobiEfor Genel Yayın Danışmanı ve Köşeyazarı, Yazar Hilmi Develi, </b>Cumhuriyet döneminin en önemli kazanımlarından birinin TÜBİTAK olduğunu vurgulayarak, günün koşullarında Türkiye’de ortak iş yapmanın kaçınılmaz hale geldiğini söyledi: “Bizim KOBİ’ler dünyadaki trendleri takip etmek istiyorsa ortaklık ve birlikte iş yapma kültürünü edinmeliler.”</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>MUBİTEK Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş,</b> küçük ölçekli bir KOBİ olduklarını belirterek, yapay zeka destekli bir maliyet analiz programı geliştirdiklerini ve proje bazlı çalıştıklarını anlattı: “Asya Verimlilik Teşkilatı’nda bizim bu projemiz gündeme geldi. Ürünlerimizi ticarileştirdik. Şimdiye kadar 8 ürün geliştirdik. TÜBİTAK destekleri aldık. Ticarileşme kısmında sorun yaşadık. Biz sürekli sahada olup kendimizi anlatmaya çalışacağız. Müşterilerimizin sesini dinledik, saha araştırması yaptık, trendleri takip ettik.”</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">En büyük sıkıntılarının fınansman desteği olduğunun altını çizen Bintaş, TÜBİTAK desteği alarak çalışmalarına devam ettiklerini kaydetti. Sürdürülebilirliğin önemine de değinen Bintaş, “Bir müşterimiz ilk defa bizden karbon ayak izi istedi. Çevreci olabilmek tasarımdan başlar. Karbon ayak izimizi hesaplama yoluna gidiyoruz” dedi. Bintaş, yapay zekanın yanı sıra sanal gerçeklikle ilgili çalışmalar yürüttüklerini de aktardı.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="letter-spacing:-.25pt">TÜBİTAK TEYDEB Başkanı Mehmet Arslan,</span></b><span style="letter-spacing:-.25pt"> TÜBİTAK TEYDEB olarak, girişimcilik ve üniversite sanayi işbirliği ve Ar-Ge’yi teşvik etmek için çalıştıklarını kaydetti: “Biz uygulamalı araştırma ve deneysel geliştirme tarafındayız. Özel sektörün Ar-Ge ve yenilik projelerini destekliyoruz.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">Mehmet Arslan, </span><b><span style="letter-spacing:-.25pt">Kapasite Destek Geliştirme Programları</span></b><span style="letter-spacing:-.25pt">; yılda 2 kez çağrıya çıkılan </span><b><span style="letter-spacing:-.25pt">1501 Sanayi Ar-Ge Programı, 1507 KOBİ Ar-Ge Destek Programı</span></b><span style="letter-spacing:-.25pt">, KOBİ ve büyük ölçekli şirketler için </span><b><span style="letter-spacing:-.25pt">İşbirliği Odaklı Destek Programları</span></b><span style="letter-spacing:-.25pt">; özellikle ticarileşme sorununu çözmede yardımcı </span><b><span style="letter-spacing:-.25pt">1707 Sipariş Ar-Ge Çağrısı, Uluslararası Destek Programları; 1509 Sanayi Ar-Ge Desteği, 1515 Öncül Ar-Ge Laboratuvarları, </span></b><span style="letter-spacing:-.25pt">yeşil dönüşüm için yeni finansman kaynakları kapsamında; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Dünya Bankası’ndan aldığı 450 milyon dolar, </span><b><span style="letter-spacing:-.25pt">1833 SAYEM Yeşil Dönüşüm Çağrısı, 1832 Sanayide Yeşil Dönüşüm Çağrısı,</span></b><span style="letter-spacing:-.25pt"> sadece KOBİ’lerin başvurabildiği ve belirledikleri 25 çözüm ortağının onlara yol haritasını hazırlayacağı, 210 bin TL destek verdikleri ve 3 kez destek alınabilecek </span><b><span style="letter-spacing:-.25pt">1831 Yeşil İnovasyon Teknoloji Mentörlük Çağrısı</span></b><span style="letter-spacing:-.25pt">’nı anlattı. Arslan, TEYDEB’in geçen yıl ki bütçesinin 2 milyar 70 milyon TL iken bu yıl 4 milyar 76 milyon TL bütçeleri olduğunu söyledi.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>İstanbul Ticaret Üniversitesi Sanayi Politikaları ve Teknoloji Yönetimi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç.Dr. Sabri Öz,</b> çok hızlı ilerleyen bu devirde kültür ekonomisinin önemini vurgulayarak, “Bunların hepsini bir köşeye koyun. Merkezine de dijital ekonomiyi koyun lütfen. Dijital ekonomiyi anlayamadığınız vakit, rekabet avantajınızı kaybedecek, bitecek, eriyeceksiniz” dedi.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt"><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kobi_zirvesi-h8_1.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 354px;" />Doç.Dr. Sabri Öz, ‘Veri Entegrasyonu, Dijital İkiz, Büyük Veri, Yapay Zeka, Nesnelerin İnterneti, AR/VR Teknolojileri, Blokzincir, Siber Güvenlik konularına değindi: “Yatayda dikeyde veri entegrasyonunu iyi anlamak lazım. Yapay Zeka’nın 1950-1960’lardan beri geldiğini biliyoruz. Hatta dünyaca ünlü Matematikçi Cahit Arf’ın, 1960’larda ‘Makineler Konuşabilir mi?’ diye bir makalesi var. Büyük Veri yüzünden Yapay Zeka konuşulmadı. Bunların hepsi veri bulutunu büyütüyor. Yavaş yavaş algoritma savaşları devreye giriyor. Know-how; nasıl yapılacağını bilmek, kodlamadan daha önemli. Mayıs 2023’teki IBM Raporu, Nesnelerin İnterneti’nin çok daha önemli olacağını belirtiyor.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">Doç.Dr. Sabri </span>Öz, Üniversite olarak Metaverse ortamında konferanslar düzenlediklerini, her yıl farklı bir yenilikle insanların karşısına çıktıklarını söyledi: “Metaverse dediğimiz ortamlar insanların ufkunu genişletiyor. Bir sonraki aşamada makinelerin makinelerle konuşmasını göreceğiz. İnsanların endişe ettiği bir vadi var. İnsanlar, insan merkezli oluşumu önplana çıkarabilir olmalılar.”</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>LOGO Yazılım Genel Müdürü Akın Sertcan,</b> 40. yılını kutlayan LOGO Yazılım olarak, Türkiye operasyonlarının yanı sıra Hindistan ve Romanya’da yatırımlarını sürdürdüklerini, 4 farklı ülkede, 13 lokasyonda, 1600’ü aşkın çalışan ve 1000’i aşkın iş ortağı 5 bin kişilik bir ekosisteme hitap ettiklerini söyledi.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.1pt">Şirketin gelirlerinin %32’sini Ar-Ge’ye ayırdıklarını belirten Sertcan, “KOBİ’lerimizin yarınlarına eşlik ediyoruz. Borsaya kote bir firmayız. Bir start-up olarak başladık; KOBİ, sonra da büyük ölçekli bir firma olduk” dedi. Türkiye’de kuruluşların %99.7’sini oluşturan KOBİ’lerin ekonomideki önemine işaret eden Sertcan, Hizmet İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi olduğunu da belirterek, 14 ayrı sektörde yapılacak ihracat çalışmalarını desteklemeye çalıştıklarını kaydetti.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Sanayi Devrimi ile beraber en fazla dijitalleşmenin üretim tarafında olduğunu, Endüstri 4.0’ın yanı sıra Japonlar’ın Toplum 5.0 kavramını geliştirerek insanı unutmamamız gerektiğini söylediklerini paylaşan Sertcan, uçtan uca dijital dönüşümde işbirlikleri ve ortak çalışma kültürünün büyük önem kazandığını vurguladı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">TÜSİAD Raporu’nda Dijital Kar Tanesi analizi dendiğini aktaran Sertcan, dijital dönüşümde tüm süreçlerin uçtan uca tasarlanmasının, ancak mutlaka fazlandırmak, yani aşama aşama olması gerektiğini anlattı: “Dijital dönüşüm bir yolculuktur. Sürekli takip edilmesi lazım. İşletmelerin dijital olgunluk seviyelerinin tespitine çalışıyoruz. Hem yurtdışında hem Asya’da Türk Cumhuriyetleri’nde çalışıyoruz. Kurumsal Sürdürülebilirlik Entegrasyon Raporumuzu yayınladık.” Karbon ayak izinin önemine de değinen Sertcan, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşümle doğaya katkı sağlandığını ifade etti.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kobi_zirvesi-h10.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 199px;" />‘Uluslararası Ticaretin Hukuki ve Mali Yönleri’</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.1pt">‘Uluslararası Ticaretin Hukuki ve Mali Yönleri’ oturumunun moderatörlüğünü yapan</span><b><span style="letter-spacing:-.1pt"> İstanbul Ticaret Üniversitesi İşletme Fakültesi Uluslararası Ticaret ve Finansman Öğretim Üyesi Prof.Dr. İsmet Kahraman Arslan,</span></b><span style="letter-spacing:-.1pt"> KobiEfor Genel Yayın Danışmanı ve Köşeyazarı Hilmi Develi’nin KobiEfor Mayıs 2024’teki köşeyazısının yeşil dönüşümle ilgili bir işaret fişeği gibi olduğunu söyledi. KOBİ’lerin sahipsiz olduğunu, hukuk müşavirleri bulunmadığını kaydeden Arslan, KOBİ’leri korumak için bir hukuki danışmanlık şirketi oluşturmamız gerektiğini belirtti.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="letter-spacing:-.1pt">Bahçeşehir Üniversitesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Ertan Demirkapı,</span></b><span style="letter-spacing:-.1pt"> AB (Avrupa Birliği) Yeşil Mutabakatı’nın yalnızca AB’de bulunan şirketlere var gibi görünse de tedarikçilerine de kuralların uygulanmasının zorunluluk olduğunu bildirdi.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.1pt">Bu süreçte insan hakları konusunun da öne çıktığını, çalışanlara iyi davranılmasının ve bunun belgelenmesinin önem kazandığını, karbon ayak iziyle ilgili ihracatçılardan yoğun olarak birtakım belgeler isteneceğini anlatan Demirkapı, “Türk dizileriyle Türkçe’yi de ihraç ediyoruz. Kültür ihracı da sözkonusu. Bunu değerlendirmemiz gerekiyor. AB Yeşil Mutabakatı çerçevesinde 2026’da ihracatçılar için yaptırımlar gelecek. İhracatçıyı hukuki alanda yalnız bırakmamamız gerekiyor. Sözleşme oluşturulurken, tahkimde yardım edilmeli. Alacak takibi de önemli bir problem” diye konuştu.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>Türkiye-Suriye DEİK İş Konseyi Başkanı Fuat Özçörekçi, </b>“Suriye herkesin çok merak ettiği bir konu. Türkiye’nin, ABD’nin ve merkezi Şam hükümetinin güvenliği sağladığı bir bölgeleri var. 2.5 milyar doların üzerinde ihracatımız, 150 milyon dolar civarında ithalatımız var. Pozitif bakiye verdiğimiz bir ülke” dedi.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kobi_zirvesi-h11.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />Suriye’de irili ufaklı 20’nin üzerinde sanayi sitesi kurulduğunu, Suriyeliler’in bizim gibi sanayiye üretime meraklı olduğunu, bu durumun bizim için fırsat oluşturduğunu, Türkiye’nin orada PTT şubeleri kurduğunu da aktaran Özçörekçi, Suriye’de arazi ve mülk edinimi ile ilgili belge verildiğini ancak hukuki bir danışmanlığa ihtiyaç bulunduğunu kaydetti.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">Suriye’de çimento vs. konularında yer alıp tesisleşen firmalar bulunduğunu aktaran Özçörekçi, Gaziantep, Kilis gibi Türkiye’nin güvenli bölgelerine geçişler yapıldığını, Suriyeli işadamlarının Türkiye’ye geldiklerini söyledi: “Ticaretin maliyeti düşünüldüğünde yakın coğrafyamızda ticaret yapmak çok akıllıca bir iş. Suriye’nin tüccarlarının dünya ölçeğinde etkisi hiç fena değil, bunu kullanabiliriz. Savaşlar ortaya çıkınca herşey bıçak gibi kesildi. Suriye bizim komşumuz. Fırsatları görmeliyiz, sadece tehditlere bakıyoruz. Suriye ile olan ilişkilerimiz illa ki normale dönecek.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="letter-spacing:-.25pt">Türk Dış Ticaret Vakfı Genel Sekreteri Mustafa Dik,</span></b><span style="letter-spacing:-.25pt"> işadamları ve bürokratlardan oluşan Türk Dış Ticaret Vakfı’nın kurulduğu 1995’ten beri Genel Sekreteri olduğunu belirterek, dış ticarete hizmet etmeyi amaçladıklarını söyledi. 1996’da dünya Türk işadamlarına bir network oluşturarak bir Kurultay organize ettiklerini, ilk kurultayda 963 kişi toplandığını, 10 yıl süren bu çalışmaları sonrasında DEİK’e devrettiklerini aktaran Mustafa Dik, dış ticaretle ilgili en büyük eksikliğin kalifiye dış ticaret elemanı olduğuna dikkat çekti: “Dış ticaretçinin işi çok zor, şapkadan tavşan çıkarıyor. Kurumlar Vergisi (%25) bile ciddi bir yük. 2023’te, Kurumlar Vergisi’nden %5 indirim alarak tarihte ilk defa ihracatçıya yönelik bir indirim aldık. Bu vergi, uluslararası arenada %7’lerden başlıyor, %12 olanlar da var. Bunun bir 5 puan daha indirilmesi çok daha büyük bir teşvik olacak. KDV’nin iadesini, SGK primlerinden bile mahsup edebilirsiniz.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.1pt">Hedge, forward, swap işlemlerinin avantajları ve dezavantajlarından söz eden Mustafa Dik, finansı yönetmenin apayrı bir sanat olduğunu söyledi. Mustafa Dik, İhracatçı Birlikleri’ne üye olmak zorunluluğunu da hatırlattı.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="letter-spacing:-.1pt">Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi (e.) Prof.Dr. Nuray Ekşi,</span></b><span style="letter-spacing:-.1pt"> 2023’te diplomatik ilişkimizi kestiğimiz Suriye ile normalleşme olmasa bile uluslararası ticaret hukuku açısından sonrasını bir değerlendirmemiz gerektiğini söyledi. Türkiye’nin İsrail’e yaptırımının sonuçları olacağını da belirten Ekşi, Türkiye-Rusya ticari ilişkisinde Rusya’ya ihracatın belirli ölçüde devam ettiğini kaydetti.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.1pt">Bu kuşak içine bakıldığında bir pazar daralması yaşadığımıza işaret eden Ekşi, hukuki açıdan ihracatçı şirketlerin yaşadığı sorunlara da değindi: “Örneğin; bir KOBİ’nin İsviçre’de gidip kapısını çalabileceği, hukuki sorunlarını çözebileceği bir kurum yok. Dava, İsviçre’de mi, Türkiye’de mi açılacak? Dava yabancı ülkede açılınca her zaman o ülkenin kanunları uygulanmaz. Dava Türkiye’de açılsa bile o ülkenin hukukunun uygulanması imkanı var.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.1pt"><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kobi_zirvesi-h12.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />Prof.Dr. Nuray Ekşi, şunları önerdi: “Sözleşmenize hangi ülkenin hukukuna uygun dava açılabileceğini yazın. Ne imzaladığınızı bilin bilmeyin, onun sorumluluğuna katlanmak zorundasınız. Beni hangi hukuk koruyor? Mahkemeler Türk şirketlerine biraz önyargılılar. Örneğin; Türkmenistan’da iş yaparken bir sorun yaşandığında devlet makinelerinize el koyuyor ve sizi de ülkeden çıkartıyor. Kırgızistan’da da bu var. Rusya’da Rus mafyası ile karşılaşabilirsiniz. Afganistan’da iş yapacaksınız, yabancılar danışmanlık şirketi kurmuş, kazancınızın %40’ına el koyuyor.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.1pt"><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kobi_zirvesi-h13.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 426px;" />Herkesin dış ticareti iyi bilen birisiyle çalışamayabileceğini, istendiğinde her türlü eğitimi ücretsiz verebileceğini söyleyen Ekşi, “Örneğin; ABD’de hileli bir işlemde bulunursanız, karşı tarafa milyonlarca dolar tazminat ödeyebilirsiniz” dedi.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.1pt">Uzanlar örneğini anlatan Prof.Dr. Nuray Ekşi, 2 milyar 700 bin dolar kredi alan 700 bin dolarını ödeyen Uzanlar’a, ödenecek 2 milyar doların yanı sıra 2 milyar daha tazminat ödetildiğini anlattı: “Belgeleme, arşivleme önemli. Anlaşma imzaladınız, her sözleşme için ayrı bir klasörünüz olsun. Maillerinizi saklayın. Kurumsal hafızanız olsun. Şirketin çalışanı da değişebilir. Müzakere ediyorsunuz, sözleşme olacak imajını verirseniz, sonradan sözleşmeyi imzalamazsanız, sizin için ciddi bir yaptırıma dönüşebilir. Müzakere yaparken mailinizin altına yazacağınız bunu önleyecek bir cümle hayat kurtarır.”</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kobi_zirvesi-h10_1.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 199px;" />‘Finansman ve Kaynak Yaratma: Uluslararası Büyüme için Stratejiler’</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.1pt">‘Finansman ve Kaynak Yaratma: Uluslararası Büyüme için Stratejiler’ oturumunun moderatörlüğünü yapan </span><b><span style="letter-spacing:-.1pt">İstanbul Ticaret Odası Meclis eski Başkan Vekili ve TOSYÖV eski Başkanı Av. Osman Deveci, </span></b><span style="letter-spacing:-.1pt">KOBİ’lerin kaynak bulma konusunda Eximbank, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, KOSGEB gibi istifade edebileceği birçok yer bulunduğunu vurguladı.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.1pt">Sorunları çözmek için Odalar’ın </span>kurulduğunu anımsatan Deveci, KOBİ’lerin ve girişimcilerin <span style="letter-spacing:-.1pt">hakkını iyi arayarak, Odalar’da oluşturulan meslek komiteleriyle çalışmaları gerektiğini vurguladı. Deveci, sorunların Ticaret Odaları vasıtasıyla dillendirilmesi gerektiğini söyledi.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>Türk Eximbank Odakule Şube Müdürü Mehmet Başdelioğlu,</b> Türk Eximbank’ın ihracat yapan her şehirde olmak üzere; 23 şehirde şube ve 6 irtibat şubesiyle toplamda 29 şube açtığını, İkitelli OSB’de, Gebze Güzeller OSB’de, Ümraniye’de, Tuzla’da, Maltepe’de bir şubeleri bulunduğunu aktardı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">Mehmet Başdelioğlu, şu bilgileri verdi: “Kurumumuzda çok çeşitli kredi programlarımız var. Eximbank bir mevduat bankası olmadığı için bir ihracat destek ajansı. Biz sizlere kredi limiti oluştururken karşılığında bir teminat mektubu istiyoruz. KOBİ’ler için bu sıkıntı. Bu mektuba erişseniz bile maliyeti çok oluyor. Eximbank’tan aktif hizmet alan 17 bin ihracatçı var, bunların %85’i KOBİ. Kısa ve orta vadeli başvurular teminat mektubuyla yapılıyor. Özellikle Pandemi’den sonra İGE A.Ş.’nin kuruluşunu takiben özkaynak kefaletiyle teminat mektubu istemeden kredi vermeye başladık. Bankalar üzerinden İGE A.Ş.’ye ulaşabiliyorsunuz. İGE A.Ş.’nin verdiği özkaynak kefaletiyle KOBİ’ler 30 milyon TL, KOBİ dışı firmalar 60 milyon TL’ye kadar kredi kullanabiliyorlar. İGE dışında da kefalet karşılığı kredi verebilir hale geldik. Şu anda faizler çok yüksek. Böyle bir ortamda Merkez Bankası kaynaklı reeskont kredisi veriyoruz.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdür Yardımcısı Yeşim Şimşek,</b> Türkiye’deki 2 kalkınma bankasından biri olduklarını, mevduat toplama yetkileri bulunmadığını belirtti. Kredilerin %65’inin mevduatla fonlandığını kaydeden Şimşek, Merkez Bankası’nın fonladığı kamu bankası olduklarını, dünyadaki kalkınma bankalarından orta-uzun vadeli yatırım ve proje finansmanı sağladıklarını, orta-uzun vadeli yatırım kredisi kullandırdıklarını anlattı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.1pt">Sürdürülebilirlik, yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi, ikiz dönüşüm gibi konuların bizde de yeni olduğunu kaydeden Şimşek, KOBİ’lerin finansmana erişiminin önemini vurguladı. Yeşim Şimşek, AB’de Küçük İşletmeler Yasası bulunduğunu da anımsattı.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="letter-spacing:-.15pt">TOSYÖV Başkan Yardımcısı ve Kayra Boya Dış Ticaret Koordinatörü Necati Binici,</span></b><span style="letter-spacing:-.15pt"> şirketinin finansman ihtiyacını karşılamada Eximbank ve KOSGEB ile ilgili deneyimlerine değindi. Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ülkelerin Almanya, ABD ve Irak olduğunu belirten Binici, bazı ülkelere ihracatta ciddi riskler oluştuğunu ayrıca navlunun bir darboğaz olduğunu söyledi.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">Bir ürünün Gaziantep’ten Kırgızistan’a çok pahalı ancak İran’dan Kırgızistan’a çok daha ucuza gidebildiğini belirterek, ulaşım ve lojistik maliyetlerinin yüksekliğine dikkat çeken Necati Binici, kurda yaşananların ihracatı zorladığını da aktardı. Türkiye’de katmadeğeri yüksek ürünleri üretme şansının zorlandığını ifade eden Binici, ticaretin bütününün ABD ve AB’deki gibi işlemediğini, örneğin; Özbekistan, Kırgızistan’da iş hacmi bulunduğunu ancak orada işlerin farklı yürütüldüğünü söyledi: “Irak’a 12 milyar dolar ihraç ediyoruz, sınırda herşeyi tahlil ediyorlar, standardın altındaysa ülkeye kabul etmiyorlar, çimentoyu, demiri bile tahlil ediyorlar. Bu, en azından haksız rekabeti önlüyor.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt"><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kobi_zirvesi-h15.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 280px;" />Yurtdışında yapılan etkinliklere yönelik birçok teşvik bulunduğunu anımsatan Necati Binici, “Kağıt üzerinde var ama onları alma şansın yok, büyük ölçekli KOBİ’ler bunu aşabiliyor ama küçükler aşamıyor” dedi.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="letter-spacing:-.2pt">Bahçeşehir Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Ekonomi ve Finans Bölüm Başkanı Prof.Dr. İbrahim Ünalmış,</span></b><span style="letter-spacing:-.2pt"> KOBİ kredilerinin bir yıllık ortalamasının sapmasını incelediğini belirterek, Merkez Bankası’nın ne zaman faizi artarsa KOBİ kredilerinin ciddi anlamda düştüğünü söyledi. Kurda reel değerlemeyi ekleyince KOBİ’lerin daha da dezavantajlı olduğunu aktaran Ünalmış, “Kamu otoritesi yapılması gerekenler konusunda oldukça farkında. KOBİ’lere kitle fonlaması ve sermaye piyasalarında yer açmalıyız. Dünyada en hızlı fonlanan şirket bizdeymiş. Dünyada rekor 90 saniyeymiş, bizde 43 saniyede olmuş” dedi.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.2pt">Yüksek cari açık ve yüksek enflasyon olmak üzere önümüzde duran 2 sorunu çözmek zorunda olduğumuzu vurgulayan Prof.Dr. İbrahim Ünalmış, AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi uygulamaların çok uzak olmadığını söyledi: “Böyle bir sürece yüksek faiz ve değerlenen TL ile gidiyoruz. Tam da yatırım yapmamız gereken bir ortamdan geçiyoruz.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.2pt">Yeşil ve dijital dönüşüm yatırımlarının önemine değinen Ünalmış, bu konuda Dünya Bankası’ndan sağlanan kaynakların kullanamadığımızı da ifade etti.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/bahcesehir_universitesi_rektor_yardYmcisi-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />“KOBİ’ler, ulusal endüstrilerin ana direği”</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="letter-spacing:-.1pt">Bahçeşehir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Tunç Bozbura,</span></b><span style="letter-spacing:-.1pt"> açılış konuşmasında, Zirve destekçileri ve katılımcılarına seslenerek, “İyi ki varsınız. Bugün Türkiye, dünyada ekonomi içerisinde belirli bir noktadaysa sizler gibi girişimcilerin, yöneticilerin, bürokratların sayesinde oluyor” dedi.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">Zirve’nin yeni dünyada farklı bakış açılarıyla yeni fırsatları ortaya koyacak bir etkinlik </span>olabileceğini değerlendiren <span style="letter-spacing:-.25pt">Bozbura, 8 bini uluslararası olmak üzere 30 bin öğrencisiyle; 11 fakülte, 3 meslek yükseko</span>kul, 1 enstitü ile Bahçeşehir <span style="letter-spacing:-.25pt">Üniversitesi’nin Türkiye ve Avrupa çapında büyük bir üniversite olduğunu söyledi.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.1pt">Gelecekte çok şeyin değişeceğini belirten Bozbura, KOBİ’lerin ulusal endüstrilerin lokomotifi, ana direği ve en büyük kısmı olduğunu vurguladı: “Dijitalleşme, yüksek teknoloji ürünler ve hizmetler konularında bizim onlara önayak olmamız, yön açmamız gerekiyor. Eğer bunu yapamazsak gelecekte var olmamız, dünya sıralamalarında, endüstrilerin içinde yer almamız pek mümkün gözükmüyor. Programa baktığımız zaman bilhassa bu teknolojideki muazzam gelişmenin bütün etkileriyle yönetime, üretime, hizmet sektörüne etkilerini tartışacağımız için çok mutlu oldum. Ülkemize ve insanlara katkı sağlayacak her türlü etkinliğe açığız. Dünyada 50 yıldan daha az sürede kurulmuş üniversitelerinin sıralaması yapıldı; Üniversitemiz, Dünya Genç Üniversiteler sıralamasında dünya 173.’sü oldu, Türkiye’de de genç üniversiteler arasında 4. olduk.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%"><span style="letter-spacing:-.1pt">Genç üniversitelerin gelecekteki endüstrilere yönlenmesi ve ışık olması için çok daha fazla çalışması gerektiğini vurgulayan Bozbura, “Geçen yıl hizmet sektöründe 100 milyar dolarlık ihracat yapmayı başardık. Hizmet sektöründe ilerlememiz, gelecek 10-20 yılda mal ihracatından daha fazla olacak. Bahçeşehir Üniversitesi eğitim ihracatında Türkiye’deki üniversiteler arasında zirvede bulunuyor. Devlet üniversitelerinin de bu anlamda katkı sağlaması çok daha etkin olacaktır” diye konuştu.  </span></span>    </span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KAPAK</category>
      <guid>https://kobi-efor.com.tr/xix-kobi-zirvesi-surdurulebilir-rekabeti-guclendirmenin-yol-haritasini-cizdiisletmelerin-uluslararasi-pazarlara-acilmasi-engeller-ve-firsatlar</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Jun 2024 00:00:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/images/haberler/2024/05/xix_kobi_zirvesi_surdurulebilir_rekabeti_guclendirmenin_yol_haritasini_cizdiisletmelerin_uluslararasi_pazarlara_acilmasi_engeller_ve_firsatlar_h19350_e0a0c.jpg" type="image/jpeg" length="14169"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması: İklim Politikası Çerçevesi ve Türkiye’deki Firmalara Etkileri Yeşil dönüşümün parametreleri netleşiyor]]></title>
      <link>https://kobi-efor.com.tr/ab-sinirda-karbon-duzenleme-mekanizmasiiklim-politikasi-cercevesi-ve-turkiyedeki-firmalara-etkileri-yesil-donusumun-parametreleri-netlesiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kobi-efor.com.tr/ab-sinirda-karbon-duzenleme-mekanizmasiiklim-politikasi-cercevesi-ve-turkiyedeki-firmalara-etkileri-yesil-donusumun-parametreleri-netlesiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Sanayi Odası (İSO), Avrupa Komisyonu ortaklığında düzenlenen ‘AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması: İklim Politikası Çerçevesi ve Türkiye’deki Firmalara Etkileri’ başlıklı etkinlikte konuşan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Avrupa Birliği’nin (AB) Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na (SKDM) geçiş dönemine hazırlık için gerekli adımların atılması ve 2025 sonuna kadar devam edecek geçiş dönemindeki her gelişmenin yakından izlenmesinin önemini vurguladı. Avrupa Komisyonu Vergilendirme ve Gümrük Birliği Genel Müdürü Gerassimos Thomas, Yeni yatırım fırsatları mutlaka yaratılacaktır. Programlarımızın da desteğiyle herkes için kazan-kazan durumu ortaya çıkacaktır.”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p class="BasicParagraph"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.15pt">İ</span><span style="letter-spacing:-.25pt">stanbul Sanayi Odası (İSO), Avrupa Komisyonu ortaklığında düzenlediği ‘AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması: İklim Politikası Çerçevesi ve Türkiye’deki Firmalara Etkileri’ başlıklı etkinlikte konuya ilişkin paydaşları İstanbul Odakule’de, İSO Fazıl Zobu Meclis Salonu’nda bir araya getirdi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte Konuk Konuşmacı olarak Avrupa Komisyonu Vergilendirme ve Gümrük Birliği Genel Müdürü Gerassimos Thomas da yer aldı. </span></span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">İklim değişikliği odaklı uluslararası ticaret ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) ilgili sektörler için uygulama detaylarının aktarıldığı etkinlikte, demir-çelik, alüminyum, gübre ve çimento sektörlerine yönelik teknik sunumlar gerçekleştirildi.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-h2.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />İklim kriziyle mücadelede sanayi yeşil dönüşmeli</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, son yıllarda, küresel ticaretin karşılaştığı pek çok riskin iklim değişikliğinin artan etkisiyle ilişkili olduğunu belirterek, aşırı hava olayları, kuraklık ve sıcaklık artışı gibi faktörlerin, çevresel ve sosyal olduğu kadar önemli ekonomik sonuçlar da doğurduğuna dikkat çekti. Bilimsel araştırma dergisi Nature’da yayımlanan iklim değişikliğinin ekonomik etkileri hakkındaki makaleye göre küresel ekonominin, iklim değişikliği sebebiyle gelecek 26  yıl içinde %19’luk bir gelir kaybı yaşanacağını vurgulayan Erdal Bahçıvan, bu yıllık ortalamanın 38 trilyon dolarlık zarar anlamına geldiğini söyledi. Araştırmaya göre, bu zararın küresel ortalama sıcaklık artışını iki derece ile sınırlandırmak için gereken azaltım maliyetlerinden çok daha fazla olduğunu ifade eden Erdal Bahçıvan, “Bu durum, iklim krizi ile mücadele için acil ve kapsamlı bir şekilde harekete geçilmesi gerekliliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu mücadelede başarılı olmak için sanayinin, yeşil dönüşümünü tamamlaması ise oldukça kritik” dedi.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="letter-spacing:-.3pt"><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/iso_baskani_erdal_bahcivan-h_1.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />“SKDM, ülkemiz açısından kritik bir süreç”</span></b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>AB’nin ihracatımızdaki payı %40:</b> Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Avrupa Birliği’nin (AB) bu konuda uluslararası düzeyde liderlik rolünü üstlenmiş olmasının yeşil dönüşümün başarıya ulaşabilmesi için önemine işaret eden Erdal Bahçıvan, AB’nin, sanayiden ulaştırmaya, enerjiden tarıma kadar birçok boyutta stratejik düzenlemeyi içeren Avrupa Yeşil Mutabakatı (AYM) ile yeşil dönüşümü bütüncül bir bakış açısıyla ele aldığını kaydetti. Bahçıvan, bu kapsamda gündeme gelen Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) ise AB ile ticaret ilişkisi olan ülkelerdeki üreticiler üzerinde doğrudan ve dolaylı etkileri olacağını aktardı: <span style="letter-spacing:-.2pt">“1 Ekim 2023 itibarıyla başlayan SKDM geçiş döneminde demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, elektrik ve hidrojen sektörlerinde Uygulama Tüzüğü’nde belirtilen ürünlerde raporlama yükümlülüğü getirildi. AB’nin ihracatımızdaki payının yaklaşık %40 olduğunu dikkate aldığımızda SKDM’nin ülkemiz açısından kritik bir süreç olduğu çok açık. Bu nedenle geçiş dönemine hazırlık için gerekli adımların atılması ve 2025 sonuna kadar devam edecek geçiş dönemindeki her gelişmenin yakından izlenmesi önemlidir. Öte yandan, SKDM geçiş dönemindeki düzenlemelere Türkiye’deki üretici firmaların uyumunu kolaylaştırmak üzere AB tarafından sağlanacak her türlü destek ve teşvik küresel tedarik zincirlerinin güvenli bir şekilde devamlılığı açısından da büyük önem taşımaktadır.”</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>“SKDM Uygulama Rehberleri’ni hayata geçirdik”</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="letter-spacing:-.15pt">“Düzenlemelerin aktarılmasında köprü görevi üstleniyoruz”:</span></b><span style="letter-spacing:-.15pt"> Erdal Bahçıvan, Türkiye’de gerekli politikaların oluşturulmasında mevzuat ve tüzüklerin hazırlanması ile ilgili olarak ilgili bakanlıklar tarafından yoğun bir çalışma yürütüldüğünü belirtti: “Bu kapsamda özellikle Sanayi ve Teknoloji-Ticaret-Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlıklarımız ile çok yakın çalışıyor, mevzuat ve tüzüklerin hazırlanmasında sanayi kesiminin görüşünün yansıtılması ve düzenlemelerin sanayicilerimize aktarılmasında köprü görevi üstleniyoruz. Bu kapsamda, Ticaret Bakanlığımız işbirliğiyle ‘Alüminyum’ ve ‘Demir-Çelik’ sektörlerinde SKDM’nin getirdiği raporlama yükümlülükleri ve bu süreçte karşılaşılan uygulama zorluklarına çözüm bulmayı amaçlayan ‘Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması Uygulama Rehberleri’ni hayata geçirdik. Rehberlerimiz, SKDM gerekliliklerinin yerine getirilebilmesi ve AB Komisyonu tarafından yayımlanan hesaplama aracının alüminyum ve demir-çelik sektörlerinde pratik bir şekilde kullanılabilmesine yönelik hazırlandı. Ticaret Bakanlığımız koordinasyonunda gerçekleşen ‘AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) Özel Sektör Bilgilendirme Seminerleri’nde de rehberlerimizi Türkiye genelindeki sanayi firmalarımıza aktarma fırsatı da yakalıyoruz.”</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/kapak-h1.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />“Geleceğe bırakacağımız mirasın sorumluluğunu taşıyarak üretmeliyiz”</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.1pt">Yeşil dönüşüm için ihtiyaç duyulan finansmana erişimin önemli bir unsur olarak ön plana çıktığını vurgulayan Erdal Bahçıvan, şu bilgileri verdi: </span><b><span style="letter-spacing:-.1pt">“Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın Dünya Bankası ile hayata geçirdiği ‘Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’ ile 450 milyon dolarlık finansmanın sanayicilerimize sunulmasını çok kıymetli buluyoruz.</span></b><span style="letter-spacing:-.1pt"> Ülkemiz ekonomisinin de itici gücü olan KOBİ’lerimiz İstanbul Sanayi Odası üyelerinin de büyük çoğunluğunu oluşturuyor. Bu kapsamda KOBİ’lerimizin sürdürülebilir ve verimli yeşil dönüşümünü için de destekler içeren bu gibi projelerin karbonsuzlaşma çabalarının yoğunlaştırılması, teknik kapasitenin geliştirilmesi ve ihracattaki rekabet gücünün artırılmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Bu doğrultuda İSO olarak bizler de sanayicilerimize sürdürülebilir finans alanında bilgi sağlamak amacıyla ‘İSO Sürdürülebilir Finans Raporu’nu yayımladık. İklim değişikliğinin yarattığı koşullar göz önüne alındığında sürdürülebilir üretim ve bu bağlamda yaşanacak dönüşüm ülkemiz açısından önemli bir gereklilik halini aldı. 21. yüzyılda üretim ve sanayi alanındaki tüm bu gelişmelerin ışığında geleceğe bırakacağımız mirasın sorumluluğunu taşıyarak üretmeliyiz. İstanbul Sanayi Odası olarak sorumluluklarımızın farkındayız ve bu konuda öncü olmak için çalışmalar gerçekleştiriyoruz.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="letter-spacing:-.15pt">“6 tematik alana odaklanıyoruz”: </span></b><span style="letter-spacing:-.15pt">Erdal Bahçıvan, çevresel ve sosyal unsurların üretimin merkezinde yer aldığı ‘sürdürülebilir üretim’ yaklaşımıyla 24 bine yaklaşan üyeleri ve kamuoyuna yönelik sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm konularında farkındalık oluşturmak için pek çok faaliyet yürüttüklerini anlattı: “Yürüttüğümüz sürdürülebilirlik çalışmalarında </span><b><span style="letter-spacing:-.15pt">‘İklim Değişikliği ve Sürdürülebilir Sanayi, Döngüsel Ekonomi, İşin Geleceği, Güvenli Çalışma Ortamı, Sürdürülebilir Finans ve Sanayinin Dayanıklılığı’</span></b><span style="letter-spacing:-.15pt"> olmak üzere 6 tematik alana odaklanıyoruz. Bunlara ek olarak günümüz iş modelleri için vazgeçilmez olduğunu düşündüğümüz </span><b><span style="letter-spacing:-.15pt">‘Sürdürülebilirlik Odaklı İnovasyon ve Dijital Dönüşüm’</span></b><span style="letter-spacing:-.15pt"> konularını da temalarımızı yatay kesen unsurlar olarak dikkate alıyoruz. Sanayicilerimizi güncel bilgilerle donatmak için </span><b><span style="letter-spacing:-.15pt">‘İSO Yeşil Blog’</span></b><span style="letter-spacing:-.15pt"> ve </span><b><span style="letter-spacing:-.15pt">‘İSO Yeşil Bülten’ </span></b><span style="letter-spacing:-.15pt">gibi yayınlarımızı düzenli olarak paylaşıyoruz. </span><b><span style="letter-spacing:-.15pt">‘İSO Yeşil Gündem Sohbetleri’</span></b><span style="letter-spacing:-.15pt"> başlıklı etkinliklerimizde ise sürdürülebilirlik kapsamındaki çok çeşitli konularda ulusal ve uluslararası uzman konuşmacıları ağırlıyoruz.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Erdal Bahçıvan, <b>‘Kurumsal Karbon Ayak İzi Danışmanlığı’</b> gibi hizmetleriyle üyelerinin yeşil dönüşüm sürecine uyum sağlamalarına yardımcı olurken yenilenebilir enerji alanında firmaları bilgilendirdikleri <b>‘İSO Enerji Masası’ </b>ile sanayi firmalarına destek verdiklerini de ifade etti: “Sürdürülebilirlik kapsamında yürüttüğümüz çalışmalara yönelik <b>‘Sürdürülebilirlik Raporu’</b>muzun ikincisini de yayımladık.”</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">İSO’nun önemli projelerinden birinin de 2008’den beri bir parçası olduğu <b>Avrupa İşletmeler Ağı</b> projesi olduğunu bildiren Bahçıvan, bu çalışmayla sanayi kuruluşlarının sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve dış ticaret alanındaki yetkinliklerini geliştirdiklerini ve yurtdışındaki firmalarla buluşturduklarını paylaştı: “AB tarafından <b>İklim Değişikliğine Uyum Hibe Programı</b> kapsamında finanse edilen bir diğer yeni projemiz ise <b>‘İklim Değişikliğine Hassas Sanayi Sektörlerinin Adaptasyon Kapasitesinin Geliştirilmesi’</b> amacını adını taşıyor.”</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/gerassimos_thomas-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />Türkiye’nin 2 sektörde karbon ayak izi düşük”</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Avrupa Komisyonu Vergilendirme ve Gümrük Birliği Genel Müdürü Gerassimos Thomas, ‘İklim Değişikliği Odaklı Uluslararası Ticaret ve AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’ ile ilgili konuşmasında; SKDM’nin tüm sektörler için önemini vurgulayarak, şunları söyledi: “Türkiye, AB’nin ithalatında en önemli partnerlerden biri ve çok kilit bir role sahip. Türkiye, bölgesel kalkınmanın sağlanması için çok önemli bir ortak. İklim değişikliği, dünyanın genel olarak yüzleştiği büyük bir kriz. İklim değişikliğiyle mücadelede ve karbon salınımının azaltılmasında AB kendi ortaklarını da teşvik ediyor. İklim değişikliğiyle mücadele için AB olarak biz, Avrupa Yeşil Mutabakatı’nı kurduk. Karbon nötr bir kıta olma hedefimiz var. 2050’ye kadar dekarbonizasyonu sağlamaya çalışıyoruz. Karbon sızıntısının önlenmesi aslında dekarbonizasyonla ilgili bir başlık. Çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen sektörleri, yüksek karbon sızıntısı ve sera gazı emisyonu olan sektörler. Bu sektörlere özellikle odaklanmalıyız ki sorunları çözebilelim.”</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="letter-spacing:-.1pt"><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/dekarbonizasyon-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />“Dekarbonizasyonu sağlamak istiyoruz”</span></b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Sera gazı emisyonlarını azaltmayı hedeflediklerini ve uygulamalarında bir değişimi başlatmaya çalıştıklarını aktaran Thomas, özel sektörle birlikte çalışmaları gerektiğini vurguladı. Müşterilerin ve şirketlerin tedarik zinciri içerisinde yeşil dönüşüme önem veren şirketleri tercih ettiğine dikkat çeken Thomas, SKDM içerisindeki ilk adımın üretim süreçlerindeki gömülü emisyonları belirlemek olduğunu belirtti. Veri toplamaya 2023’te başladıklarını, sonrasında rapor oluşturacaklarını anlatan Thomas, “Dekarbonizasyonu sağlamak istiyoruz. Neredeyse 9-10 yıllık bir süreçten bahsediyoruz. 2034’e kadar bu aşamalı bir süreç olacak. AB, hem AB içerisinde hem de AB dışı ülkelerde, 3. taraf ülkelerde aynı standartları sağlamak istiyor.”</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="letter-spacing:-.25pt">“Türkiye ile işbirliği içerisindeyiz”:</span></b><span style="letter-spacing:-.25pt"> Thomas, “İklimle ilgili yasaların, mevzuatların oluşması ve Türkiye ile diyalogun canlı tutulması bizim için önemli. Bizim bu sistem sayesinde %37’lik bir emisyon düşüşümüz var. Türkiye ile yaptığımız işbirliği devam ediyor. G-20 ve OECD kapsamında da Türkiye ile işbirliği içerisindeyiz. Türkiye ile uluslararası tartışmalarda bir partnerimiz olarak devam ediyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’yla birlikte özellikle iklim ve enerji geçiş planları için çalışmalar yapıyoruz” diye konuştu.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="letter-spacing:-.25pt">“‘Standartlar uygulanmazsa ihracat yapamazsınız’ demiyoruz”: </span></b><span style="letter-spacing:-.25pt">AB’de gömülü emisyonlarla ilgili adımlar atıldığını da bildiren Thomas, yalnızca AB’de değil, Birleşik Krallık (İngiltere), Çin, ABD, Kanada’da birçok çalışma yapıldığını kaydetti. Kararların uygulanması açısından Türkiye ile işbirliğinin önemli olduğunun altını çizen Thomas, şunları ifade etti: “Türkiye, AB’ye ithalatta en önemli partnerlerden bir tanesi. Çelik sektöründe karbon ayak izi aslında düşük. Alüminyumda da Türkiye’de karbon ayak izinin yine iyi seviyelerde olduğunu görüyoruz. Bu tablo sadece iyi bir noktadan başladığınızı göstermiyor. Aynı zamanda bu iki sektörde çok daha da iyi olacağınızın bir göstergesi. Yeni yatırım fırsatları mutlaka oluşacaktır. Programlarımızın da desteğiyle herkes için kazan-kazan durumu ortaya çıkacaktır diye düşünüyorum. Hedefimiz sera gazı emisyonlarını azaltmak ve uyguladığımız tedbirlerle bir değişim yaratmaya çalışıyoruz. Yeşil geçiş sürecinde başarıyı yakalamak için özel sektörle birlikte çalışmamız gerekiyor. Şirketler arasında bir teşvik mekanizması sayesinde sağlıklı bir rekabet yaratmaya çalışıyoruz. Bu aslında bir standart değil. ‘Bu standartları uygulamazsanız Avrupa’ya ihracat yapamazsınız’ demiyoruz. Hiçbir şey sınırda takılı kalmıyor. Burada sadece bir teşvik sağlamaya çalışıyoruz. Daha yeşil olan şirketlerde tabii ki daha farklı teşvikler olabiliyor.”</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>Kimyasallarla ilgili teklif 2025’te hazırlanacak</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="letter-spacing:-.25pt">Gerassimos Thomas, tedarik zinciri sürdürülebilir değilse üretimin de sürdürülebilir olmayacağını söyledi: “Diğer ülkeler, sürdürülebilir olmayan bir hammaddeyi kullanarak Avrupa’ya ürün satamayacak. Kimyasallar üzerinde de SKDM kapsamında çalışmalar devam ediyor, 2025’te bir teklif hazırlayacağız. 2027’e kalır belki ama planı 2025’te hazırlayacağız. Ama henüz kimyasalların nasıl ekleneceği hiç belli değil. 2021’de kimya sektörünü kapsaması üzerine teklif verilmişti ama tedarik zincirinde takip zordu. Alüminyumda saf hammaddenin takibi bellidir ama kimyasalların takibi zordur. Mutlaka eklenecek ama henüz böyle bir çalışma yok. 2024 başında 2023’te AB’ye yapılan ithalatları inceledik. Bunların hepsinin nereden geldiği, menşei birçok veri elimizde eksik. Karbon sıfır ve karbon nötr üretim için Türkiye’de de çabalar olduğunu biliyoruz. Şu an için veri kalitesi ve ölçümlerle ilgili problemler var.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>Yenilenebilir enerjinin önemi:</b> Avrupa içerisinde yenilenebilir enerjiye yapılan yatırımlara da çok önem verildiğine değinen Thomas, “Avrupa’da bir şirket, 6-7 yıllık planını yapıyor ve desteğini alıyor. Dijitalleşme önemli. Horizon diye bir projemiz var. Önümüzdeki 10 yılın projeksiyonunu oluşturmaya çalışıyoruz” dedi.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="letter-spacing:-.3pt"><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/martin_becker-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />Mali yükümlülükler 2026 Ocak’ta başlıyor</span></b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Demir-Çelik, Alüminyum, Gübre ve Çimento sek<span style="letter-spacing:-.25pt">törlerine yönelik özel teknik sunumları ve paylaşımları gerçekleştiren Avrupa Komisyo</span><span style="letter-spacing:-.1pt">nu Vergilendirme ve Gümrük </span><span style="letter-spacing:-.25pt">Birliği Genel Müdürlüğü, Ekonomik Analiz ve Muaf Tutulan Sektörlerin Vergilendirilmesi Birimi Başkan Yardımcısı Martin Becker, AB’nin iklim hedef</span>lerine ulaşması için 2026’ya <span style="letter-spacing:-.25pt">kadar SKDM’nin uygulanmasına odaklandıklarını söyledi: “SKDM mekanizmalarının uygulanması gerekiyor. Mümkün olduğunca kullanılan metedolojiye uygun olması gerekiyor. Geçiş dönemi, metodolojinin geliştirildiği yıllar olacak. Sonrası ise geleceğe hazırlık. SKDM’de regülasyonlar 2023’te başladı, Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edildi. Yasal anlamda çeşitli uygulama aşamaları var. Mali yükümlülükler 2026 Ocak’tan itibaren uygulanmaya başlanacak. Bazı kanunlar hazırlık sürecinden sonra tamamlanacak. Karbon fiyatının 3. ülkeler için nasıl ödeneceği belirlenecek.”</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="letter-spacing:-.1pt">“2024 sonunda teknik bir doküman oluşacak ve paydaşlarla paylaşılacak”: </span></b><span style="letter-spacing:-.1pt">Çok sıkı bir takvim uyguladıklarını belirten Martin Becker, önümüzdeki 18 ayda; 2026’ya kadar tamamlanması gereken çok şey bulunduğunu belirtti: “Gelecek için aslında hazırlık işi yapıyoruz. İlerleyen dönemlerde bunu hazırlık dönemi olarak görebiliriz.” Özellikle gübre ve çimentoda analiz yapıldığını ama sonrasında hepsinin analizinin yapılacağını kaydeden Becker, bu yılın sonunda teknik bir doküman oluşacağını ve paydaşlarla paylaşılacağını açıkladı.</span></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b>Kapsamlar, 2025’ten sonra ve 2028’den önce genişleyecek:</b> Becker, “Raporlama işlemi bittikten sonra yasa koyucular tarafından 2025’te yasal bir teklif sunulabilecek. Kapsamların 2025’ten sonra ve 2028’den önce genişlemesi bekleniyor” dedi. SKDM kapsamındaki sektörlere yoğunlaşılacağını kaydeden Becker, bürokrasiyi azaltmaya çalıştıklarını belirtti: “SKDM’yi biraz daha yönetilebilir bazda tutmak istiyoruz.” Becker, yakın zamanda küresel karbon fiyatlaması diye bir şeyin olacağını düşünemediklerini de açıkladı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">AB Komisyonu’nun sürece pek çok yatırım yaptığını aktaran Becker, “Biz daha çok girişimler ve teşvikler üzerine çalışıyoruz. Bu bir öğrenme dönemi. Alandan daha fazla bilgi toplamak önemli.” Becker, ürünlerin üretiminde doğrudan emisyonların ölçüleceğini, ürünlerin nakliyesine odaklanılıp odaklanılmayacağının tartışma aşamasında olduğunu paylaştı.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><span style="letter-spacing:-.1pt">“Gömülü emisyonların belirlenmesi en önemli ve karmaşık konulardan biri haline geliyor”:</span></b><span style="letter-spacing:-.1pt"> Becker, SKDM içerisindeki aktörlere bakıldığında emisyon oranlarını ölçen, tutan operatörlerin ve risk değerlendirmesinde gümrük yetkililerinin önemli hale geldiğini ifade etti: “Bu sistem içerisinde yüksek sayıda raporlama alabiliyoruz. Örneğin; ithal edilen ürünlerin miktarı raporlanıyor. Yanlış raporlama gibi sorunlarla karşılaşılacak ama sonra düzeltilecektir. Gömülü emisyonların belirlenmesi en önemli ve karmaşık konulardan biri haline geliyor. Basit ürünler, SKDM’nin elinde listelenmiş olan ürünler; örneğin; çelik gibi. Kompleks ürünlerse; en az bir SKDM ürününü bileşik olarak kullanan ürünler.”</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/sultan_tepe-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />“Yeşil bir dünya için çalışıyoruz”</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><span style="line-height:107%">İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Sultan Tepe ise kapanış konuşmasında; “Yeşil bir dünya için çalışıyoruz. Bu yeni bir ekonomi modelidir. Bu bir dönüşüm sürecidir. Başka çıkış yolu yok. Dünyanın hammadde sorunları da var, geri dönüşüm sorunları da var. Bu çıkılacak bir yol. Hepimiz çok ciddi sahiplenip, zorlukları birlikte karşılayıp ama sonunda temiz ürünler üreteceğiz. Sanayiyle kirlettik, sanayiyle temizleyeceğiz. Yeşil bir dünya olacağız. Bu yol vazgeçilecek bir yol değil, sabredilecek bir yol” diye konuştu.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;"><b><img alt="" src="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/kobi-efor-com-tr/images/upload/martin_ve_demet-h.jpg" style="margin: 5px; float: left; width: 637px; height: 332px;" />“SKDM’nin yarattığı etki son derece çeşitli”</b></span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">T.C. Ticaret Bakanlığı, Uluslararası Araştırmalar ve AB Genel Müdürlüğü Ticaret Uzmanı Demet Işıl Karakurt, SKDM’nin kapsadığı birçok ürün bulunduğunu, başka üreticilere de girdi olduğunu belirtti. Bu nedenle yarattığı etkinin son derece çeşitli olduğuna işaret eden Karakurt, AB Yeşil Mutabakatı konusunda Türkiye’nin çalışmalarına da değindi.</span></span><br />
<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif;">Demet Işıl Karakurt ile birlikte katılımcıların sorularını yanıtlayan Martin Becker, Türkiye hükümeti ile konuyu ele aldıklarını, çift taraflı anlaşmalar bulunduğunu belirterek, uygulamaların daha sadeleştirilmesi ve kolay uygulanması için yöntemler bulmamız gerektiği söyledi.</span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KAPAK</category>
      <guid>https://kobi-efor.com.tr/ab-sinirda-karbon-duzenleme-mekanizmasiiklim-politikasi-cercevesi-ve-turkiyedeki-firmalara-etkileri-yesil-donusumun-parametreleri-netlesiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 01 May 2024 00:00:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kobi-eforcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kobi-efor-com-tr/images/haberler/2024/04/ab_sinirda_karbon_duzenleme_mekanizmasiiklim_politikasi_cercevesi_ve_turkiyedeki_firmalara_etkileri_yesil_donusumun_parametreleri_netlesiyor_h19164_d3888.jpg" type="image/jpeg" length="84219"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
